![]() |
Dünya Ebedi Sanma
Gel kardeşim aldanma; Şu dünya zevklerine. Hepsi fani bunların: Dünya ebedi sanma. Tevbe eyle Allaha, Başla ona kulluğa, Girme kötü yollara, Dünya ebedi sanma. Boş geçirme günlerin, Heba eyleme ömrün, Sağlam olsun Kulluğun. Dünya ebedi sanma.. Nerde annen, babanlar? Göçüp, gitti krallar. Altın, gümüş yığanlar: Dünya ebedi sanma.. Hak yarattı dünyayı, Bir imtihan salonu. İyi çalış dersini: Dünya ebedi sanma.. Geçici dünya zevkleri, İşleme yalnış işleri. Hani ağalar, beyleri? Dünya ebedi sanma. Sende unutma Ali: Dünya fani, dünya fani. Hazırla şimdi kendini: Dünya ebedi sanma. Ali Sandıkçıoğlu |
Dünyadan Gidiyorum
Budamışlar gül dalını: Gülünü çok versin diye. Ben dünyadan gidiyorum: Kavuşmak için Rabbime. Ali Sandıkçıoğlu |
Düşenin Tutulmaz Eli
Eğer düşer isen yoldan; Ne arayan kalır, nede soranın. Terk edip gider dostların, Boş kalır o zaman yanın. Menfaat olmazsa kimse beklemez. Dostlar birer, birer kayıb olurlar. Eski iyilikler hep unutulur. Bu ne haldir diye insan üzülür. Dememişmi bize atalarımız: Düşenlerin olmaz yarı. Böyledir dünyanın hali; Düşenin tutulmaz eli.... Beklersin, beklersin çalınmaz kapın. Uzun zaman geçti yok arayanın. Geçmişte var idi bir çok hayranın. Işık vermez şimdi çevreye mumun. Hani nerde etrafında dönenler, Beyim, beyim deyip alkış tutanlar? Menfaat için boyün bükenler; Şumdu hepsi senden kaçar oldular. Hele bir düşte gör nasıl oluyor? Bir anda etrafın sıfırlanıyor.. Yanan lamban bile ışık vermiyor. Düşman aramıyor, dostun kaçıyor. Selamını bile almaz dostların. Unutulmuş senin iyiliklerin.. Dost bekleyerekten geçer bayramın. Üzüntü. Kederden akar yaşların. Bazen yolunu değişir: Seni karşıdan görenler. Artık kıymet taşımıyor: Yoldan aşağı düşenler.... Şu fani dünyada rağbet: Daima makam ve Paraya.. Hiç bir zaman değer yoktur: Düşene yoldan aşağa.... 24.12.2006 Almanya Ali Sandıkçıoğlu |
Düşlerinde Bul Beni
İnsan muştakdır nisyandan. Dostum sen unutma beni. Uzaklarda olsamda ben: Arada hatırla yine sen beni. Eğer kendin gelemezsen; Bari selamını gönder. Bilmelisin güzel dostum: Aşkla canlanır yürekler... Ben yalnışlar yapar isem; Gel sen hemen ikaz eyle. Ben hülyalara dalarsam: Gel sende uyandır hele.. Karalıkta kaldığımda: Benim için bir çıra yak. Gülistana varmak için; Bekliyorum senden destek. Çok, çok meşğul olduğumda: Gelde bana yardımcı ol. Çıkmaz yola girdiğimde: Göster bana doğruya yol.. Ğurbette garip kaldıkta, Eşler, dostlar terk edince, Her an sıla özlenince; Düşlerinde bul sen beni. Ali Sandıkçıoğlu |
Düşündüm
Dolaşırken bahçemde: Bakıp, bakıp düşündüm. Bunca nimeti bize. Veren zatı düşündüm. Domatesi kırmızıya, Patlıcanları mavıya, Kabak çiçeğin sarıya: Boyatan zatı düşündüm. Kırmızı gül, beyaz gülü, Laleler ile sümbülü, Hoş kokulu karanfili: Yaradan zatı düşündüm. Karpuzun dışını yeşil, İçini ise kırmızı, Biberleri acı, tatalı: Yapan ustayı düşündüm. Kavunlara tatlı suyu, Nara tatlı ve ekşiyi, Koza içine ipeği: Koyan ustayı düşündüm. Fasulye ile hıyarı, Şifa kaynağı inciri, Maydanozla, enginarı: Yaradan zatı düşündüm. Saymakla bitermi hiç, Bize verilen nimetler? Bunca çiçek, hububatlar: Bize sunan kim düşündüm. Peyğamberimizin sevdiği, Kabağın ipini uzun, Hem gece,hemde gündüzün: Yaradan kimdir düşündüm. 26.07.2006 Ali Sandıkçıoğlu |
Düşündün mü?
Örümcek ağını örer, Arı çiçekten bal yapar. Güneş kime hizmet eder? İyi düşün güzel oğul.. Ördek yavrusu yüzmeyi, Koyun ise süt vermeyi: Yer altında karıncayı, Durma düşün be ey oğul. Dünya döner, güneş döner. Baharda yeşeren yerler: Hepsi Mevlayı zikr eyler. İbret ile düşün oğul.. Geceleyin doğan aya, Milyarlarca yıldızlara, Dernizlere, karalara: Hükm edeni düşün oğul. Ölüden diri, dirdiden ölü. Sıyahtan beyaz, beyazdan sıyah: Çıkarandır ol mübarek Zülcelal. Bu kudreti iyi düşün a oğul. Ali Sandıkçıoğlu |
Düşünelim
Gelin ey ağalar, beyler; Biraz olsun düşenelim. Sadece dünyayı değil: Ahıreti düşenelim.... Nerden geldik bu aleme? Ve ne için yaşıyoruz? Bize hayat veren kimdir? Biraz olsun düşünelim.. Aklımız erer her şeye. Bakmazmıyız sağa, sola. Kainatı rekten, renge: Boyayan kim düşünelim. Sabahları öten kuşlar, Baharda açan çiçekler. Çeşit, çeşit kelebekler: Uçuran kim düşünelim. Gökyüzünde güneş,ayı, Sayısızca yıldızları, Denizde med,cezirleri; Yapan kimdir? Düşünelim. Üretmek için balını, Aşar dağ ile bayırı. Sinek cinsinden arıyı: Yaratan kim düşünelim. Gece, gündüz durmadan, Dünyamızı yürüteni, Dört mevsimi yaratanı; Biraz olsun düşünelim. Bulutları yürüterek, Yağmurları yağdıranı, Meyve sebzeler vereni. Yaratan kim düşünelim. Dut yaprağından ipeği, Koyun memesinden sütü, Hem yağını, hem yoğurtu: Veren kimdir düşünelim. Nehirleri, ırmakları, Tatlı akan pınarları, Çağlayan ol denizleri; Kim yarattı düşünelim.. Boşta durma düşün Ali. İsraf eyleme zamanı. Günler, haftalar, ayları; Yaratan kim düşünelim. Ali Sandıkçıoğlu |
El Etek Öpme
Bir aferin uğruna, Beyaza sıyah deme. Üç günlük dünyü için: Sakın el, etek öpme.. Her zaman savun hakkı. Sakın yeme kul hakkı. Bilmediğin bir işi: Ben bilirim söyleme. Asla yağcılık yapma! Hak yolundan ayrılma! . Şahsı çıkarın için: Yalan sözler söyleme. Mazlum ahını alma, Ğaripleri hor görme! Şımartan söze kanıp: Her gülene inanma. Şerefi kayb edene; Ecdadına küsüne, Para için koşana: Asla yardımcı olma! Ali Sandıkçıoğlu |
Elestü Ahdine Bağlılık Göster
İster hanlar yaptır, istersen saray, İstersen ağa ol, istersende bey, Sonunda herkesi yiyecek bu yer. Ne hüküm vermiştir, bilinmez kader? Bir şey anlatmazmı Mezar taşları, Ne oldu geçmişin ağa, beyleri? Çoğunun kalmadı bügün izleri. Geleceğin için ğayretler göster.. Zaman, zaman durup bir bak aynaya. Gününü geçirme güle, oynaya. Kul olmak lazımdır yüce Mevlaya. Abid olmak için ğayretler göster. Uçup, uçup bak gidiyor günlerin. Önce gidenlerden varmı haberin? Nasıl yazılmıştır senin kaderin? Elestü ahdine bağlılık göster. 22.02.2007 almanya Ali Sandıkçıoğlu |
Emre'nin Yaş Günü
Güzel Emremiz bizim: Kutladı yaş gününü. Babaannenle ve ben: Öperiz gözlerini... Evimizide ilk çiçek: Emrenydi bize gelen. Daha dün, bügün derken: Geldi, geçti seneler.. Sanki dün kolumuzda: Sallanırdı babası. On iki nisan günü: Yaşı oldu on iki. Emreden sonra Emir: Sonra Ufuk,Enes var. Tatlı bir lokum gibi: Zeynep ile Bedirhan. Sevgili yavrum Emre: Hayırlı günler sana. Allah nasıp ederse: Görüşürüz yakında. Selamımızı söyle: Annen ile babana. Hayırlı güzel ömür: Diliyoruz biz sana. Dilerim Allahımdan: Devam ettirsin soyum. Hepiniziden isteğim: Olunuz kamil mümin. Büyük baban diyor ki; Yavrum Emre çok yaşa. Bizden selamlar olsun: Oradaki herkese... 12.04.2005 Ali Sandıkçıoğlu |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:42 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.