www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Şiirler (https://www.cakal.net/showthread.php?t=86444)

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:19 PM

Gece bastırdı yine
Ay sızmış düşlerime
Neredesin
Ayaklarına yapışmış denizin kumları
Tenindeki tuz tadı
Neredesin

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:19 PM

hüznün kefesine
hep dost olan gecenin
kara
kapkara ağırlığı
merhametsiz koyuluğu akar
bir ürkek tavşan pısar
içindeki ağacın dibine
görünmez olur
ay solar gündüzün

mutluluk kuşları düşer
teker teker
kafir secdesine
hançerlenir yeşiller
maviler unutulur yine
kar yağar inceden
içimdeki ırmaklara
kaybolur
acının yaprakları düşer
bitmeyen sonbaharlarda

ağırlaşır çekilmezliği
katrana döner
şeker duyumsamaları
yaşam kayar iplerinden
bağlar kopar
ince
ipinceliğinden
teker teker
ve biter
bir masmavi şölen sofrası daha
duasız
ay solar gündüzün
bir mutlu baykuş öter yine
derinden,derinden

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:19 PM

Kızkule'sinin çağların alnına vuran hazin sesinden
Sahillerin tokatlayan, kaldırımların bataklayan esinden
Sokakların seni çağıran izinden
Ay vakti bende donarak
Kör karanlığa kapanmıştım

Karanlığın adımları sırdaş oldu
Zihnimin adası çalkalanarak seni taşlıyordu
Yüreğime biriken acısı kanlanarak taşıyordu
Sevda sessizliği her yanımda akrepli

Gönderdin hazin yaprakların kuruluğuna
Toprağın rengini gözlerime sürdün
Hayallerimi parçalayarak kabusa düştün
Anıların tabağını kırarak rüyalarımı yıktın
Ufukların portresini ellerinle kırdın

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:19 PM

Varlığından şu güzel ülkeyi kurtarsak da;
Adımından kalan izler, lekedir toprakta!

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:20 PM

Dört mevsimlik parçalanmış gülümseme
Küçük bir çocuğun belleğinde
Kabuğunu büyüten yaradır
Bağır sevdanı harlamak için bağır
Tetikte kalakalmış insana
Başka ne denilebilir ki yol başında.

Çiçeklerin çağrısıyla kanatlanır
Fırtına zamanı dağlara çıkan kalbim
Kent varoşu kötü bir duruşa sığınaktır
Kırık umutlar mitinginde
Söze dökülmüştür katlim.

Şarap ve gül gecesinde
Çarmıha gerilen bereket tanrıçası
Gözyaşıyla sular çatlamış toprağı
Yenilenir bir avuç suya muhtaç
Vurgun mevsimi düşen ağaç
Kalbi kırılan sarılır ihanete
İlk sürgün çağırır kıtlığı
Avuçlarında sakladığı pas artığı
Kirletir hayatı.

Ey rüzgara boyun eğmiş madde
Ey merhem olduğu acıdan
Daha dürüst zaman
Dudaklarımdan öpün önce
Sarsın belleğimi sonra
Yalnız hayatlar sığınağında
Sevişmeden iyileşebilir mi insan.

Sel yorgunu bir şehrin kalbinde
Ayak izlerini örtebilir rüzgar
Suçları bağışlatabilir
Pencere önüne konulan serenat
Fakat nasıl süslenir
Belleğine mızrak sokulmuş bahçede
Hüznü büyüten bedbin bir hayat

Denize ulaşan yürüyüp gidendir.

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:20 PM

Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri,
Dolaşıyor dışarda, gün batışından beri.
Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
Bir eski çıban gibi işliyor içerime.
Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan,
Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan
Sesler, ayak sesleri, kesilmez çıtırdılar!
Bana gelen müjdeyi galiba caydırdılar.
Böyle adım atarlar, ayrılanlar eşinden,
Böyle yürür, gidenler, bir tabutun peşinden.
Kimsesiz *******im, bu kesik sesle doldu,
Artık, atan kalbim de bir ayak sesi oldu.
Bir gün, sönük göğsüme düştüğü vakit başım,
Benden ayrılıyormuş gibi bir can yoldaşım,
Gittikçe uzaklaşan bu sesi duya duya,
Yavaşça dalacağım, o kalkılmaz uykuya...

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:20 PM

Ölmüş o, ayrı düşmüş sürüden,
ayakları dışarda örtüden.

Ölmüş herkes gibi ölen insan,
Yalnız ayaklar kalmış yaşayan.

Ardından ölüme düşen başın
İki kardeş bakakalmış şaşkın.

Der ki, bu ayakları görenler,
Başım değilmiş düşünen meğer.

Ayaklarım, az gide uz gide,
Ayaklarım, ümitler peşinde!
Yolcu ölmüş; işte ayaklar hür!
Yolcu ölmüş; ayaklar düşünür...

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:20 PM

Bir bilseniz sizleri ne çok özledim
Ayaklarım Hakkari'den gelmiyor anam
Bu bayram elini öpmek isterim
İnşallah şehit olmaz gelirsem anam

Oğlunu unutma o Hakkari'de asker
Elinde G-3, başında miğfer
Sağ kalmaz şehit olursam eğer
Arkamdan ağlama tabutum geldiğinde anam

Aklıma geldiğinde eski günlerim
Dertlenirim içimden şiirler dökerim
Ana-baba, yar-kardeşe hasret giderim
Duanı eksik etme tez elden döneceğim anam

Size yazmıştım, Hakkari'ye gelince
460 günlük şafak eğer gün gelir biterse
Hayatımda arzuladığım gün gelirse
Ansızın karşında dikilirsem şaşırma anam

(Hakkari, 29 Mart 2003)

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:20 PM

Ayakta durmayı ben yazmıştım yıllar önce
Kesin daha da önce başkaları yazmıştır
Ayağa kalkmanınsa en , en büyüğü bence
Bir çocuğun ilk ayağa kalkışıdır

GooD aNd EvıL 09-10-2007 01:20 PM

Ömer Seyfettin Caddesi
Ve Yaman Okay Parkı dopdolu bu akşam
Tek sen yoksun sevdiceğim
Tek sen yoksun
İçimi hüzün rüzgarları dağladı
Dilimi doladı
Hıçkırıklarımı kesti
Seni, ta uzaklardan aldı
Getirdi, çiviledi yüreğime
Turkuvaz çakıllar serpti ince ince
Ayancık akşamları...

Belleğimi toz-duman etti anılar
Sonra beni
Bir başıma bıraktı
Çaresizliklerin ortasına
Elim ayağım yoruldu çırpınmaktan
İçim bir şekil oldu
Ne olur bir daha getirin
Bir daha getirin onu bana
Pembe kuvarslara sarılı
Ayancık akşamları...

Bir gece buğday başaklarından
Bir taç ördü saçlarıma *******in
En güzel şarkılarını okudu kulağıma
Islık ıslık
Dudağıma beş harfli ismini mühürledi
Alev alev, yanık yanık
Yüreğimin ucu
Hala acımada tatlı tatlı
Ben senin oldum, bilir misin
Sen benim oldun
Duyarmısın sesimi
Amber kokulu
Ayancık akşamları...

Henüz pek küçük yüreğim
Körpecik duygularım
Dudaklarımı kuruttu
Uçsuz bucaksız hasretinin alevi
Firuze gözlerimi sararttı özlemlerin
Ne olur al beni
Ona, sevdiğime götür
Tek şahidim sensin
Akik taşlı
Ayancık akşamları...


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:03 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.