![]() |
Ü ş ü m e!
Sıkı sıkı giyin üzerini Ayaklarında botların olsun sıcacık Ellerinde eldiven. Kaşkolünü dola boynuna gel! Başını ısıtsın beren. Sıkı sıkı giyin ki üşüme Dışarıda kar var Dışarıda ayaz. Ayak izlerini tak peşine gel Gel biraz. Kış olsa da mevsim Bahar giysilerimle geleceğim Ve seni, Sen gelinceye dek Bekleyeceğim. Mantom olmayacak üzerimde Takmayacağım, Ne kaşkol ne eldiven ne bere Ayazını yiyeceğim akşamların Üşüdükçe titreyeceğim Titredikçe sokulacağım sana Beni yalnızca sen ısıt, Sen sar, sarmala. Nevin Kurular |
Varsın Olsun Dedim Ya!
En acımasızı hasretin Acının en güzeli Vurur özlemin Dayanamam yığılır, yine de doğrulurum Güçlenmeli beklemelerim. Aldırmıyorum bulutlar ardı kalmana Yağmur sonrası gök berraklığına geleceksin biliyorum Biliyor ve seni Yedi karanfilde kokluyorum bir bir Türkü türkü,şiir şiir dolusun bana Bakma hüzünlendiğime ağladığıma Bir vuslat şarkıda Yaşı silinir yanağımın mendil mendil Ellerin dokunur yanağıma Gönül sazım gerer tellerini Yeni türkülerinin düşerim yollarına Ne ağrılıdır yolların oysa Gevenli dağlar ardı bir diyar Çırçıplak yalın ayak Ağrılara çeker beni Erebilsem kollarına aldırmam Her yanımı sarsa da geven dikenleri Çıkar yollarına gelirdim Bilirim nefes yetmez koşuma Bilirim ki yollarının acısında senindim. Varsın olsun beklemeler Varsaydım ki hasrete gelin edildim Kınalıyken elim gittin Yaşamak muhtaçlığına Varsay ki bağlandı kollarım Çakıldı gözlerim dönüş yollarına Başımda karalı yazma Çatlamış dudaklarla Özlemek amansızlığında Pınardan zehir içtim Varsın olsun Olsun dedim ya.. Mutlu çocukluğumdan, bir elma şekeri verdin ya Tatlandı dilim. Göklerde bir uçurtma işte O benim Sen Ağrı dağımsın erişemediğim doruklarına Sen Türkümsün derleyemediğim Gökkuşağımsın; Her renginde boylanıp yakalayamadığım Kelebeğimsin, Tül kanatlarına konamadığım, Kanyon bağrım içinden geçen nehrim! Serinletenimsin Ve yangınım Ve aşkım. 2005 Nevin Kurular Nevin Kurular |
Vur Beni..
Volkanlar alaz yığıştırıyor yüreğime Etna kıskanacak lâvları Hissediyorum aşkda! Ezelden istiflemiş Harareti sonsuzluğuma. Fıçılara sıkışmış barutum.. Fitilim! Gönder kav'dan kıvılcım ateşini Gümlet benliğimi. Gör halim! … Götür.. Mayın tarlası heyecanlara Rus ruleti oyunlara Boşlar sana gelsin, Dolular bana. Vur beni. Ölmeliyim Ölümsüz aşklar uğruna Nevin Kurular |
Yalan Olduğunu Bile Bile Yalan Söyle
Yalanda olsa gel Geçmiş günler hatırına Alaca karanlık da, günü uğurlarken Gel yine Beyaz bir mendil ile Gözümdeki yaşı sil Kulağıma eğil Ağlamana dayanamam de Yalan olduğunu bile bile Yalan söyle. Ellerimi tut Yalandan ama sıcacık Üşümüşsün de Avuçlarında sık yavaşça Nefesinle ısıt Yalandan ama ustaca İstiyorsan birde Sensizken sıcaklar bile ayaz de Tenindeki terinle Yalan söyle Yalan olduğunu bile bile Gel, gel yine Dağlarıma yalancı bir bahar bırak Gün küserken akşamlarda Gece bizim sanarak Beni kollarında uyut Düşlere uzat Rüyalarıma bile yalan kat habersizce Uyandırma bir daha Git sonra sessizce. Tek gerçek bu olsun hadi, Git erkekçe Nevin Kurular |
Yanmalara Gel!
Bir gök dolusu bulut Aşk yağmuru bıraksın üstüne dilerim… Umut bahar Sen! Sırsıklam…durmalara gel. Bağrına alaz eklerim.. Yanmalara gel. Agora meyhanesinden Bir mahzen şarap tüketmiş gibi Aşka ayyaş..olmalara gel… Sol yanında ağrın İkbalime vurulmuş gibi Sağ yanına almalara gel. Gel, ıraktan bakma öyle.. Sırsıklam sımsıkı sarmalara gel. Nevin Kurular |
Yine Beni Kandırdın
Aramadın sormadın yoktun ya onca zaman Gözlerimde tüterken Hasretin duman duman Sabrımın son feriydi bitti diyordu ferman Birkaç güzel söz ile kendine inandırdın Helal olsun ne deyim yine beni kandırdın İlgisizsin değince sözler aynı terane Hasretten söz edince zaman her an bahane İmkansızlık üstüne yalanların şahane Birkaç tatlı bakışla bulutlara daldırdın Helal olsun ne deyim yine beni kandırdın Beklemekten usanmış bıkmıştım yaşamaktan Kararlıydım her şeyi unutacaktım inan Sensizliğe alıştım diyecektim ki O an Sarılınca boynuma mutluluğu tattırdın Helal olsun ne deyim yine beni kandırdın Nevin Kurular |
Yine Gel!
Yine gel! Gözlerinde ilk günün şaşkınlığı.. Yüreğinde, koşarak gelen sevmelerin şımarıklığı olsun vursun bakışlarımız çınar dallarına yine renkler çalalım güneşten katmak için birbirimize gözlerimizi karışmak için dallarına yeniden. Nasıl bir hüzündür ayrılık.. düşündürmeden Gel! gelmelerin coşkusuna Bir şehri serelim ayaklar altına Yıldız yıldız ışıklara çizelim resmimizi Gülüşlerim sana olsun gel! Yermedi zaman Yetmedi varlığın Varlığın ki benim olan. Yine gel! Bir hüzün ağlıyor kaldırımda Eksik söylemli vedalaşmalara yüz vermeden Aniden Çıka gel aniden. Nevin Kurular |
Yine Senden İçmişim...
Sevda; Balıklara yakışan rakı Arzuları mezelik Sarhoşluk değil! ! Ben bana sızıyorum geceden Kalabalık küfürlü bir kahır.. Naralı geçmekte içimden. Bu sarhoşluk… Devirmiyor masalar Ah keşke! ! Keşkelerce.. Kırılsaydı kadehler.. Kırılsaydı tabaklar… Anlamazdı kırıklığını nasılsa kırılanlar… Sarhoşum.. Yine senden içmişim Şişmişim.. Karanlıklar uzatmış gölgeleri Bu şehre sığmıyorum Bir İstanbul alıp koynuma Yalancı yalanlarla Bahara sızıyorum.. Sevda, Masalara yakışan bir kadeh rakı değil… Fosforlu bir şehir yansısından Ayılmalara… Biten rüya Hiç değil! Sarhoşum! ! ! Yine senden içmişim Gönlümdeki mahmurluk Senden yana kalanlarla Yine senden geçmişim… Nevin Kurular |
Yitirdiklerimize Rahmet ile (Deprem zedelere)
SİZ… 7.4 şiddetli depremi yaşadınız evinizde BİZ … 9 şiddetli depremi yaşadık yüreğimizde Siz, Anne baba çocuk yitirdiniz Biz yirmi bin insanın acısını yaşadık her birimiz ...... Sanmayın ki. Duyarsız sanmayın ilgisiziz ....... Yalnızca ve yalnızca çaresiz. SİZ yağmur altında çamur içinde sokaklarda Bizde uyuyamadık yataklarda. Sizin için ürperdik sıcacık odalarda Yağmurla ıslandığınızda çadırınızda Bizdik o an karlar altında….. Titrerdik. Sanmayın ateş düştüğü yeri yakar… Çaresizlikle yandık sabahlara kadar Dualar ettik Allah’ a her biriniz için Ölünüz için….. Diriniz için… ....... Kendimiz vardık her an yerinizde ....... Siz açken yediğimiz lokma inmedi midemize. Unutmadık Unutulmayacaktır o felaker Kalanlara sağlık.. Yitirdiklerimize Allah' tan rahmet. Aralık 1999 Nevin Kurular |
Yollar Pusulasız Olsun!
Güzergahlar pusulasız olsun sevdiğim, Bir testi şerbet içip.. Bir seher düştüğümüz yol.. Mor şafağa uzanış.. Güçlü Kabardininde Kafkas’ın O’ zifir at sırtında çıkılan yol Yolumuz olsun Dizginsiz...gemsiz Götürsün isterse zorlara Heybemizde bir dolu bahtiyarlık Yüreğimizde bir cihan sevda İksir Mataramızda Neyimiz eksik.. Söyle ne gerek başka.. Düşülen yolda Bir Leyla emsali Bir mecnun Asrı- saadet İbadet.. bin şükür ederken Tanrıya, Varsay ki O yolda.. Bir başak salınışta Sarılmalarımız olsun Varsay ki! Yaşamsızlığı silkelemiş Yaşamalarda ölmelerimiz Kabirsiz kalmak bir ardıç altında Ne haz Tanrım! Ne lezzet! Biran bu düşe ermek Girip gecenin koynuna Yollara düşmek Yola yolcu gerek sevdiğim! Yolcu yola gerek! Bir meneviş Hadi Gel! ! Bir dokunuş nasipliğinden Aşkın olsun. Nevin Kurular |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:20 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.