![]() |
Aç Kapıyı Bezirgan Başı
1/: Oyunlarda ebemiz hep sen olurdun. Sevgi değer Hakan ağabey Yani çelik çomakta bey 'De hey! ' çekerdin halayda Saklambaç oyununu pek sevmezdin Hemen çatıverirdin kaşı Bilirdik gönlünden geçeni o an Ve başlardık avaz avaz bağırmaya Mahallenin boş arsasında biz: 'Aç kapıyı bezirgan başı! ' 2/: Açılırdı hayalimizde bin bir çatallı kapı Bir ucu uzardı ta İstanbul'a kadar, Sahipsiz boş arsamızın, Diğer ucunda yer alırdı Konya, ya da Karaman Ya da bulurdu alt sınırı Mersin'i, Kaş'ı. Düşerdik ki pek yaman: aman aman! Bağırırdık küçük, büyük: 'Aç kapıyı masalcıbaşı! ' 3/: Peş peşe dizilirdi küçükler. Muğla ile Ardahan arasına Eller mengene olur, kenetlenirdi Öndeki oyundaşımızın beline. Lastik gibi gerilirdi uzuneşek Çeldiğin çelik komşu ülkeye düşerdi Hakan ağabey, sen anında çatardın kaşı Biz de düşerdik yere pek yaman: aman aman! O zaman bağırırdık yanık yanık: 'Aç kapıyı muhafız başı! ' Ahmet Yozgat |
Açar mı Kapısını Bezirganbaşı?
1/: Minik kervan çok uzaktan, Ağır, aksak yük taşımış. Yorulmuş minik kervancı, Çatılmış kaşı: 'Aç kapıyı bezirganbaşı! ' 2/: Develer dökülmüş çöle. Yolcular hayale dalmış. Yorulmuş minik kervancı, Belki de on sekizdir yaşı: 'Aç kapıyı bezirganbaşı! ' Ahmet Yozgat |
Pisik Kedi
1/: Gül düşer bıyıklarına. Pisik kedi yumak ister. Kasılır pençeleri Oyun ister Pisik kedi. 2/: Bal düşer dudağına. Pisik kedi, 'Mır mır,' eder. Çanağında süt ister. Ciğer ister kasaptan. İlle de oyun ister. Ahmet Yozgat |
Aç Sıcacık Yüreğini Anne
1/: Bir tek sen varsın dünyada Benim için bir tek sen anne. Bilirim, bir tek ben varım Dünyada da senin için. Bak yanı başındayım hep Sıcacık karnındayım. İzin ver de dışarıya çıkayım. 2/: Ben geldim işte. Bak yanı başındayım hep Öp yanaklarımdan anne. Al yumucuk ellerimi avuçlarına Üşümesin minik parmaklarım Kasım ayında soğukta Aralıkta ayazda Ocakta karda. Bir sen varsın dünyada Bir tek sen, benim için. Aç sıcacık yüreğini anne! İzin ver de gireyim içine. Ahmet Yozgat |
Açıl Artık Susam Açıl
I/: Açıl susam açıl Açıl bak ben geldim Kırk haramiler kadar güçlü Kurnazım Ali babalar kadar Koynumda çizgi çizgi haritalar Kemerimde deste deste anahtarlar Göğsümde güm güm atan yüreğimde Dağlar kadar cesaretim var Açıl susam ardına kadar açıl Hazinelerini almaya geldim. II/: Açıl kapım açıl Açıl artık ben geldim Peşime takılmış kavalımı duyan Doğudan batıya dünyanın yoksulları Şu öndeki Moğolistanlı bir kız Onun yanındaki Tanzanyalı bir kedi Ve Cezayirli bir küçük şu yandaki Ve onun yanı başında bir Ugandalı, İranlı şu atın sırtındaki Ve upuzak uluslardan çocuklar Açıl kapım sonuna kadar açıl Onlara bir nebze yardım için Hazinelerini dağıtmaya geldim. II/: Açıl sofram açıl Açıl ben geldim artık Kaf dağının devleri kadar güçlü Kurnazım masalların keloğlanı kadar Gözlerim çakmada çakmak çakmak Ellerim Çukurova kadar bereketli Planlarım yağmur ormanları kadar sulak Açıl sofram dibine kadar açıl Açılmazsan kapılarını kırmaya geldim. III/: Açıl şansım açıl Artık açıl ben geldim Sağımda, solumda ve dört bir yanımda Dünyanın bütün karnı acıkmışları Şu bir deri bir kemik kalmış olan Zavallı kara Afrikalı bir çocuk Gözleri sönmüş olan Hindistanlı bir yaşlı Kaburgaları sayılan bir Bolivyalı Ve Sudanlı bir can çekişen Upuzak ülkelerden çocuklar Ve mahallemizin yaşlıları Açıl şansım doruğuna kadar açıl Doyurmaya geldim tüm çocukları Ve günleri sayılı yaşlıları Açıl şansım artık açıl Dönüp baksana ben geldim. Ahmet Yozgat |
Portakala Güzelleme
1/. Arkadaşım portakal O turuncu rengini Hangi ressam boyadı? Elma yiyen doydu da Seni yiyen doymadı. 2/: Hayallerim kadar renklisin Ve tatlısın rüyalarıma dek Arkadaşım portakal Gitme buradan bir yere Her zaman yanımda kal. 3/: Aç o turuncu ağzını Ve söyle bana Arkadaşım portakal Nereleri dolaştın? O doyumsuz tadınla Ve göz alıcı renginle Buralara nasıl ulaştın? Ahmet Yozgat |
Açıl Demir Kapım Açıl
1/: İçimde tam bin yıldan beri Kilitli duran demirden kapı, Hiç ama hiç ummadığım bir zamanda, Birden bire açılacak biliyorum. Merakla bekliyorum... Çıkıp gelecek içerden, On yaşımdaki ben. Beyninde büyüme özlemi, Şimdinin küçülme özlemine denk O çocuk arzuyla büyüyecek, Küçüklüğünün kıymetini bilmeyen 2/: Mutlaka açılacak biliyorum, Merakla bekliyorum... Açılacak beş yaşın üzerine, Bin bir kilitle ve sımsıkı kilitlenen, O pas tutmuş çelikten kapı. Turaçlar gibi uçarak çıkacak içerden, Hiç tanımadığım ben. Kahverengi gözlerinde yaş, Yavaş yavaş ve zaman içinde kayarak Bilmediğim bir dille ağlayarak, O çocuk arzuyla büyüyecek, Minikliğini aşağılayarak. Ahmet Yozgat |
Problemler Arasında Kaldım
1/: Bir minik koşup bakkala, Adı Ayşe, Ali veya Fatma. Alıyor kahvaltı için, Beşi beş kuruşa, Beş adet yumurta. Öğretmenim tamam da, Bana ne bundan? Söyle Allah aşkına! 2/: İki kamyon çıkıyor Karşılıklı iki noktadan yola, Rengi sarı, mavi veya çalıyor mora. Birinin sürati vuruyor doksana, Diğer şoför daha hızlı, İnadına basıyor gaza... Öğretmenim tamam da, Bana ne bundan? Söyle Allah aşkına! Ahmet Yozgat |
Ağaçlar Barış Açtı
1/: Çiçeğe durdu beyaz evren. Gökleri süsleyen aya ve yıldızlara Çağırdı bütün çocukları Kol kola bar oynamaya. 2/: Büründü yeşil abasını dünya. Sürüsünü sürdü kırlara El etti bütün çocuklara Kol kola bar oynamaya. 3/: Ağaçlar barış açtı Toprağı yardı dostluk Davetiye çıktı tüm çocuklara Kol kola bar oynamaya. 4/: Yüreğe durdu insan Kolladı bütün çocukları Ve onları davet etti Kol kola bar oynamaya. Ahmet Yozgat |
Ağaçların Çağrısı
1/: Ağaçlar çağırıyor beni Oyun sunuyor bana El sallıyor parktaki koca çınar Kol sallıyor söğüt ağacı bahçede Dal sallıyor kara ağaç Gülüyor ağlayan nar Tepesine tırmanmam için. 2/: Ağaçlar çağırıyor beni El veriyor ağaçlar Kol veriyor bağdaki armut ağacı Dal veriyor servi kavak dere boyunda Gülüyor komik ayva İyi beslenmem için. 3/: Ağaçlar çağırıyor beni Meyve veriyor ağaçlar Şeker veriyor avluda erik ağacı Bal veriyor altın kayısı bostanda Gülüyor nazlı zerdali Yiyip de büyümem için. Ahmet Yozgat |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:41 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.