www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Mehmet Atar (https://www.cakal.net/showthread.php?t=145383)

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:34 PM

Yaş destanı

Ruhlar aleminden gelen bir yolcu
Doğar doğmaz sevilmeye başlanır
Üç ayı dolunca güler yüzüne
Bir yaşında hem dillenir dişlenir

Altısında kalem tutar elleri
Dokuzunda tam açılır dilleri
On birinde tomurcuktur gülleri
On iki de aynalardan hoşlanır

On üçün de alıngandır çok küser
On dördünde düşündükçe ter basar
On beşinde kavak yelleri eser
Gece gündüz hayellenir düşlenir

On altı da ben bilirim sanarak
On yedi de alev alev yanarak
On sekiz de fırıl fırıl dönerek
Türkü söyler şiirlere işlenir

On dokuz da kapıları çaldırır
Yirmisinde hallerini bildirir
Yirmi bir de bir yuvayı doldurur
Düzen tutar düğün kurar eşlenir

Otuzunda geçinmenin derdinden
Minnet alır namerdinden merdinden
Çocuk doğar birbirinin ardından
İki iken üç dört olur beşlenir

Otuz beşte çoluk çocuk derdi var
Otuz yedisin de biter ilk bahar
Kırkında tutarsa işleri ayar
Kıskanılır etrafından taşlanır

Kırk birinde artık gönlü yokalır
Ah çektiği günler geride kalır
Ellisinde ağrıları çoğalır
Elli beşten sonra çabuk yaşlanır



Altmışı geçince kalırken naçar
Önüne gelene derdini açar
Altmış beş dedi mi torunlar kaçar
Şu bizim ihtiyar derler dışlanır

Yetmişinde zor hal hatır sorulur
Kulak duymaz anlatanlar yorulur
Sofra bile ayrı yere kurulur
Gelin damat surat asar kaşlanır

Yetmiş beşte beklemekten bıkarlar
Her sözüne her an karşı çıkarlar
Seksenin de ölse diye bakarlar
Kimse kalmaz etrafında boşlanır

Seksen beşte toprak açar kucağı
ATAROĞLUM görmez herkes bu çağı
Ha söndü sönecek derken ocağı
Selalar duyulur gözler yaşlanır

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:34 PM

Yaş destanı 2

Eğer dilemişse Cenabı Mevla
O’nun tarafından ol denilecek
Anne karnı Cennet ne hoş ne âla
Bekliyoruz haydi gel denilecek

Gün erer haftaya haftalar aya
Sabreder anası gün saya saya
Ağlayarak ayak basar dünyaya
Bak işte kavuştuk gül denilecek

Sır olmaktan çıkar göz ve kaşımız
Doğar doğmaz başlar hemen yaşımız
Ana sütü en lezzetli aşımız
Kudretten geliyor bal denilecek

Yaratan Mevlâ’dır kaderi yazan
Böyledir töremiz böyledir düzen
Sol kulağa kamet sağına ezan
Sen de bu isimi al denilecek

Üç yaşında oyuncağı bozacak
Gâhi ağlayacak gâhi kızacak
Yedisinde okuyacak yazacak
Ne tatlı konuşur dil denilecek

Talebesin okumaya başlarken
Yavaş, yavaş çocukluğu boşlarken
Dokuzun da zarar ziyan işlerken
İyiyi kötüyü bil denilecek

Çalışmasan daim geri kalırsın
Eğriyi doğruyu artık bulursun
On bir on iki de reşit olursun
Geçirme namazı kıl denilecek

On üçün de eli çok kıskanırsın
On dördünde etrafını tanırsın
On yedi de çok güçlüyüm sanırsın
On dokuz da adam ol denilecek

Yirmiyle yirmi beş durma zamanı
Artık bir karara varma zamanı
Bu aralar yuva kurma zamanı
Yârsın yârenini bul denilecek

Dikkatli git sen gücünü bitirme
Otuzunda gam yükünü götürme
Helâl kazan haram lokma getirme
Meyve vermez sonra dal denilecek

Otuz beşten sonra koş ardından yet
İbadeti tam yap bolca dua et
Delilik kırkında bulur nihayet
Hani sende olgun hal denilecek

Kırkbeşinde anlar geriye bakan
Daima anılır eser bırakan
Yokmudur zekatın yok mu sadakan
Dağıt fakirlere bol denilecek

Ellisinde daha çoktur be dersen
Nefsinin peşinde uyup gidersen
Altmışın da hala küfür edersen
İhtiyarın huyu kel denilecek

Kimin ruhu elmas kimin ki kömür
Altmış beş sonrası fazladan ömür
Her an gelebilir çağıran emir
Bilmem nerde biter yol denilecek

Yetmişinde kulak düzgün duyamaz
Baş ayağa ayak başa uyamaz
Artık iki ayağın seni dayamaz
Bastonun üçüncü el denilecek

Seksen yaş nasip mi acep her kula
Seksen beş dedi mi uğurlar ola
Azığı hazırla bekle çık yola
Ol denildi mutlak öl denilecek

Ataroğlu’m hayat bizi yoracak
Cansız beden musalla da duracak
İmam cemaate dönüp soracak
Mevlâ’ya oldu mu kul denilecek

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

YAYLALARIN ÇAĞRISI

Yaylalardan haber geldi sevdiğim
Çiğdemlerim sarı lalem al diyor
Nevruz, nergis sümbüllerim karıştı
Kar eridi çiçeklerim bol diyor

Kekliklerim kayalardan seslendi
Derelerim kar suyuyla beslendi
Serçelerim düğün yaptı süslendi
Yuvalandı ağaçlarda dal diyor

Çamlarım sevdalı bitmez sızım var
Pınarlara su gönderen gözüm var
Meleşiyor koyun ile kuzum var
Geç kalma ha tam zamanı gel diyor

Yoldaş ara obaların göçünden
Bir tel yolla sevdiğiyin saçından
Ardıçların meşelerin içinden
Kıvrım, kıvrım bana gelir yol diyor

Gelmezsen dostluklar sürer mi böyle
Uzaktan uzağa gönlünü eyle
Sen aşıksın bana bir türkü söyle
Gönlümdeki kederimi al diyor

ATAROĞLU söyleşirsin tel ile
Gelsen seni karşılarım gül ile
Seher vakti esen serin yel ile
Gelemezsen bari selam sal diyor

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

Yazsınlar

Dostlar ben ölünce mezar taşıma
Fani hayat burda bitti yazsınlar
Türlü keder çile geldi başına
Hepisine sabır etti yazsınlar

Derdi çoktu ama dışa vurmazdı
Kısa söyler dinleyeni yormazdı
Hiçbir yere surat asıp varmazdı
Ağlayanı gülümsetti yazsınlar

Benim mezar taşım uzunca olsun
Bütün hayatımı içine alsın
Sözüm insanlara bir eser kalsın
Kitaplara cümle kattı yazsınlar

Ağlarken gülerdi garip huydaydı
Düğündeydi dernekteydi toydaydı
Şehire gelse de kökü köydeydi
Yaylalarda kuzu güttü yazsınlar

Çağrılara kulak verdi ulaştı
Ulaşırken müşküllere bulaştı
Saz omuzda diyar, diyar dolaştı
Meclislerde söz dinletti yazsınlar

Hayal eyleyerek düş eyleyerek
Aşıklığı sanat iş eyleyerek
Sazını sözüne eş eyleyerek
Haldaşlara hal anlattı yazsınlar

Milletine yaptı tüm övgüsünü
Bilir töresini Türk görgüsünü
Dilden düşürmedi yurt sevgisini
Vatanını destan etti yazsınlar

ATAROĞLUM sevmek kar idi onda
Hayat bir muamma sır idi onda
Çok gizli sevdalar var idi onda
Bohçasıyla aldı gitti yazsınlar

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

Yeşil gözlerden

Ona her bakışta gözüm kamaşır,
Sanki nur saçılır yeşil gözlerden.
Başka âlemlere, başka dünyaya,
Kapılar açılır yeşil gözlerden.

Ağlarken süzülür yaşın altında,
Uyurken çok güzel düşün altında,
Siyah zülfün, kalem kaşın altında,
Sevdiğim seçilir yeşil gözlerden.

Rüzgârı durdurur nazar vermesi,
Beni kül eyledi bir kez görmesi,
Eğer çekilmişse siyah sürmesi,
Yaylaya göçülür yeşil gözlerden.

Nuru bitmese de sönmese keşke,
Tanıyınca düştüm bir büyük aşka,
Onda hayal başka, düş onda başka,
Göklere uçulur yeşil gözlerden.

Vallahi tutuldum aşk kemendine,
Kurban Yaradan’a, ol efendine,
Ataroğlu sorar kendi kendine,
Nasıl vazgeçilir yeşil gözlerden?

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

Yetiştik

Ben köyde doğmuşum, babamız rençper,
Kıra tohum eke eke yetiştik.
Omuz zoru ile görülür işler,
Alın teri döke döke yetiştik.

Arıyı bilirdim, balı bilmezdim,
Meyveyi bilirdim, dalı bilmezdim,
Kilimi bilirdim, halı bilmezdim,
Kara çula çöke çöke yetiştik.

Sarhoş köçekleri şehirde gördüm,
Yapma böcekleri şehirde gördüm,
Naylon çiçekleri şehirde gördüm,
Dağda çiğdem söke söke yetiştik.

Sohbeti açardı bizde merhaba,
Bacım şalvar giyer, bendeyse haba,
Makine, makara nerdeydi baba?
Kangal iplik büke büke yetiştik.

Hepimiz beslerdi bir yaşlı peder,
Evlâtlar çoğaldı, büyüdü keder,
Ağam çalışmağa gurbete gider,
Yollarına baka baka yetiştik.

Her zaman ağlardı gülmezdi anam,
Gözünün yaşını silmezdi anam,
Deterjan, sabunu bilmezdi anam,
Küllü suyu döke döke yetiştik.

Ataroğlu’m bir anadan sağıldık,
Büyüdükçe bir hanede yığıldık,
Babam öldü, gurbet ele dağıldık,
Bu sızıyı çeke çeke yetiştik.

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

Yıllar

Akıncı misali geçip gittiler,
Atın nallarında tozlanan yıllar.
Batıdan doğuya akın ettiler,
Dünya devranında hızlanan yıllar.

Kimimizi başlamadan bitirdi,
Kimimizi derdest edip götürdü,
Sevinç bekler iken hüzün getirdi,
Nice ümitlerle gözlenen yıllar.

Nefesim daralır, boğaz hırıldar,
Gözler kaynak gibi döker, şırıldar,
Dudaklar büzülür, gönül mırıldar,
Çıkar şiirlere gizlenen yıllar.

Arkasından dalgın dalgın baktırır,
Gözleri kısılır kaşın yıktırır,
Yanık bir havayla türkü döktürür,
Yüreklerde pişen, közlenen yıllar.

Bazısının bilinmedi değeri,
Bazısına dedim gelseydi geri,
Bazısı da yaz gününde zemheri,
Gözümde sislenen, buzlanan yıllar.

Alnımdaki çizgilere bak hele,
Bir tanesi şahit bin türlü hâle,
İnanmazsan gel sor ak düşen tele,
Beni de kocattı nazlanan yıllar.

Sararmış yapraklar güz bıraktılar,
Dişe değer birkaç söz bıraktılar,
Tatlı anılarla haz bıraktılar,
Şimdi resimlerde izlenen yıllar.


Ataroğlu’m böyle olmamalıdır,
Âşıkları dertli çalmamalıdır,
Torunlara miras kalmamalıdır,
Sazımda inleyen, sızlanan yıllar.

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

Yine Biz Bizi Anlarız

Eller ne anlasın bizi
Yine biz bizi anlarız
Sebebim var dizi dizi
Yine biz bizi anlarız

Fark etmez uzun kısamız
Aynıdır gönül yasamız
Beraber neşe tasamız
Yine biz bizi anlarız

Gel başını sokma kuma
Başkasından medet umma
Belki azcık fark var amma
Yine biz bizi anlarız

Üstümüzde birdir çatı
Birlikte bulduk rahatı
Kuzey, güney, doğu, batı
Yine biz bizi anlarız


Bu birlikten ayrı kalma
Yad ellerden akıl alma
Elin kapısını çalma
Yine biz bizi anlarız

Ataroğlum bilir usül
Toplanalım usul usul
Aynı kitap aynı Resul
Yine biz bizi anlarız

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

Yine dosttan bir haber yok

Y İ N E D O S T A N
B İ R H A B E R Y O K

Göçmen kuşlar geldi gitti
Yine dosttan bir haber yok
Bekler iken sabrım bitti
Yine dosttan bir haber yok

Seher yeli selam götür
Sağlığından haber getir
Dayanacak takatim yok
Artık hasretliği bitir

Kuş olduysan dalıma kon
Hasretliğe verelim son
Ne bir mektup ne telefon
Yine dosttan bir haber yok

Tutuklumu odalarda
Esir mi ki adalarda
Televizyon radyolarda
Yine dosttan bir haber yok

Türlü türlü hayal kurdum
Hesap yaptım kafa yordum
Her çiçekten onu sordum
Yine dosttan bir haber yok

Kaç kez bulut göğe ağdı
Kaç kez güz yağmuru yağdı
Kaç kez güneş battı doğdu
Yine dosttan bir haber yok

ATAROĞLUM hep arardı
Gelen günde umut vardı
Yaşım geçti saç ağardı
Yine dosttan bir haber yok

GooD aNd EvıL 05-11-2009 04:35 PM

Yollar

Ne zamandan beri varsın,
Yaşın kaçtır sorak yollar.
Bazısına müjde verir,
Bazısına merak yollar.

Kolların var sessiz, sakin,
Kolların var akın akın,
Kimisini eder yakın,
Kimisini ırak yollar.

Zalimleri kayırırsın,
Sofra serer doyurursun,
Sevenleri ayırırsın,
Bu işleri bırak yollar.

Birisini koyar yasta,
Biri kalır ilk nefeste,
Birisini eder usta,
Birisini çırak yollar.

Boşa çalış, boşa emen,
Benden yana dönmez dümen,
Başkasına çayır çimen,
Bana çıktı çorak yollar.

Ataroğlu’m bilsin hayrı,
Başkasıyla olmaz gayrı,
Her mekânda binek ayrı,
Bilinmez son durak yollar.


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:45 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.