![]() |
Günaydın
Bacası dumansız vapurların beyaz köpüklerinde yüzüyoruz Güneşin hüzün ısıttığı İstanbul pencerelerinden yansırken Gülümsemeyi borç bildiğimiz bahar dallarına dokunup Kucaklıyoruz uzakları yakın söyleten şarkıyı henüz Adı konmamış Gezgin ruhuyla ışıklı izini sürüyen bir salyangoz geçiyor Hatırlatırcasına gelişi, gidişi, yeri… Ve bir ömrün böylesi zorlu yolda öylesine kısa … Sakinleştirip hızla geçmeye çalışan bulutları Kısıp ta gözünün bebeğinde buğulanan hayatları Yenileniyor eski bakışlar Dur zaman -Sızı söyletme gitsin Dipsiz bir kuyu bulup söylenmeli bazen Üstüne aldırmalı geçmişin tüm kertiklerini Tırmanan sularla suçlarını çarpıp Toprak özünden alnına Serinletip serpilmeli filiz toyluğunda Uyan yüzünde duran Duran zaman Bir An Umut masallardan süzüldükçe olgunluğuna Büyüyorum dersin hatta utanmadan yaşlandım Kan(a) malarla yaşlanırsın da Bir sabah uyandığında burnuna çarpan baharla Yaşların silinir bir dalından süzülen soruyla Nerdesin? Günaydın Umut Sensin … 17.03.07 Yasemin Sezer |
Gündelik
Günlerin pazarlığı var pazarda Salıyı alana Çarşamba bedava Pazarlar pazarlık dışı Pazartesiyi atlayana Bir çırpıda Cuma __________Haydi bol kazançlar Gündelik yaşayanlara… 24.08.05 Yasemin Sezer |
Hâlimi Sorsan
bir an için dilendiğim yaşam pınarında tüm çocuksuluğum dokunuyor önce ürkek, sonra sonu gelmiyor ki avucuma can bulacak bir zerre ile duvarına bal çaldığım oynuyorum, yıkılmalara çeyrek kala sıfatların topuyla eksildiğim yerden artıyorum korkmuyorum lâkin yanar gibi susuyorum kaçıyorum hatta son olsun derdi rahmetli dilinden düşene kulak ver dönüşü sille de olsa yolu uğur olsun yeter kıyas değil bu anlamsızlığa hayret, ki temaşa zamansız belki sokulduğum kuzu, ki can pazarında şimdi olmaz öncesi ile ilerisi meçhul savaş tâkatim de pek yok yorgunum hatta karmaşaların yoğurduğu ben'im sorsan... sorar mısın, bilmem ama gelir ise eziyeti zahmetin ağır varsın kalsın sepet kolda, yol nizamda... gocunmam halden anlar serden geçerim yalın bir tad için anla ömür biçenim nefsin âlim hâli sırıtıyor akıl hâli atakta her halimi sorsan... yok vaz geçtim hiç sorma. 20.01.08 Yasemin Sezer |
Hasat
Düş devşirdiğim içime, göç biçtim Tohumlayarak geçtiğim yollardan Meyveler düşerken avuçlarıma Bütün oluyordum yanlışlarımla Sevincime sevgilerim sebepti Dokunulabilir tebessümlerden Geçerken öğrendim Hasat gerçek zaferdi. Kış ortasında kardan duvarlar Kırarmış soğuğu fırtınalar ardından Özüme dokunan doğrularda Düşümden ateş, iç/imde kâr 28.12.06 Yasemin Sezer |
Hazırım Ustam
İki kere iki hala dört Kaldırım taşları kırık Yollar uzun Mevsimler, seneler, dünya Ekseninde ustam Kaynama yüzümüzde Donma sıfır Altında taş Üstünde yaş Güneş, eritiyor ustam Kesem az dolu Kesem az boş Zaman soru Bilemediğim sona mahkum Toprağa amade hazırlıklar Sormazsın Sorsan, hazırım ustam İyi ve kötü Güzel ve çirkin Soğuk ve sıcak Birbirinden doğma Bir kere bir Bir ustam Çam yaprak dökmüyor Kar konaklıyor dallarında Kuşlar evinde Ben Bir kanadım noksan Beni kuş getir ustam En ufacık, küçücük Neredeyse yok denecek Adı ne ise kıy beni Lime lime kıl beni ustam İşte belki o zaman Sözler ardından değil Sen’den saf Akıldan uzak Ben olabilirim Kıldır beni Oldur beni ustam. 29.01.06 Yasemin Sezer |
Hep Böyle
. Kalabalık yalnızlıklar Ebe elinden imam diline Hep böyle... 18.10.05 . Yasemin Sezer |
Hep Hap Hayat
. raf üstü hatıralar karton kutularda tebessüm hüzün arası araları da sevmedik oysa hep hep sancısı söz şiire düşmeden susardık amma anlardık da değil mi hep, sevilir sorgusuzca dedik, demedik olduk, olmadık dolamadık hayatta son olduk sonra hani desek raf ömrü kısaymış hepken hap bu hayat sus kalalım eyvallah söz aramızda bir amma hapı da yuttuk valla 23.12.07 Yasemin Sezer |
Herşey biter demek var
dur adımların eskimeden tenim tapınıyorken teninin yangınlarına herşey biter demek var ya yeniden susmak sus olmak susarken susamak dur gittiğin yerde böylesi bulur musun? bilmediğin yol kolay ardından söyleniyor en içten makam dinliyor musun? dur ne olur hiç birşey başlamaz demek var ya yeniden ölmek ölüp de unutulmak unuturken acımak acı olmak sonunda son olmak duy aşka adımlarım . . . düşmüyor koşuyorum dön sancılarım dökülmüşken yoluna kabul ezerek, üzerek olsun gel 20.09.2007 Yasemin Sezer |
Heybemizde Aşk
menzilinde huzur mutluluğa akran mor menekşe heves öpüşüyor hayat kaçışır silik mahrumiyetler dudaklarımız şahit dalgalı denize iki martı oynaşın koynunda ada heybemizde aşk hediyemiz olsun karmaşalarla yırtınan huzursuz ardımıza an coşku an aşk dev buhran yitmesi olur ancak... 10 10 05 Yasemin Sezer |
Hiç Uğruna
rahat batması yüreğiniz siper durmuş dağlarda kovarken sükûneti an topladınız mı hiç? tereddütle yanışını göğsünüze dokunan elin yalın ayak kış sabahında okşadınız mı hiç? dudak değdirip dantel durusu gözlerin nazara inat akışında söz dinlediniz mi hiç? ve varsın bir hiç uğruna gömleğinizi çıkartıp çırılçıplak aşık oldunuz mu hiç? 27.01.08 Yasemin Sezer |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:08 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.