www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Adult eski arşiv (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=376)
-   -   Ahmet Yozgat (https://www.cakal.net/showthread.php?t=120028)

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:04 AM

İsmail'di Onun Adı
I/:
İsmail'di onun adı.
Yan komşunun tek oğluydu
O yüzdendi biraz yaramazlığı,
Ve sanırsam ondan dolayı
İsmail'in dünyayı umursamazlığı.
Her daim ayağında gıcır gıcırdı
Has deriden Sümerbank potinleri.
Ia/:
İsmail'di onun adı.
Babası terzi Şakir ustaydı
O yüzdendi yeni ceketinin düğmelerinin
Gözümüzü alan sedefi parlaklığı
II/:
Her sabah komşu bahçeye atlar
Altın renkli kayısıları yolardı.
Kıyardı çağlayken daha meyvalar.
Sonra bizim civcivleri taşlardı.
Her oyun ortasında kırmadık cam
Ve yarmadık top bırakmazdı. IIa/:
İsmail'di onun adı
Haşlardı kasabadaki tüm çocukları.
Günlerden bir uğursuz gün o gelince
Mahallenin ne tuzu, ne de tadı kaldı.
İsmail'di onun adı
Ailesinin yüz karasıydı.
Sopasını yemeyen kalmadı çevrede
Kafamda bakın hâlâ
Attığı o koca taşın yarası.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:04 AM

Bulutlar Yürüdüler Kol Kola
Bulutlar Yürüdüler Kol Kola

1/:
Bir yağmur öncesiydi bulutlar yürüdüler
Biz yürüdük altında onların
Şemsiye gibi kara kara bulutlar
Harman harman olup
Yayıldılar bir boydan bir boya üzerimize
Sırtlarını ilkbaharlara yaslayıp
Bolluk ve bereket verdiler bize
Başladılar ılgıt ılgıt yağmaya
Çeşme gibi oldular ipeksi grilikler
Tarlalarımızın üstüne ağladılar
Yüklerini boşaltan bulutlar durdu
Ama biz durmadık biz yürüdük
Güneşle kardeşle kucaklaştık.
2/:
Yol yol oldu gökyüzü bulutlar yürüdüler
Onların ardınca biz de yürüdük
Yorgun ayaklarımıza dolaştı
Sarı sıcak doğuran ağustos ayı
Saçakların serin gölgelerine kaçtık
Kavurucu güneşten uzaklaştık.
3/:
Bulutlar yürüdü gökyüzünün mavi yollarında
El ele kol kola biz de yürüdük
Leyleklerle uzak güney illerinden geldiler
Sonbaharda sicim gibi yağışlar
Ahmak olup sırılsıklam ıslandık
Yüklerini boşaltan bulutlar durdu
Ama biz durmadık biz yürüdük
Güneşle kardeşle kucaklaştık.
4/:
Hamarat atlara binerek bulutlar yürüdüler
Onların ardınca biz de yürüdük
Tozlu topraklı saçlarımıza dolaştı
Sarı sıcağa gebe temmuz ayı
Ağaçların yeşil gölgelerine kaçtık
Kavurucu güneşten uzaklaştık.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:05 AM

Bunlar da Bizim Evler
1/:
Mahallemizi dolduran pembe çatılı
Her birisi bir tarafa atılı
Ve duruşları hüzünlü evler
Sanki uzaydan gelmiş gibiler.
2/:
Bacaları her daim mavi dumanlı,
Duvarları pençe pençe yamalı,
Pencerelerinin camları soluk mavi evler.
Sanki bir şeyler gizler gibiler.
3/:
Kapıları has gürgenden.
Sıvaları kirli çamurdan.
Sanki tek kelime demeden,
Çok şeyler söyler gibiler.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:05 AM

smimin Bereketine Bakın
1/:
Boz eşek anırır beni görünce
Çizgili kedi miyavlar
Koca köpek sallar kuyruğunu:
'Hav hav hav! ' der.
2/:
Deredeki paytak ördek vakvaklar
Kümesteki çilli tavuk gıdaklar
Annem adımı söyler beni görünce:
'Ahmet'im.' der.
3:
Bütün bunları dinleyince
Diyorum ki kendimce
Adım 'Ai ai ai! ' mi eşekçede?
Ya da kedi dilinde 'Miyav! ' mı?
Köpekçe de 'Hav hav hav! '
'Vak vak vak! ' mı ördekçe?
Yoksa annece de 'Ahmet'im' mi?


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:05 AM

Buruk Sevinç
1/:
Açılır perdesi bir yaşımın.
Babam sevinir: Ba-ba, dedi diye.
Annemse kalır buruk buruk...
2/:
Açılır perdesi bir yaşımın.
Dedem sevinir: De-de, dedi diye
Ninemse kalıverir buruk buruk...
3/:
Halbuki, ne baba derdim benim,
Ne de dede...
Kolay olduğu için sadece.
Anlamam bu burukluk niye?


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:05 AM

Büyüme Dur Civcivim
1/:
Böyle daha güzelsin
Büyüme dur civcivim
Benim evim senin evin
Kalırsan bu halinle
Seni avucumdan yemlerim.
2/:
Civcivim dur büyüme
Daha güzelsin böyle
Böyle daha iyisin
Büyüme dur civcivim
Benim ailem senin ailen.
3/:
Eğer devam ederse
Bu mini minnacık halin
Seni başımda gezdiririm
Dur bu halinle fazla büyüme
Daha güzelsin böyle.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:05 AM

Büyürler Bizim Çocuklar
L/: Ağlayarak doğar bizim çocuklar
Saklambaç oynayarak büyürler Gümüşi gölgeleri düşer
Yanakları üstüne uzun kirpiklerinin
Bakarlar yıldızlar gibi ışıl ışıl
Gökyüzünde maviye ve güneşteki sarıya
Kimsenin görmediğini görürler
Duyarlar hiçbir kulağın duymadığını
Ağlayarak doğarlar bizim çocuklar
Körebe oynayarak büyürler.
2/:
Yağmurlarda kalmış oğlaklar gibi
İlk baharda ıslak doğar çocuklar
Temmuz sıcağında kuruyarak büyürler
Elleri yumucuk ama bereketli
Kocaman bir harman yeri kadar Ağustosla burun buruna ayakları
Hırsla kavrar çatlayan toprakları
Bir yaramaz güneş yakar onları
Çorak eylül gibi kokar bahtları
Ipıslak doğarlar bizim çocuklar Büyürler kuruyarak.
3/:
Dünyadan habersiz doğar çocuklar
Yaşamı öğrenerek büyürler
Bilmezler ateşin 'cıs'
Suyun boğucu olduğunu Her adımda yeniden tanırlar hayatı
Beyinlerinin gizemini keşfederler
Yumuk ellerini, minik ayaklarını Yani kocaman yüreklerini Veya içlerinde saklanan kendilerini
Ve her dokunuşta eşyayı tanırlar
Habersiz doğar bizim çocuklar
Öğrenerek büyürler.
4/:
Çevrelerini sevindirerek doğar çocuklar
Büyüklerini üzerek büyürler
Düğünde, bayramda sevinci
Savaşta, ölümde tasayı
Yaşamdaki tüm acıyı öğrenirler
Yorgunluğu her yokuşta
Karanlık geceyi aydınlık gündüz içinde
Geçimde dert denilen şeyi
Kendisine gereken her nesneyi
Heceyi, sözcüğü ve tümceyi
Çevresinde pervane olan herkesi
Sevindirerek doğar çocuklar
Üzerek büyürler büyüklerini.


İki Boyacı Kardeşin Şiiri

I/:
İki kardeş boyacıyız
Kentin en kenar mahallesinde
Ve o mahallenin en yoksul evinde
Bir ben ağabey olarak
Bir de küçük kardeşim Veli
İkimiz geçindiririz evimizi
Ben boya sandığını taşırım
Kardeşim Veli küçük daha
O taşır teneke oturağı ancak.
II/:
Ayakkabı boyasının hasını
Cilanın en badem yağlısını
Kullanırız yıllardan beri
Müşterinin en iyisini
Ben ayağından tanırım da
Kardeşim Veli küçük daha
O tanıyamaz kim, kimdir?
Kim bahşiş verir?
Kim inkar eder vereceğini?
III/:
Ben bazen uzanırım Cebeci'ye
Hatta Yenişehir istasyonuna
Gecekondular semti Mamak'a
Kentin ortasındaki kalabalık Kızılay'a
Hatta Gençlik Parkına
Kardeşim Veli küçük daha
Ancak takılabilir bizim sokağa.
IIII/:
'Parlamazsa para yok bizde.' diyerek
Geçim teknemiz bir elimizde
Öbür elimizde ise
Boyayıp fırıncının pabuçlarını
Parasız aldığımız yanık ekmek
Kuğulu parka ineriz her pazar
Ekmek teknemiz bir elimizde
Öbür elimizde ise
Boyayıp simitçinin pabuçlarını
Beleşe aldığımız simitin artık gevreği
Bir küçük kardeşim Veli ısırır ucundan
Bir ben onun ağabeyi olarak
Bir küçük kardeşim Veli...
Bir de ben azar azar...
Kardeşim Veli küçük daha
Yeter ona bu simitin çeyreği.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 11:05 AM

İsmail Lan İsmail
I/:
İsmail'di onun adı
Tek oğluydu yan komşunun
O yüzdendi biraz yaramazlığı
Ve sanırsam ondan dolayı
İsmail'in dünyayı umursamazlığı
Her daim ayağında gıcır gıcırdı
Has deriden Sümerbank potinleri
İsmail'di onun adı
Babası terzi Şakir ustaydı
O yüzdendi yeni ceketinin
Düğmelerinin göz alan parlaklığı
II/:
Her sabah komşu bahçeye atlar
Altın yeşil kayısıları yolardı
Kıyardı çağlayken daha meyveler
Sonra bizim civcivleri taşlardı
Her oyun ortasında kırmadık cam
Ve yarmadık top bırakmadı
İsmail'di onun adı
Kasabadaki bütün çocukları haşlardı
Günlerden bir uğursuz gün o gelince
Mahallenin ne tuzu, ne de tadı kaldı
İsmail'di onun adı
Ailesinin yüz karasıydı
Sopasını yemeyen kalmadı çevrede
Kafamda hâlâ bakın
Attığı o koca taşın yarası.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 12:45 PM

Büyürler Bizim Çocuklar da
L/:
Ağlayarak doğar çocuklar
Saklambaç oynayarak büyürler
Gümüşi gölgeleri düşer
Yanakları üstüne uzun kirpiklerinin
Bakarlar yıldızlar gibi ışıl ışıl
Gökyüzünde maviye ve güneşteki sarıya
Kimsenin görmediğini görürler
Duyarlar hiçbir kulağın duymadığını
Ağlayarak doğarlar çocuklar
Körebe oynayarak büyürler.
2/:
Yağmurlarda kalmış oğlaklar gibi
İlk baharda ıslak doğar çocuklar
Temmuz sıcağında kuruyarak büyürler
Elleri yumucuk ama bereketli
Kocaman bir harman yeri kadar
Ağustosla burun buruna ayakları
Hırsla kavrar çatlayan toprakları
Bir yaramaz güneş yakar onları
Çorak eylül gibi kokar bahtları
Ipıslak doğarlar çocuklar
Büyürler kuruyarak.
3/:
Dünyadan habersiz doğar çocuklar
Yaşamı öğrenerek büyürler
Bilmezler ateşin 'cıs'
Suyun boğucu olduğunu
Her adımda yeniden tanırlar hayatı
Beyinlerinin gizemini keşfederler
Yumuk ellerini, minik ayaklarını

Yani kocaman yüreklerini
Veya içlerinde saklanan kendilerini
Ve her dokunuşta eşyayı tanırlar
Habersiz doğar çocuklar
Öğrenerek büyürler.
4/:
Çevrelerini sevindirerek doğar çocuklar
Büyüklerini üzerek büyürler
Düğünde, bayramda sevinci
Savaşta, ölümde tasayı
Yaşamdaki tüm acıyı öğrenirler
Yorgunluğu her yokuşta
Karanlık geceyi aydınlık gündüz içinde
Geçimde dert denilen şeyi
Kendisine gereken her nesneyi
Heceyi, sözcüğü ve tümceyi
Çevresinde pervane olan herkesi
Sevindirerek doğar çocuklar
Üzerek büyürler.


Ahmet Yozgat

GooD aNd EvıL 07-25-2008 12:45 PM

Büyüyünce Ne Olsam?
1/:
Ne olsam büyüyünce acaba?
Düşünürüm günlerce.
Kafamda şöyle bir düşünce:
'Mesela berber olsam.
Dükkânım şuracıkta
Manav dükkanının yanı başında.
Ne zaman uzasa altın saçı
Mahalleli minnacık çocukların
İşte burada ben varım.'
2/:
Ne olsam büyüyünce acaba?
Düşünürüm günlerce.
Kafamda şöyle bir düşünce:
'Mesela işçi olsam.
Berber dükkanını geçince ben.
Kürek babamdan miras kalma
Kazma ise dedemden...
Kavgam ekmek için
Yaz demeden, kış demeden.'
3/:
Ne olsam büyüyünce acaba?
Düşünürüm günlerce.
Kafamda şöyle bir düşünce:
'Mesela çoban olsam.
Azman dağlar durağım.
Yanımda sürümün bekçisi çomar.
Önümde koca memeli keçilerim
Yerinde duramayan oğlaklarım
Burnu siyah batırmalı kuzularım
Mor yünlü koyunlarım
Sürer yaylalara giderim.'
4/:
Ne olsam büyüyünce acaba?
Düşünürüm günlerce.
Kafamda şöyle bir düşünce:
'Mesela öğrenci olsam.
Bu 'a' mı öğretmenim?
Ya bu ne? 'Te' mi?
İkisi eşek mi eder, yoksa at mı?
İki kere iki kaç eder?
Altı mı eder iki kere üç?
Dersimiz ne öğretmenim?
Hayat bilgisi mi, matematik mi? '
5/:
Ne olsam büyüyünce acaba?
Düşünürüm günlerce.
Kafamda şöyle bir düşünce:
'Mesela çocuk olsam.
Kırlarda koşmaca oynasam,
Kayaların arkasına saklansam,
Elime kocaman bir çomak alsam,
Çeliğin peşinden koşsam,
Bazen mavi dalgalı masallara dalsam
*******i kanatlansam
Kuşlar gibi rüyadan rüyaya uçsam,
Hep çocuk kalsam.'


Ahmet Yozgat


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:29 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.