![]() |
Daldım Geometriye
1/: Ne önümde dört dörtlük kare, Ne arkamda mükemmel üçgen var. Makas gibi bir açının arasındayım. Top oynuyorum kocaman noktalarla. Virgüllerle sekerek sek sek... Ben Ahmet'im. Ben Fatma'yım, Ben Lale Zaten hep çizgilerle oynarım. Ya kırarım, ya eğerim, ya da bükerim, Kırpar kırpar çevreme yıldız ekerim. 2/: Oyunda sobemin sahası üçgen prizma. Bir zıplarım, Mısır'da piramitlere binerim. İnerim silindirlerin yuvarlak dibine, Enine, uzununa ünlem ekerim. Su çekerim kesik konilerle kuyudan. Minareden külah çalar, Koni diye satarım dondurmacılara. Bir bu yana eğilirim, Kaykılırım bir öbür yana Paralelkenarlarla yan yana durur Geometri dersinde halay çekerim. Tırmanırım kare prizmalara. Ya kırarım, ya eğerim, ya da bükerim, Kırpar kırpar çevreme yıldız ekerim. 3/: Bilirim sen tostoparlak bir küresin. Nokta kadar küçücüksün. Dünyalar ve yıldızlar kadar iri... Üçgen prizma diye yaramazın biri, Başsız omzuma konar. Dönüşürüm anında şirin bir eve Dalgın dalgın bakarım Çevremi saran her bir şeye Ardından dalarım amcam geometriye Ya kırarım, ya eğerim, ya da bükerim, Uzaya yıldız ekerim. |
Güzel Ördek
1/: Mavi gölde gün boyu yüzen Ayakları perdeli paytak ördek Yeşile kim boyadı güzel başını? 2/: Mor çayırlarda öte öte gezen Kül renkli çayır kuşu Kim dokudu kilim gibi nakışlı kanadını? 3/: Ulu dağlarda tek başına uçan Kıvrık gagalı soylu kartal Kim tıraş etti keloğlan gibi başını? 4/: Kahverengi tarlalarda yem arayan Başı yerde dolaşan tarla kuşu Kim taradı prenses gibi saçaklarını? 5/: Dumanlı kaf dağında masal arayan Bin bir yaşındaki zümrüt anka kuşu Kim koydu seni şehzade gibi masallara? |
Dedem Derdi ki
1/: Dedem sıradan bir vatandaş... Açardı ağzını yavaş yavaş: 'Evlat,' derdi bana. 'Bir gün boğazda Çanakkale'de...' Anlat dede, de hele Anlat dede bizlere... 2/: Dedem sizin gibi bir vatandaş... Yumardı gözünü yavaş yavaş: 'Yavru,' derdi 'Bir başka gün sıcak Yemen'de...' Anlat dede, de hele Anlat bizlere dede... 3/: Dedem herkes gibi bir vatandaş... Açardı ellerini yavaş yavaş: 'Torunum,' derdi 'Bir gün kanlı İnönü'de...' Anlat dede, de hele Bizlere anlat dede... 4/: Dedem zavallı bir vatandaş... Yayardı yüreğini yavaş yavaş: 'Çocuğum,' derdi 'Bir gün sen de...' Evet dede, Anlat dede, de hele Anlat dede bizlere... |
Dedemin Dili Bir Acayip
Sabahlardan bu sabah Satıcılardan bir satıcı Sokağımızda tezgah açtı Ne incik ne de boncuk sattı kızlara Ne de iğne iplik yaşlı ninelere Bu satıcı isim sattı bizlere Kimi ince: 'İnci' dedi kendine Kimi uzun olanı seçti: 'Kemalettin' adını beğendi Kimi yenide karar kıldı: 'Sarp' olabilir dedi Eski kimiye uzandı: 'Abdülhamit' adına sarıldı Herkes beğendi yakışanı kendine Ben de 'Ahmet'i' aldım elime Sevine sevine Taktım döşüme. Ahmet Yozgat |
Dedemin Diyecekleri
1/: 'Bizim zamanımızda...' Diye Bir başlarsa konuşmaya Pamuk sakallı geveze dedem Sonu gelmez diyeceklerinin 2/: 'Bizim zamanımızda...' Diye Bir başlarsa konuşmaya Kaç kere anlattı bilinmez bana Adanalı çavuşunun dediklerini Ve seferberlik öykülerini 3/: 'Bizim zamanımızda...' Diye Bir başlarsa konuşmaya Bitiremez düşmanlarını kese kese Anlatır bana koridorda Sana anlatır sokakta ayaküstü Ve anlatır önüne gelen herkese Ahmet Yozgat |
Dedemin Gözlüğü
Dede canın gözlüğü çekti ilgimi 'Bakayım hele şuna.' diye aldım elime 'Eyvah.' tutamadım düşürdüm yere Kırılıverdi gözlüğün camı Ben kaşıyarak kafamı: 'Şimdi ne etsem? ' 'Nereye gitsem? ' derken Aklıma geliverdi birden Hemen daldım mutfağa Elime aldım çekici, keseri İşe yaradı yağ şişesinin dibi. |
Hakkı Amcam Haklı Ama
1/: Haklısın Hakkı amca. Biliyorum ki çok haklısın. Çıkmamalıyım sözünden büyüklerin. Oturmalıyım. Onların otur dediği yerde. Kalk dediği yerde kalkmalıyım. Bakmalıyım büyüklerimin eline Gözlerine bakmamalıyım. Bakışlarımı yere dikmeliyim Gitmemeliyim kafamın estiği yere Haklısın be Hakkı amca Çıkmamalıyım sözünden büyüklerin. Oturmalı. Otur dediği yerde. Kalk dediği yerde. Kalkmalı... Ama. Küçük bir çocuğum ben de. Bazen de tepem atmalı. 2/: Haklısın Hakkı amca. Kara yerden mavi göğe kadar, Haklısın hem de. Ama. Çocuğum ben de. O kadar geniş ki hayallerim, Bir ucu burada düşlerimin Diğer ucu yıldızlara kadar. Oyunlarım buradan başlar Uzanır ekvatora kadar Yani bu kocaman dünya bana dapdar. Ellerim ta uzaya kadar uzanır. Ben koşarım, hayalimin sonuna kadar. Haklısın be Hakkı amca Çıkmamalıyım sözünden büyüklerin. Oturmalı. Otur dediği yerde. Kalk dediği yerde. Kalkmalı... Ama. Küçük bir çocuğum ben de. Bazen de tepem atmalı... Ahmet Yozgat |
Deniz Feneri
1/: Ben bir fenerim Denizlerin sahilinde Bir yanar, bir sönerim. 2/: Ben bir fenerim Işığıma bakarak Yol bulur denizciler Bir o yana Bir bu yana dönerim. 3/: Ben bir fenerim Yalnız başıma Denizler kıyısında Bir ağlar, bir gülerim 4/: Ben bir fenerim Gözlerime bakarak Bayram eder yunuslar Sönecek olsa ışığım Acı ile inlerim. Ahmet Yozgat |
Halay Başı Kınalı Kız
1/: Ne zaman duysak davulcunun sesini, Döver topuğumuz toprağı: Güm güm! Yerimizden zıplarız. Zillerimiz ötüşür: Çen çen! Biz küçük halaycılarız. Halay başı şu kınalı kız. Yandaşı da ben. 2/: Ne zaman duysak zurnacının sesini, Döver topuğumuz toprağı: Güm güm! Gömleğimiz has ipek, Cepkenimiz mor keten. Ne zaman duysak sesini, Tozu dumana katarız. Biz küçük folklorcularız. Düğün başı şu saçaklı kız, Nedimesi de ben. 3/: Ne zaman duysak düğüncünün sesini, Zillerimiz ötüşür: Çen çen! Tokmağımız gürgen, Kasnağımız meşeden. Gömleğimiz has ipekten, Şalvarımız mor keten. Biz küçük oyuncularız. Düğün başı şu köçek kız, Sağdıcı da ben. Ahmet Yozgat |
Halaya Duran Kızlar
1/: Köy meydanında, davuluna vuranda, Aşağı köyden davulcu Haydar. Bizi de alın aranıza, Halaya duran kızlar. Seyre çıksın cümle yıldızlar. Tepiklerimizin altında toprak sarsılsın, göğe kalksın bin batman toz... 2/: Haydar da Haydar hani, Davulu has koyun derisinden. Koluna dolanan kaytanı kayış, Düğün evine varış Sanki gürültülü göğe tırmanış. Haydar’ın tokmağı demirden Bir vurdu mu “Güm! ” diye Kıvılcım sıçrar her yerinden. Salkım kahküllü kızlar, Alın aranıza, halayınıza bizi de katın... 3/: Nerede düğün, Haydar orada. Sıra sıra kızlar köyün ortasında. Oğlanlar katmer katmer dam başlarında. Büyük, küçük demeden, Herkes durur halayın halkasına. Aşağı köyden davulcu Haydar, Demir gibi tokmağını vuranda davuluna Halaya duran kızlar, Bizi de alın aranıza. 3/: Haydar da Haydar doğrusu, Yok üstüne bir daha. 'Dum dum dum! ' deyince davulu, Bağırır delikanlılar: 'Ha ha ha! ...' Sanki bağırır bütün dünya: 'Ha ha ha! ...' Hele hey, ha bir daha! Çekelim ağırlama...” Ahmet Yozgat |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:05 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.