www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Ölümdür Yaşanan Tek Başına Aşk İki Kişilikdir (https://www.cakal.net/showthread.php?t=98077)

KoJiRo 10-28-2007 12:14 PM

Ben camım mavi konakta
Her yağmurda damlaların yüzümü okşadığı camım
Kışın rüzgarda bir tarafım donar, bir tarafım sobaya bakar
Ben camım kırılmamış henüz
İnsanların içerisini görmek için baktıları gözüm
Rüzgarda titrerim, fırtınada sallanırım
Ama yıkılmam hiçbir zaman, kırılmam
Soğuk bir kış günü diğer tarafta konuşursun
Buğulanır bir tarafım, görmeye aciz kalır herşeyi
Ama bilirim orda olduklarını
Ağacın rüzgarda savrulduğunu ama yıkılmadığını
Denizin denizden çıksa da suyu geri döndüğünü bilirim

Ben kırılmam kolay kolay
Ne zaman sevdam bitse bu dünyada
Rüzgar alır mavi konak, yağmur alır penceresinden
Sonra yeni cam takılır mavi konağa, lekesiz ve saf
Sevda yine biter, cam yine düşer paramparça olur
Yenisi gelir lekesiz olur

KoJiRo 10-28-2007 12:14 PM

Her yer,
Her an
Ve her şey büyülenmişti o akşam! ...

Ateşe verilmişti en katı yasaklar!
Şeytanın bir bildiği vardı sanki!
Büyücü görünmez olmuş,
Hipnotize etmişti duyguları bir vapurun güvertesinde.
Ve şeytan aciz kalmıştı yasaklarıyla! ...

Boğazdan esen serin bir rüzgar okşamaktaydı, kadının saçlarını.
Belki de, esen rüzgara gizlenmişti büyücü.
Ya da;
Vapura eşlik eden martıların sesine sinmişti.
Kim bilir?
Ama;
Her an,
Her yerde
Ve hep onlarlaydı...


***ürmüştü duyguları, Kızkulesi'nin gizemine.
Bağlanmıştı artık duygular, büyünün gücüne.
Karanlığa sinen romantizm ve Kızkulesi...

Akrep donmuş,
Yelkovan volta atmayı unutmuştu.
Zaman durmuştu artık.
Zaman ve her şey büyülüydü! ...

Kızkulesine bakan kaldırımlarda,
Birleşen ellerin ve Kızkulesine gömülen bakışların esrarı vardı.
Sıcak bir bardak çayın buğusuna karışmaktaydı üşüyen soluklar.
Ve titreyen dudaklarıyla bir aşk şarkısı mırıldanmaktaydı sevgililer...
''Gurbet elde bir başıma,
Kimim var ki senden başka? ''

Bir yandan, martıların eşlik etmesi söylenen şarkılara,
Bir yandan da, Kızkulesinin hikayesi vardı düşüncelerde.
Derin düşler canlanmıştı o akşam! ...

Allahım! ...
Hiç bitmeseydi,
Hiç bozulmasaydı bu büyü.
Ama! ...

Teşekkür ederim büyücü!
Büyülü akşam için!
Her şey için!
Teşekkürler! ...
Seni seviyorum! ...

KoJiRo 10-28-2007 12:14 PM

Gizlerin.....
O derin gömüt, o mitolojik bilmece
İç yollarının kayıp harita parçası
Kaybolduğum labirent
Derinleştikçe düşmeyi sevdiren uçurumun
Gizlerinde
Kelimelerin gizlenmesindendir suskunluğun....

Gizlerin...
Gözlerindeki hüznü örtmeye çalışan kirpiklerin
Duyardın seni çağırırdı hayat
Duyardın;
Sana seslenirdim, sesim yiterdi
Gizlerin hep geceydi
Güneş;
sadece geceyi örterdi....

Sen;
fırtınasını içinde saklayan bir limandın
çapasını bulmak için açılan gemi
tuzlu suyla vaftiz edilmiş balık
ve ağır bir sistin
kendinde kaybolacak kadar
gizlerinde saklanıyordu
öldürmeye korkan bir intihar...

Sen; kendi yörüngesinde kaybolan bir yıldız
Yaşamın; rüyasını kaybetmiş bir uyku
Dişlenen dudakların ufak yarası; göz bebeklerin
Sus!
Konuştukça derinleşiyor gizlerin

Korkma benden. Kendinden korkan hiçbir şeyden korkma.

Soyun, bir tek gizlerin kalsın üstünde
Parmak uçlarının sıcaklığı bir de
Uzan yanıma uyu istersen
Yakalarım uykundan firar eden düşlerini
Ürkme benden
Çünkü ben sana yeni hayaller getirmedim
Kaçıyordum
Gizlerinde saklanmak isteyen
Yaralı aşkların firarisiydim
Korkma benden;
Ben hep yanlış teşhis edildim
İçinin esrarını çözmeye değil
Onu ellerinden içmeye geldim

KoJiRo 10-28-2007 12:14 PM

Anlatamadığım bir sevgi var içimde,
Sana karşı hissettiğim,
Ama anlatamadığım...

Karanlık odamı aydınlatan
Güneşim oluyor sabahları,
*******i ise penceremdeki ay ışığı...

Dokunduğumda uçacak bir kuş gibi ürkek,
Ve sanki kurduğum bir hayal
Seninle gerçekleşecek...

Anlatamadığım bir sevgi bu,
Ne başı belli, ne de sonrası,
Ne masum bir aşk, ne de bir günah...

Anlatamadığım bir sevgi var içimde,
Gördüğüm, duyduğum, hissettiğim,
Ve hatta hasret kaldığım,
Ama anlatamadığım...

KoJiRo 10-28-2007 12:14 PM

Gizlice seviyorum seni
Kimse bilmesin,duymasın
Yüreğimde saklıyorum seni
Sen bile bilmiyorsun.
Yüreğim yansada alevler içinde
Ağlasamda seni her düşündüğümde
Kaybolsam bile kadehler içinde
Ben seni gizlice seviyorum.
Açıklarda bir gemiye benziyorum
Binlerce balığın benden haberi yok
Denizlerin içinde kayboluyorum
Denizin bile benden haberi yok.
Gizlice seviyorum seni
Tarifi imkansız duygular içinde
Sen gözlerimin içinde,her baktığım yerde
Ben gizlice seviyorum seni.
Yolum hep çıkmazlarda
Hikayem yalan kitaplarda
Sürgün gibi diyarlarda
Hep gizli kalacaksın
yüreğimin köşesinde
Ve bir gün gelip ben ölürsem
Kendini bulacaksın benim kalbimde.

KoJiRo 10-28-2007 12:14 PM

Deniz gözlüm; sen son ümidim,
Elimdeki son mutluluğum.
Kaybetmemeyi en çok istediğim.
Yıllar neleri ***ürüyor insandan.
Korkarım bakamam mazime,
bilirim orda hep umutsuzluk, hüzün var.
Sonrasını sorarsan dünya bana dar...
Şimdi sen varsın deniz gözlüm.
Tek düşündüğüm, en çok sevdiğim...
Birgün bu sevda beni boğar mı?
Boşver deyipte bırakır mısın ellerimi?
Bakmaz mısın masum ve sıcak gözlerinle?
Bırak sende unut der misin?
Korkarım sevdiğim; gidersin diye,
Bana ait kalbini başkasına açarsın diye!
Korkarım esen rüzgarda açan çiçekten,
Korkarım seni kaybetmenin bırakacağı yalnızlıktan.
Bir gün gidersen ne yapacağım?
Sensiz bu yarayı nasıl saracağım?...
Hayat kısa değmez bir erkeğe derler ya;
Sen nice hayatlara değersin....
Deniz gözlüm;
Sana yazıyorum, bir an mutlu bir an üzgün.
Sana içiyorum, elimde bir kadeh olsa.
Seni görüyorum her gece rüyalarımda.
Her geçen gün sensiz olamayacağımı,
Sensiz yapamayacağımı anlıyorum...
Belki özlüyorum, belki korkuyorum.
Ama hepsi bir kenara, bilki sensiz olamıyorum
Unutmaki DENİZ GÖZLÜM;
SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM.....

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

Sana yazacağım her kelime, her hece, her harf ve noktalama işaretinde seni anlatabilecek, seni hatırlatabilecek, yokluğunu unutmama yardım edecek bir kılavuz olmalı. Senden başka bir şey. En az senin kadar gerçek ve hayaline hayran olan düşsel dünyam kadar geniş... Öyle ki; her girdabına daldığımda çaresizlik deryasının, umarsızlığa umar olacak şekilde, beynimi kemiren nikotinsizliğime, bir deri bir kemik kalmış umuduma, ihtiraslarıma, sıkıntıma, yirmi iki yaşıma kadar ne varsa yaşadığım ve unuttuğum, darmadağın özlemlerim ve isyanıma, her şeyimle bana ve her şeyinle sana ve daha nice yaşanacak yıllarıma bir merdiven olmalısın...

Bunların hiçbiri senin umurunda olmayabilir. Öyle olmak zorunda da değil. Hey hat! Benim umurumda. Ve öyle olmak zorunda. Yaşadıklarımız belki yaşanması gerektiği gibi yaşanmadı fakat yaşanması gerektiği için yaşandı. Bu gereklilik senden veya benden kaynaklanmadı. Bu, içimizdeki hislerin aynı paralelde ve bir eksen üzerinde buluşmasıyla oluşumsal bir süreç haline geldi. Her yanıyla gerçek, her yönüyle aktif. Ve ne olursa olsun, sınırsızlığın sınırlarını çevrelemiş karanlığın en koyusu, gündüzün en sıcağı, güneşin en kızılı, çimenin en yeşili, var olan bütün güzelliklerin en güzeli. Görkemli bir sanem gibi. Elimde kalan ise şimdi, sadece bir avuç sevgi

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

“Yalnızım çünkü sen varsın”


“gel” desen gelirdim
gittiğin uzakta bendim
dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim

ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz’a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayramına yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
sonra bir durağa yaslanıyorum
sonra bir kente
ve sen gidiyorsun
ben kanıyorum
diyorlar ki “kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun”
oysa “gel” desen gelirdim biliyorsun

yorgun Haliç’e biraz inat
biraz ihanet bırakıyorum
ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
aklıma düşüyorsun
düşüyorum
düşünce
üşüyorum
azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
yalanlarımla bir hiçlikteyim
beni içinden kaç !

bu kentte her yağmur kendini ağlar
aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
nerde, kimi üşüyorsun?
artık kendini yakan bir ateşim
kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
şimdi boş duraklarda yaslanıyorum
boş kentlere
oysa “gel” desen gelecektim


gündüşlerime dönüşlerimde
bakışın içiyor beni gözlerimden
gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
uzaklığına uzanıyorum
sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
yıkılıyorum şarkılara
“kimseler biliyor”
yalnızlık dostumdu
şimdi korkum oluyor
oysa “gel” desen gelecektim

artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
güzartığı saçlarımda oynaşan sensizlik
gözkarana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
düş satıcısı, ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
uysal yalnızlıklar satın alıyorum
gülüşümle ödeyerek
ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
cüzzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
kirli sözlerimi temize çekme
oysa “gel“ desen gelecektim

gözlerim ihanete ihbar taşıyor
kuşkulu bir cinayete fısıldıyor kaşlarına
sözü namluna sürmelisin şimdi
en yaralı yanımdan vurmalısın beni
çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır

avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
susuşuna kan döküyor gözlerim
sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
oysa bilmelisin Araz’ım
kimsenin içi görünmez
ve hiç bulamadıklarını
asla yitiremezsin
bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
söylenecek bütün sözler


her sabah akşam oluyorsun
alnından ellerine damlıyorsun
yüzündeki yağmurla iniyorsun kent’e
içine dert oluyorsun kentin
dışına yağmur
yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
duvarların kan öksürüyor
ve sen
başkalarının gözlerini
yüzümde aramamayı öğreniyorsun
beni bir durağa yaslıyorsun
beni bir kent’e
gidiyorsun
oysa “gel” desen gelecektim

susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
en susmak ta neydi öyle
sen en dinlerken
biliyorum Araz’ım
insan kendini bulmamalı, hep aramalı
gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
gece cinnetlerimi de alıp yanıma
denize bakmayı bilmeyenler
bir gün mutlaka boğulur
işte bundandır gözlerinden kaçışlarım

siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı ?

ben şimdi gurbetim
içimde taşıyorum
heba olsa da senlerce yılım
oysa “gel” desen gelecektim

ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
şairler ölüdür derler (inanmıyorum) !
en karanlık ceketimi giyiyordum
ışığa kördüm çünkü
şimdi ise güneşe ilerliyorum
dirilmek için


kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
gecenin kör gözünden utanıyorum
hadi bana en militan kelimelerle saldır
batır içime cümlelerini
beyhude bir dehşet bırak bana
hakediyorum


gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
can kaybından ölüyorum
cenazemde namaz kılacağım
zan altındayım
yalanıma inanıyorum

yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
kinim kendime
susuşum sana
küsüşüm tüm dünyaya
üstü kalsın ihanetimin
“gel” desen gelecektim
yine bir tren geçiyor içimden
sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
görmüyorum, söylemiyorsun, kırılıyorum
hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
süsle beni ey aşk!
geçtiğin yerleri öpüyorum

yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
dişlerindeki nikotin tadı terkimde
sirenler ve ateş hatları içip
sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
ıslak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
ve bir asansör kapısı önünde
aslında yüzüme tükürüyorsun da ihanetimi
ben habersiz gülümsüyorum
yasadışıyım
tutukla beni gözlerimden

kalemim bitti, yitirdi şiirini şuur
öldü kanımdaki mürekkep balığı
solumdaki sis’e intihar etti intiharlar
bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
yaşamak için geç bir zaman
ölmek için ise erken

çok davullu bir senfoni sürçüyor
dikiş tutmaz ayrılığımda
kirpiğinden yapılma bir darağacına
geceyi asıyorum
yoksun
bu yağmurlar ıslatmıyor beni
bir durağa yaslanıyorum sensiz
gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
“gel” desen gelecektim oysa

kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
şimdi herkes biraz sen, biraz acı
göğsümde bir vagon
gizli sözler batıyor
fırtınalar çıkıyor üstüme

şakağımda
intihar acemisi bir şairin
delilik provaları
arkandan uluyan kapılardan
söküyorum kokunu
yokluğunu kokluyorum
yokluğunu yokluyorum

çöz gözlerimi senden hadi!
ücranda yak bakışımı
gözlerine bekçi sevdam
dünden ve senden kalmayım
içine her düşen
kendi keşfi sanıyor seni
oysa sen
melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
ve kendini acıtmak istiyorsun
ama güller kendine batamaz
bilmiyor musun ?
'gel' mi diyorsun ?...

herkes kendi gördüğüne bakar
peki hayatın rüzgârında kime yelkeniz ?
kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
hadi ! en kanadığımız yerden susalım
'gel' desen gelirdim
'git' dedin ve gittin

Aşka...
Rüzgâra...
Ayrılığa...
Zamana...
...

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

Sevdiğimin kulaklarımda sesi
Bembeyaz bir gül demeti
Kim bilir kaç yüzyılın gülşeninden
Duvar gibi kalınlaşırken bekleyişler
Birden bütün katılığın dağılması
Ve sesini duyuşum bir yerlerden
Kim bilir kaç yüzyılın gülşeninden
Ağır bir duyguyla birarada
Onsuz da olunur gibi gelirken bana
Gittikçe basan sis artan duman
Ve kilitlenmesi zaman zaman
İçimde bir ağırlığın aşk adına

Nasılsın nereden çıktın
Gerçekten bana mı geldin

Sen miydin o olmasa da olur gibi görünen

Şimdi yosun gözlerin gözlerimde
Binbir türlü rüzgarla rüzgarlanır
Kim bilir kaç dünyanın denizinden

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

Sana bakıyorum;
seni aldatan bakışlarımla...
aklından seni çıkarıp,
bir başkasına kolayca sevda veren
aklımla.

sana bakıyorum;
"söküp atamam..!" diyen
"sensiz olamam..!" diyen
yüreğimle.

sana söylüyorum;
seni aldatan dudaklarımla...

sana yazıyorum;
sensiz şiirler yazan bu ellerimle.

kahrolası ben!
sana bakıyorum..

utanmadan...
hala seviyorum!
hala seviyorum!

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

Sahi gözlerinin rengi nasıldı?
Denizler affetsin unuttum onu.
Saçın vardı birde siyah mı neydi?
Başaklar affetsin unuttum onu.
Akıl mı kalıyor ihtiyar serde?
Ola ki rastlarım olmadık yerde
Dudakların vardı, yüzünde birde
Kirazlar affetsin unuttum onu.
Ağlama boşuna yaşın silemem
Yollar dersen ırak aşıp gelemem
Yüzünü diyorum, görsem bilemem
Gökte ay affetsin unuttum onu.
Serseri aşığım çekmem sözümü
Çok ettin bağcıya yerken üzümü
Şöyle bir yokladım kendi özümü
Sevdalar affetsin unuttum onu......

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

denize bakıyorum
hırçın
hırçın mı hırçın!
insanlara bakıyorum!
kendi hallerinde,
aşıklara bakıyorum,
başka alemlerde!
ben;
kendi halimde,
acılarımla,baş başa
sevgilimden değil,
valla değil
yalnızlıktan,yıkamadığım
duvarlardan,
öylesine sevgim var ki?
yüreğimin içine
sığmıyor!
bu beni bile eziyor!
sevdiceğim yok oluyor?
0nun sevgisi küçücük,
kendine göre,
var
sevgisi!
o kadar sevmemek lazım,
yüreğini okyanus kadar vermemek lazım,
ama
o lanet olası yüreğine hakim
olamıyorsun,
sevginle alemi almak istiyorsun
sevgilinin ayaklarına sermek
istercesine,
ama,
sevdiğin seni okadar sevemiyor,
seni
kendi dünyasında,
küçücük dünyasın da seviyor seni,
farkında değilim,
ezildiğini,farkında değilim
beni bu kadar kendince sevdiğini
hiç farkında değildim?
bu kadar yok olup gideceğini!
birtanem,
canım,
diyemedim ağız tadıyla,
sarılıp saçını okşayamadım,
gönlümce,
tenini koklayamadım,
yüreğimle,
seni sen
kadar sevmek mi?
yapamam ki!
yüreğimi aldatamam ki?
yalan söyliyemem ki?
"seni seviyorum"
deyince,
bende eziliyorum,
kendi sevgimin altında,
işte
yıkamıyorum,
bu lanet olası duvarları..

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

Seni özlerken öldüm ben!
Bir sabah cesedimi buldular
Bir elimde resmin,
Bir elimde mektupların..
Yapayalnız ağlarken gömdüler beni.
Sana aşık vuruldum ben!
Bir akşam hasretinle yolumu kesip yalnızlığın,
Kurşuna dizdiler acımadan,
Paramparça ettiler her yerimi ama,
Yine de seni benden alamadılar.
Seni yaşarken tükendim ben!
Sana olan açlığım ve sevgim yedi beni,
Açkurtlar misali.
Şimdi ne seni ne beni yaşıyorum
Kimse bilmedi bilmiyor ölüm nedenimi.
Dağlar bile Dize geldi duyunca sana hasretimi
Ve birgün belki süzülürsün içeri usulca diye
Her zaman açık tuttum
Hep kapalı olan yüreğimi

KoJiRo 10-28-2007 12:15 PM

Bu Gece Ağlayacağım...

Birazdan akşam olacak bitanem
Yalnızlık aç kurtlar misali
Üstüme çullanacak.
Ben çaresizlik içinde
Sana teslim olacağım
Kör sağır *******e tutsak
Sana mahkum yaşayacağım
Özlemin devleşecek içimde
Yüreğim titreyecek
Ellerim soğuyacak sensizlikten
Dudaklarımdan, şarkımız dökülecek
Yarım yamalak, bir kez daha
Seni sensiz yaşayacağım...
Bu gece ağlayacağım sevgilim
Hangi saatte bilinmez
Kendimi bir kenara çekip sorgulayacağım.
Ne yapmak istiyorsun, böyle nereye gidiyorsun deyip,
Biraz da çatacağım.
Hatırladıkça seni
Sevdan kokacak evimin her yanı.
Sensizliğin çaresizliği çökecek
Kan gibi yüreğime
Kahredecek yokluğun beni milyon kere...
Bu gece ağlayacağım sevgilim
Sen de benimle ağlayacaksın
Uzaklarda bir yerlerde
Biliyorum, biliyorum ki
Yüreğin yüreğime değecek.
Aynaya baktığımda
Hep ben yerine sen olacaksın.
Adını bile bilmediğim bu duygular için
Sen de, sen de benimle ağlayacaksın...

KoJiRo 10-28-2007 12:16 PM

Sözlerimi gözlerinde tükettim
kimi anlamdı neleri çekip çıkardığım
belki de boş bir çığlığın sesi.
Kirpiklerinin pırıltısındaydı yakarışım.
O gece gözyaşınla sessizce,
sözlerim damla damla aktığında
yanaklarına;
dizinin dibinde uykuda
düşlerimin kan teriyle çalkalanmışım.
Faydası yok iç çekmelerin,
ne gözlerde ne de sözlerde
boşuna aramak;
nağmesi tükenmiş bir şarkıda
kalan son izimizi.
Tılsımı bozulmuş bir aşktan
bil ki kavuran kızıl alevler! ..
Yakmakta ikimizi.
Her ağlamanda sözlerimi
işte uğruna can koyduğum
gözlerinde tükettim...

KoJiRo 10-28-2007 12:16 PM

Ben bir ikindi vakti..
Unutulmuş yağmurları gizleyen gözlerinin
Zehrine ve belasına sığındım.
Uçurumları bekleyen sürgün kuşlar uçurdum sana
Yasaklanan bir efsaneydi ruhum
Ve ben, senin gözlerinde yüzlerce kez ruhumu unuttum.
Ben bir güz vakti..
Eksik bir tarihten kaçan ellerinin
Serseriliğine ve kalmasına sığındım.
Aşkı besleyen güller bıraktım sana
Gökyüzünden çalınmış bir güneşti ruh
Ve ben ,senin ellerinde yüzlerce kez ruhumu acıttım
Ben bir gece vakti..
Yorgun bir ömürden ,vurulmuş yüreğinin
Kanamasına ve çığlığına sığındım.
Dünyayı değiştiren çocuklar verdim sana
Çiçekleri solmuş viran bir bahçeydi ruhum


Ve ben!!
Senin yüreğinde yüzlerce kez ruhumu öldürdüm!

KoJiRo 10-28-2007 12:16 PM

Yine camdayım
Buğulu camdan dışarı bakıp
Seni düşlemek çok hoşuma gidiyor
Sen yoksun yanımda artık
Ama ben hayalinleyim
Belki sen de beni düşünüyorsun şu anda
Ama ne sen benden haberdar ne de ben senden…
Yine camdayım
O sessiz sokaklarda ikimizi düşlüyorum
Böyle düşünmek
Senin hayalini kurmak
Çok ama çok hoşuma gidiyor
Ama keşke hayalinle değil seninle olabilsem
Bazen o ilk buluşmamız aklıma geliyor
Sonra gülüyorum kendi kendime
Ne kadar utangaç ve mutluyduk
Bide son buluşmamız aklıma geliyor
İkimizde çok mutsuzduk
Ben yerdeki taşları sayıyordum
Kim bilir belki sen de taşlarla uğraşıyordun
Gözlerine bakmaya çekiniyordum
Oysa ikimizde birbirimizi seviyorduk
Nende böle oldu ki…
Şimdi özlemenin ne demek olduğunu daha iyi anlıyorum
Şimdi sensizliğin ne demek olduğunu daha iyi anlıyorum
Artık bu acıya bu özleme dayanamıyorum
Seni istiyorum yanımda
Gözlerinin derinliklerinde kendimi görebilmek
Ellerinle ısınabilmek istiyorum
Kısacası SENİ SEVİYORUM ve ÖZLÜYORUM…

KoJiRo 10-28-2007 12:16 PM

Bir başka seviyorum seni,
Gündüzün geceyi sevdiği,
Balıkların denizi,ayrılığın kavuşmayı,
Bulutların yağmurları sevdiği gibi,
Sonra dalında yaprakları ağaçların,
Sonbaharı beklediği gibi,
Bambaşka seviyorum seni,
Şairin şiiri,
Hasretin yüreği özlediği gibi,
Bir başka seviyorum seni,
Çiçeklerin fotosentezi,
Dağların rüzgar'ı beklediği gibi,
Bambaşka bekliyorum seni,
Uykunun yatağı,
Sabahın uyanmayı öğrettiği,
Kitabın okunmayı,
Kalemin yazmayı bildiği gibi,
Bir başka seviyorum seni,
Bambaşka yaşıyorum bilemezsin,
Yüreğimi benden çalan,
Delicesine kapıldığım yüreğini.....

KoJiRo 10-28-2007 12:16 PM

Bir Mayıs aKsamı..
Beni benDen aLan Bir CevaPLa
Daha Cok Sevdim..
AvatarDaki Gibi keLebek oLdum
SevginLe uctum..
Kondum Sana..
Sevgim heP uZerinde SeninLe..
KeLebek KuLakLarında heP Sana FısıLdıyor
DinLe baK..
"Seni Seviyorum"
Diyor..

KoJiRo 10-28-2007 12:16 PM

Aşk aşk olduğunda,
Ve beni düşünmediğini düşündüğüm her zamanda,
Yokluğuna yazılırım sevgilim,
Yokluğuna gölge ekleyen bu şehrin,
Yüzüme kapanan duvarlarına...

Ve kışortasında,
Aşk aşksa eğer bilirim,
Yaşatmaz beni yüreğin,
Başka bir yüzün aynasında...

KoJiRo 10-28-2007 01:28 PM

bitme! bak, içtim, yürüdüm,kederlendim
denize girdim, üşüdüm, sana geldim

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme

bitme! bak, koştum, savruldum, hep örselendim
cigara ziftlendim ille de seni sevdim
uzaklarda öyle çok kederlendim

günler bitmeden bitme
bitmeden hasret gitme

bu yangın *******, bu intihar
gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
bu dolunay gecenin göğsünü yarar
benim göğsümde de sana geniş bir yer var

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme…

KoJiRo 10-28-2007 01:28 PM

SEN YOKSUN..

sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harika bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım

ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kolkola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden

fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular

deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun

KoJiRo 10-28-2007 01:28 PM

Rüzgarda ve ateşlere, hasretinde yaktım da,
Bir seni yakamadım beni yaktığın gibi.
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni.
Sense, sense araya korkular koydun, yasaklar koydun,
Bitmez tükenmez engeller koydun.
Şimdi, şimdi neredesin diye sakın sorma,
Sen çağırdın da ben gelmedim mi.

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara, bu kasvetli akşamlara darılmazdım.
Sen varken bakıp içlenmezdim
Tren istasyonlarına, otobüs duraklarına.
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım,
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından.
Gidenlere küsmezdim, kalanlara acımazdım.
Sen varken, sen varken böyle üşümezdim, titremezdim.
Masumdum çocuklar gibi, böyle delirmezdim, kükretmezdim.
Hele ölmeyi, hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana,
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı ?

Biliyorsun bütün acılarına yeşil ışık yaktım olmadı,
Bütün korkularına arka çıktım olmadı,
Dağlara merdiven dayadım olmadı,
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı,
Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı.
Benden artık pes.
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes.

Nasılsa, nasılsa gidiyoruz biliyorum git,
Ama ardında ağlayan bir çift göz,
Paramparça bir yürek,
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan,
Çek silahını daya sırtıma.
Titrersem namerdim.
Sen vurdun da ben ölmedim mi,
Sen vurdun da ben ölmedim mi.

KoJiRo 10-28-2007 01:28 PM

Geride kalmakmış zor olan
giden otobüsün soguk camına başını yaslayıp göz yaşlarını akıtmak degil
Gidenin ardından aglayarak el sallamakmış zor olan ..
Zor olan gelecegin getirecegi kaygılarla sıkışan bir yüregi taşımak degilmiş,
gögüs kafesinin altında
Hasretin ateşiyle yanan bir yüregi gözyaşlarının vuslat masalıyla avutmaya çalışmakmış Zor olan..
Gittigin yerin en tenha postanesinden üç beş satırlık iyi haber namesi atmak degilmiş zor olan...
Zor olan her sabah pencerenin önünde postacının gelişine kurmakmış saatleri
Başını alıp kendini alıp anılarını valize koyup mavilere gitmek degilmiş zor olan
Zor olan herşeye ragmen , yaşama ragmen inadına kalmakmış...Gitmemekmiş..
Ben kolayı secmişim bu güne kadar
Şimdi ise en zoru yaşıyorum
SENi SEViYOR VE BEKLiYORUM.......

KoJiRo 10-28-2007 01:28 PM

Bir deniz kenarında batıp giden güneşe hüzünle bakıp, kuru bir gözyaşıyla seni hatırlamaktır özleminin tanımı. Her dalganın kıyıya çarpışı, herhangi bir martının rutin bir kanat çırpışı getiriyorsa aklıma seni, seni özlemişimdir. Bakıyorum da seni özlemediğim bir anı da hiç özlememişim. İnsanların yirmi dört saat yaşayıp da benim yıllarca yaşadığım günlerin hiç birinden pişmanlık duymamışım. Burnumda tütüyorsun demekten hiç bıkmamışım. Senden yirmi, otuz km'e uzak bir yerdeyim. senin bilmediğin bir bankta içime çektiğim dumanı özleminle çıkarttığımı da bilmeni istemezdim.

Güneşin el sallayarak uzaklaştığı anlara denk getiriyorum sahil yürüyüsumu her zaman aynı bankta tamamlıyorum. Sensizce seni düşünmek zor değil. Bir simitçi geçer yanımdan, bir falcı oturur yanıma, küçük bir çocuk annesinin kucağında, bir çift yürek birbirinin kolunda. Seni hatırlamadığım an yok hayatımda. Senden tamamen ilgisiz bir kitabın arasında bir hayaller albümü buluyorsa bu yüreğim özlemin doruğunda olduğumu kim inkar edebilir ki...

Aslında bende seni özlemenin bambaşka bir raconu var. Hasretinin gönlümde açtığı yaraların kurşun yarasından farksız olduğunu ve acısına ancak benim gibi bir şehir eşkiyasının katlanabileceğini ama benim bundan değişik bir zevk aldığımı senden başka kaç kişi anlar. Gece yürüyüşlerimin yaralarıma iyi geldiğine hangi terapisti inandırabilirim. Sessizce çırpınışım, seni özleyişim, her dinlediğim şarkıda seni bir kez daha keşfedişlerim ve gece yürüyüşlerimin zevkini hasretinle takas edişim...

Ah ben seni ne çok seviyorum.

Hayat denilen süreç hep bir şeylerin özlemi ile, hasreti ile geçiyor. İnsan yüreği özlemeden duramaz mı? Yoksa özlemeden durmamalı mı? Hep bir şeylerden uzak, hep birilerinin varlığından mahrum.

İnsan gönlü o kadar geniş ki hep özleyecek ve özlemler son ana kadar devam edecek. Belki de hayata anlam katan bu sessiz özleyişlerdir, hayatta kalma çabamıza enerji veren bu buruk hasretliklerdir. İnsan yüreği ne kadar garip değil mi?


Ben yine özledim.
Kimi mi?
Sevdiklerimi...

KoJiRo 10-28-2007 01:29 PM

Beni bu sevdanın ortasında, deli yağmurların altında bir başıma bırakıp gittiğin zamanlar seni hiç durdurmadım... Yoluna çıkıp hiç, gitme, demedim sana... Beni bırakma, diye yalvarmadım... Her gidişinin ardından sessizliğe gömülüp, seni sonsuza kadar kaybettiğimi düşündüm hep... Bir gün geri gelebileceğine hiç inanmadım...Bu yüzden mucizeydi her dönüşün ve bu yüzden her defasında sana daha sıkı sarıldım...
Yıllar geçti aramızdan... Ayrılıklarla sırılsıklam, kavuşmalarla yıldızlı...Şimdi yanımdasın... Ama biliyorum, gideceksin yine... Rüzgar adını çağırıyor... Bu şehrin üzerini yine kara bulutlar sarıyor... Biliyorum, yine deli yağmurlar yağacak üzerime... Yine gizlenecek martılar saçakların altına... Yıldızlar kaybolacak... Biliyorum gideceksin ve ben yine kaybedeceğim yolumu...

Biliyorum, deniz kenarında martıların peşinde koşan çoçukluğumu düştüğü yerden kimse kaldırmayacak... Gözyaşlarımı silmeyecek o sevgi dolu, kutsal yüreğin... Biliyorum, gölgen bir İstanbul sokağının arnavut kaldırımıüzerinde ansızın gölgemi okşamayacak... Biliyorum, gideceksin... Ama bu kez sana sevdalı güvercinin yaralı yüreği bu gidişi kaldıramayacak...

Belki de bu yüzden hiç yapmadığım bir şeyi yapıyor ve soluk soluğa geçen o yıllar boyunca hiç fark etmediğin bir sırrı ilk kez yüreğine fısıldıyorum: Ben sana çocukluğumdan vurgunum... Artık gitme sevgilim...

KoJiRo 10-28-2007 01:29 PM

Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu
Al damar, mor damar, sah damar sustu
Bahceler put kesildi birer birer
Meyveler salkim sacak tas.
Bir bulut ucardi
Basi bos bedava
Yandi kül oldu.

Hüzün geldi bas köseye kuruldu
Yoruldu yüregim yoruldu.
Agac büyür arkasinda kosamam
Kervan yürür pesi sira düsemem
Yildiz akar ucsam da yetisemem.
Hüzün geldi bas köseye kuruldu.
Yoruldu yüregim yoruldu.

KoJiRo 10-28-2007 01:29 PM

Beni rüzgâra verme
Öfkeli bir deniz gibi
Üstünden atma beni
Yazdığın gibi silme

Yumlama parçalama
Ne yapsam kırılmaz diye
İtme koca dağlardan
Gidip gelip ağlatma

Bu bensiz yapamaz de
İçimin derinlerine sakla
Gösterme kimseye beni
Gönlünde tut bırakma

Kuşlara parçalatma
Çöllere koyup dönme
Gözden çıkarma beni
Tam her şeyimi aydınlatırken
Yeter bu kadar deyip sönme

Bir gidip bir gelip
Çocuk gibi oyalama
Korkutma yıldırma beni
Beni sakın bırakma

KoJiRo 10-28-2007 01:29 PM

Bir gül mahzun durur bahçede
Yaprakları yorgun.
Sen pembe güllerin en pembesi!
Hasta solgun.


Bir gül taze durur bahçede
Yaprakları diri.
Sen beyaz güllerin en beyazı
Sabahlar kadar iri.

Bir gül baygın durur bahçede
Yaprakları serin.
Sen sarı güllerin en sarısı
Yağmur gibisin.

Pembe gül hülyandır açılmış,
Beyaz gül yanakların,
Sarı gül dağınık saçlarındır,
Ve mahzun kalbim ateş gibi
Yanan dudaklarındır.

KoJiRo 10-28-2007 01:29 PM

Ah benim sevdalı başım
Ah benim şair telaşım
Ah benim sarhoşluğum
Ah çılgın yüreğim
Sus artık uslandır beni

Kaç okyanus geçtim böyle
Kaç denizde yitip gittim
Kırılmış direkler yırtık yelkenlerle
Kaç seferden yorgun döndüm

Ah benim yaralı ruhum
Ah benim insan kusurum
Ah benim isyanlarım, ah yalnızlıklarım
Gel artık uslandır beni

Ah benim iyimser yanım
Ah benim aldanışlarım
Ah benim kavgalarım
Ah pişmanlıklarım
Sus artık uslandır beni

KoJiRo 10-28-2007 01:29 PM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

KoJiRo 10-28-2007 01:30 PM

İş işten geçmeden gel de söz dinle,
Sen benim aşkımla başedemezsin.
Ben sarhoş gezerken senin derdinle,
Sen kendi gönlünü hoş edemezsin.

Gül sefa sürse de bülbül çilerken,
Bin pişman olmaz mı rengi solarken,
Ben sana dört mevsim bahar dilerken,
Sen benim yazımı kış edemezsin.

Fırtına biçersin ey rüzgar eken,
Borcunu faizle öder geciken,
Sen benim gezdiğim yolları diken,
Yattığım yatağı taş edemezsin.

Gülersin aşığı yedekte sayıp,
Yetmez mi arından verdiğin kayıp,
Kınalı kekliğim elde var deyip,
Sen beni kafeste kuş edemezsin.

Kapılma hayalin renk akışına,
Ağlarsın gerçeğin can yakışına,
Ben kurban olurken bir bakışına,
O canım gözleri yaş edemezsin.

Aklını başına topla da vazgeç,
Gel beni dinle de vuslata gün seç,
Sen benim elime mecbursun er geç,
Bahtımı mecnuna eş edemezsin...

KoJiRo 10-28-2007 01:30 PM

ÇOK sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca
Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün
Masal şehirlerini geçerken hızla

ÇOK sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Ürpertili, sımsıcak tenini ......
Salmak serin sulara gövdemi
Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın

ÇOK sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek..
Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi
Yağmurdan ve yalnızlıktan ürpererek

ÇOK sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi Hırçın ve ele geçmezce atılgan
Uysal ve usulcacık benim olan şeyi...

ÇOK sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Ve hep seveceğim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada
Pırıl Pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde
Değişmez ve değişken olanı sonsuzca...

KoJiRo 10-28-2007 01:30 PM

Dün gece herkes uyurken ,
Bir ben bir yıldızlar nöbetteydiler
Yıldızlar dünyayı bekledi, çocuğunu bekleyen anneler gibi
Bense yüreğimin ateşini
Düş değildi gördüklerim
Elleri kınalı Anadolu kadınlarının ,
Ve Yalınayak, başıkabak çocukların
Türküleri vardı dilimde.
Dün gece aşk masallarının engüzel satırları dolaştı
Bazen Ferhat, bazen Aslı, bazen Romeo, bazen Leylaydım
Juliet ve Mecnun'u kıskandım
Düş değildi gördüklerim,
Sessizliğin ve gecenin birbirine ne kadar yakıştığını gördüm,
Gecenin ve uyuyan insanların nefes alışlarını
Bir de aşkı dinledim, en güzel tenor'un sesinden.
Seslerin sensizlikte uçuşları gibi , uyanıkken gördüğüm düşlerin ateşinin
Aşka ve sevdaya ve eli kınalı kadınların türkülerine ve Leyla’ya
Ne kadar yakıştığını gördüm
Dün gece aşkı gördüm
Uyurken herkes dün gece
Nöbetteydik yıldızlar bir de ben
Yavrusunu bekleyen anneler gibi, dünyayı beklediler yıldızlar
Bense .........

KoJiRo 10-28-2007 01:31 PM

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi tas yürek var ki, benim kadar ağlasın?


Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kus gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgâr şarki söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede demlenip, hangi masaları dağıtsam?

Bende bu sersem basımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi sekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur, mu be! . Olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Ask dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mi?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mi? Satılır mi?

Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadiler o saf kalbini cezp etti?

Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahlûklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser simdi benim biriken hincimi?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artik zapt eder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?

Bu Nasıl ayrılık? ...

KoJiRo 10-28-2007 01:31 PM

Ne Olacak Halim

Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım...
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,
Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi
Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala,
Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim,
Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler.
En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
Şimdi düşlediklerimin neresindesin...
Dedim ya.
Bu ikimizin hikayesi...
Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı,
Bizi buluşturan kaldırımları,
İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
Ben unutmadım diye
Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri
Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği
Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri,
Ne Olacak Halim...
Çabuk mu büyüdük dersin
Biliyorum..
NE Olacak Halim...
Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir.
Neleri bırakmış olacağım birde,
Ne aşkları
Ne başlangıçları
Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
Biliyormusun...
Tek sorum var kendimle şimdi

Ahhh
Ne Olacak Şimdi Halim....

Sensizlige mahkum olmuşken ...

KoJiRo 10-28-2007 01:31 PM

beni arama bulamazsın
yorulma boşuna
sen mutlu ol
ben nerde olsa ağlarım

rüzgarı esmez
güneşi doğmaz yerlerde
yıldızı parlamaz
mehtabı kararmaz
beyaz *******de
ben nerde olsa ağlarım

dayanmaz yüreğim hıçkırıklarda
dayanmaz bu son haykırışlara
dayanamaz ağlamana
geberir giderim senin uğruna

muslata bir kala ölmek
zor gelir insana
cesaret ister seni sevmek
seni sensiz yaşayabilmek

zaten acı değil mi hasret değil mi
seni sevmek
sana duyurmadan ağlayabilmek
ve diyebilmek
sen git ben nerde olsa AĞLARIM..

KoJiRo 10-28-2007 01:31 PM

Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır…
Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır….

Arkadaş senin ağladığını görmez
Dostunun omuzu ise senin gözyaşlarınla ıslanır

Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir..
Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için geç gider

Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur
Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için.

Arkadaş bir kavgadan sonra herşeyin bittiğini düşünür.
Dost ise tekrar arar

Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister
Dost ise her zaman senin arkandadır.

Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir.
Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder.

Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar
Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır

Arkadaş sizi ikinci görmek ister
Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar

Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır.
Dost sıkıntınız olduğunda size koşar.

Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız
Dostlarınız size huzur vermeye çalışır

Arkadaş bu mesajı okur ve siler
Dost okur ve dostlarına yollar

Hayatınızdaki gerçek dostları bulabilmeniz dileğiyle

KoJiRo 10-28-2007 10:42 PM

birazdan bir tren kalkacak bu istasyondan
büyük umutlarımı alıp ***ürecek uzaklara
ne gülüşlerim kalacak nede sevinçlerim
zaten hep yarım yaşadım hep bir şeylerden yoksun
sen de gittikten sonra ben diye bir şey kalmayacak

dur son bir defa doya doya seyredeyim seni
şöyle sıkıca sarılayım hissedeyim seni
bu son görüşmemiz olacak biliyorum
seni alıp uzaklara ***ürecek buna ayrılık diyorlar
sen de gittikten sonra ben diye bir şey kalmayacak

gözlerin ne kadar güzelmiş farketmemişim
zaten sende neleri farkettim ki
gideceğini bile kara tren geldikten sonra anladım
hata sende değil bende biliyorum ama
sen de gittikten sonra ben diye bir şey kalmayacak

KoJiRo 10-28-2007 10:42 PM

istersen Deniz Ol Masmavi Saran
İstersen Özünde Öyküler Gömülü Bir Dağ
İstersen Bulut Ol Yagmur Ol
Damla, Damla
Sağnak, Sağnak Yağ
Ay Ol...
İçime Doğ Mutsuz *******ime
Karanlık Ol Başka Şey Görmesin Gözüm
Güne$ Ol, Yıldız Ol Işı
Ne Olursan Kabulüm
Rüzgar Bile Olabilirsin Tatlı, sert
Gördüğüm, Duyduğum, Sevdiğim
Yalnız Sen,
Yalnız Sen....


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:47 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.