www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Mazlum Zengin (https://www.cakal.net/showthread.php?t=135345)

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Meşe ağacı

Ben bir meşe ağacıyım bilmem kaç asırlık
Anadolu’nun orta yerinde
Toprağım bol köküm derinde
Ben bir meşe ağacıyım bir yerde bir vadide.

Tohumumu rüzgar getirmiş kuzeyden
Toprağa karışmışım
Daha sonra yağmur ve güneşin iş birliğiyle
Yeşermiş kök salmışım toprağa.

Önce filiz,sonra dal,ağaç oldum
Dallarımda kuşlar barınıp şarkılar söylediler
Gölgemde koyunlar eğleşti çobanlar kaval çaldılar
Ben bir meşe ağacıyım köküm toprakta başım güneşte.

Gün geldi vahşiler, barbarlar kestiler dallarımı
Gövdeme kurşun sıktılar
Ve ateşe verdiler
Ben bir meşe ağacıydım bilmem kaç asırlık.

Benim dalım bedenimde köküm toprakta
Kurşun işlemedi bana
Yanmadım yakamadılar
Hala bir meşe ağacıyım orada o dağda.

Toprağı kucaklamışım sıkı-sıkı
Ben ne kasırgalar ne boranlar gördüm kardeş
İçiniz rahat olsun güçleri yetmez bana
Şimdi milyonlarca meşe ağacıyız dağda ovada bahçede.

Ben hala bir meşe ağacıyım parkta
Çocuklar salıncak kurmuşlar dalımda
Kuşlarla sohbet ediyorum başım güneşte
Hala palamutların toprağa karışıyor.

Ama gün gelecek güneş doğacak
Kestikleri dal mavzer
Palamutlarım bomba olup üzerlerine çevrilecek
Hesap verecekler yaptıklarına yapacaklarına
Ben bir meşe ağacıyım yıkılmam toprağı kucaklamışım.

01.04.1999

(‘ŞİİR HARMANI’ ından

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Modern eşkıyalar

Bugün Irak’talarsa
Herkes böyle susarsa
Yarın Türkiye’deler
Modern eşkıyalar

Binlerce Vietnamlıyı
Yok etti eşkıyalar
Körelmiş duyguları
Modern eşkıyalar

Hiroşima’ya atomlar
Bombalar,napalmlar
Toprağında kim bunlar
Modern eşkıyalar

Hakaretler diz boyu
Taş attıkları kör kuyu
İnsanlıkları arpa boyu
Modern eşkıyalar

Tecavüzler göklere
Ak kandır körpelere
Zenginlikler ceplere
Modern eşkıyalar.

28.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Muhammed Ali'nin yolu

Muhammet Ali’nin yolundan gitmek
Elinden, Belinden, Dilinden geçer
Dost meclisinde muhabbet etmek
İnsanı kamil’in gönlünden geçer.

Kırkların Cem’inde semah dönünce
Bir üzümden kırk can bade içince
Yetmiş canla bir orduya girince
Kerbela toprağın kanından geçer.

Gönül incitme ki incinmeyesin
Kulların sözüne gücenmeyesin
Kerbela’ da düştü Şah’ım Hüseyin
Mervan’a yezid’e lanetten geçer.

Gökte turna yerde canlar semaha
Selam olsun cennetteki ol Şah’a
Şefaat’ın ya Muhammet Mustafa
Mazlum’un dilinden telinden geçer.

23.02.2006

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Nar gibi

Saçları bir günbatımı
Yakar geçer har gibi
Yanakları kıpkırmızı
Damlar eline nar gibi.

Yüzü bir öğle güneşi
Harlanmış ateş gibi
Yanar yüreğim kar ister
Ağustos’ta Ağrı’daki kar gibi.

Gözleri bir berrak pınar
İçemezsin ışıltıdan
Yakar gözleri gözlerimi
Uzuna ayarlı far gibi.

Kirpikleri kirpi dikeni
Deler geçer ok gibi
Bakınca kalbini görürsün
Gözündeki zar gibi.

07.07.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Nazına kurban

Ülkemin toprağı haz gelir bana
Sevgine, saygına, hazına kurban
Sevdalı yüreğe naz gelir bana
Bahara, kışına, yazına kurban

Bir uçtan bir uca bulunmaz eşin
Bir yanda kış olur bir yan güneşin
Sinede, yürekte, yanar ateşin
Ezgine, türküne, sazına kurban

Reyhan’ına nergis, kokar kekiği
Turna, turaç, bülbül, öter kekliği
Halısına ilmek, ilmek mekiği
Alıcısı şahin, bazına kurban

Çiftçisine selam, çobana selam
Öküzüne selam, sabana selam
Yazısına selam, ormana selam
Gözleri sürmeli, kuzuna kurban

Elleri kınalı gelinler kızlar
Gurbette sılada yürekler sızlar
Ay’ı Güneş’iyle başka yıldızlar
Ördeğe sunaya, kazına kurban

Yedi bölge gölü, dağı taşına
Elindeki kına gözde yaşına
Elâ göz üstünde yayca kaşına
Cilvesine eda, nazına kurban

Mazlum’un sevgisi başta ülkesi
Yüreği yufkadır sever herkesi
Ata’sını sevmek onun ilkesi
Meşesi peliti, mazına kurban

13.12.2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Ne gördün ki?

Sen daha ne gördün ki?
Sadece göz yaşlarımı
Dertlerim gece çıkar ortaya
Sen daha ne gördün ki?

Sen daha ne gördün ki?
Mahpusta
Yedi koldan inen kilit gibi
Gece iner dertlerim yüreğime
Sen daha ne gördün ki?

Sen daha ne gördün ki?
Yüreğimdeki yangınları
Ve içimdeki okyanusları
Yaraya tuz basar gibi acım
Sen daha ne gördün ki?

02.08.2005

(‘ŞİİR HARMANI’ ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Ne oldu sana?

Eskiden yürekli korkusuz candın
Şimdi gözler yerde ne oldu sana
Yerinde duramaz bir deli kan,dın
Sende bir yılgınlık ne oldu sana?

Nerde olumsuzluk sen oradaydın
Yumruklar sıkılı halaylardaydın
Önce söz verip te sonrada caydın
Sende alınganlık ne oldu sana?

Kır kalemlerinin zincirlerini
Yürü dolu dizgin görsünler seni
Var git Ummanlara çevir yelkeni
Sende unutkanlık ne oldu sana?

Irak harabedir görmez misin sen
Filistin nişanda bilmez misin sen
Ağlayanın gözün silmez misin sen
Sende bir sultanlık ne oldu sana?

Ormanlar kapkara yürek yangında
Asırlık ağaçlar su duasında
Elde kalem ağlar yazmaz kağıda
Sende bir düşmanlık ne oldu sana?

Türkü barlarını mesken tutmuşsun
Devrim türkülerin meze yapmışsın
Eğlencene birkaç tekel katmışsın
Mazlum yaralanmış ne oldu sana?

25.08.2006

www.mazlumzengin.com

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Nehir gibi

Bir şair dostum var ki,
Haksızlığın karşısında,
Mantığın ve aklın yanında.
Bir bakışları var ki,
Zalime, gözdağı verir gibi.

Bir kalemi, bir dili var ki,
Güzeli, güzellikleri yazar.
Yazarken kalemi ak kâğıda,
Güller dökülür ellerinden
Zalime, dili zehir gibi.

Bir yüreği, kalbi var ki,
Halkı için atan.
Yürüdüğü yol güller içinde,
Gözyaşları Mazlum için
Zalime. azgın Nehir gibi.

23.04.2006

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:22 PM

Nişangah,taki göz

Nişangâhta bir göz
Kabzada bir el
Tetikte, gerilmiş bir parmak
Birazdan,
Kurşun havayı ısıracak.

Yüzü duvara dönük
Gözleri bağlı
Bir çocuğun böğründe
Karanfiller açacak

Ve ülkemin damarlarından
Kanlar akacak derelerce.
Ve birazdan
Parmak tetiği çekecek
Kurşun yağlı namluyu silecek
Ve titrek
Bir yüreğe girecek

29.08.2005

(`ŞİİR HARMANI`ından)

Mazlum Zengin

GooD aNd EvıL 10-08-2008 05:23 PM

Nurhak’ta Sinan

Yakınlarda arama beni
Arama çok uzaktayım
Dört bir yanım kuşatılmış
Her yanım cehennem tuzaktayım
Sinan’ım ben Sinan, Nurhak’tayım.

Bir kavga göster bana
Sığmıyor yüreğim sineme
Girmiyor başım şapkama
Ser verdim, sır vermedim ben
İbo’yum ben Diyarbekir’de hücremdeyim.

Pusudayım, bir el at bana
Bir ağıldayım, bir kömde
Yürek yaralı akar kanım derelerce
Milyon milyon doğarım ben
Ali Haydar’ım ben Dersim’deyim.

Sıcak bir yürek göster bana
Dondu ayaklarım çekerekteyim
Zemheride yolum Güneş’e doğru
Şah’a giden Pir Sultan toprağı burası
Deniz’im ben Gemerek’teyim.

Bir haber uçur bana
Güvercin kanadıyla, yüreğinden beriyim
Sarılmış her yanım kurbanım sana
Çoban kavalıyla bir nefes ver bana
Mahir’im ben Kızıldere’deyim.

Yüreklerde sevgi göster bana
İşkenceye, acılara umut serenim
Ey cellat iyi bak, bir daha bak bana
Gönüllere deste deste gül derenim
On yedi yaşında darağacındaki Erdal Eren’im.

Bir rüzgâr göster bana
Savursun ölü toprağını üzerinizden
Türkü soluyan şairler göster bana
Doğsun Güneş yüreğinizden
Halk,ım ben kavgada yanınızdayım.

27.05.2006

Mazlum Zengin


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:33 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.