![]() |
Tam da bu noktada başlıyor yalnızlık…
Tek kişilik sabahlara uyandığında, Hele ki günlerden Pazar Geceden de demli isen hüzzama Tam da bu noktada başlıyor yalnızlık… Alabildiğine uzuyor güneş, soğuk mu soğuk. Zaman eylül sarısı da, gün karanlık. Leş kokusunda düşleri deviren şişeler Kimi çarpık, kimi kırık. Tam da bu noktada başlıyor yalnızlık. Şarkılar çekilmiş, şiirler suskun Bir benim sanırdım sevdaya sancılı. Sevda dokuz doğumda, aşk kısır. Alabildiğine kalabalık acılarım, ağır mı ağır Sen yanımda karabasan, ben yanım sana salık Çalıp gitmiş takvimdeki dünler çoktan bizi Kimi yırtık, kimi yanık. Hiçbir şey yetmez insanoğluna Dertlerden başka! Senli ya da sensiz…aşk var da… Bu noktada başlıyor yalnızlık. Tam da düşümde düşmüşken koynuna Şubat on dörtmüş…sevmek günü Ben her gün seni seviyorum Bu nasıl iş! Günlerden Pazar olması bahane Aslında her güne yalnızlığım. İşte saçma bir şiir daha dizdim geceye Gene isyan dilimde katlı kaldı Kadere lanetliği yüklemem… Amma….sen anlarsın beni. Her insan yalnızdır derken Bilmezsin ne kadar KALABALIĞIM olursun bir anda. Arzu AltınçiçekTam da bu noktada başlıyor yalnızlık… Tek kişilik sabahlara uyandığında, Hele ki günlerden Pazar Geceden de demli isen hüzzama Tam da bu noktada başlıyor yalnızlık… Alabildiğine uzuyor güneş, soğuk mu soğuk. Zaman eylül sarısı da, gün karanlık. Leş kokusunda düşleri deviren şişeler Kimi çarpık, kimi kırık. Tam da bu noktada başlıyor yalnızlık. Şarkılar çekilmiş, şiirler suskun Bir benim sanırdım sevdaya sancılı. Sevda dokuz doğumda, aşk kısır. Alabildiğine kalabalık acılarım, ağır mı ağır Sen yanımda karabasan, ben yanım sana salık Çalıp gitmiş takvimdeki dünler çoktan bizi Kimi yırtık, kimi yanık. Hiçbir şey yetmez insanoğluna Dertlerden başka! Senli ya da sensiz…aşk var da… Bu noktada başlıyor yalnızlık. Tam da düşümde düşmüşken koynuna Şubat on dörtmüş…sevmek günü Ben her gün seni seviyorum Bu nasıl iş! Günlerden Pazar olması bahane Aslında her güne yalnızlığım. İşte saçma bir şiir daha dizdim geceye Gene isyan dilimde katlı kaldı Kadere lanetliği yüklemem… Amma….sen anlarsın beni. Her insan yalnızdır derken Bilmezsin ne kadar KALABALIĞIM olursun bir anda. Arzu Altınçiçek |
Biliyorsun
Saldırgandı yalnızlık Göz yaşlarım düşerken avucuma Tuz-buz dağıldığında Usulca ağlıyordu şiirler bir köşede Şahitdi saatin tik takları İlmek ilmek düğümlenen nefesimde Terkedilişin o gür suskunluğuna Şehir girdabında tüketilmiş kırılganlıklar Ne ağlayışlar duyuluyor yıldızların fısıltısında Ne de gülen bir yüz bakıyor Güneşin yalnız gölgesinden Bir boşluk var gücüyle sarıyor çıplaklığımı Tenimde acı kaplı Soğuk terimdeyse çekilen gözlerin Yüzündeki beni düşündüm şimdi Yüreğime kondurduğum kara bir nokta Teninin beyazını düşündüm Defterimden kopardığım sayfada Nefessiz kaldım Uykusuz gözlerime zımbalanan bir kaç resim şimdi yaşananlar Soğuk ve sahipsiz Sokağın köşesinde Teslim oluyor karanlığa siyah bir sokak kedisi Sarhoş yarasalar yalpalıyor Eylülde düşen yaprakların sesiyle Küçük bir kadın Anason kokusunda düzeltiyor saçlarını Aynanın yıpranmış ışıltısında Yutkunurken hüznünü ‘Kara gözlüm’ düşüyor dudaklarına ve küçülürken kadın gölgesi büyüyor duvarımda Kırmızı bir mumun titrek alevinde Kanıyor gülüşü Yarım kalıyor şarkısı Benimse sadece boğazıma saplanıyor Zamansız suskunluğuna Ağlayamayışımın kör bıçağı ‘Az biraz dur yaaa! ’ derdin ya Duruyorum Kağıdımda yarım kalan şiirlerimle Susuyorum Kucağımda resimlerinle Biriktiriyorum özlemini Gerisini zaten BİLİYORSUN! .....ss. Arzu Altınçiçek |
Bilmediğinde
Duymasan da sesimi Rüzgarım işler saçlarına Nakış nakış özlemimi Dokunamasam da Güneşim serilir sabahına Sevdamı saklayan Öpemesem de Bir şarkı yapışır dudaklarına Aşkımı anlatan Bilmesen de Yanar içli içli bu gönül Senin için ve sen hiç bir şeyi bilmeden Saçlarını tararsın güne başlarken Mırıldanırsın sabahları Bir boşluk düşer yüreğine Bilinmeyeni ararsın İşte o zaman Yüzüne basan al Kulağında yankı Göğsünde ki baskı İçinde ki boşluk BENİM. Arzu Altınçiçek |
Bilmedim
Ben avucundaki yağmur damlası Sen dudağımdaki yıldız Bir ben ağlar sanırdım kendimi Bir de bulutlar Bilmedim Yağmurların gözünden geldiğini.. Arzu Altınçiçek |
Bilmiyorsun
Biliyorum, Ben uykumla sarmaş dolaşken Sen kendini arayacaksın mısralarımda Gözlerin düşecek dizelere Aşkı mı ulacaksın? Sevdana gözkırpan yıldızlarda Sen asla bilmeyeceksin yangınımı Sesim düşmeden kulağına Şarkıları söyleyecek kuşlar Sevda şarkılarını... Bahçende açan limon çiçeğinin Kokusunu bilmediğim gibi Hasretimle kavurduğum Sabah güneşinin Sıcaklığını benden aldığını bilmeyeceksin. Çok aşka dair kıtalarda Başka gözler, Başka tenler, Başka eller olsa da ..Herkesin bilmediği gibi Sende bilmeyeceksin Kimin için kalemimi ağlattığımı. Arzu Altınçiçek |
Bir'e bin
Bir kalemde kırılır da hayat Bin satırda yazılmaz yalnızlığın sancısı Bir dudaktan çıkar da ses Bin yürekten çıkmaz hasret çığlığı Bir bakışta kalır da ilk an Bin bakışta bulunmaz heyecanı Bir elde tutulur da sevgi Bin kolla sarılmaz aşk yarası. Bir nefeste verilir de can Bin nefeste unutulmaz can yarısı Arzu Altınçiçek |
Bir Anda
Duygum ay'ın iki yüzü gibi.. Bir tarafı korkar güneşten süt beyazı Diğer tarafı heybetli Yıldızlardan büyük edası.. Neşem de hüznümde içimdeki ben gibi Kah çocuktur elinde misketleri Kah silah gibidir kalemi Sevinç te anlıktır hüzünde Yaşam ve ölüm gibi herşey BİR ANDA Arzu Altınçiçek |
Sevişiyordu
I Deniz en çıplak halinde, düşlerim de... Aya açılan yengeçler suya saldı kendini Kırılırken karanlık, şehir hala uykuda. Aynası geceye yaslı balıkçıya Yıldıza bulanmış balıklar misafir. Haylazca makaya takılan güneşin Kızıl maskesini yırttı ördekler. II Uzak koyda kürekleri düştü yadigar kayığın Nasırlı ayakları suya daldı / su ayaz Güneşe döndü kayık / adam kayığa Sırtı güneşte, yaşlı balıkçıya Koynunu açtı mavi saçlı yosma Kaypakça öpüşleri kaldı kıyıda Yeşil sürmesini çekti tepeler. III Bulutlar arasında esnedi dağlar... Nefesi sıyırdı dudaklarımı Usulca sevişti kürekle deniz Tuzu gözümde saklı... IV Deniz en çıplak halinde Aya açılan yengeçler suya saldı kendini Usulca sevişti kürekle deniz Kırılırken karanlık, şehir hala uykuda. Nefesi sıyırdı dudaklarımı Aynası geceye yaslı balıkçıya Bulutlar arasında esnedi dağlar... Yıldıza bulanmış balıklar misafir. Yeşil sürmesini çekti tepeler. Haylazca makaya takılmış güneşin Kaypakça öpüşleri kaldı kıyıda Kızıl maskesini yırttı ördekler. Koynunu açtı mavi saçlı yosma Uzak koyda kürekleri düştü yadigar kayığın Nasırlı ayakları suya daldı / su ayaz Güneşe döndü kayık / adam kayığa V Bu zamansız yağmurda Penceremde yıkandı şehir Göremediğim balıkçı köyünde Uyandı gözlerim. __________ Cinsiyeti yok mavi saçlarının herkese sarılıyor ve herkese ellettiriyor kendini ulu orta sevişiyor ihtiraslı adı m a v i m... soyadı deniz. Düşten öte değil hiçbir şey Arzu AltınçiçekSevişiyordu I Deniz en çıplak halinde, düşlerim de... Aya açılan yengeçler suya saldı kendini Kırılırken karanlık, şehir hala uykuda. Aynası geceye yaslı balıkçıya Yıldıza bulanmış balıklar misafir. Haylazca makaya takılan güneşin Kızıl maskesini yırttı ördekler. II Uzak koyda kürekleri düştü yadigar kayığın Nasırlı ayakları suya daldı / su ayaz Güneşe döndü kayık / adam kayığa Sırtı güneşte, yaşlı balıkçıya Koynunu açtı mavi saçlı yosma Kaypakça öpüşleri kaldı kıyıda Yeşil sürmesini çekti tepeler. III Bulutlar arasında esnedi dağlar... Nefesi sıyırdı dudaklarımı Usulca sevişti kürekle deniz Tuzu gözümde saklı... IV Deniz en çıplak halinde Aya açılan yengeçler suya saldı kendini Usulca sevişti kürekle deniz Kırılırken karanlık, şehir hala uykuda. Nefesi sıyırdı dudaklarımı Aynası geceye yaslı balıkçıya Bulutlar arasında esnedi dağlar... Yıldıza bulanmış balıklar misafir. Yeşil sürmesini çekti tepeler. Haylazca makaya takılmış güneşin Kaypakça öpüşleri kaldı kıyıda Kızıl maskesini yırttı ördekler. Koynunu açtı mavi saçlı yosma Uzak koyda kürekleri düştü yadigar kayığın Nasırlı ayakları suya daldı / su ayaz Güneşe döndü kayık / adam kayığa V Bu zamansız yağmurda Penceremde yıkandı şehir Göremediğim balıkçı köyünde Uyandı gözlerim. __________ Cinsiyeti yok mavi saçlarının herkese sarılıyor ve herkese ellettiriyor kendini ulu orta sevişiyor ihtiraslı adı m a v i m... soyadı deniz. Düşten öte değil hiçbir şey Arzu Altınçiçek |
Bir andı
Bir andı... Dilimin ucunda İdamı bekleyen Vedamın ipten dönmesi Dört elle sarılmaksa Ki dört elim yok Tüm gücümle Ya da Tüm gücüyle Yakaladım tekrar Hayatı Sesinden çözülen Pamuk ipliğiyle Bir andı... Sağır eden Sessizliğin Irzına geçişi Sağır sultanmış duyan Tanıdığım sultan da yok Sağır da Tüm sesiyle Uyandırdı Ya da Var gücüyle Döndürdü ölümden Tenime düşen Fısıltısıyla Bir andı... Yaşamla ölüm arasındaki Çizgiyi çekti ayaklarımdan Bana hayat Ona ölüm kaldı... Arzu Altınçiçek |
Sevişmek mi!
Susuz ve sessiz sevişiyorlar! Bedenini olduğu gibi teslim etmiş Bedeni ki kırmızı! Düşünür; Alıp götürse beni gittiği yere İstediği her an Dokunsa. Ne kimse duyar, Ne anlar ağladığını. Eğilir sevdasından Yükü ağır. Çiy serinliğinde Arınır karanlıktan. Çıplak kalır kırmızı, Bir de öpüşler kalır. Giden gitmiştir. O yine boynu bükük, -Bekleyeceğim, der Umutsuz sesle ve bekler Rüzgar her geldiğinde, Bedenini serer gül. Gül düşlerde, Rüzgar keyifte. Bilmez ki Hovarda rüzgar Her gülde sevişte! Arzu Altınçiçek |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:58 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.