![]() |
Senden ayrılalı kaç yıl oldu,
kaç asır geçti, kaç yaz, kaç kış, kaç gün, kaç ay..? Saymadım; Sen giderken ardında bir dağbaşı yalnızlığı bıraktın bana. Bir çöl ıssızlığı, yokluğun kimsesizliğim oldu, yokluğun kederim, söyle şimdi ben nereye giderim… Yağmurlar bu şehre kızgın artık, yağmıyor sokaklara… Şimdi kar içinde bedenim, buza döndü dünya... Sen gittin kar yağıyor bu kente! Gökyüzü yere dökülüyor sanki, bembeyaz bir gülücükle, nazla... Bir eski hikaye geziniyor sokakları gözlerimin içinde... İnsanlar farkında değil, bilmiyorlar bu hikâyeyi… Hani hayallerimiz vardı geleceğe dair, mutluluk dolu. Rüzgarlar savurdu, ulaşamayacağımız yüksek dağlara yağdı. Öylede olsa hala koynumda mavi mavi hayaller taşıyorum sana dair... Sen gideli yüreğim yangın, gözlerim buğuludur benim... Kar yağıyor bu şehire, üşüyorum!... Ve sen yoksun! Kar yağıyor!... Giderken ardından son bir çığlığımı ekleyebilmiştim sadece... Giderken "beni de al" diye bağırabilmiştim sadece... Ama nafile duymamıştın... Yıllarca hayalinle yaşadım bu kahrolası yerde, hayalinle avundum senden uzaklarda, bir tatlı sözüne, bir tebessümüne hasret kaldım…. Sen bir serap gibi yıllardır içimin çöllerinde; yaklaştıkça uzaklaştın, uzaklaştıkça yaklaştın... Bilki hayalin bile serinliktir kavrulan ruhuma, üşüyen yüreğime sıcaklıktır Gel ey sevgi meleğim, cangülüm, bir bahar sabahı toprağıma can olmak için gel!... Damarlarıma kan olmak için gel!... Hasretlik boyu uzayan raylarda gönlünün sıcaklığına muhtacım. Bilki, kaynağı sendedir mutluluğumun, çaresi sendedir yüreğimin. Uzaklığın çekilmiyor, uzaklığın işkenceNe zaman seni düşünsem şiirler dökülüyor kar gibi kaldırımlara, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Uzak dağbaşlarının serin seherlerinde gökyüzünü süsleyen gözlerini aradım kaç kez. Seni ararken ırmaklara döktüm derdimi, rüzgârlara döktüm. Bin 'âh'la iniledi dağlar, bin 'âh'la aktı pınarlar, 'âh'ımdan kan damladı gül yapraklarından, yaralı bülbüller figan etti,Özlemin bir bulut gibi sardı beni, bir yağmur gibi üstüme yağdı her gece. Damlalar yüreğime vurdukça, seni sevmek her gün biraz daha büyüdü içimde. Gel ey gül-i rana; gel ey cangülüm, ayakların kanasa da dikenlerden, binbir pusu kurulsada yollara, prangalar vurulsada ayaklarına, kırıp zincirleri gel. Gelmezsen yok olurum, tükenirim. Gelmezsen bil ki, ölüme savurur beni hayat… ******* boyu hayalinin peşinden koşarken şaşırdım yolumu... Bir uçuruma düştüm, canım yandı, kanadı her yerim... Gel ki, uzak dağyollarında küçük bir su olup, sevda pınarı gönlüne akayım Ürkek ceylanlar gibi sokulayım yanına. Gel koru beni zamanın zulmünden, merhametinin gölgesine Kucakla beni şefkatinle, yüreğime bıraktığın o kutsal ışık için, aşk için kucakla Her gece ismini anarım gecenin en ıssız saatlerinde. Korkuyorum senden uzaklarda sensiz, yüreğim sensiz dağbaşı ıssızlığı, yüreğim sensiz en karanlık gece... Sana doğru kayıyor gönlümün bütün yıldızları, sana doğru akıyor gönlümün ırmakları Uykusuzum her gece böyle, yorgunum sensiz. Hani diyorum bir gece hasretini yüklenerek çıkıp gelsen, ısınsa üşüyen duygularım. Sonra başımı koysam dizlerine kapansa kirpiklerim; bir daha hiç uyanmasam; Ey öksüzlere yüreğinden merhamet pınarları akıtan sevgili! Gel tut ellerimi, beni sensiz bırakma. Rüzgarlara yükledim özlemimi her gece sevgimi yolladım sana. Yalnızlığımda nice dilek ipleri bağladım ulu ağaçlara, ikimiz için. Belki dönersin ve yeşerir tüm hayallerimiz yeniden, diye... Gel, adını ;Can Gülü; koyduğum can;ımın gülü... Gel, zamansız da olsa, kimseciklere görünmeden, bir gölge gibi, sır gibi, rüya gibi, rüzgar gibi, meltem gibi... Gel... Gitme bir daha; |
Sana doğrultuyorum yönümü, yüreğimi;
Saçlarımı okşayan rüzgarlara, dipteki acılara, çığ düşmüş yollara; Sensiz kalmayı kaldırmıyor yüreğim kar yüreklim, ölümüne özlüyorum seni. Hasretin yaktığı günlerle geçip gidiyor ömrüm. Seninle bir sokak başında buluşmak, sarılmak, saçlarının kokusundan öpmek, sarılmak, doyasıya kucaklamak istiyorum; Ama sevgim ihanetlere yazılıyor, yetmiyor gücüm, yeniğim, çaresizim, acizim. ; Suya düşüyor anılar, ıslanıyor duygu tellerim, düzen tutmuyo |
Sorum Hep Cevapsiz...kavgam Hep Tek Tarafli...suçlu Hep Ben...savaŞan
Hep Ben...galİp..bİlemİyorum...? Nedenİ Yok Aslinda Hesabimin...ama İçİm El Vermİyor ŞerefsİzlİĞİ GÖrmemezlİkten Gelmeye... |
binmediğim hiç bir otobüs beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu
şehirde,gittikçe azalıyor hayat..neyi erken yaşadıysam hep ona geç kalıyorum sana göçüyorum her sonbahar yolların çıkmıyor sevgime unttuğum yağmurların adı aklımda seni içimden terk ediyorum...susmaktan yoruldum kuşlar ve şarkılar bu şehrin terkedebeli efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum..tam sancağımdan yaralıyorum kendimi,anlını yüreğime dayadığın güne bakıp seni içimden terk ediyorum..ne unutucak ka |
Hatırlıyorsun değilmi, herşey bir selamla başlamıştı
utanıpta gözlerimizi kaçırışımızı hatta gizli kaçamak bakışlarımızı oysa ne kadar çok ortak yönümüz varmış aynı şarkıları dinler aynı yemekleri sever aynı şeyleri yaparmışız tuttuğumuz takım dahi aynıymış fener'im yenilince aynı acıyı yaşarmışız ahh be, neye yanıyorum biliyormusun biz ayrı iki bedende bir ruh taşırken nasıl olduda bunca yıl bir ruhu tek bedende buluşturamadık. nasıl olduda bunca yıl bu iki bedeni bi |
canım sevgılım
yıl oldu senı kaybedelı agır agır gelıyor gunler yıllar gecıyor bosuna senın yoklugunla umıtsızım artık hayattan umutdum yok asktan yazıyorum hep senı kavusturmuyor ıkımızı genclık cagım gecıyor fıdan ıken agac oluyor asırlık cınar gıbı yapayanlızım senın hasretınle curuyorum mutlu sonlar varken askta neden acılar bızı sectı kara toparaklarmı kıskandı seven kalbımız hıctı o kadar acıyı bır anda bıctı kader ayırdı sevgımızı ölum kavusturacak ıkımızı |
firari bir hüznün girdabında yitirdim özenti sevinçleri..
bilki çağlayan bütün nehirler benim gözlerimdir,benim yüreğimdir,ağlayan bütün denizler,içtiğim bütün pınarlarda seni susarım..seni sorarım geçtiğim bütün yollarda düştüğüm her uçuruma bi tutam çiçek bırakır gibi,bi tutam kar bi demet gözyaşı bıraktım senin için.. sen....sen yinede gelmedin...bilmedin...silmedin yar... bir gün gülünce gökyüzü ve üşümesi geçince kaşlbimin,bütün hasretleri yükleyip rüzgarın kanatlarına yüreğimde taşıdığ |
sen benim karanlığımdaki
tek aydınlığımdın şimdi karanlıklardayım niye mi? sen yoksun ışığım yok,güneşim yok,hiçbir seyim yok... adım bile yok sanki yaşamaya mecbur biriyim sadece kuşlar bile terk etti bu şehri sen gidince izmirin eskı kokusu yok artık... yakamozu bile seyretmedim bahçemdeki çiçeklerrde açmadı bir daha oysa ben onlara her gün su verdim ama açmadılar işte bana aldığın saat hala kolumda seninle yaşıyorum zamanın ben sen olmasanda olmayacak duamış bizimki |
yine sensizlik soğuk bir kış gecesi gibi
çöktü omzuma bu akşam ellerim titriyor usulca konuşacak halim yok kalem anlatıyor bu akşam sana derdimi ev karanlık tüm ışıkları yaksamda kalbimi aydınlatmaya yetmiyor saatin tik tak sesleri beni öyle yorduki... dakikalardır aynı ses tik tak,tik tak yoruldum ama saatin sesleri değil aslında beni yoran seni özlemekten yoruldum aşkım bu şehir sensiz öyle yabancıki bana ah şimdi yanımda olsan yanımda olsanda sarılsam sana ama benden öylesine |
neden bu kadar hüzünlüsün diye soruyorlar
bana aşkım neden bu kadar sinirli ve acayipmişim, bilmiyorlarki sen yoksun, bilmiyorlarki ben sensiz bir hiçim... bugün martılara ekmek attım, hepsi öyle özlem doluydu ki tıpkı benim seni özlediğim gibi sonra balık tutan yaşlı bir amcayı seyrettim, yanına yaklaştım usulca torunu için tutuyormuş balıkları, sende ne çok severdin balık tutmayı.... hatta dalga geçerdim seninle benden çok balıklara sevdalısın diye, ikimizin şarkısı çalıyor g |
Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın Güneşi bir kadeh şarap gibi içip Delicesine sarhoş olmak En güzel tarafı imkansızlığın |
Ansızın kayboldun köşe başında
Zamansız bir deprem koptu bağrımda Kendimi kaybettim işte o anda İnan ki dünyayı yıkasım geldi! Ardına bakmadan gittin o gidiş Kalbimi koparıp atasım geldi Bu veda gerçek mi inanamadım Başımı taşlara vurasım geldi! |
sıkıntıdan patlamak üzereyim..dışarda hafiften çişeliyen
yağmur....dışarı çıkmak biraz sahil havası almak lazım..bir taraftan rüzgar esecek bir taraftan sigaranın dumanını çekeceksin içine...sonra başını kaldırıp gökyüzüne bakıcaksın yıldızlara nasıl dans ettiklerini göreceksin..için kıpır kpır olacak ve sonra gözlerinden akan yaşlar çiseleyen yağmura eşlik edecek...bugün hayatının rotasını yani yönünü çizeceksin,iki yüzlü insanlara kanmayacaksın...ama nerde... |
geceydi seni bana taşıyan...sen geceye yakındın,bende sana..ağır aksak
işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan sıyrılıp geldin,hoşgeldin..korkularınla,çocukluğunla,sırlar ınla sadece gözlerine derin bakabileceği acılarınla geldin,iyki geldin..bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı..nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim..soramadığım sorularım...hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunma |
kimin yüzüne baksam aynı ikiyüzlülüğü görüyordum,bu beni yıldırıyordu
anlıyormusun..?bir hayal kırıklığı daha aşkla olan bütün bağlarımı koparacaktı,bu yüzden korkuyordum sana yakın olmaya..kimse beni üzmemeliydi artık..kimse yüreğimin tellerini inciltip gitmemeliydi..bende herkes gibi biriyim..gün olur,hayata düşer hiç beklemediğin bir anda çıkıp gidebilirm hayatından..uzak durdum,duygularıma gem vurdum..yarım kalan aşkların yüzünden bıraktığı o acı izlere bir tane daha eklenmemesi için..bunun |
çılgın olma durumudur..gülerken bir yandan,için için ağlamaktır..
gelmeyecek birini gözleriye kapıya dikip *******i beklemektir.. aşk hiç var olmayan sevgiliye yazılmış şiirdir.. son noktasıda asla konulmayacktır... aşk..kendin olmaktır... kendini bilmektir... aşka düşmüşsen bir kez,bir sen önemlisindir...birde sevgili.... dünyada var olan herşeyin hükmü silinir aşığın gözünde... insanca bir duygudur aşk..insanın varlığına anlam katar.. yaşamın amacıdır kimisi için.. aşk olmadan yaşanm |
Benim küçük gecemde
rüzgar ağaçların yaprağına son kez süre tanıyor Benim küçük gecemde viran olmanın korkusu var kulak ver karanlığın esintisini duyuyor musun? ben garipçe şu talihime bakıyorum, ümitsizliğe alıştım kulak ver aranlığın esintisini duyuyor musun? gecede, şu an bir şey geçiyor ay kızıl ve karmaşık ve her an düşme korkusu yaşanan bu damda bulutlar yaslı kalabalıklar gibi sanki yağmurun yağacağı anı bekliyor bir tek an ondan sonra hiç bu pencerenin arkas |
Daha kaç ******* böyle sessiz, böyle sensiz yaşayacağım? Bilmiyor
musun ki ey yar, beni ne çok mahvediyor uzaklığın, ne çok bölüyor kalbimi kalbin... Bir gece daha başlıyor... Önümde upuzun yaşayacağım bir gecem, bir karanlığım daha var. Saatlere, saniyelere gireceğin; damarımdaki kanıma kadar işleyeceğin bir gecem daha başlıyor... Bir gecem, bir sevdam daha başlıyor ama yazık ki gözyaşları ma giren olmayacaksın yinede. |
bir kuğunun boynuna dokunurken
yol bir yere gitmez içerde düz saçlara uğrar ayak üstü bir akşamüstü her plansız ürperişin sonu hüsran ve hüsran çok sanat müziği bir kelimedir yol bir yere gitmez o bir durma biçimidir yol yoluyla gidebilir yare yoldan çıkabilir apansız ve ömür bitebilir yoldan önce ama yol bir yere gitmez o bir durma biçimidir yaşamak hızlı bir ölme biçimidir düşünce ışıktan yavaşsa erken gidilmelidir gerdan sözcüğüne bir kuyumcuda da |
bu çemberin sonu uçurum
kendimden geçeli ben ben olmayalı çok oldu çember daraldıkça sonu varılmaz oldu nokta olunca çember düşecek bu zavallı kul |
GİT...
O ılık akşamlardan süzdüğüm acıların dergahına gömüp yüzümü, hiçbir sabah getirmeyecek seni susacağım, gözlerinin değdiği heryere git.. Bir yalnızlık ne zaman üşür bilirmisin sen? Bütün dönüşlerini topla ve öyle git!!!... |
Gozlerinden , ellerime yansiyan cocuklugun geldi aklima.
Ve beni sen kilan ne varsa. Mutlu oldugun an korkmadigini anladigin zamandi, Yangin yangin tutusurken yuregim yanardaglari kavurdugunu gordum yureginde. Ve ellerim, yokluga anlam veriyordu kalemim. Gozlerinde sonbahar damlardi hep ve ben seni umarsizligim icinde en hircin dalgaya surukledim. Simdi tabakamdaki son sarimlik cigara ile cekiyorum icime hasreti Ve sen hâla karanliklarimda acan mavi gunessin. |
Bucak bucak heyecanlarla
dirhem dirhem yankiyorsun yuregimde... Her solugunda yeni bir tad her tadinda yeni bir soluk. Bilirim yabancisin bu kentin riyakâr cehresine. Ama sen de bilirsin ki ; kardelen karda biter.. Colun susuzlugunda dikenlerine aldirmadan kaktus sevebilirsin. Bilirim , fikrin eskiya kokar. Gorurum tenin savas kokar. Duyarim sesin ask kokar. Ama sen de bilirsin ki ; yitigiz bu sevdâda herbirimiz... |
Yitik bir mavinin eseriydin sen.
Ufuktaki denizin dalgalarina karismis olan. Tok bir sesin fikrimde depremlere yol alan. Hatirladigim son sey ne biliyor musun ; " Hâla yagmurla birlikte agliyorum " hâla murekkebi yaliyorum dilimle divitimin ucundan. hala sana mavi sayfalar uzerinde kirmizi renkli siirler yaziyorum. hala sana adadigim sozlerimde senin ismini aniyorum. Narcicekli bahcemde hâla bir kaktus var. hâla maviye baktigimda mavi ile birlikte seni goruyorum. |
Bir gün tutar bir caneriği çiçeğini sunar bahara.
Bür tutam serinlik, bir yürekte buğulanan sıcaklık . Ve konar gözlere bir öpücük gibi kuşların sevinci bahar. Okşar bir annenin parmakları gibi usulca saçlarımızı seher yeli. Bir tutam gün ışığı dolar içimize, bir tutam sevinç çığlığı. Ne zaman bahar gelse sevinci yaşar kırlar, Dağlı çocuklar umudu kucaklar bir yanımızda; Bir yanımız da kuşlar, çiçekler, kelebekler sevinci yaşar. Aydınlık gelir dört bir tarafa, gürül gür |
Trenler gelip geçiyor
usumun uzayan raylarında lanetli ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime yıllar kalbimin sızısında gam dilimin yakarışında ürperiyor yapraklar. usul usul yağmurlarda gözlerim ellerim fırtınalarda kopmuş dal dillerim lal bitkinim.. ve yurtsuz yaralıyım bakışlarımda yavrusu vurulmuş bir ceylan inliyor melanet yağmurları iniyor üzerime suların buz kestiği yerdeyim rüzgarın acı kestiği yerde yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor. dalları tutuşmuş bir ormanda sevgilime |
Yine hüznün dibinde vurgun yemiş gibi yüreğim,
Gözlerimde yaş kalbimde ayrılığın verdiği acı Uzayıp giden yollar misali sonsuzluğa uzanan hasretim, Elimi uzattığımda tutamadığım ellerim , kokusunu içime çekemediğim tenin, Siyah gözlerinin içinde gördüğüm gerçeğim! |
ıkı senedır bunalımdayım
neler yaptıgımın farkında dıyılım hep yuzum guldu gozlerımın yası yuregıme aktı sen sardın kollarınla benı ayakta tutan sen varsın sen benım herseyımsın tum yasam kaynagım olcaksın lutfen lutfen yuzume kara cıkarma bu benım yasantımın on dakıkasıydı kollarınla benı sardıgında gozlerımın ıcıne baktıgında yuzum saclarına gomuldugunde yasantımın en uzun on dakıkasıydı sonunda erdım muradıma bacaklarım kesılmesıccesıne cokuverdım dızlerın onune gozumde ya |
Ellerine hasret ellerim,
Yapayalnız... Yüreğine hasret yüreğim, çaresiz... Gözlerine hasret gözlerim, Üzgün... Sesine hasret günlerim, Bomboş... Sevgine hasret benliğim, Sana hasret... Gül Ulupınar |
anlaycaksın yasadıkca
tanıyacaksın sen benı askımı sevgımı bır selamdan basladı tanısmamız yasadıkca anlayacaksın bır merhabadan donusen askımızı gozlerın dıyıl yuregın gorecek benı yuregıne akacagım kan gıbı yasam kaynagın olucam can gıbı ıste anlayacaksın yasadıkca goreceksın askımı sevgımı |
elbet kavusacagız
ya cennette yada cehendemde yarım kalan askımızı yasayacagız ask bızım adımız yanlızlık sarsada ruhumuzda cayır cayır yansakda cehendemde vazgecmıyecem senın askından gozumun onunde sevıstıgım dakıkalar senınle gecırdıgım gunlerı yanarım elbet kavusacagız bırgun beklerım mahserı sana sarılacagım o gune ozluyor kalbım senı elımde bır tutam sacın kokluyorum yatmadan once senı getırıyorum gozlerımın onune ıste her gece dokuyorum gozyaslarımı yasamak neye yarar |
ben aynaya her batığımda seni görüyorum
Rüzğarla birlikte sana koşuyorum Artık sen yoksunya Tek tesellim mısralarım. Seni çiziyorum hayallerime Yüreğimdeki acı benzersiz Sana göz yaşı döküyorum sayısız. Artık sen yoksun ya Tek tesellim şiirlerim Gözlerinle hatırlıyorum seni Şimdi sen yoksun ya papatya yapraklarına soruyorum SENİ. Şimdi sen yoksun ya tek tesellim UMUDUM. Sayısız yıldızlar var gök yüzünde,sayısız renkler yer yüzünde |
Yöneldim bakıyoruım toprağa
Otlara bakıyorum,böceklere bakıyorum. Beyaz beyaz çiçek açmış dallara bakıyorum Sen bahar toprağı gibisin sevgilim. Sana bakıyorum, Sırt üstü uzandım görüyorum gökyüzünü Ağacın dallarını görüyorum. Uçan leylekleri görüyorum. Sen bahar mevsiminde gökyüzü gibisin. Seni görüyorum. Gece burada ateş yaktım ,ateşe dokunuyorum. Suya dokunuyorum. Güneşe dokunuyorum. Sen yıldızlar altında Mavi suların sahile vurduğu sıcak Kumlar üzerinde yakılmış ateş gibisin. |
.........
sövebilir kovabilir sarılabilir gülebilirdide ---yapmadı--- (zaten yapsa ölürdüm) ---bilmedi--- anlayabilirdi ---anladıda--- koca bir dalga gibi kıyısına vurdum sonra ayaklarına dolanmak istedim ---duymadı--- ---bilirdim--- kötü değildi hep kötüymüş gibi yapardı ama değildi göğsünün altında bıkmadan türküler söyleyen bi yüreği vardı kendini ve kendisini ---unutturdu--- Oysa ben unutmazdım Kendi yüregine kendi |
Ağıt yakılan diyarlarda sana hasret büyütür yüreğim.
Asmışım kendimi bembeyaz bir bulutun sessizliğine. Gökyüzü *******ime hançerli sevdiğim. Nasılda özlerim seni bir bilsen,nasılda ağlamak gelir şimdi içimden.... Yüzümü suskunlukla yıkadığım bir zamandı yüreğimi pusuya düşüren yalnızlık. Bir mermi vızıltısı gibi gün biterdi, başlamadan tükenip giderdi aşk’a zamansızlık. Yağmurlu bir sabahın ağırlığında kurgu teorilerine saplanan masum uyanışlar kaplardı havayı. |
Ben sadece sevmeyi istedim belki de sevilmeyi.
Anlatamadım Şimdi burada oturmuş gidişinin hesaplarını yapıyorum. Her yer dağınık benim gibi. Belkide güzle düşen yapraklar gibi. Öylece kurumuş yere düşmüşüm Birileri üstüme basmasın diye rüzgara yalvarıyorum ve oradan oraya sürükleniyorum. Sensiz yolumu bulamıyorum. işte Konuşamıyorum diye yazmışım defterime saat gidişini gösteriyor. Senden sonra ortalığı toparladım ben bana eşlik etmedi. |
Neredesin GÜZEL GÖZLÜM Ben şimdi uzak şehirlerin Tahtsız prensesi
Deniz kokusu duyuyorum bir akşam üstü Kuşlar her mevsim göçebe Bir o kadar kimsesiz nöbetlerim Neredesin BİRTANEM Seni yaşıyorum uzak diyarlarda Yaptıklarımla söylediklerim hep sana Seni düşündükçe saçmalıyorum Neredesin SEVDİĞİM imzaları atılmış mektuplar Okunmaz olmuş artık Yetmiyor binlerce resmin olsa da Gülüşünü istiyorum içimi ısıtan Herşeyimi unutturan Bu yakamozlar beni aldatıyor Gölgen vuruyor he |
Giderek daha az
Unutur gibi seviyorum Azala azala Aramızdaki uzaklığın karanlığında ******* kısalıp,gündüzler uzuyor böyle olunca Daha az seviyorum seni Kendini iyileştiren bir yara gibi Daha az Ve zamanla Sen geceyi tutuyorsun,ben nöbetini Uzak dağ kışlalarında Görmüyoruz birbirimizi Usul usul sis iniyor Kopmuş yollara Işığı hafif,uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gec |
Unutmak zor geldi,
Dusunmemeye calistim... Her gun, bugun yepyeni bir gun dedim kendi kendime... Ama her gece, Bugunumunde dunden farkli olmadigini anladim... Yeni insanlar tanidim, Seni unutturacagini sandigim ortamlara daldim... Her defasinda seni icimden sildigimi sandim... Yanildim, Hep yanildim.... Yalnizligima sarildim, O da kabul etmedi beni... Sana... Sevdana... Ve Yalnizligima KiRiLDiM... |
bir gün bir köşede sessiz sedasız;
hıçkıra hıçkıra ağlayacağım. şu lanet kaderime isyanlar edip, tanrı'ya son defa yalvaracağım. güzel gözlerin gelecek aklıma, solup gideceğim en güzel çağımda.. seslenip beni çağırdığında, boş sokaklara haykırdığında, artık burada olmayacağım! |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:42 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.