www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Adult eski arşiv (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=376)
-   -   Mehmet Akif Tiryaki (https://www.cakal.net/showthread.php?t=132500)

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:43 AM

Bana Onu Bağla

Bana onu bağla kızım,
o kim be
tekrar hiddetle;
''-Bana onu bağla''
-Kimi? Dedim.
''-Hala soruyor. Dedim ya.''
''Bana onu bağla.''
Eyvah! ! ! ! !
Bu adam gitti
mi?
Yoksa ben mi gittim dedim.
Ve
tekrar azarı yedim.
''-Bana onu bağla kızım hadi.''
-O kim be? İsmi yok mu?
Demek geldi içimden,
diyemedim.
İki dakika geçti,
''-Bana onu bağla.'' Diye tekrar söyledi.
Haydi eyvallah.
-Bu iş buraya kadarmış. Dedim
ve
kapıyı çektim, gittim.
Artık bilmiyorum...
Onu;
Ona kim bağladı?

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:43 AM

Banka Kartı

Ya Allah'ın ipine sarılacaksınız,
Ya banka kartına asılacaksınız,
Ya kurtuluşa erecek,
Ya da kendinizi asacaksınız.
Gazanız mübarek olsun
Birinci tercihiniz için duacıyız.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:43 AM

Bankacılık Trajedisi

Para alıp, para satanlar ağlıyor,
Kazanamıyoruz diye dert yanıyor,
Bir yandan da göz göre göre
Yüklü kârlar açıklanıyor.
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu
Buna güler, sağcısı, solcusu,
Bankacılar toplumun en büyük sorusu
Avukatlar onların savunucusu
Para çok en iyi avukat gelsin,
Bankalar onlara para versin.
Halk devamlı şu şarkıyı söylesin;
Zalimin zulmü varsa,
Sevenin Allah'ı var.
Sözleşmelerin arkasındaki karınca yazıları
Akla zarar.
Bu sözleşmeler sizi her yönden bağlar.
En iyisi Allah'ın kitabına sığınmak,
Bunların kitaplarını çöpe atmak.
Yatağınızda rahat rahat uyumak.
Tercih size kalmış, görevimiz uyarmak,
Bildiklerimizi şiirle halka duyurmak
Kanayan yaraya bir merhem olmak.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:43 AM

Banliyö

Aylardan şubat, mevsim kış
İnsanlar miğferlerini kuşanmış
Bindiğim tren tıkış tıkış
Yaşlıca yapılı bir adam içerde bayılmış
Pencere açıldı, kolonyalı mendil bulundu,
Derken son durak tren durdu
Vapura yetişmek için insanlar koşuştu
Sarı lacivert şemsiyeli bir bey makiniste seslendi,
Vagonda hasta bir adam uzanmış yatıyor dedi.
İnsanlar işine koşuyordu hayat bu,
İşe geç kalmak çalışanın en büyük sorunu.
Vapura en son şemsiyeli bey bindi,
Hasta adam vapur iskelesine getirildi.
Vapur kalktı, Karaköy seferi başladı,
Hayat devam etti, insanlar yavaşladı
Esnafta bıkkınlık var, patronlar işinden bezdi,
İşe başlama saatlerini on yaptılar,
Eskiden yedibuçukta açılırdı han içinde dükkanlar,
Neşeyle yapılırdı beraber kahvaltılar.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:43 AM

Banyo Keyfi Ya Da Sıcak Duş

Sağ elinin baş parmağı (bombaya dokunan parmak)
Kırmızı kor olmuş parlıyor,
Cehennemin en son katında;
Yahudi askerler yanıyor.

Gayya kuyusunda
Gözler mor patlıcan
Fırıl fırıl dönüyor,
Burunlarından ateşler fışkırıyor.
Kızıl Okyanus'da kulaç atıyor,
Leş et kokusu ortalıkta.
Sesler mi?
'-Onu hiç sorma...'

Yahudi askerler cayır cayır yanıyor,
Gayya kuyusunda,
Sağ elinin işaret parmağı (Tetiğe dokunan parmak)
Kırmızı kor olmuş parlıyor,
Kavuniçi kulaklarından
Piton yılanları fırlıyor.

Çığlıkların vakumlandığı derin kuyulardan
Boğuk sesler;
Anlamsız sözler
Çığlıklar yayılıyor
Onların kalpleri ağlıyor.
Ciğerleri yok,
Dilleri suskun ve alev alev.
Ruhları ağlıyor

Gözler mosmor,
Göz bebekleri misket misket.
Durmadan patlıyor.
Gayya kuyusunda İsrail askerleri
Yanmak ne kelime;
Kömürleşip, tekrar ateşle yıkanıyor.

Ağaçların, kayaların, taşların
Dile gelip,
'-Arkamda yahudi asker saklanıyor'
Dediği günler sanırım geliyor...

On yaşında müslüman bir erkek çocuk
Onsekiz yaşında delikanlı olmuş,
Cennetin en güzel bahçesinde kuran okuyor.
Global uyum tecelli etmiş,
Taşlar yerine oturuyor,
Muhteşem bir manzara
Allahu Ekber
Zaman; Her zaman işini biliyor.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:43 AM

Başbakanımızın Bakanı

Tasavvuf sahibi,
İmam hatip mezunu
Tesettürlü hanımı ve kız çocukları (yurt dışında okudu)
Başbakanımızın bakanı (Hanımı tesettürlü)
Ziraat bankamızın faiz gelirleri arttı dedi
Hem de devlet tahvilinden değil,
Vatandaştan alınan faiz gelirinden
Olduğunu söyledi.
Benim gücüme gitti
Benim senin oylarıyla onlar buraya geldi
Elhamdülillah, Allaha şükür falan diyemedi
Diyemez çünkü Allah faizi Müslüman’a
Yasakladı, haram etti.
Çok kişi tanıyorum tarlasını sattı,
Bankaya gübre faizi, traktörün faizini ödedi
Devletin gelirine haram karıştı
Karışıyor, karışacak
Bakanımız diğer özel bankalara
Bunu örnek gösterdi
Onlar kolalı beyaz gömlekleri,
Sinekkaydı tıraşları ve
Çeşit çeşit kravatları ile kime örnekti
Yabancı dili ana dili gibi söktüler
İçkili sofralarda güldüler, eğlendiler
Otel otel toplantılar gezdiler
İçleri kan ağladı biliyorum
Ama çaresizlik kader utansın
İktidar kim? Ne? Ki o bunları yasaklasın
İktidar sensin
Türbanı hani çözecektin?
'-Biz türbanı çözeceğiz demedik! ' derseniz;
Buna gülerim,
Yetim malını yiyenler iflah olmasın
Garip gurabayı ezenler
Baş köşede yerini alamasın
Kafiri münafığa vurdursun Allah
Bizi aradan çıkartsın
Bizi Kuran’ın şerefine layık
Bir toplum yapsın.
En önemli duamız ve tercihimiz
Sahtekarlar tükenmez de
Hiç olmazsa azalsın.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:43 AM

Başka Yok

Sevda uçsuz bucaksız,
Gölgeler uzun.
Gelirim diyorsun,
Nerdesin, gelmiyorsun.
Aynalardan gözlüyorum yolunu
Bekliyorum oralardan çıkıvermeni,
Ruhumu şenlendirmeni.
Unuttuğum anlar oluyor,
Aynalara rastladığımda
Hatırlıyorum gene seni.
Hatırlarmısın bilmemki beni,
Boyum uzuyor,
Yüzüm değişiyor,
Elbiselerim iyi gelmiyor.
Aynalar donuk, seni çıkartmıyor içinden
Ben, benimle beraberim
Sen yoksun.
Sana seslendiğim sözü kimseye diyemiyorum
Başka yok.
Keder çok, ızdırap çok.
Aynalara bakıyorum sen yoksun,
Hayallerim aynalarda buluşuyor,
Seninle bir an dolaşıyor.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:44 AM

Başkan Öldü

Bu gün Ege’nin demokratik kentinde
çok önemli bir gösteri vardı;
Yarım ay şeklindeki amfi tiyatroda.
Yaralı başkanı çıkarttı iki asker ortaya.
Daha sonra Porenox çıktı atıyla.
Kılıcını çekti,

Tahtta Knidos kralı, kraliçe ve kralın adamları,
seyrettiler aldatmacayı;
Demeter uzaktan seyretti müsabakayı.

Porenox başkanı yordu, yordu,
son darbeyi indiriyordu,
kral elini kaldırdı, dur dedi.

Onu kılıçsız öldürmesini emretti.
Kırmızı ikindi güneşi Kos adasında tahtına oturdu,
dakikalar durdu,
son darbeyi Porenox vurdu.

Sinsice planlanan oldu,
Başkan öldü.

Porenox beyaz atı ile yarım daire şeklindeki
amfi tiyatroda,
kırmızı güneş Kos’ta,
kral arkasında.
Demokrasinin son zamanları Knidos’da
turunu attı, halkı selamladı.

Halk onu alkışladı,
aldatıldı.

Kırmızı ikindi güneşi;
Kos Adası’nın arkasına saklandı,
hava karardı.
Halk uğultu ile evlerine gitti.

Terinos evinin yolunu tuttu,
kilisenin çanları sabaha kadar çaldı durdu.
Sabah sahilde martılar vardı,
bir de Terinos.

Elinde bir torba,
kendi aç olsa da
onları doyurdu.
Bir denize, bir de arkasındaki
Afrodit heykeline baktı durdu.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:44 AM

Bekletme Gel

Yalnızım bu akşam,
Seni aklımda kurdum,
Sakız sardunyalarımı suladım,
Beynimin taş pikabına,
Bir plak koydum.

Serin yaz gecesinden yudum yudum içtim,
Doyamadım.
Seni özledim.

Hep böyle yalnız kaldığım *******de
Beyaz kağıtlara
Kalemimle şiir söyledim,

Gel, bekletme emi...
Gel, bekletme.
Beni beyaz kağıtlara bırakıp gitme.
Taş plaktan bana şarkı dinletme.

Sevmiyorsan beni;
Ne olur belli etme.
Usulca gir kalp odama,
Kapısını arkadan yavaşça kilitle.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:44 AM

Bekleyiş

Kim geldi?
Dedi.
Kim geldi?
Beklediği asla gelmedi,
Gelmeyecekti.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:44 AM

Ben Bir Küçük Bebeğim

Dut ağacı ben miyem,
Her gelene selam verirem,
Çek elini belimden,
Ben senin bildiğin kızlardan değilem.

Nice günler arz-ı endam eden
Beyaz karanfilem ben.
Ah kollarını aç gel bana
Arkadaşınım ben.

Ah ben küçük bir bebeğim,
Arabalarda gezerim,
Verin beni belediye otobüsü şoförüne
Her gün onla gezeyim.

Yıllardır çıkmadım gurbet eline
Komşuların düştüm diline,
Sarılırım bilgisayarımın klavyesine,
Bayılırım wavların, midilerin sesine,
Bluetooth la yolladım bir resim,
Belgelerimden alınanlar penceresine.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:44 AM

BEN SANA VURGUNUM

Gemileri, motorları ve
Eminönü Meydanı ile
İklimine muhabbet katılmış kent

Yeni Camii önünde güvercinleri
kıyılarda ve balık peşinde karabaş martılar ile
toprağına suyuna kurban olduğum
İstanbul’um.

Boğaziçi’nde
Heybeli Ada’da anılar saklanırken
ud sesleriyle çınladı Göksu
*******i faytonlarla gezildi Kınalı’nın
Arnavut kaldırımlı sokaklarında

Yazlık sinemalarda
ilk Türk filmlerini seyretmek
ve ay çekirdeği ile eğlenmek
ya da İzmir ağzıyla çiğdem çitlemek
Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun’la ağlamak
çok uzaklarda kaldı

Beşiktaş İskelesi’nde
gazinodan gelen orkestrayı dinlemek
geç vakitlerde eve dönmek

Ve sonbaharda kahverengi çınar yaprakları arasında
Dolmabahçe’den Beşiktaş’a yürümek
Balık Pazarı’nda çeyrek ekmek arası
iki çubuk taratorlu midye yemek

Her maç sonrası
ben “Beşiktaşlıyım” demek.
Kartalına, kanaryasına
aslanına kurban olduğum
İstanbul

Ben sana vurgunum.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:44 AM

Ben Sana Vurgunum

İklimine muhabbet katılmış kent
Gemileri, motorları ve
Eminönü Meydanı
Yeni Cami’nin önünde güvercin kuşları
Deniz kıyılarında karabaş martıları
İklimine muhabbet katılmış kent
Toprağına kurban olduğum
İstanbul’um.

Yaşanmış önceden
Anılar saklı
Boğaziçi’nde
Heybeli Ada da
Ud sesleriyle çınladı Göksu
*******i faytonlarla gezildi Kınalı’da
Akşam sefaları balkondan sarktı
Yazlık sinemalarda
İlk Türk filmlerini seyretmek
Ve ayçekirdeği ile eğlenmek
Veya İzmir ağzıyla çiğdem çıtlatmak
Hülya Koçyiğit ile beraber ağlamak
Eski günlerde kaldı

Beşiktaş iskelesinde
Gazinodan gelen orkestrayı dinlemek,
Geç vakitlerde eve gitmek
Sonbaharda kahverengi çınar yaprakları arasından
Dolmabahçe’den Beşiktaş’a yürümek
Eve geçerken çeyrek ekmek arası
İki çubuk taratorlu midye yemek
Ve maçtan sonra
Ben Beşiktaşlıyım demek.

Kartalına, kanaryasına,
Aslanına kurban olduğum
İstanbul’um.
Ben sana vurgunum.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:44 AM

Bende Bir Ben Erittim

Ben doğmuşum babam bana
Mehmet diye bir ad koymuş
Okul yokmuş o zamanda
Tarlamızda hayvan çokmuş.

Çabuk olgunluğa erdim,
(erenlere selam olsun….)
Ben her gün hayvan güderdim.
Evlendim ve evlendirdim
Ne çabuk geçti ah ömrüm.

Sapı samanı ayırdım,
Çocuklarımı kayırdım
(zahmet çekmedim
denemez…)
işte geldim, gidiyorum
Ben bu hayattan sıyrıldım.
(sıyırana selam olsun)

Köyümüzde zahmet çoktu
Elde avuçta da yoktu
Ömrüm kahırla yoğruldu
Yoğurana selam olsun.
(hamdım, fırına girdim,
bende bir ben erittim….)

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:45 AM

Benekliporos

Benekliporos uzun süre dişçi koltuğu sattı.
Çalıştığı firmaya çok para kazandırdı.
Kendisi Haydar Paşa Lisesi'nden terk ti,
Mevzu ise hayli derindi.

Benekliporos iki dişçi tabelası görse yan yana
Üzülüp, kızıp, çatıyordu sağa sola.
Ufak çocuklara şeker vermesinler dedi asla.
Bu tabelaların doktorları diplomalımıydı?
'-Neyse kapat.' Dedi.'-Bu konu derin.'

Çalıştığı firma çok para kazandı,
Benekliporos ikibinbeşyüz dişçi makinası ve koltuk sattı.
Firma da her ilden toprak aldı.
Bir tek Zonguldak'lılar satmadı yer.
Son varis kumarbaz çıktı,
Firma bitti.

Tekrar yer satarak kendine geldi,
Daha sonra da bilgisayar işine girdi.
Holding şu anda hala yaşıyor,
Benekliporos'da.
Ama ne ihtiyar kazanıyor artık,
Ne de firma yer alıyor.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:45 AM

Beni Rahat Bırak

Botlarını sıkıca bağla,
Kaşkolunu omzuna at da
Bereni başına geçir,
At kendini sokağa.
Yağmura, kara tezat,
Yol boyu adım adım
Kendini benden uzağa at,
Adada bir fayton düşün,
Hayallerini salıver üşüsün
Bu gün bilemezsin nasıl yoruldum
Botlarımın bağlarını çözmek olmasa
Onlarla yatarım kafam bozulursa
Sabah giyeceğim nasıl olsa
Alıştım yaşanmadan geçen zamana
Gidip gelmekse işe eğer hayat,
Ben burada kalayım
Beni rahat bırak,
Sen istersen ters takla at.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:45 AM

Benim Halime Kediler Gülecek

Bu devirde en büyük silah para,
yok diyorum sana
istersen ceplerimi ara.
Düşünme böyle kara kara


İstersen saçlarını arkaya tara
yok mu sizin evde bir kumbara
paran yoksa yayan koyul yollara.
Oy farfara, farfara.

Kart çek evladım kart çek,
Param olsa sana alırım çiçek
Bakalım kim senin hakkından gelecek
Benim kıymetimi kim bilecek...

Ağlayanlar burnunu silecek,
Bir dakika biletçi bey madam inecek
Bir kaç gün sonra iki bin altı gelecek
Bankacılar para kimde bilecek.

Benim halime kediler gülecek
Kara bahtımı kim güldürecek
Sana bir daha kim oy verecek
Eve götürmek isterim bir buket çiçek.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:45 AM

Benim Sevdam

Kara sevda, beyaza sevda,
Aşka sevda, başka sevda,
Kurda sevda, kuşa sevda,
eşe sevda, aşa sevda,
ağrımayan başa sevda.

Benim sevdam;
bir kalem kağıda sevda.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:45 AM

Bensiz Olmaya

Bitmeyen yolların sonunda var ya
Biten umutlarımı bulurum sanki
Bitmeyen yolların sonunda var ya
Biten umutlarımı bulurum sanki

Gelirim deyip de gelmeyişlerin,
Tükenen umutlarımın ta sonudur ya
Gelirim deyip de gelmeyişlerin,
Tükenen umutlarımın ta sonudur ya

Sen, sen sessizlikte kayboluyorsun
Sen, sen seni senden yok ediyorsun
Sen, sen neden böyle diretiyorsun
Sen, sen bensiz olmaya, bensiz olmaya
Bensiz olmaya, bensiz olmaya.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:47 AM

Besmele

Sığındım zat-ı Hakka gel gidelim,
Euzubillahimineşşeydanirraciym.
Bismillahirrahmanirrahim.
Cemal-i ba kemali seyr idelim.

Azabından affına sığınırım,
Gazabından rızana sığınırım,
Senden sana sığınırım,
Zatın yüce oldu.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:47 AM

Bir Ak Ülke

Bir ak ülke
Kısa bir otoban yolculuğu,
Dağ, tepe...
Varıyoruz hedefe.
Karşılar beyaz kadife.
Arabamın silecekleri ediyor karla kavga,
Klima çalışıyor, içerisi sıcak.
Az sonra radyoda bir ilahi çalacak.
Sapanca'ya az kaldı,
Otobanda tabela Sapanca'yı gösterdiğinde,
Yolculuk göl kenarında son bulacak,
Şömineyi yakıp Keltepe'yi seyredeceğim,
Hafta sonunu geçirip, eğleneceğim.
Tatil bittiğinde İstanbul'a döneceğim.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:47 AM

Bir Cavo Yaşardı

Sapanca dağlarının yamaçlarında
Bir Cavo yaşardı henüz daha otuzunda kırkında
Pejo ikiyüzbeş arabası altında
Arkadaşlarını hatırlamasada
Yaşananlar hatırında
Bir gülü sevdi Cavo birde oksijeni,
Ormanda huzur buldu bütün bedeni
İyi dost arardı, insanlar daimi,
Karlı dağlar suskun şimdi kuşlar nerde,
Sapanca dağları dermandır her derde.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:47 AM

Bir Dilek Tut

Kayan bir yıldız görürsen
gözlerini kapat,
bir dilek tut.

Dileğini istediğin renge boya,
bir zarfa koy,
o yıldıza gönder.

Yıldız tekrar kayarsa gökyüzünde
gözlerini kapat
ve dileğini geri iste.

Ama olsun dileğin aynı renkte.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Fincan Kahve

Kahve tadında
bir fincan kahve,
özenle hazırlanmış,
kabı ve içindeki
ve sunuş şekli;

Unutma beni dercesine,
sade, durgun ve kederli.
Bir fincan kahve
hem de Türk kahvesi

Telveli ve
yanında bir bardak
serin, berrak ve saf duru su.

Birinin köpüğü bol,
diğeri pırıl pırıl,
sunuş şekli ömür boyu hatırda kalır.

Bir fincan kahve ve
bir bardak serin su,
ben de özlemişim doğrusu.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Hikaye Yazayım Dedim

Atatürk gençliği ile ilgili
Bir hikaye yazayım dedim,
Elime kalemi aldım,
Bekledim, bekledim.
Hiçbir şey akıl edemedim.
Nasıl bir tema seçecektim
Ve hikayeyi nasıl geliştirecektim
Hiçbir fikrim yok,
Bu sanatta bana göre zor çok
Önce hayal kurup yaşayacaksın,
Sonra kalemi alıp, kağıda yazacaksın
Beğenilirsen başarmış sayılacaksın
Eh ha gayret bakalım işin rast gelsin,
Ne yapıp yapıp, bir hikaye akıl edersin.
Emin ol bu hikayede baş rolde sensin,
Yazacağın hikayeyi herkes beğensin.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Kırık Çiçek

Birgün dervişler kırlara gezmeye gider,
Gönülleri şeyhlerine sunmak için çiçek toplamak ister,
Her biri birer demet çiçek toplar,
Hazreti Hüdai ise sapı kırık bir çiçek ile
Şeyhinin huzuruna çıkar.

Hazreti şeyh bir an durdu ve ona şunu sordu:
- Oğlum arkadaşların demet demet çiçek getirdiler,
Sen ise bizi bir tek çiçeğe mi layık gördün?
Hüdai sıkıldı, kızardı cevap verdi
-Efendim size herşey layıktır, azdır,
Fakat elimi uzattığım çiçeklerin zikri Allah'tır.
Onlar uzaktan hoş kokuyordu,
Koparmak için el uzattığımda
Zikir ettikleri duyuluyordu.

Cenabı Hakkı tesbih ve zikir ettikleri için
Elimi çekmeye mecbur oldum.
Ancak sapı kırılmış bir çiçek şu,
Rabbisine tesbih edemiyordu,
Üftade Hazretleri de bunu iyi biliyordu.

Ama dervişe imtihan gerekiyordu.
Bu tür arifane ve zarifane cevaplarla
Üftade hazretlerinin gözleri doldu,
Aziz Mahmut Efendi,
Şeyhinin sevgi ve teveccühüne
Nail oldu.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Martı Ağlıyordu

Eminönü sahilinde;
Motor iskeleye burundan yanaştı,
Martılar dalgaları seyretti,
Ben martıları.
Martılar önce duş yaptı,
Biri havalandı,
Diğeri denize daldı,
Sonuncusu olduğu yerde kala kaldı.
Gözyaşları dalgalara damladı,
Ağladı, ağladı, ağladı.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Mevsim Cavo

Sapanca'da bir garipmiş,
Cavo ormanda gezermiş,
Birden durmuş zaman,
Cavo müthiş bir insan,
Derken sararan yapraklar,
Selamlar Cavo'yu ağaçlar,
Erken gelen bir karanlık,
Cavo değişti bir anlık.
Güneş parladığında şafaktan,
Cavo canlandı karanlıktan.
Etraf canlı, göl ağırbaşlıydı,
Arkadaşım Emrullah Maraş'lıydı.
Neden İstanbul'da insanlar telaşlıydı?
Bil bakalım Cavo bu soru sana.
Cevabı alırız inşeallah sonbahara.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Öğlen Vakti Datça

Yarın başka bir gün olacak
Karaköy'e giden yolda bir ben,
yarın cenkler vuracak,
bir de karakaçanla Mehmet amca.

İnanmıyorum ben yarınlara,
köye cumaya gidiyoruz hep beraber.
Bu gün benim olacak.
Tutmuşum onu yularından sıkıca,

penceremin perdesinden güneş,
azığım badem ve keçiboynuzu,
odama akacak, ığıl ığıl, çizgi çizgi.
Rüya ile gerçek iç içe
odayı aydınlattığında,
ben sallanıyorum eşeğin üstünde.

Bir taze vakti alıp, içeri attığında,
bir bağdem atıyorum ağzıma,
dolacak içime inanılmaz neşe
yanında bir de incir olmuşlarından.

Kalk artık diyor bu kadar tembellik niye?
kahvaltının üzerine iyi gidiyor.
Bir eşeğe binmişim,
ruhum gökyüzünde astral seferde.

Köye gidiyorum,
Mehmet Amca yerden badem topluyor,
düşmüş bademler yerlere.
Karakaçan hop hop hopluyor.

Kırıp bana uzatıyor.
Eline sağlık ama teşekkür ederim.
Güneş etrafı kamaştırıyor.
Mehmet amca yerden badem topluyor.

Ruhum terk etmiş bedenimi,
gökyüzünde karakaçanla
misket oynuyor,
güneş usul usul içimi ısıtıyor.

Datça'ya sonbahar doluyor.
Mehmet amca zeytinlere bakıyor,
bir de yerden badem alıyor.
patika yolda.

Eşek, ben ve Mehmet amca,
cumaya gidiyoruz bir öğlen vakti
Datça'da...
Sabahın ışıkları doldu odama.

Unuttum, yanımızda
bir de Tanju abi vardı ya...
Giderken Körmen Limanı'ndan
Karaköy'e namaz kılmaya.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Pazar Macerası

O Pazar Terinos’un canı sebze suyu istedi,
hava ayaz mı ayazdı, rüzgar esti.
Eskiden yağmur yağardı Kinidos’a hafta sonları
artık onlar da kesildi.

Yavaş yavaş sevimli ihtiyar pazara indi.
Rüzgarda ipi çözülen tenteler uçuşuyordu,
esnaflar akşam telaşında;
Alışverişe gelen teyze, amca ve bacılara veriyordu coşkuyu.
Yavaş yavaş tezgah üstü avizesiz lambalar da yanmaya başladı,
Pazar pazarının uğultusu mahallede çınladı.
Kinidos pazarı iki yokuş ve üzeri tenteli bir meydandı.
Tabelalardaki fiyatlar net, sanki pazarlık yasaktı.
Bir yeni Kinidos Lirasına sebze,
iki yeni Kinidos Lirasına meyve vardı.
Alışveriş için vakit bir hayli dardı.

Önce üç kilo portakal, iki kilo greyfurt aldı,
bir tane de turşu için büyük lahana seçti,
onu hanımı turşu yapacaktı.
Kereviz verelim amca dedi pazarcı
kerevize dayanamadı, canı çekti, iki kilo aldı.
Pazarcı delikanlı, amca bu turpları da al kalmasın dedi,
Terinos pazarcı delikanlının bir dileğini daha yerine getirdi.
Yaklaşık üç kilodan fazla yabani turpa bir buçuk lira verdi.
Maydanoz, ıspanak, kara lahana bile aldı,
bilmeden bir torba çürük limonu eve taşıdı,
evde yarısı çöpe atıldı, Keliternos;
“-Ucuz şey alma demiştim sana” dedi.

Epeyce havuç, yeşil salata, soğan ve artık hepsi tamam
eve zor taşıdı bunları.
Akşam yemekten sonra muhabbet başladı.
Ne muhabbeti mi? Sebze suyu muhabbeti
Bakın şimdi;
Meyve sıkacağı buzdolabının üzerinden indi,
fişe takıldı,
yirmi santimlik yabani turpları Terinos soydu, böldü, parçaladı.

Kıyma çeker gibi onları makineye koydu, suyunu çıkarttı.
Biraz da havuç suyu,
İki limondan çıkan su hepsi karıştı.
Sebze suyu hazırlandı.
İki bardak taze sebze suyunu kendine sakladı,
bir bardak sade havuç suyu Keliternos’a kaldı.

Odun sobası çalışkan öğrenci gibi harıl harıl yanıyordu,
bacasını ortasındaki ayar çubuğundan kıstı,
sobanın çıtırdaması azaldı.
Arkadaki koltuğuna oturdu, eline kitabını aldı,
nihayet sebze suyunu yudumladı.
“-Vay be”… dedi.
-Bu gece kaç kişi acaba turp, havuç, limon suyu karıştırıp içti?
Keyiflendi,
hafif acı da olsa turp suyu, içini ısıttı, iştahını açtı.
Karnı acıktı,
ekmeğinin arasına peynir koydurdu,
ikinci bardağı da bitirdi,
saat de artık ona geliyordu,
iyi ******* diledi,
yattı.
Başını yastığa koyar koymaz uyudu,
sabah uyandığında horozlar ötüyordu.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:48 AM

Bir Serencam

Nalanını, maşukunu, handanını neresinden
Oturdum seyrettim İstanbul'u Şahintepe'sinden.
Bir zar-ı bülbül dinleyerek,
Boğazın tenteneli serabını,
Ansızın inen geceyi dağların tepesinden.

Harabat-ı hayatımda renkli bir serencamdı bu,
Döndü amcanın oğlu İzzet; Tahtakale, Eminönü
Arasına bir tezgah attı parayı buldu.

Çok seneler düşünmüştü hayalinde İstanbul'da
Hemşehrileri arasında ufak bir gecekondu,
Kısa zamanda maksadına erişti İzzet,
Tebrikler, zor işti bu.

Yaptı bir ev kendine içine oturdu.
Gündüzleri Eminönü, Tahtakale'de bağırıyordu,
*******i de çocukları ağlıyordu.

Böyle geçti İzzet'in ömrü harabat,
Birkaç zaman sonra daireler çoğaldı kat kat.
İzzet'de artık işi bıraktı çekildi köşesine
Artık çocukları evine bakıyordu,
En küçüğü Tahtakale'de mandal satıyordu.

Altına almıştı son model bir araba,
Vermedi parasını asla rakıya şaraba.
Akıllı idi İzzet Bey ve ailesi,
Çalıştılar, kazandılar, vermediler gelir vergisi.
Eve giderken de almadılar ekonomi dergisi.
Çiçeklerden severlerdi nergisi.

Hatırlamıyorum bir gün çocuklardan hangisi
Memlekete kahvenin önüne çekti mersedesi,
Etrafındakilerle demli bir çay içecekti,
Girdi kahveye verdi selam oturdu
Baktı etrafında kimsecikler yoktu.

İnsanlar oturmuş ediyordu laklak birbiriyle,
Kimse ilgilenmedi İzzet'in bebesiyle.
O da içti çayını atladı gitti,
O gidiş......

Ertesi sene seyahat Antalya, Kaş, Fethiye
Para boldu,
İzzet'in oğlu Tahtakalede mandal satıyordu.
Daha sonraları İzzet'in oğlu Mandalsan Holding oldu,

Gazeteler yazdı bir kış günü,
Otobanda vuruldu.
İzzet'in bebesi koca adam,
Arabasında kanlar içinde yatıyordu,
O sırada Mandalsan Holding Plazaları yapılıyordu.

İstanbul ışıl ışıl tepelerden akıyordu,
İzzet Bey'in çocuğunun çocukları kolejlerde okuyordu......

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Birinci Cemre

Ay porselen kase semada,
birinci cemre
havada,
ağaçlar da bir gecede açtı.
Beyaz çiçekler,
ötüşen kuşlar dallarda,
baharın habercisi uyanışlar
adım adım sıklaşacak bu takip
yeşile doğru gidiş
bahara el sallayacağım
yedi kırk beş treninden
o beni duymasa da
ben onu duydum ya
o yeter bana.
Sen de el sallasana…

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Birlik

Birlik bozulduysa eğer,
Ya savaş gelecektir ya acı birader...
Çünkü savaş zamanı
Birliği korumak zor, bu benim meselem
Ya da deprem en iyi çözüm ise hem,

Birlik bozulduysa eğer,
Bunu baştan düşünmeliydi kayda değer,
Ne varsa gözden kaçmamalı,
Savaş zamanı her yol mübah olmalı.

Yenilmek hiç hoşuma gitmedi,
İsterim evimin duvarları arasında
Yaşamak veya ölmek,
Hiç değilse başım dik,
Neslime leke gelmiyerek.

Yurdumun topraklarına basmasın şehit makinaları,
Semalarımızda da görmek istemiyoruz onları.
Eğer inanıyorsak şehitlik makamına ezelden,
Uzak durmalıyız şehit imalatçılarının gölgesinden.

Eğer cezalandırılacaksa toplum Rabbinden
Terchimiz doğal afet, zat-ı muhterem.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Boğazda Yemek

Mevsim kış,
Boğazda lüks bir lokantada
cam kenarında oturuyorum,
karşımda masmavi deniz ve
içeride kavuniçi bir sıcaklık var.

Masamın örtüsü bembeyaz,
bardaklar pırıl pırıl,
kısık bir müzik çalıyor,
ayakkabılarım günlük boyanmış
ve saçlarım taranmış.

Bir adet gonca kırmızı gül
masamda önceden yerini almış.
Ellerim sıcak su ve sabunla yıkanmış.
Şef garson zayıf uzun boylu
ve smokinli, papyonlu.

Fransız şovalyelere benziyor tipi,
günlerden pazar
ve ben öğlen vakti Boğaziçi'ndeyim.
Hava kararana dek sürecek
daha buradalığım.

Karnımı doyurmayacağım,
adeta İstanbul'lu olmaktan
zevk duyacağım.

Pazartesi tekrar iş, tekrar stres,
aklımdan bile geçirmek istemiyorum
günlerden pazar
Boğaz da oturuyorum.

Beyaz peçetemi açtım,
soğuk mezelere hastayım.
Kalamar ilk tercihim,
midye çeşitleri ve
lüfer limonlu ve aynı zamanda
İstanbul'lu.

Vapurlar geçti önümden,
pazar keyfim akşamı buldu.
Güneş kızardı,ufukta kayboldu,
hesabı ödedim,
bir pazar böylece son buldu.

İnanmadınız biliyorum
tek gidemezdim,
ailemle gitsem;
en azından
dört adet yüz ytl verecektim,
ertesi hafta pazara zorla gidecektim,
hayat tarzımı zedeleyecektim.

Sağlık olsun
İstanbul pahallılıkta dünyanın
onbeşinci şehri olmadan evvel
çook gittim, o zevkleri
bir hayli tattım.
Hiç bir şey umrumda değildi,
oldukça rahattım.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Boku Yedik

Sıfır noktasına sevkiyat sürüyor,
Başbakan; '-Kararı biz veririz' dedi.
Ağar; Habur'dan sonra siyasetin biteceğini söyledi,
İsrail geri çekilirken evleri, yolları yıktı,

Marmaris'e savaş bereketi geldi
(savaş bereketi de ne demekse!)
Akıl hastalarına kimlik verildi.
(Tövbe?)
Seçim lafı istikrara darbe vurdu
(Yoksa ortalık güllük, gülistanlıktı.)
Uçak üreticileri altın çağına girdi.
Televizyonlar geyik muhabbetlerini benimsedi.
Bir dostum; '-Boku yedik.' dedi.
Doğru söze ne demeli;
'-Boku yedik.'

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Boş Bir Hayat

İkibinaltıya damgasını vuran ayrılıktı,
İçeri baktım kapı aralıktı,
Ev boş, loş, eşyalar sarhoş,
O anda sıcak bir ter boşandı bedenimden
Anılarım perdelere takıldı aniden,
Seneler ne çabuk geçti bre,
Boşaldı hatıralarım bir kere
Bom boş bir dünya,
Boş,
Hoşsun hoş,
Elimden alınan oyuncaklar,
Bahçelere kurulan salıncaklar,
Diploma törenleri,
Saç stilleri,
Hepsi boş bir hayalmiş,
Bir varmış, bir yokmuş
Sanki hiç kimse gelmemiş, hiçbir şey yokmuş,
Bu saat iki gün önce kurulmuş,
Birkaç dakika önce de durmuş

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Bozacı

Vefa'nındır
Koyu boza
Bozacı

Bir İstanbul hatırası,
Bir kış manzarası,
Sobalı bir oda,
Kestaneler onun üstünde kavrulur,
Dışarıdaysa bir ağır ses duyulur...

Koyu boza
Vefa'nındır
Ekşi boza,
Tatlı boza,
Koyu boza,
Bozacı....

Vefa'nındır
Koyu boza,
-'Bozacı sepete koyarmısın'
İndirilir sepet iple aşağıya,
Para içinde
Ne kadar olacağı bilinir,
Boza keyfi böylece giderilir.

Çocuklar ertesi gece
Bozacı geçerken birbirine bakar,
Tekrarlanır eski hatıralar.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Bu Dünya Çikolatalı Pasta

Ye Memet ye
Bu dünya çikolatalı pasta,
İstermisin sen de bir lokma?
Yer misin yemez misin?

Eşek sudan gelinceye kadar
Sen bilirsin!
Ye Memet ye,
Bu dünya çikolatalı pasta

Poğaça yermisin ha?
Söylesene bana.
Yer misin, yemez misin?
Allah'ına(c.c) sığında.

Gerisini düşünme daha.
Bu dünya çikolatalı pasta
Ye Memet ye.
Bu dünya çikolatalı pasta.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:49 AM

Bu Fakirin Değişti Huyu

Bu fakirin değişti huyu,
Sevdiğim yerler; Levent Zincirlikuyu
Metro city de birşeyler atıştıralım,
Ak merkezden ayakkabı alalım.

Etiler Venüs'te yiyelim pasta,
Nasıl olsa hisse senetleri takasda.
Çbs bu gün tavan yapacak,
Bizim brokır çakdıkça çakacak.


Bu fakirin değişti huyu,
Sevdiğim yerler; Levent Zincirlikuyu
Kabirhizmetini açtım site paralar gelsin,
İstinye'de öğlen yemeğine ne dersin?

Bebek'ten badem ezmesi alalım,
Akşama doğru dövizciye dalalım.
Bozduralım doları alalım Tl,
Senin devlet tahvili neyine?

Yatır hepsini Çbs ye, tavan yapacak neredeyse.
Hava kararıyor dönelim haydi eve,
Yarın gene gezecek yer buluruz nasıl olsa,
Ah senetlerimde tavan olsa?

Olmasa da acelem yok,
Nasıl olsa cepte para çok.
Bu gün alamadım bir plaza dairesi,
Yarın inşallah alırım yaşasın toki,
Halkalı toplu konut gerekmez kroki.

Günler alış veriş yapmadan geçmiyorki.

GooD aNd EvıL 07-28-2008 10:50 AM

Bu Gün Tatil

Terinos bu gün tatil
Nereye gideceksin tatilde?
Kos adasına oğluna git,

Özlemedim deme
Her sabah sahilden adayı seyrettin
Kimi zamanda cebinden yarım dilim
Kurumuş ekmek çıkartıp
Martılara ikram ettin.

Yoksa sabah bayram törenlerine mi gideceksin?
Erkenden 9 da kalkıp?
Tercih senin
Kimse karışamaz sana artık
Özgür bir insansın
İstersen 12 ye kadar uyuyabilirsin

Martılar bir şeyler bulur sahilde
Onlar küsmezler sana
Epiktotes de küsmez sana
Bir tek Keliternos çekti gitti.
Onu da bırakmaz beni diye tahmin ettin
Bak nasıl esiyor rüzgar Kos'a doğru
Tutun ona
Afrodit de gelir sizinle
O sever rüzgarda saçlarını dalgalandırmayı
Yelkenli gemiler gibi
Karar verdinmi dostum
Karar ver...
Zaman gelip geçiyor çok çabuk
Öyle değil mi?


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:43 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.