www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Mine Özdemirtaş (https://www.cakal.net/showthread.php?t=134341)

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:04 PM

***İnSaNLaR YaŞaDıKÇa***

En doğru bildikleriniz çalacak kapıyı
Siz en düzgün yerinden açacaksınız.

soluk aldığınız havada dudak iziniz kalacak
şaşacaksınız

geçmişte
sizin yazmadığınız öyküler
ve onlara dair gölgeler
peşinize düşecekler

yakalanacaksınız.

Başı boş talimatlar gereği
Yargılanacak
Belki de gıyabınızda
asılacaksınız.

Davulların
Ne için çaldığını
sorarak
Savaş dansı yapan çıplaklara
Acıyacaksınız.

Belki de

Gülmekle ağlamak arası
Bir duygu düşecek otağınıza
Kısacık
bir mola alacaksınız

Sonra
Birileri
Bir yerler de
Canhıraş yansa da ateşte
Hayatı deli dolu sevmek
Sürecek yüreğiniz de
barışmak için kendinizle
Uyanacaksınız

Aşk / böyle
Davetsiz

Mutluluk / böyle
Adaletsiz

bir şeydir işte

onu
dolu dizgin
sadece
................
yaşayacaksınız.

04/05/2006

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:04 PM

***Le ViOLON RouGe -2-***

mini minnacık bir sandal bizimki
öksüz koma kürekleri
ben bir bardakla deme doyacak adam değilim
boy vermiş başağım,göçmenim
maddesiz olan son maddeyi ezberledim

sevgi demek emek demek…

önce alın terinle dokun yalnızlığıma
sonra sokul,
sokul sana hasret, sana vurgun kollarıma
ben
bayram giysilerini…senden esirgeyecek adam değilim
özgürlüğüm…tutsaklığım…kadınım....gà ?çmenim
tanrıdan seni…yalnızca seni…diledim

kuşanma sözcüklerin silahını…suskunluğumun süngüsü düştü

yürü
kucağında çiçeklerle bana bir akşam üstü
ben
kara sevdalardan kaçacak adam değilim
deniz ülkem benim...
yanan suyum…yürek yaram.... sevgilim
balıklarında ağlayabileceğini gözledim.

kollarımda aşkla uyanacağın sabahların olacak sana söz

güveneceksin bana…
suya güvenen ağaç gibi
ben
yasemenleri dalında solduracak adam değilim
ege ruhlum…selvi boylum…kadınım..gözbebeim
dalgalarını, köpüklerini, ayak izlerini özledim

sana borcum yok…sana borcum yok…sevdadan başka

dön kollarıma…..
sarılsan bana…sarılsam sana.
ben
seni sevmelerden… kaçacak adam değilim
kırmızı kemanım…kehkeşanım… son serüvenim
sensiz yaşanmıyor....sensiz yaşanmıyor
sen yoksan
altıda bir üstüde birdir yerin


şairin NOTU: Bir gün; benim için bir şiir yazılacaksa onun böyle bir şiir olmasını isterdim.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:04 PM

***SıR***

Ben benden farklı
Ben benden saklı

Kim bilir?
Daha kaç yol ayrımı
Çıkacak karşıma
Sarmal kavşaklı

Daha kaç kez yolacağım saçlarımı?
Daha kaç ağlama duvarına
Yazacağım suçlarımı?

Ben sadece deniyorum
Belki/bir gün/susarım
Işık hızına çıkarabildiğimde
Yakarışları

Ben siz de farklı
Ben ben de farklı
Farkı aramayı bırakın artık
Fark
bende saklı.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:04 PM

***YeŞiL***

Gözüpek olmalı yarınların

Asla boşa gitmemeli
yalın kılıç/ pala bıyık
silah kuşanmalarım

Dahası;

yerdeki olmuşları toplayanların
inadına
hiç durmadan
güne bakanları doğurmalı tarlalarım

Şikelenirken de
sobelenirken de
bir sır değildi
elimdekilerin tümünü
yalnızca
Yeşile oynadığım.

Siz bile
yüzleştiğimizde de
yüzsüzleştiğimizde de
bir avuç yeşildiniz işte
İrisimden kopardığım.

Karnınızdaki fıslıtılara sorun beni
sahibi değil / kiracısıydım sancıların

Arsızlığımda da masumdu göz bebeklerim de ki yeşil
mahpusluğumda da.

Eli kırılsın yeşili çalanların


Bu yüzden diyorum ya
İşte bu yüzden

Gözüpek olmalı yarınların

23/01/2006

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:05 PM

....Diyor İçimdeki Şeytan

Kır kabuğunu diyor içimdeki şeytan.
Dola eteğini beline... çık ortaya.
İşte şal... işte gül... işte meydan.
Dağıt saçlarını ver rüzgâr'a.
Tak zilleri eline...çık ortaya
Sensin ok /sensin yay / sensin keman.

Yak Roma’yı diyor içimdeki şeytan.
İndir bütün maskeleri... çık ortaya;
İşte Kadın... İşte Erkek... işte İnsan
Es’ki; ayrılsın çöple, saman.
Koy yüreğini diline... çık ortaya
Sensin Fetva / sensin İzin / sensin Ferman.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:05 PM

Adın İstanbulsa

Adın; hâlâ İstanbul'sa,
Beni de al
zamanı ninnilendiren
şefkatli kollarına.

Tonlarca
demir filizi,
milyonlarca
sıva yüzü görmemiş tuğla;
gölge düşürüyor olsa da
tarihi dokuna,
sen sokul usulca
nazlı bir gelin gibi süzüldüğün
düşümdeki tabloya.

Gençliğimin;
artık yok olmuş
mor salkımlı bahçelerini
saklarken koynunda,
boynu bükük, küskün durma.
Bunca çığırtkan,
bunca gürültü arasında
çağları devirmiş olgunluğunla
susabiliyorsun ya,
İşte bu sessizliğin;
zulmediyor usuma.

Adın hâlâ İstanbul'sa;
ara sıra,
Ses vermeyi unutma
Aşiyan yollarında.

Farkında değil misin?
sulara düşen gölgen
sanki;
altın oymalı, yakut kakmalı
muhteşem bir kadırga.
Yaşanmış ve yaşanacak
tüm zamanlar ise;
sana, sadece forsa

Sen;
gelmiş geçmiş
bütün akşamlarda
nasılsan;
şimdi de gözlerinde
aynı şimşek çakıyor
ve esiyor tepelerinde
aynı fırtına.

Sarayın
uyurken hıyabanda,
göğsündeki sabır taşı
altın kafesinden fırlamada.

Git gide biterdi eskiden
Arnavut kaldırımların değil mi?
Oysa artık;
uzadıkça uzuyorsun asfaltlarda.

Kısacası;
göz kamaştıran bir ihtişamla
büyüyorsun gözbebeğim.
Dönüşüm eylemin
kıvranıyor sancılarda.
Bilirsin işte;
sararırken acı çeker başaklar.
Tam da bu yaşadığın;
öyle bir fasıla.
Hiç boşuna değil iç geçirişi alemin.
sadece sen bil / sır olsun aramızda
ki; her bir şeyin nazarda.

Bu günden, yarına;
seni yerleştirdim dualarıma.

“İsmin; hep İstanbul kalsın.
Ve hep selam dursun
Constantin İstanbul’a.”


Mine Özdemirtaş 18/04/2005

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:05 PM

Affedin Beni Affedin Lütfen

' Sağlık haberlerini alamadığım dostlar... affedin beni'''

Bu sabah,
Nedense çok hızlı geçmedeydi zaman.
Bir dolu iş çıktı önüme
Gecikti hazırlanmam.

Aslında ölüme gidişmiş yola çıkışım.
Geç kalmakla meğer kefeni yırtmışım.
Kilitlenince köprüde trafik sıkıştım.
Ve telefon çaldı.
Arayan... beni beklemekten sıkılanlar sanmıştım.
Acı haber.. tez duyulur.
Ben... ölüm kaçkını...
Randevuma geç kalmıştım.

Her şey yolunda gitseydi eğer
Ne bu şiir yazılacakmış
Ne de ben olacakmışım meğer.
Ben,
İlk kez bir randevuyu kaçırdım.
Bu asla olmaz... bu bana uymaz.
Ben asla geç kalmam
Bilenler iyi bilirler.
Randevu saatim 11 di.
VE
HSBC GENEL MÜDÜRLÜK tü
Gideceğim yer.

Bana bu randevuyu verenler
Bilmiyorum... şimdi neredeler.
Belki çöken tavanın altında ezildiler.
Belki paramparça yerdeler.
Belki bir hastanede can çekişmedeler.
Haber alamıyorum... çıldıracağım.
Gittikleri her neresi ise...
Belki de
Hala benim gidişimi beklemekteler.

Eli kırılasıca ****ler... Sefiller
Bunca masumdan ne istediniz.
Neydi derdiniz....
Ölümle.. kanla.. neyi hallettiniz.
Dostlarıma kıyanlar.. kırılsın elleriniz.
Beni unuttunuz.. bir eksik sevinciniz.
Gözlerinizi oyabileceğim bir fırsatım olmalı ki,
Un ufak parçalara ayırmalıyım gövdelerinizi
Kanınızla beddua yazmalıyım duvarlara
Siz ki... canavarısınız bu yaşamın
Sakın ha insandan saymayın kendinizi.
Tanrı........ tanrı ise eğer
Şu anda alsın son nefesinizi.
Allaah belanızı versin.. allah kahretsin siziiiiiiiiii.

20/11/2003... ölüm kaçkını

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:05 PM

Ağacı Ancak Yaş İse Eğersiniz.

Beni benden kim alabilir ki?

Zimmet kayıtlarımı silerek habersiz
Eprimiş bir dantelin sararmış püskülüne
Suya düşmüş bir inciyi takar gibi bedelsiz.

Üşürken saçlarım düşlenmiş bir busenin neminde
Tanıdık bir ürperme batıyor tenime belli belirsiz.
Kurumuş olsa bile, duruyor işte yerli yerinde
Gecikmiş yaşamımın yaşmağındaki şu tuzlu iz

Yaşanmışlık var serde / sadece yaşanmışlık / hepsi bu

Elim tokmakta kemiksiz, tuttuğum kapı tokmağı ise zilsiz
Olsa da / Aşınmış kapı eskilerine tutkunluğum sürüyor hala.
Kısaca / Her şey yerli yerinde / ne ola hancı? / nedir derdiniz?
Neden soru işaretlerini taktınız ki serçe parmağa
Diğer bütün parmaklarınızdan izinsiz?
İyisi mi...!
Bırakın dinlensin koynunuzda gül suyu ile yıkanmış elleriniz

Ne bu gülün yaprağını yolun,ne de bu kentin adını sorun
Yanılıp ta kumsaldan ayak izlerimi silerseniz.
Zavallı Yengeçler yuvasız ve öksüz kalır bilesiniz
Ne ben isterim bozulsun tadı son deminde beş çayımın
Ne de siz! kocaman öğütleri pey sürerek oyuna
bu koca gövdeye işlemiş yosunları yerinden edersiniz.

Eğer,
Tam yemin bozduğum anda / ve / günah çıkardığım yerde
Zimmet dosyalarımı önüme sererseniz. /
Bir daha asla kavak yellerini asmayı başaramam saçlarıma
Ve bir daha asla deli divane aşık olamam
işte o zaman
hazanımın sarılarına keskin bir bıçak gibi girersiniz.

Ama,....şükür ki artık... irisimin yeşilindeki sis, siz değilsiniz

Susun...!
Tam şimdi.... eski ben’in yola çıktığı iskeledeyim işte
Yeniden asılacağım küreklere / üstelik bu kez / yelkensiz.

Uslanmak benim işim değil
Ağacı ancak.... yaş ise....... eğersiniz.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

Ağlama Duvarları

Yol açık, kanal açık / tıkanmış değil oluklar aslında.
Saçaklarımdaki buzlanma yüreğimin ayazından sadece.
Dolunay'ı puslandırırken buz gibi bir gece….
Ayı inindeydi / kürkçünün kürkü kış uykusunda.
Hiç durmadan ağlama duvarları örmeliyim aramıza.

Kurtlar peşimden geliyor / çakallar ise pusuda.
İşim kalmadı çanlarla / vadi'm baştan başa yeşil.
Kutsal sudan içmeyeceğim / yalnızca / günah çıkaracağım ince sazdan.
Eğer ki hırsız / Çaldığı duyguları koymazsa yerine…
Çılgınlığın uzatmalarını oynayacağım birazdan.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

AğLaMaK,

İğne yapraklı çam ormanlarından mı geçti yolunuz?
Ki! bu kadar yoruldunuz

Ne çok! mor hıçkırık biriktirmiş dirsekleriniz.
Salın zincirlerini kurtulursunuz.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

Ağlayacağım Yokluğuna

Bu gece yine;
Gölgeler büyürse,
Ve pişmanlık inerse perde, perde
Ağlayacağım yokluğuna.
Bir ben...ki tek hece;
Bir de sen; sessiz ve ince
Sensizliğe kanarsa gece
Ağlayacağım yokluğuna
Siyah beyaz resimlerle
Dağılmışsa bütün parçalarım yere
Sensiz kalan çerçevede
Ağlayacağım yokluğuna.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

Ah be SaÇıMı ÇeKeN OğLaN..!

Evinizin boynu bükük / damınıza yuva yapmış martılar

eskiden ne güzeldi bahçeniz
yemyeşil çimenler / patika yollar
Nasılda koskocamandı ortancanız
şimdi sanki yetim kokuyor ıhlamurlar

Ah be yengeç'ten korkan oğlan
kavga ederdik hep değil mi /sebepsiz
Sen mızmızdın ben edepsiz.
Ne çok çam devirdik /ne çok cam kırdık
kargalar sapanımızdan nasılda korkardılar
sık sık balığa çıkardık seninle
ve hep dalaşırdık / kopardı oltalar.

hatırlıyor musun? hani o en son yaz
ayaklarımızı kumlara gömerken dalgalar
Artık büyüdünüz diye kulağımıza fısıldamış gibi aynalar
dudaklarım dudaklarını hiç kavgasız
bir mevsim oyaladılar

seneye temmuz da gel demiştin / gelemedim
ben geldiğimde de sen gitmiştin
birimiz var birimiz yok / böylece ayrıldı yollar
ve en sonunda hiç gelmez olduk
büyüklerimiz her yaz / bizsiz komşuculuk oynadılar.

Annen sağken anneme
Benim oğlan evde kaldı dermiş..
Gizliden gizliye torun hasreti çekermiş.
Eh benimki de benden yana dert küpü zaten
Zavallılar
Hep umut tacirini oynadılar
kısaca yokluğumuz da / biri anlatmış diğeri dinlemiş
Böylece geçmiş yıllar
artık onlarda yok..... bittiler /kalmadılar.

Ben dün geldim buraya / aylardan temmuz
bizim hane / sizinkinden öksüz

Kim varsa yüzü aşina selam verdim dostlara
Sağdan soldan konuştuk ayak üstü
Bilirsin işte adını unuttuğum eski arkadaşlar
Çoğu da size kışlıktan tanışlar.
Saatlerce anlattılar da anlattılar.
Öğrendim ki kalbin teklemiş
Yatağa çivilemiş seni çaresiz çırpınışlar.

Ah be saçımı çeken oğlan
Desene ki erken geldi sizin eve kara kışlar

güneş batmak üzere /
Gençler sokakta / tıpkı bizim gibi / köşede toplandılar
Bu kaçıncı mevsim / bu kaçıncı nesil / kim bilir?
Ne çabuk palazlandı bunca bebe?
Tanrım.. ne zaman kanatlandılar.?

Havada deniz kokusu var
Birazdan akşam iyice iner /yanar sokaktaki lambalar.

yarın gidiyorum. /
Bu gece Işıksız oturacağım odamda.
Karanlığı delmenin ne alemi var.
Camı kapatmadan /perdeyi örtmeden
Yanaklarıma tuz sürsün diye anılar
Evinizi seyredeceğim sabaha kadar

bilmiyorum.belki de ağlarım
dilime dua olur gözümde ki yaşlar
zaten
boğazım da duruyor / ha çıktı ha çıkacak
biriken yakarışlar.


Temmuz 2008….Andros

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

AhDe VeFa,

yine mi baş başa kalmamızı planlıyorsun yalnızlık?
yine mi çalacaksın çanları ikimiz için?

peki...!
ama
ne için?

garsona çayları çift söyleyişim
sanma ki geleceğini sezdiğim için
sen,soğuk içersin hep çayı değil mi?
ısınmaz bir türlü için.

peki...!
ama,
niçin?

kapıdan kovmuştum seni en son
mümkün mü sanıyorsun pencereden girişin?
çoktan ayrılmamış mıydı yollarımız?
ne arsız şeysin.

peki...!
boşuna uğraş dur
keyif senin.
sen bilirsin...!

ama,
sakın, sakın ha
elini sürme bardaklara

o çayların,
biri ' benim'
diğeri;
'sevdiğim adam'
için.

08/09/2005

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

Ahh.... ŞiMDi BiR AteŞ YaKMaK VaRDı İşte

Bizi biz yapanı yıkan /dumanlara boğan /en basit gerçekler değilmiş gibi
Akherontta yıkanan Eris’e sunup duruyoruz Atena yı çıldırtan çıplaklığımızı
Beynimizin maskülen hücrelerinde git gide küçültmeseydik feminen yanımızı
Bigennis’in ilkel versiyonu ile paramparça etmek zorunda kalırmıydık aklımızı.

Kim bilir kaçıncı boyutta dikildi karşımıza özrü kabahatinden büyük olan
ki… böylesine geri dönüşsüz sonsuza kadar dondu zaman
Kim bilir hangi hile ile yenip bizi, kapkara bir büyü ile dağladılar sağrımızı

Ahh şimdi Oirpata olmak vardı işte.
Çıplak ata binmek ve su içmek Meotis’ten
Ve Gargarianları kulanmak vardı
tepe tepe / evire çevire / hiç çekinmeden
Aslının aynı olanı kundaklara beleyip
öpüp okşamak vardı gönlümüzce
Ve eskizin talihsiz kopyasını
doğar doğmaz kordonu ile / hiç emzirmeden
terk edip gitmek vardı kucaklarına
kimselere göstermeden ağladığımızı

ahh şimdi bir ateş yakmak vardı işte
Ve ateşe atmak vardı
oku yayda germeyi unutan parmaklarımızı

Bizi biz yapanı yıkandan ne zaman ödünç aldık ki biz,bize hiç yakışmayan korkaklığımızı?

09/12/2007
Bu dizeler sevgili Ayşenur Yazıcı'nın 6/12/2007 tarihinde sayfasına astığı şiirini okuyuşumdan sonra kaleme alınmıştır.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

Alaattin' in Lambası

Hiç bitmeyeceğini sandığım kör bir gecenin,
Solgun renkleridir uzaklaşan.
Yaklaşırken / usulca ve keyifle
Gecenin varlığından acı duyan genç adam.
Bilmelidir ki
Cinler çıkacak.
Oynaşıp durduğu / tozlu lambadan

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

Alışmamalıyım

Sana alışmamalıyım taranmamış bıyıklı adam.
Alışırsam;
Aşk, yerini sevgiye bırakacak. Kıyamam.
Karanlık bulutlar dolaşıyor şehrin üzerinde.
Birazdan, ıslak yağmurlar inecek boş sokaklara.

Kalırsam;
Sen bana sokulacaksın, ben de sana. Kalamam.
Kabaracak aşkın kimyası. Biliyorum.
Ve…nöronlarına ayrılacak.
Önce; terinin kokusuna alışacağım, / sonra da teninin sıcaklığına.
Bir de dudaklarım tiryaki olacak bıyıklarının yumuşaklığına.

Bulutlar dağılıp, yağmurlar dindiği zaman;
Ben, sana alışmış olacağım.
Ama, tutku gitmiş olacak.

Dağınık, taranmamış bıyıklı adam
Dinle…dinle de vazgeç bu sevdadan.
Sana alışırsam!
Neden anlamıyorsun? / AŞK çıkacak aradan.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

AliS HaRiKaLaR DiYaRıNdA

Bardağı taşıracak o son damlanın akıntısına direnen zavallı bir gül yaprağı gibi,
ağzına kadar dolu bir su kabında acemice kulaç atarken düşlüyorum kendimi.
Olmayan ellerimle çaresizce tutmaya çalışırken kaygan suyun parıldayan yüzeyini,
eğleniyorum aslında. Ama,bir tek gerçek var ki karartıyor / kanırtıyor belleğimi.
Ne gülünç bir çabadır bu harcadığım? Yaprağın şansı ne ola? Gülün ömrü ne ki.


04/04/2004

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:06 PM

Alkış Bekliyorum Sizden; Lütfen!

Sizden;
Alkış rica ediyorum.
Ayakta.
Fonda;
En güzeli olmalı şarkıların.
Sazların ise; en ustası.
Yerde; Gül yaprakları,
Ve kadehimde şampanya.
Bir türlü gelmeyen yarınlar var ya! ! ! !
İşte; O yarınlara,
Yaşamayı hep ertelediklerimiz var ya! ! ! !
İşte; O anlara,
“Yeni aşk, eskisinden büyük olur” derler ya! ! ! !
İşte; O aşka
Sizden alkış,
Benden ise;
MERHABA

23/09/2003

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

AlTı aDeT sıFıR

Ben karar verdim;
sensizliğimden altı adet sıfırı atacağım bu gece.
Geriye; Aşk kalacak sadece
bir tül gibi ipince.




15/04/2004 Ashkelon

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

Altı da Bir, Üstü de Bir'dir Yerin.

Bak oğlum,
Yere bile tükürürken, rüzgarı arkana alacaksın.
Onu bunu bilmem
Hamili kart yakınımdır yazan; kartvizitlerin olacak.
Yola sonra çıkacaksın.
Allah’ın selamı dilinde olsun. Din kardeşiyiz.
Ama...... her dem tetikte duracaksın.
Fırsat aynı kapıyı iki kere çalmaz.
En zayıf anı kollayıp, arkadan vuracaksın.
Sakın kimseye acıma. Acınacak hale düşersin.
Sendeleyen birini gördün mü
Bir tekmede sen atacaksın.

Hiçbir zaman
Elini, belini, dilini esirgeme
Yeri geldi mi...kullanacaksın.
Hatasız kul olmaz. Kafana sokacaksın.
Su testisi su yolunda.
Her şeye mazeret bulacaksın.
Tuttuğunu koparıp, cebine koyacaksın.
Oğlumsun... bana söylemek düşer.
Karını döveceksin. Anana söveceksin.
Sen sen ol, sadece kendin için yaşa.
Hiçbir şeyi düşünme derin derin.
Ne demişler? Altı da bir, üstü de birdir yerin.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

AmAn NaZaR DeĞMeSiN,

Ak düşmüş saçlarına
dokunsam uçlarına
allah hedef etmesin
meraklı bakışlara

aklı hür
vicdanı hür
bir başka deyişle;
kısaca 'özgür'
tırmanıp yokuşlarına
beyaz bayrak asmalı
hisarın burçlarına.

kurşun döktüreceğim az sonra

nazar / değmesin diye
takdim tehir eylenmiş
yaşanmış yaşlarına.

...... sakın
.......................yerinden
........................................kımıldam a


05/111/2004.... kartal 14.45

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

Andros’u Düşleyen Adam

Düşlerinde; Andros’u düşleyen adam,
Andros’un göklerindeydi dün akşam.
Avuçlarına bir yıldız sığdırmıştı,
İnanılmaz... koskocaman.
Yavaşça, süzülerek indi yere,
Yakaladı Andros’luyu saçlarından.
Hiç direnmedi Andros’lu,
Göz göz’e geldiler bir an.

Sonra.... sustu dalgalar / sustu rüzgar.
Çözüldü rüyaların dili.
Düşlerinde Andros'luyu kucaklayan adam,
Tam Andros’lunun tenine
Dudaklarını değdirecekti ki.
Birden, uyandı uykudan.
Çok değil... sadece... her zamanki kadar
Acımasızdı zaman.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

AnnabeL Lee

Ben Annabel Lee
Hiç kimse düşünmeyecek poe'dan sonra beni
Kaybolup gidecek mezarımın yeri.

Ve şimdi
Burası kurumuş bir deniz ülkesi

Ben annabel lee
düşlerken kaybolan denizi
Kutsuyorum hepinizi
kıskanarak yüreklerinizdeki sevginizi

vefa yele / sevda sele verildi mi
bakiyesi kaçırırmış melekleri

Bilenler iyi bilir
son pişmanlık
kurtarmaz ki düşenleri

perdeyi kapatırken
utancın morarmış eli
yarının rengi
bugün den belli

Şairler yaşasa da
artık yaşayamayacak
haketmedi

zavallı
Annabel Lee.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

Arapsaçı

Buruk bir hikayeydi zaten, anlatamadık
şehir üstümüze geldi. Sardı kollarını
Günbe gün kopyaladı günü güne
Yarınlar düne benzedi... yoksa dün mü yarındı?
Karıştı siyah siyaha... anlayamadık
Nereden çıkmıştık yola... neresi burası
Kirlendik. Yine de dokunmadık suya sabuna
Hangi ses yabancı... hangi yüz tanıdık
Sendeki ben mi... bendeki sen mi?
Kim kimdi iyice şaşırdık
Buruk bir hikayeydi... dedim ya
Anlatamadık.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

AriF'e TaRiF Ne GeReK...?

Arife tarif ne gerek?
içimin göçüne el sallayışımdır bu.

Bana dair herşey,
Bana rağmen
tutmuşken yolu;
Sevdanın yerinde
inatla oturduğu
bilmem ki ne denli doğru?
Berrak sularımın git gide
batakla dolduğunu,
Bu yüzden
epeydir soluksuz olduğumu,
o dillere destan gücümün
dibine vurduğumu,
Ve
Kaygan yosunlarına nasıl
zorlukla tutunduğumu
Anlatsam...!

uçurumun kenarında durduğumu
Anlar mı ki eloğlu?

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

ArMuT MiNDeRLi, MuM FeNeRLi GaZiNo

Minik bir serçeyi okşamak istedim diye tutup ta acemi kanadından
Saplandı çıkmıyor şimdilerde maydanozun dikeni kanayan damağımdan

Silebilmeye dair umut olsaydı eğer
uğursuzluğu aynalardan
nar kırmızısı /limon ekşisi toplamaya razıydım
kıpraşan gölgelerin değişken boylarından

bundan sonra.........
bütün temmuzları bölerek ortasından
ilk parçanın tam yarısından
geceden sabaha dair bir fal açsam
ancak bir çay içimi zaman daha çalmış olurum
armut minderli mum fenerli gazinodan

olsun…yinede sen
cinayet mahalline geri dönmeye can atan adam
iyi sakla / silme bu adresi usundan

tabancanın namlusunda ansızın parlayıp
o anda sönen bu kara duman
sahilinin anısını sana bırakarak
ayrılıyor Androstan

11/07/2008...Andros

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

AsALeT; FaRKı YaRaTıR

bütün arabalar dört teker.

ortak yanları bu olsa gerek
ki;
hepsi de gün gelir
lastik patlatır.

allah sahiplerine bağışlasın ya..!
tüm benzerlik bu kadar.

bazıları
durmadan asfalt ağlatır
bazıları
sürekli ruhsat bağlatır
kiminde
homurtulu motor gürültüsü
kiminde
düzelmeyen kaporta çöküntüsü
baş ağrıtır.

göz dolduranlarına 4 çeker diyorlar ya..!
bu bir teknik donanım meselesi.

görüntüsü düşmanı azıcık çatlatır.
sürücüsü hendeği kolay atlatır
ve
onlara dokunmayı da sokulmayı da
sadece düşlemek bile
baharı yadsıtır.

ama...!

hani bir de
bazı kırmızılar vardır ya..!
işte o kırmızılara
kısaca
'Ferrari' derler kızım.

asaleti
farkı yansıtır.


18//04/2006 (kendine güvenmek yürek işidir.)

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:07 PM

Aslında Benim Yüreğim Zengin.

Senin için;
el açmış her dilenciye
çekinmeden vereceğin
üç beş kuruş
değerindeyse sevgin.
Bak
sana ne diyeceğim.
Eğer
gözündeyse verdiğin
Kalsın.
Kırıntına bile muhtaç
gibiyim ya senin
Aldanma.
Aslında benim
yüreğim zengin.


20/04/2004 kartal

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

Aslında Kötü Bir Amacım Yok.

Aslında kötü bir amacım yok. Ben sadece ezeli bir korkuyu dillendiriyorum.
Ask’ ın zamanla alışkanlığa dönüştüğüne dair ciddi endişelerim var.
Sezgiler ve içgüdüler bile, değiştiremeyecekse bu hazin sonu;
Taklit edilemeyecek bir farklılık arayışı içindeyim.... hepsi bu.

Aslında kötü bir amacım yok. Ben sadece yıpratan bir eşgüdümü dillendiriyorum.
Aşkın kimyasının sürdürülebilirliğine dair ciddi endişelerim var.
Bilinçli ve radikal tercihler bile, geciktiremeyecekse yaklaşan sonu;
Yüz eskitmeyen bir kullanma kılavuzu arayışı içindeyim... hepsi bu.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

Aşk

İnce bir nefesle soluksuz kalarak,
Bıyıklı bir dudakta müebbete asılmak
Ve
Göz bebeklerine sokularak
Zamanı durdurmaktır aşk.


Güçlü bir omuza yaslanarak
Üşümüş bir yaşamda sımsıcak
Ve
Kalp atışlarına uyarak
Huzuru yakalamaktır aşk.


Yavaşça akıp kana karışarak
Bir özsu gibi hücrelere yapışmak.
Ve
İçsel bir şarkıyı duyarak
Müzikle yaşamaktır aşk.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

Aşk Buna Değer

ölü bir timsahın gözlerinden
çekip aldım cesareti.
sıcaktı.
Bir sihir, bir tılsım
Bir büyüydü sanki.
şimdilik
parmak damgası misali
boyuyor olsa da ellerimi;
Değil vermek geri,
Büyütmeyi düşlüyorum
Devler gibi
Aşk buna değer.
Yakmak gereksede gemileri.

10/02/2004 istan.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

Aşk için gelmiştim. Eli Boş dönüyorum.
“Üye olmayan giremez” yazıyor kapında.
Ve / “Her yer rezerve” görüyorum.

Kar yağıyor yalnızlığıma;
Buzlanmış camının arkasından..... öylece bakıyorsun.
Bir eğri odun yanıyor şöminende.
Sen içerde terliyorsun. Ben dışarıda üşüyorum.

Hızla esiyor zaman,
Ayak izlerim silinirken kapından..... susuyorsun.
Öylece duruyorsun..... Hiç kımıldamadan.
Sen içerde bir mum yakıyorsun. Ben dışarıda sönüyorum.

Olsa...... Dükkan benim... Biliyorum.
Ama yok! Yok işte! ! !
Aşk için gelmiştim. Eli boş DÖNÜYORUM.

22/06/2003 cumhuriyet ekspresi

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

Aşk İçin Gelmiştim!

Aşk için gelmiştim. Sende de yokmuş!
Anlamak uzun sürdü. Şaşırdık Biraz.

Önce yere,
Sonra ellerime baktın. Uzun uzun
Sandım ki tutarsın! Umuttu o sessiz avaz.
Zorlandık Biraz.

Özgürlük; sadece söylemmiş dilimizde.
Gerçek olansa; zincirlerimizdeki pas.
Özlemlerden bahsettik. Usulca.
Lafladık biraz.

Karalama defterine dönen; sadece yaşam
Yüreklerimiz ise; çocukluğumuzdaki kadar beyaz.
Kızıllaşırken soluklarımız;
Utandık Biraz.

Gitmekle kalmak arası bir düşünce;
Emanet bir peçete gibi göğüs cebinde.
Tıkadı yolları soğuk bir ayaz
Üşüdük Biraz

Önce; kırlangıçlar gitti. Sonrasında Tilkiler.
Çok Hamdık aslında. Belki de çiğdik
Girmeden aramıza, öksüz bir telaş.
Demlendik Biraz.

Aşk için gelmiştim. Sende de yokmuş! Üzülme.! ! ! !
Ya yıllar önce çalmalıydım kapını. Ya da;
Çoktan gitmiş olmalıydım. Değil mi?
Geciktik Biraz.

Mine Özdemirtaş.05/06/2003 Çamlıca.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

AşK İçiN GeLMiŞTiM / ŞüKüRLeR OlsuN

aşk için gelmiştim / aldın içeri

gelişim davetsiz
ve
zamansız dı belki
ama
yüzün güleçti senin
yüreğin sıcak
sofranda yer açtın
daha ne olsun?

adım konuk ya benim

sen şimdi
yemeğin üstüne
bol şekerli
kahve de yaparsın

sanıyormusun ki / içip kahveni / giderim geri

yatmak için ben
şu koca minderi
gözüme kestirdim
haberin olsun

zaman da
epey
ilerledi

madem laf lafı açıyor / neden falıma bakmıyorsun?

baksan
bizi göreceksin.
el ele, göz göze
bir yürek içine oturmuşuz
.................
.................
şükürler olsun.

06/01/2006

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

AşK MaSaLı

sen / hiç kaybolmadın mı yani?
kendi bozkırlarında gece yarısı

senin göklerine yıldızlar
hiç mi doğmadı

belki de hep
karanlığa bakmışsındır da
sadece düşlemişsindir
samanyolunu
bu yüzden görememişsindir
kayan yıldızların da olduğunu

dilekte tutmadın
adakta adamadın öyle mi?

yani senin
tütün kokan parmakların
hiç papatya yolmadı
öksüz kalan falına
bakan kimse olmadı
öyle mi?

hiç üşümediyse ayak izlerin
demek ki karda hiç yürümedin
öyle mi?

hep /minicik adımlarla mı / bastın toprağa
hiç mi çakmazsın, hiç mi gürlemezsin.

tamam,
tamam
rüzgarların şarkısız
mevsimlerin baharsız
olduğu yerdensin /
anlıyorum

kuşun kanadından
nem kapmazsın
hiç üşümez
hiç ağlamaz
üstelik
aşık ta olmazsın
öyle mi?

o halde neden kirpikerin nemli?
neden yanakların ıslandı?

yoksa!
çöllere yağmur mu yağdı

23/12/2005

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:08 PM

AşK En ÇoK BaNa YaKıŞıRDı...! ! ! !

…………………….. Aşk en çok bana yakışırdı..!
…………………….. (eğer yarımlara razı olabilseydi yüreğim
…………………….. ya da bütünü bölebilseydi ellerim)
benden selam olsun
tütsülenmiş masalların buğusunda
yürü yürü bitmeyen upuzun yollarıma
nice divaneleri boğmak zorunda kaldığım
alaca bulaca larıma
…………………….. Aşk en çok bana yakışırdı..
…………………….. (eğer onda değil / yüzde / hatta binde birinin
…………………….. defosuz olduğuna inansaydım hikayelerin)
benden selam olsun
iğne atsan yere düşmez kalabalıklarıma
sarmaş dolaş ama canhıraş
el değmemiş yalnızlıklarıma
parıldayan yıldızlarla yarışırcasına
büyüyen karanlıklarıma
…………………….. Aşk en çok bana yakışırdı..!
……………………..(eğer sonunu getirmek için işkencelerin
…………………….. yedi yanlışın yerini cellatlara söyleseydim)
Benden selam olsun
bir bir toplayıp /yüz yüz çıkardıklarıma
sayfalar dolusu yazıp çizip
sonunda / unutarak
sicilini akladıklarıma
yangından mal kaçırır gibi
yastık altına sakladıklarıma
…………………….. Aşk en çok bana yakışırdı..!
……………………..(eğer gerçekten kulağı olmasaydı yedi kat yerin
…………………….. belki de yüzü bu kadar kızarmazdı bahanelerin)
Benden selam olsun
binbir emekle çıkarırken doruklara
körolası fundalıklara
ya yenin den / ya da paçasın dan
kaptırdıklarıma
………….. Aşk en çok bana yakışırdı
………………….AMA…! ! !
………….. Ben onu kuyruk yaptım uçurtmalarıma
………….. Benden selam götürüyor
………….. Dağın yamaçlarında
.....………..Sırtımı Yasladıklarıma

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:09 PM

Aşk Zokada Bir Garip Balık

Canhıraş bir bestenin en son notasında
Birden duyulmaz oluverir ya çığlıklar.
İşte öylesine apansız, sönüverdi deniz feneri.
Tam yaklaşırken forsa dolu kayıklar.
Zaman topladı irinini, başı sıkılası bir çıban gibi.
Acı, durağan oldu, bıçak kemiğe dayandı.
Başlayan orman yangınımı, Meydan soygunu mu?
Birileri her şeyimi çaldı.
Bir mum yanıyorsa uzaklarda, Bilin ki rüzgarlara adanmış.
Oltalar içimde karmakarışık,
Vurgun yiyip, içimin yosunlarına dolanmış.
AŞK, zokada bir garip balık,
Öylece dona kalmış.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:09 PM

Aşk; Titriyordu Yanan Mumda

Aşk vardır, yaşanmak için.
Aşklar vardır..... unutulmak için.
---



Onlar aşıktılar
..............Aşkı
Aşkın göz bebeğine vurgun
Ve düşmeye hazır
Kirpik ucundaki
Tuzlu bir damlaya
.............Aşıladılar.
Tuzu,çoğaldı damlaların
Ağırlaştı.......
Yanaklara bulaştı
...........paylaştılar.
Bardaklarda Aşk,
............. Beyazdı,
..............Kırmızıydı,
..............Köpüklüydü.
Mezelere, karışmıştı
Ürkekti Aşk........
Titriyordu...... yanan mumda.
............................
Aşk.......
kaybolmuştu aslında.
..........................
Bulup çıkardılar.

Aşklar vardı
.................. Unutulmuş
Hatırlandılar.
Yaşanası olanlar,
Özenle.. bir kenara
Ayırıldılar.
Tozlarından arındı anılar
Gül yapraklarına tarih düşüldü
Sadece kanayan kızılın
..................şerefine
Kadeh kaldırdılar.

Onlar, şairdiler.
Yürek.... Yürek
............ Bölündüler.
Eskisi; zaten, eskiydi aşkların
Yenisi ise;
Henüz yaşanmamış olandı.
Umuda sığındılar.
................Çoğaldılar.

Onlar aşıktılar.
............ Şairdiler.
.Şiirleri vardı...Yazılmamış.
........... Yazılsa da okunmamış.
Biraz hüzünlüydüler,
Biraz da şaşkın.
...................... hepsini,
Duyulmamış mısraların
ve de........
En keskinini kalem ucundaki
.....................bıçakların
Doğacak olanına sakladılar
Aşkın................

Şairdiler,
Ve Ölüydü aşklar
Hepsi,..................
............. El verdiler
Mevtayı, baş üstünde
Sonsuzluğa taşıdılar.
Sonra...... Affettiler acıları
Özgürlüğe... saldılar

Ölüydü aşklar./ Bağışlandılar.
Ölüydü ya aşklar! ....
................................
................usulca,
Canlandılar.



21/02/2004 Anısına.. (Ölü Aşklar Derneğindeki şair yüreklere İthafım ve armağanımdır)

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:09 PM

Aşkı İzne Çıkarıyorum

Aşkı izne çıkarıyorum / o artık gececi.
Bundan sonra ona,
Her an / her yarde / rastlayabilirsiniz.
Bu bir barda da olabilir / Pavyonda da.
Bir kupa bira’da
Veya bir bardak rakı’da
Sarhoş düşebilir / kollarınıza.

Aşkı izne çıkarıyorum / o artık gececi
Bundan sonra onu / her an
Yerlerden toplayabilirsiniz.
Bu bir arka sokakta olabilir / kaldırımlarda da.
Yağan sağanak yağmurda
Veya balçık gibi / çamur’ da
Baygın düşebilir kollarınıza.

Mine Özdemirtaş

GooD aNd EvıL 09-06-2008 04:10 PM

AşKıM ve OnUrUm OLmALıYdıNıZ

“Aşkım ve onurum olmalıydınız.
Şimdi, kocaman bir hiç oturuyor koltuğunuzda
yapayalnız ”


Sizi,ben seçtim yokların arasından. Seçildiğinizi hiç bilmediniz.
O kadar benimsedim ki varlığınızı. En az benim kadar benimdiniz.
Hatırlıyorum,
Bir hıdrellez akşamında, yüzünüzü özenle çizmiştim sulara.
Hatlarınızı oluştururken, en olgun yaşındaydı fırçam
Size ayırdığım renkleri nasıl da beğenmiştiniz.
Merakla izledi kaşlarınız canlanırken göz kapaklarınız
Dudaklarınızı olması gereken yere yerleştirdiğim an gülümsediniz.
Size sesinizi verdiğim de ise,
Soğuk iklimlerin soğuk yataklarındaki üşümüşlüğünüzü anlattınız bana
Teninize bir çığlık astım o zaman. Koskocaman. İrkildiniz.

Birileri kazımıştı tuvalde sizi...acımıştı canınız... alıngandınız.
Sardım yaralarınızı tek tek. Yastık sürdüm başınıza dinlendiniz
Karabasanlarınız vardı.
Buruşmamız çarşaflardan gelmeydiniz. *******den ürkerdiniz.
Rüyaları mandallayınca kirpiklerinize usulca demlendiniz.
Yanlış ölçümlerin tartısıydı aklınızda kalan
Gücü koydum kucağınıza. Ağır geldi.... sendelediniz.
Huylarınızın seçimini size bıraktım hiç dokunmadım özgürlüğünüze.
Aynaları size uzattığım da ise
Işığı vermemiştim henüz. cam gibiydi göz bebekleriniz.
Arkanızda gölgelerin uzamakta olduğunu görmediniz.

Sizi bitirmemiştim daha
Bitirebilseydim eğer aşka tutunmayı öğrenecekti elleriniz.
'Sevgi emektir diyecektim' ki... kulaklarınız yoktu, dinleyemediniz.
El yordamında yakalandınız telaşa
Ayaklarınıza can suyunun yürümesini bile beklemediniz
oysa, daha yürek kanatacaktım göğsünüz de
Anılarınız olacaktı...ve... onları hatırlayacak cesaretiniz./
ama sabırsızdınız. Beklemediniz.
Yarım yamalak ve salkım saçak.. öylece....çekip gittiniz.
Zaten,/ bir balık kadınının düşleriydi..... sizi var eden.
aslında biliyorsunuz... yoktunuz siz.
Şimdi; tam 'doğduğunuz günde'
kendi karanlığınızda çarparak sağa sola
Sizi çizmeye başladığım koydaki durgun suya...dönmedesiniz.

“Kendi sesinizdeydi sizi silen silgi. .....fark etmediniz.”

28/05/2004... yersiz yurtsuz

Mine Özdemirtaş


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:06 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.