![]() |
Bir Damla Gözyaşı Her Şeyi Anlatır
Tekerlekli sandalye nedir bilir misiniz, Sakatlık nedir bilir misiniz, Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Vurmak nedir bilir misiniz, Vurdurmak nedir bilir misiniz, Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Açlık nedir bilir misiniz, Emeğin karşılığı nedir bilir misiniz, Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Adalet nedir bilir misiniz, İnsan hakları nedir bilir misiniz, Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Yorulmak nedir bilir misiniz, Harcanmak nedir bilir misiniz, Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Yavrusunu acı içinde çekerken görmek Nedir bilir misiniz, Ölmek istemek nedir bilir misiniz, Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Çaresizlik nedir bilir misiniz, Boynunu bükmek nedir bilir misiniz, Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Evet,bir damla gözyaşı her şeyi anlatır Şerefliler için. Şerefsizler içinde bir damla gözyaşı Her şeyi anlatmaz onlara. Onlara vurmak, Vurdurmak,rüşvet,ezmek, Koltuk,yükselmek, Para,hırsızlık,kendileri için menfaat, Yalancılık,dolandırıcılık,pezevenklik anlatır. Bir damla gözyaşı neymiş yahu Şerefsizler için komik Ama şerefliler için Bir damla gözyaşı her şeyi anlatır. Fatih Güler |
Bir Delikanlının Aşkı
Bu öyle bir aşktı Yanıp ta kavrulmayan, Özleyip de gidemeyen Bir delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Ağlamak isteyip de Gözlerinden yas gelmeyen, İntihar etmek isteyip de Bir türlü ölemeyen Delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Unutmak isteyip de unutamayan, Kalbinden resmini atmak isteyip de Bir türlü atamayan Delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Her saniye geçtiğinde Saman alevi gibi değişen, Her yıl geçtiğinde Kainatın tek hakimine dua eden Delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Sesini kulaklarına geçiren, Yüzünü gönlünün yuvasına koyan Delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Adını beynine yazan, Gözünü yollara diken Delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Rekorlar kıracak, Tarihler yazacak delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Ayrılığının acısını Türkülerle teselli bulmaya çalışan Delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı O kızı görünce sanki bir papatya gördü, O gözü görünce sanki bir boncuk gördü Bu bir delikanlının aşkı Bu öyle bir aşktı Gündüzleri hep o kız için Senaryo gibi hayaller kuran, Rüyasında hep o kızı gören Bir delikanlının aşkı. Fatih Güler |
Bir İki Üç Dört
Bir içim susun,içilesi saf çağlayan İki demet gülsün,suya dalan armağan Üç soğan yasısın,yokluğunu soyup ağlayan Dört dilim ekmeksin,hayalinle asla doyulmayan. Fatih Güler |
Bir Kız Gördüm Sanki Papatya
Bir kız gördüm sanki papatya Bir göz gördüm sanki gül Bir kız gördüm sanki deniz Bir göz gördüm sanki dalga Bir kız gördüm sanki altın Bir göz gördüm sanki elmas Bir kız gördüm sanki melek Bir gördüm sanki cennet Bir kız gördüm sanki hanımefendi Bir göz gördüm sanki göz alıcı Bir kız gördüm sanki hayal Bir göz gördüm sanki rüya Bir kız gördüm sanki ateş Bir göz gördüm sanki alev Bir kız gördüm sanki yaz Bir göz gördüm sanki bahar Bir kız gördüm sanki şarkı Bir göz gördüm sanki beste Bir kız gördüm sanki güneş Bir göz gördüm sanki gökkuşağı Bir kız gördüm sanki ay Bir göz gördüm sanki yıldız Bir kız gördüm sanki mutluluk Bir göz gördüm sanki heyecan Bir kız gördüm sanki canımdan bir parça Bir göz gördüm sanki uğurum Bir kız gördüm sanki dünya güzeli Bir göz gördüm sanki rengarenk Bir kız gördüm sanki prenses Bir göz gördüm sanki boncuk Bir kız gördüm sanki aşk Bir göz gördüm sanki sevgi Bir kız gördüm sanki bir tanem Bir göz gördüm sanki parlıyor. Fatih Güler |
Bir Ölür Bin Doğarız
Gökyüzünden bir mermi geçti Sonrada arkamdan bir ses Baktım yerde bir genç Elime bir mektup uzattı Vatan için ölmeye razıydım Ben ölmezsem vatanım ölecekti Nice şehitlerini bekler toprağım Diye yazıyordu kanlı mektubunda Doğru söylersin kahraman şehidim Yerin rahattır cennetlik şehidim Vazifeden kaçardın olmazdı şehidim Aileni merak etme şehidim İnsanı insan yapan imandır Vatana ihanet eden haindir Askerlik en onurlu görevdir Bilmeyenler insanca yaşamaktan acizdir Bayrağımızı yırtıp,söküp,parçalarlar Göklerde görmeye tahammül edemezler Yetmezmiş gibi yenisini uydururlar Birileri bunları iyice azdırırlar Dört koldan düşman besleniyor Ayaklarımıza mayınlı tuzaklar kuruluyor Bebeklerimize dahi kurşun sıkılıyor Biz sessiz kalalım çalınıyor Böyle dosta düşman gerekmez Böyle kumaşa iyilik işlemez Böyle vatanperverlikle ülke korunmaz Böyle davranmakla güller açmaz Üniformamı yatmak için giymedim Ailemden gereken dersleri aldım Allah,bayrak,vatan,toprak Tek olduğunu atalarımdan öğrendim Mektup yazma zamanı gelmiştir Karşılarına dikilme zamanı geçmiştir Süre verme zamanı bitmiştir Yol gösterme zamanı çakmıştır Ağlamayın anam,yanmayın yarim, Düşmanlarımızı sakın ola güldürmeyin Evladıma sahip çıkın babam Sırada sana gelecek kardeşim Benim yerime tabutum gelirse Gözyaşı dökerek ümitsizliğe kapılmayın Nice Mehmetler hazır arkada Bir ölür bin doğarız. Fatih Güler |
Bir Umut Doğdu
Bir umut doğdu Sabah güneşi gibi Gözleri masmavi gök gibi Doldu gözleri bulut gibi, Yağmurlar döktü basacağı toprağa, Umutlarını yeşertsin diye. Güldü yüzleri ay gibi Yıldızlar düştü parlayan saçlarına Yıldızlar dağıttı saçlarından Umut dolu yarınlar için. Fatih Güler |
Biz Türk Evladıyız
Düşman işgalinden kurtulduk Türkiye Cumhuriyetimizi kurduk Haram yemekten korktuk Biz Türk evladıyız İnsanlığı görev bildik Müslüman dinini seçtik Kimseye kölelik etmedik Biz Türk evladıyız Tarih bizi konuştu Hep sırtımızdan vurdu Sonrada saygı duydu Biz Türk evladıyız Dünyayı ayağımıza çağırdık Misafirperverliğimizi ikramımızla gösterdik Kendi ellerimizle besledik Biz Türk evladıyız Senaryo kağıtları çok Oyunlara karnımız tok Bölünmeye yer yok Biz Türk evladıyız Hoşgörü silahımız oldu Mayın çiçeklerimiz doldu Beklentileri ellerinde soldu Biz Türk evladıyız Fatih Güler |
Boş Ver
Zalim ruhlar Beni senin sütünden Mahrum ettiler annem Zalim kafalar Beni seni için Yeşil yaylalardan Bir tane papatya kopartarak Senin parlayan saçlarına Takmayı çok gördüler annem Zalim beyinler Birbirimize sarılarak ağlamayı bile Çok görüyorlar annem Zalim yaratıklar Gölgeni gardiyan,evlerini hapishaneler, Ruhunu da ömrün boyunca Suçsuz mahkum yaptılar annem Kral hapishaneler de Yokluk,çile, Of,ah çeksin Saçlarını,içini döktün Ağladın,güldün,öfkelendin İsyan,şükür,hayal, Dua ve Hep sabır ettin benim için annem Sana sitem edenlerin adı semahat, Küsenlerinde soyadları Senin gibi güler değil annem Seninle savaşan dünyaya Sevgin ve saygınla barışan, Sana hep ağlayan hayata Gözlerinle ışık yakan, Yanaklarınla güller serpen annem Birinci ağacının yapraklarını Yaşatmaya çalışan, İkinci ağacının meyvelerini Bekleyen annem Ülkemizin en milliyetçi, Cumhuriyetçi,laik, İslamcı,vatan sever, Çalışkan kadınısın annem Bunları dünya alem kabul etmesin, Bilmesin,duymasın boş ver. Sanki ödülleri Öbür dünyaya götürebilecek misin,hayır. Duydukların kulağında sadece Küpe olacak mı,evet. Öyleyse boş ver beddua bilmeyen İnce ruhlu annem Özürlülerin işi zor, Özürlü annelerinin işi daha da zordur. Çünkü onları anlamakta, Anlatmakta kolay değildir. Fatih Güler |
Bozuk Vites
Direksiyonu tek elimle tutuyorum. Yollar kaygan,bozuk, Uçurum olsa bile Direksiyonu tek elimle tutuyorum Bu fikrim ne hobim, Ne de fobim Direksiyonu tek elimle tutuyorum Çünkü öbür elimle Bozuk vitesimi tutuyorum. Otomobillerimin viteslerini Hep bozuyorlar Kimler mi bozuyorlar Otomobillerimin viteslerini, Dünüm,bugünüm,yarınım, Acı gerçekler bozuyorlar Otomobillerimin viteslerini Sol elim direksiyonu tutuyor, Sağ elimde Bozuk vitesi tutmaya çalışıyor Beni bilmediğim yerlere götürüyor İmdadıma ayaklarım yetişiyor Frenliyor bozuk vitesli otomobillerimi Ah bir durdurabilsem otomobillerimi Hemen tamirciye götürsem bile Dünyada parçaları yok otomobillerimin. Bozuk vitesli otomobillerim Beni bataklığa çekebilir, Uçuruma düşürebilir,yalnızlığa yatırabilir. Bozuk vitesli otomobillerim Bir yere çarpacak Acaba nereye çarpacak Şarap fabrikasına mı, Yoksa domates kamyonuna mı çarpacak Yollarımın molasında Dudaklarıma bir çay bardağı kahkaha, Yanaklarıma iki porsiyon tebessüm, Kalbime üç dilim heyecan, Gözlerime de dört parça nem ısmarladım Kontrol etmekte zorluk çekiyorum artık Bozuk vitesli otomobillerimi Ne çamur durduruyor,ne de kar Yüreğimi yara yara, Duygularımla oynaya oynaya, Vicdanımı inlete inlete, Acılı teybini çala çala, dert dünyasını gezdiriyor beni. Ya direksiyonu kıvırıp duvara çarparak Durduracağım manyak otomobilimi, Ya da bozuk vitesli otomobilimle Hayat boyu utanç duyacağım. Fatih Güler |
Bu Aşk Değil De Nedir
Işıklarım sönük gecenin karanlığında Hayal ettiğim senin gözlerin aydınlatıyor Gecenin karanlığını ******* çok soğuk Benim yüreğimdeki derin sevda beni ısıtıyor Üsttüm açıldığında O pamuk gibi ellerinin Yorganımı örtüsünü hayal ediyorum Sabahları senin efsane sesinle Uyanmak istiyorum Eğer sen benim sevdiğimi anlamıyorsan Sen bir zahmet benim dünyama gir O zaman anlayabilirsin Yoksa benim sevgim Sahte diye düşünüyorsan Benim kendime Acı çektirecek insan olmadığımı Kuşlar bile bilir papatyam Bendeki yangın ağustos sıcağında bile yok Sendeki koku bütün parfümlerin adı çıkmış Sendeki o gülüşlerin Sanki içime bahar geliyor Senin o bakışların beni uyuşturuyor Senin hanımlığın Beni kendine hayran bırakıyor Seni özlediğimde Sanki yıldızlar kadar uzaktasın Sen yanımdayken Bir saat sanki Bir saniye gibi geliyor vakitler Eğer yine aşkıma inanmıyorsan Bak ben sana son sözlerimi söylüyorum Her gülüşümde yanıma hayalin geliyorsa, Her ağladığımda Özlemlerimle yüzdürüyorsam seni, Bu aşk değil de nedir. Fatih Güler |
Bu Can
Bu can,cananına muhtaç Bu gönül,kalbime yenik Bu yüz,tebessüme yasak Bu gülüm,bülbüle hasret Bu gurur,yaşamaya tutsak Bu ömür,oynamaya vasat Bu şans,gülmeye haciz Bu kahkaha,atmaya mahrum Bu özgürlük,kendime uzak Bu dünya,geleceği korkulu. Fatih Güler |
Bu Can Patlıcan
Bu dünyaya bir insan geldi, İlginçtir bunun canı can değil. Daha iki günlükten Bunun canını hiç zannediyorlar Bunun canı can değil patlıcan. Oyuncaklarını ne yok ettiler, Nede sağlam ettiler, Oyuncaklarını perişan ettiler Onlara göre çok doğal hareket bu. Aslında simdi bana da çok doğal geldi Çünkü bu can değildi bildiğimiz patlıcan. Karnı yarık,patlıcan kebabı, Patlıcan kızartma, Bütün patlıcan yemeklerini yapabilirlerdi Belki niye katillere madalya takmadınız Katillere çok ayıp ettiniz çok Bu can patlıcan. Yürüyemese de olur, Konuşamasa da olur, Ağzını kontrol edemese de olur Bu can patlıcan. Ömür boyu mahkum olsa da olur, Acılar içinde kıvransa da olur, Ömrü hep sıkındılar, Özlemler,çaresizler, Bunalımlar içinde geçse de olur Bu can patlıcan. Acının tatlısı da var o da patlıcan Acılı biberden iyidir patlıcan Yani bu can iyi ki patlıcan. Acılı biber olmak demek Acıları aratacak kadar, Dününü özleyecek kadar, Bugünü saymayacak kadar, Yarına bakamayacak kadar bir kaderdir. Patlıcan ise, Dününü hatırlamayacak kadar onurlu, Bugünü yarın sayabilecek kadar Sabırlı bir kaderdir Bu can patlıcan. Acılı biberi yediniz vakit ağzınız yanar O acı ömür boyu Ağzınızda acı bir leke bırakır. Patlıcanı yediniz vakit ağzınızda tatlı, Farklı bir lezzet bırakır, O lezzet ağzınızdan yok olsa bile O lezzetin farklılığı Aklınızda tatlı anılar bırakır Bu can patlıcan. Fatih Güler |
Bu Kulak Neler Duydu Neler
Bu kulak neler duydu neler, Bir kızı bin kişi ister bir kişi alır dediler bana, Ben istemedim ki Sadece gönülden sevdim, Seveceğim,özlüyorum. Sevginin adaletine inanmasaydım Nikah masasını ona dar ederdim, Yada göremez di. Keşke inanmasaydım da Ruhumun yerine bedenim uyusaydı, Beni yaralayan sözleri duymasaydım. Sana ne var ki bu dünyada işin iş dediler, Doğru bu dünyada bana ne var ki Dört kişi dışında Gençliğimi var, Çocukluğumu var,sevgilimi var, Özgürlüğümü var,arkadaşımı var. Doğru işim iş bu dünyada, Daha bebekten işime başladım, Zor yemek yeme işi, Zor yutma işi, Ağzımı zor kontrol etme işi, Dişimi sızlatmama işi, Daha çok var da İşime göz koyan diye söyleyemiyorum. Bana sen benimle kıyaslama dediler, Doğru ben hiç kimseyle kıyaslanamam Erimekte olan dağdaki karla, Solan çiçekle,uçamayan kuşla, Yaralı atla kıyaslarım kendimi. Yalvarıyorum kulağıma küpe takmayın Çok utanıyorum Bunun için mi okudunuz siz. Kusura bakmayın Bu kadar değerli küpeler alamam sizlere Çünkü ben sizin kadar okumadım. Fatih Güler |
Bugün 10 Kasım
Bugün 10 Kasım Yıldızların düştüğü, Bulutun toprağa ağladığı, Toprağın kavuştuğu gün Bugün 10 Kasım Bayrakların yarıya indiği, Düşmanların sevindiği, Milletimizin minnet yaşını döktüğü gün Bugün 10 Kasım Dış güçlerin bayram, Planların seyran, Emellerine ikram ettiği gün Bugün 10 Kasım Düşünceleri beyin kütüphanemize, Sözleri kulak teybimize, Bedeni maalesef anıtkabire girdiği gün Bugün 10 Kasım Savunduğu Laikliği, Kurduğu Türkiye Cumhuriyetimizi Bayrağımızla koruduğumuz gün Bugün 10 Kasım Saatler dokuzu beş geçiyor Yine ağlayarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk e, Vatanımızın toprağına Yepyeni evlatlar yeşerttiği gün. Fatih Güler |
Bugün Benim Doğum Günüm
Bugün benim doğum günüm Kadehlerin içip içip ağladığı Sarhoşların sızıp sızıp ayıldığı Narkozların bayram ettiği gün Bugün benim doğum günüm Yazların güneşe hasret çektiği Güzlerin berivana yetim kaldığı Baharların bulutu aradığı gün Bugün benim doğum günüm Romanı bir türlü bitmeyen Şirin,Ferhat’a hep küsen Ecel minderine çömeldiği gün Bugün benim doğum günüm Haklarımın dürüm yapılarak yendiği Göz yaşlarımın bardağa boşalıp Güneşsiz sabahlarımın içtiği gün. Fatih Güler |
Bulut Dünyam İçin Ağlıyor
Kalbim aşk yangını içinde, Bağrım aileme yanık biçimde, Her iki ateşi söndüremediğim içinde Yağmur benim için yağıyor Şehitler veriliyor toprağa, Tuzaklar kuruluyor vatanıma, İşgalcileri yanaştırmamak için Bulut ülkem için gürlüyor Ortadoğu da kan gövdeyi, Afrika da açlık ecele, Doğal afetler hayvanları götürüyor Bulut dünyam için ağlıyor. Fatih Güler |
Can Simidi İstiyorum Kaptanım
Can simidi istiyorum kaptanım Azgın hayat dalgalarında boğulmamak için. Akşama bedenini istiyorum babam Ruhunu kaplamak için. Paran varsa işten gelirken Tek ekmek istiyorum babam Alnının terine banarak gururla yemek için. Fatih Güler |
Cenneti Hafife Alırsan
Kapat gözlerini,nem dolmadan. Hisset duygularını,utanmadan. Et hayallerini,çekinmeden. Gör rüyalarını,çalınmadan. Uyanma uykudan,hayata sarılmadan Aç gözlerini,düşün, İyiliği,güzelliği,doğayı, Kardeşliği,dostluğu,akrabalığı, Vatanını,dünyayı,dürüstlüğü, Maddi,manevi borçlarını Hiç düşünme, İntikamı,intiharı, Kini,kanı,kötülüğü Hep şükret, Sakat değilsin hiç değilse Cenneti hafife alırsan, Cehennem kapısı açıktır kula. Fatih Güler |
Çaldım Aşk Kanunu
Ela gözlerinden nem, Kumral yüzünden papatya, Pamuk ellerinden sevgi, Yumuşak dizlerinden yastık, Uzun saçlarından rüzgar, Temiz kalbinden aşk, Melek yüreğinden cennet, Tebessüm gülüşünden bahar, Şirin sözünden şiir Çaldım aşk kanunu, Eğer suç işlediysem Kerem ile aslı, Mecnun ile Leyla, Ferhat ile şirin affetsin ruhumu. Fatih Güler |
Çapkın Kaynanam
Cevizi kırdım kaynanama verdim Teşekkür ne gezer surat beş karış Dişi yok diye cevizi eledim Kıymet ne arar surat ikiye katlar Tadı yok diye tatlı yaptım Bir tepsi midede surat üçe katlar Belki hasta diye ilaç aldım Eli yüzü nurlu surat dörde katlar Kırık var diye doktor çağırdım Doktor beyi görünce suratı güller açar Vay kaynanam vay çapkın kaynanam Kocalarımızı öbür tarafa Çapkınlının göndermiş kaynanam Kulağıma fısıldasaydın da kocamı kurtarsaydım Ben kendi herifimi, Sende elin heriflerini yaşatsaydın. Çapkın kaynanam. Fatih Güler |
Çaresizliğin Duvarına Yaslanmış
Çaresizliğin duvarına yaslanmış Mutluluğu düşünüyorum siyah gecede. Kendisine yaslandığım için Duvara hep yara çiziliyor. Kaçmak istese bile Nasıl kaçsın ayakları kırık, Nasıl konuşsun dili kesik, Nasıl isyan etsin duygusu hapis. Bakıyoruz ikimizde Siyaha bürünmüş gözlerimizle Önünü kırmızılı perde kaplamış pencereye, Belki ikimizde aynı hayali kuruyor, Aynı senaryoyu yazıyor, Aynı filmi çeviriyor, Azrail e aynı mektubu yazıyoruz. Fatih Güler |
Çek Ömrüm
Canım üzüm istedi,bağımı yakarak kuruttun Gönlüm murada ermek istedi,vermeyerek küstürdün Yarimi görüm dedim,bahaneler bularak kaçırttın Kin besleyeceksen bana,kılıcını çek ömrüm Dur dedim hele,hayat çok erken Yaşamak isterim güzellikleri,yaşım daha varken Ölmek ne hacet,annem,babam ağlarken Kör kurşunu hazırladıysan,tetiğini çek ömrüm Suçum nedir söyle,bebekten mahrum olacak Bir sözümü dinle,bende sabır taşıyım Yeniden dosyamı düzenle,gizlice kalemi kırıp, İdam sehpasına koydursan,ipimi çek ömrüm. Fatih Güler |
Çok Çabuk Kanıyoruz
Sen simdi konuşma arkadaş, Sabaha kadar ben konuşacağım. Ağzını açma Dertli arkadaşını sabaha kadar dinle. Dün gece ben uyuyamadım, Nasıl uyuyayım yahu, Aşık olduğum kıza Başkasını sevdiğimi söyledim, Nedeni onu canımdan çok sevdiğim için. Sus,sesini bile çıkarım deme bana, Zaten gündüz çay ocağında, Akşam meyhanede, Simdi de seninle. Sus,bu kadar candan seven ben, Başkasıyla ne zaman evlenecek diye Bekleyen niye ben. Of anam of, Şerefe,ne olur sus Zaten sarhoşum,yine şerefe, Of be karışma bana, İçmekte mi yasak bana,sus. Aslında o kıza yalan söylememim nedeni, En az benim kadar kendisi üzülür. Doldursana bardağa, İçki bittiyse benim param yok, Eğer sende de yoksa yazdır Ben buradayım,ha getir, Neyde kalmıştım Ha tamam hatırladım, Ama ne olur sesini çıkarmadan beni dinle. Şerefe,eğer yürüyemiyorsam, Eğer simdi sevdiğim kız yanımda değilse, Eğer aşkımı kendisine söyleyemiyorsam, Eğer çay ocağında bile sarhoş oluyorsam, Sağlığına,mezeye gerek yok, Zaten en güzel meze Sen beni sessiz dinlemendir, Eğer annem sessiz ağlıyorsa, Eğer babamın saçları erken beyazlandıysa, Eğer,dur bir içimde, Kardeşime yardım edemiyorsam, Bu benim suçumu,sağlığına, Yoksa beş günlük bebeğin suçumu, Tamam anladım Bu suç hepimizin, Ne yazıktı çok çabuk gaza geliyoruz, Çok kolay kanıyoruz. Hadi şerefe Simdi benim hakkımı kim verecek, Galiba benim hakkımı Sadece kainat hakimi verecek Yani ölümle, İnşallah fazla sürmez. Sabah olmak üzere, Zaten buda son bardak, Derdimi sabırla dinlediğin için teşekkürler. İnan ki tam yirmi iki yılın derdini Biraz olsun üzerimden attım, Sevdiğim kızın adını sana söylememin Hiç bir faydası olmaz, Hadi iyi ******* dostum, Daha doğrusu iyi sabahlar, Umarım aşkımı rüyada olsa bile görürüm. Günaydın dostum saat kaç, Vay be neredeyse akşam olmuş. Sürpriz mi ne sürprizi, Sen nereden çıktın kız, Annem mi söyledi sana, Ah anne ah, Bir kurşunla İki kişi vurduğunun farkında mısın, Nere yaradı simdi. Ey dostum ben sana akşam ne söylemiştim, Benim kadar aşkım üzülür demedi mi. Bende isterim hep yanımda olsun, Fakat o da insan. Fatih Güler |
Çok Mu
Kimler yıkmadı dünyayı başıma, Karşılıksız aşkım yıktıysa Çok mu Kimler vefasız çıkmadı dostlarımdan, Karşılıksız sevgilim çıktıysa Çok mu Kimler unutmadı iyiliklerimizi, Kalbimin tek sahibi unuttuysa Çok mu Kimler tüketmedi umutlarımı, Kara sevdam tükettiyse Çok mu Kimler yutmadı sözlerini, Bir tanem yuttuysa Çok mu Kimler oyalamadı zamanımı, Ela gözlüm oyaladıysa Çok mu Kimler kırmadı kalbimi, Tertemiz kalplim kırdıysa Çok mu Kimler ıslatmadı yanaklarımı, Papatya yanaklım ıslattıysa Çok mu Kimler saydırmadı günlerimi boşuna, Pamuk ellim saydırdıysa Çok mu Kimler harcamadı duygumu, Duygu yüklüm harcadıysa Çok mu. Fatih Güler |
Çok Yaşayın Diyemeyiz
Hainler sırtından vurmuş Mehmetçik yanına koşmuş Yapacağı işi çokmuş Kabri başında gül kokmuş Hadi yavrum ağlayalım Karaları bağlayalım Kapkara oğlan geliyor Karada haber veriyor Yılan zehrindedir dili Tilki maskelidir yüzü Kaşınır açık göbeği İdamlıktır ele başı Tatlı dilden anlamazlar Sağ gösterip,sol vururlar Hep veririz,hiç doymazlar Adalet diye ağlarlar Kardeşi kardeşe vurdur Deli dana gibi kudur Hayalinden bayrak uydur Kırmızı ışık yandı dur Şeytan avukatların var Avrupa gardaşların yar Amerika zaten barbar Toprağa kan gölü uyar Trajedi konu oldu Kaçak filmi oynayın Senaryoda yazılıyor Bir oskarda siz toplayın Fatih kalemi bozduysa Durum o kadar vahimdir Her hapşırmalarınıza Çok yaşayın diyemeyiz.. Fatih Güler |
Çubuk Un Güzelliklerine Bakınız
Kışın tam ortasındayım Çubuk’un köylerinde misafirlikteyiz Buz gibi havalarda ocağın başındayım Bazlamalar kabarıyor Sıcak bazlamaların içine Bir de tereyağı sürülüyor ki Patlayıncaya kadar yemek düşüyor bana Hemen ardından Sıcak sütlü neskafeyi içtikten sonra Ocağın başında kışın tam ortasında Derinden uyuyorum Üşümeden yorgansız,uyanır uyanmaz Önüme sofra kuruluyor Taze çörekler, Yağlı içli içsiz gözlemeler, Sayılarını sayamadığım taze börekler Çayla beraber geliyor sofraya Hangisini yiyeceğimi şaşırdığımdan Etrafımdan utandığımdan Karnım doymamasına rağmen Her birinden bir tane tattım Doğrusu fazla yemekten yorulmadım Diyemem de. Lojmana döndüğümüzden bir saat sonra Yokluktaki köy halkı Unuttunuz diyerek Bize yemediklerimizi gönderdiler İnsanların güzelliklerine bakınız. Kara kış bitmiş Yerini çiçeklerin, Yeşilliklerin gözbebeği ilkbahar almıştı Yeşilin,pikniğin, Turşunun anavatanlarından olan Çubuğumuzu gezdik Nereleri mi gezdik Kara denizi aratmayan yaylalarıyla, Aşkı,sahilleri müjdelenen Oksijeni bol olan kara gölüyle, Suyumuzu,doğamızı, Huzurumuzu,eğlencemizi getiren barajımızla, On kilometre arayla yemyeşil alanlarıyla, Çocuklarınız,torunlarınız Sere serbest oynayabilecekleri Tertemiz parklarıyla İste yeşil çubuğumuzun güzelliklerine bakınız. Gezmeyi,kaynaşmayı Bilmeyenler önündeki güzellikleri Göremezler,anlatamazlar. Fatih Güler |
Çünkü Bizler Engelliyiz
Okumuşlar,diplomayı, Biz cahiller,yaşamımızı Doldururuz kitaplara Çünkü bizler engelliyiz Siz aşıklar evlenirken Biz garipler söyleyemez Aşkımızı çekinerek Çünkü bizler özürlüyüz Yarınların kapısının Anahtarı elinizde Umudu açar mısınız Çünkü bizler sakatız da Uyuma evlat,kalk hadi Dünyanın şanslı kulusun Bütün kesimde mutlak var Şerefsiz,şerefli,cahil. Fatih Güler |
Dansımı Hayalle Ediyorum
Oturuyorum yıldızla yalnız başıma. Bahtız bahtıma yanıp duruyorum. Yanıp kül oluyor hasretim. Sürüyor beni çürüyen *******. Sessiz çalınıyor romantik parçam, Dansımı hayalle ediyorum. Takvimler yetişemiyor beklentilerime. Sayfalar dayanamıyor romanıma. Bulut bile yaklaşamıyor yanıma, Acımdan parçalanacağını anlayınca. Fatih Güler |
Dolu Yağınca
Gönül gurbetine kimse içeri girmesin Sazına vurup nağmeler söylenip durmasın Fatih yanıyor zaten başkaları yanmasın Hazan mevsiminde hasret yaprakları savrulmasın Matem sarıyor yar ırak olunca Dağa yağıyor kar,ak çıkınca Ağıt yakıyor nar buluta.bakınca Ömrüm sürüyor sar,dolu yağınca Fatih Güler |
Duygumu Kaynaştırmaya Geldim
Abdallar duygu deryanızla yüzmeye geldim. Çırılçıplak tellerinizle Duygumu kaynaştırmaya geldim Yüreğinizden yanan alevleri Tutuşturmaya geldim Burnunuzdaki tüten hasret alevlerinizi İçmeye geldim Kondurursanız damardan sazınıza İç çekmeye geldim Doldurursanız damardan bardağıma Tek çekmeye geldim Gül muhabbetinize dostluk katmaya geldim. Boş neşeme hoş katmaya geldim. Fatih Güler |
Duygumu Oku Dost
Duygumu oku dost Yarım yamalak,bütünüyle, İçinden,sesli,bağırılarak, Ağlayarak,gülerek oku Duygumu oku dost Vahimi,ahimi,aşkımı, Çaresizliğimi,güvensizliğimi, Mutsuzluğumu,çektiklerimi,gözyaşlarımı, İsyanımı oku Duygumu oku dost Azmimi,inancımı,başardıklarımı, Mutluluğumu,dürüstlüğümü, Hayata bağlığımı oku Duygumu oku dost Şurada,burada,orda, Kalabalık,yalnız, Benli,bensiz oku Duygumu oku dost Yüzüme,kitaba bakarak, Renkli,renksiz, Coşkulu,isteksiz oku Duygumu oku dost Çayırda,bayırda, Bağ da,yaylada, Tarlada oku Duygumu oku dost Dağ,tepe de, Köy de, Orman da oku Duygumu oku dost İl,ilçe, Belde,mahalle,cadde, Sokakta oku Duygumu oku dost Sevilip te sevdiğimi, Sayılıp ta saydığımı, Ölüp te dirildiğimi oku Duygumu oku dost Yalnızlığımı,beklentilerimi, Dünümü,bugünümü,yarınımı, Yanlışlarımı oku Duygumu oku dost Her gün, Hafta,ay,mevsim, Yıl oku Duygumu oku dost Her salise, Saniye,dakika,saat, Aralıksız oku Duygumu oku dost Uçak ta, Vapur da,tren de, Taksi de oku Duygumu oku dost Enine,boyuna, Sağını,solunu,önünü, Arkasını oku Tozlu sayfalar gibi Duygumun sayfalarını, Sonbahar yaprağı gibi Duygumun yaprağını Duygumu oku dost Ben okuyamıyorum Bari sen oku duygumu dost. Fatih Güler |
Dün Doğmuş Bugün Ölüvermiş
Dil Allah Allah der Yürek vatan için çarpınca Göz ışıl ışıl parlar Gönül bahçesine fidan dikince Parmak teker teker sayar Kainat hakimizin özel isteklerini Saç kar beyazına bürünür Senaryo defteri giderek kalınlaştıkça Ayak zor yürümeye başlar Baston imdada yetişinceye kadar El titremeye yüz tutar Yastık ucuna dayanır avucu Yüz kırışıkları başlar artık Aynayla arası açılmaya başlayınca Omzunda yılların yükü kalmış Bakakalmış hayatın oynadığı oyununa Fani dünyada ruhmuş meğer Dün doğmuş bugün ölüvermiş. Fatih Güler |
Dün Gece Okyanustun
Dün gece okyanustun Rüyama akıverdin Seni doyasıya içtim Çünkü öyle çok özlemişim ki Umurunda değildi o an ne olduğun Umurumda değildi zehirli misin,kirli mi. Göremiyordum rengini,sadece kokluyordum Dalmıştım huzuruna çırılçıplak. Keşke boğsaydın senin derinliklerine Keşke uyanmasaydım o derin ve serin uykulardan Keşke sensizliğin acısıyla uyanmasaydım da Seni kana kana içseydim sonsuzluğa kadar. O zaman ne yaparım ahretin cennetini Sende Allah ın kulu,benim meleğim değil misin. Fatih Güler |
Emi Ablacığım
Benden kaybolma emi ablacığım Arayacak dermanım kalmadı da Hiç gözyaşı dökme emi ablacığım Eşlik edecek gözyaşım kesildi de Bana hakkını helal et emi ablacığım Ablaların hakkı ödenmezmiş de Sevgini içine sakla emi ablacığım Sevgimize nazar değebilir de. Fatih Güler |
Emi Ablacığım
Benden kaybolma emi ablacığım Arayacak dermanım kalmadı da Hiç gözyaşı dökme emi ablacığım Eşlik edecek gözyaşım kesildi de Bana hakkını helal et emi ablacığım Ablaların hakkı ödenmezmiş de Sevgini içine sakla emi ablacığım Sevgimize nazar değebilir de. Fatih Güler |
En Kutsal Mekan
Yürek,insanlıkta saklı zaten Aşk,gönülde gizli sultan Sevgi,ana sıcağında yorgan Dostluk,toprağın altındaki maden Eş,nikah masasında cüzdan Abla,hakkı ödenmeyecek insan Kardeş,büyütülmeye mecbur fidan Baba,kanatlar altındaki kalkan Cennet,en kutsal mekan Cehennem,yanardağ patlaması volkan Fatih Güler |
Ey Dostum Rahat Bırak Dinleyim
Bak doğdum dostum, Türküler niye doğduğumu söylüyor, Ey dostum rahat bırak dinleyim Bari rahat ağlayım Bak dostum iki yaşına bastım, Türküler çocuksa yaşamadım diyor, Ey dostum rahat bırak dinleyim Bari rahat ağlayım Bak dostum yedi yaşına bastım, Türküler okula gidemedim diyor, Ey dostum rahat bırak dinleyim Bari rahat ağlayım Bak dostum on bir yaşına bastım, Türküler yalnızlıktan söz ediyor, Ey dostum rahat bırak dinleyim Bari rahat ağlayım Bak dostum on yedi yaşına bastım, Türküler aşktan söz ediyor, Ey dostum rahat bırak dinleyim Bari rahat ağlayım Bak dostum yirmi iki yaşına bastım, Türküler ela gözleri söylüyor, Ey dostum rahat bırak dinleyim Bari rahat ağlayım Bak dostum yirmi yedi yaşına bastım, Türküler yorgunluktan söz ediyor, Ey dostum rahat bırak dinleyim Bari rahat ağlayım Okulum için, Ela gözüm için dinleyim ağlayım. Beni anla dostum. Fatih Güler |
Ey Sabır Kapısı
Bu can yoruluyor artık Ey sabır kapısı yoruluyor Açılsan da Dağlara başımı koysam olmuyor mu Ermeyen murat isyan ediyor artık Ey sabır kapısı ediyor Çözülsen de Bulutla sevişsem olmuyor mu Zincirim çürüyor artık Ey sabır kapısı çürüyor Zincirimi kırsan da Günden güne erimesem olmuyor mu Mahkum ettiğin ömrüm doluyor artık Ey sabır kapısı doluyor Tahliye etsen de Son nefesimi toprakla versem olmuyor mu. Fatih Güler |
Gariplerin Türküsü
Daha doğarken başlar çilesi hastanede Rehine parası yok ki çıkabilsin Garip bebek hoş geldin dünyaya Kim doğum gününde şiir yazsın İyi ki doğdun aşkım desin O garip doğum günü bilmez Kim mezarına doluşup yas tutsun Eline küreği alıp kum döksün O garip nur içinde yatsın Doğup ta ağlamakmış kaderi meğer Düzen böyle devam ederse eğer Gariplerin türküsü söylenmeye devam eder. Fatih Güler |
Gel
Gel,ne olur gel, Yalvarırım gel artık. Yollar hasret götürmeden, Dağların arasından gel, Ne olur gel, Yalvarırım gel artık Yarın bayram Hadi gel bayram şekerim, Hadi gel mis kokulu kolonyam. Tatlı bana dokunuyor Seni görünce Bütün tatlıları yemiş gibi oluyorum. Gel,çocukların bayram hediyesi gibi Sevindir beni. Gel,soğuk bayram gününde Gülüşünle ısıt beni. Gel,bayram kahvesi içerken İçimi bembeyaz yap. Gel,gönlümün en değerli misafiri Gel,ne olur gel, Yalvarırım gel artık Işıklarım sönmeden, Kapılarım kapanmadan gel, Ne olur gel, Yalvarırım gel artık. Gözlerim dünyaya küsmeden, İçimin volkanı patlamadan gel, Ne olur gel, Yalvarırım gel artık Kalbim sana çarpıyor, Gözlerim seni arıyor, Ellerim senin için dua ediyor, Beynim hep seni düşünüyor, Bedenim sana çalışıyor Gel,ne olur gel, Yalvarırım gel artık Evimize gel mezarıma değil, Sevgime gel bana değil Gel,ne olur gel, Yalvarırım gel artık Istırap çektirme,kendini özletme Gel,ne olur gel, Yalvarırım gel artık Şiirlerim seni yazıyor, Güfteler sadece sana hitap ediyor Gel,ne olur gel, Yalvarırım gel artık Baharıma yeşillik,kışıma sıcaklık, Yazıma serinlik getir Gel,ne olur gel, Yalvarırım gel artık Ela gözlerini,pamuk ellerini, Şirin burnunu,güzel saçlarını, Pembe yanağını, Bebek yüzlerini getir. Vicdanınla gel. Fatih Güler |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:50 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.