www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Kalender Sever (https://www.cakal.net/showthread.php?t=134954)

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Giden Şaire Ağıt

Her gün yeni bir yaradır
Yüreğinde kanayan
Ne güneş yüzlü bir eldir kapını çalan
Ne de bir kitap
Derdini anlatır

Kuşlar uçar aniden
Kanatları göğü kapatır
Buz keser yüreğini
Güneştir bir eski türkü
Eskiyi anlatır

Çehresi yıkılmıştır gecenin
Ufkundaki kızıla
Geç değildir henüz
Ağla güzelim ağla

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Gitme! Aklın Ege’de Kalır

Gitme!
Aklın Ege’de kalır
Alır uzaklara götürür seni
Ufkun kızıl hali
Gözlerin batan güneşle dağlanır
Gitme!
Mavi sularda aklın kalır

Gitme!
Aklın Ege’de kalır
Kulaklarından silemez hiçbir şey
Dalgaların sesini
Her dalga bir ninni
Bütün kayıklar beşik gibi sallanır
Deniz avutur seni
Gitme
Bu sahilde aklın kalır

Sen gittin ya
Sahilde dalgalar
Çıplak ayak izleri arar

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Giz

Süt kesilmişti deniz
O sabah
Kıyamazdın bakmağa
Kırışacak sanırdın
Biri baksa

Çivilenmiş bir resim gibiydi
Edremit körfezi
Durmuştu zaman
Korkardın adım atmağa
Bu gizi
Bozabilirdi bir tek insan

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Gökkuşağındaki eksik renk

Gülmek hangi dilde
Bire bir
Gülmek kadar güzeldir?

Ağlamak hangi dilde
Bir gözyaşından daha gerçektir?

Sevişmek hangi dilde
İki kalp gibi yan yana düşmektir?

Barış
Belki de
Hiç bilmediğimiz
Gökkuşağında eksik bir renktir

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Göksu Bebek

Demek yirmi gündür aramızdasın
Göksu bebek
Yirmi gündür
Gök bir yıldız daha güzel
Gece bir yıldız daha aydınlık
Demek ki yirmi gündür
Sivas bir çığlık daha var
Ve ne acıdır ki doğduğun yerde
İnsanları yakabildi
İnsanlar
Göksu bebek
Aklında olsun
Bu gezegende en vahşi şeydir
İnsanlar

Yirmi gündür aramızdasın demek
Güle güle yaşa
Göksu bebek

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Gölgenin Can Bilinci

Her adımı yeri okşayan bir yaşlı yürüyor
Bir can
Bir gölge
Her ikisi bir tek sona gidiyor

Her gölgenin bir canı var
Gölge bilse
Can bilmiyor

Gölgeler kabul etmese de
Gölgenin can bilinci var diyor

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Gözlerin Baharı Saklar

Nar çiçeğini köklerinde saklar
Kan kırmızı
Nar
Göz yaşını bulutlarda saklar
Toprak
Ahımızı deli rüzgar
Umut,
Kar beyazı bulutlarda var
Bahar
Bütün renklerini karda saklar
Gözlerin baharı saklar
Senin gözlerin var

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Gözüm gözbebeğim gençliğim

Seni seviyorum
İki gözüm kadar
Ülkeme doğan güneş
Toprağıma serilen bahar

Seni seviyorum
Gözbebeğim kadar
Dağ doruğundan
Kapıma akan Pınar

Seni seviyorum
Gençliğim kadar
Kapımda dört mevsim
Dertleştiğim çınar


Seni seviyorum
Gözüm
Gözbebeğim
Gençliğim

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Güldün mü Güneş Gibi Güleceksin

I.
Güldün mü güneş gibi güleceksin
Çatlamalı orta yerinden karanlık
Erimeli görenin yüreğindeki buz
Göz kadar adil,
Gözyaşı kadar dürüst,
Işık kadar sağlam,
Güneş kadar temiz,
Yani en iyi
En eski iki arkadaş değil midir gece-gündüz
Çağlar boyu memesinden kara emdiğimiz
Karanlığın kıymetini de bileceksin
Yani sevdin mi gece gibi seveceksin
Bir an,
Karanlığın ucunda ağaran güneş kırığı saçına
Yüz sürmek için
Anlının orta yerinden vurulmak pahasına
Güneşin uğruna her sabah
Bir daha bir daha öleceksin

Öğrettin mi güneş gibi öğreteceksin
Işığa doğru nasıl iz sürerse tohum
Topraktan nasıl haykırırsa filiz
Nehirleri pırıl pırıl
Yeşil gölleri tertemiz
Mavi denizi düpedüz bulutların ayağına götüreceksin
Gökkuşağı altında kara buluta yağmasını
Dört mevsim
Yedi kıt’a üç okyanusa
İklimini öğreteceksin

Okullarda geceyi
İnsana gece gibi sevmesini
Buluta rüzgar binmeyi öğreteceksin
Dört mevsim
bir iklim
baharı yüreklere süreceksin

Karanlığına aklına gireceksin
Güneşi geceden öğreteceksin
Güldün mü güneş gibi güleceksin
Sevdin mi gece gibi seveceksin

II.
Güneştir geceden öğrendiğimiz
Aslında karanlıktır gördüğümüz

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:25 PM

Güneş Ülkesi Aşk Olsun

Sevinçim sımsıcak bir ağustos güneşi
Eriyen kar beyaz yürekteki bir acı olsun
Esmer tenin boz bereketli bir toprak, her mevsim sürdüğüm
Kabaran İki canlı toprağımda filiz filiz atan kalbin bacım olsun

Ayrı yürek nadasa bırakılmış bir topraktır
İki gözümden akan yağmur yaş olsun
Yağmurdan sonra maviliklerde yüzen kara bulut
Bereketli toprağıma ışıyan güneşe kara kaş olsun

Nihayet düşer insan kale gibi kol gezerse ihanet
Sevdalı yüreğim ülkeme benzeyen bir taş olsun
Dalga dalga mevsimden mevsime akan bulut
Mavi gökte Mustafa Kemal gibi bir baş olsun

Sen ki yüreği bin pare top gibi atan bir şairini
Mahpushanende bile tutamadın güneş ülkesi sana aşk olsun
Sen ki düşmanına bile açtın kale gibi kalbini
Gök mavi, bayrağın bulut, başkentin umut, nazım şairin olsun
Güneş ülkesi sana aşk olsun
Güneş ülkesi aşk olsun

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Güzel Günler Gelecek

Gün gelecek öyle bir ilerleyecek ki teknoloji
Binyıl geçse de üzerinden bir ağaç gövdesinin
Bir bir göreceğiz belleğinden
Kimin dalından kopardığını meyvesini

Gün gelecek öyle bir ilerleyecek ki teknoloji
Kapımızdaki ağacın yapraklarından toplayacağız
Sokağımızdan geçen katilin resmini
Ve gün gelecek
Söküp atacağız bedenimizden
Katil geni paslı bir çivi gibi

Öyle güzel günler gelecek ki
Ayakta becereceğiz
Bir ağaç gibi
Günü geldiğinde ölmeyi

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Hala Anlamadınsa

Güneş pırıl pırıl
Gök dikişsiz patiska
Sırt üstü uzanıp sıcak kuma
Baktığım anı anımsıyorum
Akdeniz kıyısında
Dalıp mavi sonsuzluğa

Şimdi, yıllar sonra
Daha iyi anlıyorum
Yaşam düşündüğümden
Her gün biraz daha kısa

Ama
Adım gibi biliyorum
Çok gençsin
Beni hala anlamadınsa

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Halk Ekmek Kuyruğunda Bir Yaşlı Adam

Sağ elin ayasıyla nemli gözlerini siliyor
Resimdeki kasketli adam
Yüzü kararmış gök gibi
Gözleri duman duman
Sırasını bekliyor
Yağacak
Dokunsam

Sağ elin ayasıyla gözyaşlarını siliyor
Resimdeki kasketli adam
Yüzü kararmış gök gibi
Bir yaşlı adam
Sırasını bekliyor
Yağacak
Dokunsam

Elimle omzuna dokunuyorum
Yüzü aydınlanıyor o an
Yerine koyuyorum
Çalınanı onurundan
Ne O farkında
Ne de çalan

Ben olmasam
Eksik dönecekti eve
Halk Ekmek kuyruğunda bir yaşlı adam

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Hangi çiftçi bulutlara yağmur eker

Hangi çiftçi bulutlara yağmur eker
Alnına öpücük gibi düşen yağmur olmasa
Hangi şair gökyüzüne türkü söyler
Yağmurdan sonra güneş doğmasa

Hangi denizci dalgalara resim çizer
Teknesi ile öpüşen gümüş balık olmasa
Hangi kaptan okyanusa lodos eker
Balık fırtınadan sonra sevişmese

Hangi öğrenci gökyüzünden bulut siler
Düş akıldan daha büyük olmasa
Hangi bilge güneşe gölge eder
Boynuz kulağı geçmese

Hangi çocuk geceden düş çalar
Annelerin ninnisi olmasa
Kim silahın kabzasına gül çizer
Ninnideki çocuk asker olmasa

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Havada Bulut Var

Havada bulut var
Ankara'da sis
İşine gidiyor insanlar
Yarı uykulu, gölgesiz

Havada bulut var
Akşama döner misiniz

Havada bulut yok
Yerde kar var
İzleriniz sizi bekliyor
Sabah giden ayaklar

Not: Ankara Şubat Güncesi'nden

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Her çocuk bir dala benzer

Her çocuk bir dala benzer
Bir ananın tutunduğu
Yumuk eli gonca güle
Avucunda unuttuğu

Her çocuk bir nilüfer
Gözyaşında büyüttüğü
Erir gülüşünde keder
Kendisidir unuttuğu

En çetin cephede bile
Her çocuk diğerine benzer
Hangi taştan kurşun sekse
Bir ananın yüreğine değer

Bir gün ölmekse eğer
En çok korktuğu
Her çocuk bir zafer
Yüreğinden vurulduğu
………………………

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Hey Özgürlük

Uçurumlardan düşüren milim
Yürek yangını uçurumlardan
Sebebim olur
Gelincik kırmızı
Minik ellerin
İlkyaz gelir
Dağlarına düşerim

Bir patikadır uzağa sevgilim
Yazgısını yolcuları taşır
Bir düş ki
Dağlar başını döndürür
Kaya diplerinde su ağlaşır

Yelesinden doru bir atın
Koparılmış bir yelim
İlkyaz gelir
Dağlarına düşerim

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Hindistan’da Basanta Roy, İstanbul'da Dilar'a

Hindistan’da Basanta Roy
Bir başına bir mezarlıkta
Altı yıldır ölümü bekliyor
O şimdi yüz üç yaşında

Hindistan’da Basanta Roy
Tek canlı o mezarlıkta
Ak saçlı çocuk ağlıyor,ağlayacak
Ölüm elinden tutmadıkça

Hindistan’da Basanta Roy
Eşinden bir dünya uzakta
Kendi kazdığı mezarda yatıyor
Ölüm tarihi yok mezar taşında

Hindistan’da Basanta Roy
Eşine ait mezarın başında
Ölüme meydan okuyor
Bir başına yüz üç yaşında

Hindistan’da Basanta Roy
Eşine ait mezarın başında
Ölümün canına okuyor
O şimdi yüz üç yaşında

Hindistan’da Basanta Roy
İstanbul’da güzel Dilar’a
Para karşılığı ruhun satılıyor
Düştüğün bok çukurunda

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:26 PM

Hükümete Selam Var

Bilirim
Doğuda kar
Yolları mevsim boyu kapar
Doğulu insana zumlu her şeyden ziyade
Soğuklar yaptı, yapar
Fakat
Meclis yanı başı
Bir dolmuşluk mesafe bakanlıklar
Ama yok
Burada da hükmünüz
Bir karış karın hükmü kadar

Bilirim
Doğuda kar
Yolları mevsim boyu kapar
Doğulu insana zumlu her şeyden ziyade
Soğuklar yaptı, yapar
Fakat
İki asır bitti
6 fazlası var
Ciğerimin köşesi
Güzelim Ankara
Yolu kapalı semtin var

İki asır bitti
6 fazlası var
Karın üstüne yazılı
Batıkent’te hükümete selam var

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:27 PM

İki Babaya Bir Şiir

Yüzünden düşen bin parça
Ağzında saklı dişleri
Bütün gün uyukladın yıllarca
Koltuğa yaslı ağaç gibi

Ah bir gösterebilsem
Kalbimdeki yerini
Kendi ellerinle yaptın
Kendi cezaevini

Merak ediyorum
Toprakta kin yiter mi
Kalbin denk geldiği yerde
Kabrinde ot biter mi

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:27 PM

İki Karanfil İki Dal

İki elinde
İki karanfil
İki dal
Biri bulut beyaz
Biri bayrak al
Yürüyor
Anıtkabir’de bir kız bir oğlan
Yürüyor
Bayrak, bulut
İki yürek
Her yürek bir umut

Bir çiçek
Bir el
Bir yürek
İnsanlar yürüyor
Tek bir bulut gibi gülerek
Dal dal
Bulut beyaz
Bayrak al

İki elinde
İki karanfil
/Pınar Simge
Önder İlke/
Bulut beyaz
Gökte
Bayrak Al
Çocuklarım yürüyor
Tek yürek
Dal dal

İki elinde
İki karanfil
Bulut beyaz
Gök mavi
Bayrak al
Çocuklarım yürüyor
Yüreğinde Mustafa Kemal

İnsanlar yürüyor
Bir çiçek
Bir yürek
Dal dal

Mavi gülüyor
Gökte Mustafa Kemal
Bulut beyaz
Bayrak Al



19 Mayıs 2006/Ankara/Anıtkabir

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:27 PM

İlahi Soru

Neden?
Var yemeze büyük ikramiye çıkar da,
Ekmek parası ile aldığımız bilete amorti çıkmaz.
Ya da
Su yağar da
Neden ekmek de yağmaz?

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:27 PM

İmge

İmge bir tay
Düş tavlasında
Gem azıda
Her gece başka bir dolunay
İmge bir tay
Düş utancını
Ne sayarsan say

İmge bir tay
Tutku yelesi
-Tutunduğum-
Göz bebeklerimdeki
Gerçeğin ta kendisi
İmge bir tay
Sevgi belasını
Ne sayarsan say

İmge bir tay
Umut ülkesi
Bayrağı yok rengi
Marşı rüzgar gibi
Rüzgar kadar eski
İmge bir tay
Kurtuluşunu
Ne sayarsan say

İmge bir tay
Gözyaşında büyür
Doru atlar
Şimşek çakar
Buluttan buluta atlar
Düşen ilk damlada tay çatlar
İmge bir tay
Yağan yağmuru
Ne sayarsan say

İmge bir tay
Işık kırması bir şimşek çakar
Gölge o salise ışır
Dört yan korku kesilir
Gerçek büyük bir gürültüyle sevişir
İmge bir tay
Doğacak belayı
Ne sayarsan say

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:27 PM

İntihar

Zaman ki aynasında boy verdiğin
Sonsuzluğa uzanan bir kuyu
Kimi bitmesini bekledi,kimi
-Kaşla göz arası-
Yere döktü kovasında kalan suyu

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:27 PM

İyiki doğdun

Gözlerin aydınlık
Suya ışık düşer ya
Kocaman beyaz açan Çiçek
Gülüşün var ya
Sen daha da güzelsin
Her Oniki Nisan gelen baharla

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:28 PM

Kapıdaki Can Eriği ve Evi Yıkılan Asma

Burası Ankara
Abidinpaşa
77 numara
Ağlamadı kapıdaki caneriği
ve evi yıkılan asma

Kapıdaki caneriği göz göz
Çatı kucağında asma üzüm üzüm ağlayacaktı
Mevsim ilkyaz olmasa
Kapıdaki caneriği
ve evi yıkılan asma kırılmazdı
Dalını kırana
Elleri ile diken yaşlı başkası olsa


Abidinpaşa 77 numara
Kapıdaki caneriği
ve evi yıkılan asma
Yıkılsa da
Ser verdi sır vermedi
Öyle ya, hangi kale sağlam kalırdı
Duvarlar içerdekini saklamasa

Abidinpaşa 77 numara
Yıkıldığı gece
İlk defa ve gizlice
Göz göz içini döktü ay’a
Ertesi sabah
Bir parça bıraktı yüreğinden
Sokağından geçen her yaya

/Aynı hafta
Kapıdaki caneriği
ve evi yıkılan asma
Yeniden yeşerdi
Kırıldığı yerden /

Surat asma duvar duvar
77 numara
Kapıdaki caneriği
ve evi yıkılan asma
Yüzüme bakma yeşil yeşil
Yarama filiz filiz tuz basma
Hiçbir dairesinde gözüm yok
Yerine dikilen Ankara’nın en güzel apartmanı da olsa

Şairim şair olmasına
Ama yarım kalırdım
Çiçek olmasa
ve 77 numara
Kapıdaki caneriği
ve evi yıkılan asma

Burası Ankara
Abidinpaşa
77 numara
Ağlayacaktı kapıdaki caneriği
ve evi yıkılan asma
Aynı akşam
Yağmur yağmasa

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:28 PM

Kapımdaki çınar

Bahçe girişi
İzmir güzeli
saçı topuklarında
iki nardı
Koyu yeşil yaprakların arasından
Sarı kocaman bir portakal gibi Güneş doğar
üstümüzde çınar dallarında ışıldardı

Yıl 2005
Mevsim bahar
Yer Seferihisar’dı
Soframızın üstünde
Yel eserdi yaprakların arasından
Sessizliği süpürüp götüren
Yaşlı kocaman bir çınardı

şimdi
Sığacık’ta
Akşam üstüdür
Git gide büyür Güneş
Ufukta renkler karışır
Deniz dövünür
Nafile gece olur
Ay doğar deniz yeniden ışır

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:28 PM

Kar Yağıyor Ankara’ya Yeniden

Kar yağıyor Ankara’ya yeniden
O mavi eskidi, gök
Şimdi bulut beyaz
Neden?
Kar suyu sokaklardan akıp giderken
Çok insan olan biteni bir türlü anlamaz

Oysa yaşanan,
Değişimdir tastamam
Sokak aralarından akıp gidense zaman

Kar yağıyor Ankara’ya yeniden
Kar yağıyor köşe bucak
Zülüm firari
Usta işidir adam gibi yaşamak
Yaşamak sahiden
Kar yağıyor Ankara’ya
Her şeyi yaratmak için yeniden

Oysa bebek masumiyetidir
Dört mevsim
Yaşamı çekip çeviren

Kar yağıyor Ankara’ya yeniden
Göz alıcı beyaz bir örtü kaldı geriye
2 Şubat 2007’den

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:28 PM

Kara Kızın Türküsü

Aylar var ki,
Anne karnındaki resminden
Tanıyorum ben seni
Amcasının ilk kız yeğeni
Anlayacağın ilerledikçe teknoloji
Yaşam daha az şaşırtıyor bizi

Ültrasonda göründüğün günden beri
Eli şiş tutan kim varsa
Örmeye başladı
Pembe renk elbiseleri

Amcasının ilk kız yeğeni
Ültrasonda görünmüyor
Ne renk gözlerin sahi?
Büyük olasılık kahverengi
Ne de olsa kahverengidir
Aziz ve Figan’ın gözleri

Amcasının ilk kız yeğeni
Tıp baya ilerledi,
Yakın bir gelecekte biz seçeceğiz
Bir bezelyede saklı bütün renklerden
Bir rengi
Hangi amca istemez ki
Öyle kız yeğeni;
Dalga dalga buğday sarı saçları
Üstüne deniz mavi gözleri

Bir başkadır ilkin yeri
Amcasının ilk kız yeğeni
Zeytin kara da olsa gözlerinin rengi
Gel yeter ki

Amcasının ilk kız yeğeni
Öyle bir zafer ki kazandığın
Yaşamaktır bedeli
ve her aynaya baktığında
Karşında göreceksin büyük ödülü

Annesinin bir tanesi
Babasının ilk göz ağrısı
Amcasının ilk kız yeğeni
Bağışla merakımızı
Seyir defterine önsöz olsun diye yazdık
Kara kızın türküsünü
Ve kimse bilmediği için henüz ismini
Kara Kıza ithaf ettik kendi türküsünü

Tarihi not:
Dört gözle Bekliyoruz
19 Şubat 2007 pazartesini

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:28 PM

Kara Yazgı

Ellerimi tutan mahzun kar
Dalga geçen muzip deniz
El etek öpen deli rüzgar
Dalgasında martılar
Çakırkeyif mavi Ak deniz
Lodosun burnunda tüten gemi
Ve kuru dal siz
Ulu orta çiftleşen serçenin utancı ile
Tutuşmayan kibrit çöpünün acısını bile
Bana verdiniz

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:29 PM

Karagöl'de Bir Zaman

Volkanın püskürdüğü o kraterde
Yeşil sular karışıyor mavi göğe
Turuncu yapraklar arasında güneş
Ağır ağır dönüyor,
Ve yere düşen gölge

Karagöl'de saatler sonra
Balıklar yüzecek yıldızların arasında
Karagöl bakacak kırpmadan gözünü
Karanlığın içinden mavi gökyüzüne

.................................................. .......

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:31 PM

Kelo Dayı

Kırmızıyı kan öğretti
Sarıyı saman
Sudan çehreyi avuçlarından
Akıp giderken
Zaman
En büyük öğretmen
Elifi elifine
Yaşamı öğretti topraktan

Kurdu kuşu hercai
Bir dağdı başı duman
Bilirdi beklemeyi
Günden geceyi
Sırf bu yüzden beceremedi
Tek dileği
Eşinden önce ölmeyi

Ve yaşlı toy yüreğinden
Ölümle bilenmiş acıyı öğrendi
Yalnız geçen ilk geceden
Yerine gelmeyin dileği
Gün doğarken
Ölmeyi

Yarılmış nar gibi sarkan
Gün akşama inerken
Silmişti suratından gülmeyi
Kelo dayı becerememişti
Yalnız başına ölmeyi

Açtı nasırlı ellerini
Kutsal bir kitap gibi
Yaşlı gözleri
Okudu avuçlarından
Şu sözleri:

Ey canan
Hangi sırrın haddi
Aksini silmek aynadan
En büyük ibadet
Sevmek seni
Rakip Yaradan
Ya Rab
Al canını
/ Al canımı /
Çekil aradan
………………………

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:35 PM

Kuruntu

Daldan düşen sarı yaprak,
Dala bir zaman daha bak,
Ne kadar da yükselmiştin,
Düştüğün yer,yine toprak.

Tanık olduğun her şafak,
Bir çiğ tanesi ile ağlamak.
Yok artık yelin efilesi,
Bir düş, güneşe bel bağlamak.

Ne çiseler, ne de sağanak
Yok bulutlara kara bağlamak.
Olası değil, geri gelmesi,bari
Yol kenarında bir ot olsak

Ruhu bedeninden soymak
Ne mümkün başkası olmak
Oynadığımız bir hazi oyun
Son perdesi toplak olmak

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:36 PM

Küçük ellerin büyür

Küçük ellerin büyür
Büyürsün
Tuz buz olur hayallerin
Ne gök o eski göktür
Ne de o mavi
Bulutlar
Kar üfürürken pencereye
Islık ıslık rüzgar
Geçen yıllar
Bomboş sokaklarda
Yıkık duvarlar arasında
Bende tutsak kalan
Çocukluğunu arar

Küçük ellerin büyür
Büyürsün
Tuz buz olur hayallerin
Korkusu kalır limanda
Gün batarken
Biten seferin

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:36 PM

Küresel Sermaye

Alnında ter
Avucunda para görmeye
Satar gözünün ışığını,
Küresel sermaye
Satar gözünün ışını
Karanlıkta kalırsın
Tenini yakan güneşin
Gecesinde işte öyle

Sat anasını satim
Sat kıyıları santim santim
Sat kırk dokuz seneliğine
Kırk dokuz sene sonra
Ne kalırsa geriye

Satma toprağını
Güzel dostum
Para değil her şey
Korkarım gün gelecek
Az yer kaplasın diye mezarımız
Ayak üstü gömüleceğiz

Para değil her şey
Hiç de masum değil küresel sermaye
Korkarım gün gelecek
Ne ayaklarımız
Ne de başımız değecek maviye

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:37 PM

Martı Bekleyen Adsız Bebek

Martı bekleyen
Adsız bebek
Anne karnında kaldığın
Bu dokuz küsur ay
Annenin zamanından düşecek.
Ve şunu da, iyi bil ki
Dünyada bir başkası yoktur ki
Sana kendi ömründen
Bir an verecek

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:38 PM

Masal Okuyan Şiirler (Kurt ile Katır) 1

Bir gün bir dağda
Aç aç gezinirken kurt
Rastlar bir katıra
Katır, kurdun bakışından anlar niyetini
Derki:
Ey kurt!
Anladım, yiyeceksin beni
Önce bir bak ayağımın altına
İlginç mi ilginç, bir satır yazı var.
Oku,
Nasılsa beni yersin sonra.
Aç kurt bakar bakmaz ayağın altına
Yüzünde iki nal patlar.
Ve kurt ölür
Katır eğilir upuzun yatan kurdun başına
Derki:
Ey ahmak!
Buldun bir katır
Ye hatur hutur
Baban mı okur-yazardı
Ne işe yarayacak
Ayağın altında yazan tek satır

Derleme ve düzenleme: Kalender Sever
Kaynak: Şerife Sever, Ankara- 18 Ocak 2008

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:38 PM

Mavi Göz

Üzülmeyi bırak
Acıları akşam sildi
Güneş yeniden doğuyor
Bak...
Kuşların sesi çağlıyor
Böcekler
Renk renk çiçekler
Ve toprak uyanıyor
Üzülmeyi bırak
Zaman su gibi akıyor

Gün gün büyümek
Gülmeyi öğrenmek
Yaşamak ve ölmek
Zaman alıyor

Üzülmeyi bırak
Uzak çok uzak yıldızlara bak
Hayat, güzelim ışığını
Bir damla yaş gibi
'Mavi göz'ünde saklıyor

Üzülmeyi bırak
Kim bilir gün
Nelere gebe
Güneş yeniden doğuyor

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:39 PM

Mevsim Bahar Dal Cağla

Mevsim bahar dal çağla
Mavi gök beyaz bulut yağma
Sıra bizde
Sen yağma
Yerde on bir kurşun
Biri aklımda

Mevsim bahar
Yerde on bir kurşun
Bir can var
Mevsim bahar dal cağla
Ağla Ankara Ağla

………………………

Kalender Sever

GooD aNd EvıL 09-20-2008 01:39 PM

Neyleyim

Bilecik’in orta yerinde
bir bahçe
sarı, kırmızı, pembe
Çiçeklerin içinde
Seni düşünüyorum
Kepim elimde
Cebimde elim
Bu gün her şey tuhaf
Yada ben iyi değilim

Kıpır kıpır akasya yaprakları
Arkasında göz kırpıyor
Pırıl pırıl güneş

Çiçeği,
Yaprağı,
Güneşi neyleyim

Kalender Sever


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:15 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.