![]() |
Ayrılık zor yaşanır
Ayrılık zor yaşanır Mutlu görünsen de çocuğun evlenirken İçini bir şey burkar derinden Bilirsin ayrılık zor yaşanır En güzeli olsun en iyisi dersin Sazlı sözlü düğün edersin En mesut senmişsin gibi gülersin Oysa he çeşit hüzünden geçersin Ve ayrılık zor yaşanır Ayrılık zor yaşanır O an geliverince birden Herkes yoluna gider ya Zor bir vedanın ardından El kadar bir arkadaşın olur içinde Dönerken ayrılıkla evine O arkadaşın bir yumruk olur İniverir yüreğine Bir kez daha anlarsın Bu ayrılık zor yaşanır |
Babam
Siyah şapkasıyla homurdanarak yürüyen babam! Ayaklarını sürüyerek gitmeye çalışan adam! 'o' değilmiydi? Gençliğinde 'Peşinizdeyim, yanlış yapmayın, Zayıf karne istemem' diyerek korkudan titreten en büyük kaan... Siyah şapkasıyla homurdanarak yürüyen babam! Şimdi korkuyoruz bir şey olacak diye yapacağı bir yanlışlıkla her an... Ayaklarını sürüyerek yürüyen adam! Her şeyi unutuyorsun ama yaşıyorsun bizleri unutmadan... |
Bahar
Kimi zaman bulutlar Ağlıyor, Kimi zaman sımsıcak güneşle Toprak kımıldıyor… Yüreğim gibi Mor pembe çiçekler Burnuma tütüyor Buram, buram… Bir bahar daha geliyor Ne getirecek gönlüme Söyler mi papatyalara Sorsam? ... |
Bahar inmiş
Bahar inmiş Yeni gördüm bahçeme… Çitlerin kenarlarında Göz kırpar papatyalar… Yeni açmış Yol kenarındaki ılgın, Satıcılar geçiyor Sözleri turfanda… Gül kokuyor, Menekşeler yada karanfil… Taptaze bir ıtır gibi Nefesleri yakıyor… Yeni gördüm Güneş inmiş sanki bahçeme. Sıcak bir rayiha, Güzel şey şu bahar Sen ne dersen de! ... |
Balonsuz
Yoksul bir çocuğun balonsuz oluşu gibi. Bende yoksulum. Bayram günleri... |
Barış o kadar uzakta mı?
Bir oyun gibi her şey! Tanklar, tüfekler Oyun bitti. Yakaladık Sobe diyecekler. Çalacaklar zamanları, Yaşamları, kol ve bacakları. Her şey bu kadar Zor mu, Barış o kadar uzakta mı? |
Baston
Ne kadar Abansam da sana Sesin çıkmıyor, Dimdik duruyorsun Yanımda. Sen de biliyorsun Belki de Benim sana, Senin bana Mahkum olduğumuzu. |
Başaklar kadar
Ya deniz kenarında bir dalga, ya koca çınarın altında ki rüzgar. Alıp götürür beni giderim Ya mor dağlarda ki zambaklar, ya rengarenk akvaryumlar. Bir düşteyim, bir acayip yolculukta bembeyaz bir ata binmişim upuzun saçlarım var… _Hadi. Dedim.-Hadi. Nereye olursa gidelim Ama maceradan yorulmakta var. Güneşte kavrulur, olgunlaşırım belki başaklar kadar… İrkilirim bakarım geriye o dalga, o çınar. Ayrılırım düşlerimden bir süre yeni bir düş hazır oluncaya kadar… |
Başkalarından
Hep başkalarından öğreniyoruz Hayatı. Hep başka yerlerden Beklentilerimiz. Hep o en güzel, Hesapsız olmalı dediğimiz Niye hala bizde değil? Başkasından emanet gibi Sevgimiz. Her zaman kendimiz değilmiyiz, Burası da yerimiz? Yanı başımızda değimli Dileklerimiz? İçimizdeki çocuk gibi Büyümezmi değerlerimiz? |
Bataklık kuşları gibi
Bataklık kuşları gibi Batıyorum ama çıkamıyorum, Tutuyor bataklığında ki yosun… Bir kara bela gibisin, Kırdın kanatlarımı ellerinle. Nerede uçuşan aşk Nerede sözlerimiz? Bataklık kuşları gibiyim, O çırpınışlarda Keder anlatımlarım. Hep böyle mi olacak? Elbette ki hayır! Gün gelir bir çırpıda kurtulur, Onarıp kanatlarımı Bambaşka yollar için yenilenirim. |
Bazen
Bazen bir kelebeksin, bazen erişilmez bir renk. Bazen uykumda ki titreyiş, bazen gözümün önünden geçip gidiyorsun adımların ürkek… Bazen güneşle doğuyorsun, boğuyorsun baharları. Dayanılmayacak kadar güzel oluyor getirdiğin ahenk… Bazen öldürüyorsun duyguları, alıp atıyorsun kocaman bir denize çakıl taşları gibi. Acımadan tüketiyorsun tek, tek… |
Bazı şeyler
Bazı şeyler için çok geç Bazı şeyler için Çok erken… En çok canım acıdı severken… Ve artık çok geç. Yaşadığım En olmazı Umutsuzca severken. Şimdi yeni aşklar peşindeyim, işte budur aradığım demek için çok erken… |
Bekledi
Çatı kenarlarında güvercinler birde onlar bekledi tek göz odada sabahı. Bu soğuk bitermiydi acaba? O sabah fırıncıdan ekmek istedi utana sıkıla, fırncı usulca söyledi. Al bendende iki daha.. Yoldan buldu çalı, çırpı, bir kaç parça kömür ama yatmezdiki yetmedide o köleydi soğuk ağa. Çoluk, çocuk soğuk, açlık dayanamadı daha fazla. Çıktı bir gün bilmediği yolculuğa. Kesildi köpek ulumaları sonra güvercinler uçtu bir, bir. Uğurlandı sonsuzluğa... |
Belgin- Sunay
Buğulu *******de -BEL-irir gözlerindeki aşk… Yaşanır en güzeli sev-GİN-in. Ne istiyorsan! -SUN-ar. Dolundurya şimdi, gökyüzünde –AY-…. |
Ben bencilmiyim?
Oradaki çiçek benim olsa, acımasa canı dalından koparırken… Çoğalsa sözcükler dilimde, güzel ve anlamlı… Bir şarkı söylesem içinde aşk geçen… Mutlu nameler olsa sonsuza yükselen… Oradaki kuş benim olsa avuçlarımda kalbi korkudan çırpınmasa… Bencilmiyim? Hayır. Çoğaltıyorum içimde ne varsa… |
Ben bittim
Sen duruyorsun orda Ben gittim! Sen yaşıyorsun hayallerimde Dipdiri Sen çoğalıyorsun anılarımda Ama ben bittim… Senin yüzünde çizgiler yok, Gülümseyişlerinde eksik.. Sen hala seviyorsun Birilerini kimbilir? Ben karanlığa düştüm, Ben yokluğunun ta içine, Sen duruyorsun dip diri Hayallerimde Ama ben bittim…. |
Ben büyürüm
Ne zaman bir ot kıpırdasa, saklasa yeşil bir böceği. İki dal sevişse, rüzgar örtse çiçekleri, bulutlar gelip gitse gökyüzünden… Bir yağmur ruhuma kadar ıslatsa, herkes varken hiç kimse kalmasa, bir cama sığınsam görmek için hapsolmuş gerçeği. Ben büyürüm! Çünkü hepsi birer andır geçen zamandan… |
Ben yarattım
Karanlığa kapılarımı kapattım. Topladığım sözcüklerden kıvılcımlar yarattım. Çoğaltarak aydınlığı içimde, ışık saçan bu dünyayı ben yarattım... |
Bence dedikoducudur martılar
Bence dedikoducudur martılar. Şahittir çoğu zaman Mesken tuttukları Kayalıklar yada Çatı kenarları… Çekiştirip dururlar Bir gemi kaptanını, Bir miçonun sigara kaçamağını, Aşıkların sandal sefalarını Ya bir yelkenlinin kanatlarını… Yada dalgalarla boğuşan Bir çocuğun kaçamağını… Dalga geçerler en çok Küçük balıklarla, Kapsama alanı içine alıp Her yeri Nazenin süzülürler Kocaman kanatlarla… |
Bencilce
Bir gidenin ardından Üzülmek, ağlamak ne yaparım? Diye kendin için bencilce.. Yokluk hissi, üzülmek, ağlamak, ne yaparım duygusu biraz daha sürecek.. Birde bakacaksın! Gelen zaman her şeyi silip süpürecek… Bir kenarda birikip yok olmaya giden yolda iz sürecek… |
Benim o yılların sakladığı çocuk
Benim o yılların sakladığı Çocuk! Benim her şeyden yaralanan, Ulaşamadığına kıskanarak bakan Çocuk! Benin o küçük yıllardan Bir şeyler öğrenen Benim o yılların büyüttüğü Çocuk! Benim çocuk yıllarından Yalnızlık toplayan, Benim çocuk yıllarımdaki Güvercin, Bir çatı kenarında Ve uçamayan Kanadı kırık… Benim gökyüzüne her gece bakıp Yada gündüz. Ne demek? Diye düşünen Onların arasındaki ayrılık… Benim o yılların sakladığı Çocuk! Çok yıl aldım o günlerden, Çok ay, çok gün… Getirdim! En büyük kazancım Bu mudur bilmem! Hiçbir şeyde yok olmayan Bırakamadığım çocukluk! |
Bergüzar
Bir vagondan indi son yolcu. Düştü dalından olgunlaşıp biten çiçek… Rüzgarlar aldı başını gitti.. Yaşanan bahar hangisi? Duru bir deniz şimdi zaman, balıklar uykuda, gemilerim battı artık yok! Umudumun yelkeni koptu, yalnızım şimdi aniden… Yalnızım evet hem de bi karar… Bir ben değilim biliyorum bir ben değil! Böyle bergüzar… |
Beş büyük aşk
YUSUF En önce onu bulduk, Sığmadı yüreğimize. Doymadık o çocuğun O güzel günlerine… Önce onu kaybettik Sırasız bir ölümle, Özlem ona, dua ona Bitmeyen sevgilerle. En büyük oyuncu o Geçmişten bize kalan Rengarenk filmlerde… |
HANDE
Karlı bir kış akşamı Sevgi getirdi bize, Hande’min gelişide. Büyüdü anlamadan İçindeki tertemiz Duygular gelişti de Seviyor birisini, Evlenecek beklide. Güzel günler beklesin! Hep onu gelecekte… |
IŞIL
Işıl, ışıl gözlerin Her zaman gülsün çocuk! Neşenle sevincinle Sende bizimsin çocuk! Küçük renkli kurdela Çocukluk oyuncağın, Şimdi gitar sesleri, Elinde notaların… Dileklerin gerçek, Yarınların umutla Sevgiyle dolsun çocuk! ... |
GÖZDE
Renkli güzel gözlerle Bakıyor bize Gözde. İmside yakışıyor, O okulda da gözde… Mest ederdi herkesi Çocukken söylediği Yarım, yarım sözlerle. Neler gizli bilinmez! O sıcacık gözlerde… Rengarenk düşünceler Katıyor bize Gözde…. |
İDİL
Teselliye geldi o Mutluluk reçetesi. Zaman, zaman sinirli Acı biber meyvesi. O küçücük beyninde Kimbilir neler gizli? Hiçbir şey köreltemez İdil’le sevgimizi.. Bize mutluluk onun Telefondaki sesi, Bir küçücük busesi, Hafta sonu grelmesi…. |
Beter
Seninle olmak mı beter? Yoksa Sensiz kalmak mı? Seninle beraberken Yalnızlık yaşamak mı? Beynime doldurduğun En güzel cümleleri Birer, birer unutmak mı? Yada hatırlamak mı? Seninle olmak mı beter? Veya yalnız günlerde Bilmediğim her yerden Mutluluk aramak mı? |
Bırak
Bırak acısın yürekler, Bırak üşüsün emekçi eller, Bırak ağlasın çocuklar Bir şeyler büyürken Ağlamalarla burkulsun bir yerler…. Bırak uzak olsun! Uzak.. Bir şey götürsün seni Kanatlarına alarak … Bırak yaşasın her şey. Hayal yada gerçek. Bırak hepsi senin olsun! Biraz acı, Biraz aşk, Biraz emek… İşte yaşam bu demek… |
Bilemedik
Birkaç haftalık kısa bir hayat Eli ayağı çekilmiş gibi her şeyden Sözcüklerle doyurduk kendimizi Yıldızları örttük Saten bir yorgan gibi üzerimize Kollarımızla sıkıştırdık Kıyısını köşesini Fal tutmadık çiçeklerden Emindik ya kendimizden Bilemedik sevgimizin biteceğini. |
Bilinmez
Kimi zaman bulutlar ağlıyor, kimi zaman sımsıcak güneş kayboluyor. Toprak kımıldıyor yüreğim gibi, mor pembe çiçekler tütüyor, buram, buram… dönüyor eskimeye… Bir son bahar daha geliyor, ne getirecek? gönlüme.. Söylermi papatyalar Sorsam! Kendileri sayarken yapraklarını bir, bir düşerken kayboluşa. Söylermi papatyalar? Bilinmez…. |
Bilinmezlik
Bir durak ötesi neresi, inecek yolcu kim? İstemeden… Bir gün, ötesi neresi, kim çıkar yarına? bilmeden… Bir yıl ötesi neresi? Göz açıp kapayıncaya kadar… Geçen zaman neresi, zamanın getirdiği yer? Ne kalacak geriye? yorgun bedenlerden… |
Biliyorum
Bir beklemeyi biliyorum Bir de sabretmeyi Bir zoru aşmayı biliyorum Birde her şeyle savaşmayı Beklemeyi biliyorum evet Beklerken Yüzümde çizgiler çoğalıyormuş Ne gam Sabrın sonunu düşünmek Umutların en güzeli Bekliyorum ve sabrediyorum Önümde sadece engeller kalıyor Aşılmayı bekleyen engeller Ben Her zorluğun ardından Yeniden doğuyorum. |
Bilmece gibi
Bıraktığın yer kuzey ve soğuk. Tükettin ana gibi Sıcak ve dişi duyguları. Neden yok saydın? Bilinmez! Sarmaşık gibi uzanan kollarımı. Şimdi gidişin çözülmez Bilmece gibi… |
Bilmece gibi
Bıraktığın yer kuzey ve soğuk, Ayaza kesti dört duvar… Tükettiğin sevgilerde Dişi duygularım kayıp. Neden yok saydın? Beni Bilinmez… Şimdi gidişin bilmece gibi… |
Bilmiyorum
Olacak mı? Bilmiyorum Tamam diyorum Bu gün Yarın olacak Kendi ürettiğim yalana Kendimde inanıyorum Ama Hala umut var içimde Olacak olmalı diliyorum |
Bir adım
Bir gece ansızın çıkıversen karşıma elinde bir demet çiçek. Bir adım senden, bir adım benden. Özlemleri oracıkta bitiriversek…. |
Bir ağaç gölgesiydi
Bahçe duvarımın dibindeki, Yalnız bir ağaç gölgesindeydi Aşkımız. O ağaç ki pembe konfetiler serperdi Üzerine. Gölgesi örterdi sarılmalarımızı, En çok senin saçlarına düşerdi Her mevsim dönümünde olgunlaşan Her yaprak. Bahçe duvarın dibindeki, Yalnız bir ağaç gölgesindeydi Aşkımız. Neden kesti birileri onu, Neden bilemedi bizimdi “o” ya! Neden anlamadı, Dört mevsim yuvasına sığındığımızı? Kocaman gövdesi kalmış gördüm, Çiçeği üzerinde kurumuş dalların, Bir yığın böcek üşüşmüş üzerine, Onu beslediğimiz sevgilerimizi mi kemiriyorlar? Bir duvarın dibindeki Yalnız bir ağaçtı aşkımız. Ona kıyan eller Neleri yok ettiklerini neden anlamıyorlar? |
Bir bahar geçti
Gökkuşağının altından bir bahar geçti sensiz… Şimdi acıyla solan birer nergisiz… |
Bir bilinmez kederdeyim
Bilmediğim bir nedende, Bir bilinmez kederdeyim. Sanki Bir yel değirmeninin önündeyim, Savuruyor beni bulut gibi Küf tutmuş aşklarımız Durdurmaya gücüm yok Kocaman kollarını. Belki söküp atarız yüreğimizden O kollara emanet sevdalarımızı Durdurmaya gücüm yok Her aşk kırıntısına çarpan Ve bırakan Kocaman kollarını… |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:14 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.