![]() |
Güzel
Ne güzel yaratmış Allah ım seni, Yağmur tanesi yüzünde çili, Kıvır,kıvır sanki balık gibi, Geniş kalçaları incecik beli. Gözler yosundan almış yeşili, Altın sarısı saçının teli, Göğüsler koparacak düğmeni, Doksan,altmış,doksan bedeni. O kadar dar ki eteği mini. Gören gözler yiyecek seni, Besbelli giyinmişsin bikini, Günaha sokma topla kendini. Yürürken o kadar fazla sallama, Peşine düşer hırbo dal lama, El alemle bu kadar oynama, Benzersin sonra kendi anana. Sütun gibi bacaklar sanki Eyfel, Boyu bir sensen bir ömre bedel, Eşi benzeri bulunmaz güzel. Uzaklara gitme sen bana gel. Kamil Boyraz |
Halime bakıpda sanma mecnunum
Halime bakıpda sanma mecnunum. Ben kendi halimden inan menmunum. Sevenlerim olmasada seviyorum. Düşe kalka büyüdüm ayaktayım. Çokda zor değildi mutluluk oyunu Kurt neden yerdi günahsız kuzuyu İnsan kendisi kazar kuyusunu Mutluluk resmini çizer yaşarım. Ferhat olupda delmem dağları Kanber olupda aşmam yolları, Sevip sevilmeden sarmam kolları Bağrıma taşları basar gezerim. Vurgun yedim diye vurmam kahbeye Gögsümü gererim düşman cepheye Bedenim alıştı kalleş darbeye Derbeder olsamda güler geçerim. Kamil Boyraz |
Hapihane
Akşam olur kapılar kapanınca Yemek yiyip sigaramı yakınca, Bende kalan son resmine bakınca, Hüzün çöker bitmek bilmez *******. Bir pencerem var avluya bakar. Bahçelerde kuşlar ne güzel şakır. Hep birlikte özgürlüğe uçarlar. Güneş doğmaz dört duvar arasında. Sabah olur görüş günü gelince, Bize gelir Anne,bacı,görümce. Tel örgüden gül yüzünü görünce Gece bitmez dört duvar arasında. Hep hayalle yaşanır bu alemde, Başka işin yok ki hapis hanede Dolaşırsın dünyayı bir gecede, Zaman geçmez dört duvar arasında. Kamil Boyraz |
Havalı
Elinde sigarası, Kime bunun havası, Nazlı,nazlı süzülüyor. Kim bu kızın anası.? Havalısın,havalı Yürüyüşü edalı, Hele bir raksı var ki, Hepisin den gaydalı,. Gözlerini süzersin, Beni benden edersin. Naz yapıp ta kaçma öyle, Sen hepsinden güzelsin. Havalısın,havalı, Yürüyüşü edalı, Hele bir raksı var ki, Hepisin den gaydalı. Kamil Boyraz |
Hayranım Men
Sarı saçları permalı Kalem kaşları boyalı, Elma gibi yanakları, Hayranım men kurbanım men. Oturmuş kahve içiyor. Kız falına kim bakıyor. Bakışı canlar yakıyor. Hayranım men kurbanım men. Balkona çıkmış şakıyor. Her geçen ona bakıyor. Hem cilve,hem naz yapıyor. Hayranım men kurbanım men. Komşuda düğün çalacak, Kim gelecek kim kalacak. Sarı kızım oynayacak. Hayranım men kurbanım men. Kamil Boyraz |
İki Gözüm
İçime bir sıkıntı çöktü yeniden. Gözlerim fırlayacak gibi yerinden. Bu günde yanıyor yüreğim derinden. Neredesin ki gözüm,neredesin nerede.? Kabuslarım artıyor inan her gece, Seni arzuluyorum şimdi delice, Her yerde arıyorum seni gizlice. Neredesin iki gözüm,neredesin nerede.? El ele dolaşıp gezdiğimiz o yerler. Nerede kaldı sevgi dolu o günler. Ayırdı bizi bilmediğimiz güçler. Neredesin iki gözüm, neredesin nerede.? Doluyor gözlerim ağlayamıyorum. Sensiz günlerime alışamıyorum. Ayrılık neden geldi anlamıyorum. Neredesin iki gözüm, neredesin nerede? Helal et hakkını göremezsem seni. Bu hasretlik bir gün öldürecek beni. Üzülme benim için üzme kendini. Neredesin iki gözüm neredesin,nerede? Kamil Boyraz |
İstemiyorum
Terk edin umutlar bırakın beni Ne verdiniz bana ezelden beri Yalnızlığımı bana verin geri Mutluluk resmini çizemiyorum. Böyle unutmayı istemiyorum. Düşümde de olsa hayalimde de Gecemde de olsa gündüzümde de İçime gizlensin taa yüreğime, Söküp atmaya çalışıyorum. Aklıma takılsın hep istiyorum. Bir macera olsun kaçamaklarım. Suçluluk dan kızarsın yanaklarım. Bin pişmanlık duysun acıyan kalbim. Böyle unutmayı hiç sevmiyorum. Kalbime yabancı istemiyorum. İçimde yarası yansın kanasın, Gözlerim hep onun için ağlasın, Ne çok sevdiğimi kader anlasın Hasret ateşine dayanamıyorum. Böyle unutmayı istemiyorum. Kamil Boyraz |
İsyan
İçimde parçalanan son bir umut Damla damla olup akdı gözümden Kadere isyanım bitip tükenmez Parça parça olup düştü dilimden Ayrılığın son saati çalınca Ben burda sen orda yetim kalınca Bir yangın misali yürek yanınca Külleriydi göklere savrulup giden Kamil Boyraz |
Kader
Kara bulut gibi çöktün üstüme Kahbe felek sana oyuncakmıyım Güneşimi çaldın yağdın gönlüme Mutlu bir gün görmeyecekmiyim Demir attın gönlümün köşesine Sevgi.saadet bende işleri ne ta çocukken düştün benim peşime Dert deryasında boğulacakmıyım Kaderim belkide kötü yazılmış Sevgi hamurum cıvıkmı karılmış Şu dünyaya gönlüm çabuk darılmış Yalan dünyadan kovulacakmıyım. kavaklardan öteye yol gitmez derler Yanmış tarlalarda gül bitmez derler. Kara sevda çeken hiç gülmez derler. Bir ömür boyu ağlayacakmıyım. Kamil Boyraz |
Kaderim
Yıllarmıydı bana yalan söyleyen Aynaya küstürüp her gün içiren Yokmuyudu ufukta beni bekleyen Ya sen yalancıydın ya da kaderim. Fallarımda çıkan prenses kimdi Falcıda mı yalan.yalan söyledi Beklediğim murat neden gelmedi Ya falcı yalandı ya da kaderim. Ekmeğimi tuza banıp da yedim. Her derdi kaderim.kaderim bildim. Senden başka hiç kimseyi sevmedim. Ya gözlerin yalan ya da kaderim. Üstüme.üstüme çöktü karanlık *******in sonu.sonu aydınlık. Herkese mutluluk bana ayrılık Ya bahtım karaydı yada kaderim. Yılmadan savaşmak neyi halleder El alem görse kim bilir ne der. Aşkın için kalbim dağları deler. Ya dağlar yol vermez ya da kaderim. Kamil Boyraz |
Kafaya takmışsın gidersin
Bu halime hiç üzülmeyeceksin. Nasıl bittiğini bilmeyeceksin. Çağırsam peşimden gelmeyeceksin. Kafaya takmışsın sen gideceksin. Sarı güller seni çağrıştıracak, Martılar sensizliğe alıştıracak. Ömrümün son hazanı yaşanacak, Kafaya takmışsın sen gideceksin. Son güzün son hüzünlü türküsünü, Dağlar örtmeden örtüsünü, Maviş kesmeden ötüşünü, Kafaya takmışsın sen gideceksin. Sen ağlarken yağmurlar yağmayacak. Sen yoksan bu beden uslanmayacak. Dağlarda sesin yankılanmayacak. Kafaya takmışsın sen gideceksin. Kamil Boyraz |
Kahbe
Yalnızlığın adını sen koydum sen olacaksın. Kap karanlık gece gibi gönlüme dolacaksın. Sana melek diyorlar,Şeytan bile olamazsın. Bir ömür boyu gönlümde öylece kalacaksın. Rüyalarda korkulu kabusum olacaksın. Sen kötü kaderim,alın yazım olacaksın. Hep böyle anılacak hep böyle kalacaksın. Gönül bahçemde açan siyah lalem olacaksın. Yalnızlığın kaderini kendinde bulacaksın. Mutluluğa gidemezsin yerinde sayacaksın. Sokakların kadınısın,sokakta kalacaksın. Sana beddua etmem Allah’ından bulacaksın. Kamil Boyraz |
Kalp Gözü
Sorunca cevabı gözlerin verir Yıllardır bilmezler yalan nedir Görünce karşında beni kim bilir Ne yalan söyleyecek dillerin senin Sunmuştum ter temiz kalbimi sana Yetmezmi çektiğim acılar bana Kastınmı var yoksa benim canıma? Ağlaya ağlaya gözümden oldum. Murat dedim murat almadım bitti Kısmet dedim kısmetim çıkmadı gitti Sahde sevgiler ömrümü tüketti. İnsana güvenim kalmadı benim. Dünyamıydı yalan yoksa senmisin. Şeytana tapıpda gidecekmisin. Seni sevdiğimi bilmeyecekmisin. Ahrete yolladım seni,aşkını Bir damla mutluluk istedim senden Onuda çok gördün yandım güneşden. Söyle hevesini aldınmı benden Yüzünü görmez kalp gözüm senin, Kamil Boyraz |
Kaprisli Kız
Yükseklerden uçuyorsun, Sen kime naz ediyorsun. Sonunda kayıp ediyorsun, Ben çekemem kaprisini. Söz verince gelmiyorsun, Sevenini bilmiyorsun, Hep kendine ediyorsun, Ben çekemem kaprisini. Bana göre hava hoştur, Başka kalpler bana boştur. Şimdi sen peşimden koştur. Ben çekemem kaprisini. Demedim mi sana bunu, Sonra çıkacak oyunu Bak büktün yine boynunu, Ben çekemem kaprisini. Kamil Boyraz |
Kıblem Sensin
Bendeki resmine bakar ağlarım, Gönlümü, gönlüne böyle bağlarım, Irmak olurum hep sana çağlarım, Sevgin kalbimde açan son güldür… Ay mı yok bu gece,yıldız mı söndü? Tan yeri ağarmıyor, güneş mi döndü? Senle geçen yıllarım, en güzel gündü, Yeter yandığım gel beni söndür… Arı oldum çiçekli dalına kondum, Sevdanla arındım sevginle yundum, Kıble ettim seni,hep sana döndüm, Ateşler içinde bu tenim küldür... Kuru fidandım,sevginle yeşerdim, Sevdanla büyüyüp göklere erdim, Gölge değil meyve vermek derdim, Suyum ol yeşert güneşim ol soldur... Bu derde dermanım sendedir sende, Bir ömür sevecek yürek var bende, Hayatımın neşesi, ömrüm elinde, Bu canım sağ iken dilersen öldür... Kamil Boyraz |
Kırk İkindi Yağmuru
Yine kızıllık çöktü gök yüzüne Yağmur düştü düşecek Kırk ikindi yağmurunda Kaç gecemiz böyle geçecek. Sen gelmezsen bu akşam üstü. Yağmur iliklerime işleyecek Kırk ikindi yağmurunda Kaç gecem seni bekleyecek. Kamil Boyraz |
Kışlada Bayram
Kışlanın önünde çalındı düdük, Sıra,sıra durduk boynumuz bükük, Bu gün Bayram günü içimiz buruk, Anne Bayramınız mübarek olsun. İşti ma dan sora yaktım sigara, Duman selam söyle nazlı Anama Aman çavuş kıyma bugün bana Anamdan ayrılalı ilk bayramım bugün. Bayram günü konu komşu toplanır. Mübarek bayramlar orda kutlanır. Gurbette hasret ikiye katlanır. Baba bayramınız mübarek olsun. Duvarda asılı resmim durur mu Sevdiğim kız bugün beni sordu mu Gönderdiğim mektup onu buldu mu Bacı bayramınız mübarek olsun. Kamil Boyraz |
Kolayı Neydi Bu Hayatın
Kolayı ne bu dünyanın Hayatın içinde mi,toprağın içinde mi gömülü olmak Aşkın denizinde mi, yalnızlığın pençesinde mi boğulmak Kolaylığı neydi bu yaşamın İnananıp koyuvermek mi, kendini korkup saklanmak mı Güvenip anlatmak mı, içine atıp kahrolmak mı Kolayı neydi... Fedakarlık yapıp uğraşmakmı sonuna kadar Ortalığı karıştırıp saklanmak mı bir kenara İçin kan ağlarken gülebilmek mi Sahtekar olup ağlar görünmek mi Kolayı neydi... Saplamak mı hançeri düşünmeden Sabredip didinmek mi Herşeye boyun eğip pusmak mı Yoksa dimdik savaşmak mı sonuna kadar Kolay olan neydi bu hayatta Bırakıp gitmek mi herşeyi Terkedilip beklemek mi Çaba harcayıp uğraşmak mı Aldırışsız olup umursamamakmı herşeyi Kolayı neydi bu dünyanın Yaşamak mı,ölmek mi Ölmeden gömülmek mi toprağa Kör olmak mı görmek mi Görüp bilmemek mi Bildiğin halde düşünmemek mi Düşünerek yitirmek mi aklını Umursamayıp yitirmekmi insanlığını Hiç kolayı yok mu bu dünyanın Kolayı neydi bu yaşamın Neydi... Hatice Kelleli Kamil Boyraz |
Komşu Kızı
Bal tutmuş dudağın elma yanaklar Basınca üstüne çatlar topraklar Kurur ateşinle yeşil yapraklar Hiç vicdan kalmamış komşu kızında Yüreğim trampet çalar görünce İki bacısı var birde görümce Nasıl sarar karatoprak ölünce Avuçları alev.alev yürek fırında Boyu bir yetmiş selvi boyunda Şeytan misalide melek huyunda Çakmak.çakmak gözler varmı soyunda Tüm meziyetler var komşu kızında Suya gider testileri elinde Ayağında hal.hal kemer belinde bir türkü tutturmuş tatlı dilinde Erkekler post olmuş onun yolunda Kamil Boyraz |
Köye Geri Dönemem
Dereleri çağlayıp akmıyor Viran olmuş köye geri dönemem Bıraktığın köyde baca tütmüyor. Ağaçlar kurumuş çiçek açmıyor Kuşlar eskisi gibi ötmüyor Çoban artık davarını gütmüyor Çiçekler eskisi gibi kokmuyor Viran olmuş köye geri dönemem Sabahları horoz boşuna öter Hasretim anama burnumda tüter Bu hasretlik bize ölümden beter Viran olmuş köye geri dönemem Torosları duman sarmış yol vermez Çıkarsın dağları yolları bitmez Emmimin düğününe kimse gelmez Viran olmuş köye geri dönemem Ağa bile terk etmiştir o köyü Bekir dayıya haciz gelmiş doğrumu Hatta mafya olmuş dediler oğlu Viran olmuş köye geri dönemem Kamil Boyraz |
Mavi
Bir bahar günüydü çıktın karşıma Neler getirdin şu garip başıma Zehir kattın ekmeğime aşıma Gözlerin maviydi gök,deni mavi İçimde titreyen umudum söndü Gönlümde gizlenen yarınım öldü Gündüzüm yeniden geceye döndü Gözlerin maviydi hayallerim mavi. Şikayetim kader sanadı sana Yıllardır yalnızlık düşüyor bana Kardeş payı yapman derdi insana Gözlerim maviydi dertlerin mavi. Sitemime kulak asma ne olur.! Seven insanların kaderi budur. Şiirde şarkıda teselli bulur. Gözlerin maviydi dünya mas mavi Kamil Boyraz |
Mesela
kuşların su içme vakti: sözcükler yağmur yazıyor her yanlışlık paylaşılır: tren ayrılıklar arasında gider döner: herkes birer kaçak yolcudur kendine sessizlik bir şelalede yıkanır ses bir uçuruma düşer s geçer hayat bizi eskiden yazılmış bir mektubu kopyalayıp akla ve o akılla bir mektup yazmak gibi yeniden söz kendine bir bilet alır ve bütün kapılardan geçer durmadan bir gözyaşıdır sürekli başkalaşan . . her ayrılık mağlup EMİN AKDAMAR Kamil Boyraz |
Minik Kuş
Kanadı kırılmış yavru bir kuş gibi, Özlemlerin olacak kırık hayallerin. Şöyle bir bakacaksın gök yüzüne, Ta yüreğinde göğüs kabartacaksın mavi boşluğa. Süzülür gibi dalacaksın boş hayallere, Her çırpınışın bir yalvarış olacak tanrıya, Yalvarışın kanat çırpışında kalacak. Öylece mahzun,mahzun bakacaksın boşluğa, Bir kambur gibi sırtında kanatların. Uçamıyorsun ya işte sıkıntın bu... Sabır taşın çat diye çatlayacak ortasından. Belki isyan edeceksin gök yüzünün mavisine. Akasya ağaçlarına, gül bahçelerine, Bir gurup kuş uçacak uzak yerlere, Öylece kala kalacaksın yer yüzünde. İşte o zaman yüreğinde bir sızı. Sabret güzel kuşum sabretmesini öğreneceksin. Sende engin denizlere kanat çırpacaksın. Gök yüzünün mavisine sende kanacaksın. Seni nasıl sevdiğimi işte o gün anlayacaksın. Kamil Boyraz |
Ne Güzel
Çıktım Erciyes’e seyir eyledim. Kar suları çağlıyordu ne güzel. Eteğinde türkü name söyledim. Çoban kaval çalar sesi ne güzel. Hisarcığın bahçeleri çiçekli, Tarladaki genç kızları ne güzel. Şimdiki adıyla ışık meydanı Hacılara kucak açmış ne güzel. Birazcık kar kalmış Ali dağında, Gelinlik kız gibi tacı ne güzel. Su içtim Talas’ın çardak başında, Mor sümbüllü bağları var ne güzel. Sakar bağlarında üzüm asması Asmaların yaprakları ne güzel, Tekir yaylası da rakı sofrası, Kar suyuyla rakı içmek ne güzel. Kamil Boyraz |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:52 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.