![]() |
Firarî …
Aşkla; Çekişirsek kendimizde Çelişirsek kudretimizle Bir taraf; çelik halat gücü geçmişle Bir tarafta, pamuk ipliği ümitsizlikle Koparız! Hasretler hücreye mahkum Vuslatlar firarî … Nevin Kurular |
G ü z y a r - 6 -
Yüreğinin kavgası olmaz rüzgarlarla Lodoslar buseler bırakır yanaklarına Kanını emer çıyanlar Zehir zemberek *******in sinene kristaller düşürür yıldızlar 'Denizaltılar gibi kirlenmez' ellerin tut kirlenmez elleri sevda tutanlar. Nevin Kurular |
G ü z y a r - 5 -
İki ayrı kayıkla İki ayrı okyanusdan çıkmışız yola Takvim yeterse gün saymaya Rotam senden yanaysa Engel kalmaz buluşmaya. Çekiyorum kürekleri Okyanusun ortasında bir çılgın Okyanus yalnızlığında bir deli Tutacak bir gün ellerini. Nevin Kurular |
G ü z y a r -12-
Bakma naralarıma Sarhoş değilim inan Tek kadeh bile içmedim Meyhaneci tanımam Meyhanenin kapısından geçmedim. Bakma ayaklarımın dolaştığına Dilimin sürçtüğüne bir an Aklımı aldın ya başımdan ondan Sorumlu ben değilim davranışlarımdan Bu akılsız başla Bu derbeder hale Ben keyfimden düşmedim. Nevin Kurular |
G ü z y a r -4-
Kimselere göstermem Göz kapaklarım içinde saklıdır resmin Bunun içindir uykuları sever oldum belki de Karanlığı sen doldurur oldum hep Sensizliğimi gün ışığı görür oldu yalnızca Saklı saklı sevdi dersin andıkça. Nevin Kurular |
G ü z y a r -2-
Bir gün; Yel değerse sırlarımıza, Senin için Şubat ayazına yürekler veririm. Belki .. yıldız yıldız avuçlarına serilirim Eskimiş kışlardan sanma Senin için İki taşın arasında Unutulmuş tohum olsam yeşeririm. Nevin Kurular |
G ü z y a r -7-
Bilir misin, Ben kazarım kuyuları gözlerime Pınarlarım kurudukça Üzülme sen ağlarsam.. Kurumaya yüz tuttukça Böyle diriltirim sevdamı Nedenini sorma anlatamam Unuturum seni sen istersen Unutacağıma söz veririm Haftanın sekizinci günü icadında Seni hatırlamam. Nevin Kurular |
G ü z y a r -3-
Biz neyi paylaşa biliriz ki.. seninle Güneşin yedi renginden başka Tel tel çözebiliriz birde Ihlamur dallarında sonbaharı Düşünceler anlamsızlıklara gebe Sancısını çekeriz gece vardiyasının yalnızca. Nevin Kurular |
G ü z y a r -1-
Sen denizlerin Delice çırpınışlarına bakma Bütün sırları Sakinliğinde saklıdır ve kuytularında Bende, O kuytuların bir yerinde Midye kabukları içinde Bir inci tanesi gibi gizlerim seni Bunun için severim ben denizleri. Nevin Kurular |
Gece Şımarması...
Gidiş yönlerini değiştirsek trenlerin Kaçak raylar döşesek bilinmez diyarlara Yaramaz iki çocuk şımarıklığında Başak tarlalı şehirler kursak. Bizim olan mavi trenler Bizim olan şehir Ve şımarık çocukluğumuzla iç içe Yalnızca biz olsak. Sürgüne dursa yıldız çiçekleri Yaprak yaprak sırlansak Bir denizde karıştırsak kendimizi Ellerimizi ayaklarımızı yüreğimizi Hangisi sen Hangisi ben ayrılmasak. Kuyruğu uzun uçurtmalar bırakıp Seher yellerine… Bayram sevinçli renkler savursak. İpi yoğun yumaklara eklesek kendimizi, Ucunda biz salınsak. Bilmesek ağlama vakti *******i, Daha çok..... daha çok şımarsak… Gemiler kaçırsak denizlerden, Adalar taşısak okyanuslara, Çöllere palmiyeleri. Ayak girmemiş ormanlara girsek.... Fillerin kulaklarına asılıp. Salıncaklar kursak Zürafalara, Timsahlarla oynasak yavru bir kedi gibi Bilmeden vahşiliğini Gülsek. Ayı üfleyip. Güneşi ürkütsek Beklemeden şafakları bir gece vakti Biz bizle hayatın yaşamalarında ölsek! Nevin Kurular |
Gecesinden sarhoş şehir
Kadehimde kopuyor kıyamet Her yudumu tufan Her yudumu felaket Bildiğin; Zilzurna sarhoşluk değil. Yalnızlığımda içtiğim Akrebin kuyruğundan damıtılmış zehir Ölüm damla damla karışıyor kanıma İçmemek elde değil. Karanlığı büyüten sokaklar Dağlar, binalar bulutlar, Üstüme çöküyor bir bir Şişesinden sarhoş gece Gecesinden sarhoş Şehir. Nevin Kurular |
Gel! Yada Vazgeç Gelme.!
Hangi türkülere sığdırsam hislerimi Hangi şiire asılı bıraksam…… Kaynaklarını çözüyor prangalar Uçuşurken saadetim… Ayağımın altına kaç renk, kaç bulut alsam… Kurutulmuş gözyaşımı Midyesinde gizlediğim denizim.. Zaman gerisi dizelerde Eski bir kemanın Yıllanmış tellerinde Şarkısını dinlediğim.. Yamaçlarına besteler serdiğim Sen miydin Sen miydin beklediğim…. Gel! yada vazgeç, Gelme! Olduğun yerleri severim… Mavi bir atlas ört üzerine Kıpırdatsın varlığın yalnızca şafaklarımı Tapınırım Hasretinin mabedinde. Nevin Kurular |
Geldin Yaa Gün Dediğim!
Geldim ya gün bildiğim Kurtardım ya,,, eksikliğinin batık gemisini Açılıyorum Akdenizim dalga dalga sularına Düşüyor bayram sevinçlerim kıyılarına Pupa yelken coşkuyla Yakışır şimdi! Yakıştırdığın çilek gülüşlerim Yakışır savrulması kızıl saçların rüzgarına.. Dizginsiz yürek şımarmalarıma Yakışır mavin Geldim ya! Sana koştum.. Hasret buyruğuyla Yer çekimim sen merkezli Karşı duramıyor hiç bir kuvvet artık Kul köle tavrıma Tozu dumana katan koşularıma.. Karıştın Erdemli Erdemlice geldim ya Nevin Kurular |
Geldinmi ki Gideceksin
Bir merhaba diyemeden Hoşçakal mı diyeceksin Hasret zulüm, cefa özlem. Çektin mi ki bileceksin Geldin mi ki gideceksin Kırk kanadın kırkı kırık Vuslat bilmez sıla ayrık Viran gökler dağlar yarık Gördün mü ki bileceksin Geldin mi ki gideceksin Yollar yokuş balçık batak Cesur erek yürek atak Hana yolcu olup yatak Serdin mi ki bileceksin Geldin mi ki gideceksin Geri alıp yelkovanı Durdurmalı tüm zamanı İlkbahara birkaç anı Verdin mi ki güleceksin Geldin mi ki gideceksin Ellerime ulaşmaya Bir nefesi paylaşmaya Hararetle kaynaşmaya Erdin mi ki bileceksin Geldin mi ki gideceksin. Nevin Kurular |
Görmezmisin Bitmişim
Her an beni yitirebilirsin artık Beklemeler durağında ayazları yemişim Gayret versemde bileklerime Ellerimin gücü yok, tutmuyor parmaklarım Tutunamam bitmişim. Çağırma artık yarınlara Vakitleri dünlerde tüketmişim Geç kaldın arzulara, Geç kaldın umutlara. Aradığım kadar saklanmışsın sen, Koştuğum kadar kaçmışsın benden Bilmezsin hiç Yıllar yılı o yorgun *******i Kabuslarla geçirmişim. Neye yarar, Dudaklarına pişmanlığını takınıp dönsen Neye yarar Tüm baharları yanına alıp gelsen Hangi çiçek açar donmuş tomurcukta Bilmez misin, Beklemeler durağında ayazlar yemişim Görmez misin bitmişim. Nevin Kurular |
Gurbet Hallerina İnat..Sür Gel!
Senin şu gurbet hallerine inat! Sür gel! Sür gel sevdaya çıkan yollara dizginsiz hallerini. Bu şehrin, en kılcal damarlarına ve imkansızlığa vursun siluetin gel! eski hallerden aşina seherlerden gözlere bir dem... bihaber bu zamana bi dur! doruklarında dağların açan alpyıldızı tut elleri yetişmezlere inat Yar koynuna dağılmayan güller marazlı yar üstüne söylemeyen diller lal varsın, pür gam.. çağlasın sevda katlanılan mendiller hünerince ağlasın.. sönsün ardından gözde fer gözlerindedir bin süngü vurgun vurgununa kurban durduğum gel! Gel erteleşme zamanla artık kopmuş tespih tanelerince dağınık sabırda içim. saflarda, hep çakıl taşı sonralar bizim için. bir avuç pembe bir yudum yeşil için göz hakkına yüz hakkına yâr için yaren için, aşk için meşk için us için.. yüreğimiz alazına bir sürümlük buz için gel... gel! senin şu gurbet hallerine inat sür gel! Nevin Kurular |
Gücüne Gitmemeli Tanrının
Uydu’num! Yörüngende. Tavafın da Sen merkezli tapınmalar. Gücüne gitmemeli Tanrının.. Biliyor yaa O yaa.. Yüreğimi yüreğinle dolduran. Suç değil ki... Geceden kalan fecir’e Fecir’den batan güneşe Anmalarım. Beş vakit ezan sesinde …Tanrıya açılan el ile ……Dualara seni katmalarım. Unutup kendimi dün de …Bugün doğdum ……Sanmalarım. Suç değil ki.. Gösterir mi Tanrı bana Cehennemi. Gördüm yokluğunla.. Biliyor ya Yüreğimi yakan ateşi Hasretle aşkla. Acımasız olan Zaman dilimi.. Tanrı biliyor yaa Lime lime İçimizi. Ve ikimizi.. Ve, Nasıl direndiğimizi imkansızlıklara Görüyor ya Duyuyor yaa! Nevin Kurular |
Gün Çizgisi Hep Düş..
Sayısız Halkalar çizdim Sen merkezli Gördüm ki! ... Hepsi boş. Çizdim ben merkezli Sayısız Halkalar.. Çember içi, İçim bomboş Hem Var, Hem yok! Ne artı oldu, Ne eksi ... .. . (Bir nokta zaman) Nevin Kurular |
Gün Olur da Yetmezse(m)
Bir harman yeri Rüzgarında savurup, Dağıtma benliğimi yeter Gelmezsen... Gücenmem! Bir lades oyununda.. Kaybetmiş gibi.. Kabullenir yenilgim. Öder bedelini devran Elde kalan Kalbur üstü Yaşanan sevgim. İncecik bahar dalının Pembe çiçeklerine... Vurunca deli boran Kırar ya dalları hani... Yani mecalsizsem Yani... narinsem Sen essen.... Ben devrilsem Üzülmem! Nasibe düşen Kırık bir dal gibiysem Ayaza kaldıysam hali Aldırmam.. koparırsan.. Bendeki çiçek seni Boranına dağılır Sersemlersem Eksilmem kendimden Yaşadım sevmişliği. Nevin Kurular |
Hadi Düş Yollarıma...
Ağustos’ta titretir hasret denen kasırga, Hadi düş yollarıma sen seni bana getir. Bitirme son güzleri, vuslat diye sabırla Sanma ki kıştan önce başka bahar, yaz gelir. Uçmak istemez gönül tutsağındır kafeste Göstermezsen yüzünü mahzundur her nefeste Zaman denen şu girdap salınmıyor aheste Bakarsın vade vermez ansızın yitiverir. Nevin Kurular |
Hayat, Darasına Emek İstedi
Tarttım ağır geldi / bu yaşam bana Darası ömrümce / emek istedi Bir tarhana çorba / koydum sofraya Çoluk çocuk yemek / ekmek istedi Tez elden gösterdi / zalim feleği İncir ağacından /verdi keleği Bir parmak bal çalıp/ koca peteği Senin değil diye /çekmek istedi. Haklıya bir verdi / haksıza beş kat Koşun sizde dedi /bir merkep bir at Bu nasıl hesaptı / bu nasıl kerrat Dürüstlük doğruluk / ölmek istedi Bu hayat çok gördü / sıcakta yeli Sırra kadem bastı / huzurun eli Gencecik yaşlarda / gösterdi keli Zor benle uğraşmak / demek istedi Biran güldüm diye / her gün ağlattı Tebessüme bile / kara bağlattı Merhem deva sandım / yara dağlattı Nefes lanet etti / bitmek istedi. Şeytanın vicdana/ pirimi olmaz Azrail ölümü /dirimi sormaz Dünya beni yutsa/ midesi kanmaz Mezalim iki taş / dikmek istedi (**) * kerrat: çarpım cetveli **mezalim:zulümler, haksızlıklar Nevin Kurular |
İ T i R A F
Gözlerin dalınca gözbebeğime Güneşde eriyen buzda olurum Saçının bir teli deyse tenime Her teli titreyen sazda olurum Hasretin yıl değil bir anlık olsa Ne gece görürüm ne güneş doğsa Gözlerin gözümden uzağa dalsa Ömrümce sürecek yasta olurum Bakma sen aşığım demediğime Öyle zor ki aşkı sığdırmak dile “Mecnun gibi sevdim seni” desende Leyla ‘ım diyemem nazda olurum Nevin Kurular |
İçim.. Bir Ben Katili
Tarumar haller bilmez viran-ı olmayan Güneş görmeyen puslu gölgeler gibi sinsi Sustalı darbelerdir içimi oyan, Her iz evvelden kalan.. Her söz sessizlikte Sen yoksan. Ölmeleri ben seçmedim! .. Yazılmadan tutanaklar.. Acıların.. dağ doruğuna çakılmak erdiğim Giydiğim hüküm naçar Cebrî kıyımlaraydı yaşamalar Sorsan! anlatırdı vaziyetim Gömütsüz gömülerim Anlatırdı duysan! Her an infazda, Katliamda hücrelerim Sen yoksan.. Doğmakla başlamıştı kum saati dökümlere Ölmelere giden bir zaman tüneli Pembe gül budanmışlığında Bir sevda yeli Çılgın sarmaşıktı yaşam Heran yazıyordu şafaklara Zifir bulut zindan seherleri, Şimdi..her yeni gün. Sevdan gebe ecelime Her yedi gün Vurur şakağımdan Görürdün baksan Sen yoksan! Nevin Kurular |
İlle de Sen Diyor Ne Yapsam...
Divanendir kanım… coştu yine... Alıp yerden yere vuruyor düşüncelerimi Bir şeyler kopuyor içimden Onca ses susturmuyor içimde ki sesi İlle de sen diyor bir tanem ille de sen. Musap yüreğim Ayyaş yüreğim …hasret içmekten. Ölüm uykusundan vuslatı uyandırıyor umutlarım Umutlanmalara… Umutlanıyorum Kuşkular… Yankılanıyor taa derinden Yıldızlar geçerken hare hare gözlerimden Haykırıyor ya gelmezsen….. O ses! yükselirken geceden İlle de sen diyor ne yapsam ille de Sen. Kırık kanadında mavi turnanın Acıyorum… Bir gök martı uçuyor gözlerimden Darağacına asılıyorum Fermanın okunuyor derinden İlle de sen diyor ne yapsam ille de sen. Nevin Kurular |
İmkansız...Aşk...
Kim ne söylerse söylesin / Unutmuş deme Sevimize aşkımıza / İhanet etme Gözlerinden ayrılığa /sakın yaş dökme --Sensiz geçen günlerimde / Senle Doluyum ........İmkan olsa buluşmaya / Ben dururmuyum Şu karanlık *******i / Benle yaşasan Hayalde resimde değil / Yanım da olsan Baharlara doğan güne / Senle başlasam --Bu hasretle ömür geçse,/ Unuturmuyum ......İmkan olsa kavuşmaya / Hiç dururmuyum Çocuklar kadar masumuz / Böyle bir Aşk da Yılların koyduğu aklar / olsada saçta Ömür boyu seveceğiz / dedik taa.. başta --Pişman olduğumu sanma / Hiç olurmuyum ......İmkan olsa kavuşmaya / Ben dururmuyum (Rahmetle andığım.. Dr. Osman İper Tarafından iki ayrı formda Muhayyer Makamda bestelenmiş Güftelerim Bestelerim kitabında yer almıştır.) Nevin Kurular |
İnadına Tebessüm İnadına
İğneledin beni hayat! Geven dikenli dağlarına Her adımda kanattın dizlerimi Nasırlaşmış ellerimi yardın ya.. Eyy… hayat! Kezzap hışmına İnadına tebessüm inadına. Sen güzdün, döken yaprağımı Ben bahar, filiz filiz budaklarda Kırdın karayelle dallarımı İnadına üzümlendim asmalarda Es'ledim boranını Aldırmadan hışmına İnadına tebessüm inadına.. Sürme renkli bahtımdın Çizgileri alnıma Damga damga vuranımdın Hiç sevinme acıma.. Akrep zehri damıtmalara sevinme. Sevinme! Sürdüğün karalara Acıyı bal eğlemiş dudağımda İnadına tebessüm inadına. Ey Hayat! Mavi boncuklar dizdim sabrıma Pembe bendim, çiçeklendim dallarıma Çöllere nehirlerdim Düşmem desem de ağına Gazama bir gün yenileceğim bilirdim Son nefesimde Bakıp teslim bayrağıma sevinirsin Şimdiden Şimdiden.. alaycı tavrına.. İnadına tebessüm inadına. Nevin Kurular |
İnsan Böyle de Yaşar Belki!
İnsan böyle de yaşar belki... Günler, kekremsi bir tat. Yağarken içindeki baharlara asit yağmurları Yakar pembe sevinçleri hayat.. Siler evrenden olanca rengi Bildiği tek renk kalır kara Ve hazırdır yürek tufanlara. İnsan, böyle de yaşar belki Yaşarken insanca çaresizliğini Kıran kırana yitikliğini... Çıkmazıysa kuytu yalnızlığı Susmuşsa sinesinde davul –zurna sesleri Beklemeyi gelin etmiştir diyarlara Ah... O vuslat dedikleri..nedir ki? Ne değildir ki yada..? Böylede yaşarmış insan.. Zahir sancısıyla Saklanırken kendi darasına ufalandığınca Unuturmuş bilmeleri bir yerlerde Atardamarında atan yaşamışlığın Pıhtılaşmış izleri siperlerde İnsan böyle de yaşar belki! Martılar üşüşsün ister bir akşam üstü. Sevmek mi emek, Emek mi sevmek.. diye düşünmeden Verir sadakasını tebessümlerinin Ve umar yalnızca.. Kanat çırptıkça martılar...umar Serinletir diye içini Parmak hesabı sayarken bir! , iki! Üç’e varamadan tıkar boğazını İdam sözcüklü ferman akıbeti Ayrılıktır elde kalan, Yoktur artık yâr dediği can bildiği Çatık çehre takvimlerle çarpılmak var Nisanlara dönmek yok Vakit eylülse Eylülce ölmek şimdi. Böyle yaşarken insan Öder şaşkınlığının bedelini.. Bu devranca nizam Çarmıha gererken değerlerini Her şafak- eşittir- bir akşam Hesabına kalan. Ve, Yakan içini her akşam Hey hayat! ... Ve aşk! Dimağımdan damağıma Kara duttan kekremsi tat.. Böyle de yaşarmış insan... Şaşkınlaşarak... Böyle de Heyhat! ! Nevin Kurular |
K a R!
Kar.. Ne zalim yağar Akı yürek karalar Hasan dağı Elma dağı Uzaktan seğirir *******ime Bir anı Bende ağlar. Kar.. Yollarda kar… Dallarda kar Kaldırımda bir yetim Ayaza biçare Yenik daldaki serçe çelimsizliğine Bende har. Kar! . İnsaf eyle Buz eyleme.. Duman tütmez bacalar var. Titretme Dayanamaz hiddetine Donar çocuklar Sonra bahar Neye.. Kime yarar. Nevin Kurular |
Kaldır Bakışını Bak! Bakışındayım
Uzanıp ellerimi tutabilirsin! Koyu gelincik kırmızı doluyum Kanımın akışında...bu gece. Sen, sabaha kuşanırken Göçebeliğim geceye Uslanmazlık koşturuyor Bir oyana bir bu Deliduman savruluşta.. Camlarını açsan gelebilirim Bak! arala gözlerini iyi bak Gecenin gün görmez saçağından Sarkan benim Duvaklar titreşiyor saçlarımda Boranında delinim Karşındayım! Kaldır başını bak bakışındayım Issızlık yürümüş bir ark Akrep zehri damıtmada yalnızlık. Sökmeden şafak.. Nerde durursan dur! Ya..uzağından dokunayım ellerine, Ya bırak yüz süreyim bir gerdan Sıcağından vur! Üşüdüm ırağın gecesinde Nevin Kurular |
Kısa
Çevirme telefonda 0 0 0 ları İtfaiyecinin işi değil gülüm........ Bağrımdaki yangını söndürmek. Nevin Kurular |
Kum Dikenleri
kum dikenleri Ay düşer Yıldız kırışır karanlığa Cilvesiyle. saymazım da ölçülmez akşamın zifir semasına Ay siner düşer şer mutsuz özleyişe kaldığımda yalınayak *******i yaşama da. kum dikenleri batar sineye yıldızlı kanamalar vakti.. sensizlik. Nevin Kurular |
Künyemi Sen Bul Yolcu!
hancıda hasret ayaz, üşürken ten isinde demler alevi boğar kendini –yoksun-lu hücrelerde sızar içinden doludizgin bin yıllık umut bir o kadar enkaz toz duman varken ara! ! ! künyemi sen bul yolcu! bir seher erken. boy verme deminde kır çiçekleri.. vakit, leylakların leylaklaştığı, ayaz sürgününden kuşların, çoktan döndüğü vakit. çevril gittiğin mevziden ben yana doğrul beni bul! hasret, siyah ıslık çalan ******* göçük bir dağ şiirlere akış tükendi yalnızlık fiillerinde fer bir cüzamlı hasta kadar fısıltıda günlüğüm ön yüz dön umudu yazar arka yüzü göç yolu alıp salamam düşlerimi bu yüzden hep ayrı yere giden yolcu hancıya bir selamlık dur! yine bir gül! yeter! Nevin Kurular |
Mahkumun Seyir Defteri
Bir avuç yeşil, tutamıyorum avuçlarımda Bir avuç yeşil bulsam mutluluktan delireceğim Bir pembe görsem dal uçlarında Kayısı çiçeklerine bürünmüş bir dal Sevincimden öleceğim. Kim anlar beni benden başka Adım atabilsem toprak da titreyeceğim Işık görsem zindanımda Güneşin vurduğu bir taş Taşlara serileceğim. Akan bir suya değse ayaklarım Parmak uçlarımla papatya tutsam Ekin tarlasında sarı başakları Koklasam dokunsam yaşadığımı hissedeceğim. Buralar; Eylülün Temmuzun Bir olduğu mevsim. Zamanlar, Gecenin gündüzün Farksız olduğu saatler Zemheride ayaz.. Yaşımı yaşadığımı bilmediğim bir yer Taştan mahzen.. Urba kefen yaşamak! Bu hücre..bu şehir Nevin Kurular |
Mayıs Düşlemeliyim
Ne zaman bunalsam çıkmaz sokaklardan adresine dönüyorum.. sonbaharın son güllerini kokluyorum bahçenden dallarına sızıyorum cemreler içmiş gibi.. baharmış gibi.. goncalaşıyor pembe...pembe yeşilleniyor yaprak yaprak seni her gün yeni baştan sevmelere kokuyorum. zemheriye miladından sancılı an’lar düşüyor ayazına vuran akşamlara gebeyim bilirim. bilirim, dört mevsimi barındırmaz dalların ama solmak için de olsa.. sana doğmalarda ölümüne seninim. baharı göreceksem seninle görmeliyim bir buzlu ok delip geçme den bağrımı mayıs düşlemeliyim ve olmalıyım engin bahçelerinin yorgun ırgatı ağustosu varlığının mahsulünde biçmeliyim. güleceksem..ıtır çiçeklerine papatya fallarından ve senin dağlarından gülmeliyim gülmeliyim ki.. Can diye diye seve seve canım vermeliyim 16.12.2004 Nevin Kurular |
Nar ekşisi zamanlardan bir damla
Bu aylaklığa bir son vermeli (Düşünürken insan olduğumu, Çalışırken yaşadığımı anlardım) Bir zamanlar...... Bitmeli Miskince oturuşum Ha gayret desemde kendime Yorulmuşum. Düşünmekten değil elbet Çalışmaktan da değil Ben beni taşımaktan Yaşamaktan yorulmuşum. 1994 Nevin Kurular |
Nerdesin
Köpürüyor denizim Siliniyor akşamın denize indirdiği resim Ürküyor karanlıktan mavi atlarım Sönüyor umutlarım Kuytu kıyılaramı yankı gel sesim Nerdesin Nevin Kurular |
Nereye Gitsem Kendimi Götürüyorum
Nereye gitsem kendimi götürüyorum Kapadığım kapılar, Aştığım dağlar boşa gidiyor. Boşa gidiyor tükettiğim yollar.. Kaynağı kuru dereler gibi Surları yıkık kaleler gibi Taş basılı bağrımda.. taş! Kendimi götürüyorum nereye gitsem Ayaklarım yorgun.. Gözümde yaş. Ne fark eder kasaba ya da şehir Ha denize bakmışım.. ha göğe İkisi de mavi değil. Yer gök mavi olsa bile Mavisi benim değil. Nereye gitsem ben beni götürüyorum Asırlık çınar gövdesinden kovuk içim. Ne çıkar, Düşlerde olsa da süslü bahar Son güz renginde dallar Sarı lalelerden yapraklar döküyor.. üşüyorum.. Ellerimde kar Nereye gitsem kendimi götürüyorum! Takvim,, Mayıs diyor.. Yalan! Mayıslar yalan söylemez.. ilkyaz sıcağından Tomurcuklar çatlatan Gül dalını allayan Baharlar sözünden döndü mü.. Erguvanlar öldü mü Neden bu talan, bu boran.. Nereye gitsem kendimi götürüyorum Ve yalın yalnızlığımla… Kendimi kendimle öldürüyorum. 28 Mayıs 2006 Nevin Kurular |
O türkü Ağlamaklı
Alnından öpüyorum uzanıp... Dudaklarına, Solmuş bahçeler hüznü düşüyor. Tomurcuklar çatlatıp sunuyor dudaklarım... Ellerin üşüyor! ... İlişiyor alazımdan bir sine güneş. Saçların.. hasret konvoyu gözlerime... Erişiyor dokunuşum Boyun büküyor bir koyu bakışın gözlerime.. Ve yorgun bir utanış... Düşüyor dizlerime. Sendin! Ufkumun mor kurşunu hasret Sendin gök bulut gergef tenime Ve ibrişim mavi sarılış Nakışlar işleyen yüreğime... Ceylan sırtında esen vakitler Ceylan ki ışık kanatlı.. Bir gece kal! bu serde Uyansın nazlı bir sabah Ufuktan dayanaklı.. Yanağından öpüyorum uzanıp.. Serap, kapı eşiğinde Dönüyor devran Kalıyor bir zaman saklı. Bir türkü ağlamaklı... O, türkü ağlamaklı.. Nevin Kurular |
Olunca Akşam
Fırtınanın habercisi bir rüzgar deydi Titretti içini Yaşam Yaşam fırtınadan deliydi Olunca akşam Kuytusunda bilinmezin Kuşkusunu saklar zaman Cesur olsa da zavallı çarelerin Tutsağıdır ne yapsan. Fırtınanın habercisi bulut Gözlerindeydi Gözleri, Kasırga kadar hiddetli Akşamı seyretmekteydi. İnmeden çilenti Çiseleri kendi verdi. Kıyılarıyla geçimsiz deniz En kuytu koylara çizilen resimleri silerdi. Dudağındaki tebessüm Lodosları özlerdi Fırtınanın habercisi yağmur Tenindeydi Titretti içini yaşam Yaşam ayaz getirirdi Olunca akşam Nevin Kurular |
Pimi Çekilen Zaman
Pimi Çekilen Zaman koptu kanatlar bereli dizlerim uçmalara alışmışken yüreğim şimdi çok uzak... dokunduğum bulutlar ve çok eksik varlığım. yaşamalarım.. yaşama ritmim çözülen dizbağım üstüne çöküyor bir bir çakılmalarım.. kolay değil.. hiç kolay değil bunu bil! .. vakitler mayın döşemede patlatıyor seherler gözlere kan bubi tuzaklı sensizlikler esaretinde ömür pimi çekilen zaman hangi yaz umut söyle! hangi güz firar buz dağları titretmekte içim bir yürek ki şaşkın bir han ki.. viran umut saydığı bahar yalancı zıkkım bir acı özlemlerde yansam yine senle sensizliğe yine sende ağlasam. Nevin Kurular |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:13 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.