![]() |
Beden Dediğin
Burada kar yağıyor sabahtan beri, Kar tanelerinden sesini alıyorum. Yüreğime attığın çizikten beri, Sevdanı inan an be an yaşıyorum. Yalvarmakla sevdan bitmeyecek, Farkındayım beni sevdiğinin. Sırrımız mahşere kadar gidecek, Elbet yok olacak, beden dediğin. Cafer Tayyar Özkan |
Bedeninin Fecrinde
Mis kokulu gıdığındayken mestolan deli canlı, Tutku deryasında sarılmış, zincirli şehvetliyim. İzin v e r i r s e ışıl gözlüm, bedeninin fecrinde, O v a k i t sineyi tatmaya severken girmeliyim. Feleğin dar çemberindeyken hapsolan deli kanlı, Vuslat çeşmesinde durulmuş, yaralı kasvetliyim. Sözünü tutarsa can özüm, sevdanın dergahında, O v a k i t hesabı görmeye muratla gelmeliyim. Muradın er pençesindeyken çırpınan deli harlı, Şehvet yatağında vurulmuş, savaşa davetliyim. Ten esir düşerse can parem, kaderin kalesinde, O v a k i t lütfuna ermeye ezelden tövbeliyim. Yeminin ar perdesindeyken kahrolan deli dolu, Şefkat batağında saplanmış, kalbinde sığıntıyım. Bir daha ü z e r s e kadınım, yalanın zırvasında, O v a k i t tacını takmaya gönülden kararlıyım. 11 Temmuz 2004 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Bedenler Vuslat Yorgunu
Bilir misin ki? Akşamın kızıllığında dellenir kalbim Sanırdın ağzımdan narın ateşi fışkırır gözlerimde ukdelerin kıvılcımı atar sensizliğin iç eriten anlarını yaşardı... Bilir misin ki? Mücevher kasada, sevda yürekte aşk vuslatta, sevgi saygıda sevilen sinede değer bulur, saklanır... Bilir misin ki? Çıplak duvarlarda kaldı hatıralar Sessiz bir çocuk gibi sessizce, bıraktığımız durur hala zemheride yaz sıcaklığı yaşayan bedenler suskunluğa gömüldü birer birer gün yüzü görmeyen sevişmeler... kalplere mezar olan sevgiler, düşleri yakan hasletler. aldı başını düşlerden çıkıp gitti dakikalar... saatler... haftalara, aylara, mevsimlere kovalandı sevda vuslatı bir türlü yaşayamadı, sevgiyi, sevgiliyi hissetmeyen mevta, senli anları gönülde yaşar seni anlar ses renginde yaşanır oldu gerçek düşler... Bilir misin ki? canım çok özledi, sıcak tenden kokunu elveda şerbeti içti gönüller Bedenler vuslat yorgunu... 07 Haziran 2004 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Ben de Seni Özledim Bebeğim...
tenimde derin boşluklar oluştu sensizlikte... yalnızca sen titretiyorsun aşkınla bu canı... ben azına razıyım... azına razıyım çünkü aza razı olmayan çoğunu bulamazmış... bırak artık tenine hasret ekmeyi... hayat aşkla yaşamaya değer... sevgisiz aşksız geçen her gün zarar... zararlarını çoğaltma! ! ! iflas edersin... hayat bu yaşta iflas ettirilecek kadar ucuz değil... bu nedenle, her fırsatta, her yerde, her an aşkımızı yaşayalım... çünkü yarının kefesi yok, bitmez... bu cihan nicelerini yutmuş asırlardır... aşka dair ne varsa yaşanmalı... yoksa ihtiyarlıkta ahu vah etmek akıl karı değil... hayatını keşkelerle değil iyi ki yaşamışım, iyi ki yapmışım diyeceğin sözlerle anlarla doldurmaya bak... giden gelmiyor geri... heybenin gözünü keşkelerle doldurursan, yarın keşkelerine cevap bulmakta zorlanır gönlün... en iyisimi yol yakınken hele ki seni delicesine seven sevgilin varken sevip sevilirken aşkı yaşamak en güzeli... teninden sevgisiz ödün verme... yoksa hep senden eksilir gönül fermanını bulduğun da dinlememeli diyebilirsin ki sevgimiz risk taşıyor hayatın her zerresi risk ya aldığın nefesi veremezsen geri... ya sevdiğin kişi kaprislerinden bıkıp çekip giderse... eşin dostun terkederse... düşünce bir tekme daha atarlar insana... gel gerçek sevgi taşıyorsan kalbinde sevgilinin nefesine tenine gel... en vefalı dost, seni gerçekten karşılıksız, çıkarsızca sevendir... yarın çok geç olabilir aşka... 23 Şubat 2006 Ankara |
Ben miyim?
Yalnızlığın çığlığını haykır, yıldızlı s e m a y a, Kaderin koynunu parselleyen sadece ben miyim? Bir gece olsun, açtın mı elini yüce M e v l a y a, Gir bakalım yatağına, sarıldığın bir ben miyim? Özlemin şarkılarıyla çağırıp durdun y a n ı n a, Vuslatı nilüfer gibi serdim açtığın k o y n u n a, Bir kere de olsa verebildin mi h a k k ı n ı aşka, Sor bakalım yüreğine, senin gerçek erin miyim? Gireceksin yine haftanın s e s s i z derinliğine, Kim bilir bu seni, kaçıncı defa ki kaybedişim, Bu kaçıncı girişim, arsız kıskançlık krizlerine, Git bakalım kaderine, bir daha ben güler miyim? 30 Mayıs 2004 Ankara |
Berdel
Kalp sahibim, ruh tabibim, gönül tertibim, tende buse, canda nisa, sözde nida oldun bana… seni çok seviyorum can parçam, aşk-ı habibim, sevda katibim, herşeyim… Ruhunda, hislerim… Arzunda, yüreğim… Gönlünde, dileğim… Lakin, Sevdamla sahibin_____ berdel oldu, neyleyim… Ankara, 2006 |
Beyhude Geçti Hazanım
Beyhude geçti hazanım, aşkınla müptela Düşlerin yüzüne gülse feleğin gam çeker Mazide durdu saatler, hüzünler nafile Sahibin tenine değse bedenin ah çeker… Asude kaldı yakarış, yalanlar boşuna ******* sözüne gelse gözlerin sel olur Kaside yazdı vaatler, hercai yaşamda Kaderin canına varsa yüreğin hal olur… |
Bıraktığın Yerde Bulamayacaksın
Ben seninle yeniden varoldum, Sevdanı her an senle yaşıyor, tadıyorum! ... Biliyorsun, seninle varoldum ben... Canda sensin, cananda! ... Kokunu alırım, ta uzaklardan esen, Hercai rüzgarlarda! ... Bir daha böylesine sevmezdim, *******i göz yaşlarımı, Yastığıma dökmezdim, Vereceğin can, Güleceğin an, Seveceğin gün, Kuracağın yuva, Sereceğin vefa için, Nelerimi vermezdim! ... Sakın ha! gelme deme bir daha, Son defa geleceğim bir gün kapına! ... İşte kadınım o günden sonra, Sözleştiğin yerde bulamayacaksın! ... Ellerim açılırken, Her gece semaya, Adaklar adanırken, Bir candan duaya, Sabredip dayanır geçen günlere, Biçare yüreğim! ... Kaderim yazılırken, Korkarım sana yazmaya, Bu canın emaneti, inan sendedir, Mutluluk cevherim! ... Dem almış başını giderken, Kalpler birbirini böylesine severken, Murada böylesine yol yakınken, Kıracaksın mantığın zincirini, Yoksa kadınım, o günden sonra sevgilini, Bıraktığın yerde bulamayacaksın! ... 20 Ocak 2003 Ankara |
Bilemezsin
Hasret duygusu nedir bilemezsin, Hiç sevdiğim kadar sevmedin ki. Yüreğin sancısını çekemezsin, Aşkıma gözyaşı dökmedin ki. Sevdaların gölünde yüzemezsin Aşkım, selime kapılmadın ki. Gecenin karasını göremezsin, Yatağımda mahpus kalmadın ki. Bulutların üstünde uçamazsın, Beyaz kanadıma binmedin ki. Gönlünün adresini bulamazsın, Bensiz oraya hiç gitmedin ki. Aşkın kanunu tekrar yazamazsın, Ağarttığın saçı görmedin ki. Tutkuyla ellerimden tutamazsın, Cesaret bilip uzatmadın ki. Sözlerin özünü anlayamazsın, Tertemiz dünyama sığmadın ki. Göğsünde yangını söndüremezsin, Yangınından başka vermedin ki. Arzuyla dudaklardan öpemezsin, Gerçekten içini dökmedin ki. Kavuşmanın hazzına varamazsın, Ayrılık acısı bilmedin ki. Sevgimle sonsuzu yaşayamazsın, Yaşarken toprağa girmedin ki. Sesimi duyduğunda gelemezsin, Bir tanem sen hala ölmedin ki. Cafer Tayyar Özkan |
Bilir misin?
Damarlarımın duygulardan patlarcasına atışına, Bedenimi sarmalayan aşk ateşinin heyecanına, Sensizliğe mahkum yıldızlı gecenin karanlığına, Bu yürek nasıl dayanır bilir misin? En güzel rüyalarda seninle birlikte olacaksam, O anlamlı sevgiyi seninle birlikte duyacaksam, Maral gözlerinde istediğim dünyayı göreceksem, Bu yerler nasıl görünür bilir misin? Ne zaman gezsem, görürüm sarmaş dolaş aşıkları, Boynum bükük kalır, bugünden yaşarım yarınları, Ne kollarımı, ne koynumu dolduracak umutları, Bu beden nasıl avunur bilir misin? |
Bir Başka Güzel
Yürekten seviyorum seni, Demek en güzel şey, Canından can istemek, Tanrıdan dileğim, dilediğim... Sen ki çam ağacının yaprağı gibi, Baki ömrümde, yaprakları Her mevsimde yemyeşil kalacak, Bir sevgi simgesi olacaksın... Ne zemheri, ne kavurucu sıcaklar, Hiçbir şey solduramayacak yaprağını, Hiçbir şey akıtmayacak gözyaşlarını, Ağlayan, ağlattıran, Sadece mutluluklarımız olacak kadınım... kadınımsın... Çünkü sevgimize, Nurtopu gibi, bir can borcun var, Bu sevgiyi yaşamadan gitmek, Fani dünyadan gitmek olmaz ki, Topraktan filizin doğduğu, Güneşin şafaktan gülümsediği, Nurlu *******de sarıldığımız, Mevsimler istiyorum seninle... Dedim ya, seni sevmek çok güzel, Hele çam yaprakları gibi Bu sevdanın, Hiç solmayacak, hiç bitmeyecek olması, Bir başka güzel Bir tanem... 15 Ocak 2003 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Bir Cuma Sabahı
Pırıl pırıl hazanda, bir cuma sabahı, Açtım gönül kapımı dualarımla, Geceden depreşen hüzün kalmadı, Belki duyacağım bir sevgi nidasıyla. Duygularımı söylerim inan hoyratça, Seviyorum, kim karışır gizli dünyama, Avucum ter basar endamına baktıkça, Ne istersen razıyım bugün bahtıma. Bülbülün çektiği susmaz dilindenmiş, Hasret dağlarında bağbozumu gelmiş, Ne hazan yıldırır gönlümü, ne zemheri, Sevdiğim benim kalbimin kırçiçeğiymiş... 20 Eylül 2002 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Bir de Mevlam Bilir
Kaç ahım yazıldı, amel defterine, Bunu bir cananım, bir de Mevlam bilir. Kaç sözüm işlendi, asil yüreğine, Bunu bir canparçam, bir de Mevlam bilir. Yerim yanın derken, böyle mi olacak? Aşk değerini hicranla mı bulacak? Can hasretini başkası mı çekecek? Bunu bir yastığım, bir de Mevlam bilir. Münkerin dinlediği aşk sözlerini, Nekirin gördüğü ışıl gözlerini, Benle gidecek sevgi yeminlerini, Bunu bir kalbimiz, bir de Mevlam bilir. Defterimiz, bu dünyada kapanmaz ki, Ümitlerimiz, zamana yenilmez ki, Masum sevdamız, hasretle biçilmez ki, Bunu bir yazgımız, bir de Mevlam bilir. Kimse çalmadı, kalbimdeki sevgimi, Yaşadım, gerçek sevdanın ötesini, Neyin uğruna ömrümü verdiğimi, Bunu bir dileğim, bir de Mevlam bilir. 22 Temmuz 2003 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Bir Dilek Tuttum
Bir dilek tuttum, Sarayburnu’nda, Martıların çığlıkları arasında, Boğazın büyüleyici manzarasında, Bağrım üşür akşamın soğuğunda, Bedenim titrerken oturmuşum masamda, Yazdan kalan, İstanbul sonbaharında, Önümde biraz kavrulmuş fındıkla, Kalem elimde, önümde tertemiz bir sayfa, Sihirli bir kelimeydi belki aradığım, hatıralarda... Hissediyorum, ruhum senin yanında, Gün gelirde, ruhum bedenimi de çağırırsa, Çağrın, sonunda sere malolsa da, Sana en güzel cevabımla geleceğim kadınım... 04 Ekim 2002 İstanbul |
Bir Gönül Uğruna
Vurgunlar yedim ben aşk denizinde, Dağların ardından ah sesimi duydun Sürgün yaşarken kalbinin mahzeninde, Bir gönül uğruna yazan kalbimi sevdin Bugün yine seni çektim uzaktan içime Yüreğime kokunun dolduğunu hissettim Doldurmuştun boş olan sevgi haznemi Görebilme umutlarımı hep erteledim Sevmiştim bir kere inan ta yürekten Mutluluğun resmini yaptığımı gördüm Sevgimi yaşatmaya ant içtim gönülden Sensizlikten sabır çektiğimi bildim Güzel gözlerine vurgunum aşkını içtim Saçlarına inci tanesi dizdiğimi anladım Varlığınla hayat buldum geliverseydin Kaderine mazide kalan ukdemi yazdım Cafer Tayyar Özkan |
Bir Gün Gelirde
Bir gün gelir de, Hayal ettiğin şeyleri, Yapacak kudrete erişirsen... Ela bakışlarının, Sevdalı gözyaşlarıyla, Zümrüt yeşiline, Yaşadığın şehrin rengine döneceği, İçine atamayacağın, Sözlerin yetmeyeceği, Sabrın tükeneceği, Günlerin geleceğini de... Düşünmeni, İnanmanı, Bilmeni, isterim can parem... Seni neden böylesine sevdiğime ise, Boşuna değilmiş diyeceksin... 08 Aralık 2002 Ankara |
Bir Gün Olsun
Bir gün geldi, Tanıdım, kokladım... Seni canan diye bildi yüreğim, Murada dem vurdu sevda sözlerim, O günü andıkça dizelerim, Her anışımda bile, Seni özlüyorum diyeceğim... Bir gün vardı, Sarıldım, öpüştüm... Sana hep kadınım dedi dillerim, Ben seninle imkansızlığı seçtim, O anı yaşadıkça bedenim, Her gelişimde bile, Seni istiyorum diyeceğim... Bir gün oldu, Üzüldüm, kırıldım... Sana onca ümidimi bağladım, Ben seninle mutluluğu bildim, O güne gittikçe hayallerim, Her mektubumda bile, Seni düşlüyorum diyeceğim... Bir gün doğdu, Yıkıldım, savruldum... Sana vefa borcumu ödemedim, Senle aşk yolculuğu istedim, O sene gelecekse sevdiğim, Son bakışımda bile, Seni biliyorum diyeceğim... Bir gün olsun, Kırmadım, üzmedim... Seni ölesiye sevdi yüreğim, Vuslatına erecekse bedenim, O günü görecekse gözlerim, Son nefesimde bile, Seni seviyorum diyeceğim... 25 Kasım 2002 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Bir Kere Cana Girmedin
Dün sevda şarkıları söyledin benimle, Bugünse ihanet ettin emanetimle, Sana geldiğimde ne yüzle bakacaksın? Uğruna ant içtiğin ölümsüz sevgimle... Nerden sevdim senin gibi zalim kadını, Zehir ettin bana bu hayatın tadını, En değerli günde titrettin gönül bağını, Böyle yaparsan elbet alırsın ahımı... Mevsimler boyu bana hayır diye geldin, Sevgiyle koştum, bir kere cana girmedin, Sevdamıza saygıyı hazinem bilirken, Gün geldi bir vefasıza hayır demedin... 16 Şubat 2004 Ankara 14.45 |
Bir Ömrü Sefil Ettin
Senden gerçek sevgini istedim, Yol yakınken dönelim demedin, Hilafsızca sevgimi yaşayıp, Ardından bir ömrü sefil ettin... Bir yudum sevgiydi aradığım, Murada canımı adadığım, İnsafsızca umuda koşturup, Ardından bir aşkı rezil ettin... Bir daha arama demek kolay, Sevdamla ihanet nasıl bir şey, Fütursuzca hayallere boğup, Ardından sahibi tercih ettin... 24 Eylül 2003 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Bir Ömür Bitecek
Bembeyaz bir buluttum Aşkının ateşinden soldum Sen yaklaştıkça yanıma Kar tanesi oldum savruldum Sevmek güzel derdim Sevginle murada erdim Ellerini uzatsaydın bana Asla geri çevirmezdim Sensiz anlamsızdı dizelerim Endamınla güzelleşti hecelerim Sıyrıl tabularından gel artık Yüreğimi sana vereyim Ekmeğim yavandı sensiz Olmayacak, biliyorum bensiz Sevmek, sevilmekten güzeldir Bir ömür bitecek sevgisiz Cafer Tayyar Özkan |
Bir Sevdanın Ardından
Özlemler yine azdı, sensiz rüyalarda, Sabahtan beri andım, bomboş kollarımda, Vuslat çağı gerçekte yok oldu Sevgilim, Bari göz göze kalalım, sımsıcak bağrında… Umutlar sende kaldı, hüzünlerse bende, Gölgeyi canan sandım, sarhoş sokaklarda, Murat bağı şafakta kuruldu Sevgilim, Bari diz dize duralım, sevgi yatağında… Sabırlar aşkla doydu, ikinci baharda, Bir sevdanın ardından, yaşar dizelerde, Hasret dağı sesinle aşıldı Sevgilim, Bari biz bize olalım, gönül bağlarında… Silmeye gücümüz yok, yalancı dünyada, Doyamadım bunca yıl, anılar ortada, Kısmet çarkı sahiple örüldü Sevgilim, Bari yan yana yatalım, toprağın altında… 18 Nisan 2004 Ankara |
Bir Veda Öyküsü
Ümitsizce koştum geldim, bir nazlı için, Geçen anların ne önemi vardı bilemem ama, Dakikalarca yürüdüm garın kaldırımlarında, Umutsuzca hep seni aradı gözlerim, Gözlerini görebilir miyim diye hep seni aradım, Oysa bir bakışın, gülüşün yeterdi sandım, Nereden bilebilirdim, Gidişinin asırlar süreceğini, Endamınla nazar ettin farkındayım, Dostlukların nadir bulunduğu şer asrındayım. Bir gün gelirsen karşıma hoş bir edayla, Ruhuna inerim o zaman, en güzel mısrayla Bekledim bir an aramanı Yanıma gelip hal hatır sormanı Sonra düşündüm bana yazdıklarını, Verme hiçbir zaman seni anlamayana yüreğini. Cafer Tayyar Özkan |
Bir Yolu Olsaydı
Sana olan duygularımı, İfade etmenin bir yolu olsaydı; Zemheriyle yağan kar beyazlarla, Şafakla doğan gökyüzünü sayfalarla, Yağmurla gelen gökkuşağını kalemlerle, Sadece senin adını yazmayı isterdim. Geceyle biten yıldızların parıltısıyla, Hüzünle öten bülbüllerin şarkısıyla Rüzgarla koşan bulutların haykırışıyla, Sadece senin aşkını yaşamayı isterdim. Baharla açan rengarenk gülleri vermeyi, Heyecanla kızaran yanağından öpmeyi, Dile gelmez manalı düşlerini dinlemeyi, Sadece senin tadını almayı isterdim. Güneşten süzülen nur misali bakışlarını, Bulutlardan inen damla gibi gözyaşlarını, Sensizliği yok eden unutulmaz anlarını, Sadece senin rengini görmeyi isterdim. Gönüllerden akan sevgi selleri olmayı, Dudaktan kalbe giden yolları açmayı, Ümitle beklenen sözlerini duymayı, Sadece senin sevgini içmeyi isterdim. Cafer Tayyar Özkan |
Bitmeyecek Dünyama
Tek sen vardın yüreğimde, bir de deniz Sonları yaşamak güzeldir, severse yüreğiniz Razı değilsin anlamlı sözlere, duygulara Gül kadar güzelsin, belki de bir gülsün, açıl ufuklara Süzülsün yürekler, atsın senin için dökülsün nağmeler Lakin yüreğin çok kapalı, inan yüreğin sevgiye değer Daha dün yoktun bugün varsın ey dünya güzeli Sırlı sevgileri aşarak yüreklerden geldin ellere Vefasızlıkların kol gezdiği şu acımasız dünyaya Sevdiğim sonbaharla geldin, bitmeyecek dünyama Zalimlere pes ettirsin güzelliğin, bahtın daima Cafer Tayyar Özkan |
Boşa Değildi Elbet
Çok vurdum yumruğumu Yatağımın duvarlarına Kah uykularımda Kah rüyalarımda Hep senin için vurdu yumruklarım Boşa değildi elbet, Yaşadıklarım arzularım Kimse bilemez, İçimdeki o hırs dolu yumrukları Bilirse bir Mevlam, bir de yüreğim bilir Çok değil, daha hazanda sallamıştım Hasretten çılgına dönen kalbimle Gecenin siyah duvarına yumruklarımı İçime kanayan ukdelerimi kadınımın sonsuzluğuna kavuşma arzularımı Kim ne derse desin, Ben yaşar, ben bilirim Ömür tükense de Seni hep ben gibi severim 11 Şubat 2004 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Boynun Bükük Kalacak
Sana benim gözümle bakan, Seni benim sözümle seven, Sana benim tenimle değen, Varsa kanayacak yüreğim. Boynun bükük kalacak sevgilim... Nafile artık yalvarışım, Emaneti sardığın kalbin, Benim yerime dile gelsin, Sözde ağlayacak dileğim. Gözün sönük bakacak sevgilim... Kifayetsiz kaldı sözlerim, Boş kaldı sen kokan ellerim, Ruhumu sardı ukdelerim, Parçam bağlayacak tövbeliyim. Ruhun göçük sanacak sevgilim... 25 Ocak 2004 Ankara |
Bu Gece
Bu gece ruhumla kalbimi de göndersem Seni saran ellerimi affeder misin? Yanağına en tatlı busemi kondursam. Sana yangın yüreğimi söndürür müsün? Ya ruhumu teslim etsem Yüce Mevla’ya Sözümde duramadım diye kızar mısın? Ömrümün sonuna kadar sitem etsem de Yine de bıkıp usanmadan sever misin? 10 Ocak 2004 22.12 Ankara Cafer Tayyar Özkan |
Bu Kadar Zor
*******imdeki sessizliğimde, Gündüzlerimdeki sensizliğimde, Gökkuşağımdaki renksizliğimde, Bulamamak neden bu kadar zor sevgilim? Bazen sel olup akarsın, Bazen yel olup yıkarsın, Ama hep yüreğimi dağlarsın, Sensizlik neden bu kadar zor sevgilim? Düşlerimde yaşatırım seni, Sinemde yaşarım seni, Aşk kadehinden içerim seni, Doyamamak neden bu kadar zor sevgilim? Sev beni her daim, Okşa beni hercaim, Yalnızlığım sensin kalemim, Yazamamak neden bu kadar zor sevgilim? Her sabah seni yaşarım, Sevdamı dizelere yazarım, Canına bin can katarım, Görememek neden bu kadar zor sevgilim? Yağmur olup yağsan da, Kar olup uçsan da, Rüzgar olup essen de, Gelememek neden bu kadar zor sevgilim? Kar tanesi gibi aksın, Kan damlası gibi alsın, Gül goncası gibi kokarsın, Koklayamamak neden bu kadar zor sevgilim? Emsali bulunmayan gülümsün, Çektiğim en acı zulümsün, Hiç susmayan bülbülümsün, Duyamamak neden bu kadar zor sevgilim? Yazmakla bitmeyen şiirimsin, Sağmakla çözülmeyen kendirimsin, Yüreğimi bağlayan zincirimsin, Kıramamak neden bu kadar zor sevgilim? Güneşin batıdan doğduğu gün, Her taraftan nurun yağdığı gün, Işığın gelip karanlığı boğduğu gün, Sevememek neden bu kadar zor sevgilim? Cafer Tayyar Özkan |
Bu kadının Yüreğindeyim
Sana kavuşmadan ölmeyeceğim, Adını anmadan sevmeyeceğim, Kokunu almadan gitmeyeceğim, Ben ki, bu sevdanın yazgısındayım... Dağlarına hasret gülü ektiğim, Gönülden kara sevdayı içtiğim, Öğüdünü bilip kulak verdiğim, Ben ki, bu kadının yüreğindeyim... Tanyeri sancıyla ağardığında, Pembemsi düşlerin girdabındayım, Hasret duygusu serdim yollarına, Ben ki, bu hayatın çizgisindeyim... 24 Kasım 2002 Ankara |
Bulamayacaksın
Hicran yarası çökecek her dem, Vefasızlığını bilip ağlayacaksın, Dilin tutulacak, kaybolacak hecelerin, Söyleyecek cesareti bulamayacaksın. Gözlerin hep bakışlarımı arayacak, Yüreğin hissettiği halde göremeyecek, Maziyi anarak mektuplara bakacak, Hatırlayacak cesareti bulamayacaksın. Aramamakla ızdırabın bitecek sandın, Bir tebessümü bile bana çok bildin, Bir anlık öfkeyle aşkımızı sildin, Hatır soracak cesareti bulamayacaksın. Sebebini bilmeden bitiriyorsun sevgini, Anlamadın hala, ince düşüncelerimi, Son verirsin diye umutla bekleyenini, Arayacak cesareti bulamayacaksın. Bir gül, asla olmamalı bu kadar dikenli, Bitecekse bile dost olarak devam etmeli, Bu güzel dostluğun kıymetini bilmeli, Bitirecek cesareti bulamayacaksın. Gün gelecek sırdaşım nerede diyeceksen, Başın yastıkta, vefasızlığını düşüneceksen, Seni senden çok seveni bilemeyeceksen, Yaşayacak cesareti bulamayacaksın. Cafer Tayyar Özkan |
Buruk Mutluluğumdasın
Bu gece seninle, Aynı havayı solurken, Aynı mehtabın altında, yanı başımdasın... Başın göğsümdeymişçesine, kollarımdasın... Akşamın hayaliyle yaşarken, Gözkapağımın arasında sen, Buruk mutluluğumdasın... 23.10.2002 Bursa |
Bütün Benliğimle
Hep seni sen diye bilirdim, Halbuki sen içimde gonca güldün. Bırak yansın yüreğin sevgimle, O zaman yaşarım bütün benliğimle. Gözlerime bakarak söyle derdini, Yalan olacaksa söyleme ötesini, Dudağından çıkarsa sevgiden öte, Sonsuzluğa götürür belki beni Düşlerinde yitmeye gideceğim, Sinende yanmayı bileceğim, Aşkını dilinden duyana kadar, Sabahtan günün ipini çekeceğim. |
Cafer Tayyar Özkan'a
Ben seni değil ama şiirlerini Daha yeni tanımaya başlamışken Nasıl oldu anlamadım Bu denli kendini sevdirdin Duydum ki hasta olmuşsun Başını yastığa koymuşsun Hep ilaçlarla doymuşsun Üzdün sen hepimizi üstad Senin şiirinde söylediğin gibi Gönlüme sevgisini salmış, Kıvratır durur, sahip sorgusu. Uçuruma ramak kalmış, Tutar durur, Cafer Tayyar sevgisi. *******e mühür vurma Umutları yarına bırakma Muammalar yumağı olma Sakın bizi sensiz bırakma Gözlerine yaşlar sürme Düşünüp kendini üzme Sakın bizlere küsme Hayata her daim gülümse 02.11.2004 / İstanbul Hüsnü Çelebi (Sayın Hüsnü Çelebi'ye şahsıma yazdığı dizelerden dolayı çok teşekkür ediyor, nezdinde tüm dostları sevgi ve saygı ile anıyorum) Cafer Tayyar Özkan |
Can Bedenden Çıkana Dek
Ne ümitlerle başlar, Alırsın sevgini içine, Hazin bir rüzgar süpürür, Siler götürür... Kahreder, dağlarsın kalbini. Beklersin her an dönmesini, Ağlayan gözlerin gülmesini. Gelmezse, yıkılırsın, tutarsın matemini, Can bedenden bıkana dek. Gelirse, sevinirsin, alırsın muradını. Can bedenden çıkana dek. 21 Haziran 2003 Ankara |
Can Bedenden Gidince
İçimi hüzün kaplar, Sesin boğuk gelince, Bahçemde hazan eser, Kokun soğuk esince. Gamzende güller açsın, Gül yüzüne bakınca, Vuslatta seller aksın, Can murada varınca. Bırak yanarsa yansın, Özlem cana girince, Gönlün aşka kansın, Can cananı sevince. Ufka yelken açalım, Dem hasreti çalınca, Yara neşe saçalım, Ömre çeyrek kalınca. Sözün özü kıymetli, Aşkın gerçek olunca, Canım senle kısmetli, Geceme sen dolunca. Yaşamın manası yok, Yanımda olmayınca, Mevlanın kapısı çok, Mavi gül solmayınca, Sensiz koyma yüreği, Değmez hayat bitince, Almaz sanma toprağı, Can bedenden gidince. 19 Aralık 2002 Ankara. |
Cananım
Sadece sen titretiyorsun, Sıcak nefesinle... Verince mest ediyorsun, Tatlı sevginle, kadınım... Yanındayken durulmuş, Söğüt dalıyım... Sahipleyken kudurmuş, Hırçın dalgayım... Uzaktayken köpürmüş, Engin denizim, Canparçam... Can koydum senin yoluna, Canıma kavuşunca.. Varamam mutluluğun sonuna, Vuslatına ermeyince, Birtanem... Sensiz bu gönül neylesin, Çektiği nefesi... Cansız, hak kül eylesin, Ukdemin ateşi... Sevgimle yüreğin inlesin, Gönlümün güneşi, Cananım... 09 Ocak 2003..... |
Canına Deli Bir Yiğit Katsın
Atın iyisine doru, Yiğidin iyisine, deli dermiş atalarımız. Yıllarca kalbinde muradını bekleyen, Hazan yelleriyle, Aşkını kalbine nakşeden, Sevdası için kanatlanıp, Her seferinde sana koşan bu deliyi, Gerçekten seviyorsa delicesine, yüreğin. Tabuları, korkuları bırak! ey sevgilim... Ömrüne ömür, Canına deli bir yiğit katsın. Katsın da, görsün şu fani dünya, Gerçek sevginin, ukdenin ne demek olduğunu... 01 Mayıs 2003 Ankara |
Canlanır Umutlarım
A z a p l a yoğrulan kalbini çözemedim Gönlünden dökülen i n a d ı sezemedim Vuslata her g e c e gözyaşları dökerken Canımı verdim de senden vazgeçemedim Ukdelerden çıksın artık gönül muradım İçimizde, ö z l e m i çekilen e v l a d ı m Kollarımı açtım, y a s l ı başım yastıkta Vuslatını gözler, c a n l a n ı r umutlarım 07 Mart 2004 Ankara |
Canların Sultanıyız
Yakını uzak kılan, yasakların kurbanıyız, Feryatları türkü yakan, canların sultanıyız, Aşkı uğruna bir değil, bin cefaya katlanan, Yüreği sevgi nuru saçan, gönül canlarıyız. Dertlere derman veren, Tanrının aciz kuluyuz, Her nefeste aşkı içen, dağların yolcusuyuz, Candan dileyince, kalbini sonuna dek açan, Muratlara ferman yazan, kulların torunuyuz. 20.09.2002 Ankara. |
Canparçam
Gözünle yüreğime girdin, Sevginle feleğimi serdin, Aşkınla dileğimi verdin, Konuşamıyorum Canparçam. Dile gelmeyen hasretimsin, Söze girmeyen dileğimsin, Göze düşmeyen meleğimsin, Unutamıyorum Canparçam. Kükredikçe yanan volkanım, Sevdikçe ağlayan bir canım, Estikçe sızlayan bedenim, Dayanamıyorum Canparçam. Kaç hazan gördü bu sevdamız, Zamana sığmadı aşkımız, Dil sustu, konuştu gözümüz, Uyuyamıyorum Canparçam. 06 Ekim 2002 Ankara |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:28 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.