![]() |
Çelenkten Ayırdığımız Karanfil
Geçen otuz beş yıldan söz ediyorum! Çalkantısız, mutlu geçen evliliğimizden Şu geçen yıllarımızda olduğu gibi. En çalkantılı günlerim oldu En mutlu olmam gereken günlerde Dünyanın en büyük şokunu yaşattınız Yerden bitme mantar gibi hissetmiştim Kendimi; düğünümüzde de yoktunuz. Akrep yapmazdı yaptığınızı Akrabadan evimizin yolunu bilen yok Siz hep, hiç olmadığınız gibisiniz Yadırgadığım da yok şimdilerde Ana, baba zaten çoktan göçtü gitti Şimdiden sonra olsanız da yoksunuz Bin otuz üç çıkmazındaydı, bahçe içinde Küçük, eski yapı, minnacıktı ilk evimiz Dıştan yakma kazanlı, kurnalı hamamı Mutfakta rafları, hatta tel dolabı bile vardı Eşyamız da çok değildi; “yeter demiştik” Ertesi gün bahçeye, karanfil, gül dikmiştik Fal gibi bir şeydi. Düğüne gelen Çelenkten ayırdığımız karanfil, Saksıda solmak üzere eğreti duran gül Kış günü, zamansız, sokuvermiştik toprağa Tutar da, çiçek verirse bu diktiklerimiz Mutlu olacağız, mutlu geçecekti evliliğimiz İlk bahara erdiğimizde beş aylıktı evliliğimiz Diktiğimiz fidanlar solmamıştı, mutluyduk Hatırlıyor musun ilk evlilik yıl dönümünü Hani eli boş, yüreğim dolu geldiğimi. Bahçedeki, Günümüzü karşılayan kırmızı, tek karanfili Dalından koparıp hediye verdiğimi O gün bu gün tek başına verdik hayat mücaledemizi Çok şükür dimdik ayaktayız ve mutluyuz Bilmem ömrümüz var mı, kaç yıl daha yaşarız Böyle mutlu, böyle çalkantısız Hamurumuzda var mutluluk, mayalıyız Uzaklığınızda keramet var; aman yakınlaşmayın Kabarıyor mutluluğumuz, belki size de bulaşır. (15.02.2007 İzmir) Metin Soydeveli |
Çiçek Yalnızlığı (Dalya)
Bakmayın demet demet bağlanmışlığına Çiçeğin yalnızlığı dalından koptuğunda başlar Sevgi, sevgili, teselli çiçeğe, gönül almalar… Şah damarı kesilmiş kurban, sevgi uğruna Çizilmiştir kaderi, başladı şimdi son yolculuğa Metin Soydeveli |
Çoban Yıldızım
Gözlerim gözlerini arar Pembe umutlarla Kara bulutların ardından Çoban yıldızım Seni ararken gökte, yerde Semayı kara bulutlar Kaplar yerleri bembeyez kar Sanki seni benden gizlerler Çoban yıldızım Yağsın yağmur Dağılsın kara bulutlar Erisin bembeyaz karlar Sen benim gecemde güneş Hazanımda bahar ol Çoban yıldızım Metin Soydeveli |
Dalya (2)
Dalya demek istercesine Bir dalya, bir dalya daha… Açarken çiçeklerini dalyalar Bir soğan, bir soğan daha Bırakıyorlar toprağa Daha nice dalyalara Dercesine... Metin Soydeveli |
Damla Damla
Sen gideli Hasretin bir kor Nice yıllar geçti Ümit dolu yolları beklemek zor Aramaya çıktım; seni gittiğin yollarda Bir dost dedi ki: 'Onu ufuklara sor' Yıllar boyu ufuklara doğru yol aldım Yüce dağlar yol verdi ama, ufka varamadım Bir dost: 'Onu anılarda ara' dedi Tüm anılar sinema şeridi gibi Geçti gözlerimin önünden Ama, hasretim alevlendi yeniden Bir dost dedi ki: 'Onu anca kadehlerde bulursun, Bulupda mutlu olursun' Bir köhne meyhanede Kendimi vurdum şaraba Kadehleri, galonları devirdim Ama Kadehlerimin son yudumunda bile Seni değil, ayrılığını buldum Sensizlikten bende, mazideki hatıralar gibi İçkimi yudumladım; yudum yudum Sonunda damla damla olup Kadehlere doldum Metin Soydeveli |
Darağacında Sallanıyordu Yalnızlık
Yine akşam, yine karanlık, batarken güneş Grubun rengini solduruyordu kara hüzün Hasret ti geceyi yangın yerine çeviren Yürekti, gitmeyle gelme arasında devinen Önce gece, sonra yorganla başladı kavgam Tekmeleyip fırlatıp üzerimden attığım Sonra yastık diken olup batıyordu Sanki iğneli beşik, üzerinde yattığım yatağım Sonra boşaltıp, kırıp, parçaladığım şişeler Sana inat dönen dünya, başım ve tavanım Sonra beklemekten yorgun feri sönmüş Sokak lambaları. Altında kıvrılmış çocukları Birbirine sokulmuş, sarılmış enikler gibi Usum kadar açlıktan kokuyor nefesleri Fırından yeni çıkmış ekmek kokusu özlemlerimiz Duvar deldiriyor, çıldırtıyor, aç sokak köpeklerine Bir yandan çiseleyen yağmur yıkıyor yüzüm Karışıyor ıslaklığına gözümden akan yaşlarım Aksediyor göllenen su birikintilerinde, bir çift Gözümden uzakta, gökte iri, suda solgun gözlerin Ve nihayet biterken gece, aydınlanıyorken gün Boynumun üzerindeki hiçlik, özlemle küflü fazlalık İlmeğe geçmiş, darağacında sallanıyordu yalnızlık Yine sensiz, yalnızlığa inat, neşeli, kalabalık, Başlayamazdı; başlamamalıydı yeni bir gün (31.10.2006 İzmir) Metin Soydeveli |
Değmez Bu Yaşa
Neler gördük geçirdik, kolay mı geldik biz bu yaşa Hayat yolu boran, fırtına, aldırma yağmur, yaşa Sil kederleri gönlünden, aldırma gönlünce yaşa Akıtma incilerini değmez döktüğün bu yaşa Metin Soydeveli |
Demode Dünya
Gerçek bu, Demode bir evrende Evren demodeliğiyle Yaşadığımız... Yaşamaya çalıştığımız Tutsağız hepimiz evren demodeliğine Doğduk, yaşıyoruz, öleceğiz... Bu böyle sürüp gelmiş Nesiller boyu, sürüp gidecek Hepimiz seveceğiz, sevileceğiz... Aşk alevi saracak kalplerimizi Kimimiz mutlu olacak aşkta Kimimiz hasret çekecek alevler içinde Bu hep böyledir Sizi bilmem ama, ben bıktım bu demodelikten Acı çekmekten... Ya bana başka bir evren bulun Ya da demode dünyanın sonu gelsin Metin Soydeveli |
Dingin
Sürdürmek isterdim aşkımı sonsuza değin Denizle sahil gibi dudak dudağa yakın Aşk bir gün bitecektir sende elbet sevdiğim Ömür denen bir değer var mutlaka yaşamda Yatağını dolduran yorgun nehirler gibi Geçer coşkusu gençliğin, hiç kalmaz içimde Menzile ulaşmışlığın dinginliği var içimde Aşkın ifadesi bile artık başka biçimde Dolaşıp durur yorgun kanım damarlarımda Bakışlarım kök saldı yakın, sisli ufuklara Şanslıysam bitecek azabım yakın zamanda Gökyüzünü görebilen bir pencere ardında Sevdik, sevildik şükürler Yüce Yaradan’a Kadrimi bilen yar bırakıyorum ardımda Yön onun yönü mutlak, teslimiyet var Hak’ka Sevdiğim O’na dönmek var mutlaka sonunda Metin Soydeveli |
Dinmez İhtiras
Dinmez ihtiras, doymaz gözün gönlün Dünyalar senin olsa, genç çağında Cıvıl, cıvıl aşk, delice yaşanır, Şakıyan bülbül gibi, gül dalında Gönüller hoş yar yanında olunca Güller goncadır. Bülbüller aheste Bahar güzel can cananı bulunca Samanlık seyran olur sevene Duyarsın gönül titreten bir mısra Satır, satır eklemek gelir içinden Sarılırsın kağıda, kaleme, hırsla Söylenmemiş ne kalmış, aşka dair Hepsi söylenmiş bul bulabilirsen Menzile varmış ok dinginliği var Yaprak bile kıpırdamaz içimde Geçmiş coşkusu, küllenmiş bir har Aşkın ifadesi başka biçimde Ömür bu geçer bir ışık hızıyla Göçmek istersin, kolay değil ölmek! Gömelim desem ihtiraslarınla Dar gelir kabir, sığmazsın toprağa Metin Soydeveli |
Doyumsuz Senfoni
Ilık ılık bahar günleri, esiyor meltemler Ruhları okşamaktayken hafif bir müzik Bir çift göz, bastı bam teline gönlümüzün Hızlandı ritim, şahlandı müziği hayatın Başladı aşk mevsimi yine, yenibahar Üflemeliler fısıldadı aşkı gönüllere Yaylılar fırlattı oklarını, sapladılar Ardından vurmalılar girdi devreye Titretti yürekleri güm güm diye diye Baharla başladı bir doyumsuz senfoni (29.032007 İzmir) Metin Soydeveli |
Dönme Dolap
Biri terk etti dönme dolabı Biri yeni bindi Biri yeni başlıyordu dönmeye Diğeri çoktan razıydı inmeye Yeni binen döndü, döndü... Bu alemden habersizce O da öğrendi bir gün Bu alemde aşkın olduğunu O da sevdi Artık dönüyorlardı beraberce Mutluluktan sarhoş Gündüz, gece Ayrılık nedir bilmiyorlardı Hicran nedir bilmiyorlardı Onlar için dönme dolap Mutluluk dolu, sevgi dolu Ama, bir gün... Öğrendiler ayrılığın ne demek olduğunu Şimdi, onlarda İnmek istiyorlardı bu dolaptan Ama, dönme dolap Durmuyordu Şuursuzca dönüyordu Dönme dolap dedikleri Dünya Metin Soydeveli |
Dört Bilinenli Denklem
Sen, Ben,hasret ve aşk Dört bilinenli denklem Çaydanlık, demlik, ateş ve dem Onlar da senle ben gibi Yudumlamak istersen tadını Demlemelisin sabırla çayını İlk demde burcu, burcu kokar Damak zevkidir çay, aşk tadında Yaşarken, içerken yakar Her ikisi de… Çok bekletmeye gelmez Buruklaşır tadı bekledikçe Kavrulurken aşkla Ege sıcaklığında Nerden bilecektim Rize dağlarında Aşkım gibi tomurcuklar veren, yemyeşil Çay bahçeleri varmış, aşk tadında İlklerinde hep tomurcuk halleri Emekle yoğrulmak kaderleri İçinde saklı reyhanları Demlendikçe ortaya çıkar tatları Koparılmakmış Tomurcukların, burkulmakmış, Kararmakmış ortak kaderi Bendeki kara sevda gibi Yudumlamak için tatlarını Çaydanlık, demlik gerekli Senle ben gibi. Bir de, yakan ateş…Hasret gibi Metin Soydeveli |
Dut Yemiş Bülbül
Bu şiirde ne varsa Biraz senden Biraz benden Sana yemin, sana söz Katmayacağım araya elden Bahsetmeyeceğim artık Ne bülbülden, ne gülden Ama, tutamadım sözümü, Anlatamadım derdimi başka türlü Dut yemiş bülbüle döndüm Sen giderken Metin Soydeveli |
Dünya Kaç Bucak Anlasın
Tanrıya yakarıyor, sokak çocukları için, Aciz bir kul, biraz sitemli, biraz alaylı! “Değiştir alnının kara yazısını, Onlar suçsuz, onlar melek” diyerek: “Aç, susuz, üşümesin sokakta çocuklar” Beğenmiyor kendi kurduğu düzeni! Suçu atıyor üzerinden. Suçluyor yazıyı yazanı Bilincinde değil, eline verilen kudretin Yazar alnına kara yazıyı kendi eliyle insan! Bilmiyor, tutsa elini nasıl ısınacak yüreği Büyüm senen Aciz kulun, suçu sende buluyor! Büyüklüğünü göstermesini istiyor senden Tanrım! İsyanı sokak çocuklarının kara alın yazısınaymış! Haksız da değil; kendi namına istediği bir şey yok! Değiştirmeni istiyor kara yazılarını çocukların Görmezlikten mi geliyorsun Tanrım! .. Farkında değil Aciz, özündeki kabiliyetin Ama tercihi küçülmektir, isyan edip istiyor Aklınca, küçük düşürmek; kaderi kötü yazanı! Kendi sanki sütten çıkmış ak kaşık; sevmez insanı Ne kötü alın yazısı kalacak, gülecek kaderi İstese, bir el uzatsa, değişecek dünyası çocuğun Ama senden bekliyor; göster hikmetini Tanrım! Aczini yaratan düşünceyi kaldır aklından; ya da Değiştir, değiştir dünyasını da anlasın Aciz kulun İnsanı sevmeyi, ya da kaç bucak olduğunu Dünyanın 05.05.2007 İzmir Metin Soydeveli |
Düzen Kurulmuş Dönme Üstüne…
Dünya döner,Güneş döner, Ay döner… At döner, dolap döner… Belki bir gün baht döner! Sonu yok bu dönüşlerin. Bütün dönmelere sen, istisna Sen de dön... Taş yüreklim Beni öksüz bırakma Analar taş doğurur da…Senin gibi! Taş taşı doğurmaz, durup durma yaban elinde Taş bile, taş gibi duramaz yerinde Ufalanır gider; kuma döner Sen de dön... Taş yüreklim Beni öksüz bırakma Ne kıyısı kalır, ne köşesi taşın Kapılırsa dalgasına hasretin Oyuncak olur dalganın elinde Yuvarlana yuvarlana meşeye döner Sen de dön... Taş yüreklim Beni öksüz bırakma Bir sen kaldın, bir de bahtım, dönüşlere müstesna Kutup yıldızı gibi çakıldın kaldın Gittiğin yaban ellerde Bittim; tükendim artık Aşkın çağı çoktan geçti bende Köreldi tüm duygularım, biri istisna! Fark etmeyecek artık, dönsen de dönmesen de Metin Soydeveli |
Elinden Olmayacak Ölümüm
En güçsüz anında Ölüm yatağında En hoyrat hasarı verdin Bu kadar yıkmamıştın Değerlerimi Önceki gidişlerinde bile! Neyse ki bir tesellim var Elinden olmayacak ölümüm Bereket! .. Ölümünün elinden olacak zahir Metin Soydeveli |
Ellerin
Bir işe yaramaz Yordamını yitirmiş ellerin Elimde kalamadı Ölüm soğukluğunu Hissettiren ellerin Kaptırmışım ellerimi bitmez pazarlığına Ama sevda bu, pazarlıkla olmaz ki Ayrılıklara sallanmaya alışkın ellerin Bırakmıştı elerimi, olmuştu ellerin Gitmiştin ellere Elden ne gelir şimdi Ellerin ne suçu var Sen gönüllü olmuştun ellerin El ele veremedin ellerini Derman bekledin elden Sevdanın elinden çektiklerim Hasret yakıyor; uzaktayken ellerin Ellerinle el bebek gül bebek, Yaban ellerinde büyüttüğün hasretin Ellerimi koynumda bıraktı Sana dost, bana yaban olan ellerin Şimdi ellerde ne buldu ellerin El alemin elinde boş mu kaldı ellerin Ana eli gibi tutmuş olaydı ellerimi ellerin Girer miydi araya, ne işi vardı ellerin Bu ne çok el, cebimde, gözümde, aklımda, Aramızda; ne işi vardı bunca ellerin Bir ellerindi beni deli eden, bir de ellerin Şimdi içimde, ellerimi bırakan ellerinin hasreti Saplanmış bıçak gibi beynimde ellerin Bir de, ellerini tutan ellerin, cinneti Ah bir de yakın olsan, ulaşabilsem, göreceksin! Ardımda bırakacağım çifte cinayeti Metin Soydeveli Metin Soydeveli |
En Büyük Pişmanlığıydı
Orta okula başladığım yıllardı Basmane’deydi lokantamız Ucuz ve büyüktü ekmekler Ölçüydü çeyreği bir porsiyon Babayiğitti yarım ekmeği yiyebilen Çeyrek bile çok olur, zayi olurdu Ortasından bir dilim keserdik Artık olmasın müşteriden Amaç değil di beş kuruş fazla kazanmak bir ekmekten En büyük pişmanlığıydı Son nefesini verirken babamın Helal ederler miydi o bir dilimi Helallik isteyecekti mümkün olsaydı Birer lokma düşecek her müşteriden Şimdi ekmek küçüldü yarı yarıya Boşaldı içi diğer değerlerimiz gibi Bir ekmekle gün geçirebilirken bir aile Şimdilerde bir çocuk bile doymuyor Bir bütün ekmekle bir öğünde Ekmek hesabı yapıyor Başbakanımız O günleri bilmiyor olsak kanarız Adet olarak çok ekmek alabiliyormuşuz Gündelik kazançla, bu hesap yanlış Ya da düpedüz kandırmaca, yalan, yalan Söylüyorlar gözümüzün içine baka baka Arar olduk zeytini ekmeğe katık ettiğimiz günleri Gözünün içine bakar olduk çocuklarımızın Küçük koparsa lokmayı, küçük koparsa peyniri Gözümüz yok elbet yediğiniz içtiğinizde Bir kilo peynir alamaz olduk; bir gündelikle Esirgediniz enflasyon farkını emekliden Halimiz perişan, dayanmaya kalmadı mecal Henüz başındayken hastalık, uzak iken ecel Kestiniz hayati öneme haiz ilaçlarımızı Öl diye, gözümüzün içine bakar oldunuz. Hani anayasanın ilgili maddeleri nerede? Sağlıklı çevrede yaşamak, yaşatmak temel hak dı Sağlık özelleşti, koruyucu hekimlik çoktan rafa kalktı Hastaya ilacı, yaşama hakkını çok gördünüz. Tebrikler efendim, bizi yaşarken öldürdünüz. Metin Soydeveli |
En Usta Terzi
Üzerimde emeği bulunan tüm öğretmenlerime ithaf. Ne keramet var bu kumaşta ne de iplikte Bir ustalık, bir maharet var o dikişte İnsanlık onuruna yakıştı daima eserin Hep uygundu; ne bol geldi, ne de dar Zarafetle taşıdım onu hep üzerimde Hayatta duruşum, en çok sevdiğim oldu Maharetle biçip, diktiğin bu güzel elbise Metin Soydeveli |
Erdem
Görüşün, görüşüme uymaz Sohbetim sohbetine Fikirlerime vurdum duymaz Kibarlığı elden bırakmaz Herkesin elini sıkmak Herkese eşit mesafede olmak Şimdilerde yükselen trend Bu da bir şey belki ama… Asıl erdem Kaldırmak mesafeleri aradan Kucaklamak Anadolu sıcaklığıyla Basmak bağrına, sarılmak doyasıya Metin Soydeveli |
Erken Bahar (Badem Ağacı)
Sevda dediğin, ben, bir badem ağacı Her an damarlarımda aşkın doğum sancısı Açarım çiçeklerimi erkenden Aldanırım en ufak sıcak bir bakışa Ben veririm müjdeyi sevdalara erkenden Bazen yeni yılın ilk gününe varmadan Bilirim, bu uyanışlar erkendir sevdaya Sürüp gitmez ılık ılık sevda günleri Aldanırım, dayanamam duyarlıyım sühunete Buzda olsa bile Sevda ile çağla, ikisi de sabırsız erkenci Sevda renginde çiçeklerimiz, beyaz, pembe Aşkın zamanı belli değil, her an Patlamaya hazır tomurcuk Henüz geçmedi Koca karı soğukları Hoyrat poyrazlar, ardından gelecek zemheri de Açarız ağaç ağaç, dal dal, çiçek çiçek Poyraz yangını nedir bilmeden Kavrulup gideceğiz, düşeceğiz dallardan Çiçeklerimiz çağla olmadan, gün görmeden Hayallerim de pembe, düşlerim de Anlayamadım ne buldum sende Düşürdün beni soğuğunun tuzağına Mecalim kalmadı düştü çiçeklerim yerde Biliyordum bu erken hevesti Erken uyanıştı sevdaya bende Tutunamadı düşlerim de, hayallerim de Dallarına sıkı sıkı; pembe pembe Estirdin sert poyrazları zalimce Düştü çiçeklerim şimdi, hepsi yerde Ah tutunabilseydim, kala bilseydim dalda Verecektim mevsimin ilk meyvesini, çağla Metin Soydeveli |
Felek
Ağ örüldü başa senden belledik Bir olup üstünden geçtik çiğnedik Beceriksizliği sana yükledik Çaresizliği biz YOL ettik felek Çattılar, hep kahpe dediler felek İstedik acılarımız seninle bölek Sana neler neler etmedik felek Çarkına çomaklar BİZ soktuk felek Senin hiç suçun yok bizde kabahat Kar etmedi bize hiçbir nasihat Beceriksizliği sırtına vurmak Kolay geldi bize BİL dedik felek Acılarımız, seninle bölmek istedik Ne varsa sırtına bizler yükledik Felek kamburunu bizler çıkardık Sana zulmü reva KUL gördü felek Seçmeyi bilmedik aldandık felek Senin yüzünden kavunumuz kelek Ben senden yanayım üzülme felek Sana reva gördük ŞOL zulmü felek Senin hiç suçun yok bizde kabahat Kar etmedi bize hiçbir nasihat Hoş geldi gönüle yar ile sefahat Ömrü de yaşanır GÜL etti felek Metin Soydeveli |
Gecenin Getirdikleri...
Gecenin getirdikleri Karamsar bir dünya. Parlayan ümitlerden yoksun, Hüzünlü bir gece... Ben senden yoksun Hayalimde, Gözlerimde gözlerinin Yemyeşil pırıltıları Saçlarının, seyrettiğim Burçak tarlasının sarısı Artık sabah olmasada olur Nasıl olsa sen gelmeyeceksin Kadehim dolmasa da olur Kadehimin son yudumunda bile Seni değil, ayrılığını bulmaktansa Kuşlar seherde bile ötmeyecek Güneş doğsa bile Benim dünyam karanlık Gecenin getirdikleri bunlar bana Ne olur bir gün de seni getirseler bana Metin Soydeveli |
Geçti artık bir gülüşle kalplere doluşun
Bu manasız gururun ardından Deli dolu bir rüzgar eser Bu benim gururumun rüzgarı Kırar aşk dallarını Goncaları gün görmeden Bin perişan olup da Bir gün yine dönersen bana Kalbimin kapısı çoktan Kilitli olacak sana Artık ben istesemde Açamam kalbimin kapısını Geçti artık Bir gülüşte kalplere doluşun Metin Soydeveli |
Gelmeyin Üstüme
Yuva denince Ne bir ev Ne bir kuş Hiç aklıma gelmez sıcaklık Hiç olmamış ki Sıcacık bir yuvam Yuvam olmuş da, Ana kucağı görmemişim Ben garip doğmuşum Doğarken ağlamış anam Baba denince, odada oturan müdür Gelir aklıma, adam gibi adam Bir çok kardeşim oldu Yaşı yaşıma uygun. Hiç, abi diyemedim Abla, kız kardeş, Hep ama hep Yan tarafta Hele hele Bayramın adını hiç anmayın Kan damlar yüreğime Ben onun gelişini Renginden tanırım Gülücüklerinden çocukların Kara kara gelir bayram Sen Sen değil misin Anamı elimden alan Bu yüzden sevmem Hiç gelsin istemem bayram Yapma be gariplik Etme be öksüzlük Yapma be bayram Elbirliğiyle yaptınız yuvam! Gelmeyin üstüme üstüme Gelmeyin kavram kavram Metin Soydeveli |
Gezer Oldum
Adın dilde hecelerde Gezer oldum *******de Gözüm de yok nicelerde Ova bayır gezer oldum Hangi dağdır hangi çiçek Bilmem şimdi nere göçek Orak getir sevgi biçek Dere tepe gezer oldum Ne bal verdi ne gül verdi Ayrılmaktır onun derdi Başka güzel sevmek vardı Derdi ile gezer oldum Hoş olurdu balı sağmak Tadın almak parmak parmak Hiç olur mu yare doymak Boynu bükük gezer oldum Sazım elde kalem kırık Ayağımda yırtık çarık Gözüm yaşlı gönlüm kırık Yası ile gezer oldum Çare olmaz yaşa, derde Sevgiliydi hani nerde Selamını verdi ele Acısıyla gezer oldum. 01.05.2007 İzmir Metin Soydeveli |
Git
Ayhan Uçar'a ithaf Git! .. Kendini de götürmeyeceksen yanında Kalmayacaksa kumsalda ayak izlerin... Duvardan kaldırmak; bir resmi Siler mi izlerini gönülden hatıraların? Duvarda izi kalır, kaldırılan çerçevelerin. Git! .. Yakmayacaksan sigarayı iki ucundan Kim içecek demeden Yanan iki ucundan (İzmir, 16.12.2006 14.50) Metin Soydeveli |
Gönlüme Yar Sensin
Dizlerime derman Gözüme fer Sözüme ferman Gönlüme yar sensin Metin Soydeveli |
Gönlüyle Sever İnsan
Dokunmak, duymak, görmek midir sevmek Sadece güzeli mi sever insan. Göz görmezse gönül katlanır mı dersiniz Görmese de sevebilir insan Göz göze değmezse sevilemez mi Yürek, yüreğe değmez mi sanırsın El ele veremese de sıcaklığını duyar insan Yürek, yüreğin sıcaklığını hissetmez mi sanırsın Sesini duyamasa da insan Yüreğin yüreğe çağlamasını duymaz mı sanırsın Adını söyleyemese de dil Yüreğin, yüreğe haykırışını duymaz mı sanırsın Kulağı duymaz, çınlamaz olsa da Adı anıldığında yüreği çınlamaz mı sanırsın Islığa dönmese dili, bilmese ritmini, Müziğin ezgisini gönlünde duyamaz mı insan Sadece beş duyusuyla mı sevebilir insan Altıncısına eklenecek bir duyu yok mu sanırsın Tüm bu algılar dışında, bir gönül var Bu duyuların dışında algılama yok mu sanırsın Gönül dediğimiz engin, zengin, güzel, hem de geniş mangal kadar Nice közleri içinde küllendiren, külünde güller açtıran, Kulağın duymadığını duyan, gözün görmediğini görebilen, Akla hükmeden, içine bir yürek değil dünyalar sığdırabilen Gönül gözüyle de görebilir, duyabilir, hisseder Severse, yüreği, kalbiyle ve gönülden sever insan Metin Soydeveli |
Gönül
Gönül avare Gönül uçarı Aşk bir şahin pençesi Ölünecekse ölünecek; yok aşkın kaçağı Gönül engin Gönül zengin Dünya güzeli olmasada, sevdi birkere Var mı dünya üzerinde dengin Metin Soydeveli |
Gönül Kapısı
Gönlümüz zengin herkese yer var içinde Hiç önemli değil, kim, ne, neci olduğun Nereden gelip nereye gittiğin Çalmadan gir, açıktır gönül kapımız Hoş gelişler ola, kurulabilirsin baş köşeye Gönlümüz engin her görüşe yer var içinde Hoş geldinlerle karşılanır ilk gelen Gönlümüz zengin. Ağırlanırsınız, ağırlığınızca Kapımız her zaman açık. Hoş gidişler ola Önemli olan, döndüğünde yer bulabilmen Metin Soydeveli |
Gözler
Bir bakışın yaktı çaresiz özüm Şaşırdım feleğim bilemem sözüm Hissediyorum da gülecek yüzüm Sevgiyle ömrüme GİRDİ gözlerin Güldürmek isterim ömrümce yüzün Dediğimde, evet olmuştu sözün Kalmadı yüzünde silindi hüzün Duvağın, telinle GÜLDÜ gözlerin Mutluluk önceden kesin sezilmez Bulunca yaşanır kimse bilemez Kelimelerle ifade edilmez Yaşlar ucunda DOLDU gözlerin Yıllar hızla geçti kalmadı ilgi Sayende gönüller hüznü de içti Hüsrana uğradık bitmişti sevgi Herkes geldi geçti YOLDU gözlerin Sandın dünya malı her şeye değer Bilmedin seven de unuturmuş meğer Yakışmadı senin yüzüne keder Gönül pencerene TÜLDÜ gözlerin Bilemedi kıymet elinden kaydı Mutluluğu zayi biçare kaldı Kaderini kendi eliyle yazdı Yuvasında ferin SOLDU gözlerin Metin Soydeveli |
Gözümü Bile Kırpmayacağım.
Kayıp zamanlarda uyanmasam Şafağın kızıllığını Sabahın duru laciverdini Kuşluk vaktini Günü, günaydını kaçırmasam. Farkında lığında, dolu dolu Acılarımı, hazlarımı, Sevinçlerimi doya doya yaşasam. Uykuda geçen zamana yazık! Bir anını geri getirmek mümkün mü Tekrar geçen zamanı yaşamak. Ertelemek yaşamı en büyük kayıp! Telafisi mümkün değil geçen zamanın Mümkün olabilecek mi bir daha gelmek Eğer gelirsem bir daha dünyaya İnan gözümü bile kırpmayacağım. (10.01.2007 İzmir) Metin Soydeveli |
Gün Doğmuyor
Gök gürlüyor, şimşekler çakıyor, Etraf zifiri karanlık Hiç açılmayacakmış gibi gök yüzü Dinmeyecekmiş gibi yağmurlar Güneşe, mutluluğa özlem var içimde Bir sel çığ, çığ büyüyor gözlerimde Kapılıp gidiyorum göz yaşlarıma Bir korkudur sarıyor benliğimi Boğulacakmışım, gülemeyecekmişim gibi Farkındayım saatler geçiyor Omuzlar üzerinde taşınan Bir tabut sessizliğiyle, Yavaşlığıyla Akşamlar oluyor farkına varamıyorum; Gökyüzünde yıldızlar yok, ay doğmuyor Sabahlar oluyor farkına varamıyorum; Tanyeri ağarmıyor, gün doğmuyor (18.02.1971 Aydın) Metin Soydeveli |
Gün/Eşim
Gecemin farkı yoktu öncekilerden Dün geceyi de zor geçirdim Sancılar içinde kıvrandım durdum Doğacağın aşikardı Dünden, evvelden Tan vaktiydi Doğdun, gün ağarırken Adını gün koydum Gün almasıydı gözlerim Yüzüne doya, doya bakamadım Adına eş ekledim Oldun gün/eşim Aşkı, yanmayı tanıdım Hamdım, piştim, Sancılarım dindi seninle Zorlama yoktu Sayende olgunlaştım gün/eşim Nar gibi çatladım kendiliğimden Seni seveceğim belliydi Dünden evvelden Metin Soydeveli |
Güneş Tutuluyormuş
Güneş tutuluyormuş! Ömrümüz var mı Bir daha Eli dört yıl sonra görebilecekmişiz Tekrar tutulduğunu Bırakın tutulsun varsın Kırk yılda bir tutulacakmış O da bir şey mi Ben kırk yıldır... Her gün Tutulmuşum sana Metin Soydeveli |
Hadi Yüzleşelim
Diyorsunuz ki: “hadi yüzleşelim” seninle Sizi tanıyor, biliyorum. Ne gerek var Bu yüz sizin değil mi. İkincisine razıyım İkincisinden de başka bir yüzünüz mü var Doğal davrandığınızdan kuşkum yok Saf ve temizsiniz bir kar tanesi kadar Niye övünçlüsünüz bu kadar Bu değil midir zaten, “insanlık” denen değer Bilinmesini istemediklerinizi, biliyorum desem Sürdürür müsünüz yüzleşmeyi güvenle Ne anlatabilirsiniz daha, içtenlikle Doğallık, dürüstlük sözünüz geçerli mi hala Nereden başlayalım Yüzeysel geçiştirelim mi İrdelesek mi derinliklerinizi İçiniz dışınız bir mi Göstermek istemediğiniz kuytularınız Küçümsedikleriniz Alay ettikleriniz Timsah göz yaşlarınız var mı Görmezlikten geldiklerimi Ortaya dökersem Yüzünüz kızarmasın sonra Yüzleşmeye devam etmek istiyor musunuz “Beni anlamıyorsun” diyorsunuz Gerçekten anlaşılmayı istiyor musunuz Çok şey biliyorum hakkınızda Soyunmaya hazır mısınız Cesaretim kırıldı yüzleşmeyi sürdürmekten Bu kadar sınırsız olmaktan Çok şey bilmek de istemiyorum hakkınızda Korkuyorum şimdi dostluğunuzu kaybetmekten Sanırım siz de anlaşılmayı istemiyorsunuzdur Gerçekten anlaşılmayı, eskisi kadar Her ikimiz için de kolay değil açıklamak O kadar içten, dürüst olduğumuzu söylemek Ne kadar samimiyiz, ne kadar doğal Anlamak, anlaşılmak istiyoruz dibine kadar Ortaya çıkınca her şeyi bildiğimiz sonuna kadar Utanıyoruz; yarım kalıyor yüzleşmeler sonsuza kadar (25.09.2006 İzmir) Metin Soydeveli |
Haiku - 1
Bir alaylı gülüş kuşatmaz da bir sıcak bakış güldürür. Metin Soydeveli |
Haiku - 10
Kaş, göz bahane ne oluyorsa ruhta oluyor dostum Metin Soydeveli |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:25 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.