www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Metin Soydeveli (https://www.cakal.net/showthread.php?t=144608)

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:02 AM

Çelenkten Ayırdığımız Karanfil

Geçen otuz beş yıldan söz ediyorum!
Çalkantısız, mutlu geçen evliliğimizden
Şu geçen yıllarımızda olduğu gibi.
En çalkantılı günlerim oldu
En mutlu olmam gereken günlerde
Dünyanın en büyük şokunu yaşattınız
Yerden bitme mantar gibi hissetmiştim
Kendimi; düğünümüzde de yoktunuz.

Akrep yapmazdı yaptığınızı
Akrabadan evimizin yolunu bilen yok
Siz hep, hiç olmadığınız gibisiniz
Yadırgadığım da yok şimdilerde
Ana, baba zaten çoktan göçtü gitti
Şimdiden sonra olsanız da yoksunuz

Bin otuz üç çıkmazındaydı, bahçe içinde
Küçük, eski yapı, minnacıktı ilk evimiz
Dıştan yakma kazanlı, kurnalı hamamı
Mutfakta rafları, hatta tel dolabı bile vardı
Eşyamız da çok değildi; “yeter demiştik”
Ertesi gün bahçeye, karanfil, gül dikmiştik

Fal gibi bir şeydi. Düğüne gelen
Çelenkten ayırdığımız karanfil,
Saksıda solmak üzere eğreti duran gül
Kış günü, zamansız, sokuvermiştik toprağa
Tutar da, çiçek verirse bu diktiklerimiz
Mutlu olacağız, mutlu geçecekti evliliğimiz

İlk bahara erdiğimizde beş aylıktı evliliğimiz
Diktiğimiz fidanlar solmamıştı, mutluyduk
Hatırlıyor musun ilk evlilik yıl dönümünü
Hani eli boş, yüreğim dolu geldiğimi. Bahçedeki,
Günümüzü karşılayan kırmızı, tek karanfili
Dalından koparıp hediye verdiğimi

O gün bu gün tek başına verdik hayat mücaledemizi
Çok şükür dimdik ayaktayız ve mutluyuz
Bilmem ömrümüz var mı, kaç yıl daha yaşarız
Böyle mutlu, böyle çalkantısız
Hamurumuzda var mutluluk, mayalıyız
Uzaklığınızda keramet var; aman yakınlaşmayın
Kabarıyor mutluluğumuz, belki size de bulaşır.


(15.02.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Çiçek Yalnızlığı (Dalya)

Bakmayın demet demet bağlanmışlığına
Çiçeğin yalnızlığı dalından koptuğunda başlar
Sevgi, sevgili, teselli çiçeğe, gönül almalar…
Şah damarı kesilmiş kurban, sevgi uğruna
Çizilmiştir kaderi, başladı şimdi son yolculuğa

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Çoban Yıldızım

Gözlerim gözlerini arar
Pembe umutlarla
Kara bulutların ardından
Çoban yıldızım

Seni ararken gökte, yerde
Semayı kara bulutlar
Kaplar yerleri bembeyez kar
Sanki seni benden gizlerler
Çoban yıldızım

Yağsın yağmur
Dağılsın kara bulutlar
Erisin bembeyaz karlar
Sen benim gecemde güneş
Hazanımda bahar ol
Çoban yıldızım

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Dalya (2)

Dalya demek istercesine
Bir dalya, bir dalya daha…
Açarken çiçeklerini dalyalar
Bir soğan, bir soğan daha
Bırakıyorlar toprağa
Daha nice dalyalara
Dercesine...

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Damla Damla

Sen gideli
Hasretin bir kor
Nice yıllar geçti
Ümit dolu yolları beklemek zor

Aramaya çıktım; seni gittiğin yollarda
Bir dost dedi ki: 'Onu ufuklara sor'
Yıllar boyu ufuklara doğru yol aldım
Yüce dağlar yol verdi ama, ufka varamadım

Bir dost: 'Onu anılarda ara' dedi
Tüm anılar sinema şeridi gibi
Geçti gözlerimin önünden
Ama, hasretim alevlendi yeniden

Bir dost dedi ki: 'Onu anca kadehlerde bulursun,
Bulupda mutlu olursun'
Bir köhne meyhanede
Kendimi vurdum şaraba

Kadehleri, galonları devirdim
Ama
Kadehlerimin son yudumunda bile
Seni değil, ayrılığını buldum

Sensizlikten bende, mazideki hatıralar gibi
İçkimi yudumladım; yudum yudum
Sonunda damla damla olup
Kadehlere doldum

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Darağacında Sallanıyordu Yalnızlık

Yine akşam, yine karanlık, batarken güneş
Grubun rengini solduruyordu kara hüzün
Hasret ti geceyi yangın yerine çeviren
Yürekti, gitmeyle gelme arasında devinen

Önce gece, sonra yorganla başladı kavgam
Tekmeleyip fırlatıp üzerimden attığım
Sonra yastık diken olup batıyordu
Sanki iğneli beşik, üzerinde yattığım yatağım

Sonra boşaltıp, kırıp, parçaladığım şişeler
Sana inat dönen dünya, başım ve tavanım
Sonra beklemekten yorgun feri sönmüş
Sokak lambaları. Altında kıvrılmış çocukları

Birbirine sokulmuş, sarılmış enikler gibi
Usum kadar açlıktan kokuyor nefesleri
Fırından yeni çıkmış ekmek kokusu özlemlerimiz
Duvar deldiriyor, çıldırtıyor, aç sokak köpeklerine

Bir yandan çiseleyen yağmur yıkıyor yüzüm
Karışıyor ıslaklığına gözümden akan yaşlarım
Aksediyor göllenen su birikintilerinde, bir çift
Gözümden uzakta, gökte iri, suda solgun gözlerin

Ve nihayet biterken gece, aydınlanıyorken gün
Boynumun üzerindeki hiçlik, özlemle küflü fazlalık
İlmeğe geçmiş, darağacında sallanıyordu yalnızlık
Yine sensiz, yalnızlığa inat, neşeli, kalabalık,
Başlayamazdı; başlamamalıydı yeni bir gün


(31.10.2006 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Değmez Bu Yaşa

Neler gördük geçirdik, kolay mı geldik biz bu yaşa
Hayat yolu boran, fırtına, aldırma yağmur, yaşa
Sil kederleri gönlünden, aldırma gönlünce yaşa
Akıtma incilerini değmez döktüğün bu yaşa

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Demode Dünya

Gerçek bu,
Demode bir evrende
Evren demodeliğiyle
Yaşadığımız...
Yaşamaya çalıştığımız

Tutsağız hepimiz evren demodeliğine
Doğduk, yaşıyoruz, öleceğiz...
Bu böyle sürüp gelmiş
Nesiller boyu, sürüp gidecek

Hepimiz seveceğiz, sevileceğiz...
Aşk alevi saracak kalplerimizi
Kimimiz mutlu olacak aşkta
Kimimiz hasret çekecek alevler içinde

Bu hep böyledir
Sizi bilmem ama, ben bıktım bu demodelikten
Acı çekmekten...
Ya bana başka bir evren bulun
Ya da demode dünyanın sonu gelsin

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:03 AM

Dingin

Sürdürmek isterdim aşkımı sonsuza değin
Denizle sahil gibi dudak dudağa yakın
Aşk bir gün bitecektir sende elbet sevdiğim
Ömür denen bir değer var mutlaka yaşamda

Yatağını dolduran yorgun nehirler gibi
Geçer coşkusu gençliğin, hiç kalmaz içimde
Menzile ulaşmışlığın dinginliği var içimde
Aşkın ifadesi bile artık başka biçimde

Dolaşıp durur yorgun kanım damarlarımda
Bakışlarım kök saldı yakın, sisli ufuklara
Şanslıysam bitecek azabım yakın zamanda
Gökyüzünü görebilen bir pencere ardında

Sevdik, sevildik şükürler Yüce Yaradan’a
Kadrimi bilen yar bırakıyorum ardımda
Yön onun yönü mutlak, teslimiyet var Hak’ka
Sevdiğim O’na dönmek var mutlaka sonunda

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Dinmez İhtiras

Dinmez ihtiras, doymaz gözün gönlün
Dünyalar senin olsa, genç çağında
Cıvıl, cıvıl aşk, delice yaşanır,
Şakıyan bülbül gibi, gül dalında

Gönüller hoş yar yanında olunca
Güller goncadır. Bülbüller aheste
Bahar güzel can cananı bulunca
Samanlık seyran olur sevene

Duyarsın gönül titreten bir mısra
Satır, satır eklemek gelir içinden
Sarılırsın kağıda, kaleme, hırsla
Söylenmemiş ne kalmış, aşka dair
Hepsi söylenmiş bul bulabilirsen

Menzile varmış ok dinginliği var
Yaprak bile kıpırdamaz içimde
Geçmiş coşkusu, küllenmiş bir har
Aşkın ifadesi başka biçimde

Ömür bu geçer bir ışık hızıyla
Göçmek istersin, kolay değil ölmek!
Gömelim desem ihtiraslarınla
Dar gelir kabir, sığmazsın toprağa

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Doyumsuz Senfoni

Ilık ılık bahar günleri, esiyor meltemler
Ruhları okşamaktayken hafif bir müzik
Bir çift göz, bastı bam teline gönlümüzün
Hızlandı ritim, şahlandı müziği hayatın
Başladı aşk mevsimi yine, yenibahar

Üflemeliler fısıldadı aşkı gönüllere
Yaylılar fırlattı oklarını, sapladılar
Ardından vurmalılar girdi devreye
Titretti yürekleri güm güm diye diye
Baharla başladı bir doyumsuz senfoni

(29.032007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Dönme Dolap

Biri terk etti dönme dolabı
Biri yeni bindi
Biri yeni başlıyordu dönmeye
Diğeri çoktan razıydı inmeye

Yeni binen döndü, döndü...
Bu alemden habersizce
O da öğrendi bir gün
Bu alemde aşkın olduğunu

O da sevdi
Artık dönüyorlardı beraberce
Mutluluktan sarhoş
Gündüz, gece

Ayrılık nedir bilmiyorlardı
Hicran nedir bilmiyorlardı
Onlar için dönme dolap
Mutluluk dolu, sevgi dolu

Ama, bir gün...
Öğrendiler ayrılığın ne demek olduğunu
Şimdi, onlarda
İnmek istiyorlardı bu dolaptan

Ama, dönme dolap
Durmuyordu
Şuursuzca dönüyordu
Dönme dolap dedikleri Dünya

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Dört Bilinenli Denklem

Sen, Ben,hasret ve aşk
Dört bilinenli denklem
Çaydanlık, demlik, ateş ve dem
Onlar da senle ben gibi

Yudumlamak istersen tadını
Demlemelisin sabırla çayını
İlk demde burcu, burcu kokar
Damak zevkidir çay, aşk tadında

Yaşarken, içerken yakar
Her ikisi de…
Çok bekletmeye gelmez
Buruklaşır tadı bekledikçe

Kavrulurken aşkla Ege sıcaklığında
Nerden bilecektim Rize dağlarında
Aşkım gibi tomurcuklar veren, yemyeşil
Çay bahçeleri varmış, aşk tadında

İlklerinde hep tomurcuk halleri
Emekle yoğrulmak kaderleri
İçinde saklı reyhanları
Demlendikçe ortaya çıkar tatları

Koparılmakmış
Tomurcukların, burkulmakmış,
Kararmakmış ortak kaderi
Bendeki kara sevda gibi

Yudumlamak için tatlarını
Çaydanlık, demlik gerekli
Senle ben gibi.
Bir de, yakan ateş…Hasret gibi

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Dut Yemiş Bülbül

Bu şiirde ne varsa
Biraz senden
Biraz benden
Sana yemin, sana söz
Katmayacağım araya elden
Bahsetmeyeceğim artık
Ne bülbülden, ne gülden
Ama, tutamadım sözümü,
Anlatamadım derdimi başka türlü
Dut yemiş bülbüle döndüm
Sen giderken

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Dünya Kaç Bucak Anlasın

Tanrıya yakarıyor, sokak çocukları için,
Aciz bir kul, biraz sitemli, biraz alaylı!
“Değiştir alnının kara yazısını,
Onlar suçsuz, onlar melek” diyerek:
“Aç, susuz, üşümesin sokakta çocuklar”

Beğenmiyor kendi kurduğu düzeni!
Suçu atıyor üzerinden. Suçluyor yazıyı yazanı
Bilincinde değil, eline verilen kudretin
Yazar alnına kara yazıyı kendi eliyle insan!
Bilmiyor, tutsa elini nasıl ısınacak yüreği

Büyüm senen Aciz kulun, suçu sende buluyor!
Büyüklüğünü göstermesini istiyor senden Tanrım!
İsyanı sokak çocuklarının kara alın yazısınaymış!
Haksız da değil; kendi namına istediği bir şey yok!
Değiştirmeni istiyor kara yazılarını çocukların

Görmezlikten mi geliyorsun Tanrım! ..
Farkında değil Aciz, özündeki kabiliyetin
Ama tercihi küçülmektir, isyan edip istiyor
Aklınca, küçük düşürmek; kaderi kötü yazanı!
Kendi sanki sütten çıkmış ak kaşık; sevmez insanı

Ne kötü alın yazısı kalacak, gülecek kaderi
İstese, bir el uzatsa, değişecek dünyası çocuğun
Ama senden bekliyor; göster hikmetini Tanrım!
Aczini yaratan düşünceyi kaldır aklından; ya da
Değiştir, değiştir dünyasını da anlasın Aciz kulun
İnsanı sevmeyi, ya da kaç bucak olduğunu Dünyanın

05.05.2007 İzmir

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Düzen Kurulmuş Dönme Üstüne…

Dünya döner,Güneş döner, Ay döner…
At döner, dolap döner…
Belki bir gün baht döner!
Sonu yok bu dönüşlerin.
Bütün dönmelere sen, istisna
Sen de dön... Taş yüreklim
Beni öksüz bırakma

Analar taş doğurur da…Senin gibi!
Taş taşı doğurmaz, durup durma yaban elinde
Taş bile, taş gibi duramaz yerinde
Ufalanır gider; kuma döner
Sen de dön... Taş yüreklim
Beni öksüz bırakma

Ne kıyısı kalır, ne köşesi taşın
Kapılırsa dalgasına hasretin
Oyuncak olur dalganın elinde
Yuvarlana yuvarlana meşeye döner
Sen de dön... Taş yüreklim
Beni öksüz bırakma

Bir sen kaldın, bir de bahtım, dönüşlere müstesna
Kutup yıldızı gibi çakıldın kaldın
Gittiğin yaban ellerde
Bittim; tükendim artık
Aşkın çağı çoktan geçti bende
Köreldi tüm duygularım, biri istisna!
Fark etmeyecek artık, dönsen de dönmesen de

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:04 AM

Elinden Olmayacak Ölümüm

En güçsüz anında
Ölüm yatağında
En hoyrat hasarı verdin

Bu kadar yıkmamıştın
Değerlerimi
Önceki gidişlerinde bile!

Neyse ki bir tesellim var
Elinden olmayacak ölümüm
Bereket! ..
Ölümünün elinden olacak zahir

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Ellerin

Bir işe yaramaz
Yordamını yitirmiş ellerin
Elimde kalamadı
Ölüm soğukluğunu
Hissettiren ellerin

Kaptırmışım ellerimi bitmez pazarlığına
Ama sevda bu, pazarlıkla olmaz ki
Ayrılıklara sallanmaya alışkın ellerin
Bırakmıştı elerimi, olmuştu ellerin

Gitmiştin ellere
Elden ne gelir şimdi
Ellerin ne suçu var
Sen gönüllü olmuştun ellerin

El ele veremedin ellerini
Derman bekledin elden
Sevdanın elinden çektiklerim
Hasret yakıyor; uzaktayken ellerin

Ellerinle el bebek gül bebek,
Yaban ellerinde büyüttüğün hasretin
Ellerimi koynumda bıraktı
Sana dost, bana yaban olan ellerin

Şimdi ellerde ne buldu ellerin
El alemin elinde boş mu kaldı ellerin
Ana eli gibi tutmuş olaydı ellerimi ellerin
Girer miydi araya, ne işi vardı ellerin

Bu ne çok el, cebimde, gözümde, aklımda,
Aramızda; ne işi vardı bunca ellerin
Bir ellerindi beni deli eden, bir de ellerin
Şimdi içimde, ellerimi bırakan ellerinin hasreti

Saplanmış bıçak gibi beynimde ellerin
Bir de, ellerini tutan ellerin, cinneti
Ah bir de yakın olsan, ulaşabilsem, göreceksin!
Ardımda bırakacağım çifte cinayeti

Metin Soydeveli

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

En Büyük Pişmanlığıydı

Orta okula başladığım yıllardı
Basmane’deydi lokantamız
Ucuz ve büyüktü ekmekler
Ölçüydü çeyreği bir porsiyon
Babayiğitti yarım ekmeği yiyebilen

Çeyrek bile çok olur, zayi olurdu
Ortasından bir dilim keserdik
Artık olmasın müşteriden
Amaç değil di beş kuruş
fazla kazanmak bir ekmekten

En büyük pişmanlığıydı
Son nefesini verirken babamın
Helal ederler miydi o bir dilimi
Helallik isteyecekti mümkün olsaydı
Birer lokma düşecek her müşteriden

Şimdi ekmek küçüldü yarı yarıya
Boşaldı içi diğer değerlerimiz gibi
Bir ekmekle gün geçirebilirken bir aile
Şimdilerde bir çocuk bile doymuyor
Bir bütün ekmekle bir öğünde

Ekmek hesabı yapıyor Başbakanımız
O günleri bilmiyor olsak kanarız
Adet olarak çok ekmek alabiliyormuşuz
Gündelik kazançla, bu hesap yanlış
Ya da düpedüz kandırmaca, yalan, yalan
Söylüyorlar gözümüzün içine baka baka

Arar olduk zeytini ekmeğe katık ettiğimiz günleri
Gözünün içine bakar olduk çocuklarımızın
Küçük koparsa lokmayı, küçük koparsa peyniri
Gözümüz yok elbet yediğiniz içtiğinizde
Bir kilo peynir alamaz olduk; bir gündelikle

Esirgediniz enflasyon farkını emekliden
Halimiz perişan, dayanmaya kalmadı mecal
Henüz başındayken hastalık, uzak iken ecel
Kestiniz hayati öneme haiz ilaçlarımızı
Öl diye, gözümüzün içine bakar oldunuz.

Hani anayasanın ilgili maddeleri nerede?
Sağlıklı çevrede yaşamak, yaşatmak temel hak dı
Sağlık özelleşti, koruyucu hekimlik çoktan rafa kalktı
Hastaya ilacı, yaşama hakkını çok gördünüz.
Tebrikler efendim, bizi yaşarken öldürdünüz.

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

En Usta Terzi

Üzerimde emeği bulunan tüm öğretmenlerime ithaf.

Ne keramet var bu kumaşta ne de iplikte
Bir ustalık, bir maharet var o dikişte
İnsanlık onuruna yakıştı daima eserin
Hep uygundu; ne bol geldi, ne de dar
Zarafetle taşıdım onu hep üzerimde
Hayatta duruşum, en çok sevdiğim oldu
Maharetle biçip, diktiğin bu güzel elbise

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Erdem

Görüşün, görüşüme uymaz
Sohbetim sohbetine
Fikirlerime vurdum duymaz
Kibarlığı elden bırakmaz

Herkesin elini sıkmak
Herkese eşit mesafede olmak
Şimdilerde yükselen trend
Bu da bir şey belki ama…

Asıl erdem
Kaldırmak mesafeleri aradan
Kucaklamak Anadolu sıcaklığıyla
Basmak bağrına, sarılmak doyasıya

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Erken Bahar (Badem Ağacı)

Sevda dediğin, ben, bir badem ağacı
Her an damarlarımda aşkın doğum sancısı
Açarım çiçeklerimi erkenden
Aldanırım en ufak sıcak bir bakışa

Ben veririm müjdeyi sevdalara erkenden
Bazen yeni yılın ilk gününe varmadan
Bilirim, bu uyanışlar erkendir sevdaya
Sürüp gitmez ılık ılık sevda günleri

Aldanırım, dayanamam duyarlıyım sühunete
Buzda olsa bile
Sevda ile çağla, ikisi de sabırsız erkenci
Sevda renginde çiçeklerimiz, beyaz, pembe

Aşkın zamanı belli değil, her an
Patlamaya hazır tomurcuk
Henüz geçmedi Koca karı soğukları
Hoyrat poyrazlar, ardından gelecek zemheri de

Açarız ağaç ağaç, dal dal, çiçek çiçek
Poyraz yangını nedir bilmeden
Kavrulup gideceğiz, düşeceğiz dallardan
Çiçeklerimiz çağla olmadan, gün görmeden

Hayallerim de pembe, düşlerim de
Anlayamadım ne buldum sende
Düşürdün beni soğuğunun tuzağına
Mecalim kalmadı düştü çiçeklerim yerde

Biliyordum bu erken hevesti
Erken uyanıştı sevdaya bende
Tutunamadı düşlerim de, hayallerim de
Dallarına sıkı sıkı; pembe pembe

Estirdin sert poyrazları zalimce
Düştü çiçeklerim şimdi, hepsi yerde
Ah tutunabilseydim, kala bilseydim dalda
Verecektim mevsimin ilk meyvesini, çağla

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Felek

Ağ örüldü başa senden belledik
Bir olup üstünden geçtik çiğnedik
Beceriksizliği sana yükledik
Çaresizliği biz YOL ettik felek

Çattılar, hep kahpe dediler felek
İstedik acılarımız seninle bölek
Sana neler neler etmedik felek
Çarkına çomaklar BİZ soktuk felek

Senin hiç suçun yok bizde kabahat
Kar etmedi bize hiçbir nasihat
Beceriksizliği sırtına vurmak
Kolay geldi bize BİL dedik felek

Acılarımız, seninle bölmek istedik
Ne varsa sırtına bizler yükledik
Felek kamburunu bizler çıkardık
Sana zulmü reva KUL gördü felek

Seçmeyi bilmedik aldandık felek
Senin yüzünden kavunumuz kelek
Ben senden yanayım üzülme felek
Sana reva gördük ŞOL zulmü felek

Senin hiç suçun yok bizde kabahat
Kar etmedi bize hiçbir nasihat
Hoş geldi gönüle yar ile sefahat
Ömrü de yaşanır GÜL etti felek

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Gecenin Getirdikleri...

Gecenin getirdikleri
Karamsar bir dünya.
Parlayan ümitlerden yoksun,
Hüzünlü bir gece...
Ben senden yoksun

Hayalimde,
Gözlerimde gözlerinin
Yemyeşil pırıltıları
Saçlarının, seyrettiğim
Burçak tarlasının sarısı

Artık sabah olmasada olur
Nasıl olsa sen gelmeyeceksin
Kadehim dolmasa da olur
Kadehimin son yudumunda bile
Seni değil, ayrılığını bulmaktansa

Kuşlar seherde bile ötmeyecek
Güneş doğsa bile
Benim dünyam karanlık
Gecenin getirdikleri bunlar bana
Ne olur bir gün de seni getirseler bana

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Geçti artık bir gülüşle kalplere doluşun

Bu manasız gururun ardından
Deli dolu bir rüzgar eser
Bu benim gururumun rüzgarı
Kırar aşk dallarını
Goncaları gün görmeden

Bin perişan olup da
Bir gün yine dönersen bana
Kalbimin kapısı çoktan
Kilitli olacak sana

Artık ben istesemde
Açamam kalbimin kapısını
Geçti artık
Bir gülüşte kalplere doluşun

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Gelmeyin Üstüme

Yuva denince
Ne bir ev
Ne bir kuş
Hiç aklıma gelmez sıcaklık
Hiç olmamış ki
Sıcacık bir yuvam

Yuvam olmuş da,
Ana kucağı görmemişim
Ben garip doğmuşum
Doğarken ağlamış anam
Baba denince, odada oturan müdür
Gelir aklıma, adam gibi adam

Bir çok kardeşim oldu
Yaşı yaşıma uygun.
Hiç, abi diyemedim
Abla, kız kardeş,
Hep ama hep
Yan tarafta

Hele hele
Bayramın adını hiç anmayın
Kan damlar yüreğime
Ben onun gelişini
Renginden tanırım
Gülücüklerinden çocukların

Kara kara gelir bayram
Sen
Sen değil misin
Anamı elimden alan
Bu yüzden sevmem
Hiç gelsin istemem bayram

Yapma be gariplik
Etme be öksüzlük
Yapma be bayram
Elbirliğiyle yaptınız yuvam!
Gelmeyin üstüme üstüme
Gelmeyin kavram kavram

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Gezer Oldum

Adın dilde hecelerde
Gezer oldum *******de
Gözüm de yok nicelerde
Ova bayır gezer oldum

Hangi dağdır hangi çiçek
Bilmem şimdi nere göçek
Orak getir sevgi biçek
Dere tepe gezer oldum

Ne bal verdi ne gül verdi
Ayrılmaktır onun derdi
Başka güzel sevmek vardı
Derdi ile gezer oldum

Hoş olurdu balı sağmak
Tadın almak parmak parmak
Hiç olur mu yare doymak
Boynu bükük gezer oldum

Sazım elde kalem kırık
Ayağımda yırtık çarık
Gözüm yaşlı gönlüm kırık
Yası ile gezer oldum

Çare olmaz yaşa, derde
Sevgiliydi hani nerde
Selamını verdi ele
Acısıyla gezer oldum.

01.05.2007 İzmir

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Git

Ayhan Uçar'a ithaf

Git! ..
Kendini de götürmeyeceksen yanında
Kalmayacaksa kumsalda ayak izlerin...
Duvardan kaldırmak; bir resmi
Siler mi izlerini gönülden hatıraların?
Duvarda izi kalır, kaldırılan çerçevelerin.

Git! ..
Yakmayacaksan sigarayı iki ucundan
Kim içecek demeden
Yanan iki ucundan


(İzmir, 16.12.2006 14.50)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:05 AM

Gönlüme Yar Sensin

Dizlerime derman
Gözüme fer
Sözüme ferman
Gönlüme yar sensin

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Gönlüyle Sever İnsan

Dokunmak, duymak, görmek midir sevmek
Sadece güzeli mi sever insan.
Göz görmezse gönül katlanır mı dersiniz

Görmese de sevebilir insan
Göz göze değmezse sevilemez mi
Yürek, yüreğe değmez mi sanırsın

El ele veremese de sıcaklığını duyar insan
Yürek, yüreğin sıcaklığını hissetmez mi sanırsın
Sesini duyamasa da insan
Yüreğin yüreğe çağlamasını duymaz mı sanırsın

Adını söyleyemese de dil
Yüreğin, yüreğe haykırışını duymaz mı sanırsın

Kulağı duymaz, çınlamaz olsa da
Adı anıldığında yüreği çınlamaz mı sanırsın

Islığa dönmese dili, bilmese ritmini,
Müziğin ezgisini gönlünde duyamaz mı insan

Sadece beş duyusuyla mı sevebilir insan
Altıncısına eklenecek bir duyu yok mu sanırsın

Tüm bu algılar dışında, bir gönül var
Bu duyuların dışında algılama yok mu sanırsın

Gönül dediğimiz engin, zengin, güzel, hem de geniş mangal kadar
Nice közleri içinde küllendiren, külünde güller açtıran,
Kulağın duymadığını duyan, gözün görmediğini görebilen,
Akla hükmeden, içine bir yürek değil dünyalar sığdırabilen

Gönül gözüyle de görebilir, duyabilir, hisseder
Severse, yüreği, kalbiyle ve gönülden sever insan

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Gönül

Gönül avare
Gönül uçarı
Aşk bir şahin pençesi
Ölünecekse ölünecek; yok aşkın kaçağı

Gönül engin
Gönül zengin
Dünya güzeli olmasada, sevdi birkere
Var mı dünya üzerinde dengin

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Gönül Kapısı

Gönlümüz zengin herkese yer var içinde
Hiç önemli değil, kim, ne, neci olduğun
Nereden gelip nereye gittiğin
Çalmadan gir, açıktır gönül kapımız
Hoş gelişler ola, kurulabilirsin baş köşeye

Gönlümüz engin her görüşe yer var içinde
Hoş geldinlerle karşılanır ilk gelen
Gönlümüz zengin. Ağırlanırsınız, ağırlığınızca
Kapımız her zaman açık. Hoş gidişler ola
Önemli olan, döndüğünde yer bulabilmen

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Gözler

Bir bakışın yaktı çaresiz özüm
Şaşırdım feleğim bilemem sözüm
Hissediyorum da gülecek yüzüm
Sevgiyle ömrüme GİRDİ gözlerin

Güldürmek isterim ömrümce yüzün
Dediğimde, evet olmuştu sözün
Kalmadı yüzünde silindi hüzün
Duvağın, telinle GÜLDÜ gözlerin

Mutluluk önceden kesin sezilmez
Bulunca yaşanır kimse bilemez
Kelimelerle ifade edilmez
Yaşlar ucunda DOLDU gözlerin

Yıllar hızla geçti kalmadı ilgi
Sayende gönüller hüznü de içti
Hüsrana uğradık bitmişti sevgi
Herkes geldi geçti YOLDU gözlerin

Sandın dünya malı her şeye değer
Bilmedin seven de unuturmuş meğer
Yakışmadı senin yüzüne keder
Gönül pencerene TÜLDÜ gözlerin

Bilemedi kıymet elinden kaydı
Mutluluğu zayi biçare kaldı
Kaderini kendi eliyle yazdı
Yuvasında ferin SOLDU gözlerin

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Gözümü Bile Kırpmayacağım.

Kayıp zamanlarda uyanmasam
Şafağın kızıllığını
Sabahın duru laciverdini
Kuşluk vaktini
Günü, günaydını kaçırmasam.
Farkında lığında, dolu dolu
Acılarımı, hazlarımı,
Sevinçlerimi doya doya yaşasam.

Uykuda geçen zamana yazık!
Bir anını geri getirmek mümkün mü
Tekrar geçen zamanı yaşamak.
Ertelemek yaşamı en büyük kayıp!
Telafisi mümkün değil geçen zamanın
Mümkün olabilecek mi bir daha gelmek
Eğer gelirsem bir daha dünyaya
İnan gözümü bile kırpmayacağım.

(10.01.2007 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Gün Doğmuyor

Gök gürlüyor, şimşekler çakıyor,
Etraf zifiri karanlık
Hiç açılmayacakmış gibi gök yüzü
Dinmeyecekmiş gibi yağmurlar
Güneşe, mutluluğa özlem var içimde

Bir sel çığ, çığ büyüyor gözlerimde
Kapılıp gidiyorum göz yaşlarıma
Bir korkudur sarıyor benliğimi
Boğulacakmışım, gülemeyecekmişim gibi

Farkındayım saatler geçiyor
Omuzlar üzerinde taşınan
Bir tabut sessizliğiyle,
Yavaşlığıyla

Akşamlar oluyor farkına varamıyorum;
Gökyüzünde yıldızlar yok, ay doğmuyor
Sabahlar oluyor farkına varamıyorum;
Tanyeri ağarmıyor, gün doğmuyor

(18.02.1971 Aydın)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Gün/Eşim

Gecemin farkı yoktu öncekilerden
Dün geceyi de zor geçirdim
Sancılar içinde kıvrandım durdum
Doğacağın aşikardı
Dünden, evvelden

Tan vaktiydi
Doğdun, gün ağarırken
Adını gün koydum
Gün almasıydı gözlerim
Yüzüne doya, doya bakamadım

Adına eş ekledim
Oldun gün/eşim
Aşkı, yanmayı tanıdım
Hamdım, piştim,
Sancılarım dindi seninle

Zorlama yoktu
Sayende olgunlaştım gün/eşim
Nar gibi çatladım kendiliğimden
Seni seveceğim belliydi
Dünden evvelden

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Güneş Tutuluyormuş

Güneş tutuluyormuş!
Ömrümüz var mı
Bir daha
Eli dört yıl sonra görebilecekmişiz
Tekrar tutulduğunu
Bırakın tutulsun varsın
Kırk yılda bir tutulacakmış
O da bir şey mi
Ben kırk yıldır...
Her gün
Tutulmuşum sana

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Hadi Yüzleşelim

Diyorsunuz ki: “hadi yüzleşelim” seninle
Sizi tanıyor, biliyorum. Ne gerek var
Bu yüz sizin değil mi. İkincisine razıyım
İkincisinden de başka bir yüzünüz mü var

Doğal davrandığınızdan kuşkum yok
Saf ve temizsiniz bir kar tanesi kadar
Niye övünçlüsünüz bu kadar
Bu değil midir zaten, “insanlık” denen değer

Bilinmesini istemediklerinizi, biliyorum desem
Sürdürür müsünüz yüzleşmeyi güvenle
Ne anlatabilirsiniz daha, içtenlikle
Doğallık, dürüstlük sözünüz geçerli mi hala

Nereden başlayalım
Yüzeysel geçiştirelim mi
İrdelesek mi derinliklerinizi
İçiniz dışınız bir mi

Göstermek istemediğiniz kuytularınız
Küçümsedikleriniz
Alay ettikleriniz
Timsah göz yaşlarınız var mı

Görmezlikten geldiklerimi
Ortaya dökersem
Yüzünüz kızarmasın sonra
Yüzleşmeye devam etmek istiyor musunuz

“Beni anlamıyorsun” diyorsunuz
Gerçekten anlaşılmayı istiyor musunuz
Çok şey biliyorum hakkınızda
Soyunmaya hazır mısınız

Cesaretim kırıldı yüzleşmeyi sürdürmekten
Bu kadar sınırsız olmaktan
Çok şey bilmek de istemiyorum hakkınızda
Korkuyorum şimdi dostluğunuzu kaybetmekten

Sanırım siz de anlaşılmayı istemiyorsunuzdur
Gerçekten anlaşılmayı, eskisi kadar
Her ikimiz için de kolay değil açıklamak
O kadar içten, dürüst olduğumuzu söylemek

Ne kadar samimiyiz, ne kadar doğal
Anlamak, anlaşılmak istiyoruz dibine kadar
Ortaya çıkınca her şeyi bildiğimiz sonuna kadar
Utanıyoruz; yarım kalıyor yüzleşmeler sonsuza kadar

(25.09.2006 İzmir)

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:06 AM

Haiku - 1

Bir alaylı gülüş
kuşatmaz da bir sıcak
bakış güldürür.

Metin Soydeveli

GooD aNd EvıL 04-25-2009 10:07 AM

Haiku - 10

Kaş, göz bahane
ne oluyorsa ruhta
oluyor dostum

Metin Soydeveli


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:25 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.