![]() |
Bir Gül Için
Bu gönül hasretinle Yandi, bitti, kül oldu Akan gözyaşım ile Yeşerdi, bir gül oldu Büyüdü o gül sevginle En güzel ödül oldu Kalbim o gül için Şakıyan bülbül oldu Mikail Tatar |
Bir Sen Varsın
Leyla desem değilsin Şirin desem hiç değil Hiç birine benzetemem Sen benimsin HATİCE’sin Ferhat olsam dağ delemem Mecnun olsam seni bulamam Öyle ise ben bir hiçim Ben seninim MİKAİL’im Çal – 23.04.1994 Mikail Tatar |
Bir Tanem
Akşam olur hüzün çöker içime Seni düşünsem yaşlar dolar gözüme Düşünmesem tozlar sevgime Yalnızım bir tanem, sensiz olmuyor Seni görürüm rüyaya dalsam Hayalini bulurum uyanık olsam Kollarım boynuna sıkıca sarsam Sensizim bir tanem, yerin dolmuyor Çal-07.07.1994 Mikail Tatar |
Birazcık Sevgin Olsa
Kalp lalbe karşıdır derler inanırdım Yalanmış meğer aşka dair tüm sözler Senin de beni sevdiğini sanırdım Seni bekledi yıllarca ağlayan gözler Birazcık sevgin olsa bana gelirdin Yaptığım özveriden sende verirdin Sevgini düşünerek gün gün erirdin Küllerini yeller aldı, kalmadı közler Beni verdiği sözde durmaz sanıp Har duyduğun söze kolay aldanıp Bir sevgin vardı o artık kayıp Bundan sonra seni başkası özler Verdiğim değeri kendin yitirdin Bu aşkı ben değil; tek sen bitirdin Kalbime aşk değil hüzün getirdin Solmadı yoluna döktüğüm güller Denizli-11.03.1996 Mikail Tatar |
Biter Bir Gün
Değerliyim sanıp da boşa yorulma Gerçek değerini verirler birgün Kendini beğenip de asla kurulma Herşeyi yüzüne vururlar birgün Utanmasa yüzüne küfür edecek Merak etme, bugünlerde bitecek Kim kalmış bu diyarda herkes gidecek Donmuş karlar bile erirler birgün Saygıyı, hürmeti esirgemeyip ‘Boşver adam sende, aldırma’ deyip Karşı gelmek sana yakışmaz, ayıp Elbet teskereni yazarlar birgün Korkma bu kahır hergün çekilmez Beton tutmuş yere ekin ekilmez Kırılmış bir kalple yare gidilmez Bu halin ne diye sorarlar birgün Siirt-20.10.1997 Mikail Tatar |
Bitsin
Hasretin devleşti yine bu akşamında Elimde bir sigara, bir de ismin var ağzımda Bilemiyorum ki seni niye özlüyorum Halbuki bir saatlik yol var arada... Sebebi aslında çok kolay: Daha önce akan gözyaşları vardı Göz pınarlarım da. Artık yaşlar bitti; ama hüzün geldi Belki uzakta olsak daha mı iyiydi? Hayır! Uzakta olsam gözyaşları, Yanında olsam hüzün bırakmıyor peşimi Ya sen gel; ya da ben sana geleyim Bu hasret bitsin yeter ki! Kavuşalım da rahat edeyim bir defa Gözlerim yaştan, kalbim hüzünden kurtulsun Yüreğim mutlu olsun, gözlerim gülsün. Çal – 29.11.1993 Mikail Tatar |
Boşluk
Ayırdılar seni benden Kopardılar biz bizden Ne isterler ikimizden Mahkum muyuz ayrılmaya İkimizde severken Sevgiye can atarken Sonsuza dek beklerken Mecbur muyuz kahrolmaya Hiç bitmesin sevgimiz Aşkla dolsun kalbimiz Belki de kavuşuruz biz Dayanamam yalnızlığa Gözlerimde yaşlar dinmez Sana sevgim hiç eksilmez Çektiğimi kimse bilmez İtilmişim bir boşluğa Çal-01.05.1995 Mikail Tatar |
Canın Sağolsun
Aramızdaki bütün bağlar kopmuş Damarımda dolaşan kanım kurumuş Bana olan sevgin şimdi yok olmuş Ayrılığa giden yollar sağ olsun Benim sevgim gerçek, seni bilemem Yaşadığım günleri asla silemem Sevgilim, kaderim ol da diyemem Seni benden ayıran kollar sağ olsun İnan gönlüm başkasını sevmedi Telefondaki sesin gözyaşımı silmedi Ne çare kalbin değerimi bilmedi Sana haber götüren pullar sağ olsun Senden başkasına gönlüm baş eğmez Sensiz bu dünyada kalmaya değmez Beslediğim sevgi kalbime sığmaz Beni teselli eden kullar sağ olsun İsterim güzelliğin asla solmasın Hayatın mutlu olsun, kötü olmasın Gözüne sevinç diye yaşlar dolmasın Aşkımıza aşk katan yıllar sağ olsun Eğer sevemedinse CANIN SAĞ OLSUN Çal- 19.08.1994 Mikail Tatar |
Çaresiz
Kaç gündür telefon gözlemekten Her saat ismini sayıklamaktan Sabahlara kadar seni düşünmekten Kendimden geçtim, yoruldum artık... Gözlerim her yerde seni arıyor Kulağım o tatlı sesini bekliyor Burnuma her şey seni kokuyor Sabahlar rüyamı hayra yormuyor Sensiz dünyadan bihaberim ben Yalnızım bir tanem biçareyim ben Tek başıma dünyayı neyleyim ben Kavuşalım artık bitsin bu hasret Denizli –16.12.1993 Mikail Tatar |
Daha Ne Olsun
Mutluluk ararken kederi buldum Bu genç yaşımda sarardım soldum Elleri düşündüm kendimden oldum Izdıraba aboneyim daha ne olsun Ne yaptımsa derdime derman olmadı Herkes sırtıma vurdu, gülen olmadı Halin nedir diye soran olmadı Yalnızım divaneyim, daha ne olsun Mutluluk benden uzak olsun; istemem Kimseye kinim yoktur; zaten beslemem Yüzümün gülmesini asla beklemem İşte bu haldeyim, daha ne olsun Mutlu olmak suç mu, ayıp mı bana Arasam bulunmaz mı kayıp mı bana Felek her kötülüğü yaptı da bana Kimsesiz biçareyim, daha ne olsun Çal-14.09.1998 Mikail Tatar |
Dertle Doluyum
Sensiz olmayacak artık anladım Şeytanın sözlerine inan kanmadım Gönlümü acılarla sitemlerle sarmadım Ama telefonun ettiği beni kahretti Bazen hayaline, anılara dalarım Seni bulamazsam yine ağlarım Yaşlı gözlerimle hayaline bakarım Umutla doldu gönlüm, yine sabretti Heyecanla baktığım o güzel gözler Nerede ne yapsam hep beni izler Mutluluktan uçuran o tatlı sözler Başka bir mutluluktan beni menetti Mutluluğa uzanan simsiyah yollar Bağrına basan narin, beyaz kollar Sinesinde avuttu gönlümü yıllar Hepsi birer hayalmiş, beni mahvetti Sensiz dünyada yaşamak zormuş Bedenim kan gölü, yüreğim kormuş Beynim senin için bir karar almış Dilimi susturmadı, yine söyletti Çal-16.01.1994 Mikail Tatar |
Deseler
Aramızda soğuk yeller esecek Aşkımıza bu ayrılık girecek Büyük sevgimiz böyle bitecek Deselerdi; ben asla inanmazdım. Mutlu hayallerin kaybolacağını Aşk çiçeğinin de solacağını Gözlerimizin yaşla dolacağını Deselerdi; sen hiç inanır mıydın? Bir gün yollarımız ayrıldığında Sevenler birbirine sarıldığında Hasretlik çekenler kavuştuğunda “Size mutluluk yasak, Size kavuşmak haram, Ayrılık kaderiniz, Sarılmak özleminiz” Deselerdi; biz hiç inanır mıydık? ! . Çal-01.02.1995 Mikail Tatar |
Diyemedim
Özlemine daldım, kendimden geçtim İçimdeki hasrete dur diyemedim Yar diye kendime ben seni seçtim Hasretin zincirini kır diyemedim İstesemde dönmedi sevgim nefrete Dayanmıyor yüreğim garip hasrete Belki de düştüm biran gaflete Gelip de kalbimden vur diyemedim Bütün herşeyimi sana verdiysem Ölümü göze alıp seni sevdiysem Bazı ******* rüyana da girdiysem Şu garip halimi gör diyemedim Kırılsın aşkıma uzanan eller Kokunu getirir esen tüm yeller Sesini duyursun uzanan teller Ömrünü yoluma ser diyemedim Aşkımız herkese örnek olsun istedim Seven gönüllere sevgi dolsun istedim Mutluluk bizimle kalsın istedim Yine de gönlünü ver diyemedim Siirt-31.07.1997 Mikail Tatar |
Gerçek Aşk
Karşıdan görenler mutlu sanırlar Arkadaşlarıma sor, onlar beni tanırlar Onu yaşayanlar iyi bilirler Aşk bir oyundur hiç belli olmaz En güzel sözler bile teselli olmaz Beni bu rüyadan uyandırmayın Seviyormuş diyerek hiç kandırmayın Herkesin dediğine siz aldırmayın Bir heves uğruna ölmeye değmez Karşılıksız olunca sevmeye değmez Aşk denilen duygu gerçek olursa Gönül sevince mutluluğu bulursa Gözümdeki yaşlar gözlerimde kurursa İşte böyle duyguya gerçek aşk derim Öyle bir yar uğruna canım veririm Çal-08.12.1995 Mikail Tatar |
Gözlerin -1-
Ben ki düne kadar sap ile saman, Üstüme kıvılcım attı, gözlerin Daha ne olduğunu anlamadan, Gönlümü kor gibi yaktı, gözlerin O anda gözlerin kalbime koştu, Hislerim baygındı, beynim sarhoştu. Eskiden yüreğim sevgiye boştu, İçime sel gibi aktı, gözlerin Yağmursız kuruyan toprak gibiydim, Üzerim giysili çıplak gibiydim, Dalında kurumuş yaprak gibiydim, Rüzgarın önüne kattı, gözlerin Şiddetle kalbine uçtum, savruldum Bakışın yaktı beni; sanki kavruldum İnan gözündeki renge vuruldum Kalbime ok gibi battı gözlerin Dalında soldurup beyaz gülümü Tek başıma bekliyordum ölümü Doğru-dürüst göremezken önümü Sevdanın yârına itti, gözlerin Nazarın sevdaya doğan güneşti Kupkuru çöllere düşen ateşti Sanırım eskiden sevda beleşti Bana pahalıya sattı gözlerin. Mikail Tatar |
Gözlerin -2-
Yıllarca peşinden beni koşturdu Halimi ne aradı, sordu gözlerin Verdiği ümitle beni coşturdu Kalbimi dağlayan kordu gözlerin Gönlümün en güzel yerine attım En güzel aşkları seninle tattım Beni öldürsende seni yaşattım İçimden kanımı sordu gözlerin Mecnun'un misali düştüm peşine Rastlanmadı bu sevdanın eşine Acımadı gözlerimin yaşına Beni kızgın çöle sürdü gözlerin Denizli- 05.05.2006 Mikail Tatar |
Gözlerin -3-
Sendedir ancak ruhumun dengi Seninle buldu hayat ahengi Seninde, benimde gözümün rengi; Aşka demdir, kahverengi gözlerin. Görünce sandımki olmadı sabah Önüme engeldir, kalbime silah Bak aklım yeniden karıştı, eyvah Aşkın ilk hecesi, siyah gözlerin Gökyüzü rengini gözünden almış Kalbim yakamozda hayale dalmış Benimse aklım hep sende kalmış Beni benden almış, mavi gözlerin Gözlerin katlime vermiş fermanı Dinlemez hiç yalvarmayı, amanı Geldi de geçiyor aşkın zamanı Derdimin dermanı, yeşil gözlerin İlk görüşte açtı başıma bela Benim olsa diye düşündüm; âlâ Gelecekmiş gibi beklerim hâlâ Olmayacak dua, ela gözlerin Mikail Tatar |
Gözlerin -4-
Acı vermek marifet demekse sence En güzel örneğini verdi gözlerin Bir bakış kalbime oldu işkence İşte muradına erdi gözlerin Ürkek bakışlarla önce bir süzdü Başka yöne döndü, kalbimi üzdü Artık her gece bana gündüzdü Karanlık dünyama ferdi gözlerin kalbimin saati sana kuruldu içerimde akan seller duruldu Seni ilk görüşte hemen vuruldu Gönlümün dermanı, derdi gözlerin Gururla övünüp, kasılmak için Mahkum etti beni asılmak için Affetti; üstüne basılmak için Bir kapı önüne serdi gözlerin Kurut artık ayrılığın kökünü Rüzgar getirmesin bana kokunu Çıkarıp kalbinden aşkın okunu Sevdanın yayında gerdi gözlerin Denizli-16.05.2006 Mikail Tatar |
Gözlerin -5-
Görünce belki de anlayamadım Sade bir bakıştı, boştu gözlerin Geceye gündüzden ışık yamadım Bir çözüm olmadı; loştu gözlerin Bekledim gece sabaha ulaştı Zaman geçmedi, ne kadar yavaştı Bakışların yüreğimde gül açtı Umduğumdan daha hoştu gözlerin Ürküp kaçtı benden bir ceylan gibi, Bilirim aslında küheylan gibi, Bentleri yıkılmış çağlayan gibi; Gönlümde coştukça coştu gözlerin Ben ona yaklaştım, o benden kaçtı Geçtiği yollara hasreti saçtı Gönlümde onmaz yaralar açtı Meçhul bir diyara kaçtı gözlerin Denizli-02.06.2006 Mikail Tatar |
Gurbet
Gurbet ele düştüm yanıyor içim Ölüyorum gardaş ben sılam için Bakmayın dostlar işinize gidin Gurbet elde kalmış biçareyim ben Akşamları yatar çok zor uyurum Rüyamda bile sılam görürüm Okulda sokakta hep sürünürüm Gurbet elde kalmış biçareyim ben Canıma yetti çektiğim acı Gel de gör halimi hey bacı Alay, ızdırap işte birkaçı Gurbet elde kalmış biçareyim ben G.hane – 26.11.1992 Mikail Tatar |
Gurbette Geçti
Hayatın ne olduğunu anlayamadım Gençliğimin baharında gurbeti tattım Sizleri düşündüm, sizlerle yattım Gençliğimin baharı gurbette geçti Sizlerin yanında ne kadar mutluydum Yaşadığım hayattan çok umutluydum Gurbete düştüm gülmeyi de unuttum Ömrün en güzel anı gurbette geçti Hayatın anlamını burada bileceğim Yanınıza –inşallah- yakında geleceğim Sizleri çok özledim, özleyeceğim Hüzün dolu yıllarım gurbette geçti G.hane- 14.01.1991 Mikail Tatar |
Güle Güle
Sevda dediğin nedir ki, bir kumar Her sözden, gülüşten bir medet umar Sevilenin yoksa sana sevgisi Hayatın büsbütün olur tarûmar... Gün olur sevgiyle dolup taşarsın Aşkım diye ne cefalar aşarsın Bilmezsinki onun yoktur ilgisi Her gün bin kere ölümü yaşarsın Onun için eşe dosta kızarsın Rüyanı böldü; güneşe kızarsın Senin için o dünyanın ecesi Ama onda surat yok ki kızarsın Bırak artık kalem yazmasın daha Değmezmiş uğruna çektiğin aha At geçmişine bir veda busesi Günden önce umut doğar sabaha MİKAİL boşuna kalma kararsız Sevgi denen meret ne kadar arsız Dinlersen içinden gelen bu sesi Boşuna dil dökme artık yararsız Denizli-01.06.2006 Mikail Tatar |
Gülün Dikeni
Gülün dikeni var dersem, Güle haksızlık ederim. Kusursuz sevmek istersem; Kendime yazık ederim En güzel gül dikenli güldür Yeter ki sev beni, istersen öldür Senden tek dileğim yüzümü güldür Eğer sevmiyorsan çeker giderim Çal-14.04.2003 Mikail Tatar |
Güneşle Solan Umut
Karanlık bir dünyaydı benim dünyam Daha düne kadar... Belki kör değildim; ama Zifiri karanlık bir geceyi yaşıyordum. Her geçen gün bedenime işkence, Batan her güneş bir tuzaktı gönlüme Ya da ben öyle hissediyordum Sonra sen çıktın karşıma bir tanem Bir mehtap gibi doğdun kabus *******ime İkimiz içinde bir mehtapdı bu; Bütün karanlığı silen, Bütün kabuslara dur diyen... O mahtep bizi bağrına bastı Avuttu biz koynunda aylarca Doğacak güneşi hayal ettik hep, Birlikte mutlu yarınlar kurduk. Gece bitipde tan ağarınca bir tanem Buruk bir hüzün çöktü gönlüme Bir bulut vardı güneşin önünde Işıkları bizden gizleyen... Derken bulutlar çoğaldı; Kapladı gökyüzünün dörtbir yanını Artık ne güneşi görebiliyorduk, Ne de onun bir ışığını... Yazık bir tanem, yazık oldu Hayal edilen güzel günlere, Beklenen mutlu yarınlara yazık oldu Yine hayal oldu o güzel düşler Ümit dünyama doğmadan battı güneş Çal-12.01.1999 Mikail Tatar |
Haber Getir
Seher vakti esen rüzgar Sevdiğimden haber getir Sahile vuran dalgalar Sevdiğimden haber getir Beşikte uyuyan bebek Kırlarda uçan kelebek Yaktın beni zalim felek Sevdiğimden haber getir Taşıyamam ben bu canı Sensiz hayatın her anı Geçmedi sevmek zamanı Sevdiğimden haber getir MİKAİL’im derdin çoktur Bu derdine derman tekdir Çabuk gelesin ey doktor Sevdiğimden haber getir Çal – 19.08.1991 Mikail Tatar |
Hasretinle Yaşıyorum
Sensiz geçti yine ömrümden bir gün Buralarda senin hasretinle yaşıyorum Rüyalarımı böldü büyük aşk gücün Her zaman senin sevginle yaşıyorum Hayalin karşımda dimdik durdukça Gözlerim resmine bakıp durdukça Dilim ismini hep anıp durdukça Seni düşünüp özleminle yaşıyorum Karşımda durup da veda ederken Gözümden sel gibi yaşlar dökerken Nihayet bir gün gurbet ele düşerken Söylediğin o güzel sözünle yaşıyorum Kavuşabilmek için gün sayıyorum Resmini daima yanımda taşıyorum Her gece senin hayalinle yatıyorum Bana karşı olan aşkınla yaşıyorum Çal-30.07.1993 Mikail Tatar |
Hatıra Defteri
Yine hatıralarımı karıştırıyorum Hepsi gözümün önünden geçiyor Teker teker konuşuyorum hepsiyle Nedense bu ayrılık bitmek bilmiyor Gözlerim yaşarıyor okurken Son defa görüşüp veda ederken ‘Kendine iyi bak, unutma’ derken Gözlerimin yaşı dinmek bilmiyor Hepsine ayrı ayrı sevgi duyduğum Dertlerime onlarla çare bulduğum Onlarla yaşayıp onlarla güldüğüm Yaşadığım günler geri gelmiyor Bu hasret artık çekilmez oldu Genç yaşımda gençliğim soldu Mutlu günler sanki hayal oldu Hatıra defteri bile bana yetmiyor Çal –13.09.1993 Mikail Tatar |
Hatice'm
Kaderim diye bildiğim Uğruna canım verdiğim Canımdan da çok sevdiğim Bir sen varsın can HATİCE’m Yıllarca ayrı olsam da Hasretle sararım solsam da Seni ahrette bulsam da Yine bana dön HATİCE’m Yeni açan gonca bir gül Sen bana en büyük ödül Bense güle aşık bülbül Damarımda kan HATİCE’m Rüyalarımın prensesi Bu duyduğum aşkın sesi Kulağımda bir nefesi Kollarımda sön HATİCE’m Güzelliğin hiç solmasın Gözlerinde yaş olmasın Kalbin hüzünle dolmasın Mutsuzluğa son HATİCE’m Ben karşında divaneyim Aşk arayan biçareyim Sensiz isem viraneyim Gel yanıma kon HATİCE’m Çal-04.02.1994 Mikail Tatar |
Hayal Sevgili
Bir lokma ekmeği ikiye bölen Derdimi anlayan halimi bilen Ağlarsam gelip gözyaşımı silen Bir sevgili aradım gören olmadı Saçına kırmızı güller takacak Geleceğe hep umutla bakacak Dilinden mutlu sözler akacak Bir sevgili istedim veren olmadı Hasreti bana yaşatmayacak Mutluluğu dışta aratmayacak Beni yarı yolda bırakmayacak Bir sevgili aradım duran olmadı Gözlerim yalnız sevgiye ağlar Kalbim yaralı, karalar bağlar Nerede o yar söyleyin dağlar Hayalini bile önüme seren olmadı İçimde büyüyen karanlığı boğacak Dünyama parlayan güneş gibi doğacak Kanayan yarama ilaç olacak Bir merhem verip süren olmadı Sevgi diye kokladım her gonca gülü Nağme gibi dinledim öten bülbülü Bu muydu acaba aşkın ödülü Yıllardır halimi soran olmadı Çal-04.05.1999 Mikail Tatar |
Hayal Ve Gerçek
Rüya gördüğümü sandım ilkönce Bir anda karşımda seni görünce Gözümden akan yaş ellerime düşünce O zaman inandım hayal değil bu gece Bilmezdim beni bu kadar sevdiğini Yasakları çiğneyip, boşverdiğini İzinsiz bir gece kalbime girdiğini Şunu bil ki; sonumuz girift bilmece Rüya bile bundan güzel olamaz Gönlüm istese de başkasını bulamaz Sevgi dolu kalplere nefret dolamaz Ben kral olayım, sende bir ece Denizli-23.11.1998 Mikail Tatar |
Hayalimdeki Sensizlik
Yine hasret düştü bağrıma gülüm Mecnun, Leyla için çöller yürümüş Yollarına pusu kursa da ölüm Zaten bedenimi çile bürümüş Uğruna derdime bin dert katarım Aşk zehrini şeker diye yutarım Sen razı ol; ben kapında yatarım Aşk elimde ateş olsa tutarım Sensiz hayatı istemem asla Ölüm olur o zaman derdime çare Yaşasam ne fark eder kalbimde yasla Bedenim yalnız, yüreğim biçare İstersek bu hayat bize gül olur Aşkın değerini bilelim yeter İstersek umutlar yanar, kül olur Sana hasret kalmak ölümden beter Bu sensizliğe kurduğum rüya Gerçeği benim sonum olacak Ayrılmaya çalıştım düşümde güya İnan ki bedenim sende solacak Çal-18.01.1999 Mikail Tatar |
Hayat
Şu insanoğlu ne gariptir Gün gelir doğar mini minnacık Artık işi yemek ve uyumaktır Kim bilir ne zaman ayağa kalkacak İnsanoğlu büyüdü geldi sekiz yaşına Bir şey yapamayacak yine kendi başına Eğitim başlar artık insanoğluna Artık yavaş yavaş dert açıyor başına Yaş oldu on sekiz gençlik çağları ömrün Dersler, eğlence çılgınca hayat her gün Fakat insanoğlu Yaradan’ına küskün Bu şekilde geçiyor baharı ömrün Evlenme tarihi gelir bir gün Neşe içinde yapılır düğün Aradan birkaç yıl geçince Bütün yuvaya çöker hüzün Bir gün çocuk çıkar meydana Hayatı çok kolay sanır. Bir de okul başlayınca Masraf babaya dayanır Yaş olur bir gün yetmiş Ana-baba işi bitmiş Onlara bakmak sana kalmış Senin için ya zevk; ya eziyettir Çal-17.09.1990 Mikail Tatar |
Her Günüm Aynı
Dün yine beraberdik sabaha kadar Bütün mektupları okudum durdum Gözlerime yaşlar dolana kadar Hep aynı noktaya takıldım durdum Ne iyi olurdu beraber olsak Birbirimize hasretle yine sarılsak Sonsuza kadar hep mutlu kalsak Gün boyu bunları düşündüm durdum Hayalin gözümden bir an gitmedi Güneş ışıkları seni benden gizledi Dilim döndü Rabb’imden seni istedi Bizim için dualar okudum durdum Yazdığım şiirler ortak oldu sevgime Söylenen şarkılar çare buldu derdime Hüzünlendim, yaşlar doldu gözüme Resminle sabaha dek ağladım durdum Çal-17.06.1994 Mikail Tatar |
Herşey Seninle
İnsan madden bir kez doğar Manevi olarak ilk sende doğdum Denizde boğulmayı tatmadım ama Kalbimi sevince ilk sende boğdum Senin için dostlarıma darıldım Gün geldi umutlara sarıldım Taze bir fidandım sende kırıldım Sevginle yükselen yüce bir dağdım Tek çare kaldı o da ölmekte Kalbim her gece sana gelmekte Seni sevdiğimi herkes bilmekte Yaşayan bir ölüyüm, seninle sağdım Denizli-21.06.1998 Mikail Tatar |
Herşeyim senin İçin
Bana ait birşeyin yok deyip yanma Kalbim yalnız seni sevmek içindir Duyduğun her söze sakın inanma Beynim sevgine yormak içindir Bir başka eli tutmaz ellerim Senden gayrisine kalkmaz kollarım Her gece koparıp sana yollarım Çünkü onlar seni sarmak içindir Yeter artık daha fazla ağlatma Yanan yüreğimi tekrar dağlatma Yaşlı gözlerime kara bağlatma Onlar birtek seni görmek içindir Ömrüm yoluna dokunmuş kilim Her demde adını söylüyor dilim Aşkın dermanını bilemez ilim Dilim daim seni anmak içindir İstesemde başka sesi duyamam Hep yanında kalsam yine doyamam Korkma zarar vermem; çünkü kıyamam Kulaklarım sesini duymak içindir Atıversem lebine sevda busesi İçinde duyarsın ılık nefesi Dinle kalbimden gelen bu sesi Dudaklarım seni öpmek içindir Gülleri laleyi solarken gördüm Sebep nedir diye onlara sordum Misk-i ambemişsin orada duydum Burnum senin kokunu almak içindir Aklıma sen düşende hemen coşarım Sığamam bedenime sanki taşarım Senin için karlı dağlar aşarım Ayaklarım sana koşmak içindir Öleceksem öleyim senin kolunda Bin ömür feda olsun sevgi yolunda Kararımı verdim bak en sonunda Bu canım uğruna ölmek içindir Çal-27.01.1999 Mikail Tatar |
İstemiyorum!
Avutarak beni yalan sözlerle Yüzüme bakarak masum gözlerle Gülücükler dağıtan sahte yüzlerle Böyle bir sevgili istemiyorum Yüzüme gülüp de arkamdan vuran Ettiği her sözde yalan savuran Kendi dünyasında hayaller kuran Böyle bir sevgili istemiyorum Aklıma geldikçe kafayı yerim Her konuşmamda bunu söylerim Benden başkasıyla mutlu ol derim Böyle bir sevgili istemiyorum Uçarsa bir gün aklım başımdam Utanırım artık geçmiş yaşımdan İntikam alırım gözüm yaşımdan Böyle bir sevgili istemiyorum Siirt-23.01.1998 Mikail Tatar |
İsterim
Tatlı sesin kulağımda Güzel yüzün gözümde Sıcak nefesin tenimde Senin olmak istiyorum Açan güller solmadan Gözüme yaşlar dolmadan Hasta olup ölmeden Sana gelmek istiyorum Ellerinde olsun elim Coşkun akan bir selim Yine seni sordu dilim Seninle ölmek istiyorum Her zaman hayalimde Ellerin olur elimde Büyür gider içimde Aşkla dolmak istiyorum Hiç bitmiyor dertlerim Hep yolunu beklerim Seni candan özlerim Sende solmak istiyorum Çal-21.03.1994 Mikail Tatar |
İşte Cim-bom
Biz ki; Manchester’i dize getirdik Monaco’yu, Xamax’ı çoktan eledik Şimdi Avrupa’nın kupasına bilendik Takım tanımayan Cim-bomluyuz biz Alex Ferguson’a selam yollarım Elime geçse tükrüğümde boğarım Gözyaşını silecekse mendil sallarım Kükreyen bir arslan, Cim-bomluyuz biz Çeyrek, yarım derken kupa alırsak Bu Türk Milletini bin sevince boğarsak Avrupa’nın ortasına tarih yazarsak Sakın ha şaşırmayın; Cim-bomluyuz biz Çal –18.02.1994 Mikail Tatar |
İşte O Zaman
Yine dayanılmaz oldu hasretin Geçen bunca zamandan sonra Yaktın beni, hislerimi mahvettin Ciğerime çektiğim dumandan sonra Tek tesellim var şimdi o da sigara Ne olur düşün beni, biraz da ara Sevdalım, senin için düştüm yollara Yeşersin yine dallar bahardan sonra Bana yaşama gücünü veren sen, Önüme sevda sözleri seren sen, Benimle aşkın sırrına eren sen Hayalinleyim yine akşamdan sonra Biliyorum sen benim olacaksın Gönlüme sevda diye dolacaksın Yalnız benim içimde solacaksın Çekilen bunca cefadan sonra Umutlarım bitmedi, hiç bitmeyecek Felek bizi bırakıp gitmeyecek Sanma ki bize zulmetmeyecek Mutlak kavuşacağız, bahardan sonra Bunca yıl sabrettik, yine ederiz Aşk için herşeyi feda ederiz İstersen seninle çeker gideriz Bekle beni canım, askerden sonra Siirt-05.07.1997 Mikail Tatar |
Kadere Bak
Nihayet seninle ayrılabildik Birbirimizi hep kardeş mi bildik Neyleyim benim kaderim bu Çaresiz olarak oyuna geldik Hani sende beni canda sevmiştin Seninde kalbimde yerin demiştin Senin bahsettiğin sevgi bu muydu? Mutlu günlerimize dilek dilemiştin Birbirimize hep bağlı kalacaktık Hani ölene kadar beraber olacaktık Seni sevmek benim tek umudumdu Beraber mutlu sona koşacaktık Çal-26.04.1994 Mikail Tatar |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:49 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.