![]() |
Ben Kadınım
Ben kadınım Beni hafife alma Verildim ikilendim Toprak doğurdum Su doğurdum Bir asırdır sancılar Düğün çiçeği oğul otu Ürettim sevgilerle Değerim bir yerde Beni hafife alma Eirene Hüseyin Yük |
Ben marinasyonundayım senin
Ben marinasyonundayım senin Lakarde etme beni Hüseyin Yük |
Benim Öğretmenim
Benim öğretmenim Bilginizle sevginizle Kültürünüzle görgünüzle Güzelliğinizle gülmelerinizle Çiçek kokunuzla Benim öğretmenim Senden öğrendim sevmeyi İlk kez seni severek Sende büyüttüm yüreğimi Beynimizle sevildiğimizi Senden öğrendim Yıldızlardaki ışıltıyı Sende buldum Gamzendeki asilliğinde Sende sevdim bilmediklerimi En güzel şiirleri Seninle okudum Öğretmenim Kır çiçeklerini seninle sevdim Beklemeyi saygıyı sorguyuda Tertemiz duyguları Günahlardan arınmayı Kitaplarla dost olmayı Özlemeyi bir sevgiyi Sevgiyi sende buldum. |
estelenmiş Ezgim
Güvenime şirk koşuyorsun Meshepsiz gusul ediyor arındım dediğin gururun Rekat rekat sevdim seni Sen ki yüzünde kıble gördüğüm Günahlarıma kefaret gülmelerinle Karanlık umudumun berrak şafağı Mavi kuşağım Kırma ülkümü Yeşile açım Daha bir susuzum susmalarına Körpü köylerde ki genişliğin Kasırga koparan gençliğinle ezme beni Böcek arsızlığında Sesleniyorum sana Hiç bir ses yüreğindeki kadar volümlü değil EN GÜZEL YERİN BESTELENMEMİŞ EZGİN Hüseyin Yük |
Bir adım
Bir adım daha büyümelisin Bir yol daha gitmelisin Bir sevgi daha yetişmeli ellerinde Sonrası sen olmalısın Hüseyin Yük |
Bir Adam Tanıdım
Bir adam tanıdım en zor anımda ilaç gibi gelen Hiç beklemediğim bir anda hayatıma giren Yaşamı yeniden sevdiren kadınlığımı hissetiren Bir adam tanıdım her şeyi tatmış ama tatmin olmamış Sürekli arayış içinde Bir adam tanıdım sonradan anladımki Tanımamışım bu adamı sadece........ leyla Hüseyin Yük |
Bir Gidşin Ardından
Sen Gittin gideli hiç keyfim yok ******* sensiz Sabah olmuyor Dünlerime konuyorsun ansızın Sarıliyorum Lavanta kokan hayallerine Ellerine Itır kokan Menekşe kokan Fesleğen kokan Ellerine tutunuyorum Bir an seni yaşıyorum Seninle gidiyorum karlı dağlarina Geven yakip ısınıyoruz Kurt sesleri geliyor kulaklarima Adını yaziyorum dağın zirvesine Seni Seviyorum diye haykiriyorum Sesim yankilaniyor Sanki sen ve Sesin Bende seni diyorsun gibi Anılarımi beyazlıklara birakiyorum Kollarina atiyorum sendemi Hüseyin Yük |
Bir Pazar Sabahı Gözlerinde Uyusam
Bir pazar sabahı gözlerinde uyusam Sinek gibi kulağına sinsem Vızıldasam Seni seviyorum derim Uçarsam özlemişim demektir Dudağındaki sevgi kırpıntılarını yesem Yinede doyarmıyım Ne dersin sinek ufak midemi bulandırıyormusun mu dersin Yoksa her gamzende biten çiçekten bal alabilirmiyim Seni her seferde sevebilirmiyim Çene çukurunun kuyusundan çıkabilirmiyim Gönlüne çöreklenmiş bir seher sabahı gibi Yüreğinde konaklayabilirmiyim Bir bilsen seni düşündüğümde Yerleşmiş meknlarımda bir halının deseninde bir köpeğin tasmasında,kedinin koşmasında Bir üzümün asmasında Destanlaşan bir aşkın yazgısında Yüksek tirajlı bir gazetenin taşra baskısında Kartalların yuvasında bir ördeğin yüzmesinde,güvercinin yüreğinde,dinimizin Direğinde Derinlerinde Enginlerinde Sevgilerinde Sana ULAŞACAĞIM KAVUŞACAĞIM GÜNLERİMDE Mutluluk dolu olacağım gelmelerinde Sevginle öpüşmelerimde Hüseyin Yük |
Bir Sevda Düşün
Bir tablo düşün sen neresindesin İnsanlar geçiyor bir kış gününde forbesten En lezzetli yerinde yemeğin Üşüyormı yine ellerin bebeğim Bir şehir düşün içinden deniz geçen Sen o manzaranın en nadide yerisin Demekki sen o tablonun yüreğisin Belkide bir kar tanesindesin Bir sevda düşün ferhatlı şirinli Şirinyer parkında şirinimsin Şirince şarabında arama kendini Sen ferhadın yüreğindesin 15 01 2006 17 00 Hüseyin Yük |
Bir yol söyle
Bir yol söyle sana gelen Pusulamdan Kaderimden Arınmış olsun taştan ittten çalıdan Günahszılığa gitsin Hep mutluluk dolsun Bir yol söyle sana çıksın Bir yolki kavuştursun bizi Kavşağında hayatın Bir yol ki cadeesinde begonyalar Balkonunda menekşeler olsun Bahar olsun gökovaya baksın Deniz olsun kenarında Arabamız kalmasın Bir yol söyleki sen olsun sonunda Hüseyin Yük |
Bir yudum öfke
Hiç bir şey yazmasam seni yazarım Kalbimden sözlerine kızarım Bir yudum öfkendir,İnançsızlığındaki inat Sellerin getirdiği ağaç meyve verirmi.. Sendeki korku pamuk ipliğimi Sana şifa veren keten tohumumu Gülüşünde zeytin masumluğun Kuşburnu kivamındaki haz mi Seni kitap yapsam azmı Sevdiğin mevsim yazmı Hüseyin Yük |
Birden Geldin Birden Gitme
Kaç gece seni bekledim Kaç gece gündüzüm oldu gözlerin Bir meşale oldun yalnızlığıma Birden geldin birden gitme ne olur Birden sevdim seni birden küsme ne olur Bir yaz gününde karlı bir dağda Ellerim donarken ismin aklımda Üşümelerime sıcaklığında Hissettim seni yalnızca Buzları eridi ellerimin İçim ısındı sevginden Ne çok sevmişim birden Birden geldin birden gitme ne olur Hüseyin Yük |
Bİrrrrrr sürüüüüüüüü biiiii sürüüüü sevdim seniii
Birrr sürrrüüü biiii sürüüü sevdim seniii Bin misli büyüdün yaz çiçekleri gibi Bir bebek acelesinde korkmadan yürüdüm Biiiirr sürrrüüü sana yüzbinmilyon banaaaaa Hüseyin Yük |
Bitmeyecek Bu Gece
Biliyorum sen güzelsin kolyen güzel Parmakların ince tırnağın dişini sevince Bir karanlık gecede düşlerime sen düşünce Mahrem tenin sırat köprüsünden geçince Büyüleyici dudakların birayla birleşince Bin cilve dökülür bir de sevi leri görünce Küpelerine takılı devlerle karınca Ne söyledimde döndün gittin sessizce Biliyorum bu müzik ve senin güzelliğin bitmeyecek bu gece Hüseyin Yük |
Bize
Bize -gel yalnız *******ime süzme ışık hanesi Sev paslanmaya yüz tutan şu kalbimi Ver Ateş misali güçlü ellerini Al sonsuza dek senin olacak benliğimi yasemin Hüseyin Yük |
Bozkır
Ne çok bozkırlar yeşerir yüzünde Bostnlarına su yürür gülmelerinde Bir çocuk ağlmasıdır hüzünlerin Ben senin mevsimlerini sevdim En çokta gizemlerindeki baharı sevdim Seni uykum kadar sevdim Seherini sevdim Yalnızlığındaki masumiyetini Yüreğindeki sevebilme katını sevdim Ben senin hayalindeki koydaki maviliklerdeki yatını sevdim Şifa nakışındaki bakışını sevdim Seni sevdim Seninle kendimide sevdim Hüseyin Yük |
Bu Aşk Bu Yürekte Küçük
Bu aşk bu yürekte küçük Bu yürek bu aşka büyük Sarılmış benliğime sarmaşık gibi Sanmaki senden bedeninden öteye Yeterki farkına vardıkça değerinin Benimle yeşereceksin Bu aşkı yudum yudum içeceksin Kana kana olmasada Yana yana içeceksin Geçeceksin sende diğerlerinin Geçeceksin sende birilerinin Yollarından izlerinden kalplerinden 15 09 1997 Hüseyin Yük |
Bu Gün Dünden İyi Olmalısın
Bu gün dünden iyi olmalısın Güneş ısıtmalı tenini Gülen yüzün güne dönmeli derinden Daha çok emek vermelisin kendine Hedeflerin denizler gibi engin olmalı Fırtınalarında dalgalara yenik düşmemelisin Sen yine de sevmelisin İti kopuğu puştu Hüseyin Yük |
Bulutların Dağlarla Karlarla Sevişmesi
Bulutların dağlarla seviştiği *******de Adam boyu karların da yandığını bilirim Eskimiş bir fener gibidir gözleri Ahıra düşmüş tavuk hırsızı tilkinin İnek sıcaklığın da tenler ayaza meydan okurken Buz tutmuş yeni terlemiş bıyıklarla Sıcak bir tezeğin ezikliğindeydi Köy yollarında ezberlediğim adın Kalenin burcuna asmıştım rengarenk kekliklerin tuzaklarını Mavzerimin donmuş tetiğini ısıtırken açlığım Göçebe leyleklerden utanmıştım.avlanırken ki hırsımı Tandırda pişen yanık bir keteden çıkarıyordum Ceketimin yamalı ceplerinde babamın diktiği muskayı taşıyordum Yün çorapların ıslaklığında çürümüş parmaklarımı Paslı tenekelere doldurulmuş arpalarda iyileştiriyordum Gençliğimin yalnızlığını Bir ikindi karanlığında iki çift tavşan önümden kalkıyordu Yuvalarını unutmuş yaban kalmış kişiliklere koşuyorlardı Kocaman boz ayı tükürüyordu kış uykusuna geç bıraktığım için Taşlara bal sürülmüş gibi karları yalıyordu susuzluğunda Bir çoban anlatıyordu buzları kırıp yıkandığını Üşümek donmak istesede ayaz agustos sıcaklığı gibi yakıyordu yalanlarını Kurt ve it sesleri Tavuk sesleri koyun melemeleri ve birde sarı öküzün bööleri Samana ve zamana muhtaçtı Eşkiyalar köyü bastığında herkes açtı Zengin olanlarda duyunca kaçtı Hacı dedem elinde radyosu bu bozuk evlat Motoru yanmış duman çıktı içinden Şehir yolu kapalı acanssız kaldım Hökümet ne yaptı acep zamları İhtilalmı oldu.. yok yok cendermeler gelmedi ihtilal olsa gelirlerdi Hoş gelselerde gelemezler ya yollar kapalı Aşık Reyhaniyle Mevlit Eysani Düğün için gelmişlerdi en büyük ahıra Onların saz çalmaları ineklere ve danalara hoş gelmiş olmalı ki Eşlik ediyorlardı hep bir ağızdan Köyün en zengin kızı evleniyordu belli ki İbrahim Tatlıses gibiydi aşıklar Ne mum vardı ne elektrik Gaz lambasının ışığında oynuyordu gençlik Türküler sevda gibi sıcak Bahar kadar tazeydi Gelin ata bindiğinde önünü çocuklar keserdi Kandırmaya iki akide şekeri yeterdi Ey parfümü koklamamış çiçek kokulu yar Düşürdüğün kirpiklerinde binlerce ah var Şehirler ışıksız yollar dar orusbu olmuş kar Denizler tarla kanı çekilmiş bit gibi arsız Yeminler bedbaht aşklar ihtiyar Kısa filmler gibi öykülerinde ödülsüz Sanmaki damlardan atlar düşmez yüreğine Vitesi küçülmüş hızınla sevme Seveceksen bekletme kışı kar çiçeklerini Sunacaksan sun gönlündeki yazı Köyümün ayazı yüreğimin sazı Hüseyin Yük |
Burada Sen Esir Kampı
Burada sen yoksun kokun kalmış Yalnızlık hırçınlaşmış Penceremde öten kuş hastalanmış Çiçekler buldum seni ararken Kor alevli yüreğim esir kampı Şekerin tadı yok İçime sığmıyor zaman Otuz yıllık ağaç Kalemim Bildiklerim. Hüseyin Yük |
Burçlar
Burçlar deyip geçmeyin Düşünün tartın ama almayın Sakın burçlara sataşmayın Burçlar yol haritamızdır uutmayın Koç burcunu sakın küstürmeyin Sürekli hoş tutun çapkınlıgını hoşgörün Hele kızsa koç burcu yabana atmayın Sizi yakar yokluğu aşık olduysanız Ağlatır durur erkekleri kadını Severse kul olur kedi gibidir Dizinizde de yatar gönlünüzde de Güvenirse eğer iyi bir dosttur Erkekleri de kadınları da dürüsttür Aşk uğruna yalanları olsa da iyidir Biraz bencildirler severlerse Özgürdürler Boğa burcuna şiirler yaz oku Önce onun güvenini kazan sonra gönlünü Çenesi düşüktür sabret meyve verir Tenbeldir ama pratiktir sadık sevecen İnattır inatlaşma kincidir düşman olma Boğaların en güzel yerleri gözleridir Somuttur boğa burcu birde obur Her ne kadar saddam ve hitler boğa olsada Aydındırlar cinsel enerjileri güçlüdürler İkizler mayıs haziran mayısta doğanlar hazirana benzemezler Papatyaların yeşerdiği mayısla Karpuzun çıktığı haziran,gururlu neşeli zeki zevkli tenbel Haziranın ilk haftası doğanlar çok gururlu onurlu olurlar İkizler sevgiliniz varsa bu haftada doğan yandınız havadan nem kaparlar Yaşamayı severler sohbet etmekten sevişmeye zamanları kalmaz İkizler kirpilerin sevişmelerini oynarlar Yinede şairdirler yazardırlar jöndürler Kolay kolay kanmazlar ama inanırlar saftırlar Kolaydırlar kendilerine başkalarına zordurlar Yengeç erkeğide kadınıda duygusaldır Anaçtır ama yamaçtır tırmanmak gerekir Kolay kolay alt olmaz yola gelmez Yürekleri coçuk yüreği gibi temiz ve saf Çabuk dolduruşa gelirler Becerikli sevgi dolu hisleri güçlüdür Yengeç sevgılım olmadı hiç O yüzden aşklarını bilmiyorum İyi insan olduklarını biliyorum Gelelim aslanlara ee aslanım)) Ormanlar kralı adeletli sıcak Yüce gönüllü hareketli zevkli Cinsel libidosu yüksek sexe düşkündürler Aslanlar çok zor evlenirler Kedi fare oyununu severler Hep poh poh ta olmazkı aslan kardeşim Ama gercekten de güzeldirler Hala bir aslan sevgilim olamadı ama Çok ıstesemde nasıp olmuyor aslan her insana Hüseyin Yük |
Büyük Düşündüm Bu Aşkı
Büyük düşündüm aşkı Ağır geldi bu yük bana Ne olur isparta kızı Gitmesin bu aşk yabana Düşledim derken bile Düştüm aşkının terkisine Koşarken dörtnala Ne olur arkana baksana Yıldızları getiririm diyemem sana Ben yıldızlardan bile yakınım sevdana Yaz geldi bu ormana Gelincikler açtı karşı dağa Sen gel ne olur körfeze Atma bu sözümü yabana Hüseyin Yük |
Cadde 313
Cadde 313 deyim bizim masada esiyor rüzgar Saçların yüzüme gelecek sanıyorum Bakıyorum Haziran yüzüne çokca ilham aldığım Gözlerinize. Şiirim demli çayım özlediğim kadınım Burda hava temmuz Orda koçmu Burda kokun Orda tenin Gözlerim gögüslerin Orda ölüdeniz Burda ikram Hüseyin Orda gülhan berna ve sen Öpüyorum pırlanta yüreğinizden Hüseyin Yük |
Camdan Dünya
Bir dünya istiyorum camdan Hemen kırılmasın kopyalanmasın İçinde sevgi tarlaları yeşersin Hiç kurumasın soldurulmasın Bir dünya istiyorum mutlululuk tek adresi olsun Kapısının önünde sevgi ve huzur ağaçları dolsun Penceresinden denizi seyrdeyim dinleneyim Pencerelerimin perdeleri olmasın varsın Senin sevgini gölgelemesin İçinde şarıl şarıl sular akan Havuzunda balıklar olan Yeni bir sevgi olsun Mis gibi çiçekler kokan Kirası olmayan derdi olmayan Bir dünya istiyorum unutulmayan, 21 08 1997 Hüseyin Yük |
Cennetim Ol Günahsızım
Bir güvercinle sevdim seni Muhabbet kuşuyla konuşmanı Sabahım ol sütlü kahvem Reçelim ol balım kepek ekmeğim Tuzum gibi seviyorum seni Kuşum ol adımı söyleyen Sen ben olamazsan ben sen olayım Ne istediğini bileyim aniden Suyum ol hayat ver Ağacım ol meyve ver Tarlamda öküzüm ol Evimde kadınım Gönlüme sahip ol Cennetim ol günahsızım. Sevgim ol kutsadığım Kadife saçına taktığın toka Gömleğinde kalemin Ellerinde yüzüğün Aynan olayım hep bak bana Ne kadar güzel olduğunu Yansıtayım sana Uykum ol gir koynuma Isınayım teninden Koku ol bayılayım Bir çiçek ol kırlarda yetişen Sarayıma gir Kapılarımı aç Ben sende açtım aşksızlığımı Sende bana aç sevgi kapılarını Ne olur 2003 Hüseyin Yük |
Cep Telefonu
Cep telefonu çağdaşlık tı Hırsızlar çalana kadar çalıyordu zili Sonra sustu kimbilir kimin cebinde eli Şiirlerimi yazdığım not defterim, İçinde çalındı onlarca şiirlerim Ey hırsız makina senin olsun Bana geri ver mahremiyetimi Dostlarımı arkadşlarımı Çalmaya hakkın yok mesajlarımı Bu kaçıncı kaçıncı hırsızlıklarınızı Afetmek zor zorbalıklarınızı Cep telefonum kimdesin şiirlerimi geri versin Çlınmasın duygularım lütfen Hiç bir şey çalınmaz bilinsin Haksızlık hakktan döner öğrenilsin Hüseyin Yük |
Çocukluğumla Öleceğim
Şu an eğer şu an Çocukluğumla öleceğim Ellerimde papatya SEVİYORUM u koparmışım Dudağımda yaramaz bir kıvrım Tanıdık yüzlerden birine Uçarıca oturmuşum Horoz şekeri elimde Eirene Hüseyin Yük |
Çocukluğumun Selvi Ağaçları Gibisin
Çocukluğumun Selvi Ağaçları Gibisin Dere kenarında dimdik,pürüssüz Rüzgarda saçların salkım saçak Bırakasan,bu dere selviler dudaklarından beslenecek Yıldızlar esneyecek, tatlı uykularında Bir sen birde sevdan Hüseyin Yük |
Damarlarında Akar Seyhan
Bir ağacın kozasında büyür çam Yağmur tanesinde gizlidir sevdan Kor ateştir için için sılam Damarlarımda akarken seyhan Çatlamış dudaklarındır kar Yücelerden yücedir dağlar Gözlerinde gözlerim ağlar Buz kütlesi üstünde topacım Buzların altında balık Alabalık Saçların kabarık Genzin yanık Kuş sesleri eskisi gibi tanıdık Pır pır yüreğinde arındık Hüseyin Yük |
Denizde Dalgaların Var
Denizde dalgaların var Severmisin akşamları Saçların alkışlıyor balıkları Rüzgar kurmuş orkestrayı Martılar sol majör Bir tekne selamlıyor ışığıyla mehtabı Dudaklarının ay ışıgında şarapları tadıyor zaman Hüseyin Yük |
Dere Yatağı
Köprünü dere yatağına kurmuşsun Seller ayaklarını götürüyor Üstünden katır yürür Umudun yüreğinin ortasına kar suyu kaçıracak Tomruklar temelini yıkacak Aşklara ustura vuracak duyguların Alevini suya vur kanat kabuğunu Dayanmaz yanmaz yüzsüzlüklerini Hüseyin Yük |
Dereler
Hep cesaretliydim sen gözlerini kaçırınca Gelişin hep güzeldi ağırda olsa Hep şiirlere saklandık Senin güzelliğe Benim şefkate yazdığım Sana anlatacak en uzun dereler vardı Kendime anlattığım yalnızca Oysa on iki çalınca Dereler su olurdu devler karınca Bu şiir PERİM FIRAT ındır Hüseyin Yük |
Derinliğim
Senin yüksekliğine salmak kendimi Budur benim derinliğim Sen güneşten önce geldin üstüme Ateşimin ışığı değilmisin.sen Ey hayatımın ikindisi Açık denizim Hüseyin Yük |
Dilini bilmediğim gözlerinde
Dilini bilmediğim gözlerinde Seni öğrendiğim Bütün lisanlarımdın sen Sevgi lisanında denizler gördüğüm Cesaret dolduğum Zamanlardi görüşmelerimiz Hüseyin Yük |
Dişi Düş
Bir atın dağa tırmanması gibi Dudaklarına tırmanıyordum Belin yerçekiminine inat Saçların saçaklarıydı ellerimin Bir dişi düşlesem beklesem Karşıma hayalin dikiliyordu En çok gözlerinde sevişirken Şiir kokuyordun aniden Bir dişi dişine takmasın yeterki Değirmen gibi övütür sizi Erkekler koşar düşer pişer İstesin yeterki Kıtaları birleştirir alnına Memeleri patlamış mısır gibidir Ay çiçeğine döner aniden Kirpiklerinin arasından bakarsa Hüseyin Yük |
Doğum Günü
Bugün doğum günün Kaçıncı kez doğdun Doğurdun. Sana hediye almak istedim ' Bir hayalini hediye et' dedin. Şafak vakti Basmane Garında Seni getirecek trenin perununda Bekledim seni. Şehrin ışıklarında yansıdın gözlerime Kucakladım gün seherinde seni. Sen yoksun… |
Doktor Filiz
Her yeni doğum bir filizdir Her filiz bizim yüreğimiz Severiz besleriz özleriz Karlar altında yeşeren Ağaç olur meyve verir filiz Biz her sevdamızı filize sorarız Doğan sen doğuran sen Güne türkü satan Her gönülde yatan sen Nöbettesin elbette bilirim merhamet sende İyiki durmuşsun bir kış vakti tomurcuğa Hüseyin Yük |
Dokunsam
Dokunsam karpuz dilimi dudaklarına Papatya çokluğunda çocukluğuna dönersin Bahar mağaralarıdır kuşlar Ekmek kokusunda gamzelerin Hani çıkıp gelsen yaz gelse Seninle gülen akşamlarıma |
Dostmusun
Seni dostlukta ararken uzaklarda buldum Bekledim bekledim hem yoruldum hem kırıldım Artık titretmiyor adın yüreğimi burnumun direği sızlamıyor Anmıyor adını adım Gece yarılıyor anlında düşünemiyorsun Alev alıyor miltanın yanılıyorsun Darağacına asıyorsun belkide umutlarını Ağlıyorsun yanıyorsun söndüremiyorsun Ne uzağa bak ne yakına arkana bak arkana Kabuk değiş yılan gibi yaz geldi yaklaş yakınlaş Karamsar sarmısakları ek butun yeşillere Ne zaman şafak tohum verirse döllenmelere |
Döndünmü?
Döndünmü Bana olmasada merhaba demesende Saçların serpilsin pencerende ışığın yansın yeter Sokak kedileri sincap birde sarı kuş Evinin yokuşu bile özlemişti seni Saatler teke düşünce ellerimiz üşüdükçe Çaya dudaklarımız alışınca Ve senin uykun kaçtıkça sohbet koyulaştıkça Tenin derinleştikçe DÖNÜŞLERİNDEYİM Hüseyin Yük |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:53 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.