www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Şükrü Özmen (https://www.cakal.net/showthread.php?t=82218)

PirincBurgeR 08-17-2007 07:36 PM

Bukleyi Beklerken

Demiri
Isısıyla eriten
Geçmiş zaman kurtları
Lalelendirip öce salmayın
Hasretin kıpırtısını

Temiz duru siyahsız
Esinli yosunsuz kudret
Üfle
Uçana kadar
Kulağımızdan zar

Pir-û pak pembeler süründükçe
Kalemin karındaşı akkağıt
İlerledikçe bahar günleri
Ruhu basan bir sıkıntıyla
Ekle yazgıyı
Tozsuz döşemenin sağ yanına
Bekle gelsin yine
Her zaman gelen

Bak aklı parlattıkça
Yansıyan ışığa bak
Sezginin yarasası
Nasıl da ölüyor
Bu karanlık aydınlıktan

Zaman
Dudaklarından sızan kana batırıyor
Eşyanın cesedini

Bekle gelsin
Bekle ki gelsin
Bukleli kız
Sessiz suyun içinden



18 Nisan 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:36 PM

Orda, bir camekan ötede
Bedenimin atisi
Ben hala çekiyorum
İştahlı nefeslerle
Kanıma nikotini
Bu ne zalim densizlik
Bu ne manasız çile
Ölüm
Korkutmuyor muydu oysa
Kendinden
Fişek yemiş köpekler gibi
Tıknefes bir nöbette
Daraltıyor dünya
Mükemmel anatomimi
Kusursuz bir çelişki
Aklımda bundan kalan
Allah doğru söylüyor
Gerisi komple yalan…


EYLÜL 2005

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:36 PM

Canlı Bomba

Ölüm bizi kucakla
Sar sarmala
Öp yanağımızdan
Direnişsiz yaşam
Senmiydin gelen
Defol başımızdan


2002

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:37 PM

Coğrafyama Sınırlar Çekilemez

Sabaha saklanacak bir serinlik bulmalıyım
Gövdemi aşkın cehenneminden korumaya

Yıldızlara soru sormaya cesaret etmeliyim artık
Cesedimi heykel taşından heykele döndürmek için

Bir düş çaresizliğinden bakmalıyım
Rüzgarı caddelerinde konuklayan bu kente

Zamana endişeler ekleyip beklemekten caymalıyım
İmza altına almak için yasadışı ruhumu

Yönetilen bir film olmaktan çıkmalıyım
Şiirin sezgisine uçurmak için yaşamakları...



24 Ocak 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:37 PM

Cumartesi Anatomisi

Uykumu ebabiller taşlayabilir
Serin sofalarında yatmazsam
Sahil kulübelerinin

Rüyamı şairler yıkayabilir
Derin damlalarımla
Oymazsam şiirlerini

Karanlık kalemimi saklayabilir
Nefretle bulanık acı tatları
Kağıdın rahmine dökmesin diye

Sigaram boş yere küllenebilir
Ciğerime dolmadan
Tütsüsüyle hayalimi fonlandırmaya

İçimde deli taylar oynaşabilir
Ruhumda kurak tarlalar
Bitmesin diye

Sefiller sadakamı reddedebilir
Dalaşmaktan yorgun,eve döndüğüm
Alaca bir akşamüstünde

Çocukluğum çalınabilir
Kolluk güçleri tarafından
Cıvıltısı tehdit sayıldığından

Şiddetim zavallılara kıyaslanabilir
Sütten ağzı yanmış
Melekler tarafından

Tenimi darağacı üfletebilir
Dünyanın çizgisiz dudaklarından
Zamanın çürümüş ciğerlerine

Hüznümü bir çocuk anlayabilir
Daha düşmediği ana rahminden
Ömrüme bin ömür katarcasına

Korkumu karabasanlar yadsıyabilir
Nefretle giriyor oluşumdan
Dehlizlerin karanlığına

Zindanlar ışıkla yırtılabilir
Vedasız ayrılıklara girgin
Yürüyen karaltılarla

Zamanlar zemine oturabilir
Belkiler çünküye devrildiğinde

Ölünmez bin ömür yaşanabilir
Sonsuz'un bir noktalık arazisinde...




6 Aralık 2007/Cumartesi

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:37 PM

Cüce

Beni kıyı köşe arayan
Şu uğursuz cüceye
Göstermeliyim artık
İçimin cehennemini
Yadsınmış laneti
Cebinde taşıyan
Erkek duruşlu
Bir kadından
Ismarladığım hüznü
Vermeliyim ellerine

Beni köşe bucak arayan
Şu lanetli cüceye
Serin sevdalarımı
Kavi kahırlarımı
Mavi giymiş umutlarımı
İçimin loş kekre sisli sıcaklığını
Göstermeliyim ki
Vazgeçsin
Kederi yüzümün çizgilerine
Gömmeye çalışmaktan

PirincBurgeR 08-17-2007 07:37 PM

Çanaklar Çömlekler Irmak ve Köprü

Korkuyor nefesini bırakmaktan
Kafiyesiz bir hırıltıyla inleyen yıldız
Demekki korkulmalıymış
İnadına parlamaktan

Gergin şeyler geçiyor ayın üzerinden
Toz kaldıran ufalayan bir hızla
Ama görünmüyor kolayından
Parçalara ayıran diklenmesi uzağın

Esrarlı yangınlar çıkıyor
Ormanın iğneli derinlerinde
Yemişleri yemiş işte aç kurtlar
Dumana dekor düşüyor bu dramdan

Şakacı kuşlar inliyor ovada
Aç köpeklere söver gibi neşeyle
Nicedir sormazlardı oysa
Tepeleri tutan nedir yamaçları kıran ne

Kabaca kusuyor dalgın zemheri
Kutsal kaselerin durduğu rafa
Soğuk ve hacimli bir şehir
Yenilenirken zümrüt yeşiliyle

Sandal sefasında boşalıyor
Yardımsız şekilsiz ruhsuz ışıltı
Güneşle eşleşip içeri sızan
Çanaklar çömlekler ırmak ve köprü

PirincBurgeR 08-17-2007 07:37 PM

Çıkıcı Gam

SOL ANAHTARI...

Seçilen sevilenmidir hep
Rüzgar uçurduğu her yaprağı severmi
Kuşlar kar aralıklarında ölmeyi
Anneler ağlamayı seçerde hep
Severlermi acaba bunu yapmayı

DO...

Senfonik bir gürültüyü andıran sokak
Ardına yamalanmış binbir vesvese ile
Akan akan kan göllerine
Gözlüklerinin arkasında
Tebessümler biriktiren insanlar
Nedendir efsununa tabii çareler bulunamayışı
Kendini fesleğenden uzaklaştıran kadınların
Hani yüksek evlerin camekânlarından
Sokağı dinleyen çocukların arzusu
İşte gelinmez diye gidilen her yolculuğun
Kentte patlattığı bombaya koşan uzmanlar
Yaralıyor ellerini erken baharın

RE...

İçine kuşlar kaçan her zindan
Aydınlanır sanılırdı halbuki
Yeknesak loşluğunu ışıldatır gibi gelse de
Mücrimin hakkı varsa
Eza ettiği anlamdan dolayı
Dargın ikindi ışıklarına gerek yok
Kuş sesi yeter ona

Mİ...

Kirpiklerinden savaşlar sağılan taylar
İçip canilerin meydana göllenen kanını
Sağrısını dirilten
Büyüten endamını
Gözlerinin kıvrımında hüznü konuklayıp
Ayaklarıyla
Dünyayı endişeden koruyan taylar

FA...

Ses kesik
İçimin aksi yok hiçbir yamaçta
Bağırıp bağırıp duyamayanım
Sabahın kıyısında yemlerim âh-u zârımı
Gitmek bir çırpıda gelmeye ayarlı olmasa
Meraksız bakışları altında
Mor çiçekli uçurum bitkilerinin
Uzanmak işten değil
Ötenin sıcağına

SOL...

Gözyaşıyla saldırılan hüzün kalesi
Ne As'ı kaldı elimin ne de valesi
Bulutlara sormalı nedir çaresi
Beklerken ruhumu üşütmemenin

LA...

Reddetmekle temizlenebilen
Bir kaleyi andırır insanın ruhu
Pisi reddet,pâk doluşsun içine
Denklem basit ve fakat
İnsan matematik sevmiyor işte

Sİ...

İpince kumaşlardan arıtılabilir
Arsızların kenevir kokan huzuru
Anlam anılarında
Bir gençlik rüyası ereksiyonundan
Daha değerli değildir
Ve filtrelenmelidir onların müreffeh cesetleri
Kokusuna kış gelmeden
Boğazına kadar güle batmış mevsimin

DO...

Dolunaya yazılmalı birşeyler
Hecesini çalıp çocuğuna ad yapan
Hırsız bile olsa şair
Yazmalı dolunaya şiirler
O mehtabı biriktirip
Ceninler üstü teninde
Sunuyorsa
Rakı-balık feylesoflarına
Yazılmalı dolunaya hatırlatılmalı
Işığa elçi olduğu halde
Işık sahibi gibi davranmasının
Yanlışlığı anlatılmalı





2 Mart 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:37 PM

Çiy

Bekle
Gül yaprağında
Çiy damlası gibi
Eyyub'a sabrı öğretir gibi
Gelirim
Solmaz gül
Çatlamaz sabır
Gelirim
Gözlerinin krallığına...



1 Ocak 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:38 PM

Çöl

Gece
Başımda ışıksız bir sıcaklık
Alıyor bütün gizemini
Şiirin
Ağlamaya bozuyor
Hemen bütün mısralarımı
Gece başımda ışıksız
Bir sıcaklık
Garip dualar peşindeyim
Şöyle riyasız
İhtiyarlamış bir ruhum var
Aynada gördüm.İnandım.
Tabii yalan değilse gördüklerim
Ve tabii
Ayna da yalan değilse
Gece
Başımda dumansız ateşler
Sırtımda
Sarısız bir çöl yüklü
Akreplere mezar bir gece
Aydınlıksız bir ateş yanıyor
Sırtımdaki sarısı alınmış
Çölde
Dengesiz denkler yüklendiğimden beri
Silah, çok garip geliyor
Savaşmayı sanat bilen
Nasırsız, nazenin ellerime
Ki, kumdan silahlarda gördüm
Yapamasam dahi
İşte sırtımda
Sarısız, kumsuz bir çöl varken
İçeride yuvarlanıyorken
Atardamar içinde kan
Erkeksem
Yapsamya hadi
İşte dalga
İşte duruluş
Yoktur bu ciyfe dünyada
Şehadet gibi vuruluş
Yine gece
Alnımda
Işıksız bir sıcaklık
Sırtımda sarısı çalınmış
Çöller
Taklamakan gibi
Gobi gibi
Sina gibi

Ateş
Işıksız bir ateş
O'na mahsus onu yakmak
Söndür Allah'ım içimin
Pırıltısız alevlerini
Nurunla aydınlat ruhumu
Pencereme gün doğsun
Alan sensin, veren sen


Mayıs 2003

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:38 PM

Çölden Mâmûl Kederim

Senin sessizliğindir göğsümde çağıldayan
Ey suyunda esir kaldığım ırmak
Vakitli vakitsiz yeşeren çilem
Aynaları kıran zamana, asi öfkem
Lâl dilim, hazin hikâyem
Darağacından her kaçışım iki rekât
Uzaklaşmam hayata ip mesafesi
Rüzgârdan kumdan çölden mamûl kederim
Gözümde yaş kurumadan önce
Ufalanmadan tenim aşkın cenderesinde
Nerden gelirsen gel nasıl gelirsen gel




9 Mayıs 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:39 PM

Çözülme

Çözüldü hüznümün düğmeleri
Çırçıplak bir sıcaklıkla
Girecek koynuna
Yanan bekleyişlerin
Sevabına sevmiş olmanın
Günahına batık
Ensesi güneşe ve dağlara teğet
Soluklar aldıracak
Mesaiye geç kalanların
Sabah bültenlerinin
Tahvilat piçlerinin
Hemen bir adım önünde
Yongasında sabah telaşının
Kitap tezgahlarının
Dirilten ferahlığına
Kusmadan cehaletini
Yürüyüp yangın yeri plazalara
Kırık yırtık bir hazana
Mısra sıkacak namlusundan

Çözüldü gözümün sahte bağları
Dupduru bir kız kulesi resmi karşımda
Sepetin dibindeki yılandan artık haberim var
Rapunzelin sabrını bile ıslatır
Denizin mavi tuzlu maisi
Çıldırmış bir kıyama kıyıyor akşam
ve balıkların bu suçta
Kılçık kadar payı yok
Dingin bir enginliğe sürülüyor
Gecenin resimleri
-ki en güzel resmidir
gece bu gökyüzünün-
Dalgın sardunyalarla avunuyoruz
Tel kokusu
Boğazımızda pasa durmuş enkaz
Rüyalarla okşanıyor
Yağmurla durultuluyoruz
Yakamozla bağışlanıyor
Tüm esrarlı suçlarımız

Çözüldü aklımın sorunsalları
Ben gittim
Kıyıdaki yalnız kadına
Sorun-salları.........




12 Ocak 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:40 PM

Çözülmez Düğümlerin İskenderi

Aydınlıktan kovulur
Yoldan çıkmış esirler
Kelepçeler bilekte
Ömür gibi çürürken
Çünküsüz izahlara
Meyleder çünkü
Hüznü filmlere hapsetmiş
Köle tüccarları
Zamanın aksak ritmi
Kapıp koyvermezse
Sabahın dinginliğini
Ardıçlardan dakikalar sağmaya
Hiç gerek kalmaz
Çözmeye yetmez
Akrebin gücü çünkü
Karartılmış gizlerin
O serin saltanatını

Düğümler ekliyor
İçimin İskender'i içime
Boş beleş hükümdarlığına
Bir kısa an daha
Katmak adına
Uzatmak niyetinde
Kellelerden mamul tahtında
Kıçını şişirerek
Oturma süresini

Otursun varsın
Uzlaşmaz kılsın
Savaşlarla kanla bekleyişle
Mesafeler ve
Rüyasız uykularla hırpalanan
Gece mesailerini

Madem ki hüzünle sarmalanmıyor
Kadim kavimlere imrenen yalnızlığımız
O zaman buyursun otursun
Herkes istediği yere...........

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:40 PM

Ruhumu çalabilirdi her an
Herkese galip
Sinsi yarasalar
Sen,
Billur bir kase içinde
Göğsüne bastırıp
Saklamasaydın.

Kedersiz gülüşlerimi uzatan
Bu boşluk
Senin kılıcınla dolacak
Girdapsız zamanların
Neşeli piçliği
Seninle son bulacak

Tüm piçlere babasın
Kral senin soyundan


Şubat 2006

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:40 PM

D'artagnan II

Demiştim ya
Girdapsız zamanların neşeli piçliği
Seninle son bulacak diye geçen
Bildim son buldu
Artık girdaplı zamanlarımın
Hüzünlüğü hiçliği başladı
Bu bir babalıktır
Yerinde yalnız oturan bir adamı
Kaldırıp fırlatmaktır uzağa
Böylece zamana açtığım
Savaşıda kaybetmiş oluyorum
Akşamları büyüyen molalar
Azalıyor gitgide
Göğsün işlevsiz bir kasedir artık
Kalpten kara lekeler çıkaracak ecza yok
Onun paslanmış cidarında
İttir beni sonu yok savaşlara
Çünkü savaşmakla anlamlanır ancak
Bir muhalifin elleri
Ya da
Gökte kanlı bayraklar gibi
Sıkılı yumruklarla


Tüm piçler artık mutlu
Kral tahtına döndü...

PirincBurgeR 08-17-2007 07:40 PM

D'artagnan III

Sen bilinmez yangınlarını
Keşfetmekle marifetli kral
Nasıl uzun bir gölge bıraktın
İçimin avlusunda
Sen aşkı hesaplara gömmüş
Şiir yiyen canavar
Piçlerden kesmediğin umudu
Aşktan neden kestin
Elinde kılıcın
Terliyor avuçların
Ece senin git ve al
Yoldaşların ardında
Bilmesen bunu
Yada bilsen
Eylemsizliğin nasıl kanatıyor prensesini
Aramis kahrediyor
Taşlarla yoldaş Atos
Haydi davran DARTANYAN
Aşka uyandır kalbinin derin uykularını

Kral insin tahtından
Aşktır gerçek hükümdar.




Kasım 2006

PirincBurgeR 08-17-2007 07:40 PM

Dalgın DURGUN Kederli

Ben kendimi hüznü bilir sanırdım
Durgun azapları görmeden önce
Tanımsız tarifsiz gözsüz kedere
Aşina bilirdim azalarımı

Azalarla çekilmiş bir azabım
Herhangi bir acım yok
Bundan nüksediyor olmalı
Ara ara kan gözlerime

Perdeler çekiyordum kalın perdeler
Hayatla şiirimin orta yerine
Attığım hiçbir nutuk küçültmez şimdi
Sonsuzluğa karşı ihanetimi

Atılmalı evet sonuna kadar
Elsiz fersiz yapmacık
Kalbimin çürükleri
Dolan nedir ki bu boşluğa

Gecenin mirası bir sabah mı hep
Sabahsız ******* yaşamadım hiç
Ruhumsa yenilmedi asla
Dünyanın eşkıya duruşlarına
BİTTİ

Yenildim hüsran oldum
Malumat bana azap
Gölgem düşmanım oldu
Aklımın kırışıklıklarını açan
Dalgın DURGUN kederli
Bir hayalet mi olacaktı
Karşımda duruyor küstah edasıyla
Belanın en belası keder anlarım
Atlamazdım asla ben o kuyuya
O beni çekmeseydi karanlığına
-Nerdeydin gel bakalım sert adam
Alalım kalbinin demir tozlarını
Bizde bu iş için en mahir mıknatıs var-

Git
Zaman
Ellerine güzel bir kına yaksın
Ki biz şehre girerken
Sancak sende olacak
Güzeller güzeli bir kuşatma
Senin ellerinde
Anlamlanacak

Direndik savaştık
Ve işte aldık kenti de
O zaman ne bu hüzün kalplerimizde
Aldığımız bir kent ise
Verdiğimiz nedir
İsyanın ateşine



19 Ekim 2006

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:40 PM

Dayan Diren Şiirlen

İtiraz edilebilir mi
Günahın ölümle kesilmesine
Aşkın yeşeren bilinci
Nefretin istiğfar makamı
Ölümle

Ah! ..
Renkleri bir ton açan yağmurları
Gömleğine düğmelemiş saydamlık
Ah! ..
Şiiri kaftanında bir yama sayan katılık

Efkârın dibine doğru giden
Derin yolun yolcusu
Yol yorgunu uykuda.Derin
Kelepçesiz saatleri esreden
Zümrüt yeşili bir ahenkle

Karşı konulabilir mi
Karşılıksız ölmenin günahsızlığına

Yelpazenin farkından hayata yaklaşan izah
Var mı çaren
Dudakları aşktan yanana
Su veren elin çatlağına

Ey! ..
Kulede resimlerle avunan bilge
Kaç mağara aydınlatabilir ki
Sendeki arkaik malûmat
Fildişi
Kulağında Selimî bir küpe
Yorulmaz mı durulmaz mı
İnce ince kıyılıp savrulmaz mı
Samandan sanrıların

Dudakların çatlaksa
Rüya yangınından kalma hasarla
Fillere kin unutturan tebessümün
Yetişmiyorsa ölümün âsâsını kırmaya
Ayan beyan yenilen
Diren
Dayan
Şiirlen…

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

De

Bulutlar yağmura meyyal
Gökler sağanağa muhtaç
Gözlerimde...

Sema karanlık
Ve girift
Yüreğimde

İncecik notalar
Hüznüme değip
Epritir hayatımı
Ki tüm güzellikler
Elinde olmalıydı
Şu küçük kızın
Şiirde...

Yeryüzü elem girintileri
Ve yeryüzü
Sevinç çıkıntıları yapar
Duyguların fırtınasından
Gönlümde...

Okyanuslar Med
Ve okyanuslar Cezir
Gelir vurur
Gider durur
Dalgalar
Darağacı gölgesindeki
Ruhumda...

Kuşlar
Bahara serenatlar sunarken
Tetiktedir yaz
Ve güz
Bekler kendi zamanını
Kaderini bekeleyen
İçimde...


2001

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

Deniz Tuzu

Öldür aklının şeytanlarını
Yarama deniz tuzu basma sevdiğim

Kaldır aradan mesafeleri
Hüznüme hançeri sokma sevdiğim.

Aşkının ateşi yaksın ruhumu
Tek siteminle yakma sevdiğim

Geleceğim her gel dediğinde
Yeterki kalbimden çıkma sevdiğim



19 Aralık 2006

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

Derd-i Derûn

Yamaları sökülsün
Rengime giydirilen
Bu deli gömleğinin
Açılsın sefaleti bir bir
Görünmeyen yerlerimin

Meğer yangın sonraları
Hep kül ve duman olmazmış
Meğer kapatılan yerlerim
Havalanmalıymış hep
Derd-i derûnuma dokunmalıymış
Sebeb-i hayatım
Nazenin elleriyle
Mülk sahibi bu diyarın
Desteksiz tahtında
Bir ömür oturmamalıymış

Eyvah ki vah
Sesinin goncası
İçimin ormanına açılan
Nergis soğukluğu
Serden geçen serim hey
Yeşilim
Maviye karşı

Mağlubum aşka.........




31 Ocak 2007

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

Derkenar

Kalbim;
Bir ortaçağ aşkının
Şuleleriyle doludur.
Geçen zaman
Dirlik eklemişsede,
Yeniden yazılan hayatıma.
Ve hasretler girsede,
En eski halleriyle rüyama
Ellerim;
Rüzgarın vicdanına
Terkedilemeyecek kadar
Diridir! ..
Bir dünya gözlerimde
Hep canlı
Bir yürek hep atar nabzımda
Eksilmemiş vuruşların
Ve yokluğunda kahrolunan
Çün yokluğu azap olan
Bir ER'in hüznü ruhumda.
Yıldızların gadrına uğrar bakışlarım
Yıldızlar:
Ki çoktandır parlamaz
Gözlerimin ufkunda
Şiir bile yıldızlaşabilir
Ellerimin atımında

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

Desk

Resmine bakıyor cennetin
Kalemsiz kırılgan gözleriyle
Tohumsuz pür perişan aklı
Zikrediyor
Kara karıncayı hakkıyla bileni
Taun belası değil
Aşkın en onulmaz
En eczasız yarası
İşte bu...
Gözlerinden ruhlar geçiyor
Taşlayan EBABİL'in



Haziran/2004

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

Ürperişim

Yaz henüz başlamışken
Kıpırtılı hikayesini yazmaya

Gece serinliği mi
Öğlen kavuruculuğu mu
İkindi tenhalığı mı
Bilinmez

İçime sabahlar açtıran cıvıltı
Bu kadran dönüşüyle geldi
Kovanıma bal dolduran bu arı
Zindanımı çiçekleyen bu nefes

Aydınlığım bundandır
Yücelişim bu yüzden
Ve kutsal bir meşale gibi parlayışım
Dehlizlerin karanlığında

Ellerimi ikircikli telaşlardan koruyan
Bu yangı
Nefesimi rengine bulayan
Bu boya
Doğdu
Geldi
İçimin cinnet provaları
Sahnelenmeden az önce
Kanyondan
Mor çiçekli dikenden
Boşluktan koparıp kalbimi
Kırlara
İşte oraya
Papatyaların yanıbaşına fideledi
Doğdu doğurdu ömrümü

Anneden çıkan annem
Yarim
Yarenim
Sevdam…



4 Haziran 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

Dokuz

Sahilindeyim yanık türkülerin
Eşyaya ket vuruyor
Ruhumun alazları
Devrik taburelere ağıtlar yaktığım
Dar gölgesinde uyumak
Rüyalara dalmak için yırtındığım
Bir anı denizi
Önümde dupduru uzanmış
Bana bakir balıklarının
Marifetlerini seyrettiriyor

Ah bu haşere zaman
Nasıl kaşındırıyor anılarımı
Nereden buluyor
Coşkumu hüzne dönüştürdüğüm kavgada
Kullandığım kılıcı
Gövdesinde esrar
Teninde giz'ler taşıyan
Bu kervanı neden boşaltıyor
Damarlarıma
Ki onların güçsüz aciz çeperleri
Kararıp ayinlerle
Çatlamaya yüz tutmuşken

Yok işte duyulmuyor
Devrik taburelere
Yazdığım şiirler...



1 Aralık 2006

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:41 PM

Dost'a l

Sen ölürsen dostum
Adı dünyaya hüzünle kazınmış
Anılarım ölür
Hayata sımsıkı sarılışlarım
Yeni baştan başlama arzularım
Ve anlamlarımın kördüğümü gönlüm
Ölür

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dost'a ll

Ölüm
Taze bahar çiçeklerini
Kıskandıracak güzellikte
Buluyor kendini
Senin gözlerinde

İkindi gölgeleri gibi
Upuzun düşüyorsun
Hayatın ışığına

Alacakaranlıkta tertemiz hayaletler
Oluyor başucunda

Ve tertemiz rüyalarında
Bakirelerin
Senin gözlerin oluyor.

Ergenler sivilceli yüzleriyle
Sevmedikleri kızları
Rüyalarında düzerken,
Sevgilisinin ellerine
Dokunmaya kıyamıyor
Marifetsiz çocuklar
Senin düşlerinde

Sen kendini
Uçurumlara
Kalkansız yalnızlıklara
Düşlere
Annelerin gözyaşlarına
Babaların katı şefkatlerine
Ve terkedilen sevgililerin
İç burkulmalarına bırak

Beni burda bırak
Yalnızlık gözlerimin yoldaşı olur
Ruhumsa hep aynı istikamette
İşte ölüm
Senin ellerinde
Ter-ü taze kır çiçeklerinin
Nazenin yalnızlığına dönüşüyor
Kırıyor işte benim belimi
Ölmek değil
Ölümün düşüncesi
Beni sana
Beni dünyaya
Beni Allah'a
Açıklayacak hiçbir şeyim yok
Şu birkaç dizeden başka:

Birden bire boşalan yolların ortasındayım
Hedefler hep çok çook kolay olmuştur.
Nereye
Nereye
Nereye
Gideyim...



Temmuz 2002

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dost'a lll

Ömrümün
En yakışıklı hatırası sensin
Kapanıp ağlamalarımız boyunca
******* ve ******* boyunca
Elleri çiçeklenmiş gençliğimin
En elle tutulur
Unutulmazı sensin

Ufka dalıp gitmek
Hayali cihan değer
Devletler gibi
Bakmak dünyaya
Sivri yanlarımız
Muhalif bakışlarımız
Gayr-ı fıtri otomobillere
Ömrümün
En adam hatırası sensin

Aynalarda ben başka
Karşımda sen hep aynı
Ömrümün
En naçar hatırası sensin
Sensin çıkmazlarda
Kadınların aydınlandığı şarkı

Bilirsin
Hep korku dolu bakarım ben
Denizin o geniş karnına
Sınırsız gök aramalarım
Sonunda
Ufuksuz bir mahpus şehre
Düştü günbatımı
O sığ ve büyük
Irmağın kıyısında
Karşımda gözlerin
Güvercin kanatlarına anlamlar yüklüyor
Ömrümün
En girift hatırası sensin

Kadınlar
Ve işte kadınlar
Senin en büyük bilinmezin
Korkun ve kederin

Kadınlar ah kadınlar
Akreplerin aydınlattığı kadınlar
Yüreğime kıpırtılar katan
Beni ölünmez uçurumlardan atan
Kadınlar
Seni birtek onlar bilecek
Ana yürekleriyle...

Evet oğlum
Sen benim ömrümün
En derin hatırasısın.

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dost'a lV

Semaları yeryüzüne indirdik
Hasretlere aşık olduk seninle
Yangınlara buzdan urba giydirdik
Yandık; yanmalara yandık seninle...

Şişmişti ayaklarım yazdı sıcaktı
Tepelere altından bir güneş çıktı
Doyurdukça karnımı ruhum acıktı
Bulduk; bulduğumuzu sandık seninle...

Ellerim yüzümü kapatıyordu
Akşam ovaları saratıyordu
O mana ruhumu daraltıyordu
Uçtuk; yücelere konduk seninle

Ruhumda tenimin ağırlığı var
Ruhumda cesedin sağırlığı var
Ötelerden bir sesin çağırdığı var
Uyduk; çağrılara kandık seninle...

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dost'tan

Sen ölürsen
Toprağının kokusu
Şiir ülkemi sarmadan
Gitmem mezarından

Sen ölürsen
Bayrağı bulutlar olan
Gönül ülkemizden çıkmam

Ben ölürsem
O zaman
Sen ölürsün



DOST............




27 Kasım 2006

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dosyalar Mühürler

Bir iklimsiz kar yağar
Ömrün yamaçlarına
Çarmıhlarda tükenen
İmanın bu son nefesi
Beyaz kuşlar getirir
En soylu muştuları
Ki en güzel resmidir
Gece bu gökyüzünün

Şimdi ellerinde karbulutları
Çıkıp gelir gülen çocuk
Ve şimdi gider
Hayatın katı fotoğrafları
Dosyalar yüreğini acıtıyor
Deli bir tayın
Sen çırçıplak beynin
Görünmeyen başınla
Ellerinde bir demet mühür
Dolaşır nem ararsın
Ömrün tenhalarında

Mayıs 1999

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dört Dörtlük

Ben bir göçebeydim dünya yurdunda
Seslendin eğledin kal ettin beni
Unuttum ölümü karşı durdun da
Aşkınla bir garip hâl ettin beni

Dünyayla barıştım senin uğruna
Zamanla yarıştım senin uğruna
Devlerle dalaştım senin uğruna
Ürkektim korkaktım Zal ettin beni

Esritip düşleri yoluma saldın
Uykuma kastettin rüyama daldın
Lisânıma sızdın şi'rimi çaldın
Bülbüldüm gülşende lâl ettin beni

Hasretinle yandım tüttü dumanım
Ah-û zarla geçti hayli zamanım
Vuslatındır benim elim amanım
Sonsuzluğa giden yol ettin beni




4 Nisan 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dua

Allah
Allah
Allah'ım
Beni bana bırakma
Beni senden uzaklaştırma
Dolmayı bekleyen boşlukta
Işığa muhtaç loşlukta
Gözlerimi yollarda bırakma

Keder benden uzaklaşma
Ateş beni bırakma
Yanmak,
Kalmak demek oldu benim için
Sönmek,
Ölmek anlamında
Yanayım yangınlar boyu
Buralarda yanayım
Ordaki yangınları kaldıramaz
Benim ruhum
İtilmişlerin
Cezaya kalmışların yangını
Beni bitirir

Beni bana bırakma
Beni senden uzaklaştırma
Dünyada yak beni
Sonsuz serinlik
Ve ferahlık istiyorum
Oralarda..


Temmuz 2002

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Dua (Kum Fırtınasına)

Sahibim,
Derdime
Dermanım,
Hasretim,
Hicranım,
Vuslatım,
Allah'ım:
Kalbimin kılçıklarını
Bağdat'lı çocuklara
Ayıklattır
Taşlaşmış yerlerimi
Seksenlik ninelere
Pervanesinde Apachi'nin
Bir ömrün en güzel
Madalyası var
Dedeler onu istiyor
Ver Allah'ım ver
Selli, kumlu, ateşli
Yağmurlar, rüzgarlar ver
Yoksa nereye gömebilir
Babalar çocuklarını
Anneler hepten ölürde
Sen bilirsin Allah'ım
Bizede öğret
Kumdan nasıl
Silah yapılacağını...


Nisan 2003

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:42 PM

Duvarlar

Duvarlar
Eskiyen ışıkları
Göğsünün matlığında eriten
İnkar edilmez yeşili
Karşı konulmaz maviyi
Cürmü sorulmaz beyazı
Kenarsız donukluğuyla
Tüm rengi içine çeken
Duvarlar




1 Mayıs 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:43 PM

Dünden Gördüm Yarını

Siyahı bilmeden beyaza doydum
Seslerden renklerden alma beni yar
Dereyi görmeden denizi duydum
Aklımdan fikrimden çalma beni yar

Lûgatıma böyle dipten dolmasan
Özüm sözüm eksik kalır olmasan
Şimdiler demine döner kalmasan
Güfteden besteden alma beni yar

Şiir süsü verme batır kalemi
Feryadım tutmadan arş-ı alemi
Hasretin ondurmaz iken bahçemi
Vuslat bağlarından yolma beni yar

Bin taneye böldüm aşkın narını
Nârımla erittim gönül karını
Bugün dünse dünden gördüm yarını
İfrit suallere salma beni yar


31 Mayıs 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:43 PM

Eeeyyy...

Ey gül! ..
Dikenlerin her şafak,
Türkülenmiş gönlüme
Mızrak acısıyla batar
Ve kenarlarda
Ve kuytularında şehrin
Ve varoşlarında
Dertli anaların
Böğrüne akar yaprakların.

Ey Gül! ..
Sen gittin gideli
Ellerimizde geçmiş zaman
Fotoları
Dillerimiz MUNTAKİM'e
Duada
Ve körpe filizler
Senin kokundan mayalanır.

Ey Gül! ...
Baharlara sitemler sunar
Acılı şairler.
Mutedil isyanlarda
Zünnar kuşanmış bir yıldız
Ve gözlere gelmiş sevdamız
Sen ki kemiklerini yedirme
Böceklere

Ey Gül! ..
Ey tahta atlara kefensiz binen!
Urganların çocuğu
Ellerimizde sicimsiz denkler
Yüreklerimiz DAR'ın gölgesinde
Ve biz GÜN'ü bekleriz
Elimiz yüreğimizde

Ve Ey Gül! ..
Sende bilirsin ki
DOKUZ ayda doğar
Her bebek.

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:43 PM

Efkâra Güfteler Az

Ak üstüme doğru ak
Serinliğini denizden çalan
Büyük ve soğuk ırmak
Sancısı kardan gebe perişanımı
Yıka akarsuyunnan
Taşları seyrek bir sahanlığa
Toz düşleri ekleyen yeşilimi
Sarıdan uzak düşür
Götür kalelerin içine
Gevşek ve ılık bir efkara savur
İçimin depremi kırmadan
Göğsümün enkazını.........




10 Şubat 2007

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:43 PM

Elf-i Şehr

Saçlarımda sapsarı
Zehirli bir sonbahar
Binicisiz dizginsiz
Gemsiz koşuyor
İçimde atlar
Kadir mi Arefe mi?
Bayram mı bu hülasa
Ellerimde kıpkızıl
Soysuzların kanı var
Nitekim netice mi?
Nasılların içinde
Buruyor deli cellat
Sihrimi yeryüzüyle
Dünyayı göğsünün kıllarına
Gömmüş düşünen adam
Yemiş bitirmiş işte
Elinde kalan hazan
Kafiyede kafiye
Bıktırdı döngü artık
Yaşamakta bir şey yok
Göğsüme süngü artık...



Kasım 2004

Şükrü Özmen

PirincBurgeR 08-17-2007 07:44 PM

Emboli

kanın isyanını bir vurkaçla sınaması
kalbin akışkanlığa alışık rahatlığını
tıkaması hayatın pıhtılaştırdığı kanın
ölüm ölüm tıkanıklıktan
ölüm ölüm sıkışıklıktan
ölüm ölüm gündelik sözlerimiz arasına aldığımız
kaba ve narin
yavaş ve hızlı
atımlı ve atımsız
hepsini bir anda olabilme marifetiyle dolu
ölüm ölüm.. başkasının ölümü
sebebi anlaşılmasa ölürmüşüz gibi
çırpındığımıza sebep
emboli



9 Aralık 2007


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:23 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.