![]() |
Ya zamanından çok erken gelirim
Dünyaya geldiğim gibi Ya zamanından çok geç Seni bu yaşta sevdiğim gibi . Mutluluğa hep geç kalırım Hep erken giderim mutsuzluğa Ya herşey bitmiştir çoktan Ya hiçbir şey başlamamış . Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın Ölüme erken sevgiye geç Yine gecikmişim bağışla sevgilim Sevgiye on kala ölüme beş |
Aşkınla açan çiçek
Aşkınla açan çiçek, hasretinle solmaz mı? Seninle yaşarım ben, yokum başka adreste. Gonca verip açılsam,aşka doysam olmaz mı? Seninle yaşarım ben, toplasan deste, deste. Bilmez misin sevdiğim,bağrımdaki közsün sen. Senle dolar benliğim, içimdeki özsün sen. Hayatımda duyduğum,en anlamlı sözsün sen. Seninle yaşarım ben, aldığım her nefeste. Sevgim yalan geldiyse, değerini kendin biç Anlamaya yetmez mi,gözüme baktın mı hiç Aşk şarabını sundum, bir kerecik gel de iç Seninle yaşarım ben ,gönlümdeki kafeste. Duyulsun yürek sesim,okunsun her notada. Adımıza destanlar, yazılsın her kıtada. Semaya yükselelim, varalım son kata da. Seninle yaşarım ben, senin için bu beste. Bin defa sorguladım, belki yalandır diye. Bir sünger çekebilsem,senle olan maziye. Gözümden iki damla, aksın sana hediye. Seninle yaşarım ben, yankılanan her seste. Fani dünya kısacık, sevmeye yetmez ömür. Gönül tahtım senindir,çık otur sefanı sür. Kokumu sakla tende , ya da ahrete götür. Seninle yaşarım ben, kendini benden iste. |
Ben çok güzel aşık olurum sevgili…
Çok severim inan. Öyle severim ki, Kendime bile söyleyemeden… Şaşarsın. Hiç yaşamamışsındır böyle sevgiyi. Görmek için göstermemi beklersen Yaşayamazsın sevgimi… Göreceksin Seveceksin Ve Yaşayacaksın… Gözlerin yaşaracak sevilmekten, Ellerin tutmayacak sevmekten… Nefes bile alamayacaksın… Ben çok güzel de ölürüm sevgili… Öyle güzel ölürüm ki, Ölüm kıskanır beni… Sadece yoluna olur, Kıskanılacak bu ölüm. Bir özgürlük savaşçısının, İdamı gibi olur ölümüm… Öyle dik öyle yürekle… Ve ben sen gidince ölürüm sevgili… Bu kez başka ölürüm. Bir evsiz meczup gibi. Kimse bilmez, Kimse anlamaz, Günler sonra fark edilir öldüğüm Zaten senden başkası da fark etmezki… Ölür giderim bu yerlerden… Senden ölür öyle giderim… |
Aşk Çöplüğüm
Konuş sevgilim Hiç üzülmeyeceğim Hiç ağlamayacağım. Bu akşam sadece yalnız Seni dinliyorum. Epey bir zaman oldu Biz birbirimizi seveli Sırasıdır şimdi Hadi anlat! Beni hiç sevmediğini Ve beni artık istemediğini Haykır bana Ben zaten yıllar önceden Sevgilerin ölümüne olmadığını Aşkların bir pula satıldığını Bedenlerin aşk çöplüğünde Hoyratça kullanıldığını Biliyordum Her bir umudun ve sevginin Sahte sevgililerin, hain yüreğinde Buğday taneleri gibi ezildiğini de Biliyordum Şimdi sen gidiyorsun Ben de artık Aşk çöplüğümden Gerçek sevginin, Kırıntılarını toplayacağım. |
Ölümlerdeyim :(
Duygularımda susar birgün Bir çığlığımla uyanırsın uykularından Umrunda olmaz acı çeken halim Nedir beni sevme ihtimalin Çamura buladım sanki ellerimi Yıkasamda geçmiyor izleri Aylık bile değilmiş sevmesi Yabancı değil alışılmış onun gitmesi Sigara gibisin Hergün içimdesin Tiryakin oldum bitimlerdeyim Ciğerime yerleştin ölümlerdeyim... |
Ver
Geriver ettiğin mutluluk yeminlerini. Verilmiş bütün sahte sözleri. Ben den çaldığın mutlu günleri. Hadi, durma geri ver. Gözlerine yazılmış mısralarımı, Sen kokan temmuz akşamlarımı, Sana dair tüm umutlarımı, Hadi, hepsini geri ver. Mutluluğu sende buldum sanmıştım, Uğruna bir ömür değil can adamıştım, Güneş senle doğar senle batar sanmıştım, Geri ver kandığım bütün yalanları. Giderken akan gözyaşlarımı, Taşlara vurduğum zavallı başımı, Bunca zulüm söyle bana revamı? Acı ne olur? Bana geri ver. Duymadan kimseler gittiğini, Beni böyle perişan ettiğini, İşte bir günün daha sensiz geçtiğini, Bilmesin kimse, söyleme ne olur. İstersen dönme sevme bir daha, Dokunma ne olur kanayan yarama, Yemin ettim asla ağlamamaya, Hadi, çaldığın kalbimi geri ver. Verdim dediğin aşkı sevgiyi, Bütün sahte gülüşlerini, Tatlı sözlerle içirdiğin mutluluk zehrini, Al, alda ne olur, Bana hayatımı geri ver…. |
ne zorr...
Ne zor sana ulaşabilme gücüm varken, Ulaşmak istemiyormuş gibi yapmak, Aşılmaz yollar yokken aramızda; Kilometrelerce uzakmış gibi yollara küsmek… Gözlerindeki nemi çoğaltmamak için susmalarımı umarsızlığa bağlamak Senin için onca endişelenmelerime karşın; Seni sana bırakmak… Yüzünde bir hüzün görmemek için senden uzaklaşmak; Ne zor bir kez bile görmek için; Çılgınca çarpan kalbimi susturup hasretleri büyütmek. Gizli gizli hüzünlenerek sana iyiyim ben demek, Terk edilmişlerin korkusunu yaşamak, Unutulmamak için onca saati sükunetle beklemek, Bir acının bir ayrılışın sessiz tanığı olmaktan korkarak telefonlara sarılmak, Konuşurken sesini titretmemeye çalışmak, Ne zor senden uzakta hasretinle bedenimi sarsarken Her an yanındaymış edasıyla konuşmaya çalışmak… Senin adına senden fazla endişelenmelerimi, Senden çok yaralanışlarımı sessiz saatlerde yaşamak… Ne zor hayatı senden uzakta göğüslemek, Yanından ayrılmak istemeyişlerimi sana sezdirmeden, Yüreğimin acıyan yanlarını sana bıraktığımı göstermeden, Oluk oluk akan yaşlarımı bildirmeden, Hoşça kal yine görüşürüz deyip gitmek… Ne zor seni sensiz senden uzakta yaşamak… |
.: BeKLeYeCeĞiM :.
Özlemin benliğimi kemirse de Umutlarım tükenip rüyalara karışsa da Rüyalar da dönmeni bekleyeceğim Şehire her yağmur yağdığında Dudaklarımı o yağmur damlaları yerine Gözyaşlarım ıslatsada O yağmurun altında dönmeni bekleyeceğim Koskoca dünya bana zindan olsa da Güneşi unutup karanlıklara mahkum olsam da O parmaklıklar altında dönmeni bekleyeceğim Sevgim beni aştığında Yaşama umudum kalmadığın da Ecel kapımda olsa da Ecelden önce gelmeni bekleyeceğim |
**(Benim Acım)**
DÜN GECE BİR ACI SAPLANDI YÜREĞİME... EĞİLDİM KALDIM OLDUĞUM YERDE... NEYDİ BENİM BÖYLE İÇİMİ ACITAN... GÖZLERİMDE KALAN BAKAMADIĞIM... KENDİME SÖYLEYEMEDİĞİM TEK YALAN... ALIŞABİLDİNMİ YOKLUĞUMA.?.. DAYANDIMI YÜREĞİN BENSİZLİĞE... HER BAKTIĞIN BİR BAŞKASININ YÜZÜNDE...ARADIMI GÖZLERİN BENİ SÖYLE...? BENİDE BİTİRDİN KENDİNLE BERABER.. YOKLUĞUNA ALIŞTIM BİLESİN... SEN YOKKEN NE GÜZELDİ HAYATIM... GELDİĞİNDE DEĞİŞEN NE....,? YIKILDIM SANMA AYAKTAYIM... BEN BUNUDA ATLATMAYI BAŞARIRIM... AMA SEN... SEN PİŞMANLIĞIN YAKACAK SENİ.. YANACAKSIN...BAKTIĞIN HERYERDE BENİ... ARAYACAKSIN... AMA BENİ BİR DAHA ASLA ...BULAMAYACAKSIN.... |
.. Ne Istiyorsun ..
Giderken ardına dönüp baktın mı Ne bıraktın bende ne istiyorsun Yarını olmayan bir aşktan başka Ne verdin ki bana ne istiyorsun Sönmüş bir ocakta duman tüter mi Yaralı bir kalpte sitem biter mi Şimdi pişman olman söyle yeter mi Ne bahşettin bana ne diliyorsun Ne verdin ki bana ne istiyorsun Yılları geriye getir öyle GeL Aşkıma borcunu öde öyle gel Aramızda varken böyle bir engel Bomboş ellerinle ne geliyorsun!!! |
.:: BiTTi SaLTaNaTıN ::.
bitti saltanatın gönül tahtımda sen artık başımda taç olamazsın yanmaya değmezmiş senin uğrunda sen artık gözümde yaş olamazsın aşkını kalbimde bir ağ mı sandın kendini çiçekten bir bağ mı sandın yoksa erişilmez bir dağ mı sandın sen benim yolumda taş olamazsın dönmem artık sana, bana tapsanda koskoca dünya da bir sen kalsanda kendini yakarsın ateş olsan da sen benim içimde kül olamazsın |
ÜŞüYoRMuSuN KaLBiMmM !!!
Üşüyor musun Kalbim Üşüyor musun kalbim? Üşüyorsan yakayım ciğerlerimi. Meğer , ayrılıklara doğmuşuz biz. Günahlarla dokunmuş ölümüne sevgimiz. Yine terkedildik baharlar gelmeden.. Yine bize ağıtlar kaldı terkedilenden. Hadi gidelim yaban ellere.. Yalanın olmadığı, Çiceklerin hiç solmadığı, Yetim çocukların düşlerine gidelim. Sürgüle, kırılmış kapılarımızı, Yak, çileye yoğrulmuş anılarımızı.. Hadi gidelim artık güneş doğmadan. Sahillerimize ateşler uğramadan. Gidelim kalbim, uçsuz bucaksız ummanlara. Üşüyor musun ayrılıklarda kalbim ? Üşüyorsan yakayım umutlarımı. Meğer, acının toprağında filizlenmişsiz. Batan dikenleri gül diye severken, Sevda hiç bitmeyecek zannetmişsiz. Yanıldık be yüreğim, Dağ gibi yüreğimizle yıkıldık be yaralı kalbim. Hadi hazanlar vurmadan gözlerimize. Bir daha çıkmamak üzere Zifiri karanlıklara girelim. Biz kır çiçeklere alışkınız. Kirpiklerimize ateş düşmeden, Bu can hasretlikte közlenmeden, Bir daha dönmemek üzere Karlı yamaçlara, küskün baharlara gidelim. |
Bu Nasıl Ayrılık
bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda gözlerin kal diyor, dudakların git. bakışın anahtar, ellerin kilit, gözlerin aç diyor, dudakların git. ayrılık dönüşü olmayan bir nehir yalnızlık bomboş bir şehir. kaç sevda kül oldu böyle kimbilir, gözlerin kal diyor, dudakların git. gidersem bir daha dönmeyeceğim, kalırsam kalbime yenileceğim. çözemedim seni delireceğim. gözlerin kal diyor diyor, dudakların git. duvardan insin mi resimlerimiz, yabancı olsun mu isimlerimiz. ya deli dolu günlerimiz, anılar kal diyor, dudakların git. bu roman da biter belki birazdan, ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan. ağlıyor besteler yine hicazdan, şarkılar kal diyor, dudakların git... |
SeNsİz OlMaZ
Sensiz olmaz çünkü, sensizlik ölüm gibi bir şey. Beni bu hayatta varlığın tutuyor. Nefes almamı, her güne umutla uyanmamı ve her gece huzurla uykuya dalmamı sadece senin varlığın sağlıyor. Sen olmazsan uykular haram, sabahlar günah bana... Sensiz olmaz çünkü, bu dünyada iyiliğe dair ne varsa seninle öğrendim ben. Tüm yalanlardan, tüm ihanetlerden seninle arındım, yeniden doğdum. Senden önce bildiğim her şeyi sildim, yok ettim. Gidersen sende beni yok edersin... Seni seviyorum, çünkü bir ressamın çizebileceği en güzel tablosun sen. Renklerinle büyülüyorsun beni, hayran hayran bakıyorum sana. Ya da bir şairin yazabileceği en anlamlı şiir, sevdayı ve aşkı anlatan. Seni seviyorum, çünkü sorgulamıyorsun, yargılamıyorsun beni. Olduğum gibi kabul ediyorsun, hatalarımla, zaaflarımla. Değiştirmek yerine anlamaya çalışıyorsun, ne güzel... Seninle olmak mucize gibi bir şey... Ben, adına 'sen' denen o mucizenin bir parçası olmak istiyorum. |
Aşkına PrangalardaYüreğim
İstanbul Aşklarına yaz başında çorap sökükleri dolanır ayaklarıma yürümek zorlaşır iyice yüzüm yansır sudan gökyüzüne uçar gider bir serap yavaşça sanki hüzünlü bir şarkının bitişi gibi asker mektuplarında sesi buğulu gelir yarimin sebebi olmayabilirse de olacaklardan sorumlu değildi aklım ya kaçardım hüzünlü şarkılardan ya da yapışırdım yakasına günahların İstanbul ne güzel şehir gel kurtar bizi bu uçuk yalnızlıktan felakete gitmek ürkütmez aslında kaybedecek bir şeyim olmadığında kazanmayı planlardım felaket içimdeydi felaket içimde sendi susma nefesine yetmiyor sesim al git seni utanmadan yüreğim al git aniden seni sevmek gelir aklıma mavileşir yalanlar yaşanılar bir avuç ötede kalır gitme dersin susarak ölüm sol yanımda kahır İstanbul'dan ayrılmak gerçekten ayrılık getirir sanki huzurlu bir kervan geçişi gibi gerçek ayrılığı yaşadığına sevinirsin sözlerimin üzerinde söndürdüğün filitresiz sigaralar şahit acılar yaştı gözümde o zamanlar bronz ışıldardı güneş bakma öfkene yetmiyor aklım ver git beni bana elindeyse ver git soğuğun ağzımızdan çıkardığı dumanlar ve kulaklarımızda esir kalan birkaç özne ölümden ibaret yaşam boynundaki muskaya güvenen İstanbul için ve ıslak bir kaval sesi parmaklarının arasındaki esinti senin adın sevgilim senin adın bütün sana inat senden daha ayrılıkçı senden daha özlenilir İstanbul'dan ayrılmaya benzemez sesin ağır bir ağıt yaşı dökülür mercanlardan boğaz'daki kayaların üzerindeki adam denizkızına aşıksa hala ne denizkızı ne deniz ne biz adam kadar bekleyemeyiz |
ÖYLE BIR ASK KI BU.
GITSENDE AGLAYACAGIM, KALSANDA AGLAYACAGIM.... ÖYLE BIR SEVDA KI BU SEVDA, SOLSAM DA AGLAYACAGIM, ACSAM DA AGLAYACAGIM.. ÖYLE BIR SEVGI KI BU SEVGI, BITSE DE AGLAYACAGIM, SÜRSE DE AGLAYACAGIM... VE, GÖZYASLARIM HER AKISINDA SENI HATIRLAYACAGIM...... |
Çalkalanmış bir rüya savurdu dünyaya doğdum.
Ah ettim aya durdum Güneşe kızdım. Sonra bahar yaktım. Tekmil verip kışa Dört mevsime gözlerinde ağladım. Yüreğime zincir vurdum. Müebbet seçtim papatya yapraklarında Ferman okunurken kaçtım aşk rüzgarına Ve kahrettim sevgi dilenen bütün fukaralara Irgat çalıştırdım gönlümün çorak tarlalarında Ne gül bitti ne de gülpembe Koşarken gazel soludum her nefeste Şarap döktüm kırmızı delinin, evinin önüne Ev çizdim evcilik oynadım her bebek yüzlü yağmurla Kuş ürküttüm sabah uyanmadan Çıngırak sesine verdim kulaklarımı Ve ben mahzun, dokunaklı, ağlamaklı olmuşum Güneşi kovalarken aya bakmışım Sonra güzel sevdalım Umutlarımı da geceye vermişim Sel basmış Gezdiğim yerleri Güzel sevdalım sana sevdana yenik düşmüşüm Hıçkırık iliklerime Efkar yüreğime işlemiş İnme inmiş düşüncelerime Ozanın yazdığı şiirdeki Esir kaçmış dağlara Tenhalarda ceylan seyirmiş Suya inerken aşk vurmuş gözlerine Derin bir nefes alıp,o demde vurulmuşum ben sana Senin gözlerinde aşk için Uçmuşum kanatlanıp, Yanarken için için Gökyüzünde aşık olup, Usulca yere inmişim Bir buluta umut bağlamışım Rüzgara karşı durmuş Her yıldızı benim zannetmişim. Doğan güneşe koşmuşum Şafakta güneşin en parlak rengini kaybetmişim Gökkuşağına dokunacağımı zannedip, El açıp dua etmişim senin için Sonra da benim güzel sevdalım kaybolmuşum Aşkının hasretlerinde |
Biliyor musun bilmiyorum ama
Ben seni sensiz sevdim Bana bakarken Gözlerinle anlatmaya calistigin Sevgisiz sevgiyi görmeyi sevdim Ama ne care Canimin ici söyleyemedim. Hani an gelir de yerinde duramaz ya insan Ansizin beni hatirlamani sevdim Sana belli etmesem de bildigimi Bana zorla gülümsemeni izlemeyi, beklemeyi sevdim, Ama ne care Canimin ici söyleyemedim. Yagmur yagarken bazen,Gökyüzüne bakip Beni düsündügünü düsünmeyi sevdim, Aci verse de bana seni zorlayisim, Belki seversin diye umut etmeyi sevdim, Ama söyleyemedim. Hani bir animiz vardi seninle sana ilk canimin ici deyisim? O an senin hic birseyin olmadigimi bile bile Bir gün gelip de herseyin olabilmeyi sevdim, Sen görmezken icimden akan Gözyaslari Ben onlari sen görmeden silebilmeyi sevdim Ama ne care Canimin ici söyleyemedim. |
SEVMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇTİM
Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissetiğimde vazgeçtim Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni HİÇE saydığın için vazgeçtim Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim BENCİL OLDUĞUN İÇİN VAZGEÇTİM Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü benim sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden vazgeçtiğini anladım.. bu yüzden bende senden vazgeçtim.. MUTLU OLABİLİRSİN,, kurtuldun birilerine hesap vermek zorunda kalmazsın işte .... |
Gülümsemenin bir anlamı yoktu, çünkü gülmeyi unutmuştum, nasıl bir şeydi, insanlar neye gülümserdi. Ağlamanın binbir çeşidini, sular seller gibi ezberlemiştim oysa. Sevgi, aşk bunlar kimin tabirleriydi. Canım kopar ya bir dost gibi, dostu bırak, o kopan canım kadar çok sevmiştim seni. O yüzdendir gidişinden beri canıma kıymet vermeyişim. Sen gitmişsin ya biliyorsun hangi zamandı hangi saat hatırlamak bile istemiyorum. Gidişine rağmen dualar ediyorum saçının teline zarar gelmesin diye. Beni öldürüşüne bile aldırış etmiyorum. Çünkü yüzüne söylemeye doyamadığım birşey var içimde, seni çok ama çok seviyorum.
Oturup birşeyler karalıyorum, sayfalar dolu dolu üstüme yağıyor. Dayanamayıp bende yağmaya başlıyorum sayfaların üzerine. Ben yazıyorum gözyaşlarım dağıtıyor mürekkebimi. Hayalinle geçiyor her saniyem gözlerimdeki kankırmızı bulutların tek sebebisin. Ve bazen oturup yazıyorum bir gün eline geçer bu yazdıklarım, belki o zaman anlayabilirsin seni ne kadar çok sevdiğimi. Neden yüzüme haykırmadın diyebilirsin belki o an. Ama bilmessin ki bu yüreğim sen bile olsa kimseden aşk dilenemez. Belki de anlamaz okur geçersin bu yazdıklarımın sana olduğunu. İmrenirsin keşke, keşke benide böyle bir seven olsaydı dersin. Her kelimem de, her cümlemde sana söylemiştim oysa seni ne kadar çok sevdiğimi. Ah bir anlayabilseydin. Şimdi seninle hayal edipte yapamadıklarımı kağıda döküyorum, o yüzden anlamazsın her yazdığımın sana olduğunu, hepsinde bir ipucu vardır. Mutlu başlamaya çalışırım sonra kan gibi hasretin damlar kalemimden. Ama bıkmadan yazarım ve utanmadan söylerim soranlara evet sevdim hemde çok sevdim. |
AŞK ADAMI
Dolaştığım denizlerce düşünüyorum, Bineceğim son gemi değil midir Hayır sahibi omuzlarda giden tabut. Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer, Derdim ki: 'Elbet bir ağlayanım olur benim de; Ramazan *******i Yasin okuyanım, Baharda kabrime menekşe getirenim de.' Fakat bütün bunlar da olur, Yine tasa etmem, Yine kırılmam kimseye. Ben aşk adamıyım, Sevmeye geldim insanları, Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye; Hesapsız, karşılıksız, Ayrılık gayrilik gözetmeden. Gün gelip gidersem şayet, Öyle severekten gideceğim ki, Karanlık kıyılardan bile olsa, Candan selamlarım, Civarımdan geçecek gemileri; Güneşli gemileri; Şarkılı gemileri; İçlerinde kendim varmışım gibi! |
AŞK ADAMI
Dolaştığım denizlerce düşünüyorum, Bineceğim son gemi değil midir Hayır sahibi omuzlarda giden tabut. Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer, Derdim ki: 'Elbet bir ağlayanım olur benim de; Ramazan *******i Yasin okuyanım, Baharda kabrime menekşe getirenim de.' Fakat bütün bunlar da olur, Yine tasa etmem, Yine kırılmam kimseye. Ben aşk adamıyım, Sevmeye geldim insanları, Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye; Hesapsız, karşılıksız, Ayrılık gayrilik gözetmeden. Gün gelip gidersem şayet, Öyle severekten gideceğim ki, Karanlık kıyılardan bile olsa, Candan selamlarım, Civarımdan geçecek gemileri; Güneşli gemileri; Şarkılı gemileri; İçlerinde kendim varmışım gibi! |
AŞK MASALI
Nerde ne zaman bu hava çalınsa Hoş geldi geçmişteki güzel günler Nereye gidersen git günlük tasa Bırak biraz da şad olsun gönüller Beşiktaş'ta gün görmüş bir bahçede Nisan akşamlarının en tatlısı Sevdiceğim on dördünü sürmede Bende gönüllerin en kanatlısı Ben delikanlıyım o kız ve dilber Bahar kokan o yanıp tutuşan ben Şakadan derken dalmışız beraber Aşk bahçesine çıkılmaz içinden Ölüyorum senin için güzelim Nasıl gülüp sokuluyor sahi mi Saçlarını okşayan hangi elim Kollarımda o yarin kendisi mi Çöl olsa aşar dağ olsa yıkarım Bizi ayıran kalın duvarları Bu acı gerçeğe sonradan vardım Gök çoktan yeşildir,dal çoktan sarı Bir define var gitsem bulur muyum Öpüştüğümüz ağaçlar altında Sevmek devam eden en güzel huyum İnsan bir kere sever hayatında Ben değilim söz açan gelecekten Var mı yok mu alemde bir o akşam Hiçbir şey istemiyorum felekten Bir daha seninle beraber olsam |
bir gül satıcısı gördüm uyandığımda
çok sevindim, gülü kalbe değişeceğine gülü kalbe değişeceğine bir kalbimiz vardı,hastalık ve yara dolu inanamadım önce, gülü kalbe değişeceğine gülü kalbe değişeceğine pazarlık ettik, "takas etmem" dedi; "güle tapan canını da verir üstüne canını da verir üstüne" sordum:" can ve kalbini kim değişir bu güle" "pazarlık bu" dedi, "yaralı ya kalbin yaralı ya kalbin" canımı da kalbimi de verdim, kalp seslendi hey" bir güle değişti kalbini bir güle değişti kalbini" |
aRaRsAn....
Beni aramaya çikarsa düslerin Hüznün ruhuna çizdigi resimlerdeyim Gamsiz bir gecenin karanliginda degil Yüreginde kanayan kesimlerdeyim Aklina düserim hani olur da Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara Sevginin menfaate döndügü yerde Bir gönül yarasinin izinde ara Yikilmis umutlarin enkazindan geç Öksüz bir çocugun gözünde ara Agitlarin tüttügü evlere ugra Bir ananin bos kalmis dizinde ara Beni yildizlarda arama bosa Yüregini yasa bogan sizilardayim Dertlerinle bulursun beni basbasa Senin gibi karayazilardayim Sahte sevgileri tanimaz kalbim Beni seven gönüllerin ocaginda ara Menfaatle bakmasini bilmez gözlerim Beni gerçek dostluklarin kucaginda ara Mutlulugu anlatan sarkilarda degil Yarali yüreklerin agitlarinda ara Beni menfaat ve ihanetten uzakta Yagacak sevgi bulutlarinda ara Öyle senden çok uzaklarda degilim Görmesini bilen gözlerin bakisindayim Belki sana senden daha yakin bir yerde Çarpan kalbinin her atisindayim Aklina düserim hani olur da Beni sigmadigin duygularin içinde ara O kadar da kolay bulurum sanma Beni benim seni görebilecegim biçimde ara. |
Önce gözlerin girer odamdan içeri
Sonra ellerin, saçların dudakların Bir bir hatırlarım Her sabah senin olan ne varsa Yüzüm aydınlanır Şarkılar söylemek gelir içimden Yakında bir kuş öter Uzaklarda bir tren sesi Sonra kornalar, çocuk ağlamaları Vapur düdükleri Sesler bir uğultu halinde yükselir büyük şehirlerden Ve alışılmış bir yaşamaktır çöker omuzlarıma Sarar benliğimi birden Büyük, devamlı dalgalar halinde duygularım Her sabah seninle başlar Ve ben her sabah Ta içimde bir ağrı gibi yokluğunu duyarım Her sabah Rezil insanlar bekler her köşebaşında beni Yüzleri, yürekleri kadar kirlidir Biri gider, biri gelir Biri gider, biri gelir Yakamda duygusuz iğrenç elleri Ve soğuk gözbebekleri gözlerimde O alışılmış yaşamak ki her sabah İğreti bir elbise gibi durur üzerimde Bir isyandır sarar içimi Her şeyi üzerimden çıkarıp atasım gelir Fakat insanlar, insanlar bırakmaz beni Biri gider, biri gelir Hep aynı ses, aynı şarkı Aynı sağır gökyüzü Dilsiz bir deniz Kör bir düzen Hep aynı kör döğüşü Yalancı yüzler, aptalca bakışlar O iki yüzlü selamlar Hep aynı tempoda geçen manasız bir gün Hep o değişmeyen puslu ikindi üstleri Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar Ya o ******* satılmış, utanç dolu Büyük avizelerin aydınlattığı sefil yüzlerimiz Renkli kumaşlar, altın kol düğmeleri Kristal kadehlerde kral içkiler O hesaplı dostluklar Satın alınmış sevgiler Ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin Yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım Sevmekse gönlümce sevmeliyim Kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı Ölmekse istediğim anda ölmeliyim ve yaşıyorsam Her şey bambaşka olmalı seninle Alışılmış şeylerden öte Yalanlardan, düzenlerden uzak Yeter, yeter artık Dönmesin o eski plak Her şey gölümüzce olsun Bulsun Dilediği zaman ellerim ellerini Paylaşalım seninle bütün *******i Sabahları, akşam üzerlerini Görülmemişi görelim, tadılmamışı tadalım Şarkılar söyleyelim kimsenin bilmediği Yüzüm her zaman aydınlık olsun aydınlığında Her zaman sevgiyle gülsün gözlerimin içi Yeter artık, yeter Kırılsın o çemberler Sarsın her yanımızı bir yaşama sevinci Ayrılıklar, kederler, gözyaşları bitsin Bütün bir ömür boyunca Seninle başlayan sabahlarım Seninle sürüp gitsin. |
Çiçek kokuları yayılmakta taraçaya
Yeni doğan dolunaya, Göz kırpıyor yıldızlar pul pul. Dalgaların sesine, bir gitar solosu karışıyor Çekiyor beni senli bir dünyaya. Kapılmışım salıncağın gel-git’ine Sana geliyorum, senden gidiyorum. Usum, yüreğimi sorguluyor: "Yana yana yanıyorsun Bir yalana kanıyorsun Adını hiç anmasan da Unuttun mu sanıyorsun?" Günlerce ayrıyım senden. Bir kaçışta, bir yalandayım; Hani, için için erir ya insan; erim erim İşte öyle bir andayım. Doğrusu olan şu ki; "Canım" deyişini özledim canım! Ah! Vursam başımı taştan taşa, Sonradan gelir akıl başa; Pişmanım! Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde "Seni seviyorum" demediğime pişmanım; Utangaçlığıma, sıkılganlığıma düşmanım. Bugün günlerden Salı. Gözlerim kapalı; Esrik duygularımla iç dünyamda gördüğüm, Öylesine karışık ki bu kördüğüm. Çözmek olası mı bir tanem? Dolunayın çevresindeki yıldızlar gibi Yolunda solduğum, uğrunda öldüğüm; Unutmak olası mı? Şimdi, "Güller arasında" şarkısı duyuluyor uzaktan, Dalgaların sesi biniyor üzerine biteviye; Bitmesin bu an diye. Bu kaçışı deşmekte, kendimle halleşmekteyim: "Yakınından uzağından Sıcağından sazağından Aşkın tatlı tuzağından Kurtuldum mu sanıyorsun?" |
... Sabah Olursa ...
Bu memlekette de bir gün sabah olursa, Haluk, Eğer bu memleketin sislenen alın yazısı Dirençli, dinç bir elin güçlü, canlılık verici Dokunmasındaki titremle silkinip, şu donuk, Şu paslanan yüzü halkın biraz gülerse... -- O gün Ben ölmemiş bile olsam, hayata pek ölgün, Pek az ilişkim olur kuşkusuz; -- o gün benden Ümidi kes; beni kötrüm ve boş muhitimde Bütün acımla unut; çünkü kör, topal, tükenik Bakışlarım seni geçmişte görmek ister; sen Bütün etin, kemiğin, kimliğinle yarısın: Ve şarkılar gibi hep hep kulaklarımda sesin... Evet, sabah olacaktır, sabah oursa, ******* Geçer, kıyamete dek sürmez; en sonunda bu gök Bu mavi gök size bir gün acır; usanma sakın. Hayata neş'e güneştir, usanç içinde kişi Çürür bizim gibi... Siz, ey yarın uzaylıların Küçük güneşleri, artık birer birer uyanın! Tükenmez özlemi vardır ufukların ışığa, Işık, ışık... Bugünün işte ruhu, özlemi bu; Silin bulutları, silkin o korku gölgesini, Koşun ışıklar içinden o kutlu kurtuluşa. Ümidimiz bu; ölürsek de biz, yaşar mutlak Vatan sizinle şu zindan karanlığından uzak! |
... Sen Olmasan ...
Sen olmasan... Seni bir lahza görmesem yâhûd, bilir misin ne olur? Semâ, güneş ebediyyen kapansa, belki vücûd bu leyl-i serd ile bir çare-i te'ennüs arar, ve bulur; fakat o zulmete mümkün müdür alıştırmak bütün güneşle, semâlarla beslenen rûhu, bu rûh-i mecrûhu? .. Sen olmasan... Seni bulmak hayâli olsa muhâl, yaşar mıyım dersin? Söner üfûlüne bir lahza kaa'il olsa hayâl; soğur, donar, kırılır senden ayrılınca nazar; ne hazin gelir hayât o zaman vücûda, hem rûha! Yaşar mıyız seni kaybetsek âah ben, kalbim, bu kalb-i muztaribim? .. Sen olmasan... Bu samimi bir itiraf işte: Sen olmasan yaşamam; Seninle râbıtamız hoş bir iytilâf işte; fakat bu râbıta haalî mi ruhu ezmekden? .. Akşam gurûba karşı düşündüm sükûn içinde bunu: Fena değil sevişip ağlamak, fakat heyhât, bükaye değse hayât! .. |
... YAĞMUR ...
Küçük, muttarid, muhteriz darbeler Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz Olur dembedem nevha-ger, nağme-saz Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz Küçük, muttarid, muhteriz darbeler. Sokaklarda seylabeler ağlaşır Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır Bulutlar karardıkça zerrata bir Ağır, muhtazır dalgalanmak gelir Bürür bir soğuk, gölge etrafı hep Nümayan olur gündüzün nısf-ı şeb Söner şimdi, manzur olurken demin Hayulası karşımda bir alemin Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere Bakıldıkça vahşet çöker yerlere Geçer boş sokaktan, hayalet gibi Şitaban u puşide-ser bir sabi O dem leyl-i yadımda, solgun, tebah Sürür bir kadın bir rida-yı siyah Saçaklarda kuşlar -hazindir bu pek Susarlar, uzaktan ulur bir köpek Öter guş-i ruhumda boş bir enin Boğuk bir tezad-ı sükun u tanin Küçük, pür heves, gevherin katreler Sokaklarda, damlarda pür ihtizaz Olur muttasıl nevha-ger, nağme-saz Sokaklarda, damlarda pür ihtizaz Küçük, pür heves, gevherin katreler |
HEP ACELE ACELE
Yıllar var yaşıyoruz Hep acele acele Durmadan koşuyoruz Bak acele acele İşin bekler acele Eşin bekler acele Dostun bekler acele Ne kaldı ki ecele Ne ömürler tükettik Ne umutlar yitirdik Ne dostları kaybettik Hep acele acele |
PARA DEYİNCE
Dünya pazarını dolaştım durdum Dikenler gül oldu para deyince Yıllanmış nefretler bir anda bitti Ateşler kül oldu para deyince Ortada ne engel ne yollar kaldı Ne aşılmaz dağlar ne çöller kaldı Öfkenin yerini alkışlar aldı Düşmanlar dost oldu para deyince Bir eski masalmış şeref itibar Böyle bir dünyada ne işe yarar Gördüm ki herşeyin bir fiatı var Krallar kul oldu para deyince |
BANA BUNU YAPMAYACAKTIN
Bana bunu yapmayacaktın Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin Ve öylesine gururlu bitişin Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu Erken düştü masken yüzünden Demek ki sen içimde büyüttüğüm bir dev değil Bir hiçtin Görüyorsun işte Gittin Ve de bittin... Bana bunu yapmayacaktın Böyle bir hancerle yıkmayacaktın beni Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin Nasıl kirlettin o tertemiz aşkımızı? Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni? Yoksa hep böyle kirlimiydi senin denizlerin? İşte ellerimde Suç ortağı bir sinema bileti Bir pastahane köşesi Bir tiyatro gişesi. Bu kadar ucuza gitmeyecektin Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni Şimdi boş bir mezar bulsam Seni böylesine sevdiği için Oraya gömerdim kalbimi... Bana bunu yapmayacaktın Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi Kan kırmızısı yağmurları yağdırmayacaktın *******ime Kanatlarını kırmayacaktın hatıralarımın Çıldırtmayacaktın Artık adın ihaneti çağrıştırıyor bana Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehirini Bilmiyorum, Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun O acımasız hançerini... Unutma ki Yasaklanmış kitaplarım gibisin artık bana Bundan böyle Yaklaşmam yasak Dokunmam yasak Ve Sarılmam yasak sana. |
sen Vurdun Da Ben ölmedim Mi?
yokluğunda Ne Ateşleri Hasretinle Yaktimda Bir Seni Yakamadim, Beni Yaktiğin Gibi çölde Su, Maphusta Gün, Oruçta Ekmek Gibi Bekledim Seni Sense Araya Korkular Koydun... şimdi Nerdesin Diye Sorma Sen çağirdin Da Ben Gelmedim Mi? Sen Varken Darilmazdim çiçeksiz Baharlara, Yağmurlu Havalara... Bu Kasvetli Akşamlara Sen Varken Bakip Içlenmezdim Tren Istasyonlarina Otobüs Duraklarina... Sen Varken Ayriliklara Ağlamazdim... Yikilmazdim Biten Sevdalarin Ardindan Gidenlere Kizmazdim Kalanlara Acimazdim... Sen Varken Böyle üşümezdim-titemezdim Masumdum, çocuklar Gibi Böyle Delirmezdim-küfertmezdim... Hele ölmeyi Hiç Düşünmezdim. şimdi Soruyorum Sana Adi Sevdaysa Bu Cehennemin Sen Yaktinda Ben Yanmadim Mi? şimdi Ufukta Kaybolduğun Yere Bakip Bildiğin Bütün Uykusuz şiirleri Söylüyorum Gözlerim Islak -kirpiklerim Islak Niye Ağliyorsun Diye Sakin Sorma Sen Istedin De Ben Gülmedim Mi? Biliyorsun Bütün Acilarina "yeşil Işiklar" Yaktim Olmadi Bütün Korkularina "arka çiktim" Olmadi Dağlara Merdiven Dayadim Olmadi. Sevdim Olmadi- Yandim Olmadi-taptim Olmadi Artik Benden Pes Bu Aşkin Biletini Istediğin Gibi Kes Nasilsa Gidiyorsun Biliyorum Git... Ama Ardinda Ağlayan çift Göz Paramparça Bir Yürek Ve Yikilmiş Bir Dağ Görmek Istemiyorsan çek Silahini Daya Sirtima Titrersem Namerdim... Sen Vurdun Da Ben ölmedim Mi? |
BENİMDİN
Bu gece dokunsalar ağlayacağım Bu gece gidiyorsun çıldıracağım Bu gece bütün kadehleri kıracağım Bu gece ahh bu gece Benimdin ben hep öyle bilmiştim seni Benimdin ölesiye sevmiştin seni Benimdin canım kadar can gibi Benimdin Hani benimdin? Bu gece bağrıma taş basacağım Bu gece sen konuş ben susacağım Bu gece yüreğimde |
AĞLADIM
Dün gece uzun uzun Seni andım ağladım. Sonu yok yolumuzun Ona yandım ağladım. Kim bilir acımızı Bu yasak aşkımızı O eski şarkımızı Çaldım-çaldım ağladım! .. Dolaştım sokaklarda Ağaran şafaklarda Seni senden uzakta Sardım sardım ağladım İmrendim sevenlere Sarılıp gidenlere Elele gezenlere Baktım baktım ağladım Benimsin bende değil Ellerim sende değil Yanmamak elde değil Yandım yandım ağladım. Tuza bastım yaramı Aşkla açtım aramı Sensiz son sigaramı Yaktım yaktım ağladım. |
ADINI HASRET KOYDUM
Adını hasret koydum Geleceğin yok senin Gittiğin o yerlerden Döneceğin yok senin Toprak oldum yolunda Neler çektim uğrunda Pişman ettin sonuda Bileceğin yok senin Ümit olsun içime Işık olsan geceme Yağmur olsan bahçeme Yağacağın yok senin. Ağıt yaksam dilime Roman yazsam halime Ellerini elime Vereceğin yok senin Vazgeçtim artık senden Söyle ne gelir elden Ayrılığı gönülden Sileceğin yok senin. |
AYRILIKLARIN ŞAİRİ
Ben ayrılıkların şairi Yalnızların ozanıyım Sen masallar okurken daha Ben acıların yazanıyım... Haklısın aramızda dağlar denizler var Haklısın aramızda uçurumlar Senin sevdaların üç günlük masal Benim sevdalarım Allahıma kadar... "Elma şekeri mi sandın aşkı Ne şiirin şiir ne şarkın şarkı Hele bir kırılsın feleğin çarkı İşte ben o zaman görürüm seni" Hala "Tahta masalara" yazıyorsam adını "Aşk kitaplarında" arıyorsam tarifi aşkın "Kahır mektuplarında" yeniden buluyorsam seni Ve "ıslak mendillere" siliyorsam gözyaşlarımı "Eyvahlar" çekiyorsam her biten aşkın ardından " Bana sor ayrılığı- yalnızlığı bana sor" diye haykırıyorsam Ve "sabahçı kahvelerinde" bir çay gibi demliyorsam hasretini Ve "inadına " özlüyorsam o "çaykarası" gözlerini Bu benim ilk aldanışım değil Bu benim son yıkılışım değil Bırak bu sahte gözyaşlarını Üzülme "benim için üzülme" Üzülme bu son için üzülme Ben yeterim kendime... Varsında bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde Varsında her gece bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim Varsında bir daha değmesin ellerime ellerin Asla pişman değilim... Hatırla bir adam diyordun hatırla Ömür boyu sevsin beni ömür boyu İşte o deli İşte o çılgın İşte "o adam benim" Çünkü ben "Aşkı ölümsüz bilenlerdenim" |
gözlerin Kal Diyor
bu Nasil Ayrilik Bu Nasil Veda Gözlerin Kal Diyor Dudaklarin Git Bakişin Anahtar Gözlerin Kilit Ellerin Aç Diyor Dudaklarin Git Ayrilik Dönüşü Olmayan Nehir Yalnizlik Yikilmiş Bomboş şehir Kaç Sevda Kül Oldu Böyle Kimbilir Gözyaşin Kal Diyor Dudaklarin Git Gidersem Bir Daha Dönmeyeceğim Kalirsam Kalbime Yenileceğim çözemedim Seni Delireceğim Gözlerin Kal Diyor Dudaklarin Git Duvardan Insin Mi Resimlerimiz Yabanci Olsun Mu Isimlerimiz Ya O Deli Dolu *******imiz Anilar Kal Diyor Dudaklarin Git Bu Romanda Biter Belki Birazdan Ne Aşklar Yikildi Gururdan Nazdan Ağliyor Besteler Yine Hicazdan şarkilar Kal Diyor Dudaklarin Git |
ALLAH KAHRETSİN
Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi Kim ne derse desin Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle Allah kahretsin!... Durup durup seninle gezdiğim yerlerde dolaşıyorum Sanki köşe başından sen çıkacaksın Sanki duraklarda beni bekliyorsun Geçen gün birine rastladım aynı sokakta Saçları sen, gözleri sen, kaşları sen, Koştum heyecanla peşinden Ve hayatımda ilk defa Bir tokat yedim senin yüzünden Allah kahretsin!.. Dünya ateşler içinde Savaşlar almış başını gidiyor Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor Bense bu gidişle sensizlikten ölüceğim Umurunda mı senin? Kimbilir hangi cehenmem desin? Allah kahretsin!... Hangi masaya otursam Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme Vazomda senin sevdiğin çiçekler Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem Ecel gibi peşimdesin Allah kahretsin!... İşte böyle sevda benimkisi Bu zamanda bu devirde Haklısın adam olacağım yok benim En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlara bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana bir şey olursa Allah kahretsin!... |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:01 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.