www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Arzu Altınçiçek (https://www.cakal.net/showthread.php?t=132798)

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:51 AM

Bodrum Aşkı
Sensizliğimin kaçıncı pazarı bu
Sensiz sabahımın saat bilmem kaçı
Kaç gecedir uykusuzluğum
Kaçıncı gecedir üstüme düşer ayazı.
Sen uzaklarda...gözlerine takılı günışığı
İstanbul karanlıkta şimdi.
Gözlerin Bodrum sabahında
Gözlerinde denizin mavisi
Mavinde aşkın cilvesi
Akdeniz şarkıları söyler kuşlar
Buram buram kokar yosun saçlarında
Saçlarında deniz yıldızları
Sen Eylül'ün Bodrum sevdası
Romantik *******in kuytularında
Bir kadeh şarabın lezzetinde dudakların
Dudaklarında şehvet
Gözlerin Bodrum sabahı
İstanbul karanlık şimdi
Bilmezsin nekadar hasretim gözlerine
Teninin tuzuna yangın dudaklarım
Ellerim sıcaklığına susamış ellerinin
Anılarımda kumsaldaki ilk dokunuşun yüreğime
Güneşin ilk ışıkları saçlarımızda
Soğuk denizdeki hararetim sevdana
Neden hep kısadır yaz aşkları
Kısaysa neden silinmez anılardan
Niye gönül özlemini duyar mehtabın
Dalgalar neden hatırlatır yalnızlığı
Güneş hep gözlerinden doğar
Savrulurken kumlar rüzgarınla
Çarpar adını dudaklarıma
O kadar hasretimki yanımda olmana
İstanbul sensizliği sunar sabahıma
Akşamlarıysa hayalini serer üstüme
Ya Bodrum sabahları nasıl
Kumsalları saklıyormu ayak izlerimizi
Soğuk sulardaki sarıldığımız yer hala sıcakmı
Ya beni ilk öptüğün tepede
Esermi hasret rüzgarları
Ya mavi gözlerini yumarken hala aklındamıyım
Yada gün ışığı vurduğunda yatağına
Parıldarmı yastığına bıraktığım saçlarım..
Bodrum farkındamı senle olmanın güzelliğini
İstanbul öksüz sensiz
Eylülüm garip...
İstanbul sabahımda hazan sarısı güller
Oysa senle uyanırken avuçlarımdaydı
Öperek bıraktığın bengoviller


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Soğuk Sokaklar
Her yer beyaz
Soluk yüzünde gonca dudakların hariç
Pamuk ellerinde gelincik yapraklarında
Teninin düştüğü gibi
Yüreğime serpildi kar taneleri
Yalnızlığından buz kesti gözlerim
Kirpiklerimde sarkıtları var sensizliğin
Ayaz mı düştü sevdama
Yoksa ayazım mı düştü geceye
Anlamadım ya neyse
Öyle de böyle de
Soğuk işte sensiz İstanbul sokakları


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Borcum var aydınlığa
Aydınlığa gömüyorum kendimi
Çiçeklerin renklendiği,
Kozalarında kımıldayan kelebeklerin,
Kıyısında kumların üzerinden kalkan,
Mevsimlerin bitimindeyim.

Yüce dağların eteklerine inen soğuk
Beyazlarında çırpınan son kar çiçekleri
Gülüşümdeki gamzeler belki de.
Semasında bir kibrit çakımında
Isınan güneşin doğuşundaki ipte boğazım


Bir avuç toprak ellerinde
Ya karanlık düşürecek saçlarıma
Ya savrulunca ellerde
Güneş doğuracak beni

Bir nisan damlası olacağım gözlerde
Bahar kokacak gülüşümde
Biliyorum!
Gidişimin dönüşü olmak zorunda
Bunca açık ellere borcum var benim.

düşeceğim maviye cemreden önce....


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Boynuylayım
Hayat;
caddeye düşen kuş yavrusunda çırpınmakta.

...

yeşili çalınmış şehirde
yüksek bina
selamladı ölümü.

al basmış çocukluğum
sızladı gözlerimde

tırtıl gezdirdiğim
avuçlarımın küçüklüğünde
ne kadar da büyüktü dünyam

kollarımı açtığım kadardı en uzak mesafeler
ya da en kocaman sevgilerim

şimdi
ellerimde
bir kuş yavrusu
sıcak
hayat, az önce aktı kanatlarından

mavi sürülmemiş tüyleri
ince boynuylayım

göğüslerimden kan sağdı şehir

...

Hayat!
ölümden soğuk durursun.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Sokak lambası
Hiç farketmediniz yalnızlığımı
Işığımı gördükçe
Karanlıktan korktuğumu anlamadınız

Kiminiz tüm yüküyle yasladı omuzunu
Sokak köpekleri pisledi ayağıma
Sadece baktınız

Gece gündüz şahittim etrafımda olanlara
Ne dilim vardı söylemeye
Ne de mecalim anlatmaya

Öyle ya
Hanginiz duyardı beni

Bazı ******* misafirim olurdu kuşlar
Düşlerime ortak olmalarını ne çok isterdim
Kabuslarda da yalnızdım oysa

Mevsimler geldi geçti üzerimden
Kaçınız büyüdü sokağımda
Uğurladığım kaç beden oldu ağıtlarla
Ağladım, güldüm
Bilmediniz

Bense sadece bir sokak lambası
Ay’ın gölgesinde
Düşer ışığım adımlarınıza

Öyle ya
Belki karanlıktan korkan vardır benim gibi


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Bu gece de
Bu gece de...


O *******den biri daha…

Tek kişilik uyku bekler beni
Oysa tüm şehir sen…
Şehirdeki tüm sesler
Seslerdeki tüm dudaklar,
yine sen

Anlayacağın ana baba günü ortalık.

Düşlerin çıplaklığında
Üşür parmak izlerin
Ben üşürüm…
Arzularım kan ter içinde
ayazım sen.

Anlayacağın, sana titrer gece.

Kirpiğimde intihar eder gülüşler
Gönül kıyılarıma vurur kendini
İhanetinde bir hançer çıkar kınından
Delik deşik aşk
Pişmanlığın ben.

Anlayacağın iç çekişlerimdesin.

Şişe dibi öfkelerim
Sarhoşsa yıldızlar, benim yüzümden
Başımda döner, başım da döner
Birini üflesem sen soluğumla
Karanlığın ben.

Anlayacağın o *******den biri daha

Tek kişilik yağmurların efendisiyim
Gel gör ki gölgene kul köle.
Sensiz, ana baba günü yalnızlığım
Sen kaç kişilik uykudasın?
yine sen...yine...

Anlayacağın bu gece de
Kendimle sevişteyim.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Soluğumuzu kesiyorlar
Çocuk gülüşlerini kaybediyoruz yeşilliğimiz gibi!


Modern binalar, gökdelenler, plazalar, alış veriş merkezleri, projeleri onaylanmadan inşa edilip
kullanılmayan binalar... evet, evet m o d e r n l e ş i y o r u z!


Şehrin dört köşesinde yükselirken medeniyet yok ettiklerimiz var. Görsel anlamda kimine hoş gelebilir,
kimini bunaltır bu kavram, elbette göreceli.


Her eve en az iki araba, sokaklarımız bile parkometreye bağlı, her mevsim bulabiliyoruz istediğimiz
sebze ve meyveleri...Bayramlar sadece tatil planlarıyla geçiyor. Kaç mezar unutuldu kim bilir, kaç el
öpülmeyi bekler, kaç kapı kendi ziline kırgın.

Ve çocuklar büyütüyoruz! bilmem kimin çocuğu falanca kolejde, - derslerini çabuk bitir falanca dersin
öğretmeni gelecek, daha idmanın var... Gelecek sunuyoruz çocukluğunu çalarak. Sokaklarda izi
kalmamış saklambaç, yakar top koşturmalarının, yuvarlanan misket sesi yok artık. Okuldan eve
dönerken beyaz yakası yaramazlıkla kirlenen, mendil kapmaca oynayan, mahalleler arası kavgalar
yapan, burnu akan, düşünce dizleri kanayan. Eve gidince akşamları babasına şikayet edilen, kaçarken
bize çarpmadan düşen terlik sesine gülen çocuklardık biz...

Kartpostallarımız dizilmiyor caddelerde ince telli raflara, heyecanla açılıp okunan arkadaş, ahbap
mektupları yok. Komşuda pişen bize düşmüyor artık.

evet, evet m o d e r n l e ş i y o r u z ama; soluğumuzu kesiyorlar!


Yükseldikçe binalar, ağaçlar kısalıyor hatta yok ediliyor. Çoğu büyük kentte ağaçlık ve yeşilin
kucaklaştığı yerler; mezarlıklar, askeri bölgeler, her ilçede tek tük kalan parklar ya da kendini çağ
atlamanın gerisinde bırakmak için direnen gecekondu kesimleri.


Elbette ki modern yapılar arasında yeşil vadi projeleri mevcut, hatta belediyeler de bu konuda
yaşamanın solgun olmasından kaynaklı rengarenk çiçeklerle donatıyorlar yol kenarlarını.


Trafik stresinden rengarenk çiçeklerle kurtulabiliyor muyuz sahi? Papatya tarlalarında, bulutlara
kavuşan uçurtmalarla koşturan çocukluğunuzun elinden tutabiliyor musunuz kendi çocuğunuzla?
Çimenlere örtü serip oturmayı özleyeniniz yok mu?

İş yeri, ev fark etmez içimizden kaç kişi penceresini açtığından göğsünü gere gere mevsim renklerine
buluyor soluğunu?

Elbette büyüyecek kentlerimiz ama biraz daha korusak yeşilimizi, yeşil alanlarımızı daraltmakla
yerleşim bölgelerini büyütüyoruz ama dengesini bozuyoruz doğanın. Ağaçlandırma projeleri, hatıra
ormanları çoğunlukla otoban kenarlarında, göbeklerde. Yerleşim alanlarından uzak tutulmak zorunda
mı? Çocukluğumdan hatırlıyorum çoğu sokakta dut ağaçları, çitlembikler, incir, erik vs. Unuttuk mu?
modernleşme mi? unutturdu dalından kopardığımız meyve tadını...

Hazır havalar güzelleşirken, erguvan mevsimi yaklaşırken çıkıp seyretmek lazım İstanbul’u. Kim bilir
belki göreceğimiz yeşilliğin ne kadarı kalacak seneye binalar arasında? Ormanlarımız bile “Yasal” adı
altında satılırken, rant uğruna bir kıvılcımla tutuşturulurken; bir sonraki mevsim yerinde olacaklar mı?

Topluk olarak hep birileri bizim için bir şey yapsın diye bekleriz. Oysa biz neler “sağlıklı nefes almak”
için yeşilimize sahip çıkmak adına?

Bir çok belediyeler, özel kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, hatta sanatçıların fan klüpleri Ağaç
Kampanyaları, hatır ormanları, fide ekim şenlikleri düzenlemekte. Bunlara katılmak zor geliyorsa, başta
ÇEKÜL ve TEMA Vakfı size en kolayını sunuyor;

Çekül Vakfı’nın başlattığı 7 Ağaç Kampanyası: Çekül - Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı

** Sevdiklerinize çiçek yerine ağaç gönderin **

Neden 7 ağaç?

Her birimiz günlük yaşamımızda tükettiğimiz kağıt, kalem, mobilya, yakacak gibi çeşitli
gereksinimlerimiz için yılda ortalama “7 Ağaç”ın kesilmesine neden oluyoruz. Bir başka deyişle, her yıl
doğaya, “7 Ağaç” borçlanıyoruz. Bu bilinçle yola çıkan Vakıf, 1993 yılından beri yürütmekte olduğu,
Türkiye’nin en geniş sivil katılımlı ağaçlandırma girişimlerinden biri olan “7 Ağaç Ormanları” projesini
başlattı.

Projeye, her kesimden birey, kolayca destek verebiliyor. Katılımcılar, kendi adlarına ya da sevdiklerine,
doğum günü, yılbaşı, anneler günü, yıldönümü gibi özel nedenlerle '7 Ağaç' armağan edebiliyor,
korular oluşturabiliyorlar.

Fidanların bakımı Bakanlığın ilgili birimlerince gerçekleştiriliyor.

Tema Vakfı; TEMA Vakfı özellikle Gelibolu, Marmaris ve İstanbul yangınlarından sonra, toplumumuzda
gelişen ağaç dikme arzusunu, erozyonla mücadele çalışmaları için önemli bir adım olarak
değerlendirmektedir. Kişi ve kuruluşların her gün artan talepleri doğrultusunda fidan dikimleri
gerçekleştirilmektedir.

TEMA Vakfı bir bölgede, yapılacak olan ağaçlandırmalarda yöreye uygun olan ağaç türlerinin
dikilmesini ve dikilecek olan fidanların da yine aynı yörede yetişen ağaçların orijinlerinden olmasından
yanadır ve ağaçlandırma çalışmalarında bu konuya büyük ölçüde dikkat edilmektedir. Bu nedenle ağaç
dikmek isteyen kişi ve kuruluşlarımızı şiddetli ve çok şiddetli erozyona tabi olan 18.5 milyon hektar
büyüklüğündeki çıplak alanların ağaçlandırılması ve erozyon kontrol çalışmalarında TEMA ile işbirliğine
davet ediyoruz. 1996 - 2005 yılları arasında yapılan ağaçlandırma faaliyetleriyle TEMA Vakfı
öncülüğünde 3, 7 milyon fidan dikilmiştir.

Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden yoksundur.

Burasını öyle bir ağaçlandırın ki, kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın.

K.Atatürk


-Gelecek çocuklara orman yok! -
Arzu Altınçiçek

Nisan 2008


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Bu kadar Kolay mı?
Bu kadar kolay mı sevgi
Bir papatyanın tükenişindemi kaderi yüreğimin
Ya da şarkılardan tutulan fallardamı
Kayan yıldızlardamı ümitler
Gecenin kucağında hayallerle
Yarına kaç var diye takılan gözlerdemi
Hiç tüttüremediğim sigaranın dumanıyla
Boş şişelerdemi
Boşalan kadehlerle artan ihtirastamı
Bu kadar kolay mı sevgi
Aşk istemekle yaşanırmı
Paylaşmak gerekmezmi güneşi
Yeşili mavisi birken dünyanın
Eller birleşmezmi dudaklarla
Ten birleşince çöl kızgınlığında
Biten sevdaların buzulları erimezmi
Yeni bir kor düşürürken müjganı
Bir tebessüm vermezmi sıcaklığını
Herşeyi güzelleştirmek iki yürekteyken
Tüketmek sevdaları bu kadar kolay mı?


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Bu kadar kolay mı?
Bu kadar kolay mı sevgi
Bir papatyanın tükenişindemi kaderi yüreğimin
Ya da şarkılardan tutulan fallardamı
Kayan yıldızlardamı ümitler
Gecenin kucağında hayallerle
Yarına kaç var diye takılan gözlerdemi
Hiç tüttüremediğim sigaranın dumanıyla
Boş şişelerdemi
Boşalan kadehlerle artan ihtirastamı
Bu kadar kolay mı sevgi
Aşk istemekle yaşanırmı
Paylaşmak gerekmezmi güneşi
Yeşili mavisi birken dünyanın
Eller birleşmezmi dudaklarla
Ten birleşince çöl kızgınlığında
Biten sevdaların buzulları erimezmi
Yeni bir kor düşürürken müjganı
Bir tebessüm vermezmi sıcaklığını
Herşeyi güzelleştirmek iki yürekteyken
Tüketmek sevdaları bu kadar kolay mı?


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 08:52 AM

Bu mevsim bile
Kaç şiir var kumbaramdaki harflerde
Ve kirpik uçlarımda bekleyen düşlerim
Göğsümde uyansaydın
...bu mevsim bile
Mayıs çiçeklerini sulardım gönül bahçemde
!

Kaç fırtına var suskun rüzgarda
Ve kaç damla yağmur, birleşmiş kirpiklerimde
Göğsümde uyansaydın
...bu mevsim bile
Yakardım çiy düşmüş bütün gülleri

Kaç sarhoş küfür tortulanmış, şişede
Ve bilmediğim tonunda aşk kırmızısı
Göğsümde uyansaydın
...bu mevsim bile
Bulutlardan yedirenk düşerdi dilek yıldızı

Oysa
Mevsimde buz beyazı
Bedenimde her su damlası “s e n”
...bilmezler
gelincik açar tenimde
bu mevsim bile...


Arzu Altınçiçek


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:58 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.