![]() |
Son Durak
Hayat yorgunları durağında iki ayaklı bastonlar Reklam panosu konuşuyor beklemeler ardından __Al beni, al beni, al beni Çok da sıcak Bu güneşi kim tutacak? __Alevli durağına yolcular siz sola __Ne demek efendim Buyurun önden Son su sıçrıyor buharla Aydınlı otobüsü geçiyor hızla Yön telaşı çırpınıyor Yolcularında son durak Makamsız müzikler eşliğinde Makam telaşları sırıtıyor Evvel panoların sloganlarından __Duyuyor musun? __Maalesef __Ben de … “La” ile başlıyor makam Bir ağızdan Son durakta Son no(k) ta 29.01.06 Yasemin Sezer |
Sorguyum
Bilmecelerin imla yüzüyüm Sormaktan bıkmayana. Sorguyum, Düşüme kadar. İki çarpı bir defterinde çıldırıyor Burcu burcu tüten vals. Bu dans ki yıllara gamsız Yağmurlar yutar inadına Damsızlara arz Eksenini sevmekle başlar hani Dolandıkça çizdiğin tüm halkalar Basamaklarındır .......................hadi tırman! Düşüm sorulsa Sonra düşüm olunsa Düşmeden, boş geçen dolambaca Bir halka olunsa Düşmesem hani aşk yolunda Cevap cümle olurum sorgusuzca... Sorguyum, düşüme kadar İki çarpı bir defterinde İmla yüzüm sırtı boş 13.01.06 Yasemin Sezer |
Söz Telafisinde
doğur beni gecenin gözlerine bürüneceğim güne ___ölü sansınlar seyri akla tadı nar içine tohumlanacağım güne ___çoğalacağım bil soy hoyratlığını dilime dilimle bensizliğinin ağısını ____beyaz olsun çekirdeği söz telafisinde kırp perdesini gözümün ninnisinde uyur bebeği annesinin sesiyle ____rahminde bin ömre gebe 31.01.06 Yasemin Sezer |
Sus
Sus Anlatma /sıkıldım Dur Bu son öpüş /uzaklaş Git Çok mutluyum /dönme asla Diyemedim /Hiç Bile bile lades Aklımda idi /aldım çektim Yenildim Zaferin /zaferim Sus Bu akıllı işi değil Selamına 5 takla Yolum yokuş Alkışlama /Oyun bitti Yalan Koca yalan İnandım sandık İnanmadım Hiç inanmadım . . . . . . Ne olur dön! Ağustos 2005 Yasemin Sezer |
Sus Bazen
Seçtiğimiz bedellerle suç olmuşsak eğer Yanlışlığı son arama, kör değildir kader Dokunduğun her neşeden gam çalmışsan eğer Nazar sayma ellerden, özrün özüne değer İnsan dediğimiz sen ben onlar hepsi bir Fark bilende, değerini arayan safir Yol soranla yer bilmeyen olsun ki bâkir Âladır nice âlim gezenden bir fakir 21.03.07 Yasemin Sezer |
Susalım
Hep başa en başa Sevilen eller boş Sayamaz kaç parmak Uzaktaki ten midir Dokunulmayan Anla Yasak İçinden ağlayan azap Yalnızlığı tuzak bülbül gibi El yordamı sever âma Yakarır Düşümden iner misin? Alaylı telaşlarla yürünen yollarda Arkadaşlar okşar derini Boğulmaz çekersin Bilirsin Bu dünyada kahır, hülya Teselli değil Şafak er geç söker söyleriz Çıkarır içinden geceyi Günle aydınlanmak dersini Çoktan okuduk biz Riyâsız ömür dilinde Sâhi tutunabilsek Kekeme kalırız vallahi Susalım da Dil dilenmesin Pişmanlık bâki 25.09.07 Yasemin Sezer |
Susmak Zamanı
Can çıkmazı kanmalarda buldum es ki ben Yenilenmek vasat teselliydi alacalarında Aşkın dönüşlerinden topladığım tohumlar Vurgun yemişlere filiz verdi dikenli Kanatarak geçtiğim yollar ki gamsız Acıdan yana hayrı kalmadı his/siz arsız Deniz minaresinden söktüğüm nefes Usulca d/inliyor susmak zamanı 10.12.05 Yasemin Sezer |
Şaşırma
alallı gönlü gerdiğimizde sehere örtü niyetine karalara renk düşer bazen takas olur denizlerle attığın kulacın rengini şaşırır dersin; “bu ben miyim? ' evrim tevekkül eder gizden şaşkın ellerimiz alkışlar ancak ebemkuşağı çizilince yüzümüze.... Eylül 2005 Yasemin Sezer |
Şiir
Kiminin yalnızlığı düşer dizelerine Bazen aşkın yaratan yaraları Ve solmuş elde papatya durur gibi İğreti kırılgan, kırmaz da heceyi Kiminin çakıl taşları arasında sudur, yorgun Akar da kaya durur yolunda gibi Gitmez ileri, gerisi bitmiş varışı yoktur belli Kiminin çocuksuluğu okşar yapışır Elma şekeri der kırmızı mayhoş eğlen Varacağı yer bilmez kendini söz gibi Şamatadan şamdanlar üfler Kimi güzden doğar safran sararken Geceyi giyer nemi dudağında bakire gibi Yaşlarıyla sildiği her söz devinir Buruşur kavgalı saten çarşaflarda Çığ düşer cümle düşmez Sıkılmaz da Yumruklar dizinde dizeleri Anlatamaz, ağlar, durmaz Yaşar şiir kendini Kendini şiir yaşar Şiir kendini yaşar Seçemez ki … 03.10.07 Yasemin Sezer |
Şükür
Bir vakit daha düştü sıhhatimden Üşüştürdüğüm şaraplı geceden armağan Sabahın kalk sirenine soyunmadan Sıyrılamadım yataktan Tutmuyordu eskilerin Pa dedikleri Korku Hani kim bıraktı seni? Terliklerimin içinde Bulamadım yerini Bir terledim Çok terledim işte Devindim, dolandım az daha güçlü ellerimle Benden bana mesnet işte Her uyanışımın zor kalkışında İmgesizdim Kalkamadım Siren durdu Sabah Tanrım o ne soğuktu. Pa dedikleri donuk Yok sesinde soluktu Tepindi Durdu Bugün olamaz Olmamalıydı işte Pa dedikleri d/uydu Şükür! Ha bu kul Bu sabah da Doğruldu Duyurulur... 26.12.05 Yasemin Sezer |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:36 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.