![]() |
Sevdalıyım
Sevdalıyım dağlarına Kekik kokan,keklik öten Karakışta zemheride Mağaralarında cankurtaran, Zirvedeki maralın ürkekliği Sürülerce koyunun otlaklığı Kara kartalların pike yapıp indiği Dağlarına sevdalıyım Sevdalıyım toprağına, bağlarına Verimli,geniş karınlı Geniş kalçalı ve doğurgan Kavgada,erozyondan sıyrılğan Tarlalarındaki toy ve turaçlarına Bereketli,verimli,zengin Hainlik bilmeyen saf Sevdalıyım Anadolu toprağına Sevdalıyım canlarına insanlarına Riyasız,dolapsız Candan,içten ve yürekli Dostunu çok iyi bilen güleç Gün doğar üzerilerine kızgın Tarlada susuz ve çatlak dudakları Rüzgârda yanık teni ile ve Kavgada çatal yürekli oluşuna sevdalıyım. Sevdalıyım gökyüzüne Ülkemin gökleride bir başka dostum Turnaların semah harmanı Yıldızların yağmur kervanı Ay’ı başka Güneşi bir başkadır Şimşekleride bir başka Zalime gözdağı verir gibi çakar Ve tutsak olmayan kuşların mekanı Sevdalıyım gökyüzüne. Sevdalıyım pınarlarına Cömert dolu-dolu ışıl-ışıl Bol ve bereketli topraklar üzerine Nice değirmenler döndürürler Yangınlar,ateşler söndürürler Suyunu kimseden esirgemeyen berrak Gider KERBELÂ’ya doğru hasretle Akar yezide inat HÜSEYN’e doğru Sevdalıyım sularına pınarlarına. 28.09.2005 Mazlum Zengin |
Sevgi kenti
Sürmeli gözlerinin esiriyim Rüzgarın savurduğu saçlarının, Tapıyorum sana tapıyorum Çeşme başlarındayım, Yolunu bekliyorum sabırsız Kalbim, Bir kamyon motoru gibi Yerinden çıkarcasına çarpar. Köy meydanında bakma Söz olur, Kırmızı,alımlı giyinme, Göz olur. Ela gözlerinin esiriyim, esiri Kalbim kalbine kelepçeli, Açarı ummanlar da. Düğünler hasat sonu, Halaylar hasat sonu çekilir. Mavzerlere sürülür mermiler Ortalık cehennem, Barut kokuları hasat sonu. Sevgimizi, Barut ipliğiyle idam etmesinler. Herkesi her şeyi bırakıp, Arkamıza bakmadan, Kaçalım buralardan. Sevgi dolu, Süresi dolmuş adetlerin, Ve silahların olmadığı, Bir kente gidelim, Çoğalsın sevgiler, İki can dört olsun Gidelim sevgi kentine gidelim. 24.07.2000 (`ŞİİR HARMANI`ından) Mazlum Zengin |
Sitem
Bunca acıya çileye Payımıza bu mu düştü Yaşımız geldi elliye Payımıza bumu düştü? Yaşam film şeridi gibi Geçip gitti gözlerimden Bir tek kulu incitmedim Payımıza bumu düştü? Bazısına denizde damla Bazısına verdin çokça Paylaşım oldu mu hakça Payımıza bumu düştü? Bir ömür böyle geçilir Ecel şerbeti içilir Bir gün kefenim biçilir Payımıza bumu düştü? 24.10.2005 Mazlum Zengin |
Siyah
Siyah rengi hiç sevmezdim Hüzün verirdi bana Benim için siyah Matemdi,acıydı, hüzündü Siyahı sevmezdim hiç Seni tanıyıncaya kadar Siyahı,senin kaşında Siyahı,senin saçında sevdim Siyahı sevmezdim hiç Gecenin karanlığı gibi Kalbimdeki kara saplı hançer gibi Siyahı senin gözünde sevdim Siyahı artık çok seviyorum Arabam siyah,elbisem siyah Yüze sürülen karanın dışında Sayende siyahı çok seviyorum. 09.06.2005 (‘ŞİİR HARMANI’ından) Mazlum Zengin |
Son Şiir-Son Nefes
Kara yağmur bulutlarındaki, Dökülen son damla misali Son şiirim bu benim. Son aşkım, son sevdam, son bebeğim. Yürürken bir ağacın can suyu zirveye Çekilmiş benim şiir ağacımdaki can sevgim Kurumuş aşk çiçeklerim, Gölgede kalmış sol yanım Güneş yok, sevgi yok, dost yok. Aşk ağacındaki, yenmeyi bekleyen, Sevgi yaprakları arasındaki meyve gibi, Göz kırpan zirvedeki yıldızlar yok. Derinliklerdeki köküm yüzeyde artık Rüzgâra, poyraza direnç yok, güç yok Yüreğimden geçen nehir kurumuş Su yok, damla yok, nem yok İçimdeki parlak ışıklı şehir artık karanlıklarda Güneş yok, ışık yok, nur yok. Dilimdeki tat gitti geri gelmemecesine Soframda suyum yok, tuzum yok Çorbama sıkılan limonun son damlası gibi Son şiirim, belkide son nefesim, Belkide çıkmayacak bir daha, Türkü söyleyen, şiir okuyan sesim. Eksilecek belkide, İnsan denizinden bir damla, buharlaşacak Ve belkide toprakla buluşacak. 01.03.2007 www.mazlumzengin.com Mazlum Zengin |
Sular
Karlar eriyordu tepelerden Yürüyordu yolunda yavaş, yavaş Birleşip ilerliyorlar dört bir yandan El ele, kol kola, sarmaş dolaş. Hedefleri var, okyanuslar ve daha ötesi Kar suları, pınarlar, dereler, nehirler El ele vermişler, dağ tepe demeden ilerliyorlar Koşar adım değil, yürüyerek,ağır ağır,yavaş yavaş. Gıpta ediyorum, imreniyorum sulara Birlik olmuşlar, yürüyorlar okyanuslara Yol bilmiyorlar ama sora sora Birlikte, daha güçlü, daha güneşli yarınlara. Bazen, duru berrak, ingin, ağır ağır Bazen, kükreyerek bir aslan, bir dev gibi Önüne geleni, yıkıp ezip geçiyorlar dağ gibi Daha çok yol var okyanuslara, yormayın kendinizi. Nice değirmenler döndürürler Barajlar doldururlar, denizler gibi İnsanlar, önlerine duvar örüp set çekerler Ama bir gün, yine ulaşırlar okyanuslara. Bizde birlik olalım, sular gibi seller gibi Yürüyelim elimizde bayrak iktidarlara Kırlarda, türkü söyleyelim, halay çekelim Barış, kardeşlik, dostluk, getirelim ülkemize. 09.02.2002 (‘ŞİİR HARMANI’ından) Mazlum Zengin |
Susadım
Susadım Susadım sana kara gözlüm Ağustos’ta çatlamış toprağın, Susuzluktan dudağı çatlak ırgatın Suya uzak bir dağ başın da, Kara gözlü koyun gibi Susadım sana kara gözlüm susadım. Susadım Susadım sana güzel yüreklim Sırtını yosunlu taşlara yaslayan bir mahkum, İşkence tezgâhında bir direnç Kalbi pır pır atan yeni doğmuş bir bebek, Sevgi doldur yüreklere dara,sız Susadım yüreğine kara gözlüm susadım. Susadım Susadım sana fidan boylum Mihrican,da gözyaşı dökensin Zemheride bahçede yalnız Ve Filizkıran fırtınalarında toprağa sarılan, Gelecek kuşaklara ulu bir çınar Susadım fidan boylum sana susadım. 06.07.2006—14.40 Mazlum Zengin |
Sürgündeyim
Sürgündeyim ben gözlerinde Bu gün,ay akşamdan doğmuş Ayna koydum,şavkı ranzama düşmüş Bir direniş türküsüyüm dillerinde. Yüreklerde puşt hançeri, Ağla ağlayabilirsen. Yakmakla imhaya girmişler, Ölümlerin,en ızdıraplısı mahpusta. Panzere,tüfeğe, yumruğuyla Yangına,canıyla karşı duran Parmaklıklar nar gibi olmuş kardeş Ve yanmıyor bedenleri yürekte anıtlaşan. Teslimiyete kara bir perde çektiler, Güçlerini sizden alıyorlar ey halkım, Bırakma,tek başına yüreklerine yürek kat, Karşı dur zalime,engereğe,çıyana. Yayılsın türkülerimiz tüm dünyaya, Ellerinizde meşaleler,pankartlarla beraber, Dimdik yürüyün tarih yazacaktır sizleri, Çınlasın sesleriniz cezaevi tavanlarında. 04.09.2005 (‘ŞİİR HARMANI’ından) Mazlum Zengin |
Sütlügen çiçeği
Yaprakları yeşilin en güzeli, İnce uzun hafif ovalımsı, Kırılgandır nazlıdır, Tarlamızın vazgeçilmezidir. Sütlügen çiçekleri, Sarı olur sarının en güzeli, Yaz gelince bir-bir patlarlar, Etraflarına gülücükler saçarlar. Sütlügen dalları sütlüdür, Kırılmaya görsün kazara, Bırakır sütlerini gözyaşları gibi, Ağlar-ağlar doyasıya inceden. 21.05.2005 (‘ŞİİR HARMANI’ ından Mazlum Zengin |
Şairce şiirler
Bendeki bu kader bu şans olursa Yaz bahar ayında kar gelir bana Dosttan dosta güzel selam gelirse Yüreğim sineye dar gelir bana Uzakta olsan da yüreğimdesin Dünyanın yükünün direğindesin Her kötü günümde sen benimlesin Senin gibi dostum var gelir bana Kötü söz dostunu yürekten vurmuş Şiirler türküler figana durmuş Gönüllere dolan şairler varmış İki kollarımla sar gelir bana Muhabbet güzellik olur dostlarla Bazen insanlıklar biter postunda Farksız olur yerde o yılanlarla Yerdeki kıvrılan mar gelir bana Mazlum’un sevdası yine dellenmiş Yürekteki bağı bahçe bellenmiş Gözlerdeki yaşı kanlı sellenmiş ‘Şairce şiirler’ yar gelir bana Mazlum Zengin-19.10.2006/saat11.00 Mazlum Zengin |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:13 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.