www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Sabit İnce (https://www.cakal.net/showthread.php?t=72583)

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:30 PM

Yüce Dağlar

Başı boz dumanlı ey yüce dağlar,
Siz de benim gibi yaşlı mısınız?
Yaylaya kurulan kutlu otağlar,
Ecdadım nerede söyler misiniz?

Yüce Erciyesim başın boran mı?
Nerde Dadaloğlum sana yaran mı?
Eşini dostunu yaren soran mı?
Sırdaşım ey dağlar bilirmisiniz?

Yaylalarda koyun, kuzu meleşir
Güllerin dalında bülbül söyleşir.
Yücesinde nazlı yarim eyleşir,
Söylen güzelleri severmisiniz?

Yaz gelince yaylalarım şenlenir,
Koyağında türkülerim dinlenir.
Gözyaşımla ne ağıtlar söylenir,
İNCE'ye de selam söyler misiniz?

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:30 PM

Zenginlik

Akıl en büyük zenginlik,
Kıymetini bilirsen sen.
Ne kötüdür bilgisizlik,
Bilmediğin bilir isen.

Edep büyük mirasındır,
Bırakıp gidebilirsen.
Sevgi senin parçandır,
Koparıp verebilirsen.

İlim maldan hayırlıdır,
Arayıp bulabilirsen.
İlim sana muhafızdır,
Bilgiyi sevebilirsen.

Mal vermekle azalır,
Kıyıp da verebilirsen.
İlim durmadan çoğalır,
Karını bilebilirsen.

Mal yenilir, insan biter,
Farkında olabilirsen.
İNCE dediklerin yeter,
Faydalı olabilirsen.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:30 PM

Zümrütten Tepeler

Yeryüzünü temâşa mevsimi tam,
Zümrüt tepelere yaslanmış bahar.
Her yörede şenlik, her yanda bayram,
Buhur buhur sihirli râyihalar...

Canlılık taşıyor akan sulardan,
Nağmeler yükseliyor, kuğulardan,
Vuslat arzusuyla yüksek dağlardan,
Çağıl çağıl denizlere ırmaklar...

Haliçeler gibi her yan rengârenk,
Âdeta bir hülyâ âlemi âhenk!
Ve rüyâlardaki Cennetlere denk,
Ovalar, obalar, altın çayırlar.

Göğe ser çekmiş ağaçlar salınır,
"Hû hû" nağmeleri heryanı alır;
Her gün başka güzellikle ağarır,
Hür maviliğiyle mahmûr sabahlar.

Hayat kesilmiş heryanıyla toprak,
Çiçeklerde tebessüm yaprak yaprak;
Neş’eyle dönüyor devreden bu çark,
Gamze çakıyor sevdâlı ufuklar.

Aşk u şevkin kaynaştığı bu yerde,
Vuslata açılır rûh perde perde;
Ayrı bir hazza erer her emelde,
Vicdanında her ân Hakk’ı duyanlar.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:31 PM

Öteler

Gelenler bu dünyâya gidiyor birer birer;
Her gün ruhlara çarpan kederli birkaç haber...

Öteye inanmayan sînelerde burkuntu;
Onlar için çılgınlık saklanacak tek kuytu.

Perişan dünyâlarında her şey mâlihülyâ;
Ruhlarında (ebediyet) bir karanlık rüyâ...

Nâsiyelerinde sopsoğuk yokluğun eli,
Hayat-ölüm iç içe çehrelerinden belli...

Bilginler, "Gitmek tabiîdir!" tesellîsinde,
Lâkayd olanlar, henüz bedenin pençesinde:

Birşey duymamak için (çakır-keyf) olmak gerek;
Zavallı! Bu hezeyanla eriyip gidecek...

Zaman durmadan öğütüyor ve durmuyor çark,
Çıkacak bir meçhûl an önlerine son durak...!

İlmin o iddialı huzur tesellîleri,
Avutamaz tımarhanedeki delileri...

Bize göre birdir ilk varoluş, son diriliş;
Bu kutlu yolculukta gâye, Sonsuz’a eriş.

Her şey bir başka, inancın pembe dünyâsında,
Beklenilen mutluluk ölümün verâsında...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:31 PM

Öteler İştiyâkı

Esip sarınca ruhları dört bir yandan hazan,
Yalnızlık ayrı bir dert, ülfet ayrı bir çile...
Göçmeye hazırlık var, sînelerde hafakan;
Vedâlaşma zamanı bundan böyle hepsiyle...

Dünyâ denen bu ise, tam ifritten bir azâp,
Gönüllerde burkuntu, dimağlarda bir sancı
Artık yaşamak dert, onu duymaksa ızdırâp,
Bilmem nasıl geçecek hiç dinmeyen bu acı...?

Yetiş ey ebedî dost, yetiş ki pek bunaldım!
Kılıcım kesmez oldu, terkeşimde tek ok var;
Aşılmaz bu tepeler Sen olmadan, inandım...
Ve inanç kuşağında yâr oldu bana ağyâr...

En tatlı hülyâlarla koşayım yollarında,
Anladım Sen’den gayri her şey aldatan serâp!
Noktalansın bu hayat ölümün kollarında,
Değil mi ki Sen’i buldum... buldum Sen’i ey Râb!

Yaşayıp doydum artık, doyulmayan dünyâdan,
İsterse hemen bitsin şu bitmeyen sonbahar;
Fırlasın bu son okum, fırlayıp çıksın yaydan,
Kanıma bedel olsun bakışı şehlâ şikâr...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:31 PM

Özleyeceğim

Yemyeşil dağlar,
Dumanlı dağlar.
Gurbet ellerde,
Nazlı yar ağlar.

Bekleyeceğim,
Özleyeceğim.
Senin yolunu,
Gözleyeceğim.

İNCE aşığım,
Sabır taşıyım.
Nerelerdesin,
Ay'ım ışığım.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:31 PM

Şafak Garipliği

*******in ardından bir şafak garipliği,
Sisli ufuk ve biz,

Durmuş gözlerken huzuru, neş'eyi, sevgiyi,
Hâlimizce sessiz.

Bora gibi zorlu esmeye başladı kader,
Yürekler temelsiz...

Kuluçkadaymış bütünüyle kin, nefret meğer
Sîneler pek hissiz...

Deldiler zamanı, şu delik bir lehim ister,
Sapasağlam eksiksiz...

Yüreğimde sancı, şakaklarımda kanlı ter,
Hislerim direksiz.

Bir baştan bir başa ufku şafaklar tutmuşken,
Dupduru lekesiz;

Zulmet yırtılmış, aydınlık geceyi boğmuşken...
Ve yollar hendeksiz...

Yürüyorduk, rüyâlı baharlara ardarda,
Mânisiz, engelsiz...

Her yanda kızaran erguvanlar arasında,
Pür-şevk, gösterişsiz...

Gök bir yanda, yıldızlar bir yanda, biz bir yanda,
Nûrefşân tertemiz;

Zaman "vefâ, vefâ" diye inledi bir anda,
Acıklı, mecalsiz...

Yeniden gün denizde söner gibi olmuştu,
Ölgün ve bedelsiz...

Yeniden bu hasta gönlüm hasretle dolmuştu,
Hicrânlı-tâli'siz...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:31 PM

Şimşekler Gibi

Şimşekler gibi zuhûr etmiştik bir devirde,
Her yanda karanlığı delerek perde perde...
Işıklara binip yağmıştık çok ötelerde,
Tuna boylarında ve daha bir sürü yerde.

Her bucakta bir zafer tâkı, bizler de şendik,
Yıldırımlar gibi dünyânın bağrına indik...
Allah’a tevekkül olup Allah’a güvendik,
Zâlimleri te’dîb için gönderilen bizdik.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 06:31 PM

Şunlar

Kayseriden Ankara'ya giderken,
otobüs koltuğun kursu sandı o
kulaklarım sessizliğe hasretken,
Bremende mızıkacı oldu o.

Birazcık okumuş ahkam kesiyor,
acı poyraz gibi çok sert esiyor
bir tek kendi müslümanca yaşıyor,
on üstünden tam bir sıfır aldı o..

bilenle bilmeyen bir olmaz dedi,
karşısındakine cahilsin dedi.
azıcık susarak tepki bekledi,
tv deki bir reytingci oldu o..

İslamın sözcüsü sandı kendini,
farkettimde tez anladım fendini,
allamei cihan etti kendini,
beşinci mezhebe imam oldu o.

Kalem diyor yaz şunların halini,
gönül diyor bağla şunun dilini
İNCE iyi bilir hakkın yolunu,
Şeriat bulunca sonu sandı o..


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:53 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.