![]() |
aşkimiz Eski Bir Roman
kalbimde Arama Eski Yerini Sen Gözümden Akan Sele Kariştin Istesem De Artik Sevemem Seni Hasret Rüzgarina Yele Kariştin Seninle Aşkimiz Eski Bir Roman Yandi Sayfalari Külüdür Kalan Sevgilim, Her şeyim Sendin Bir Zaman Ne Yazik Sonunda Ele Kariştin Kirilan Kalbim Var, Dinmez Bir Kinim ömrünce Sürecek Aşka Yeminim Kavuşmak Imkansiz Artik Sevgilim Dönüşü Olmayan Yola Kariştin |
Acırım Sana
Kalbine gömüp de dinmez acını Mutluyum deme hiç acırım sana Boş yere gizleyip gözyaşlarını Yanımda gülme hiç ağlarım sana Bir nehir olup ta taşamadın ki Aşkının peşinden koşamadın ki Sen doğdun ama hiç yamaşadın ki Yaşadım deme hiç gülerim sana Aynalar gösterir sana kendini İster kalbini kır ister elini Sen yazdın elinle sen kaderini Acırım sevgilim acırım sana Yanarım sevgilim yanarım sana |
AdI GüL'dü
Gülleri severdi en çok Güldü mü güller açardı gül yüzünde Güllerle bölüşürdü yalnızlığını Hep gül beklerdi sevdiğinden Bir de 'gül mevsimini' takvimlerden Bir gül kokusuna Bir de 'gül reçeline' dayanamazdı Hep güller kurutmuştu Hayatının en hazin sayfalarında Hep gülerek büyütmüştü sevdasını Ve her sabah Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi Ahşap bir evin avlusunda Mis kokulu gülleri derlerdi Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi Ne zaman bir haksızlık görse Kanayan bir gül gibi Ahh bu dünyada Gülü gülle tartsalar derdi Ne okur ne yazardı Ağlasa gülleri sular Gülse gülleri okşardı Ama ne zaman içli bir şarkı duysa Güllere bakar uzun uzun dalardı İşte öyle bir çiçekti Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi İşte o kadın Benim annemdi. Bir bilseniz Ne güller yeşertti hayatın dikenlerinden Dökerek gözyaşını Ve şimdi O güller süslüyor onun mezar taşını..! |
AdImI UnUT
Nasılsa ayrılık bu aşkın sonu Sen de eller gibi adımı unut Kader ikimize çizmiş bu yolu Sen de eller gibi adımı unut Seninle bu aşkı yaşamadık say Birlikte gülüp te ağlamadık say Böylesi unutmak dahada kolay Sen de eller gibi adımı unut İstemem söyleme bir tek kelime Sen de eller gibi adımı unut Değmesin artık hiç elin elime Sar yeni aşkını benim yerime Sen de eller gibi adımı unut... |
AYRILIRKEN...
Severken ne kadar büyükse insan Ayrılırken yine büyük olmalı Ne kadar insafsız olsa da zaman Sevenler her zaman bir dost kalmalı Bir ecel olsa da ayrılığımız Bir ömür sürse de pişmanlığımız Koca bir mazi var yaşadığımız Geçmişe her zaman saygı duymalı Yırtılmış olsa da resimlerimiz Yabancı olsa da isimlerimiz Nefrete dönse de sevgilerimiz Yine de o aşka saygı duymalı Sevenler her zaman bir dost kalmalı |
BeN AşKı ÖLüMSüZ BiLeNLeRDeNiM...
İstemem sevgili yüzüme gülme Eğer ki sonunda ağlatacaksan İstemem sevgilim ümitler verme Sonunda dünyamı karartacaksan Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim Bir ömür boyunca sevenlerdenim Ellerin ellerime değmesin derim Eğer ki sonunda bırakacaksan Gönüle vurulmaz asla bir kilit Seveni öldürür kırılan bir ümit Sevgilim yanıma yaklaşmadan git Eğer ki sonunda ayrılacaksan |
Ben ömrümü sana ödünç bıraktım
Sevdam diz çöküyor senin yanında İlk kez böyle çılgın böyle deliyim Tenim ürperiyor İnan çok sevdim Seninle aşkımın son gecesindeyim Kalsam yenilirim Gitsem olmuyor Kaç kez gururumu yolda bıraktım Her ayrılık bende ölüm oluyor Ben ömrümü sana ödünç bıraktım... Ancak senle doğar, Senle yaşar ve Senle ÖLÜRÜM ….. |
Benim korkum ölüm değil
Gecen gun senin yaninda aklima olumum geldi Sensizlik bir mizrak gibi saplandi kalbime O son ani hatirladim, o seni koyup gidisimi Ilk defa bu kadar uzuldum dunyaya geldigime Olum! kacinilmaz sonuc o soguk kelime Bir gun ucuz bir fahise gibi koynuma girecek Yuzumde gezinecek pis ve igrenc elleri Korkudan buyumus gozlerimde hayaller can verecek Biliyorum uzuleceksin, ama bir gercek Bir yerde sevismek gibi, bir yerde yasamak kadar Ne hazin sicakligimizin bizi terketmesi Ve yuzuze birbiri ardinca kapanan kapilar Ergec uzanir bir el son kampanyayi calar Anlariz kacinilmaz anin geldigini Sehre bir bomba dusmus gibi aynalar, camlar kirilir Insan arar da bir turlu bulamaz guzelligini. Kimse benim kadar bilemez olumun re.....gini Seni koyup gitmenin huznunu ben anlarim Cunku ben sende bildum kendimi, sende sevdim Senin yaninda seninle degerlendi zamanlarim Ne aci gun kadehlerin bos kalmasi, sarkilarin yarim Mevsimlerin birbiri ardinca bir anda bitivermesi Ansizin tiprakla dolmasi gozlerimizin Kanimiza o cirkin boceklerin girmesi Kim bilir olum belki de bir cilenin sona ermesi Belki guzeldir, su sefil dunyaya bos gozle bakmak Ne care ki sen varsin, o dunyada sen varsin Benim korkum olum degil, seni yalniz birakmak. |
" Her gelişinin sonun da yine gidiş var"
Ne zaman usanacaksın bu gitmelerden Ne zaman bitecek bu vedalar, zoraki sallanan bu el Ve bilsen ne kadar yorgun bu yürek Ayrılıklardan taşımak zor geliyor artık Bu sevdanın yükünü Kolaymı sanıyorsun tek başına yılları devirmek İçinde her saniye yeni bir hayel kırıklığı ile uyanıp Her uyanışta yine yapayanlız kalmak |
Yaşadığım şu Dünya'da iki tane kör tanıdım;
Bunlar gözleri senden başkasını görmeyen BEN, Diğeri ise benim bu içten ve masum sevgimi görmeyecek kadar kör olan SEN... Umutlarımın mavisini alıp gittin Denizlerimin mavisini çalıp gittin Masmavi dünyama Simsiyah bir çivi çakıp gittin... Gittin Ve sen de her yalan gibi Bittin... Masmavi göklerde bir yıldızmısın? Yağmurlu havada gök kuşağımısın? Doğaya renk veren çiçekler gibi, Karanlık gecede ay ışımısın. Dağlardan çağlayan şalalemmisin? Yosun yeşiline benzer gözlerin , Görmediğim zaman geçmez günlerim, Gündüzleri aydınlatan gün ışığımısın. Ben güneşe çıplak gözle bakarım, Rüzgara rağmen yakarım son kibritimi Ağlarım yağmura inat... İkimizde topraktanız bilirim de Bakamam sana çaresizce Bakamam gözlerine inat. |
Çıkmaz sokaklarında asılı kaldı bakışlarım
Gidişin çoğalışın oldu Gelirsin diye beklediğim yollarında kemikleşen ayak izlerimle Çoğalışın bitişim oldu Başka sevdalarda bir ümitle tuttuğum her el Boğazıma düğümlenen lanetin oldu Büyüsüne kapılıp seni, yalnızca seni unutmak istediğim her çift göz Boğulduğum denizlerin oldu Ne zaman isim koymaya çalışsam bu ayrılığa Noktalar bitiremediğim cümlelerimi yarım bırakan düşmanım oldu Her ne kadar uzatsam da ellerimi son çare yokluğuna İdama mahkum çaresizliğim celladım oldu... http://www.imgloadtr.com/uploads/c633511763.jpg |
YANAR İÇİM...
AŞKSIZLIGA YANAR İÇİM... *******İ HAYALİNE DOKUNMAK DÜŞÜNMEK SENSİZLİGİ SEVGİ NAGMELERİ İLE UYANMAK... SENSİZLİGE YANAR İÇİM... GÖZÜMDE AŞKLARIN EN GÜZELİ KOŞTURMAK YANLIZLIGA KALP AGRISI İŞTE BES BELLİ... ATEŞLERLE YANAR İÇİM... BAKAR DURURUM DALGALARA AŞKIN ADI KALBİMDE İŞTE TAŞ ATARIM MARTILARA... BAKSANA!YANIYOR İÇİM HİÇ GELMİYECEKMİSİN YOKSA? NE BİÇİM ŞEY BU BİLMİYORUM HADİ...SEN DAYAN KOLAYSA..... |
Bir gün çıkar gelirsin diye...
Evi en sevdiğin çiçeklerle döşedim... Üşümesin o narin ellerin diye sobayı yaktım... Açsındır diye sofrayı donattım... Banyoyu hazırladım... Havlunu yeniledim… Yatağımızı düzelttim, Başucuna bir gül koydum... Kalbimi yüreğimi kendimi hazırladım ve bekledim... Bir gece, bir sabah, bir hafta... Bir yıl... Yoksun sevdiğim ve gelmeyeceksin biliyorum... Çiçekler öldü artık... Soba söndü... Yemekler bozuldu... Banyo kirlendi... Havlu eskidi... Yatağımız bozuldu... Gül kurudu artık... Kalbim kırıldı be sevdiğim... Yüreğim incindi... Ben bittim diyorum sana bittim.... Ne sen gelirsin artık Nede ben... Nede bulabileceğin biri... Hepsi bitti... Bende bittim sevgili... Seninle birlikte... |
sanki bir gün çıkıp gelecek gibisin.
evde her gün bir şeylerin yeri değişiyor. galiba senin yerin hep ayni, bir duvardaki resmin, bir de rüyalarımdaki gulusun. hani dönmeyecek olsan, çoktan bırakırdım hayati avuçlarımdan. kime lazım sensiz hayat, avuntularda olmasa nasıl geçer omur. yalan diye asılıyorum beynime, idamlık mahkum gibi senin gelmeni bekliyorum. hadi gel artık, vur tabureme,bitir isimi. çoktan son bulmalıydı zaten yaşadıklarım, çektiklerim simdi beklediğim bir kıpırdanış, olu bir denizin dalgalanması gibi... ve bekliyorum seni, idamlık mahkum gibi... sakin acıma bana, yok olmak dediğin bir ince gümüş, sahte bir gülüşe aldanır bu süzülüş, kaçmak mümkün değil zaten. yazılmışsa alnına yazılan olurmuş. bir rüzgar esmesini bekliyorum simdi. fazla geciktirmeden, bitir isimi,.. idamlık mahkum gibi.... bekliyorum gelmeni. |
Sen yokken gittim
Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni. Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız *******den alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni. |
ödünç hançer öldürmez beni
bir küfür gibi kara kayış dilini ver binlerce kez açıklasam da dilini çözemediğim ihanet gel bir daha bende dene kendini ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte ne ben yenebiliyorum seni yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden giden yolları suçlarından arındır arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler unutkan şiirler, kopmuş alıntılar hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla kendine yazdığın yaşam öyküsü! ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır gelme üstüme boşalmış yeminlerin bileği ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir ödünç hançer öldürmez beni ya başka bir silah seç kendine ya bırak başkasının ellerine ölüm aşkın işidir kork benden sevgilim ahretin olurum senin bu kadar çok seven öldürmesini de bilir ben seni çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim gücümdü güçsüzlüğüm ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge, büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat yanıltma beni, beni bana yakıştır son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen! kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak kör eder hançerini içimin gücü ölümü göze alan yaşamasını da bilir |
Yüreğin Bir Taş
Bu sevdayı bana yakıştırmadın Kalbini kalbime yaklaştırmadın Vefa aramıştım sende bulmadım Anladım ki senin yüreğin bir taş Senden ne yar olur ne de arkadaş Anladım ki senin yüreğin bir taş Aşkımı söylerken gülüp geçerdin Sevmek dediğin boş bir heves derdin Tanrı kalp verirken sen neredeydin Anladım ki senin yüreğin bir taş Senden ne yar olur ne de arkadaş Anladım ki senin yüreğin bir taş Bütün varlığımla koştum peşinden Hep ben zarar gördüm aşk ateşinden Zevk duydum çaresiz seslenişinden Anladım ki senin yüreğin bir taş Senden ne yar olur ne de arkadaş Anladım ki senin yüreğin bir taş |
Çoban Çeşmesi
Derinden derine ırmaklar ağlar, Uzaktan uzağa çoban çeşmesi, Ey suyun sesinden anlıyan bağlar, Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi. "Göynünü Şirin'in aşkı sarınca Yol almış hayatın ufuklarınca, O hızla dağları Ferhat yarınca Başlamış akmağa çoban çeşmesi... "O zaman başından aşkındı derdi, Mermeri oyardı, taşı delerdi. Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi. Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi. Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu, Kerem'in sazına cevap veren bu, Kuruyan gözlere yaş gönderen bu... Sızmadı toprağa çoban çeşmesi. Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda, Ateşten kızaran bir gül ararda, Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi, Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar, Tarihe karıştı eski sevdalar. Beyhude seslenir, beyhude çağlar, Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi... |
Sevgi Bir Limandır Firtinali Günlerde Korunup Saklanacagin,
Seni Bekliyorum Bu Limanda Gittin Gideli Durmuyor Bu Firtina, Senin Gelecegin Günü Bekliyorum Gözlerim Yollarda Her Gece... Seni Özlüyor Bu Gönlüm, Senin Için Çarpiyor Bu Kalbim, Senin Için Yasiyor, Senin Devam Ediyorum Hayata, Sevgi Limaninda Bir Gün Daha Geçiyor Seni Bekleyerek... Söylemek Istedim, Haykirmak Istedim Seni Ne Kadar Sevdigimi, Sana Olan Askimi Haykirmak Istedim Daglara, Taslara, Her Bir Yana, Bütün Duvarlara Yazmak Istedim, Yapamadim... Seni Kirmak Istemedim, Senin Incitmekten Korktum Hep, Seni Seninle Yasamak Istedim Ama Yapamadim Yapamadim, O Güzel Gözlerin, O Gül Yüzünü Özledim, Unutmadim Seni... Her Ne Kadar unutmak Istesemde Unutamadim Seni, Unutamadim... Hasret İçinde, Özlem İçinde Seni Bekliyorum, Dön Ne Olur, Ne Olur Geri Dön Sevgilim... Seni Çok Ama Çok Seviyorum... Gün Geçtikçe Bitiyor Umudum, Gücüm Tükeniyor Artık, Sevgi Limanında Bir Gün Daha Geçti Seni Bekleyerek, Sevgi Limanında Gözlerim Yolda Seni Bekliyorum |
YAĞMUR KAÇAĞI
Elimden tut yoksa düşeceğim Yoksa bir bir yıldızlar düşecek Eğer şairsem beni tanırsan Yağmurdan korktuğumu bilirsen Gözlerim aklına gelirse Elimden tut yoksa düşeceğim Yağmur beni götürecek yoksa beni *******i bir çarpıntı duyarsan Telaş telaş yağmurdan kaçıyorum Sarayburnu' ndan geçiyorum Akşamsa eylülse ıslanmışsam Beni görsen belki anlayamazsın İçlenir gizli gizli ağlarsın Eğer ben yalnızsam yanılmışsam Elimden tut yoksa düşeceğim Yağmur beni götürecek yoksa beni ... |
Kalbimdeki misaifirliğin
Bir ömür sürsün dilerim Senle birlikte yaşlanmak Sevgilim benim tek temennim Senle yaşadığım küçük bir mutluluk Yaşanan bütün hüzünlere değer Ne güzel yapmış da yazmış seni bana Gözünü sevdiğim kader Böyle güzel başlar bilirim her aşk Senin doyulmaz bir farkın var ancak Kimse senin gözlerine sahip değil ki Bu bile yeterli bir sebep değil mi? Kalbimdeki misafirliğin Bir ömür sürsün dilerim Senle birlikte yaşlanmak Sevgilim benim tek temennim Sen çözdün benim tüm sırlarımı Çektin şikayetsiz kahırlarımı Bazen bir kelamın bazen bir bakışın İyileştirdi aşk ağrılarımı... |
Kal deseydin gidermiydim hiç...
Yasak olsanda bana, Saklanırdım koynunda, Gözlerime bakışın aklımda, Sesin kulaklarımda, Kal deseydin gidermiydim hiç... Acıtırmıydım kalbimi, Sensiz bırakırmıydım kendimi, Kal deseydin gidermiydim hiç... Dönmezmiydim geriye, Gülmezmiydim yüzüne, Kal deseydin gidermiydim hiç... Kalırmıydım böyle sensiz, Ağlarmıydım hep sessiz, Kal deseydin gidermiydim hiç... Kaparmıydım kapıları, Atlarmıydım ateşe, Belki gidecektim yine, Ama... Tenin tenimi çekerken, Kokun hala üzerimdeyken,Kal deseydin gidermiydim hiç... |
BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum, sen yoksun! Sevmek kimi zaman rezilce korkudur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlarda bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum, sen yoksun! Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor. Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin... Atilla İLHAN |
Vazgeç Gönlüm
Vazgeç gönlüm sen bu asktan vazgeç gönlüm sen bu asktan Sana kiymet verenmi var sana kiymet verenmi var Unut dertten zevk almayi unut dertten zevk almayi Seni ancak seven anlar seni ancak seven anlar Kapat çile kapisini girmesin o vefasizlar Dünya denen su hanede elbet seni biri anlar Sen attin bu kör dügümü sen attin bu kör dügümü Çare sende bende degil çare sende bende degil Kör olsun su askin gözü kör olsun su askin gözü Hata bende sende degil hata bende sende degil Kapat çile kapisini girmesin o vefasizlar Dünya denen su hanede elbet seni biri anlar |
......kırık bir aşk.............hikayesi bu...
..umutsuzluklarla..........ve hüzünle dolu... güneşinden yoksun; umut, bulutlar ardında gökyüzü kapkaranlık ve biz burada ışıksızız yollar aşılamaz türden, ufuklar bizden uzak .bugünler mutsuz ve yarınlar çok umutsuz ...amaçlar belirsiz ve araçlar çok yetersiz .....görüşebilmek zor, görüşmemek zor. .........sevebilmek ve de sevilebilmek, ............ne kadar mümkün sence? ...............ne kadar olası bu düş? ..................birleşebilir miyiz? .......................sen-ve-ben .........................bir gün! .............................? |
İklimler çileme çare bulmuyor.
Mevsimler halimi sormuyor Ayşen... Sakiler derdime derman olmuyor. ŞarkIlar yaramI sarmIyor Ayşen... İlkbahar, yaz derken hazanım soldu. Murada ermeden miyadIm doldu. Kalb gözüm, ellere bakar kör oldu. Senden başkasını görmüyor Ayşen... Hasretin tüketti bütün varımı, Seraba döndürdü hülyalarımı, Ne kadar süslesen rüyalarımı, Sabahlar hayıra yormuyor Ayşen... Ağlarsan, matemin yağar geceme, Gülersen, mehtabın doğar geceme,; Lale devri geldi gönül bahçeme, Senden gayri çicek girmiyor Ayşen... Kapattın gönlümün sevinç yönünü, Ümidim görmüyor sensiz önünü, Takvimler bilmiyor dönüş gününü, Saatler vuslatI vurmuyor, Ayşen... Feleğe isyanım arttı gitgide, Gençliğim su gibi aktı gitti de, Ömrümü ellere sebil etti de, Bana bir damlanı vermiyor Ayşen... Ardından çilemem, çağlamam diye, Yas tutup karalar bağlamam diye, Kaç kez and içtiler ağlamam diye, Gözlerim sözünde durmuyor Ayşen... Ey alev yanaklım, volkan dudaklım, Ne bir hilafım var, ne gizlim, ne de saklım, Her şeye erdi de zavallı aklım, Seni unutmaya ermiyor Ayşen... DostlarIm namıma Ferhat dese de, Ruhum aşk elinden imdat dese de, Kör şeytan resmini yırt at dese de, Ellerim bir türlü varmıyor Ayşen |
Nere gizlendimse aşikâr oldum
Hedefte gördüler sensiz iki gün Dertler avcı oldu, ben şikâr oldum İnsafsız vurdular sensiz iki gün. Gözlerde avcıya yaranmak hazzı Zevkten dört köşeydi hepsinin ağzı Üstüme atıldı yüzlerce tazı Başımda durdular sensiz iki gün. Ayağıma prangalar taktılar Gözlerimi dağladılar yaktılar İki koldan, bir alnımdan çaktılar Çarmıha gerdiler sensiz iki gün. Kâle almadılar dileklerimi Yaraslar emdi iliklerimi Bükülmez sandığın bileklerimi Kırk yerden kırdılar sensiz iki gün. Tenimle bin çeşit dert senli benli Her yanım kan revan gör ki ne denli İğneli, çivili, çatal dikenli Tellere sardılar sensiz iki gün. Her cevre göğsünü geren kalbime Eyyub'un sabrına eren kalbime Cennete sorgusuz giren kalbime Sırrını sordular sensiz iki gün. Eseni Efsanem olmasın kuşkun Ecel âciz kaldı, Azrail şaşkın Nihayet onlarda ölümsüz aşkın Farkına vardılar sensiz iki gün. |
Yerden göğe kadar haklısın kat kat
Dene her cevrini zulümden öte... Duysun edebiyat,tanısın lugat Yazsın unvanını zalimden öte.. Sabit hayalini çek gözlerimden Çıkart şu resmini sök gözlerimden Vefasız aşkını dök gözlerimden Afat görülmesin selimden öte.. Ara köhneleri meyhaneleri Dolaş izbeleri viraneleri Tanı aşk uğruna divaneleri Derbeder var mıdır halimden öte...? Nazarın kadrimi çok ucuz biçti Varla yok arası, belkide hiçti.. Ömrüm sokağında git gelle geçti Lutfuna ermedim talimden öte... Söyle ki ötmesin çekmesin kaygı Deryada damladır ondaki duygu Yok mudur bülbülde aşığa saygı Ahü-zar etmesin dilimden öte... Gün gelir Safi de niyazdan bıkar Öfkesi sabrının bendini yıkar İsyankar sedası ayyuka çıkar Öte dur köyümden, ilimden öte.. |
Senin sol göğsünün altında vuran,
Kalp değil, taştır be, taştır insafsız. Sen arap kısrağı, bense küheylan, Peşinden koştur haa koştur insafsız. Bakışın gücünü bende mi sınar? İnlesem azarlar, ağlasam kınar. Sen ceylansın diye gözlerim pınar, O yüzde yastır be yastır insafsız. Tercüman olmaktan aciz halime, Osmanlı dilinde yüzbin kelime, Bir şarap kadehi verdin elime, Unuttuğun ekmektir, aştır insafsız. İçimde cevapsız kalan merak var. İki yay altında binlerce ok var. Ava mı çıktın ki bu kadar çok var? O nasıl kirpiktir, kaştır insafsız? Bülbülden ibret al, duy avazından, Dinle isyanını kendi ağzından, O dahi uslanmış gülün nazından, Gönülde küstür be küstür insafsız. Ey derd-i aşkımla iftihar eden, Sordun mu kimdir bu intihar eden? O ömür törpüsü gözlerden tüten, Esrara kestir be kestir insafsız. |
Tayfuna tutuldum ask deryasinda
Yönümü yitirdim yüzer dururum Sahile vurdugum dert adasinda Dolmayan cilemi yazar dururum Sezince huyundan büyük nazini Prenses sanmistim coban kizini Armagan ettigin cam sakizini Ya sabir tasinda ezer dururum Iltifat eylesem sus der istemez Siirler söylesem dur der istemez Isyankar olurum ister istemez Canimdan usanir bezer dururum Aklinda iki gün birini tutmaz Deli etmek icin beni unutmaz Bugünkü adresi yarini tutmaz Mahalle mahalle gezer dururum Her gece teklifsiz rüyama girer Uykumu bölmenin zevkine erer Önüme bir yigin bilmece serer Aglaya aglaya cözer dururum Bir zaman bas taci ettigi bendim Nereye layiktim nereye kondum Kapiya atilmis paspasa döndüm Cigneyip gectikce tozar dururum............ |
Harami hırlıydı şimdiki beyden,
Eşkiya eskiden dağa çıkardı. Konuğa kem gören şu köhne köyden, Eskiden essahtan ağa çıkardı! ... Hanzonun, hırbonun, nüfusu azdı. Doksan bin içinde dokuz olmazdı! Sığırın hepisi öküz olmazdı, Daha çok tosunla, boğa çıkardı... Devletin cebinden çeken çekene, Üstünü başını söken sökene, Önünü ardını diken dikene, Deh soktu, çüş çekti, oha çıkardı! ... Kimdir bu utanmaz yüzü sırımlı? Yeşilin katlinden kimdir sorumlu? Tarlaya fabrika kurdu Çorumlu'lu, Hesabı bahçeye bağa çıkardı! ... Haberler terörden şehitler sunar, Sözcüler lâf olsun babından kınar, Eskiden bir cana bir cihan yanar, Feryâd'ı figanlar göğe çıkardı! ... Seçilen bu kadar dönek olmazdı, Seçen de bu kadar binek olmazdı, Bu kadar süt veren inek olmazdı, Sağsalar bin kova daha çıkardı! ... Takip et şu giden süslü dişiyi, Pasaktan geçilmez kapı eşiği, Cemal'ce bu kadar süfli kişiyi Mayası bozulmuş doğa çıkardı! ... |
Vakit sensiz gecen günün ertesi,
Sustu tüm kuşların sen şakrak sesi, Zevk sefa mevsimi, yas neyin nesi? Nedendir matem durup dururken? ... Titriyor şebnemler, gül üşür gibi, Bülbüller derdimi bölüşür gibi. Hayalin halime gülüşür gibi, Kollarım boşluğu sarıp dururken... Bendim mutluluktan ucan güvercin, Düşler ülkesinden gelen habercin, Avcılardan uzak bir yuva için, Toz pembe hayaller kurup dururken... Gel gör ki kaderin kara yelleri, Yıktı gönlümdeki tüm emelleri, Kapımın ecelin soğuk elleri, Vakitli vakitsiz vurup dururken... Aşk ne imiş görsen de dönsen de geri! Ah! Bir gizli girsen de içeri! Hasretin elinden kanlı hançeri, Üstüme üstüme varıp dururken! .... Her aksam kaybolup gün batışında, Beni arıyorum senin dışında, Hasta kalbim hala her atışında, Her nefeste seni sorup dururken! ... İçtim derdalan’ın ilk bardağını, Sıklamen süslerken Elmadağı 'nı. Görüyor gibiyim kor dudağını, Başkentin ufkunda durup dururken... |
Beli daracıktı sırtı açıktı
Yazlık elbiseni unutamadım Üstünde leylaklar salkım saçaktı O güzel deseni unutamadım Bana yavrum derdin kırklı yaşımda Senden yıllar yılı farklı yaşımda Sayısız fırtına koptu başımda Aşkınla eseni unutamadım Bir kadeh şaraptın gözümde tüten Aklımı başımdan avare eden Haramdın diye mi bilmemki neden ? O tatlı buseni unutamadım Kaç afet gönlümü sevdaya saldı Ne Ahsen, ne Nilsen, saklımda kaldı Sadece seninki aklımda kaldı; Nedense Birsen'i unutamadım... |
Seninle tanışmam geçen kışındı,
Romandın, gözlerin satır başındı. Okuya okuya ismin aşındı, Bu aşkın modası geçti diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Eşkıya bakışın beni yıldırdı, Hançeriyle gururuma saldırdı. Gönlüm ayrılığa kadeh kaldırdı, Hasretin zehrolsa içerim diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Bir zaman gözyaşı döktü sürekli, Nerede o eski yufka yürekli? Kelebek gönlüme çiçek gerekli, Senin ilkbaharın geçti diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Masallar anlatıp avutamazsın, Talihim gözünü açtı diyorum. Ninniler söyleyip avutamazsın, Gönlümün uykusu kaçtı diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Mademki akıyor gençlik su vari, Kalmasın olmadık arzusu bari. İşinin erbabı gönlüm süvari, Kıskıvrak bir kısrak seçti diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... |
Şairim, hülyadan vazgeç diyorsun,
Gönlüne münasip yar seç diyorsun Ayrılık yazgımız er geç diyorsun Yanlış mı işittim duydum, düş müydü? Gel, demiştin kıramadım ricanı Güçlü sevgim hiçe saydı bu canı, Nasıl unuturum o heyecanı, Çocuk gibi ürkek, toydum düş müydü? İlk zifaf gecesi yaşarcasına, Şarab-ı aşkınla coşarcasına Nefes nefeseydik koşarcasına, Zevkimden sırsıklam suydum, düş müydü? Şiirle çınlattım kulaklarını, Hazdan al al ettim yanaklarını, Busemle o dolgun dudaklarını, Kan revan içinde koydum, düş müydü? İki iri azat ettim yunustan, Kütür kütür diri idi genç kızdan, Topuktan başladım sırttan omuzdan Öperek çırçıplak soydum, düş müydü? Ben usta süvari sense kısraktın, Dizgini arzuma bana bıraktın, Güçlükle zaptettim öyle kıvraktın, Bir ara kalçandan kaydım, düş müydü? Aradan utancı kaldırıyorduk, Sevişmekten öte saldırıyorduk, Zevkten ser-mest olup çıldırıyorduk Vuslata doyurdum doydum, düş müydü? Sevgilim Cemalim erkeğim, derken, Busenle irkildim şafak sökerken, Son defa sarılıp veda ederken, Aşkın kanununa uydum, düş müydü? |
İklimler çileme çare bulmuyor.
Mevsimler halimi sormuyor Ayşen... Sakiler derdime derman olmuyor. Şarkılar yaramı sarmıyor Ayşen... İlkbahar, yaz derken hazanım soldu. Murada ermeden miyadım doldu. Kalb gözüm, ellere bakar kör oldu. Senden başkasını görmüyor Ayşen... Hasretin tüketti bütün varımı, Seraba döndürdü hülyalarımı, Ne kadar süslesen rüyalarımı, Sabahlar hayıra yormuyor Ayşen... Ağlarsan, matemin yağar geceme, Gülersen, mehtabın doğar geceme,; Lale devri geldi gönül bahçeme, Senden gayri çicek girmiyor Ayşen... Kapattın gönlümün sevinç yönünü, Ümidim görmüyor sensiz önünü, Takvimler bilmiyor dönüş gününü, Saatler vuslatI vurmuyor, Ayşen... Feleğe isyanım arttı gitgide, Gençliğim su gibi aktı gitti de, Ömrümü ellere sebil etti de, Bana bir damlanı vermiyor Ayşen... Ardından çilemem, çağlamam diye, Yas tutup karalar bağlamam diye, Kaç kez and içtiler ağlamam diye, Gözlerim sözünde durmuyor Ayşen... Ey alev yanaklım, volkan dudaklım, Ne bir hilafım var, ne gizlim, ne de saklım, Her şeye erdi de zavallı aklım, Seni unutmaya ermiyor Ayşen... Dostlarım namıma Ferhat dese de, Ruhum aşk elinden imdat dese de, Kör şeytan resmini yırt at dese de, Ellerim bir türlü varmıyor Ayşen |
Sensiz maviliğini unutmuş gökyüzü,
Karadan korkmakta artık ak bulut... Sirkte cambaz olmuş, umudun özü, Kazanmak ölmüşse, kaybolup, unut... Bu korkunç kavganın bir mağlubu var, Gönül kaybetmiş, sen ölsen ne çıkar, Zalim ayrılık, o yar ile örmüş bir duvar, Ağlama duvarı sayarak, kendini avut... Dudakların ucundan dokunan sitem, Yüreğime inmiş, öldürür her dem, Söz dinlemez gönül, arzum tutmaz gem, İçimdeyse hayalinden kalmış bir anıt... Seni söylesemde yine, türkülerimde, Hep bir neşter yarası olurlar dilimde, Gel, azrailin bu canımı aldığı günde, Anılarımızı da göm, bırakma kanıt... |
Gönül sokağı'nda bir kaybolursan,
Anıların hepsi de, affetmez seni... Sokağın çeşmesi hep sen olmazsan, Suların sesi de, affetmez seni... Taşınıp nedensiz başka gönüle, Yarı yolda koyma sen bile-bile, Sana döner birgün, ettiğin çile, O yarin nefesi de, affetmez seni... Yazını döndürme, zemherilere, Unutma ilk anı, bak gerilere,, Seven satmaz aşkı, hiç kimselere, Rüzgarın sesi de, affetmez seni... Yari belki diyar diyar edersin, Edince gideceğin, yere gidersin, O canını vermiş daha ne versin, Gönülün can verişi de seni affetmez... |
Ben bendeki unutuşu,
bir gönül oyununda kaybettim, yeniden kazandığım unutuşu, senden kazandım, teşekkürler sana arkadaş, unutmak, yedi harftir görünüşte, okyanus derinliğince de anlamlı, sel suyu kadar bulanık, vurgun yemiş, ciğerdeki eziklik kadar, ölümün eşiğine sürükleyen, unutmak yedi harftir, unutulmak, iki harf fazla, sen bana iki harf borçlusun, bir harfin köleliği kırk yıl ise, seksen yıl borcun var bana demektir... birde hangi kararsız vedadır duymadım, böğürtlen kokulu duyguların, kan kırmızısı sevdasının, kara haberini taşır, bir ak güvercin esir edilir, bir kırlangıç uçurulur yerine, dosta selam kuyruğunun ucunda, düşer uçarken, gagasında kesinliğin dokusuyla, bin sevda mektubunu yakacak, kızılca ateş rengiyle, bir kelimeyi taşır, unuttum sözcüğünü, gönül gözden önce mi anlasın, us dili yüreğine mi gizlesin ki, can kabullenmeye, kısacası içine düşer gizlice, sözün karşı anlamı, yani, yutkunmaya ne gerek a can, yani anla işte unutulmuşsun... büyük özlem mi, o da ne demek, kırk yıl yemediğin bir aşı, bir seyyar satıcıda bulmak gibi, bir şaşkınlık yaratan şey, yememek olmaz, mideni aklına düşman edersin yemezsen, yenildi de, tadı sevda ustası bir ahçının elinden, olunca, lezzeti de en modern lokanta aşına, on beş çeker, peki arkadaş, özlemi kendin pişirirdin de, yediriridin sevdiğine, zehir miydi bir lokma almadın, bunca zaman, dostun kabına koyardın onu, anlamaz mıydın, kabını geri alır gün olur, şaşa kalmaz, şaşı kalırsın, sen ne safsın ulan adam, gönlün senden akılsız, kendi kabın, kendi nevaleni unutursun, kaynatırsın arkadaşın kazanında, özlem denen kutsal aşı, gönül emanet verilir mi sanırsın, bir gülüşün esiri olur mu bir can, sen kendi yaşamını, kendi adına yaşamıyor musun, yaşamını, kırpıntı eyletmişsin, oyunlara kurban vermişsin, bunca mı yüreğin kurbanım demiş, bir başka yüreğe, bunca mı unutmuşsun ki kendini... acıların virüs kapmış içinde, bir yosun gibi çoğalır sessiz sessiz, hücrelerin kanser çıbanı olmuş, kanının rengi dönmüş beyaza, haberin yok mu kendinden, geber öyleyse, geber, sana layık olan budur bence... bayram tunca |
Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından Sen olmasan buralara gelemezdim ben Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam Satırlar uçar gider aklımdan Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından Sen olmasan buralara gelemezdim ben Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden Yeniden başlasam bu sefer korkmadan Koklayıp birbirimizi çöpe atmadan Satırlar uçar gider aklımdan Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından Sen olmasan buralara gelemezdim ben Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam Satırlar uçar gider aklımdan Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:13 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.