www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Yusuf Ziya Leblebici (https://www.cakal.net/showthread.php?t=137019)

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:08 PM

Kalemim asırlık yaşta

Benim yaşımın zıttına
Kalemim asırlık yaşta
Doğdum İsa'nın çağında
Yaşıyorum yarınlarda

Taşları kalemim yaptım
Taş duvarları kazıdım
Taşlarımla ateş yaktım
O ateşlerde yaşadım

Muhammed'ii savaşında
İslam'ın yayılışında
Pir Sultan'ın dergahında
Derviş oldum insanlara

Mussolinin kurşunu
Hitler'in vahşet kanunu
Vursa sağımı solumu
Yaşarım ben bu oyunu

Büyük Liderin savaşında
Kongre kurmuşum Sivas'ta
Çanakkale Savaşıda
Ben de savaştım sayfalarımda

Üç fidandım ben asılan
Otuzyedi candım yanan
Çorum'da, Maraş'ta kavrulan
Ben bir cesettim kurşunlanan

Taş çağlarında taşlarda
Almanya'da fırınlarda
Vatanımda savaşlarda
Yaşadım ben bu harmanda

Sevda oldum rüzgarlarda
Estim diyardan diyara
Benim yaşımın zıttına
Kalemim asırlık yaşta

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:08 PM

Kalıp...

Herkese bir kalıp dikmişsin Tanrım.
Kimine taşıdığı gömlek dar
kimineyse bol geliyor.
Kalıbına sığan insan
bu dünyaya zor geliyor.

Her dile biz çizgi koymuşsun.
Kimi cambaz, kimiyse kumarbaz
düz çizgide yürüyeni
kimbilir hangi gülün
içine sokmuşsun.

Karakterler neden çift Tanrım?
İnsanlar ikiyüzlü riyakar
her kelimelerinde hilekar.
Yüzüne dost oluyorlar ama
ardından konuşacak kadar korkaklar.
Güzele çirkin, doğruya yanlış diyorlar
bir kaç kuruş çıkar için
anasını boyayıp, babasına satıyorlar.
Şeytanı dost, meleği düşman görüyorlar.
Kendilerini allayıp, pullayıp
millete kazık gibi çakıyorlar...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:08 PM

Kan Davası...

Soğuk bir kış günü
postalları on santim içerde
kağnı gıcırtısıyla yaylanıyor...
Bıyıkları buz tutmuş
her nefesinde eriyip geri donuyor.
Gözlerinin altına kömür sürmüş
Bembeyaz karı siyahlara bölmüş...

Güneşi tutmayan tezeklerin sıcaklığı
çölde serap misali gözlerini ısıtıyor, vuruyor rüzgarı
Ateşin başında çocuğu, bir de hayat arkadaşı
onu bekliyor dört duvar yuvası...

Kan davalısı vardır Ali'nin.
Hep tetiktir, omzundadır ikinci çocuğu.
Kemerinde taşıdığı o kurşunların
yerinde durmasını isterdi,
bu en büyük arzusuydu...

Zordu Ali'nin köye varması.
Bir tarafta candarma, bir tarafta kanlısı.
Ne gün yüzü görmüştü, ne de doyasıya yaşamı..
Kendi neyse de, ya anası, çocuğuyla karısı? ..
Ne korku bitiyordu, ne de köyün karlı yolu.
Hele onu bekleyen küçük oğlu,
ocaktaki sıcacık bulguru...

Derken;
Bir ses....
bir uğultu....
Diz çökmüştü gıcırdayan karlara,
sırtında bir yanma vardı, donun zıttına.
Vurulmuştu Ali sırtından
Vurulmuştu düşmandan çok hayata...

Ne eli tüfeğine gidebildi,
ne de gözü arkaya.
Kanı aktıkça bembeyaz karlara
gözü dalıverdi karısı ve oğluna...
Bıyıkları tekrar donmaya başladığında
Ali'de harcanmıştı
bu kan davasında...

......Bir anadan dağları ağlatan acı bir feryat koptu;
'Dokuz ay dostluğa şartlandım, acılarla onunla doğdum
İpek saçlarını, parmaklarımla taradım çocuğumun
Ben onu siz vurasınız, yıkasınız diye mi doğurdum?

Ölümü dolu oldu da vurdu soframızdaki aşımıza
Üzüntüsü kıran oldu, girdi ambardaki darımıza
Neyleyim yetimim, kanını görünce bembeyaz karlarda
Alim, seni bunun için mi karnımda taşıdım sancıyla

Yetmedi mi anaların çığlıkları, duymuyor musunuz
Bunun sonu yok, kanlar akar da akar, bilmiyor musunuz
Oğlumu niye vurdunuz, Alimi niye öksüz koydunuz
Niye vurdunuz öksüz Ali'mi, oğlumu niye vurdunuz? '

Bir gelin ağlıyor, şafaklarında fırtınalar kopuyor:
'Ne umutlarımız vardı, biz o umutların gölgesiydik
Bu günler bize çok dardı, hani yarınlara gidecektik?
Gidemedik ki Alim, bak iğdeler çiçeğini de açmış
Bahar geldi diyorlar, sensiz gelen baharı göremedik.

Yiğidi arslanım, sen iyilikten başka kime ne yaptın
Kardeşlik dedin, doğruluk insanlık dedin, sen suçlu kaldın
Yiğidim, çocuğumun babası, bak ardında ne bıraktın?

Akan kanı durduracağım dedin, ırmak gibi sen aktın
Gittin sen de baban gibi, kurşunların nankörüne çattın
Tuz olmazsa aş olur mu, sen bizi tuzsuz bıraktın
Bırak aşımızı, oğlunu öksüz, beni dullara kattın'

Bir çocuk, her şeyden habersiz kelimeleri sıralıyor:
'Bu gün babam gelecek, babam doğruyu aramaya gitti.
Bulup bizlere getirecek, getirecek o gerçekleri
Babam gelecek, beni götürecek gezdirecek şehri.

Defter, kalem ve çanta alacak bana, ben okuyacağım
Büyüyüp bir öğretmen, öğreten olacağım.
Doktor yetiştireceğim, ilacı olacak insanların
Adam yetiştireceğim, sonu olacak kan davasının'...

Bir ananın, bir gelinin, bir öksüz çocuğun feryadları
Hele ırmak gibisine, durmadan akan o gözyaşları
Sular yiğidim sular, susarsın diye senin mezarını
Sular aslanım sular, toprağına dikilen zambakları.

Bir tek sen olmadın ki vurulan, acımasızca yıkılan
Ne ocaklar yıkıldı, acımasız o katil kurşunlardan
Ne öksüzler kaldı, kardeşliği arayan yollardan kalan
Bir sen değilsin Alim, bir sen değilsin bu yolda vurulan.

Oğlun arar, onun çocuğu da arar bulamadığını
Bulur ey yiğidim, senin gücünün yetmediği barışı
Kardeşliği bulacak Alim, kucaklayacak insanları
Bütün evrene ekecek, senin sevdiğin o zambakları.

YETER ARTIK BİTSİN BU KAN DAVALARI! ..

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:08 PM

Kan Kardeşim

Ne günlerdi sapla samanı karıştırdığımızda
kendimizle dalga geçişimiz.
Kumsallarda, denizin zıttına karadan esişimiz...
Daha tüyü bitmemiş birer toyduk ikimizde
her güreştiğimizde toprak bizden daha güçlü çıkardı
zayıflık kol geziyordu bedenlerimizde
dumanla yeni tanışıyordu tertemiz ciğerlerimiz.
Biz seninle kan kardeşdik, kanlarımız tutmasa da.
Biz seninle candık, ayrı bedenlerde olsak da!

Girdiğimizde kolkola kim durabilirdi karşımızda
çelimsizdik ama, yüreklerimiz sığmazdı dağlara
Yağmur yiyen ırmağın,şişmesi misali
sıktığımız yumruklarda sanki damarlarımız patlamaz mıydı
Bana vurulan her tokat, sende şaklamaz mıydı...
Ne günlerdi;
Aynı kıza mı tutulmadık birbirimizi yiyerek
Aynı cigarayı içmedik mi bölüşerek
Aynı kaderi yaşamadık mı şanssızlığımıza küfrederek
Sonra sarılmadık mı kan kardeşim diyerek!

Biz seninle kan kardeştik;
Analarımız ayrı olsa da
kafa kağıdımız farklı dolsa da.
Yıllar neleri getirdi peşinden
biz gidemedik ama, o yakaladı ensemizden.
Şimdi uzaklarda olan sen,
ardından ağlayan ben...

Seni sorarken köpek suratlılar
tanımıyorum dedim inanmadılar.
tanımıyorum dedikçe yollarda yuvarladılar
yanarken ciğerim
ben seni tanımıyordum kan kardeşim
bir günlüğüne de tanımadığıma şükrettim!

Ne bir haberin, ne de selamın geldi
Yıllar sonra acın yel gibi esti.
Umudun yollarında koşarken
Kurşunlara yenilmişsin
bana haber vermeden
çekip de gitmişsin...

Kan kardeşim benim;
Köpeğe hoşt mu dedin, çalana puşt mu dedin
Yürürken umutlara üç kurşunla devrildin.
O kadar zalim varken bu dünyada
sen neden seçildin....

Yıllardır sakladığım bir resmin
bir de gazeteden kestiğim haberin var cüzdanımda
ikisi de kan kardeşim
ikisi de ciğerim.
Seni her karşıma aldığımda
titriyor bu ihtiyar ellerim
ne günlerdi diyor dillerim.
Ne günlerdi kan kardeşim benim....

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:09 PM

Kandil gibi yak beni

Ay vururken gecede gözlerinin içine
Gökyüzünde parlayan yıldızda ara beni
Benim sevdam düşünce karanlık *******e
Yakamozlara inat, kandil gibi yak beni

Çığırtkan sokaklarda duyarsan türküleri
İnan beni anlatır inleyen sazın teli
Şöylesine dalınca hatırla geçenleri
O ela gözlerinde kandil gibi yak beni

Gözünden yağmur yağsa altına tut elini
Düşecek her damlada görürsün gözlerimi
Yağmurumla okşarsam saçının her telini
Hissettiğinde elimi kandil gibi yak beni

Sana göz kırpan yıldız, seni izliyor seni
Bu gün ******* hırsız, seni istiyor seni
Düşündüğün zamanlar getirse mazileri
O hayaller içinde kandil gibi yak beni

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:09 PM

Kapat bu sayfayı...

Kapat bu defterin sayfasını
tutmasın ellerim
görmesin gözlerim...
Dur,
açma o dünyayı.
Dünlere giderim,
kararır önüm.
Umut yok o defterde
umut çıkmaz sokak,
umut karaya boyanmış
düşünmek yasak.
Adım atmak yasak yarınlara
gözlerim tutuklu kalmış
sokulmuş zındanlara...

Kapat bu sayfaları
mürekkep kağıda akmış.
Yazılarım falakaya yatmış
kalem işkencede kırılmış.

Dur,
açma bu kara defteri.
O dünyada yıldız yok,
ay kaybolmuş.
Gün yok
günler karaya boğulmuş.
Bu güne gebe dünler
yarına tuzak kurmuş.
Kapat!
Kapat dedim bu defteri
açarsan beni aç.
Umutlara at beni
kulaç kulaç.
Aç dedim, yatınları aç.
Yarınlara sür beni
adım adım.
Açmayacaksan eğer,
o elindeki defteri
vallah yakarım
billah yakarım.
Seni de onunla birlikte
başka bir deftere sokarım...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:09 PM

Kara dünya, yalan dünya

Niye terse dönüyorsun
Bizi bizden ediyorsun
Toprak bizi isteyince
Ardımızdan itiyorsun

Biz ağlarken gülüyorsun
Biz gülerken ağlıyorsun
İki yüzlü yalan dünya
Bizi neden satıyorsun

Kara dünya yalan dünya
Yaraları açan dünya
Madem böyle çekecektik
Niye geldik kucağına

İnsanları aç koyorsun
Habire doğuruyorsun
Biri ekmek bulamazken
Birine de yığıyorsun

Dağlar kadar çile verdin
Adına da kader dedin
Garip bıraktın bizleri
Biz çekerken sen izledin

Kara dünya yalan dünya
Bizi mutsuz koyan dünya
Yusuf Ziya'm derde düşmüş
Derdimi takmayan dünya

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:09 PM

Kara Kazım...

Sıladan bir haber geldi
Kara Kazım gidiyormuş
Gözlerimden yaşlar indi
Kara Kazım ölüyormuş

Ardı sıra dağlar ağlar
Türkülerle sazlar ağlar
Kara haber yayılınca
Dost dost diyen diller ağlar

Gidiyorsun Kara Kazım
Kırılıyor sende sazım
Tellerine nağme nağme
İniyorsun Kara Kazım

Bu gurbetten o sılaya
Acı dolmuş rüzgarlara
Ölüm haberin gelince
Kan oturmuş yapraklara

Hani nerde ben gelince
Çıkacaktık tepelere
Sarı çiğdem mor menekşe
Dikecektik yüreklere

Kara Kazım arkadaşım
Bu dünyada can yoldaşım
Gerçek ölüm yaşam yalan
Şimdi bunun farkındayım

Hani nerde ben gelince
Dönecektik mazilere
Kuruyan o derelerde
Yüzecektik hayallerle

Ben sılaya gelemedim
Sen dostunu göremedin
Kara haber selam değil
Ben selama gülemedim

Bu genç yaşta derdin neydi
Daha erken değil miydi
Neler vardı yaşanacak
Sanadamı nazar değdi

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:09 PM

Kara şiir

Kara kitaplara,
kara kalemimle yazdım seni.
Kararan günler
kararan *******
dünyayı kararttığında,
karalardan yazdım şiirimi.
Kalemim, harflerim kara
*******im, dünyam kara...

Kararmış fikirler ürer
kara düzene doğru.
Kara kalemim çizer de çizer.
Kararmış sahte zikirlere
gider sahteciliğin üstüne doğru.
Fikir kara
düzen kara
zikir kara...

Denize yağan yağmur kara
ağaçtaki nar kara.
Kan kara, can kara
düşünceler pazarda
kara tezgahta!

Ya sen, kara saçlım
kara gözlüm, kara kaşlım.
Saçının her telinden
gözlerinin nirengisinden
kaşlarının çemberinden
kararırcasına akarsın kalemimden
kararırcasına akarsın sayfama
kararan hasretinden...

Sen kara sevdaya
onlar kara dünyaya
kara şiir yazdırırlar bana
beyaz sayfama...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:09 PM

Kardelen...

Karda açan iki çiçek tanıdım
Biri karı delip geçen kardelen
biri de,
beyazların içinde sen...
İkiniz de elimin ulaşamadığı yerde;
o dağların tepesinde
sen ayrılıklar ülkesinde...

Yıl kaçtı bilmiyorum,
hatta saymıyorum.
Ben ölmeden,
sen gömülmeden önce
benim son mevsimimde
senin son gülümsemende
ne elindeki kardeleni
ne de seni unutamıyorum.
Seni izliyorum
her saat, her gece.
Gözkapaklarımın her kapanışında
seni arıyorum...

İstanbul'a kar yağıyor kardelenim
her taraf kar, her taraf beyaz.
Her lapada seni arıyor ellerim
Buralara inmiyorsun, sen yoksun.
Hangi el yarama merhem
hangi can damarıma kan olsun
Sen yoksun ya, sen bu dünyada yoksun.

Biliyorum, bu kurumuş kardeleni
Toprağına diktiğimde besleyeceksin.
Onun altında beni bekleyeceksin,
Kollarını açıp,
Haydi gel diyeceksin...


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:53 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.