www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Melih Coşkun (https://www.cakal.net/showthread.php?t=143931)

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:47 PM

En Gerçek Türkünün Çocukları

En gerçek türküyü yaşamak
Onlara düştü
Bilemeden çocuk olmanın anlamını
Büyümeyi öğrettiler onlara
Mutluluktan paylarını almadan daha
Boğuldular acılar denizinde,

Feryatları yırtarak aşılmaz dağları
Ulaştı o büyük şehirlere
Mürekkep oldular şairin kaleminde
Kazındı adları dar ve karanlık sokakların duvarlarına.

Birazda unutturmamaktı şairin işi
Unutmamak akılda kalması gereken ne varsa

En gerçek türküyü yaşamak onlara düştü
Bir tarafları hep çocuk kaldı
Bir tarafları hep tertemiz kaldı

Onlar hiç büyümeyecekler
Hiç bilmeselerde çocuk olmanın anlamını
Çünkü düşlerini gömdüler onların bir şafak vakti
Yine de kin tutmadılar doğan güne.
Yaşanacak o kadar çok şey var ki dediler
O kadar yol var ki yürünecek.

Yağmurun toprağa ilk dokunuşuydu
Tenlerine bulaşan ıslaklık
Güneşten ödünç almışlardı bakışlarını.

Şimdi gözlerimizde iki damla yaş
Analarının göğsünde dinmeyen bir yastır hikayeleri
Onlar;
En gerçek türkünün kahraman çocuklarıydılar
En gerçek olandılar...

27.12.2004
Şırnak

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

En Güzel Hüzünler Yalnız Yaşanır

Herkesin anımsamaya bile cesaret edemediği
Yasaklanmış aşkları vardır
Hiçbir zaman adını koyamadığı
Ve tüm acılardan payını almıştır
İnatla insan kalmaya çalışan yüreklerimiz

Ne zaman hatırlasan
Derinliklerini iştahlı bir kurt gibi kemiren bu yarayı,
Bir mezar taşı gizli gizli soluk almaya başlar yüreğinde
Ölmüş anılar kalkıp gelirler çok eskilerden
Hala yaşıyormuşçasına

Herkesin en yakınlarından bile sakladığı yaraları vardır
Kimseler görmeden kanar sürekli
Onun için bir suç gibi saklarsın en güzel şiirlerini,
En tenha köşelerde akıtırsın gözyaşlarını
Çünkü
En güzel hüzünler yalnız yaşanır
En güzel şiirler gibi...

2003

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

En İyi Yapabildiğim İştir İnsan Olmak

En iyi yapabildiğim iştir insan olmak
Gülüşümde ve her damla gözyaşımda
Her soluğumda biraz daha iyi anlıyorum şimdi
Daha iyi anlıyorum
Sırt çeviremediğim için insanların çaresizliğine
Kalbim daha hızlı çarptığı için bazı zamanlarda
Korktuğum için,
Cesur oluşumdan bazen de.
Çok kez kaybettim bunun için
Ama yorulup düşmedim yere hiç
Düşmüş olsamda borcumdu ayağa kalkmak tekrar.

En iyi becerebildiğim işti insan olmak
İnsanlığını unutanlara anlatamadım birtek...

9 Aralık 2004
Milli J. Komando Taburu/ ŞIRNAK

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

En Kötü Sessizlik

En kötü sessizlik
Sabahlara kadar konuşabilecekken
Susmaktır bir ömür boyu

İşte o gün bütün trenler gitmiş olur artık bütün istasyonlardan
Bir dize bile çıkmaz olur kaleminden
Yaran açıktır oysa hala
Ama bir damla kan bile akmaz

Kederine hasret kalıp
En kötü sesinle söylediğin şarkıları özlersin.
Unutmak bile koyar insana böyle zamanlarda

Tüm kapılar kapanır bir anda
Anahtarı kaybedilmiş
Işıksız ve penceresiz bir odada
Yalnızlığın acımasız melodisi
Takılır kalır dudaklarına

En kötü sessizlik
Sensiz olan derdim bir zamanlar
Bugün kendim bile terk etti beni...

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

En Onurlu Kavgalar Yalnız Yaşanır

Seni düşünmek için
Sana bile ihtiyacım yok artık...
Çünkü en onurlu kavgalar
Yalnız yaşanır her zaman

Benim değil eksik kalmış bu hesap
Benim suçum değil
Sevmek dünyayı en sevgisiz çağında
En vahşi çağında yeryüzünün
Bir ceylan olarak kalmak

Bizim suçumuz değil
Bu erkenden alevlenen cehennem
Duvarları delen
Çıldırtılmış uranyum
Hiroşima’da kül olurken bedeni
Küçük bir kız çocuğunun
(Ve dünyaya gelmekten başka suçu olmayan)
On bin metrede Rock’n Roll yapan
Kanatları kana bulanmış
O çelik yığını bizim değil

Düşünüyorum ve utanıyorum kendimden
Tütmeyen ocakları,
Aç ve arkasız akşamlarında
Korkunu bir yorgan gibi sermeni üzerine
Üşümüş bedeninin,
Düşünüyorum
Gökten binlerce kez üzerine yağan özgürlüğü

Sevmek diyorum sonra
Çıkarsızca
Yüreğini söküp yerinden çıkartırcasına
Ve kendinden başka kimseye ihtiyaç duymadan
Oluk oluk akarken çatlayan damarlarından kan
Tuz basarcasına yaralarına
Sürgünlere gidip de dönmemecesine

Yetmez miydi insanca yaşamaya
İnsanca ölmeye yetmez miydi biraz sevgi
Kalın betonlar altında kalmadan
Tatlı bir uykuya dalar gibi

Bizim değil bu katliam
Bu silahlar bizim değil
Birleştirmek varken
Paramparça eden yeryüzünü

Derin yarıklar arasında bekliyor yarınımız
Ve sevgimizden başka
Hiçbir şey yok
Yarın çocuklarımıza bırakacağımız

Bu tutsaklık bizim değil
Çünkü en karanlık zindanda bile
Bir parça hürriyet vardır
Yarını düşünebilene...

28 Mart 2003
22: 36

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

En Yaralı Yüzyılımda Rastladım Sana

En yaralı yüzyılımda rastladım sana
Kıpkırmızı ve ağlamaklı
Bir akşamüzeri,
Yorgundum
Ve titriyordu ellerim
Umutsuz değildim ama
Şiirler yazdım sana
Yaramdan akan kanla

En ağlamaklı yüzyılımda rastladım sana
Bir sürgüne hazırlanıyordu beynim,
Giderayak yaşanıyordu bütün sevdalar
Sana her bakışımda gidişimi anımsadım
Ağırlaştım kederden
Biliyorum taşımaz artık beynimi
Bu şehrin kaldırımları...

En acımasız yüzyılımda rastladım sana
Yüzün sert iklimleri gibiydi Orta Anadolu’nun
Üşüdüm sürekli
Titredi ellerim,
Isıtan olmadı buz tutan bedenimi.

En sevgisiz yüzyılında rastladım sana insanoğlunun
Kötülenmişti bütün sevdalar,
Karalanmıştı...
Siyahlar içinde bir beyaz noktaydım ben
Hiç kimse göremedi,
Hiç kimse sevemedi benim kadar...

16 Mart 2003

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

Ergen Düşler Kurarken Onbeşimde

Ergen düşler kurarken onbeşimde
Bir zamanlar darağacına çıkan yaşıtlarımdan
Haberim bile olmadan
Kırılgan adımlarımla bastım
Artık çocuk olmamanın
Çamurlu yollarına.

Sivilcelerin çirkinleştirdiği yüzümüzde
Ne çocuk
Ne de büyük adamlardık
Biz o zamanlar
Dünyanın tam ortasında
Dünyadan bir o kadar uzak çocuklardık
“Hani o derya içinde olup deryayı bilmeyen
Balıktan bile tuhaftık”...

Mavi gözlü bir aşka düşmeyi umut ettiğim
Sıcak yaz günlerinde
Üç onbir vardiyalarında
Omzuma yüklenen ağır tepsilerde tanıdım
Anne babamın o güne dek
Sürekli benden sakladığı hayatı...

O günlerde haykırdım
“Ömrümün ilk düşüncesini”
Yarı çocuk
Yarı adam
Sarı saman kağıtlarda
Yeni yeni okumaya başladığım
“Antepli Karayılan’ın o titrek sesiyle

-Nedendir dedim sürekli emretmesi
Birilerinin birilerine?
Neden el pençe divan duruşu insanoğlunun
Ciğeri beş para etmeyenin karşısında.
Ve bu kadar kolay mıdır
Üç kuruşu tercih etmesi,
Dost bildiklerinin.

Çağıldayan tek isyanıyım şimdi çağımın
Yalnızım gölgesiz bırakılmış bir ağaç gibi
“Bir ağac gibi tek ve hür değil ama.”

Şiirlerle ısıtıp soğuk yatağımı
Yeni şiirlerde gözümü açmayı öğrendim gelen sabahlara
Romantik devrimler yapardım
Her gece mavi gözlü bir devle
Sövüp sayardım bitmeyen kedere Enver Gökçe’yle.
Edip Cansever’le öğrenirdim
Bir kadehin elde şiir gibi durabildiğini.
Ve prangalar eskitirdim hasretimden Ahmed Arif’le.

Ergen düşler kurarken onbeşimde
Bambaşka ufuklara yelken açtı fikrim.
Anladım,
Adalet dedikleri şeyin
Aslında o kadar da adil olmadığını.
Gülüyorsa birimiz
Onumuzun ağladığını,
Aç ve arkasız bırakılmışlığını insanlığımızın,
Ve vatanını her şeyden çok sevenin
Kendi vatanında vatansız bırakılışını...

Son çığlıyıyım şimdi çağımın
Yalnızım sevgisizliğin ormanında
Bir ağaç kadar
“bir ağaç gibi tek ve hür değil ama”
Ne olur eksik etmeyin
Gölgenizi üzerimden.
Can suyum olsun
Beni yaratan o kavganız..............!

2005

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

Ertelemek Yok Artık Hayatı

Öne alıyorum bütün ayrılıkları
Ertelemek yok artık hayatı
Yaşanmadan bitecek bütün kederler
Yağmur bastırmadan bu topraklara
Gitmek gerek artık güneşli kentlere...

30 Mart 2003
14: 04

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:48 PM

Ertelenir mi Ölüm

Hayat hep böyle mi akıp gidecek
Erteleyerek sürekli güzellikleri
Yarını yaşamaktan
Kahrettik günümüzü
Son çeyreğe sığar mı yaşamadıklarımız
Dostlar söyleyin bana
Ertelenir mi ölüm?

Dün acı çekiyordun bugünün için
Bugün yine acı çekiyorsun
Yaşanmamış günlerin için
Yarın da acı çekeceksin
Boşa geçirdiğin günlerin için

Şunu bil ki
Hayat uzun değil
Tüm ertelediklerini yaşayacak kadar
Hayat kısa
Günlerini kahredemeyeceğin kadar...

10 Ekim 2002
22: 43

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 06:49 PM

Esaret Güzeldir!

Esaret güzeldir,
Mutluluğa mahkum edilmişse aşk.
Güzeldir ayrılık
Kavuşmak varsa sonunda.
Ölmek yahut öldürmek yoksa
Güzeldir savaşmak
Hak bildiğin yolda.
Güzeldir kırmızı gülde
Kanda değil ama.

Ellerin ellerimdeyse güzeldir
Gözlerin bakıyorsa gözlerime.
Sevebilmek güzeldir
Herhangi birini
Ve herhangi bir şeyi
Hem de sebepler aramadan
Onu neden sevdiğimize.
Mesela bir şehri sevebilir insan
Caddeleri ışıl ışıl olduğu için
Bir insanı sevebilir
Gözlerinin güzelliğini anlatarak.
Oysa asıl sevmek
Sevebilmek için hiçbir neden bulamadan sevmektir.

Tükettim bütün bahaneleri
Çünkü ile başlayan sözcükleri
Sildim bütün Türkçe sözlüklerden.
Hiç yoktan
Sebepsiz yere seviyorum seni...

Melih Coşkun


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:13 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.