![]() |
NİSANLIK ÖLDÜ MÜ?
koşulacak bir sancı gibi inceden genceden aktım geceye ihtiyar sokaklarda acemi lambalar ve ıslak bir ışık ilkbahara ilkbaharın günahı olmaz nasılsa... çocuklar bulmuş, getirdiler kanadı kırılmış bir nisan yağmurunu nisan'ın kuyruğuna teneke bağlar mı insan, çocuk olmasa?... aşk şakasını kaldırır mı insan, çocuk olmasa... bir celsede boşanıyor mağrur bir yağmur, nisanların yenildiği yalancı baharlarda... ilkbaharın günahı olmaz nasılsa ! |
YASAK
yasak bana gözlerini anlamak ellerin bana yasak ah olaydım gözünde yaş fikrinde telaş düşünce suçun beraatin olaydım fakat yasak yasak bana gözlerini anlamak ellerin bana yasak ah olaydım yüzünde sürgün yatağında mülteci vatanın anayurdun olaydım fakat yasak yasak bana gözlerini anlamak ellerin, uyruğum bana yasak............. |
YAŞAYABİLME İHTİMALİ
soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle bir gün Veyselkarani`de haşlama yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında (ankara`da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman) özlemeye başladım herkesi... Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra... Bizim Kemalettin Tuğcu`larımız vardı... Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı... Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık... Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla... Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu, pütürlü duvarlara ve Türk Dil Kurumu`na inat bir Türkçeyle... Ağbilerimizden öğrendik, Ş harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi... Ankara`ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu. Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri Oysa Ankara`da hiç sevişmedim ben. Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim... (Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak...) Ankara`ya usul usul kurşun yağıyordu... Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri... Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim... Ve hiçbir mahkeme tutanağına geçmedi adım... çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece... sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama sen yoktun... Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni tenefüs saatlerinde... Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu... Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum... Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum. yaz sıcağı toprağa çekiyordu tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini... Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yoların çare bilmez sürgünü... Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum Muş ovasının yalancı maviliği... Otobüs oluyordum bir süre... Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde... Otobüs oluyordum... Bir ülkeden bir iç ülkeye... Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum... Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin... Korkuyordum... Sonra iniyordum otobüsten... Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum... Çünkü sonunda annem oluyordum babam kokuyordum sonunda... Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan... Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle bir gün Van`daki bir kahvaltı salonunda... Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir yol üstü lokantasında... Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt`ın herhangi bir toprak damında... Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim... Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim! |
YAĞDIKÇA
Yer ile yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü, Kavim göçlerinden bu yana ağlayan Ve durmadan Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler Çalan, çaldıran, yakalatan Adı bende gizli bir kadındı İstanbul Şehre bir yağmur yağdı Ben ağladım Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden Bir şehre yağmur yağdı Ben ağladım Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında Hangisi talandı demli öpücüklerin Ve buğularda yitirilen kimin adıydı Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu Soyulur muydu kabuğu hayatın Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı? Yağmur şehre bir yağdı Ben ağladım Ben giderken ençok seni götürdüm Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlası Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı Ben... Yağmur... Ağladım... |
SANA BAKMAK
Herşey yapılabilir Bir beyaz kağıtla Uçak örneğin, uçurtma mesela. Altına konulabilir Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için Sallanan bir masanın. Veya şiir yazılabilir Süresi ötekilerden kısa Bir ömür üzerine.. Bir beyaz kağıda Herşey yazılabilir, Senin dışında.. Güzelliğine benzetme bulmak zor, Sen iyisimi sana benzemeye çalışan Herşeyden: Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor. Belki tabiattadır çaresi Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin.. Ve benim Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim.. Anlarım bitkiden filan Ama anlatamam Toprağın güneşle konuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla Sen bana ışık ver yeter Bende filiz çok.. Köklerim içimde gizlidir Gelen giden, açan soran, bere budak yok Bir şiir istersin "içinde benzetmeler" olan Kusura bakma sevgilim Heybemde sana benzeyecek kadar Güzel birşey yok Uzun bir yoldan gelen Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum Yaralı yarasız sevdalardan geçtim Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu Herşeyi anlattım.. Olan olmayan, acıtan sancıtan.. Bilsem ki sana varmak içindi Bütün mola sancıları Bütün stabilize arkadaşlıklar Daha hızlı koşardım Severadım gelirdim Gözlerinin mercan maviliğine.. Sana bakmak Suya bakmaktır.. Sana bakmak Bir mucizeyi anlamaktır.. Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır Aşk sorgusunda şahanem Yalnız kelepçeler sanıktır Ne yazsam olmuyor Çünkü bilenler hatırlar.. Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar Bahçıvan değil tüccarlardır Sen öyle göz, Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı Sen teninde cennet kayganlığı iken, Sana şiir yazmak ahmaklıktır.. Bir tek söz kalır Dişlerimin arasından Ben sana gülüm derim Gülün ömrü uzamaya başlar Verdiğim bütün sözler Sende kalsın isterim Ben sana gülüm derim Gül sana benzediği için ölümsüz.. Yazdığım bütün şiirler Sana başlayan bir kitap için önsöz Sana bakmak Bir beyaz kağıda bakmaktır. Her şey olmaya hazır sana bakmak suya bakmaktır.. gördüğün suretten utanmak.. sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır.. sana bakmak Allah’a inanmaktır. |
PASTIRMA YAZI
böyle zamansız güneşli, umulmadık mavi günlerde bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum... iliklerimdeki yitik aşkı sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum... sanki şiirini bilmediğim bir fransız akşamında kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin... içimde ayak izlerin, aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan... ve ben ne zaman, kiminle sevişsem, hâlâ seni aldatıyorum! |
Abartılmış Sevdalar
bazen öyle bir an gelir ki abartılmış sevdanızın gerçekle yüzleşmesini yaşarsınız sizi çok sevdiğini sandığınız ses geçiştirmek için bir seni seviyorum kondurur yüreciğinize en kimsesiz en ilgiye aç halinizde halbuki içten bir canım kaç seni seviyorum eder değil mi yalnız hissedersiniz kendinizi sığınmaK istersiniz delice sarılmak ağlamak sonra da gülmek ışık açıktır ama etraf karanlık gelir yazdır ama nedense soğuktur hava durumu bozuktur gönül yaylarında kar yağar abartılmış sevgilerinize birden kim seviyor ulan bu dünyada beni gerçekten diye haykırmak ister yürek değil mi Annem dersiniz buruk sesinizle ama yok o da nafile zaten o sayılmaz ki işte bazen böle gelir bazen düzelir ama kanarsınız yine abartılmış sevgilerinize kimsesizliğin hikayesidir işte bu yanlış bir yerdeyim dedirtten hikaye herkes bilir herkes yaşar bu hikayeyi tıpkı benim şu an yaşadığım gibi insanoğlu olmaktan gelir bu hikaye en az abartılmış sevgileriniz kadar abartılmıştır biraz eksik çoğu fazla ! |
Acı Dost
Nerde o eski sözler, yaşanmış güzel günler Su gibi akıp kaybolup gittiler Dostum deyip hissettiğim sevgiler Bir anda yüreğimden silindiler En kötü günümde yalnız bıraktı beni düşmanım değil de dostlarım yıktı Nerde, nerde benim dostum diyenler Gerçekleri benden gizleyenler Yüzüme bakıp yalan söyleyenler Acımasızca terk edip gidenler En kötü günümde yalnız bıraktı beni düşmanım değil de dostlarım yıktı |
Acılarım ve Ben
Seni sevmek imkansızlaşıyor artık, uzaklara kaçmak geliyor içimden Sana dair hiç bir şey kalmasın istiyorum anılarımda ve bu günümde Yeter artık yalnız kalmak istiyorum..senden kalan acılarımla ve ben Bazen yeni bir ümitle başlıyorum güne.bazense inanıyorum yaşarken öldüğüme Her şey senin eserin, her şey senden hediye acılarım ve ben Bir gün dönüp bakarsan maziye..yıkılan ben kaybeden sen.. Tüm saatler sana kurulu, Tüm hayatım sana tutsak... Yavaş yavaş ölüyorum oysa acılarımla ben... Zaman geçti..güneşlerim battı benim..bir sen kalmıştın işte.. Delicesine, ölürcesine sevdiğim bir tek sen vardın sen Oysa öyle düşler kurmuştum , öyle doğrularım vardı ki benim. Şimdi her şey yalan oldu..seni içime gömdüm..acılarım kaldı bir de BEN |
Bir şiirde anlatıyordu seni şair
Kapattım elimdeki kitabı Büyük bir sükûnet içinde dinledim... Anlatılanlar anlatmasına anlatıyordu ya seni, Yine de tam anlamıyla toplayamamışlar , Darmadağınık yüreğini... Bir ara gözlerimin dolduğunu Yüreğimdeki eski bir hatıranın hâlâ sızlayarak yaşadığını fark ettim... Ve Seni dinlemeyi yarıda bırakıp Kendimi yani içimdeki sızıyı Seni dinlemeye gittim... Ayaklarım nereye götürüyordu bilmiyorum... Kıyıda köşede saklanmışsa Hala hatıralar Ve senden sonra ortaya çıkması Her şeyi unutmuşken off... Bilmiyorum... Hayatın neresindeyim bilmiyorum… Belki de çoktan kaybolmuşumdur bu kentte... Acımı tazeledim Seni duyunca... Gönlüm ağladı içinden... Ve mutsuzluğunu hissettim nedense... Oysa sen mutlu olma hayalleriyle Sevdamı yüzüme çarpıp gitmiştin... Şimdi ise... Of çekiyorum ama sana değil... Kendime... Eski sayfaları karıştırdıkça Beynim de kızgın düşünceler, Onun tersini söyleyen yüreğimde onu söndürecek gözyaşı... Bilemiyorum Sen gittiğinden beri Ben Susmayı çok iyi öğrendim.... Şimdi yine içimdeki anlamsız sızıyı dinliyorum Bu defa bir damla yaş akıyor gözlerimden yüreğime doğru Ve düşüncelerimde kabul etmişti artık Seni Ne Kadar Çok Sevdiğimi.... |
Bilmiyorum neden böyleyim bu günlerde.
Sensizliğimi yediremiyorum kendime, Yoksa terkedip gidişinimi inandıramıyorum kalbime. Ben böyle değildim hiç... Soramıyorum neden böyleyim diye kimselere, Yakıştıramıyorum bunu kendime. Aldığım her nefeste sen, Baktığım heryerde sen, Herşeyde biraz sen varken, Söylesene nasıl yaşayabilirim böyle ben. Yaa..! Sevdimmi işte böyle severim yürekten. Hala unutmuş değilim,vazgeçmiş değilim senden. Off...Allahım Offf... Neler oluyor bana, Daha neden bağlıyım ki böyle yürekten sana. Terk edip gittiya işte,sen de unut silsene bir kalemde. Daha neyin peşindesin garip yüreğim.. Gittiğin yolun sonu yokki. Giden biletini sadece gidiş kestirmiş, Günlerce,aylarca beklesende artık geri dönmez ki... Boş hayaller peşindesin yüreğim. Hadi al yanına ondan kalanları, Yarım kalmış sevdanı,hatıralarını,anılarını... Sadece göz yaşlarını bırak geride. Eğer pişman olurda dönerse, Görsün onu beklerken ne kadar ağladığını... Hadi al bavulunu,daya başını omzuma. Kes umudunu bu sonu görünmeyen aşktan. Bu sana bir ders olsun. Artık kimseyi sevme, Her aşkım diyene gönül verme, Bu aşk denilen illete boyun eğme... Şimdi gözlerime bak yüreğim; ve beni dinle..! Sen en iyisi...sen en iyisi sil tüm bu yaşadıklarını hayatından. Hadi al bavulunu garip yüreğim. Gidelim aşkın olmadığı yere, Uzak duralım aşktan..! Eğer ki becerebilirsek; YAŞAYALIM HERŞEYİ EN BAŞTAN... |
Şimdi anladım değerini,
Sevginin katmerleşen buğusunda, Bir çocuk misali, Buğ tutmuş camlara sevgimizi yazmıştım. Şimdi anladım değerini, Sen giderken... Yokluğunda biçare, Sensizlikle uğraşıyorum. Yalnızlık odamı sardı, İçimde bir şeyler koptu, Canımdan can aldı... Seni ömrüme mevsim bilip sevmedimmi, Hayatımın gökkuşağı, Renklerin hepsi seninle güzeldi, Hasretin sarısı, Yokluğunun siyahı, Sevginin yeşili, ve... Ayrılığın siyahı... Yoksun şimdi, Ellerim boş, Yüreğimde bir yangın, Gözlerim nemlenmek istiyor, Tutamıyorum gözyaşlarımı, İsyanda bedenim, İsyanda bu gururla yerle bir ettiğimiz sevdaya.. Şimdi ardından şiirler yazıyorum, Sadece usulca, Ardından bakıp. Seni nasıl sevdiğimi anlatıyorum... Şimdi kaybettim farkındayım, Herşeyimi kaybettim. Eski ben yok, Eskisi gibi değil hiçbirşey, Sen sildin çektilerimizi, Bir kalemde sen yok ettin, Şimdi söyle, Mutlumusun Giderken... |
Uzaklara dalmış rolüne bürünüp
Seni izliyordum kaçamak bakışlarla Bir rüyaya dalıyordum Parmakların arasındaki pahalı sigaranın Dumanı oluyordum içine çektiğin Bir yerlere tutunmaya çalışıyordum içinde Dışarıya üflenmemek için Rüyadan uyanıveriyordum ansızın Ve beyaz otomobilli prensin geliyordu Ben beyaz atımın üzerindeyken… |
Bu gece seni andım
Gelecegini sandım hep yanildım Bu gece ecelim geldi sandım Yaşamayanın ölmeyecegini anladım hayat sensiz olunca amansız bir hastalık gibi ölünce sana bakmakta geç kaldım. Cevabını zamandan aman deyince aldım. Amansızım.zamansızım Yaralanmışım arkana bakmamışsın |
Belki şansdı.. Belkide kader...
Sen başka yerlerdeydin hayata küskün... Ben yıkık dökük sevdalardan çıkmıştım... Benliğimi güvenimi kaybetmiş... Ve.... Yalnızlığımın üzerine geldin... Yaşamadığımız aşkı,mutluluğu... Üç günde aşkı,on günde on yılı yaşadık... Benki yokluğunda bile seni yaşadım.. Sen hep imkanlar aradın... Ve kaybolduk... Sonra yeniden bulduk... İki ayrı bedende,tek yürek, tek nefes olduk.. Senden hiç gitmeyeceğim... unutma... Hep benimle ol,benim kal.. Sen istersen eğer... Pes edersen... Gidersende birgün... Ben bilmeyeyim gittiğini... ....Ve.... Sonrada yine; ...Bu can sensiz yaşarmı sanıyorsun.... diyerek... Hemen dön olmaz mı? Yalandı... Sakaydı... Gitmem... Gidemem... de.... Diyebilir misin? Sen, benden hiç GiTMEYEBiLiRMiSiN....? |
Üşüdüğüm zaman...
Üşüdüğüm zaman kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun? Kimin... kimin parmaklarını hissediyorum arasında saçlarımın? .. Üşüdüğüm zaman... Üşüdüğüm zaman, katı bir mum gibiyken yani; tam ortamdan geçen ipin ucunda kim yanıyor titreyerek? Kim eriyor içimde, kimm taşıyor benden ve kiimm sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden? .. Üşüdüğüm zaman... Üşüdüğüm zaman bir yandan hayalini bulup ona sokulmaya çalışırken; bir yandan da hayal olup senin bulabileceğin yerlerde dolaşmadığımı mı zannediyorsun?.. Ve sana... Ve sanaa; başını yaslayabileceğin bir omuz getirmediğimi mi zannediyorsun?.. Üşüdüğüm zaman... Üşüdüğüm zaman senin de bir yerlerde üşüdüğünü... Ve sen, tam ortamdan geçen ipin ucunda titreyerek yanarken; ben de senin içinde “çattııırrçutur” yandığımı bilmediğimi mi zannediyorsun?.. Üşüdüğüm zaman... Üşüdüğüm zaman, kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun?. |
Ben giderken gülüm,
Ağlayarak gitmem Alırım ceketimi, Sevmeyi sende bırakıp giderim! Üzülme gülüm, Son sözümüz verilmedi daha Ağlayacak gücüm de kalmadı Yüreğimi sende bırakıp giderim! Esir etmesin seni bensizlik benliğime, Hasret koyu bir karanlıktır, ucunda aydınlığı taşıyan. Merak etme gülüm, Ben giderken yüreğimi ağlatır da giderim! Taşımaya çalışırken hüznü kalbim, Seni sevmeyi taşıyamadı ya, ona acırım. Unutma gülüm son satırımda bile Ben giderken ağlamam, Namluyu kafama dayar giderim! Gözyaşların durdurmasın beni Bu son kararım, Yanında kalırsam ölürüm, acısını taşıyamazsın! Ağladığın zamana yazık olur gülüm Ardımdan ağlanmasını sevmem! Karıştırma maziyi ben giderken! Bırak, onlar sayfalarında mutlu. Hatıram kalmasın diye, yakacaktım hepsini Ağlamana kıyamadım yine... Ve giderken bensizliğimi de Yanımda götürüyorum. Ağlama gül yüzlüm, Yüreğimi sende bırakıp giderim..! Ne ayaklarına kapanır giderim, Ne de beni affet diye yalvarır giderim. Yüreğimi sende bırakıp, Kendimi sessizliğe salıveririm... Kapat Gözlerini, Gözyaşların Engellemesin Gidişimi... |
Adı gibi sevdası da yaman bu gülün
Ama olsun her gülün dikeni vardır Ben bir yaprağını koklamak için gülüm, Kana bulanan ellerimle, Yüreğimi dikenlerinle sardım da kokladım... Ne zor sevdasın yaban gülüm Mutluluğumda sende hüznümde sende... Beni ağlatan da sensin güldüren de... Ne değişik bir gülsün sen Ne asiliğin benziyor başka güllere Ne de, güzelliğin... Benzetmek istemiyorum seni başkalarına yaban gülüm Dikenlerini de Seviyorum... Ne kadar yüreğime batıp kanasa da, Senden geliyor ya acısını hissetmiyorum bile yaban gülüm... Bak gülüm yağmur yağıyor... Ellerime değil gözlerime yağıyor... Sırf sen mutlu olasın diye, Gözyaşlarım yağmura benziyor... ... Çaresizim yaban gülüm Derman kalmadı... Oyy be gülüm, senin sevdan ne yaman! Her sevda tutsak olmaz Sevgisi büyük olanın, sevdası da yaman olurmuş... Bizim Sevdamızın Sınırı Var mı Yasaklım? |
Bana FIRTINALI bir günde Getirmişti rüzgâr Seni
Biraz ürkekti bakışların... Korkuyordun... Ben susuyordum... Zamandan çaldım biraz, gözlerini seyrettim Akşam güneşinde... Yansımıştı gözlerin gökyüzüne Işığı sendin gönlümün... Yaprak misali savrulup gelmiştin yanı başıma... OYSA ŞİMDİ.... Gidiyorsun Fırtınalı bir rüzgârın esintisiyle... Şimdi benim bakışlarım ürkek ve mahzun... Korkuyorum senden sonra yaşayacağımdan... Gökyüzüm kalmadı artık Birer birer kaydı yıldızlarım Seni bana getiren rüzgâr, Çaldı ellerimden... Ve geride yıkık dökük dünyası olan sevdalı bıraktın... Darmadağın kaldım ardından... Bitik bir halde... Yalnızlığımın acısını hiç tatmamıştım Sen geldin, yüreğime koyu bir yara açıp gittin!... Kayan yıldızlarımı, masmavi gözlerini geri istiyorum BANA GERİ DÖNECEKMİSİN... |
Sokak çalgıcılarının dalgın kemanı
Akdenizi anımsatıyor Gelip geçmekte olan yazı Güz bakışlarıyla Aşk bile yetmez Bir kez olsun masal anlatmadı babam Uzun yolculuklara çıkmadık Adım adım yaklaşan bir hüzündü gençliğim Bir kış gecesi soğuk ve puslu Düş bile yetmez -birileri söylemişti sahi Hiç unutmuyorum Kadınsan mutsuz olmaya bile hakkın yok- Sessiz iklimlerin çocuklarıyız şimdi Ne varsa yarından kalacak kırık dağ laleleri gibi Yalnız kalmak gibi sonsuz ve acı Öznesi liman bir vapura yüklüyoruz denizler bile yetmez |
Kimleri uğurladım penceremden
Gidenler gitti artık Dönüşü yok ayrılığın Su yeşili bir rengi Beyaz bir sevgiliyi bazen Gençliğimin en genci savruk adamımı Nenemin ölürken verdiği çocukluğumun mendilini Anmaktan eskir yüreğim Kış güneşi ayarken beyaz evimizi Odandaki televizyonu hatırlarmısın Minik tekir bebekti koynunda Sen hala çocuk Gözleri ayrılığa uyanmamış Kahvaltılarımızı hatırlarmısın Yaşamı dibdibe tükettiğimiz günlerde Sonraları aniden Çok bekledim yolunu Ayaz kış *******inde Niye gelmedin Gidenler tercihimdi Sen yaşama sebebim Ben seni ayrılığa dahil etmedim ki gözbebeğim... |
Bir köse basinda avuç açmak umutlara
Sonra da katmer katmer yanmak acilarla Hasret yanginlariyla kanka olmak Ardindan okumak gözlerinden tüm gelecegi Sevdamin yankisiyla ruhumu acilara gark etmek Yasamin agirliginin çökmesi omuzlarima Ve yigilip kalmak bir kaldirim tasina Ama her seye ragmen umutlu olmak Gülümseyerek bakmak hayata Bir çocugun ürkek bakislarinda yakalamak meraki Kalbini bir zincirle boynuna asabilmek gösteristen uzak Hayalimdeki sana dokunabilmek gerçeklige inat Parmak uçlarimdaki hislerin yansimasi yüzüme Ey içimi yakan günesim Ne kadar yaklassam sana küle dönerim Uzaklasirsam senden ayazda kalir yüregim Sevmek, çok ama çok sevmek Alip basimi bu sehirden gitmek Ve seninle bir ömür geçirmek Hayal mi? Gerçek mi? Ya umut? Suskunlugum diz boyu. Tüm bunlar ne biliyor musun? Sevmek..sadece sevmek.. Her seyi bir kenara birakip Tüm acilari uçurumdan atip Delicesine sevmek.. Bu kadar çok seviyorum demiyorum Böylesine seviyorum seni diyorum. Biraz hayat, biraz gerçeklik, biraz ask Ve en önemlisi vuslat arkasi gelen hüzün Ortaya çikan ise devasa bir sen. Seni çok degil kocaman degil Böylesine seviyorum iste Masal degil hayatimin ta kendisi Gelecek göz kirpiyor omuzlarinin üzerinden Sen hayatsin, hayat da sen. |
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor... sustum! sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar sokaklarında kahrolduğum şehir gözlerim konuşuyor yalnız sustum! bin ah sürüp dudaklarıma ne kadar susulacaksa o kadar sustum! sustu benimle deniz, sustu deli dalgalar, sustu martılar... umutlarımı sarıp rüzgarlara uzaklara savuruyorum her gece yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne Sustum! tuz basıp yaralarıma! sustum içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi yaslanıp yalnızlığın duvarına gül döküp kalabalıklara kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece kimse bilmiyor.. kimse görmüyor sustum! sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak acılar konuşuyor şimdi yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir atıyorum uçurumlardan kimse hissetmiyor... sustum! saçlarını kokluyorum rüzgarların dudaklarından öpüyorum hayatı içimde incecik bir sevgi ürperiyor sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme gelmiyor beklediğim bahar yaralar merhem tutmuyor gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara mendil silmiyor yağmur dinmiyor sevdiğim bilmiyor... sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman sustum yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata kimse anlamıyor... sustum! ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi yaralar merhem tutmuyor ******* avutmuyor ben sustum acılarım konuşuyor yalnız... ben sustum! susmuyor yüreğimi kavuran kasırga pencereme vuran yağmur damlaları susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar gelmiyor bahar kuşlar sevinmiyor yıldızlar küs ay üzgün güneş doğmuyor acılar dinmiyor içimde binlerce şiir kanıyor her gece kimse bilmiyor... sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu hayat sustu zaman acılar konuşuyor yalnız acılarım konuşuyor kimse duymuyor... duymuyor... duymuyor... duymu... duy... |
Ben kim miyim?
Yaşadıkça öğreneceksin Gözlerimde ki yaşlar mı neden? Beni ben de öğreneceksin... ........................... Seni nasıl unuttuğumu, Göz yaşlarımı kuruttuğumu, Seni kalbime gömdüğümü, Ben ölünce öğreneceksin! .......................... Hayata nasıl bağlandığımı, Uçurumun kenarından son anda döndüğümü, Ellerimi tutup bırakmadıgını, Benden degil ondan duyacaksın! SENİ UNUTTUM!!!!.... |
korkuyorum yar...
seni sevmenin acısı,yeniden üşütürmü buzları erimiş yüreğimi, yağmurları dost edinen kentime ateş düşer mi, tutuşur mu ıslandığın kaldırımlar. ya bir gün yitersen,alışırmıyım sensizliğin azabına, dönermiyim sırtımı gittiğin yollara... korkuyorum yar... gardım düşüyor yasak kentlere,göğsüm üşüyor, hangi uzaklara uzansa düşlerim, esir düşüyorum olmayışına. zindanlar yutuyor zifiri karanlığı... boğazına gark etmez mi? bu kadar karanlık,ey zindan!... katliamlara terk ediliyorum. olay yeri tespitlerde tebeşirle çizilmiş bir cinayeti oynuyorum, faili meçhuller saklanıyor, ben bulamıyorum... kriminal testlere tabi tutuluyorum, yüreğime sokulan,pas tutmuş bir neşter yarası bozuyor bu oyunu. kanıyorum... kalbinle aklının başlattığı anlamsız bir savaşın ortasında kalmış bir canlı bombayım şimdi. fünyem yüreğinde, patlat hadi, katlet beni, bitsin bu anlamsız savaş... dinsin bu gözümdeki yaş... hadi,patlat beni yar... namluma sürdüğüm mermilerim,vursun artık gitmelerini, bu savaşın zaferi,yüreğinin olsun. duvarlarını yıkalım aklının,ürkek düşünceler aksın içinden. bu sefer giden sen olma yar, bu aşkın faili sen olma... |
Noktalara sığınıyorum,
Biliyorum yetimlik kadar yakmaz yüreğimi cümleler... Anacığımın bağrından koparılışım geliyor gözlerime... Sıkıyorum dişlerimi, Sıktıkça eziyorum kinle büyüyen sözlerimi... Selam istemiyorum. Ömrüme vurulan yitik hecelerim ve ben... Hani şu tozlu sokaklarda, Serseriliğimin en fazla olduğu günlere gittim... Kırılmış sevda satıyordum yetimliğime inat! Gülüyorlardı, Hatta alay ediliyordu, Ağlamıyordum! Şimdi anlıyor musunuz neden hırçınım dağlar! Duymazlıktan geliyorum o ucuz sözleri. Bağrımda üç delik... Biri anam biri yüreğim biri de SEN! Topluyorum yetimliğimi sokaklardan! Gölge düşüyor gözlerime tekrar... Yoluma çıkıyor serseri sevdam! Aldırmıyorum alay edildiğim güne inat, Onu arka mahallede bırakıyorum |
bekle ......
hemen gitme ne olur.. birazdaha kal yanımda... sözlerim , şiirlerim var sana daha.. hiç duymadığın.. yüreğimin kuytusundan gelen.. türküler söyleyeceğiz daha.. hüzün , hasret ve sevda üstüne... el ele yürüyeceğiz daha... yağmurlu bir günde ıslanarak.. arnavut kaldırımlarında.. yalvarırım gitme hemen.. bekle... daha aşk ı yaşayacağız seninle.. öpüşeceğiz... saçını okşayıp... gözlerine vurulacağım daha... dur hemen gitme ne olur... daha seni seviyorum diyeceğim.... |
Gece boyunca Seni düsündüm
Sevda BakisLim.... KaranLik odamda, penceremin basinda oturup geceyi seyrederek... Dışarida hafif bir Rüzgâr vardi ve senin Hasret Kokun esiyordu... Basimi pencereden disari uzattim Hasret kokuLu Rüzgâra doymak icin... KISADA OLSA YETINDI KÜCÜK KALBIM...! GözLerim gecenin mavi perdesine daLarak, senin hayaLini kurdu... BUNUNLADA AVUNDU YÜREGIM...! Sevda BakisLim... GönLüm artik, senin Hasretinden, baska bir yük tasiyacak haLde degiL. Ama dayanmak zorunda! Seni cok özLüyorum Sevda BakisLim... |
Alın yazım,
Söyle! Mutluluğu satın alabilir misin? Yaralı kalplere ilaç, sevgilere umut olabilir misin? Eğer çok seviyorsan arkana bakmadan yürür müsün? Siler misin tek kalemde her şeyi,,, Yoksa boş ver deyip esip geçer misin? Konuş susmayan sessizliği bozarcasına Haykır dağlara, taşlara, insanlara.. Tüm kalbinle, ruhunla sev.. Sev ki mutlu olasın, Sev ki sevilesin.. Ey sevgili! .. Neden susuyorsun Duymaz mısın içimdeki çığlıkları.. Görmez misin bulutların ağlamasını İçin sızlamaz mı, üzülmez misin? Dermansız derdimsin benim şu kalbimde Kanayan yaram sönmeyen ateşimsin, Söyle sevgili hala üzülmez misin? Düşünmez misin beni anlamaz mısın? Kaderim.. Derdime dert ekledin gidişinle Dönüşün hep umut oldu kırık kalbimde Dönmesen bile hep yaşat beni içinde Anlat beni boş sokaklara, yalnız sahillere Anlat ki azalsın acım kederim Bilesin ki ben hep seni sevdim. |
Yanında olabilmeyi isterdim her çağırdığında
Uzayıp giden yollar üzerinde uçmayı sana doğru... Ama elimde değil. Anladım şimdi eskilerin dilini Bazen hayat kayıp gider ellerimizden Tutamayışları... Zamana bırak git sinleri Boş ver , Buna da üzülmeleri... Sen düşünme geçer bunları da. Anlam kazandı şimdi öğütler Demek özlemek gerekmiş Sevdiklerinden uzaklaşmak... Yitirmek lazımmış en vazgeçilmezleri Zorla vazgeçirtilmekmiş içini asıl acıtan... Şimdi daha çok istedim sana sarılmayı Yanında olmayı Yolları katlayıp sandığa kaldırmayı |
Yanında olabilmeyi isterdim her çağırdığında
Uzayıp giden yollar üzerinde uçmayı sana doğru... Ama elimde değil. Anladım şimdi eskilerin dilini Bazen hayat kayıp gider ellerimizden Tutamayışları... Zamana bırak git sinleri Boş ver , Buna da üzülmeleri... Sen düşünme geçer bunları da. Anlam kazandı şimdi öğütler Demek özlemek gerekmiş Sevdiklerinden uzaklaşmak... Yitirmek lazımmış en vazgeçilmezleri Zorla vazgeçirtilmekmiş içini asıl acıtan... Şimdi daha çok istedim sana sarılmayı Yanında olmayı Yolları katlayıp sandığa kaldırmayı |
Sana dair bastırılmış duygularım var
Söylemeye çokça çekindiğim, Ben buna aşk diyorum İsminde çağlayan nehirler gibi saf ve duru Sen platonik de Bir başkası da sadece başka desin Senin benden, benim senden başka olmadığımı bilerek! Karınca kararınca heyecanlar taşıyorum avuç içimde Zamanı geldiğinde İsrafil’in yapacağı gibi üflemek üzere Ve ikimizde aynı şeyi vereceğiz sana Sonsuz olmayı Ben buna aşk diyorum Sen öylece yummuş gözlerini beyazca ağlıyor de Bir başkası da aşkı bilmediği halde aşk desin Bizim aşkı bildiğimizi bilerek! Bazen unutulmakta güzeldir aslında hatırlanmak kadar Bazen de korkudur en az güven kadar Mutsuz bir mutluluktur Ayrılıkta kavuşmak kadar zevklidir Vazgeçip herkesin doğru mutluluk inanç sisteminden Tezat bir mutluluk anlayışında mutlu olabilmektir Ben buna aşk diyorum Sen binim aynanda bakmaya doyamadığım yansıman de Bir başkası ucubelik desin bakmaya çokça çekindiği! Aşka yazmak ulaşılmaz ütopyalara inanmaktır Ulaşıldığında tüm büyüsü kaybolan! Ve kesin bir sevgiye dönüşen Aşka yazmak sana yazmaktır! Sana yazmak Senin de salt güzelliğim için yazıyor dediğini duymak Fakat milyonlarca güzel içinden seni seçip salt sana yazmaktır Ve bu neden yüzünden seni onurlandırmaktır! Ben buna aşk diyorum Sen dudağının kenarındaki ter de Tatmaya tuzundan çokça çekindiğin Bir başkası da bir imkansızı anlamak desin Anlamaya çokça direndiği! Sana bakmak kendi çirkinliğinden utanmaktır Ama sana usanmadan yazabildiğim için kendimle övünmek! Sana bakmak bir emeği anlamaktır Çokça alın teri döktüğüm! Sana bakmak ince işlemeli bir freske hayran kalmak Sana bakmak, yaratılanlar içinden salt seni keşfetmek Ve tüm icatları reddetmektir! Ben buna aşk diyorum Sen benim sana yazma aptallığında bulunabilmem de Bir başkası da bulunabilir bir aşk desin Aramaya çokça heves ettiği! Halbuki ben etkisiz elemanıydım aşk kümesinin Kesişimi ve birleşimi mutlak sen olan Ben sana aşk diyorum Sen sadece kendi ismini de Bir başkası da yüz güzel ismiden birini desin Söylemeye çokça gurur duyduğu … |
ayyuka çıktı içimdeki parçalanmışlıklar,
ismi konulmamış ezgilerle çağırırken yarımı… bir yağmur damlası var kaderimde, ya da belki de bir başkaldırı... süzülüyor içimden kaybedilmiş vaktimin ılık kanı… kitabımın ortalanmamış noktasına çakıyor kelamlarını… tadıyorum hala ağzımda adı: ''acı''… ..bir kelime türetsem gizlice; dokunamasa kimse mesela;ufkunda aralamasa… başucundan ayakucuna kadar tazelik solusa… yeni bir (ses)te yeniden doğsam ve büyüsem… yağmalanmamış bir göğün yanıbaşında… adımlanmamış ıslak bir şehrin bakir toprağında… ve o çok sevdiğim şarkıların nakaratları boyunca… ..hep o sona yaşanıyor ya nefesler… (git)mekten bir ayak önceki (kal)maya… yavaş yavaş geçiyor gözlerimin renginden; ''kısa metrajlı filmi(m)''… talan edilmişliğimden,arta kalanıma… ince bir ''es'' dolanıyor parmak uçlarıma… yalan binbir kılığıyla dolaşıyor akıl sokaklarımda… gölgesi bir uçurumun boşluğuna düşüyor… uçurumun boşluğu ''adı(n)a''… ..kirpiklerimin kenarında asılı bırakılmış;bir gözyaşı ısıtıyorum avucumda… gecenin sürfilelerinden söküyorum şiirlerimi usulca… suçlu bir çocuk ağladı mı hiç omzunda…? bir şairin o en çok sevdiğin dizeleri ağzında: *…ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi benim sevmeye engel evcil acılarım vardı ben yağmur ağladım,bir şehre yağdı ben şehre ağladım,bir yağmur yağdı ben bir ağladım,şehre yağmur yağdı ben ''yağmur'' ağladım…* saat sabahı vuramadı henüz daha… ve susamadı hiç satırlarım,beyhude bir beyitin kollarında… biliyorsun ya; üşümeyi sevdim senden sonra… ve alıştım artık bu evrenin yalnızlıklarına… bir kadın,''kendinden kaçak'' kelimeler fısıldıyor kulağıma… susuyor ve tükeniyor hecelerim sonunda… son bir yankıyla; ”(Sen) Olmasan Da, (Sen)siz Olmuyor...” |
Bir aşkın tarihine kaç unutulmuşluk sığdırılabilir..?
Sesimin çaresizliği taş plakları aşındırıyor. Detone olmuş bir sevdayı Yüreğim inatla ömrümün şarkısı yapıyor..! Tenimi dağlayan göz izleri tenimde Hiç gülerken ölmemişim ben Hep bitmeye yakın, Hep gitmeye.. Bir damla akıyor.. Öyle usul usul... Kaderim dudaklarımda; He-ce-li-yo-rum En iyisi derken; Gözyaşımda teninin tuzunu bulmak Köz oluyor yürek yangınıma Yapamıyorum...! Gidip gelmeler, Başa dönmeler, Başımı döndürüyor.. Kaldığım yeri unutmasam, Hani devam etsem diyorum..? Yaşadığım hikayede sayfanın ucunu kıvırdıkça; Kırılıyorum..! Bırak beni şehir.. Anılar sana emanet..! Gözyaşlarım sokaklarına yağmur olsun.. Süpürsün ayrılıklarını... Vicdanımı salma peşime.. Unuturum diyorum.. Nasıl olsa giden hep sevilir Ama ben ne zaman niyetlensem; Ayaklarımdan oluyorum...! ...Gözyaşlarımla yıkadığım gülüşlerimin rengi soldu Şimdi bu tablonun değeri sence..ne olur..? |
Belki sade bir cezaydı,
Belkide masum bir korkutmaca. Unutup gitmekti biraz. Belkide sıkılmıştı artık. Alıp başını bir süre uzaklaşmaktı, Ondan ve hayattan. Garip bir his vardı için,de Bırakmaya dair. Kafası karışıktı, Ve git dedi hayatımdan git. Can acıdı yürek kanadı... Sonra duydu bunu sevgili. Aceba söyledikleri gerçekmiydi. Bu kadarmıydı sevgisi, Ve herşey bu kadar kolaymıydı hayatta. Bir ilişkiyi bitirmek bukadar ucuzmuydu, Ve mutu olmak bukadar zormuydu. Birden bunları düşündü ve Bunu ondan isteyebilene, Artık hiç iltimatı kalmamıştı. Ve bir gitte o dedi sen git İşte bir hikayede böyle bitmişti BİR HAYKIRIŞ VE KIRIK BİR KALP.... |
Bu gece sensiz uyuyorum
Kendime ceza veriyorum Hem de şansımı fazla zorlamadan Seninle aynı odada ve hatta Sarmaş dolaşken dahi Sensiz olmaktansa! Ben yine senle yatmayı hayal etmeliyim, Bu gece sensiz seni düşünüyorum Biliyorum hiçte adil değil Ama senle iken de sensizlik Düşünülmüyor ki be güzelim, Bu seni hayal ediyorum yanı başımda Uzansam hemen yanımda baksam karşımda Elimi atıyorum ha tuttum ha tutacağım Ama yoksun, Aslında sen var olan bir yoksun Ellere yok bana hep varsın Acaba gerçekten var mısın? Bak şimdi merak ettim doğrusu Kendimden şüphe ettim Acaba sen var sandığım Koskoca bir YOKMUSUN, Bu gece sensiz ağladım Hem de ağlamanın usulünce Ağladım gözümden düşen yaş damlacıkları dile geldi Biz ilk kez ağladığımızı hissettik dedi Söz verdim kendime bir daha ağlamayacağım diye, Bu gece sensiz ve de çok sessiz Şair ilan ettim kendimi Hem de hiç haddim olmadan, İşte bu gece kendime içtim Çaresizliğimin büyüklüğüne Savaşımın kaybına, Lanet olsun bana sırt dönüşünü, Boynuma sarılarak Canım aşkım hoş geldin demeni, Düşünmek isteyişime İÇTİM. ALLAH kahretsin Bu gece sana geliyorum Ne olursun utandır beni Artık utanmak istiyorum ALLAH’ın cezası odandayım Kalk kalk ve utandır beni. |
Akşamın buğulu yorğunluğunda
Gözlerinin ormanındayım yine Bir suzinak şarkıya kurulmuş bütün saatler Günlerdir peşim sıra susmak bilmiyor Ertelenmiş hüzünler dolaşıyor ayaklarıma Kanatlanıp uçuyor bütün sevinçler Bu şehrin en tenha yeri kalbimdir şimdi En güzel yeri çiçekçileri Bir demet nergiz aldım sana getiremedim Bugün newroz'du, oturdum hevalno'yu dinledim Tenimde bir ateş yandı günboyu Biliyorum seni sevmek yeni yalnızlıklardır uzayıp giden bir çığlık, ince bir sızıdır Yoksa ömrünce borçlu kalırım aşka Seviyorum, seviyorum başka seçeneğim yok Yedeğimde yeni acılarım var, öderim diyetini Yeni yazgılar bulurum belki, şiirlere vururum kendimi Başımı kitaplara yaslarım Toplarım şarkılardan yasadışı aşkları sürerim alanlar Seviyorum Başka seçeneğim yok Yeter sınama beni. |
Yüreğinden sev, yüreğinle bak bana.
Güzel bir akşamdan şerbet gibi ak bana. Aşktan güzeli var mı, başka tatlı içecek? Aman sarıl bana kim görecek, kim hissedecek? Sözlerin incidir, buzları yakıp eriten. Kirpiklerindir sevgiyi tekrar dirilten Hep diyorsun 'Ateştir Peri, bu bir gün geçecek' Aman sevsene beni, kim görecek, kim hissedecek? Geçmedi işte yıllardır yanıyor bitmedi. Tüm aşklar bitti, o hala közde sönmedi Kimsecikler böyle aşkı bilmedi, görmedi. Diyorsun ki aşkın, tüm kadınları sildi silecek. Hadi sevsene beni, kim görecek, kim hissedecek? |
Ben Geldim
Bırak Sevgimin Tanığı olmasın Odamıza Gün ışığı dolmasın Kapalı kalsın Perdeler Söndür ışıkları Giy ipek geceliğini Sür çıldırtan En güzel kokularını Sırt üstü Atıver kendini yatağa. Yaylandıkça yatakta Kahkahaların Doldursun odayı Şaşkın şaşkın Bakarken ben Kaçıver birden dışarı Sonra üstüme Kilitle kapıyı. Oyuncağını kaybetmiş Çocuk gibi Bir köşede otururken Kırgın,mahzun Yavaşça açıp kapıyı Ben geldim Diye bağır Gülerek. |
Ben Geldim
Bırak Sevgimin Tanığı olmasın Odamıza Gün ışığı dolmasın Kapalı kalsın Perdeler Söndür ışıkları Giy ipek geceliğini Sür çıldırtan En güzel kokularını Sırt üstü Atıver kendini yatağa. Yaylandıkça yatakta Kahkahaların Doldursun odayı Şaşkın şaşkın Bakarken ben Kaçıver birden dışarı Sonra üstüme Kilitle kapıyı. Oyuncağını kaybetmiş Çocuk gibi Bir köşede otururken Kırgın,mahzun Yavaşça açıp kapıyı Ben geldim Diye bağır Gülerek. |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:47 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.