www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Melih Coşkun (https://www.cakal.net/showthread.php?t=143931)

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:33 PM

Fısılda Kendine Sessizliğini

Fısılda yine
Kendi kendine sessizliğini
Sessizliğini ve sensizliğini...

Yalnızlığın sessizliğindir
Ve kimsesizliğin

Söylenmiş tüm güzel sözler boş
Usulca bir kulağa fısıldanmadıktan sonra

Neye yarar o güzel gözler gülmeyi beceremiyorsa

Bu yürek ne işe yarar
Sevmeyi bilmiyorsa eğer...

Neyi anlatır bu şiir
Bir anlayan olmadıkça

Sevmek nedir
Sevilmedikten sonra

Bu beden ne işine yarar senin
Beyninde fırtınalar kopmuyorsa
Korkuyorsan kavgaya girmekten,

Bu dil neye yarar
Sevgini söyleyemiyorsan
Ve isyan edemiyorsan bağırarak bu yaşadıklarına

Yalnızsan
Neye yarar dünyadaki altı milyar insan

Yapılacak iş bugün sadece:
Yaşamak sadece inadına
Sonunda ölüm olduğunu bilsen de
Yine de sevmek
Kan ağlasa da sol yanın...

21 Aralık 2002
00: 38

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:33 PM

Fikrim Gezinip Dururken İstanbul'un Meydanlarında

Fikrim gezinip dururken
İstanbul'un kalabalık meydanlarında
Birden eski bir şarkı çınladı kulaklarımda
Yüzümde hissettim ıslak rüzgarlarını
Ve duydum özgürce uçuşan martıların çığlıklarını

Nasıl özledim bir bilsen
Deniz kıyısında yediğim gevrek bir simiti
Bir bardak demli çayı
Nasıl özledim bir bilsen
Kardeşimin yüzünü
Anamın o sıcaklığını
Ve babamın içine gömdüğü
Gözlerinin derinliğinde sakladığı
O koskocaman sevgisini

Şimdi Küpeli'nin korkunç ıssızlığında
Bir başımayım kendi kendimle
Hiçbir şey ama hiçbir şey gelmiyor aklıma
Yaşamaktan başka

Altı gün ve altı bitmeyen soğuk gece
Ürkütücü bir ekim gecesiydi dolunayın altında
Ayaklarımın altında ezilirken yirmi üç yaşım

Altı gün ve altı soğuk gece
Ayın altında yürüyen asker gölgeleri
Ayaklarının altında ezilen yüz elli kilometre
Borcudur üvey çocuklarının vatana faiziyle ödedikleri

Buralarda dağlar öyle güzel
Ve öylesine acımasız ki
Dünyanın en güzel çiçekleri buralarda açar
Buralarda yakılır en gerçek türküleri yurdumun

Bütün bunlar geçerken aklımdan
Başımın üzerinden geçer ıslığıyla top mermileri
Ayaklarımın altında binlerce mayın

Tek umududur dağ köylerinde
Acı yüzlü esmer çocuklarının
Asker kumanyası
Ve bir asker selamı

HAKKINI HELAL ET HEWAL!
BEN SENİN İÇİN BURDAYIM...

29 EKİM 2004
ŞIRNAK

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:33 PM

Garip Oldum Bu Günlerde

Bir garip oldum bu günlerde
Üşürken yüzümde ateş
Gülerken bile
Müthiş bir keder içimde
Hiçbir cümlemin sonunu getiremez oldum
Bütün kelimelerim eksik

İçimdeki çocuk her zamankinden fazla direniyor dönmek için
Bir parça olsun insan gibi yaşamak
Sevmek, gülebilmek
Ve ağlamak gerektiği yerde
Günlerim sonbaharda savrulan bir sarı yaprak
Nerelere götürür şimdi bu deli fırtına beni bilinmez

İçimdeki çocuk daha da fazla direniyor yaşamak için
Kavuşmak hak ettiğine
Karışmadan alın teri gözyaşlarına

Sular çekildi artık bu denizlerden
Son kıpırtısını duydum parmaklarımın arasında
Soluksuz kalmış hayatların

Bir garip oldum son günlerde
Bitişin hüznümü
Yoksa başlangıcın heyecanımı anlayamadım
Haksızlıklar çelikten duvarlar gibi dikildi önüme
Gülümsedim sadece
Bakıp gözlerinin içine,
Dedim kendi kendime
Gün gelir başka gemiler yanaşır limana
Gün gelir bizden yana eser bütün rüzgarlar
Güçsüz haklı olur bir gün elbet
Ve bulur karşılığını kuşkusuz
Karşılıksız sevmek
Kurtulur zalimin elinden gelecek
Varır mutlaka tüm ******* sabaha
İçimdeki çocuk öğrenir
Ayakta kalmayı hiçbir omuza yaslanmadan
Ağlamayı yeri geldiği zaman
Ama asla uzun uzun kanamamayı...

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:33 PM

Gece Uzundur

Yalnız fahişeler ve gece bekçileri bilirler
Ne kadar uzun olduğunu gecenin.

Adına şiir yazılabilecek ne varsa uykudadır şimdi
Kanun namına kurşunlar sıkılır alnına gençliğinin
En güzel şiirler tevkif edilir

Ateşlenir silahlar
Kurşun sesleri duyulmaz ancak
Herkes uykudadır
Kurur kaldırımlarda kan lekesi
Çünkü gece uzundur
Ancak fahişeler ve gece bekçileri bilirler bunu

Yalnız ben bilirim
Nasıl aşık olduğumu
Sen hiç ama hiç bilmezsin...

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:33 PM

Gece Yarısı

Gece yarısı
Parıldayan çelik
Gecenin beyazını bir bıçak gibi kesiyor

Gece
Beyaz ve kızıl
Hayalin rengi yok
Hayal kokusuz, renksiz

Düşlerinde gördüğün aydınlık
Hiçbir zaman düşlememiş olsa da seni
Demek değildir ki
Hep karanlık geçecek gece

Gece yarısı
Buluşuyor tren yolu
Uzak şehirlerin asfaltıyla

Hayatımız uzak yolların kesişmesidir
Bir sebebin sonucudur
Yeryüzünde yürüyüşün

Yürümemiş olsa o adam o sahilde
Belki hiç tanımamış olacaktı
O yeşil gözlü kadını
Belki sevmeyecekti çılgınca,
Belki hiç doğmayacaktı
Yarını kurtarmaya yeminli o çocuk

Beyaz bir kağıt büküp boynunu durmasaydı önünde
O şiir yazılmaya hiç başlanmayacaktı belki de

Ömür denilen şey
Uzun yolların kesişmesidir
Aşk
Koskocaman bir tesadüf...

16 Şubat 2003
01: 34

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:33 PM

Gece; Demir Bir Parmaklık...

Gece;
Demir bir parmaklık
Gece;
Karanlık kör bir zindan
Ellerinin sıcaklığı ve
Kış soğuğunda
Sımcıcak yuvamda portakal kokusu...

İşte böyledir
Bu topraklarda doğmak
İsyan kokan her şarkıda
Yemyeşil bir dalı kopartıp yüreğinin bahçesinden
Beyninin tam ortasına koymak.

Gece;
Talan
Gece;
Bitmek bilmeyen bir titremedir yurdumda,
Bacası tütmeyen soba
Ve susmaya yeminli bir ağızdır,

Gece;
Amansız bir hastalıktır
Karanlığından medet umarsın bir parça soluk alabilmek için
Ne bir gardiyan vardır ortalıkta
Ne kelepçe, ne zindan
Ama esir düşmüşsündür çoktan...

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:33 PM

Gecenin İlk Mavisiyle Parlayan Yıldız

Gündüzün son
Gecenin ilk mavisiyle parlayan yıldız
Işığın yansımaz oldu toprağıma

Uzak dağların ardında kaldığından beri yüzün
Ve yüzümüzde alevlenen hüzün

Sen gittiğinden beri dağlar ardına
Karışır oldu yaban
Tuzuna çorbamızın,
Soframızdaki soğana, ekmeğimize,

Sen düştüğünden beri dağlar ardına
Geldiler saklanmış orduları zulmün
Gizlice girdiler şehirlerimize
Üçüncü paylaşımlarda
Paylaşıldı geleceğimiz

Bekliyor ilk mavileriyle gece
Bulutlar ardından gülümseyecek yüzünü
Bekliyor bitecek karanlık gecenin hüznünü
İnancı çağıracak parıltınla
Dövüşecek karanlıkla ışığın
Güneş doğsun diye yarınlarda...

18 Ocak 2003
23: 55

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Gecenin Yaratma ve Yaratılma Zamanı

Gecenin yaratmaya ve yaratılmaya
En müsait zamanında
İzinsiz açılır bir kapı
Yağmalanır en mahrem duyguların
Gizli kalan hiçbir şey yoktur artık
Bütün sırların deşifre edilmiştir
Herkes daha farklı bakar gözlerinin içine
Sadece bakarlar
Görmezler fakat
Sadece dinlerler
Fakat ancak algıladıkları kadardır bütün duydukları
Daha da huzursuz eder seni
Tek kişilik dünyana izinsizce giren kalabalıklar
Çaresizsindir artık
Çünkü talan edilmeye başlamıştır *******in
Yaşadığın şehri suçlamaya başlarsın
Taşları, bahçeleri, sokakları
Hatta en sevdiklerinden kopup gidersin bir hiç uğrunda
Hiçbir şey mutlu etmeye yetmez artık seni
Zoraki hüzünler yaratmaya çalışırsın beyninde

Kendi kendine yenilmeye başlamışsındır artık
Kendi kendini vurursun içerden
Aklına söyleyecek hiçbir söz gelmez
Konuşmayı unutmuşçasına susarsın

Gece korkaktır
Sessiz ve haindir
Ve arkadan vurur oda bütün korkaklar gibi
Kıyamam dediklerin
Gözünü kırpmadan kıyarlar sana

Ama her şeye rağmen kavga bitmemiştir hala
Yaşıyorum dediğin müddetçe de sürer
Yüreğinin volkanı patlayıp
Saçar en güzel dizelerini hayata...

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Geceye Yakışan Hüzündür

Geceye yakışan hüzündür
Gündüze umut
Oysa ben çok defa
Şiirler yazdım güneş okşarken alnımı.
Kederlendim bazı gün
En güzel rüyalarımdan
Hoyratça dürterek uyandırdığında gün ışığı
Oysa ben *******i severdim en çok
Dilsizdi ******* çünkü
Ve saklarlardı üzgün yüzümü sabahlardan.

Bazı günler
Saklayamam yazdıklarımı
Okumasını istemediğim hiç kimseden.
Öyle günlerde en çok kendimden kaçmak isterim
Ama kaçamam
İflah olmaz bir aşka düşer kalemim
Kanar durmadan
Yaralarını saramam...

Geceye yakışan hüzündür
Gündüze umut
Oysa ben
Bir gündüz vakti görmüştüm ilk defa.
Uğruna ******* boyu şiirler yazdığım gözlerini...

2005

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Geç Öğrendik

Geç öğrendik
Ağlamanın ayıp olmadığını
İçimize akıttığımız yağmurlarda
Kaç ceylan boğuldu
Kaç deniz tuzsuz kaldı
Kaç çığ büyüttük yamaçlarımızda

Saklı kaldık
Bir çift gözün ardında
En cesurumuz
Akıttığı zaman yüreğinin nehirlerini
İlk biz ayıpladık
Çünkü biz çok geç anladık
Ağlamanın ayıp olmadığını...

Melih Coşkun


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:47 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.