www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Melih Coşkun (https://www.cakal.net/showthread.php?t=143931)

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Geçen Yıllar ve Buruk Bir Doğum Günü Mektubu

Çocukluk arkadaşım H.Cihat DURGUN'a,


GEÇEN YILLAR

Çocukluğumuzda top oynayıp koştuğumuz çimler şimdi neredeler?
Betonlara gömülen anılarımız zamana yenik düştü söyle bize neler oldu?
Değişen biz miyiz yoksa zamanı değiştiren bizler mi?

Geçmişi geri getirmek ne kadar zorsa yaşadığımız o günleri, neşe içinde koştuğumuz kahkahalarımızın gömüldüğü, küçük bedenlerimizin aşındırdığı çimleri, yırtılan pantolonlarımızı akşam yemeklerinde yorgun şekilde eve gelmemizi, ramazan aylarında balkonda ezan sesini beklemeyi, şimdilerde unuttuğumuz komşu ziyaretlerini unutmak çok daha zor.

Yaşama sevinciyle dolu minik yüreklerin kuş cıvıltılarını anımsatan okul bahçesinde yani hayatın bizlerden sorulduğu çağlarda hep aynı sırada yan yana iki küçük yürek iki neferdik biz....
Okul çıkışlarında koşturmalarımızı, köşe başı simitçilerini, niyetçilerini, kos helvacıları ak sakallı macuncu dedeyi unutmakta zor seni unutmakta…..

H.Cihat DURGUN
Şubat 2001

.......Güzel dostum,
.......Bir bilsen ne kadar direndim büyümemek için. Bir yanım hep çocuk kalsın istedim ama beceremedim. Şimdi söylenen her söz, yüzüme çarpan her kapı öylesine ağırıma gidiyor ki bir türlü hazmedemiyor yüreğim büyümeyi.
.......Hatırlar mısın çocukluk akşamlarımızı,o incir ağacının altındaki duvarın üzerinde saattlerce oturup dünyayla dalga geçişimizi. Ne çok eğlenip, ne çok gülerdik. Dünyadaki hiçbir keder kolay kolay uğrayamazdı yanımıza.
.......Ah güzel dostum, şimdi nedense hiç gülmek gelmiyor içimden. Dokunsalar ağlayacak gibi oluyorum.
.......O çocukluk bahçelerimiz de yenik düştü sonunda gri beton yığınlarına. Şimdi koca bir gölge var sereserpe uzandığımız çocukluk düşlerimizin yeşerdiği bahçenin tam ortasında. Şimdi bütün çocukların hayalleri sadece dört duvar arasında.
.......Artık her doğum günümde biraz daha kederli uyanıyorum gelen sabaha. Mutluluğun o rengarenk resmini yapmak yerine her mısrasından kan damlayan şiirler yazıyorum. Soğuk bir dağbaşında karşıladığım yirmi üç yaşımı ve doğum günümden bir gün once işsiz kaldığım yirmi dört yaşımın şiirini…
.......Bugün 28 Ekim, çimler üzerinde koşup oynadığın o çocukluk arkadaşın yirmi dört yıl once bugün bir şafak vakti merhaba demişti bu hayata.
.......Son zamanlarda aldığım en güzel doğum günü hediyemi verdin belki de farkında olmadan. Buğulanan gözlerimin çukurundan küçük bir tebessüm ayırdım senin için.
.......Gözlerinden öpüyorum güzel dostum…

Çocukluk arkadaşın
Melih COŞKUN

2005

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Geçiyorum Günlerin Üzerine Basarak

Geçiyorum günlerin üzerine basarak
Ayaklarımın altında can veriyor batan güneş
Günler;
Dalında kurumuş bir incir tanesi
Günler;
Kızgın bir güneşin
Yalnızlığına isyan edip
Kendini ufuklarına bıraktığı bir uzak deniz

Kalmadı işte kendinden başka
Yaşamamışlığının hesabını soracak kimse
Sen de vazgeçersen sevmekten
Kalmayacak senin kadar sevecek kimse

Özünde başlar her şey
Her şey özünde biter
Bir bakıştan çok ötedir
Bir dokunuştan anlamlı
En güzel söz içinde saklıdır

En güzel sevgi anlatılamaz
Sonsuza dek konuşulsa bile
Çünkü tanımı yoktur gerçek sevginin
Bir resimdir yüreğine çizilmiş
Kızıllığında saklıdır kanımın her damlasının
Tuzunda saklıdır gözyaşımın

Susmamı istiyorsunuz benden
Susuyorum işte
İçimin gürültülerini dinliyorum sadece
Susuyorsunuz aslında hepiniz benim gibi
Ne kadar çok konuşursanız konuşun susuyorsunuz

Üzerine basarak geçtiğim her gün
İnce bir bıçak yarasıdır artık esmer tenimde
Her gün biraz daha tükeniyor
Adını nabzım fırlayarak andığım ne varsa
Aşk gibi
Emek gibi
Ve ben tükeniyorum

Daha da önemsizleşiyorum
Sokaktan geçen adamı oynuyorum artık sadece
Sokaklarda çirkin sesiyle türküler okuyan

Çoktan akmıştır başucumda sakladığım kitabın mürekkebi
Milyonlarca göz olsanız
Milyonlarca kulak olsanız
Duymayacaksınız artık
Kendi duymak istediklerinizden başka hiçbir şeyi

Kaybediyor olsam da bugün her şeyimi
En derin yerime hapsettim sevgiyi
İnan ki ne kadar hırpalasalar da
Terk etmeyeceğim...

2 Mayıs 2003

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Geçti Günler

Geçti günler
Bir dilim daha eksildi hayat pastasından.
Her son başka bir başlangıcı getirir diye bilirdik.
Sonun başlangıcı da olabiliyormuş oysa her başlangıç.
Bazen öyle anlamsız geliyor ki tüm yaşanılanlar
Ufak sevinçleri ve tarif edilemeyen kederleri hayatın.
Yani hayatın yazılamayan kısmı.
Aşklarımızdan ve acılarımızdan ibaret sanırdık hayatı.
Ama hiç düşünmezdik
Bizden daha çok acı çekenlerin olabileceğini
Oysa biz değildik sadece sıcaktan bunalan
Yağmurda sırılsıklam kalan ve üşüyen.
Sadece biz değildik
Çılgınca seven ve karşılık bulamayan sevgisine.

Acılarından da mutluluklar çıkartmayı bilmeli insan
Yalnızlığın sanıldığı kadar kötü olmadığını anlamalı bazı zamanlarda
Nasıl yazılırdı dilinden düşürmediğin
O ayrılığı anlatan şarkı
Baştan sona ezbere bildiğin
Ve okuduğunda ağladığın şiir nasıl yazılırdı.
“Acılar tohumlarıdır şiirlerimizin” demiştim ya sana bir seferinde.
Öyle ki
Hiçbir zaman pişman olmadım yaşadığıma
Acıları da, mutlulukları da...

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Gel ki Adını Değiştirelim Kışın

Gel ki
Adını değiştirelim kışın
Binlerce kızıl çiçek açsın
Beyaza boyanmış dağlar ardında

Kışın da başlayabilen hayatlar keşfedelim
Hiç yürek değmemiş aşklar bulalım
Güneşin solgun bakışlarında
Gelecek baharı hatırlatalım
Donmuş parmaklarına inat
Gülümsemesini hiç yitirmemiş çocuklarına

Gel ki
Adını değiştirelim kışın
Kardan evler yapalım
Yuvasız kuşlara...

2005

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:34 PM

Geleceğimiz? ! : (...

Geleceğimiz bir soru işareti
Üzgün yüzümüzde ağlar bütün ünlemler.
Ve vazgemiş üst üste iki noktalar
Davranışlarımızın sebeplerini açıklamaktan.
Oysa şimdi her keder
Bir harfe karşılık geliyor
Yada biz şiir yazmayı öğreniyoruz zamanla…

Artık hiçbir paragrafa sığmıyor
Şu bitmeyen kederimiz.
Giriş bölümü hiç yazılamadığı için
Kavruk kalmış çocukluklar gibi
Büküyor boynunu
Ömür boyu unutulmaya mahkum edilmiş bütün aşklar.
Oysa şahidi değil miydi üç nokta
Sonsuza dek bitmeyecek olan sevdalarımızın.

Şimdi küçük puntolarla
Yazım hatasıdır kaderimiz
Gazetelerin üçüncü sayfalarında.
Ama ne olursa olsun
Umut da saklı o satırların arasında
Ne uzak dağların ardında
Ne de deniz aşırı diyarlarda
Umut;
Sadece senin olduğun yerde.

Bundan sonra sadece sevincimi anlatacak ünlemler
Aşkın tanımını yapacak yeni baştan
Üstüste duran iki noktalar.
Çok uzaklardan gelen bir kartpostalda
Neler yazdığını merak edecekler yalnızca soru işaretleri
Ve en büyük şahidi olacak üç nokta
Seni nasıl sevdiğimin…

2005

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:35 PM

Gençliğim

80 sonrasının çocuklarındanım ben
Yaşamadım o günlerin acısını
Tamamen özgürüm diyemesem de
Yatmadım hiç zindanda
Hiç dayak yemedim öldüresiye
Sabahlamadım sorgularda
Dayanmadı alnıma bir on dörtlü
Kurşunlanmadım Beyazıt Meydanında
Ama tanıdım hayatımın baharında,
Ben dünyaya gelirken tükenen çocukları
Hüznünü saldılar yüreğime o günlerin
Onlar öğretti bana fedakarlığı
Dimdik durmayı ayakta haksızlığa karşı
Onlar öğretti bana şiir okurken ağlamayı
Ve onlardan kaldı yüreğimdeki derin uçurum duygusu
Her kalleşlikte biraz daha sıktım dişlerimi
Her susuşumda utandım varlığımdan
Sevdim imkansızın peşine düşmeyi
Sevdim yüreğim kan ağlasa da
Yine de yaşamayı
İnadına yaşamayı...

28.06.2002
00.29

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:35 PM

Gerçek Aşk Kavganın İçinde Başlar

Gerçek aşk kavganın içinde başlar
Karanlık çöker
Pusuya düşer yüreğin
Bir çift göz düşer birden aklına
Gülümseyişlerdeki gamzelerde çukurlaşırken hayat
Yaşayacak bir sebep yaratırsın kendine...

Gerçek aşk kavganın içinde başlar
Kar altında üşürken ellerin
Birden ılık bir bahar akşamı çöker göğüne
Yarin saçları bayrak olur dalgalanır
Rüzgar olasın gelir...

12 Ocak 2003
23: 42

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:35 PM

Gerçek Destanlar Yaratılmaz

Gerçek destanlar yaratılmaz asla
Yaşanır nefes nefes
Yürünür adım adım
Kandır akan damarlarımdan
Mürekkep değil kalemimden boşalan
Hikayesidir künyesi dağlarda kalmış çocuklarının
Umududur yavrusunu bekleyen analarının
Doğarken ölen bir çocuğun hiç duyulmayan çığlığıdır umut.
Tükense de çoğalır yeniden ufacık bir kıvılcımla.

Gerçek destanlar yaratılmaz asla
Dağlar şahittir yalnızca
Bilmez ışıklı şehirler,
Bilmez duman altı kahvehaneler,
Kalabalık caddeler.
Gül değildir göğsümüzde çiçek çiçek açan
Dağlar şahittir yalnızca
Künyesi doruklarında kalmış çocuklarına…

05.01.2005
Şırnak

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:35 PM

Gerçek Dost

Gerçek dost
Dünyanın çamuruna bulansa da ellerin
Bütün içtenliğiyle tutabilendir
Sana gözleriyle değil
Yüreğiyle bakabilendir

Ve bir gün zindanlar
Kıtalar
Dünyalar girse de araya
Adını andığında gözleri dolabilendir

Yiten eski bir dostun yüzünde
Senin hiç bilmediğin bakışın kalır
Beraber söylediğin şarkı ağlar
Dost ağlar...

Gerçek dost gurbeti sıla yapandır
Ve seni sen yapan...

(Tanımak istiyorsan eğer dostunu
Ona bir sırrını söyle
Sırrın sır kaldığı kadardır dostluk)

20 Şubat 2003
21: 52

Melih Coşkun

GooD aNd EvıL 04-07-2009 07:35 PM

Gereği Yoktur Rüzgara Direnmenin

Sana kendin olduğumu hatırlatan
Bütün her şeyi unutturmaya başlamışsa hayat
Vazgeçmek günü gelmiştir artık bir şeylerden

Seni sen yapan tüm heyecanlar
Dinlemekten sıkıldığın eski bir şarkı gibi geliyorsa kulağına
Akıntıya karşı kulaç atmanın da faydası kalmamıştır artık

Bırak kendini rüzgarın esintisine
Bir bildiği vardır elbet gökyüzünün

Ne kadar geçti
Boğazının son düğümlenmesinden
Hangi sayfalarda kaldı
Dişlerini sıkarak yazdığın son şiir

Aslında gitmeler
Böyle zamanlar içindir
Çünkü yaşanacak bir şey kalmamıştır
Tutunacak bir acın kalmamıştır sessiz akşamlarında
Öyleyse yeniden başlamanın vakti gelip geçmiştir çoktan

Hele birde
Dallarını zamansız esen fırtınalar gibi kıran o sevda,
O umutsuzluk bile uzak bir mevsim gibiyse artık sana
Gereği yoktur rüzgara direnmenin...

Melih Coşkun


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:04 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.