![]() |
Ölüm
Ölüm vuslat perdesine kesin bir bakış Sonu gelmez gecenin ağaran tan vaktidir Ölüm ruh ikliminden ötelere bir kaçış Cevapsız bilmecenin kırılan kilididir Hacer Esma Yüksel |
Ölüm2
Mukadderat yolunda başlangıca bir bitiş Ötesine çizginin sessiz sedasız geçiş Hacer Esma Yüksel |
Ölüm3
Nahif bir yaprağın kırılışında Belirir ölümün taze nefesi Öylesi yumuşak, öylesi yavaş Fark yapmaz düşüşte bir figan sesi Hasretle kol gezer bu sona eriş Bir parça rahatlar kıskaç hayattan Öteden kareler belirginleşirken Tek film şeridi geçer seraptan Hayalin gerçeğe süzülüşünde Belirsiz görünür ufukta yatan Bir varmış bir yokmuşlar misali Bir yalan dünyadır arkada kalan Hacer Esma Yüksel |
Ömrüm
Boşluğa doğru bu meyil Nedendir bilmem Nedendir bilmem saltanatı ölümün Bir taze gülle karşılanacak Vadesi mi kaldı diye düşünürüm İstemsiz fırtınalar ardında Şaşkına dönmüş ömrümün (2000) Hacer Esma Yüksel |
Ötesi
Öyle bir sıkıldı ki ruhun en ince yeri Asi bir iplik gibi ilmeğinden geçmiyor Süzüldükçe sızıyor sızıyor yaşlı teri Elem ki haya edip ona paha biçmiyor Hacer Esma Yüksel |
Öteye
İnecek inecek zemine doğru Tereddüt etmeden yaşlar gözümden Arayıp tarayıp bulurum yolu Kim korkar da kaçar hain ölümden Sağımdan solumdan ileri gitmez Cesaret neferi yalan neşeler Onların yolunu hiddetle keser Ahdimle büyüyen eski meşeler Kökleri sararken hep benliğimi Hareket etmeye yollar ararım Köhnelik yutar da tüm gençliğimi Nihayete erer bütün kararım Ölümün baharı tazedir artık Hayalim emelim olur hediye Dilimin ucuna bir hece düşer Dünyalık n****** bir selam diye Hacer Esma Yüksel |
Öyle
Dikenler alırmış gülün yerini Taze baharlara gölge inermiş Zamanın en kuytu karanlığında Ham olan serzeniş ala pişermiş Eğri bir zeminde kara çiniler Kiminde kahkaha kimi inlermiş Acının neşeyi her çalışında Sevdadan toprağa bir can düşermiş Kalırmış ötede inceden bir iz Uzaktan yakına bir el edermiş Gaipten ötenin seslenişinde Tükeniş dirilir varlık bitermiş Hacer Esma Yüksel |
Öylesine
Kaybolmuş benliklerde hayat Bir zaman gezgininin gölgesi gibi Öylesine umarsız,rahat Öylesine varolmuş gibi Hacer Esma Yüksel |
Öyleyse
Bir ümit bahçesinde Titrek düşüncelerim Soyut kanatlarına Binen yük müdür ağr Yoksa ümit midir Nankör,sağır Öyleyse ona inat Olabildiğince bağır Lal olan dilinle değil Bal olan dilinle bağır Tahtına pek yakışan Sağır sultanı çağır Hacer Esma Yüksel |
Öz Eleştiri
Akıp giderken etrafımdan hayat Titrek bir elin çizemediği silik hayal gibiyim Manolya ağacının son düşen yaprağı Zümrüt vadiye çıkan yolun ulaşılmaz sapağı Rahmetli balıkçının çürümeye yüz tutan ağı da Hep benim Ben gibilerin bir yanı hep yarımdır Bir yanı müthiş hayat Bir yanı ölüm kalımdır Kelebeğin kanadıdır sevincin payı Yaz yağmuru gibi serin,latif Yaz yağmuru gibi kısa,ömürsüz Yüreğimde saltanatı Sessiz sedasız,süssüz Ve mananın mihenk taşı hüznümün çağı Aşina olduğum ılık bir nefes gibi Müptelası olduğum inceden bir ses gibi Başından sonu belli her garip heves gibi Bazen öksüz bir bebek Bazen binlerin içinde tek Bazı eşkiya bir bey Bazı dinginden bir ney İşte ben hey gidi HEY Hacer Esma Yüksel |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 02:19 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.