www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Hasan Ulusoy (https://www.cakal.net/showthread.php?t=144190)

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Yüreğin Gül Bahçesi

Kokular sarhoş eder yakın durma bu sıra
Yüreğin gül bahçesi nefesinle gül eser
Şifaya hasret kalan ağrı veren bu yara
İçime çöken hasret yolunda yolum keser

Sahralarda serseri çığlığında sevdası
Kumların tanesinde Leyla’ların ahı var
Vurduğu yüreğimde hasretin gamı yası
Çektiği acılarda Mecnunun günahı var

Bir gülün kanadıkça ağrı veren yarası
Ağlayan bülbüllerin efkârından sezilir
Nefesin can veriyor ölüm hayat arası
Hayatın son nefesi yüreğimden süzülür

Uzattığım ellerim itildikçe sızlıyor
Ağrıların merkezi yüreğimi bir görsen
Nefesin cana sebep canım seni özlüyor
Kendin orda dururken hayalinle can versen

Yanan yüreğim senden bir nefes huzur umar
Çalkalanan dünyanın özü sende durulur
Ahımı duyan yıldız ya kaybolur ya donar
Ben vardıkça o gider bezgin düşer yorulur

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Yanmamak Neyin Nesi

Ayrılık külleriyle yana yana kaybolan
Ruhumun defni için bu mezarı aç artık
Yuvalar talan olmuş yavrular feryat figan
Acze düşen ruh ile derbederlikten bıktık

Önüm uçsuz bucaksız açıkta bir mezarlık
Yığın yığın insanlar leş kesilmiş bakıyor
Tutmuş ihanet beni ruhuma verir darlık
Yüreğime acıyla kan, irin, yaş akıyor

Dünyanın alçak malı meftun etmiş alçakları
Çelimsiz benliğimde ihanetten iz durur
İnsanı hayvan eden dünyanın kirli varı
Dava diyen riyakâr insanlıktan dem vurur

Sinende sızı mı yok yanmamak neyin nesi?
Mahremimdin el gördü esrarın bitti sevdam
Kimlere ne diyerek sorayım seni şimdi
İliğimle kanımla dünyamı tuttu akşam

Bir sızılı yürektir narına düşüp yandım
Dağlar taşlar dereler görmez tanımaz bilmez
Önüme dünya çıktı şeytanlara inandım
Ölmeye geldiğim dünya ardıma düşüp gelmez

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Cennet Kokar Çanakkale'de

Baharda kuş sesleri gelmez Çanakkale’den
Edebinden dört büklüm kayalar secde eder.
Irmakların denize inişinde kan kokar
Sabahları kıtalar ötesinden ses gelir
Baharda kuş sesleri gelmez Çanakkale’den

Karanlığa karanlık ulanır zamanlarda
Işığa dudak büken irin ruhlu eşkıya
Toplamış toplanmışlar kıtalar ötesinden
Bakışları öfkeli, yüreğinde kin kokar
Zaman tarihin izini silmez Çanakkale’den

Anadolu kahırla sitemli bakar şimdi
Ak poşulu gelinin yaşmağına kan düştü
Parmaktaki kınalar karardıkça kararmış
Denizden ateş yağdı, toprağa civan düştü
Sükuneti şerefi, sabrı alın yazısı
Her haneye cepheden ateşli figan düştü
Ehli küfür dersini almaz Çanakkale’den

Bir ananın ocağı yavrusuyla tüterken
Çarıkların bağında parmakların izi var
Ceylanların terk ettiği dağlarda yanıyor
Bir köy kızının gönül tutan aşkı sevdası
Bir ananın böğründe körpe yürek kanıyor
Çelimsiz bedenlerde yüreğin saklı hası
Hiçbir yiğit çekinip kalmaz Çanakkale’den.

Çanakkale bir devin yaralanıp döndüğü
Çanakkale, zalimin zulmü ile yandığı
Çanakkale, imanın ateşleri yendiği
Çanakkale milletin öz haline döndüğü
Bir mübarek zaferin tarihteki adıdır
Çanakkale Malazgirt zaferinin yadıdır...

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Gitme Gidilmez Gülüm

Yalnız yürümeliyim sırları çözülmeden
Kimseye görünmeden arkada iz koymadan
Bir yabancı gönüle duyulup sezilmeden
Yürümeliyiz gülüm caydırmadan caymadan

Kıskacına düştüğüm talihin tarihinde
Kim bilir kaç sevdalı yıkıp geçmiş tahtını
Kim bilir kaç yara var tarihin talihinde
Kim bilir ümitsizce kaçı bozmuş ahdini

Yol bezginlik götürmez sabır yoksa gidilmez
Asılsız kelimeler dileklerden ıradı
Kökten kopan ağrılar hiç tedavi edilmez
Ağrıların düşün/de nedir acep muradı

Sahile düşen umut kaç Yunus’un kaçkını
Gitme gidilmez şimdi gül mevsimi gönlümün
Sevdaların hançeri parçaladı kaç kını
Kaç sevdalı çekerken hasretini ölümün

Öldürdüğün sevdanın başucunda şiirler
Hatıralar ölümdür hatırasız yürekte
Ölürken bir kulak ver son nefesinde ne der
Gitme gidilmez gülüm hicran vaktini bekle

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Sükûtla Büyür Elem

Elemim beynimdeki her şeyimi bitirir
Teslim olan ruhumun mezarlıktır meskeni
Böylesi hain sükut başa bela getirir
Bir haince susuşa feda etmişim seni.

Sustukça ruhumdaki sevdalardan kaçmışım
Ya utandım ya korktum sahip çıkmadım yurda
Hainin gönlündeki işgale amaçmışım
Tavşan gibi burkulup bekleyip kaldım burda.

Gözümdeki gözyaşı başka gözler bularak
Birleşseydi sel olur yıkıp geçer her bendi
Bu daracık ufkumda korkup zelil olarak
İçimdeki korkular aşkı sevdayı yendi

Kırk dağ bin dere geçtim yorgunluk ne bilmedim
Çığlıklar korkuların yüreğinde eridi
Yurduna çıktı hain utanmadım ölmedim
Hâlbuki yüreğimde ne sevdalar var idi

İçimde büyür elem saklanır kendisinden
Gözyaşlarım bağrımda kara diken büyüttü
Ne beni soran oldu ne derdimi dedim ben
Yüreğime inerek derdi döken büyüttü.

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Acıların Havuzuyum

Soluk benizler yanık güzelliği yerinde
Sayılı yıldızların her birinde o büyür
Mihnetin acıların ağrısıyım şimdi ben
Kalk, geceyi öldürüp sabaha karşı dur
Çaresizliğin çaresi umutsuza umut ol.

Uzaklara götür beni ak benizli güzelim
Ne kadar ışık varsa şekillensin yüzünde
Gideceğim mekânlar ateş olsun kan olsun
Acısın artık dünya üstünde öksüzüne
Yürüsün yüreğinde sevgiliye giden yol.

Bir yanılgı içinde suçlarıma yöneldim
Tek kişilik ölümler artık açmıyor beni
Bir arınmış alemden silkinip çıkıp geldim
Ama burda görmedim gördüğümü göreni
Kemiklerimi yakar sırtımdaki bu vebal

Ay nurun içindeki hallerini ne bilsin
Zanneder ki kör nefis parmağıyla ay böler
*******i düğümlenen sihirlerden değilsin
Kuş dolusu dünyada gönül bir kanat diler
Taşıyamaz yükümü benden gayri kırk hamal.

Döndüğünde yüreğim güz gününde şenlenir
Mantarlarla tıkalı şişelerde sevdalar
Susuz kalmış bir serçe dal dibinde dinlenir
Diktiğim fidanları kendi ellerim yolar
Yürüdüğün yol zalim gitme gel yurdunda kal.

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Acır Sanma

Bu ahı işiten duyan acır oldu halime
Gösterme gönülsüz yâre gamlara sarıp beni
Acımayı unutmuştur su değdirmez gülüme
Acır sanma o vicdansız bu halde görüp beni

Görüp beni acıyarak baktırsaydı yüzüne
Yer kalmazdı yüreğimde bunca gama hüzüne
Belki gönlü kederlenir görünmeyim gözüne
Çiğnetin yâre bedenim toprak gibi serip beni

Bedenim de gizli yara ağrısını çekerim
Ağrılara ilaç diye gamı derdi ekerim
Yar aklıma geldiğinde içime kan dökerim
Bu hicrandan kurtarın yar iline sürüp beni

Toprak bana imrenecek yar bağrıma basanda
Yar cevrine sabreyleyip ateşlerde susanda
Geçer zaman erir ömür hal kalmadı Hasan’da
Çekti gitti can yurdundan bıraktı garip beni

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Aç kapını hasretim

Göveren göceklere gönülden bakıp gördüm
İçlerinde sabreden kahraman bir çekirdek
Tırnakları hayatın sinesinde büyürken
Harâmiler elinde bezgin düşer bir yürek
Kaldırmış parmağını sana şahadet eder.

Camekânlar örterken saksılarda isyan var
Toprağında sevimsiz yaratıklar gezinir
Kalbimi işgal eden senden ayrı sevdalar
Senin olan mekânda sensizliğe ne denir
En mukaddes duygular şeytana doğru gider

Sonu gelmez zamanlar derdi bana yüklüyor
Put kesilen hayaller ismin ile yıkılsın
Bir gönül var ki benden belki sevgi bekliyor
Tükensin senden gayri bende her şey yok olsun
Sana tutkun gönüller senden gayrisin nider

Çok gönülde aradım o mübarek sevdayı
Her beşerin yüreği kendi saçından kara
Kimi tuttu kapıda kurarken boş hülyayı
Kimi benle eğlendi oldum arsız maskara
En hoş bildiğim gönül benim için kin güder

Ellerim uzanmışken itip geri çevirme
Aç kapını hasretim sevdan ile erisin
İnandım ki sen varsın yok olana yol verme
Sen bütün noksanlıktan eksiklikten berisin
Açtığın nur gözeler ağrımı teskin eder

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:40 PM

Adımı Aklında Tut

Sancı saran yüreğimde sen varsın
Issızlaştı dünya
Mehtabı zifte bular efkârımın karası
Ağrımı tutan eldin yaramı saran eldin
Sahte çiçeklerde güllerin maskarası
Sahte çelenklerde donuklaşan efkârsın
Burkulan mevsimlerin neresinde gül açar
Ne zaman biter beynimi yoran fasıl
İklimlerin baş ağrısı ayrılık
Baharların şevki umut
Ne olur ey muhannet
Adımı aklında tut

Yoksun bu gece
Radyoda şarkılar sensiz anlaşılmaz, duyulmaz
Bir resim var duvarda mağrur
Donuk hayalinden bıktım, bakmıyorum
İçinde öfke büyür, gözlerinde gurur
Bir heybetli kulede esir yürek
Burada yanan bir kul var.
Yok mu dedim ne
Ne demek yok.
Aha bu el sensin, aha bu baş sen
İçimdeki derin sızı, ağrı, acı, telaş sen.

Sana ağladığım zamanlar
Kahrediyor sevdiğimi bilmemen
Bir hain sandal çeker derinine göklerin
Yıldızlar benimle döner
İşte senden kalan tek mısra
Kaç gündür gam dolar bestelerimde.
Gel, dediğim zamanlarda
Yere çakılan gök kuşağı yanardı
Omzumda dünya yükü mihnetlerle koşardım.

Yürüdüğümüz yolarda
Yalnızlığı gel de seyret
Gel de gör sensiz yanan suları
Gel zaman yaşlandı, bizler yaşlandık
Bir sevda yoluna yandıkça yandık
Gel, yol başında tuttuğun el bekliyor
Bülbülden sakındığın gül bekliyor
Hasretin gözümde yaş, gövdemde ter
Bekletme her şeyinle beraber

GooD aNd EvıL 04-14-2009 04:41 PM

Ağıt Renkli Velvele

Göklerin ağıt rengi içimdeki velvele
Mahzundur mahzunlaşıp derdiyle yanan kullar.
Kaç asırdır perişan her gönülde bin çile
Zamanın mihenginden geçer nice kof pullar

Tükenmişim yokluğun var bilinen yerinde
Kaybettim merhemi yaram sızlar derinde

Her varlığın yüreği seher vakti çağlarken
Bu mücrimin yüreği kırk çıkında saklıdır.
Sana tutkun âşıklar sine yakıp ağlarken
Bu mücrimin yolunu kesen cılız aklıdır.

Aklıyla yol arayan cahilden iz sormuşum
Çakıldığım mekânda kırk senedir durmuşum.

Kırılmış oyuncaklar görünmüyor çocuklar
Geçmişin izbeleri geleceğe mum sürer
Bir yıldırım hızıyla var sandığım o yoklar
Alır beni götürür herkesle birer birer

Eşiğinde durduğum öz mekânım açılır
Bir gün olur, an gelir o mekâna geçilir

Özlediğim anların acısıyla mutluyum
Yaralarım yar diye ağlarken ben yanarım
Ummanların özünde zerreden umutluyum
Kan koymasın bedende boşaltsın göz pınarım

Ne mübarek hicrandır ateşi bahar gelir
Ne mübarek acı ki bitiminde yar gelir

Hep suskun yalnız gezdim hasretin arkadaşım
Nefsimin tat verdiği şeytanları büyüttüm
Çırpınan günahları örselerken gözyaşım
Hayat denen oyunda ne ütüldüm ne üttüm

Meskenete yatkındır ruhumdaki ağrılar
Sana gönül vermenin bedelidir ağrı yar.


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:09 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.