www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   fıkralar (https://www.cakal.net/showthread.php?t=125433)

Seager 04-12-2008 08:58 PM

Kaykay



Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..."

Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.


Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."

40 yaşlarındaki kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı.Kendinden geçmis durumdaydı. Doktorlar kurtarmak için çilgınlar gibi uğraşıyordu..Tam bu sırada Tanrı kadına göründü.
-"Yanına geliyorum Tanrım," diye inledi kadın.
-"Hayır," diye cevap geldi yücelerden,"daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün var..."
Kadın nihayet kendine gelmişti. Doktorlar mutluydu. Kadın daha da mutluydu.
Biraz iyileşince kesenin ağzını açtı.
Yüzünü gerdirdi.Liposuction yaptırdı.Göğüserini silikonla dikleşirildi.Kadının ısrarlarına dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını platine boyamasına izin vermişti.Artık bomba gibiydi kadın. Kendini çok iyi hissediyordu.
Hayatının kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazırdı.Nihayet taburcu oldu.
Dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti.
Taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı kadına.
Vahimdi durumu. Derin karanlığa doğru kayarken sordu:
-"Ulu Tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl vardı?"
Tanrı'nin cevabı şöyle oldu:
-"Tanıyamadım..."

Seager 04-12-2008 08:58 PM

SAHTE OLMASAYDI

--------------------------------------------------------------------------------
Yahudinin biri, pazara, topal eşeğini satmak için götürür, fakat alıcıyı kandırsın diye, eşeğin tırnağına bir çivi çakar, eşeğe bir Kayserili müşteri çıkar.Kayserili ayaktaki çiviyi görur, içinden "Çiviyi çıkarırım, eşek düzelir!" der, parayı verir, eşeği alır.
Yahudi ertesi gün sağda solda övünür :
-Siz Kayserililer açıkgözüz, diye övünürsünüz, eşek anadan doğma topaldı, o çiviyi ben çaktım, alıcıyı aldattım!
Duyanlar eşeği alan Kayseriliye koşup, anlatırlar.Kayserili elini dizine vurur :
-Tüh yahu, verdiğimi para sahte olmasaydı, bayağı kazıklanmıştım

Seager 04-12-2008 08:59 PM

YENİ MODELİNİ ALDIK

--------------------------------------------------------------------------------
İki tane çiftçi, biri Adanalı, diğeri Kayserili, sohbet ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övunecekler... Adanalı başlamış :
-Bizim orda sabah günes doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala çiftliğin öteki ucuna yetişemiyoz, demiş... Kayserili de demiş ki :
-Yav bizim de vardı öyle bir arabamız ama geçenlerde satıp yeni modelini aldık....

Büyük şirketlerden birinin patronu ,bilgisayar sistemleriyle
ilgili önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir. Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi "Alo" der. Bu kadar önemli bir konuyu bir çocukla konuşmak
istemeyen patron sorar "Baban evde mi?"

Çocuk fısıldayarak cevap verir "Evet"

Patron sorar "Onunla konuşabilirmiyim?"

Çocuk fısıldayarak cevap verir "Hayır"

Patron şaşırarak "Peki annen evde mi?"

Çocuk fısıldayarak "Evet"

Patron , "Peki onunla konuşabilirmiyim?"

Çocuk yine fısıldayarak "Hayır"

Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir
büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar , "Orada başka kimse var mı?"

"Evet" der çocuk fısıldayarak , "Bir polis memuru var"

Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar "Memur beyle konuşabilir miyim?"

"Hayır" der ufaklık , "Şu anda meşgul"

İyice meraklanan patron: "Neyle meşgul?"

Çocuk fısıldayarak cevaplar:" Annemle babamla ve itfaiyeci
amcalarla konuşuyor"

Meraklanan ve endişelenen patron , telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar "Bu ses de ne? Diye sorar.

"Bir helikopter" der çocuk , hala fısıldayarak.

Panikleyen patron:"Neler oluyor orada" diye sorar

Cocuk hala fısıldayarak: "Arama kurtarma timi geldi"

Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde: "İyide neyi arıyorlar"

Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir "Beni"

Seager 04-12-2008 08:59 PM

ANNELER HERŞEYİ BİLİR

Hasan annesini aksam yemeğine davet etmiş. Yemek sırasında anne hep Hasan’ın ev arkadasının ne kadar cekici oldugunu dusunmeden edememis. Yemek boyunca ogluyla kız arasında neler oldugu konusunda meraktan çıldırıyormuş. Bunu farkeden Hasan ‘Anneciğim Ayse ile aramızda inan hicbir sey yok. Biz sadece ev arkadasıyız’ demis.Bir hafta kadar sonra Ayse Hasan’a sormus:
‘ Annenin yemege geldigi geceden beri çorba kepçesini bir türlü bulamıyorum. Nerde oldugu konusunda bir fikrin var mı? Sence annen almış olabilir mi?’
Hasan cevap vermis ‘Aldığını sanmıyorum ama bir e-mail gönderip ona sorayım’ ve annesine şöyle yazmıs:
‘Annecigim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama gercek şu ki bize yemege geldiginden beri çorba kepçesi kayıp’
Bir kac saat sonra annesinden soyle bir e-mail gelmis:
‘ Sevgili oğlum, sana Ayse ile yatıyorsun ya da yatmıyorsun demiyorum. Ama gercek su ki eger o kendi yatagında uyuyor olsaydı simdiye kadar corba kepcesini coktan bulmus olmalıydı..’

Seager 04-12-2008 08:59 PM

MAFYA BABASI



Mafya babasi korumaya aldigi muesseselerden haraclari toplamak icin yeni

bir tetikci buldu.Sectigi adam sagir ve dilsizdi. Baba, yeni tetikcinin

polisin eline gecerse, fazla bir sey anlatmasinin mumkun olamayacagini

dusunuyordu boylece..

Baba, bir gun odemelerin geciktigini fark etti ve tetikciye adamlarini

gonderdi. Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mumkun olmadi tabii. Bunun

uzerine Baba sagir dilsizi odasina aldirtti. Bir de isaret alfabesi

bilen tercuman buldular.

Tercuman isaretle sordu:

"Para nerde?.."

Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:

"Ne parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi

anlamiyorum."

Tercuman tercume etti.

"Neden bahsettiginizi anlamiyormus .."

Baba 38?ligini koltuk altindan cekip sagir dilsizin beynine

dayadi..

"Simdi sor bakalym, para nerde?.."

Tercuman i aretle sordu:

"Para nerede?."

Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:

"Central Park?ta, Bati 78?inci Caddeye acilan kapidan girince soldan

ucuncu agacin kovugunda 100 bin dolar var."

Baba ofkeyle gurledi:

"Ne dedi?.."

Tercuman yanitladi:

"Dediki hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi

cekmeyi de kiciniz yemezmis!.."

Seager 04-12-2008 08:59 PM

CUMA GÜNLERİNİ SEVECEĞİNİ SANMIYORUM

Çok günahkar bir adam ölmüş ve kendini cehennemde bulmuş... Şeytanın
karşısına geçmiş, şeytan ona sormuş;
- Niye titriyorsun, korkuyor musun?
- Tabi ki korkuyorum, cehenneme düştüm..!!!
- Aaa korkma, cehennem size anlatıldığı gibi bi yer diil, göreceksin...

Meselaaaaa... Sen içki sever misin?
- Severim hem de çok
- Harika... O zaman Pazartesileri de çok seveceksin.. Pazartesi burada
İÇKİ GÜNÜ'dur.. Bütün gün viski, tekila, bira, şarap servisi yapılır...

İstediğin kadar içeceksin ve asla sarhoş olmaycaksın..... nasıl?
- Waowwwww bayıldım...!!!
- Peki sigara içer misin?
- Evet çok fazla içerim..
- Harika.. o zaman Salıları da çok seveceksin...
Salı burada SİGARA GÜNÜ'dür... Bütün gün dünyanın en kaliteli
sigaralarını tutturebiliceksin, ciğerlerin patlamaycak, öksürük
krizleri
yok,
kanser de yok, nasılsa ölüyüz di mi... Nasıl??
- Aman tanrım insan daha ne ister ki..
- Peki kumar oynar mısın??????
- Evet !! Hayattayken deli gibi kumar oynardım...
- Harika..... O zaman Çarşambaları da çok seveceksin...
Çarşamba burada KUMAR GÜNÜ'dür...
Sabahtan akşama kadar blackjack, poker, rulet, ne ararsan...
İflas etmek yok, hep kazanmak var, kazandıkça oynamak var... Nasıl?
- İNANILMAZ... TEK KELİMEYLE İNANILMAZ...!!!
- Ya uyuşturucularla aran nasıl???
- Aaah sorma, ben iflah olmaz bir uyuşturucu bağımlısıydım...
- Sen çok şanslısın ahbap... Perşembelere de bayılacaksın demektir...
Perşembe burada UYUŞTURUCU GÜNÜ'dür... Bütün bir gün eroin, kokain,
marijuhana, hangisini istersen ne şekilde istersen alabiliceksin...
Kafayı bulmak yok, zehirlenmek yok, bütün gün uçuş halindesin...
Hoşuna gitti mi????
- BUNLARA İNANAMIYORUM CENNETTE BU KADAR MUTLU
OLAMAZDIM HERHALDE...!!!
- Peki eşcinsel misin?
- Hayır...
- Hmmmm.. O zaman Cumalardan nefret edeceksin...

Kör bir adam yanlışlıkla Bayanlar Barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım," der "bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var.

Birincisi, barmen sarışın bir kız.

İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda
karatede siyah kuşaklı bir sarışınım.

Dördücüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın.

Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın.

Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?"

Kör adam bir kaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa anlatamam."

Seager 04-12-2008 09:00 PM

EINSTEIN VE SÖFÖRÜ==
>>
>> Einstein konferaslarina hep özel soförü ile giderdi. Yine bir
>>konferansa
>> gitmek üzere yola çiktiklari bir gün soförü
>> Einstein'a, "Efendim, uzun zamandir siz konusmanizi yaparken ben
>>de arka
>> siralarda oturup sizi dinliyorum ve artik neredeyse
>> söyleyeceginiz her seyi kelimesi kelimesine biliyorum" dedi.
>> Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulundu:
>> "Peki, simdi gidecegimiz yerde beni hic tanimiyorlar" dedi. "O
>>halde bugün
>> palto ve sapkalarimizi degistirelim, benim yerime sen yap
>>konusmayi, ben de
>> arka sirada seni dinlerim." Soför, gercekten cok basarili bir
>>konusma yapti
>> ve sorulan tüm sorulari dogru yanitladi.
>> Tam yerine oturacagi sirada bir kisi, o güne kadar konferansta
>>sorulmamis
>> bir soru sordu. Soför, hic duraksamadan soruyu soran kisiye döndü
>>ve
>> "Böylesine basit bir soruyu sormaniz gercekten cok garip" dedi.
>> Sonrada
>> Einstein'i isaret ederek söyle devam etti:
>> "Simdi size arka sirada oturan soförümü cagiracagim ve sordugunuz
>> soruyu, göreceksiniz, o bile yanitlayacak."
>>

Seager 04-12-2008 09:00 PM

AMELİYAT YERİ
İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar :
-Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim.
Delikanlının gözleri parlar.
-Göster canım göster.
Kız eliyle uzak bir yeri göstererek :
-Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı....

Seager 04-12-2008 09:00 PM

ÜÇ KEZ
Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :
-Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?
Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış :
-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.
Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
-Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?

Seager 04-12-2008 09:00 PM

BAKAN KARISI?
Bakanlardan birinin ölmesiyle başka bir milletvekili onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına telefon ederek, bu haberi vermek istedi :
-Bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu.
Karısı biraz düşündü sonra:
-Hangisinin?

Seager 04-12-2008 09:00 PM

RESİM
Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.

Seager 04-12-2008 09:01 PM

KIZAMIK
Bey, telefonu açıp seslendi :
-Alo...Doktor Bey, bizim oğlan kızamık.
-Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim, kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
-Ama doktor bey, oğlan hizmetçiyi öpmüş bir kere...
-Ya bu fena işte...Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı.
-Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm...
-O... İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı.
-Ya..sonra ben karımı öptüm...
-Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek...

Seager 04-12-2008 09:01 PM

DAHA ÇOK İSTİYOR...
Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan'la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü.Annesi merakla sordu :
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!

Biraz gülmeye nedersiniz

Seager 04-12-2008 09:01 PM

Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder.
Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir.
Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler.
Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar.
- "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.."
Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar.
- "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin.
Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar.
- "Seyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.."

Seager 04-12-2008 09:01 PM

Adamın birini gece vakti çevirir trafik polisi illa ceza yazacak ya başlar sormaya ;
- Beyefendi ruhsat lütfen !
- Buyrun Memur Bey .
- Ehliyet ?
- Buyrun memur bey
- Alkol ?!
- Yok Memur Bey .
- Kemer takılımıydı ?!
- Evet Memur Bey .
- İlk yardım çantanız ?!
- Tastamam yerinde Memur Bey .
Bakmış olacağı yok memur ;
- Mezdeke kasetin varmı ?!
- Var Memur Bey .
- Koy kaseti !
- Tamam Memur Bey .
- 3. Parçayı çal !!
- Tamamdır memur bey ??…
- Şimdi ben oynuyorum sen Para Yapıştırıyorsun !!!

Seager 04-12-2008 09:01 PM

doktorun biri köyün meydanına reklamını yapar.
her türlü sorun itina ile çözülür çözemezsek paranızın 2 katı iade
wizite ücreti 50 milyon
kahwede oturan elemanlardan biri dur ben şu doktoru kekliyim der
werir 50 milyon girer içeri
doktor: buyur ewlat sorunun nedir?
- walla doktor bey hiç tadım tuzum yok
- halederiz koçum wer kızım ordan 7 nolu kutuyu
- aç ağzını ewladım der we kutunun içindekinden bir kaşık werir
- bu ne ya bunda b.k war
- bak tadın tuzun yerine gelmeye başladı der we adamı gönderir.
sağdan soldan topladığı borçla we parasını kurtarmak amacıyla birdaha gider 50 milyonu werir girer içeri
- merhaba doktor, doktor kim, ben nerdeyim, ben kimim der we doktorcum bende unutkanlık başladı hiç bişi hatırlamıyorum der
- hallederiz koçum wer kızım ordan 7 nolu kutuyu
- heyyyyy onda b.k war
- bak hatırlamaya başladın yawaş yawaş
adam çıldırır köpürür intikam duygusuyla bidaha gider 50 milyonu werir içeri girer
- doktor bende olay bitti kadınlar önümde soyunuyorlar cilwe üstüne cilwe ama olay yok hiç istek yok napcam
- halederiz kocum kızım wer ordan 7 nolu kutuyu
- eee s.k.cem 7 nolu kutunu haaaaaa
- bak buda halloldu..

Seager 04-12-2008 09:02 PM

İlk hata
Temel'e çalıştığı yerde ilk ay maaşını fazla verirler ; ikinci ay ise eksik... Hemen gidip “Hata var” der.
“Haklısın, ama sana ilk ay fazla vermişiz. Daha önce niye gelmedin ?” derler.
Temel :
“Pen ilk hataları affederum!"

Seager 04-12-2008 09:02 PM

İskelet
Biyoloji dersinde öğretmen, bir insan iskeletini göstererek Temel'e sorar :
“Söyle bakalım Temel, bunun adı nedir ?”
“İnsan kilçuğudur öğretmenim”

Seager 04-12-2008 09:02 PM

Bilmez
Dursun, çalıştığı inşaatın onuncu katından aşağıya düşmüştür. Temel hızla yardımına yetişip sorar :
“Nasılsın Dursun, bir tarafın ağrıyor mu ?”
Dursun :
“Ne diyorsun sen be!... Çektiğim acı yüzümden okumuyor mu?”
Temel hayrettedir :
“Ah be Dursun! Bilmez misin, benim okuma yazma bilmediğimi ?...”

Seager 04-12-2008 09:02 PM

Makinist
Temel'in saati bozulunca saatçiye götürür. Saatçi içini açar ki ölü bir karınca!
Temel olayı çözer tabii :
“Maçinisti ölmüş da...”

Seager 04-12-2008 09:02 PM

Çok şey
Temel ile İdris sohbet eder, İdris, Temel'e soru sorar :
“Söyle pakayum, bir bir daha ne eder?”
“içi” der Temel. İdris, bıçağını çekip Temel'i bıçaklar! Karakolda komiser gürler :
“Arkadaşını neden öldürdün?”
İdris içini çeker :
“Çok şey pileydu!...”

Seager 04-12-2008 09:02 PM

Düşman
Temel askerdeyken komutanı onu çağırır ve sorar :
“Düşman sana sağ taraftan saldırırsa ne yaparsın?”
“Sol tarafa kaçarım komutanım.”
“Sol taraftan saldırırsa ne yaparsın?”
“Sağ tarafa kaçarım komutanım.”
“Peki iki taraftan saldırırsa ne yaparsın?”
“Kusura bakmayın komutanım ama ha bu düşmanların benden başka uğraşacak işleri yok midur?”

Seager 04-12-2008 09:03 PM

Doping
Çok miktarda doping hapı alan Temel, maraton yarışına katılmış. Fakat sonuncu olmuş.
Arkadaşı haklı olarak sormuş :
-Yahu, neden sonuncu oldun?
Temel'in cevabı şöyle olmuş :
-Doping yaptuğum anlaşilmasun diye!!...

Seager 04-12-2008 09:03 PM

Gamsız
Temel, çok gamsız biriydi, tembeldi de...
Yerinden kıpırdamaya üşenir, her işini yavaş yavaş yapardı.
Köyün yaşlılarından birisi, sinirlenir ve sonunda :
-Senin çabuk yaptuğun tek şey yok midur?
“Vardır” der Temel.
-Nedur?
-Çabuk yorulayrum!...

Seager 04-12-2008 09:03 PM

Hazırlık
Ankara'da bir fakültede okumakta olan Temel'in dersleri kötüye gitmektedir. Sonunda sınıfta kalacağını anlayınca, hemen annesine bir telgraf gönderir :
-Sınıfta kalacağum, babami hazirlayasun...
Ertesi gün gelen telgrafta şunlar yazmaktadır :
-Baban zaten hazirdu, asıl sen kendini hazirlayasun...

Seager 04-12-2008 09:03 PM

Telefon
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya baslar;
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye'ye gelir ve Temel baslar anlatmaya ;
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama bir şey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

Seager 04-12-2008 09:03 PM

Araştırmacı Temel
Temel hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. Bir gün bu merakını gidermek için laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek hayvan olarak bir PIRE almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel, eline çok hassas bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve masanın üzerine bırakmış ve pireye ZIPLA BAKAYIM diye seslenmiş, doğal olarak zıplayarak dolasan bir hayvan olan pire yarim yamalak da olsa zıplamış, o sırada Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak seslenmeye başlamış. ZIPLA BAKAYIM, ULA ZIPLASANA, ZIPLA BE HAYVAN. Fakat ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı alarak raporu yazmaya başlamış. PIRE incelendi. SONUÇ: "pirenin ayakları kesilince kulakları duymamaktadır."

Seager 04-12-2008 09:04 PM

Temel Balık Avında
Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.Temel dua etmeye baslar. Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden. Hava bir zaman sonra düzelir. Temel evine dönmeye başlar. Bir taraftan da balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla, yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısı da çok fazla ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar. Tam o sırada hava tekrar
bozulur.Temel kafasını gök yüzüne diker ve söyle der."Haçan sen de şakadan hiç anlamiyusun."

Seager 04-12-2008 09:04 PM

Temel Eczane Açmak İsterse
Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok, Girmiş bir eczaneye: - Beyefendi sizde soğan var mi? Adam Temel'i başından savmış.Temel bu durur mu? Her gün yeni saçma sorularla geliyormuş. Bir gün eczacı Temel'e: -Kardeşim senin derdin ne? -Burayı bana sat. Eczacı kurtulmak için eczaneyi satmış,birkaç gün sonra Eczaneyi satan adam içeri girmiş,Temel'e: -Siz de soğan var mı? demiş... Temel adama 'biz de soğan var ama senin reçeten var mi?'demiş....

Seager 04-12-2008 09:04 PM

Temel ve Cin
Bir Fransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun Alaaddin'in lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçektende lambadan bir cin çıkar. "Ne dilerseniz dileyin benden" der. İngiliz "Ben ailemin yanına İngiltere'ye gitmek istiyorum" der. Cin isteği yerine getirir. Sıra Fransız'a gelir. Oda ailesinin yanına Fransa ya gitmek ister. Onun isteği de yerine gelir. Sıra Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakar ve cine dileğini söyler. "Arkadaşlarımda gitti ben bu ıssız adada yalnız kaldım onun için arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum" der.

Seager 04-12-2008 09:04 PM

Temel Londra'da
Temel Londra'da otelin birinin odasında kara kara düşünüyormuş. 'Ulan' demiş, -Ben aşağıdan içki isterken Laz olduğum anlaşılır mı acaba? Geçmiş aynanın karşısına ve prova yapmış... -Bana bir fvisku,yok böyle anlarlar -Bana bir raki...'yok' demiş 'böyle de anlarlar. -Bana bir bira.... Tamam demiş, böyle iyi, anlamazlar.... Ve aşağıya inmiş, masaya dirseklerini dayamış ve seslenmiş. Barmen bana bir bira. Barmen Temeli biraz süzdükten sonra sormuş:
Birader sen Laz mısın? Temel -uuuy nasıl anladın demiş;
-burası resepsiyon da, bar karşıda......!

Seager 04-12-2008 09:04 PM

Temel Papağan Görürse
Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarında bir papağan. İçinden: -Allah allah kuşa bak yav....demiş. Tabi bu arada papağan da Temel'in kendisine baktığını görüp: -Ne bakıyorsun hemşerim... demiş. Temel biraz şaşkınlık biraz da saflıkla:
-Afedersun hemşerum. Ben seni kuş sandiydum.

Seager 04-12-2008 09:04 PM

Temelin Freni Patlar
Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken freni patlar, kamyonu son sürat gitmeye baslar ve kamyon bir kavşağa gelir.Temel bir bakar sağ tarafta pazar kurulmuş yüzlerce insan ,soluna bakar bir tane çocuk. Pazara girip yüzlerce insanı öldüreceğine çocuğa çarpmayı tercih eder. Ertesi gün gazeteler söyle yazar TEMEL KAMYONUYLA PAZAR YERINE GIRDI 20 ÖLÜ 50 YARALI.
Temele sorarlar niye pazara daldın? Diğer yöne gitmedin? -Temel cevap verir -Benim niyetim aslında çocuğu ezmekti, çocuk pazar yerine kaçınca...

Seager 04-12-2008 09:05 PM

At
Dursun :"Yeni atın nasıl?"
Temel:"Olağanüstü.Bugüne dek gördüğüm en nazik at."
Dursun:"Nasıl oluyor bu "
Temel:"Her engelde önce bana yol veriyor."

Seager 04-12-2008 09:05 PM

Bahis
Temel ,kamyoneti ile güneydoğu yaylalarında dolaşıyordu.Bir çayırda 500 tane koyununu otlatmaya çalışan Keko'yu gördü.Kan ter içindeydi Keko.
Temel yaklaştı.Sohbeti açtı.Sonra bir teklif getirdi:
"Gel seninle iddialaşalım.Koyununa.Ben kazanırsam bir koyun alırım,sen kazanırsan koynun parasını veririm."
"Peki" dedi Keko.
Temel başladı.
"Ben senin mesleğini tahmin edeceğim.Sen çobansın."
Sonra Keko'nun hayretle açılan gözleri arasında:
"Bildim değil mi "diye sordu."Öyleyse kazandım "
Sonra koyunların arasına daldı.Bir tanesini aldı .Kamyonetinin arkasına attı.
Tam gaza basıp giderken ,"Yağma yok sıra bende "diye bağırdı Keko .Sen Karadenizlisin,adında Temel .
"Vay canına "diye bağırdı Temel "Nereden bildin?"
Güldü Keko...
"500 koyunun arasından benim kırma Karabaş'ı başka kim seçer ki?"

Seager 04-12-2008 09:05 PM

Bas Gaza
Tırcı Dursun ile muavin Temel kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemişler gidiyorlar.
Önlerine bir tünel ve bir uyarı işareti çıkar.
Azami yükseklik dört buçuk metre.
Muavin Temel etrafa dikkatle bakar ve sonra Dursun'a döner:
-"Bas gaza usta ,etrafta polis molis yok."

Seager 04-12-2008 09:05 PM

Berber
Temel berber dükkanı açmıştı.
İlk müşterisi geldi.
Temel usturayı eline aldı ve daha birkaç dakika geçmeden,adamın yanağını tam altı yerden kesti.
"Müşteri bana da bir ustura verir misiniz" dedi.
"Hayrola" dedi Temel .."Kendiniz mi traş olmak istiyorsunuz?"
"Hayır "dedi müşteri, "kendimi korumak istiyorum"

Seager 04-12-2008 09:05 PM

Çarpma
Hızla gelen bisikletli,yolda yürüyen Temel'e çarpmış, bir de üstelik Temel'e çıkışmış:
-"Salak herif dikkat et bir daha."
-"Niçin " demiş Temel."Tekrar geri mi döneceksin?"

Seager 04-12-2008 09:05 PM

Kaza
Dört kişilik bir eğitim uçağı kara denizde mezarlığa düşmüş…
Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ölü sayısının artmasından korkuyorlarmış.

Seager 04-12-2008 09:06 PM

Geçiş
"En çabuk biçimde hastaneye nasıl ulaşabilirim ?"dedi turist .
"Gözleriniz kapalı caddede karşıya geçin . Hatta sizi ambulansla bile yetiştirirler hastaneye" dedi Temel.


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:53 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.