![]() |
Bu İşte Bir Yanlızlık Var
bu giden senmisin. böyle geldiği gibi. hissetmiştim gideceğini ama, bir ihtimal demiştim. yani okadar aşikar değildi. peki bundan sonra nasılgeçecek önümüzdeki yıllar. galiba bu işte bir yanlızlık var. biraz daha oyalansaydın. saklı kalmış yanlarımı, kimsenin tatmadığı, yada şekerini az bulduğu acılarımı oyalansaydın. bide gülüyorsun halime giderken. yüzünde dibine kadar arsızlık var. sonunu göremeyecek kadar yitirmedim daha aklımı. belli bu işte bir yanlızlık var. İrfan Bakırcı |
Bu Kadar Yeter! ! !
ben... en pahalı hayallerini en ucuza paralayan adam.. aymaz,iflah olmaz. ben kırmızıya dönen rulertlerde hep siyaha oynamış kumarbaz. ben her sigarasında her çakmak kıvılcımında kendini biraz daha tüketen lakin onulmaz acılar bulmakta, ve yaşamakta ehil, uzman üretken. ben eskilerden bügüne koynunda taşıdığı bir aşk yaranın sahibi (tek varlığıda o zaten) ve kanlarını kurutamayan. belki çoktan yüzünü dahi unuttuğu hiç sebepsiz o yaraya ağlayan, budala,serkeş. iki kişilik senaryoyu yalnız oynayan, ahmak sevdakeş... bu kadar yeter! ! ! göz altına alın beni sorgulayın,coplayın. hiç değilse iki, üç veya çok kişilik bir eyleme yenik düşsün yalnızlığım. hiç değilse bir işe yarasın birilerini mutlu etsin şu kütlem şu yalnız ağırlığım. İrfan Bakırcı |
Bu Mevsimde Sevda Olmaz
bir hüzün gizlidir ardında bakma gözlerime kahrolursun. bir umman gizlidir aslında ama dalma ne olur,boğulursun... hem bak sonbahar geldi. bu mevsimde sevda olmaz, yiter ilk yağmurlarda. sevdalara değil vedalara kurludur saatler. ve de ilk yağmurlara... sonbahar yağmurları sevilmez zaten, bilirsin, hep muştu olmuştur ayrılıklara. bir hüzün gizlidir ardında bakma gözlerime kahrolursun. bir umman gizlidir aslında ama dalma ne olur,boğulursun... İrfan Bakırcı |
Bu Sen Olabilirmsin
aşk çabalarım boşa. senden sonra bin yaşındayım. seni çok fazla seni ölümüne seni sanki, milattan beri sensiz yaşıyorum. umudun işçisiyim lakin, sanırım boşa çalışıyorum.. bende bir eksiklik var adını koyamadığım. bu sen olabilirmsin. yaşayamadığım. İrfan Bakırcı |
Bu Sıradan Bir Hüzün
soluyor yüreğimde hayal meyal duran resmin. her gün biraz daha unutuluyor yüzün. bakma ıslaklığına gözlerimin. bu alışkanlık bende. bu sıradan bir hüzün. gidiyor sıcaklığı ellerinin ellerimden. her an biraz daha buz kesiyor dudağımdaki buruk tebessüm. bu unutkanlık bende. arıyorsam seni yeniden başlamak için değil teşebbüsüm. gidiyor ismin harf harf fikrimden. o kelimecikte artık yeni manalar keşfediyorum. her ne kadar gitmesede zihnimden o eski resmin. bir daha bakmayacağım senli albümlerime biliyorum.. İrfan Bakırcı |
Bu Veda Şiirleri Niye
kuşlarmı söyledi bu yalanı. hala seviyormu dediler seni. hala arıyormu dediler katran karası *******de. inandın mı hala seni sevdiğime. vazgeçmiş olmasam aşkından sana yazılan bu veda şiirleri niye. unuttum. hatta sildim seni tüm hayatımdan. arkadaş toplantılarında bile artık hiç bahsetmiyorum adından. dünümü harcadım zaten seninle benim umudum artık sensiz yarından. İrfan Bakırcı |
Bulamadım Diyecek Bir Söz
bulamadım diyecek bir söz. gidiyordun. bana tek hasret kalıyordu zaten birde yaşattığın felaketin. neylersin. gitmen gerekiyordu gittin. diyemedim tek kelime. ardından bakakaldım sadece. bana hep gurbet kalıyordu zaten, ve ben bu acıya mahpustum. neylersin. susmam gerekiyordu sustum. kalkamadım yerimden doğrulamadım. öyle bir yıkılmıştımki tutunamadım. ayaklarım taşıyamıyordu artık bedenimi. hiç bu kadar sürgün hissetmemiştim kendimi. savrulan bir hazan misali ardından yandım. ve anladım. bir daha dönmeyecektin. ve ben dönmeyeceğini bile bile bekleyecektim. belkide bu yolda küllenecektim İrfan Bakırcı |
Bundan İyiydi
kim derdi bu aşkın böyle biteceğini kim derdi biten son sigaramızla. kim derdi konuşurken gözlerini kaçıracağını kim derdi bu ayrılığın bir yalnızlık müebbetiyle son bulacağını. nasıl olsa kurtaracak hiçbir kalemiz kalmamıştı nasıl olsa yemiştik en derin vurgunları lakin kim derdi nice ihtilallerden çıkan nice belalardan sıyrılan nice yangınlardan kurtulan bu aşkın böyle bir kavgayla son bulacağını bundan iyiydi ölüm suskunluğu yaşasak bundan iyiydi hiç konuşmasak bundan iyiydi hiç konuşmadan ayrılsak İrfan Bakırcı |
Cam Güzeli
hadi çık pencereye. aç bütün perdeleri. yine bu tarafa bakmıyormuş numarası yap. arabaları say, yoldan geçen çocuklara gülümse. tek benim gözlerimle buluşturma kaçamak bakışlarını. ve sonra kapat perdeleri savurarak ömrümün karası siyah saçlarını. dağıt siyah saçlarını. dağılsın ömrüm, dağılsın gönlüm, sokağının ortasına bin parça pencerenden. o zaman duyarsın belki gönlümün ahını, utanırsın belki bu ölesiye sevgimden İrfan Bakırcı |
Canın Sağolsun
peki sabah uyanabilecekmisin, içinde yeni bir günün heyecanıyla. peki mutlu olacakmısın yaşayarak elinde eski bir aşkın kanıyla... peki öyle olsun. peki canın sağolsun. peki.... unutursun... İrfan Bakırcı |
Çelişki
aynı coğrafyada aynı havayı teneffüs etsekte aslında ayrıydık seninle. yıldızlar kadar uzaktık birbirimize bir o kadar ışığa dönük, bir o kdar sönük. kıvılcımdık birer çakmak taşında, bir o kadar ateşe kırgın, bir o kadar hayata dargın. tedirgindik sevda ihtilallerinden, bir o kadar heybetli, bir o kadar merhametli. namlulara boyun eğmemiştik, ablukaları hiç bilmiştik, ölümüne sevmiştik, sevilmemiştik. feleğe yenilmiş, hep kaybetmiştik. üzülmemiştik, ezilmiştik. bir o kadar vurgun, bir o kadar sürgün. gelip geçici, haliyle faniydik. bir varmış bir yomuştuk. dünya misali yalandık, bir o kadar inançlı, bir okadar manalı. ama olmadı. sonumuz olamadı. yolumuz kesişmedi bir türlü hiçbir kavşakta. aynı semalarda kanat çırpardık oysa. aynı gölde yüzerdik aynı ekmeği yer, aynı sudan içerdik. aynı halayda mendil sallar; birbirimizi bilemezdik. kurşun sağanaklarında taze fidanlar ekerdik. lakin bir o kadar çaresizdik. bir okadar yeşeremezdik... İrfan Bakırcı |
Çığlık Çığlık İçimizdesin
sen bile bilmiyosun ya kim bilsin ne haldesin boş ver be can kimseler bilmesede candan öte gönüldesin yüzünün güzelliğini henüz bilmiyorum ama inanıyorumki çocukların en güzelisin sakın ağlama hiç olurmu can? çünkü yalnız değil hep bizimlesin duymuyoruz sanma feryatlarını her an çığlık çığlık içimizdesin İrfan Bakırcı |
Çoğunuz Belki Farkında Değil
sevmekten çok ölmeyi bilen gülmek şöyle dursun tebessümü bilemeyen sevdiği sanatçının konserinde hep en geriler itilen. belki esmerliğinden. belki şivesinden belki elbisesinden belkide uyruğundan dolayı merhabası bıçaklanmış. adından çok fikri sorgulanmış. kurak,kırsal, göçebe çoğrafyaların çocuklarıda sevebilir. çoğunuz belki farkında değil ama onlar yar ile yaşamaktan çok yar yoluna ölmeyi maharet bilir. İrfan Bakırcı |
Çok Geç Farkettim
bu sevdanın sonu varmı. veya bitmesi gereken bi yer. tükendim. bittim. kaybettim. sana sözüm yok hata benimdi. fikrinin donuk olduğunu çok geç farkettim. İrfan Bakırcı |
Çok Tehlikeli
asıl acı veren ayrılık şarkılar değil, gerçi şarkılarda biraz tehlikeli yani öyle o kadarda masum değil. tecrübelerimden biliyorum ilk kıvılcımı onlar düşürüyor yüreklere ''en güzel duygu sevmek'' desinde şarkı hadi gel, sen olda sevme! en güzel duygu sevmek, sevmekte, birde olmasa sonunda şu kahredilmek. sızıyan yanlarım var doğru ama ondan değil bu hikaye neden ayrılmak olsun ki yani sevmekse bütün gaye. hani bazen devrik cümleler kuruyor, -bilinçsiz utanıyorsun ya toplumda, işte ayrılmakta öyle bir utanç bence devrik cümle tadında. terkedenler utansın. şarkı diyorya ''git üzülen sen olursun sonunda'' git. hüzünlü şarkılar kalsın bana aşkından tek hatıra. asıl acı veren ayrılık. git, nasıl olsa şarkılarda masum değil. nasıl olsa şarkıların gözü kör. dur, birazdan bitecek şarkı bendeki sancıyı sen o zaman gör İrfan Bakırcı |
Dalıp Giderim Gözlerine
haindir adına hasret dedikleri resmine özlemle bakarım günbatımlarında. çeker beni usul usul, tutar kolumdan çeker gecenin karanlığına. uzanırken ellerim semaya; ellerini düşünürüm ellerinde. tül tül dökülür avuçlarıma gece. yanarım dokunamam ellerine. yakar beni gecede ellerinde.. başımı yastığa koyarım uyku girmesede gözlerime. kaparım gözlerimi hasretinle hayaline. hasretin saçlarında savurur beni, savrulurum kara kara saçların gibi simsiyah akşamlara. dalıp giderim denizlere. dalıp giderim resminde masmavi gözlerine. mahçup bakar bana gözlerin. acımtrak bakar herdaim. bilirim ben sen değil; ayrılıklar, hasretler zalim.dalıp giderim sabahın selasında. dalıp giderim masmavi gözlerine dalıp giderim senli düşlere. çırpına çırpına boğulurum özleminde İrfan Bakırcı |
De Ki Sevdalaşmak Neyimize
boş ver be! ! ! de ki sevdalaşmak neyimize... sen kırmızı başlıklı polyanna ben nükleer başlıklı prametüs sen umudun emekçisi ben boş sandal kürekçisi sen ölümsüz aşk vurgunu ben zayi sevdalar yorgunu. iyisimi, ikimizde bakalım işimize de ki sevdalaşmak neyimize... İrfan Bakırcı |
Deki Neyine
ben kahrolası bir serseriyim deki sevmek senin neyine hele birde sarışını hem sen esmer severdin nasıl kandın onun yeşil gözlerine ben yokolası bir biçareyim deki inanmak senin neyine hele birde bir plancıya sen kolay kolay kanmazdın nasıl kandın onun yalan sözlerine ben yıkılası bir avareyim deki yaşamak senin neyine hele birde bu kahpe şehirde sen kolay kolay yıkılmazdın nasıl düştün bu aşk beterine İrfan Bakırcı |
Dicle
hep seni yaşadığım halde hiç seni yazamadım. fıratın can verdiği yaylalarımızın, serin, sade, buğulu kızı. yeldamın aydınlığı, ömrüm, şimal yıldızı. sürgünler yemiş gönlümün karbeyazı. bu sayfamda senin olsun dicle. belki nasip olmayacak görüşmemiz bir daha, belki çıkamayacağım bu geceden sabaha. gamlanmaya, üzülmeye,dertlenmeyesin. bir sayfalık hatırımyokmuş demeyesin diye; sana benden bir tek bu sayfa kalacak geriye. hep seni yaşadığım halde. hiç seni yazamadım dicle. kıyamadım adını elimle kirletmeye. kıyamadımadını dillerde söyletmeye. şimdi yoksun. kar altında kaldı sanki birer birer. misli hazan oldu hatıralar. şimdi elimde bir kalem, bir kağıt, birde adın var. söyleyemedim dicle. hep içimde kaldın. hep yüreğimde,işte şurada. işte ömrümün varında, canımın canında, saklı gizli hayatımda. diyemedim dicle, kimselere söyleyemedim. arlandım, utandım, yüzüm kızardı. bir adımatsan, bir tebessüm etsen sanki ne vardı. İrfan Bakırcı |
Diyecek Söz Kalmamıştı
sustum.. diyecek sözüm kalmamıştı bu aşka dair. zaten gidişinin yasındaydım. bir insan bu kadar yaralayıcı bakabilirdi giderken. işte ben o uçurumun kıyısındaydım. sessiz bir ölümdü aradığım. belki gözlerinde boğulmak. belki ellerinde yok olmak. ama sustum. biliyordum. bir fayda getirmeyecekti gitme demek yada konuşmak. İrfan Bakırcı |
Dönemem
dönemem sana. öyle uzak diyarlara savurduki verdiğin kahır. öyle sonsuz derinliklere saldıki hicran fırtınası, çaresiz kaldım sayende, bir hüzün denizinin tam ortasında. artık tek ümidim sen olsan bile; mümkünü yok artık dönemem sana. bütün gemileri battı duygularımın. simdi bir keder sandalındayım. küreksiz, savruluyorum meçhullere. arasıra kimsesizler rıhtımına uğramaktayım. bir fener bulamam yol gösterecek, bir yeldada, zifiri karanlıktayım. kulak vermiyor fikrim artık kalbimin sesine, kurusada dudaklarım; elim varmaz aşkın şarap tasına. gücüm yetmez istesemde sil baştan. mümkünü yok artık dönemem sana. kifayetsiz bir yalan tatlı anılar. anlatadursun maziyi, bir varmış bir yokmuş masallar. var bir bildiğim gülüyorsam, kahrolmuyorsam, biliyorum ki aşklarda masallar kadar yalanlar. gül ile bülbül aşkı değil bizimki anlasana. gül olsanda, dikenlerin kanatıyor kalbimi dönemem sana. darağacında olsamda sevdanın, aşkın ilmek ilmek dursada boğazımda, deviremem, gücüm yetmez artık o idam sehpasına. yıkamam gururumu bir yalan aşk belasına. yani ben, anlayacağın, dönemem sana...... İrfan Bakırcı |
Dönsen Bile
hiç bir kurşun, böyle vurmamıştı beni sırtımdan. hiç bir tebessüm, böyle yarım kalmamıştı dudaklarımda. hiç bir ateş, böyle yakmamıştı sinsice. hiç bir arzu, hasrete dönmemişti böyle yüreğimde. hiç bir tutum, böyle usulsüzleşmemişti beynimde. hiç bir kaygı, yumruk yumruk büyüymemişti böyle içimde. ve hiç kimse istenmemişti senin kadar. beni böyle bitirdikten sonra, şimdi dönsen bile, söyle neye yarar İrfan Bakırcı |
Duyduk Duymadık Demeyin! ! !
sabahlar olmuyor olmasını isteyen de yok ya! öyle zor geçiyor ki sensiz her saniye, ölümü soluyor yokluğunda nefes nefes; tükeniyorum en bahtsızından, haliyle. alacakaranlığında bir gecenin, dalmışken hasretine, irkiliyorum her telefon sesiyle. öykü gözlüm, yoksa göremeyecek miyim o güzel gözlerini, bir daha dünya gözüyle. uzuyor *******. bitmiyor *******. santim santim beynimi kemiriyor aykırı, usulsüz düşünceler. hep dönmeyecekmişsin gibi bir his doğuyor içime. hiç sebepsiz, durup durup darlanıyorum kendi kendime. Bazen de gülümsüyorum resmine bakıp, mutlu oluyorum ikimizin yerine. her acıktığımda kuşlara yem veriyorum, susadığımda su. bir onlar beni dinliyor, ve de anlayabiliyor doğrusu. sonra adın siliniyor, ihanet ediyor bana adını yazdığım camların buğusu. sonra gerçeği anlatıyor radyo haberleri. yitirildi diyor o eski sevdalar. vakti geçti artık bir aşka yanmanın. vakti geçti artık rol yapmadan ağlamanın. parçalıyor sanki adam kendini, bağıra bağıra anons ediyor; sevmeyin, sevmeyin, sevmeyin! tedavülden kalktı sevmek, duyduk duymadık demeyin! ... İrfan Bakırcı |
Düğün
şakaklarımda buz tutmuş bir intihar soğukluğu yanaklarımda al al sabır taneleri var. bu gün günlerimi bu gün *******imi bu gün en saklı bilmecelerimi koynumdan çıkarıp avluya serdiğim gündür. bu gün sehpa bu gün ilmik bu gün infaz bana düğündür. İrfan Bakırcı |
Düş Ve Anne
karanlığının en kesif *******inden biriydi ömrümün. işte öyle bir geceydi dün gece. dün gece düşümde seni gördüm anne. küçüktüm ben, çocuktum anne. dövdüler beni anne, bana sövdüler. senin annen yok, kimsen yok dediler, küfrettiler... elimden tutan olmadı, işte o an kimsesiz olduğumu anladım, feryadettim, figanettim, ağladım anne. ağladım, dinmedi gözyaşlarım, dinmiyor anne. çırpındım anne. şu hayat denen yolun çamurlu bataklarında, isyan ettim bir kurtarıcı diye. cahildim bilemedim. kadere isyan ettim, kızdım, küfrettim. elim kara, yüzüm kara, cahildim anne. kimsesizlikten, sensizlikten, annesizlikten utandım anne. bağışla anne... bazen geçtim kendimden, sana gelmek, sonsuz huzura ermek hevesi sardı içimi. intiharı düşündüm anne. sonra korktum, gelemedim,çocuktum yapamadım. can tatlı geldi, canıma kıyamadım. bağışla anne... büyüdüm bak işte. artık jandarmalardan korkmuyorum. oturduğum kahveyi polisin basmasına alıştım, karakollardan bıktım usandım anne. zamansız ve apansız uygulamalar kesti iflahımı. anlayamadım dört duvar içinde ne gece nede sabahımı. savcılar affetmedi, kırdılar kalemimi. bari sen affet anne yavrunun günahını. şimdi delikanlılık çağımdayım. ve sahte sevişlerede alıştım. bugün öptüğüm kızlara, yarın küfredebiliyorum, terkedebiliyorum, acımıyorum anne. çünkü artık yıkım mevsimi ömrümün, yıkılıyor bir bir, bin emekle kurduğum sevgi duvarlarım. bundan böyle sevda ne demek, aşkı ben göhsünden yumruklarım. işte bu kadar anne eylemlerim. bu kadar vukuatlarım. hani yokda değil sızıyan yanlarım. bu güne dek horlandım, azarlandım, dövüldüm, küfredildim, sövüldüm. küçüktüm, ağladım, karşı koyamadım, bir şey soramadım. ama onlar acımadılar anne acımadılar. seni benden aldılar anne çaldılar. küçüktüm ben büyüdüm. ben ağlarken onlar güldüler, küfrettiler beni dövdüler. annen gitti, annen gelemez, senin annen asla dönemez, lanet olsun. senin annen öldü dediler. İrfan Bakırcı |
En İyisi Ben Gideyim
merhaba... evet yine benim. yine kanadı içim. geldim. özür dilerim, şu an olduğu gibi, giderken de kendimde değildim. hayır bu defa şarkılar değil, yokluğun kanattı canımı. göz kapaklarım isyana düştü. yaşlarım sağanak halinde. sözlerim acıtmaz canını bu defa. hiç birinin tek kelime ah yok içinde. sırırlsıklam *******den geldim yine. kan ter içinde. yorgun,yılgın,,, avuçlarım buz gibi bak. soğuk terler döktüm yastığıma. tırnaklarımla kanattım yanaklarımın ıslaklığını, kanımı içime akıttım her saniye yutkunurken adını. hadi... son defa bağışla. son defa tut elllerimi., hava soğuk,bak üşüyorum, yine geldim işte. bağışla sevgilim biliyorum... kabahatim büyük, suçum çok ama ne olur son defa affet. gönlünden başka sığınacak hiç bir yerim yok evet yine benim. yine kanadı içim. geldim. özür dilerim, şu an olduğu gibi, giderken de kendimde değildim. .................................................. ... .................................................. ... .................................................. ... peki... yine gidiyorum... peki açma yüreğini. ama unutma bu son gelişimdi. bu son af dileyişimdi. açmıyorsun kapıyı... ve galiba bir daha açmayacaksın. peki.... en iyisi ben gideyim. ama unutmam bu soğuk ve yağmurlu günü. iliklerime kadar ıslandım... kendimdeyim... İrfan Bakırcı |
Esaret
günaydın güneşim, selam sana sevdalım. her ne kadar burun kıvırsanda aşkıma, ben seninle yeni bir sevda sayfasıyım seni gördükten sonra katlettim karakaplı defterlerimdeki puslu anılarımı. seni tanıdıktan sonra külettim yaktım birer birer mazinin sayfalarını. şimdi ben seninle, yeni bir sevda ihtilalinde, aşkının tek yürek müttefik işgalindeyim. zindanım ol, esaretindeyim. yada bir savcı ol kır beni, bir kalemim, ellerindeyim. tahliyesi yok aşkımın aşkından, gönüllü mahkümunum, müebbetindeyim... kararlıyım. olmasada mahkemende sevda sözcüklerinin söylendiği hiçbir duruşma; sevmeyeceğim senden başka dünyada mahşerdedir buluşma. inadettim. hiçbir güç aşkını sökemez yüreğimden. alaycı bakmaların, hiç sebepsiz kaş çatmaların, dizginleyemez artık duygularımı. manalı bakan gözlerin ve en tatlı sözlerinle süsledim uykularımı. varsın olsun. gündüzlerin hükümranı sen isen eğer; yeter bana asla dokunamayacağın düşlerim ve hayalinle yaşadığım sensiz ******* İrfan Bakırcı |
Faili Meçhul Bir Gece
paramparça, kan revan, faili meçhul bir gece var yatağımda. bir de acısı unutulmuşluğun, kahrı silinmişliğimin işte burada sol yanımda... bölük bölük, darmadağın, katli vacip bir düş var dimağımda. bir de tedirginliği göz kapaklarımın sızısı kanlaşmalaırın işte gözlerimin seyir dünyasında. beklentisiz, yarınsız. yok edilesi bir hayat var önümde. bir de beynimde yankılanan çığlığı annemin korkusu hesap gününün beynimdeki namlunun buzul soğukluğunda... paramparça, kan revan, faili meçhul bir gece var yatağımda. bir de acısı unutulmuşluğun, kahrı silinmişliğimin işte burada sol yanımda... işte tetiğimde. işte sol işaret parmağımda.. İrfan Bakırcı |
Fırtına
yanyana gelince adlarımız aşkı meydana getirmiyorsa. veya anımsatmıyorsa sevdayı. yazık bu gelişme. yazık bu üryan görüşme. unut adımı. adının yanına yazma bir daha. düşünme bile düşünce suçun olurum. yeniden deme ne olur ben bu fırtınada kaybolurum. İrfan Bakırcı |
Gece
gece hüzün akar içime her saniye, yada ben hüzün dolarım geceye. gamlaşırız böyle, gamlaşırız yorgun saatlerin, bir sevişmek sonrası tiksintimtrak mutluluğuyla. gece beni kovalar akrep yelkovanı. lakin bir buluşmak olmaz ikimizde, bir buluşmak olmaz, doyurucu bir sabah öpüşmesi hazzı. bir gecede kaç kez buluşur akrep ile yelkovan? kaç kez yorgun düşerlerki kısacık izdivaçlar sonrası? ya saniye; korsan kaçamakların namus bekçisi. bu akrep ve yelkovanın, ben ve gecenin hüznümsü sevişmeleri hikaye. asıl ırzımıza geçen; beynimizi tokmak tokmak kanatan, saniyenin ********liği... İrfan Bakırcı |
Gece Ve Çocuk
bir gece bir çocuk gördüm, çok tatlıydı. koyu kahve gözleri, simsiyah saçları vardı. saçlarını okşadım. ağladı. dün gece bir çocuk gördüm, yanlızdı. çatık kaşları, ürkek bakışları vardı. seslendim. duymadı. bu gece sokaklardaydım, yanlızdım. bir sıcak dost eli aradım,bulamadım. hava soğuktu,rüzgar vardı, rüzgar saçlarımı okşadı, ağladım. ey gece......... dün gece ben bir çocuktum ellerinde. üşüyordum. nefesin sıcacıktı, ısındım. seni bahar sandım, sana sarıldım, aldandım... büyüttün beni keni içinde, öyle çok büyüdümki, artık san sığamadım. döküldüm, fışkırdım her yanından sağanak sağanak. dağıldım,parçalandım. buz kesti her yanım. seni hazan sandım. aldandım.... oysa sen ellerimdin bir çocuğu ağlatan. oysa sen gözlerimdin karaları yaşatan. oysa sen bir yalandın dostun eli sanılan. oysa sen bir yeldaydın hiç aydınlanmayan....... kurşun sıktım sana olmadı. sesi karışıverdi çocukluğumun gözyaşlarına. kendisi yokoldu gençliğimin tenhalarında. ve ömrümün en kara zamanında, bir çocuk gördüm ağlıyordu, seni annesi; kendini ben sanıyordu. senin karalarına, dünyanın yalanlarına aldanıyordu.......... sonra bir çakmak kıvılcımı parladı karanlıkta. çocuk gözlerini araladı. ansızın dünyası aydınlandı. ve yıllardır gözlerini yumduğunu o an anladı. mutluydu artık. hiç değilse dünyasını aydınlatan, küçükte olsa bir ışığı vardı. ben oracıkta öldüm. çocuk kaldı. çocuk bir daha ağlamadı. ve asla gözlerini yummadı... İrfan Bakırcı |
Gece Yarısı İhanet Sevdalara
oysa, anlık bilinçsizliklerle güllerdi ayaklar altında ezdiğimiz. sancıtan dikenleriydi, katlanamadık... giderken vuslat sandığımız aldandığımız yalancı akşam üstlerine. nasırlaşmış bilinçlerimiz. ve buz tutmuş tebessümlerimiz mani oldu hep. oysa dillerdi hep gramerine takıldığımız. aynı coğrafyanın farklı çocuklarıydık. anlaşamadık. saldık ruhumuzu beş para etmez sevdalara.. yalancı baharlar mani oldu riyakar ılıklıkları benimsedik hep. oysa ellerdi hep günahına girdiğimiz tenin esmerine,beyazına takıldık tutuşamadık. yaktık ellerimizi vede tüm gerçeklerimizi gece yarısı ihanet sevdalara. İrfan Bakırcı |
Geceye Doğru
gözündeki güneş aydınlığımdır yokluğun en büyük yalnızlığımdır. dilimden düşmeyen duam adındır, akar name neme geceye doğru. efkarım çoğalır hicranım artar, feryadım çağlayan ırmağı yırtar, albümdeki resmin elimden tutar; çeker usul usul geceye doğru. gelmezsen karanlık çöker gönlüme, ziyan olur inan bu genç ömrüme, can gelsin seninle solan gönlüme, açsın gonca gonca geceye doğru. kabusla bölünür hep uykularım. bir ah çekmek olur bu aşktan karım. düşlerimde bile hep yarım yarım, görünür gidersin geceye doğru. tükenir umutlar geceye doğru, akar kanlı yaşlar geceye doğru, açılır ellerim yüce tanrıya, seni dilenirim geceye doğru. İrfan Bakırcı |
Gel Sırılsıklam
koca kentte seni arıyormuşum oysa... sebepsiz kopan fırtınalar içinde nereye sığınıp nerede yaşadığını bilmeden. taki bir fırtına o fırtına benide savurasıya ziyan edilmiş akşamlara hep seni yaşarken yarım,kırsal aşklarda neyini yitirdiğini bilmeyen korkan acıdan, tedirgin olan her yağmurdan. o benmişim meğer. sana doğması gereken bütün sancıların ardından... yağmurlar tedirgin etmiyor artık. elini tutamasamda seni bulmak yetti sancımı almaya. yağmurlar tedirgin etmiyor artık. kent ıslanırken senide ıslatıyormuş oysa. gel.. sırılsıklam, ateşin düştüğü yere. gel yağmurum bütün yaşanmamışlığı bırakıp geride. İrfan Bakırcı |
Gelme Başın Girmesin Derde
git. umurumda ile değilsin artık. sildim adını benliğimden. sildim içimden dilimden ömrümden yüreğimden. gelme.. gelirsen ben yokum artık bıraktığın yerde. bizim sokaklar pek tekin değil. gelme. başın girmesin derde İrfan Bakırcı |
Gelmeden Git Benden
gelmeden git benden gül yüzlüm, benden sana kalsa kalsa bir siren kalır. yani ya ekip arabası ya da acı bir ambulans sesi. haram bana solumak seninle aynı nefesi. sana gelmeyi bırak; sokağa çıkmak haram bana. henüz yakalanmadım ama kod adım listelerin ilk sırasında gelmeden git benden can parçam, benden kalsa kalsa bir kağıt kalır. yani ya robot resmim ya da kabarık bir vukuat listesi. haram bana solumak seninle aynı nefesi. senin olmayı bırak; elini tutmak haram bana. henüz tutuklanmadım ama; adım arananların ilk sırasında. gelmeden git benden ah sevdalım. benden kalsa kalsa bir mezar kalır. yani ya bir parçacık kefen ya da bir erken sabah selanın sesi. haram bana solumak seninle aynı nefesi. seninle yaşamayı bırak. senin için ölmek haram bana henüz vurulmadım ama; adım vur emrinin baş nüshasında. İrfan Bakırcı |
Giderken
bu akşam sana benden armağan yanında küçük bir şiir bir tutam baş ağrısı bir eski yürek yarası ben gittikten sonra ağla şimdi değil sırası. kahrolmak için sevmek yeter, lüzumu yok ayrılığın, hüzzam değilmi zaten her aşk sonrası İrfan Bakırcı |
Gidersen Git
ne zaman darıldık? haberim yok. kırdıysam özür dilerim. lakin bile bile susuyor, konuşmuyorsan. diyecek lafım yok. sende belki güzellik, ama bende umut çok. gidersen git korkma birşey eksilmez ömrümden. kimler geldi, kimler geçti bilmiyorsun bu ihtiyar gönülden. İrfan Bakırcı |
Git
git kendeine bensiz, dertsiz bir hayat kur. benden adam olmaz. serseriliği iyi bilirim aşkı sevdayı değil. git sevmeyi bilene git. gönlünce sevil... İrfan Bakırcı |
Git Ama O Kadar Uzağa Değil
aldanma sıcağına ellerimin. çek ne olur. öyle uzun süre tutamam ben bir eli. alışkın değilim. diretme. dur. o kadar uzağa da dayanamam., gitme. evet. çatlak dudaklarım. hayır. ıslatma. git.. ama o kadar uzağa değil. gel.. kendini ve beni aldatma. bir taze sevinçsin dudaklarımda. yıpratma. İrfan Bakırcı |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:49 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.