![]() |
Rüzgara Es Dediğim Yerdeğim
Rüzgara es dediğim yerdeyim. Karşımda, Bulutlara yağ diyen dağ. Gel-gitlerde düşüncelerim Ağlarını boş toplayan Balıkçı hüznüyle Gömülü gözlerim Denizlerin sır vermeyen karanlığına. Bir yaprak yeşili Umut saklı avuçlarımda Yitirme telaşıyla titremekteyim. Tükendim... Rüzgara es dediğim yerdeyim Karşımda Bulutlara yağ diyen dağ. Bilirim, Esecek rüzgar, Açılınca avuçlarım Savrulacak bu kadarcık umutta Yağacak yağmur Islanacak iliklerim. Nevin Kurular |
Sabret!
Değirmenim; Kendi kendimi öğütürüm içimde Ufalarım bölerim Her hücremi Varoluşlara çoğaltırım.. Aklarım karalarımı.. Çaresizliğin, Mahsul harmanın da bile, Umut umarım... Umut Can! Ummak, Kendini baştan yaratmak gibi belki Bin bir biçimde Bin bir renge boyamak. Sabret gün güneşim! Sabret... Yeniden Doğmak için Dönmelerin kendi etrafında Dört duvar arasında sıkışmaların Farz et ki.... ben için olsun. Farz et ki Hani Karanlık ayaz bir gecenin ardından Ekvator güneşinde yanmak gibi olsun Sabret! Geçecek de! ... Bitecek de! gayret... Sen için.... Gelecek için.. Güzellikler için ha gayret. Nevin Kurular |
Sarılır Düşler *******e
Kabarır güneşi derinliğinde yıkayan sular Lebideryalara ulaşır med_cezirle Ayrılığa inat bize inat Gurupta birleşir Gök ile Yer Bir bak! Her akşam seferinde bir bak.! Göçebe bir buluta dolar ağlamalar Günlere inat sitem ile İner, kavuşur toprağa tohumları çatlatarak Gövermeler mevsimlere Pembemize inat Renklenir biz yerine Aymaz bir yangın sabırla.. Alazlanmış yüreklere Bekle! demelerle. Titrer O, ayaz umut Ummak saymalarla Sarılır düşler *******e… Bir gerdan uyumalara inat Gezinir mısra mısra Sessizliğe feryat hecelerle. Nevin Kurular |
Semazenler Misali Dön desen Dönecektim
Hiç hoşuma gitmiyor tutarsız tavırların Sendeki eksikliğin cezasını ben çektim. Ömrümü tüketti hep senin pişmanlıkların, Karar versen yinede git desen gidecektim. Ne kal dedin yanımda, nede özgür bıraktın Ne terk edip de gittin, nede yanımda vardın Rüyalar kadar gerçek, hülya kadar yalandın. Aşka zehir katsan da verdikçe içecektim. Hoşça kal dediğimde, kaşlarını çatardın Biraz hüzün bulutlu, biraz mahzun bakardın Bazen acı sözleri kurşun yapıp sıkardın Vurmana gerek yoktu, öl desen ölecektim. Ne vardı ne de yoktu, bizi bağlayan bir bağ Vuslatlar çakıl taşı, hasretlerse sıra dağ Şaşırdım dört yönümü, solum oldu şimdi sağ Semazenler misali dön desen dönecektim. Söylerdi; dinlemezdin, yüreğinde ki O ses Ya yanından ayırma diyordu ya ümit kes Seven insan verir mi, ayrı yerde son nefes Çağırsaydın yanına koşarak gelecektim. Nevin Kurular |
Sen Gidersen Ben Biterim...
Yaşam; yaşamaksa zamanı, Zamanları sünger gibi emdim yokluğunda Göz pınarlarımı emdim Yetmediği vakitler Vampir açlığıyla kan emdiğim ******* Benimdi.. sensizlikler. Umut pan zehirdi Sensizliğe ölmelere. Bekle diyen çığlık nefes verirdi bekle! Bir astımlı yıldız göklerde Göz kırpardı fersiz geceye Gülümserdim sessizliğime. Bir cenaze vaktiydi günler Bir ufukta güneş doğar diğerinde ölürdü Katil akşamdı. Şafak, Yarın vuslatına süslenen gelinlerdi Dün! Umudun düğünüydü. Allayıp pulladığım. Can pazarında yitirdiğimse gün'dü Solardım... Mevsimsiz solardı sarı güller Gülleri,mürdümlere boyardım. Tez elden olmasın gitmeler. Suçu bilinmez, Hüküm giymezdi takvimler. Müebbet sevdalın ben.. İmamelere sabır sayardım Hücre hücre yanardım.. Sensiz sessiz Duvarlara ağlarken. Zehir zemberek tohumlar patlardı Düşerken üç cemreler Duyardım kendi sesimi Bir toprak iniltisinde İsyanımla, Gel diye diye Taşlar yarardım. Böyle aradım! Böyle yaşadım! Sensizlikte bu kadardım. Bunun için serilirim gelmelere Kendimi yollar ederim. Bir söz kalsın kulağında Yalnızca bu söz, 'Sen Gidersen..Ben Biterim' Biterim can biterim. 17.12.2004 Nevin Kurular Nevin Kurular |
Sen! Diye Diye...
Esmer bir ağıta katmışım türkü türkü En onulmaz yaralar açmışım sen diye diye Çalmışım sinem sazını Vurmuşum tellerine Dağlamışım yaramı. Gurbet dağlarına çöken sis ile Bilmişim ırağını Uzağına mecbur kalmışım.. Mor bir ufka çekmişim hasretini Zambaklar koklamışım sen diye diye Bıçak sırtı ******* *******de ağlamışım Katar katar hüzün taşımış Garlarında soluksuz dinlenmeler. Trenleri, bahtım renge boyamışım Ağlıyor alnımda ki çizgiler. Mavi turna kanatlarına Nameler yazmışım Uçurmuşum adressizliğine Ulaştıramamış,duyuramamışım Sen diye diye feryadımı Bir kıvılcım ateş bağrına Yakamamışım Bundan önce şöyle gönlümce. Ah! .. zamansız zamanlara Yarım kalmışım.. Dolu dolu çağlayışa.. Firar körpelikler. Bir kırık dal sende kalmışım Bir güz solgun bir yaprak Düşmüşüm ellerine Sen diye diye... Nevin Kurular |
Sensin Sen
İlk pembe gülüşüm sensin İlk sevinç çığlığım Yanağımı ıslatan Mutluluğun gözyaşı Krizantemim, kırmızı gülüm, kır çiçeğim Sensin mis kokulu dört mevsimim Baharda dirilişim Sonbaharda göverişim Binlerce renk gökkuşağım Son mevsime yağan karım Akpak umutlarım Alın yazım sen Yürek ağrım sen Ömrüme bengisuyum Neşeme tomurcuğum Okyanusça derin mutluluğum Bahar yelim sen Ayağım elim sen Gözlerime doğan güneşim Biricik eşim sen. Sensin aşk iksirim Yazılmadan coşan şiirim Talihimin gün gözünde sevdiğim Yürekteki dürtülerim Gökteki köPage Rankingülerim sen. Başımı dayadığım huzurum Kıvancım mutluluğum Aldığım her soluk hava Yediğim her lokma İçtiğim suyum sen! sen! Nevin Kurular |
Sevişir Şiirimle Şiir (*)
Unutmayacağımdan......... Unutmadım seni. Sadece mahkumum şimdi şartlar gereği suskunluğa Acıtıyor içimi ulaşamamak şöyle gönlümce şiirim. Ama uzak olmayacaktır kavuşmak. Bu günlerde geçecek........ Ve tutsaklığı bitecek Sessizliğimin. Yalnızlığımı hissettiğim koridorları Bırakıp ardımda. Sıcaklığına ulaşan kapıları, Birgün veya bir gece açacağım. Ve işte bu bekleyiş demlenmeleriyle Seni gönlümce yazacağım. Özlemlerimle İçimden taşacak ırmakları... Durduramayacak setler o vakit O vakit işte.... Gör nasıl., Gör nasıl..... sevişirmiş Şiirimle Şiir. (*) şiir yazma özleminedir şiirim Nevin Kurular |
Sevmeyi Öğrendiğin Gün Bana Gel
Yüreğimi sıcak Kollarımı açık tutacağım senin için Hayalini donduracağım göz bebeklerimde Renklerini yitirmeyecektir mazim. Sabır tespihim imameye gelse de bekleyeceğim. Sevmeyi Öğrendiğin Gün Bana Gel! Uzunhava çaldıracağım Zamanın tüm tellerine Es dememek için beklemelerime Hiç sevmediğim üç noktaları kullanacağım Hikayemde Üstelik, bilemeden kaç kere Noktaları virgüle çevireceğim. Keşke! … Keşke dedirtmemek için dilime, Pişmanlık sözcüğünü dağarcığımdan sileceğim. Sevmeyi Öğrendiğin Gün Bana Gel. Yeminim olsun Yalnız sana açık bu yürek.. Ve seni Hep seni Bekleyeceğim Bekleyeceğim... Nevin Kurular |
Sevmiştik
Senelerin figanıydı Kümülüs mavide boğuluyordu Sis etkisiz kalmıştı ilk defa vuslatlara Gri, şaşkın teslimiyete bırakıyordu kendini O sabah semasında Gözler biten yasına fıkırdıyordu Gelişini kutluyordu varoluş. Vardık! artık.. Gün kadar gerçek hülyalara vardık. Sır işledik sırma sırma Pare cana hale.. Bağrımıza hanlar yaptık. Orman gövermeler İlkyaz halayı sevinç hücrelerde Yenibaştan dikildik hayata dimdik Aşk gücünce yaşamaya yemindik Çok mevsim yazdık alnımıza kader diye. Yanlış hangi yazgıda şimdi. Attığımız her zar dubara duygulara Açmazlara an oldu yenildik Mecal ile dikildik Umut iblisin kaygısında Zaman serzenişi doğrularda Dosdoğru Sevdik! Savunmasız yargılardan Nasiplenen gizdik Garip anlamlardan müebbete hüküm giymiştik Hasret anaforu bir evren döngüsünde Yörüngeye girmiştik. Suç bizdik Sevmiştik Nevin Kurular |
Sitem I.
Duyumsuzsun Hemde doyumsuz Kaç kez, Avazım yırttıda Gecenin kulak zarını Ne duydun Ne de acılarıma doydun. Nevin Kurular |
Sitem II
Bir sessizlik ki.. Bu sessizlik; Ölü yalnızlığının mezar sessizliği. Anamı çağırsam duymaz, Şehir uyuyor uyanmaz Kimin umurunda sancılarım. Nevin Kurular |
Son * Baharımsın *
En çok bu Şehrin Sarı gülleri kanatırdı yaramı Bu şehrin…. Dar loş sokakları. Kırlangıcı giderdi….. Hissedince ayazı Sinerdi serçeleri.. Biterdi kumruların muhabbeti AĞLARDIM... Bu şehrin... Dört yönlü vururdu rüzgarı Lodosu poyraz sanırdım..poyrazı karayel İliklerime dokunurdu Çıplak bir ten akasya ağacı dalları ÜŞÜRDÜM... Bir gün batımı rengi Düşerdi kaldırımlara.... Savrulurdu yapraklar vedayla her birini avuçlarıma alıp öpmek isterdim Kıskanırdı... süpürürdü çöpçüler ÜZÜLÜRDÜM... İlk defa biliyor musun? İlk defa! .. Güzü seninle sevdim... Sarı güllerin sararan rengini,, Ayazını sevdim akşamların Kuş uçmayan göklerini sevdim... Çiçeksiz ağaçlarını. Çıplak dallarını sevdim.. Mor salkımın Karanlığını akşamın Yağmurunu sevdim.. Son*Baharımsın* Beş yıldızla süslediğim Baş tacım Zemherisiz Zemheride Seveceğim. Ektin Mayıs tohumlarımı döşüme Çiçeklere çiçeklendim Ya bir gelsen gül mevsimine Hele bir gelsen...... Açar yaban dallarında yediverir güllerim. Nevin Kurular |
Stillen -Suskunlar (Almanca çeviri ve Türkçesi)
Stillen (suskunlar) Wir haben nicht gesprochen Konnten uns nicht verstehen Konnten uns nicht treffen Was haben wir gesucht Ich weiß nicht was habe mit dir die Liebe nicht teilen können. War das Unterschiedlich was wir wolten Waren das nicht Gefühle die wir erlebten Waren es nicht die Augen die wir versperrten Konnten uns nie verstehen Habe nicht gewußt wofür wir gelitten haben, wenn sich unsere Blicke treffen und, wir bei einanderwaren Wir waren uns wie Fremde wenn wir spasieren gingen Konnten uns nie die Hände geben War es nicht Liebe die Stimme aus unseren Herzen War es nicht Liebe von der Wir sprachen Es waren Herzens Gefühle(stimmen) die wir versteckten Wir konnten nie unsere Liebe zu einander offenbaren Yazan:Nevin Kurular Ceviri:Sami Gözbası SUSKUNLAR Konuşamadık! , Uyuşamadık! Buluşamadık! Neyi arıyorduk Bilmem ki neyi.. Bir aşkı seninle Paylaşamadık.. Farklı şeyler miydi İstediğimiz Hisler değil miydi Ah.. çektiğimiz Gözler değil miydi Hapsettiğimiz Bir gün olsun senle Anlaşamadık Niye yanıyorduk Bilmedik niye.. Göz göze yan yana Geldiğimizde Yabancı gibiydik Gezdiğimizde Bir türlü el ele Tutuşamadık. Sevda değil miydi Gönül sesimiz Sevgi değil miydi Söz ettiğimiz Yürek sesimizdi Gizlediğimiz Sarılıp sesini Duyuramadık. Şiirsel Taşım 1994 basımı Nevin Kurular |
Susmuşum !
Ne zaman kalemi elime alsam mürekkebi bitmiş bir kalem gibi susmuşum sana.. Islak bir kağıt gibi yazmalara eksik pulsuz bir zarf gibi adreslere noksan Şiire yoksun, mektuba yitik durmuşum Susmuşum. Kanadı kopuk bir balıkçıl kuş gibi ne denize vurur döşüm gayrı ne konar ayağım bir çınar dalına basıp her taşı bağrına sıra dağlar olmuşum. susmuşum! Bil ki! bir lezzet ilişmiyor dudağıma artık, lokmamda hep feryat enzimi her yudumda bir avaz bir isyan ezikliği semahları halayları unutmuşum incitmişim neşeleri türkülere susmuşum, susmuşum! yağmayan bir bulutun yağmur tanesi suskunluğuna pusmuşum yaşama yitik ölmelere yiğit bir rüzgar savruluşa tutunmuşum nefesin nefessizliğini bir ölü yalnızlığının mezar sessizliğini duymuşum.. Yetmez mi? Yetmez mi ha! yetmez mi? Susmuşum. Nevin Kurular |
Süsle beni aşkla
Isıt beni aşkım... Bir ekvator güneşi düşür ellerime. Sıcağı genleştirsin hücrelerimi Büyüt gözlerinle.. Büyüt yüreğimi.. Süsle beni aşkla Bir kuzey yıldızına Alla pulla.. Işıldat gözlerinin ferini Öptüğü zaman, Zaman karanlığında. Görürsün Harelendiğimi. Mevsim gibi... Cemreler düşür sine’ye Muştulanmış toprak gibi.. Çiçeklendir çiğdemleri Açtır gülümsemelere Gülüşlerimi. Nevin Kurular |
Şehrinizde Kalamam
Tan yerine kadar yokuş ******* Gözlerim fersiz dizlerim bitap Gayret biçare acısına dayanamam Anladım ki Hasretimin yükü ağır Bu yükle ben yaşayamam Şehrinizi sevemedim buralara alışamam. Dar sokaklara şamar sesleri İndiren rüzgardan duvarlar sersem Ağaçtan dökülen yapraklar hicaz Yağmurları hüzzam Korkarım ki.. buralardan Hüsranımı duyuramam Bu şehri ben sevemedim şehrinizde kalamam. Varsa mavisinin tadı Sizin olsun şu gökyüzü Çiçeklerini saklayan dallar sizin olsun Sizin olsun güz suratlı sokaklar Nemrut bulutlu mevsim Sarhoş naralı akşamlar Yalancı gece sizin olsun Anladım ki buralara alışamam Bu şehri ben sevemedim şehrinizde kalamam. Hiç çocuklar görmedim çakıl taşla oynayan Türküler dinlemedim açık pencerelerden Ne kumaş dokuyan tezgahın sesi vardı Ne dantel ören kadın otururdu kapı eşiğinde Kuşlar bile terk etmiş ki besbelli Solucanlar bayram sevincinde. Anladım ki buralarda duramam Bu şehri ben sevemedim şehrinizde kalamam. Selamsız insanların insandan kaçışından Bitap düşmüş dizlerin adımları atışından Sevdasız yüreklerin fersiz boş bakışından Ölü şehrin yasındalar anladım ki Havanızı paylaşamam Şehrinizi sevemedim buralarda yaşayamam. Nevin Kurular |
Şiirsel Taşım (Şairlere ithaf)
Sen şiir çocuğusun... Yürümeden evvel yüzmeyi öğrenen. Denizlerin yakamozlarında elleri Ayakları okyanusları gezen Gök bir karış senin için Ufuklar avuçlarında zaten Yıldızlar ezberindeki kır çiçekleri Gecede gözlerine serpilen. Sen şiir çocuğusun... Elmalar altındır gözlerin için Gördüğün beyazla pembedir bulutların Çiğdemlerin dört mevsim açtığı eteklerinde Islıklarla söylenir duyulmamış şarkıların Sen şiir çocuğusun İstemezsin martıları gümüşten kafeslerde Karıncayı çiğnerse giymezsin papuçları Ayçiçeklerinin tapınağı güneş kadar.... Güneş kadar yüksek olsa da arzuların İndiremezsin tutmak için. Özgürlüğe kuyruk sallayan uçurtmaları. Her şafakla yeniden düşer cemrelerin Isınan yüreğinde çatlar aşk tomurcukların Büyütürsün sevgi fidanlarını olabildiğince Ay dan Güneşe salıncaklar kurarsın Sen şiir çocuğusun Sallan sallanabildiğince.. Sen Şiir Çocuğusun Biraz kör biraz sağırsındır işte…! Gökkuşağının her rengini seversinde Yaa Karası……. Seçilmiş onca güzel sözcüklerden lügatın Yaa yalanı, yaa riyası Boşveeer.. Sen şiir çocuğusun Yürekle gördüğün göz, Hislerinle duyduğun ses sana yeter En güzel dünya Şiirlerin Dünyası. Nevin Kurular |
Tutsak
Bu gece; Olta atıp, topladım gökyüzünden yıldızları Mandalladım güneşi geceye tüm aydınlık günlere inat. Kimbilir...... Kaç zaman asılı tutacağım güneşi o yerde. Gelmelisin, Sen bana özgür sevinçler vermelisin Ben de güneşe Tutsaklığımızı bitirmelisin ******* yine bizim olmalı yıldızlarıyla Güneş de gündüzlerimizin. ....................... (Hepimiz olmalıyız olması gereken yerde.) Nevin Kurular |
Unmögliche Liebe! -İmkansız Aşk- Almanca çeviri ve türkçesi)
Unmögliche Liebe Wer immer auch was sagt, Glaube nicht, das ich unsere Liebe vergessen hätte. -Verlier kein Tropfen deiner Tränen für die Trennung. -In Tagen deiner abwesenheit bin ich mit deiner sehnsucht voll er füllt. Würde ich warten, wenn ich zu dir könnte? Wenn du die finsteren nächte mit mir erleben könntest. -Nicht in meinen Träumen, sondern neben mir. -Wenn du im Frühling den Tagesanbruch mit mir erleben könntest. Würde ich warten, wenn ich zu dir könnte? Wir sind in unserer Liebe so unschuldig, wie Kinder, auch wenn unsere Haare vergraut sind. -Wir hatten uns versprochen, uns für immer zu Lieben. -Danke nicht, daß es mir leit tut dich geliebt zu haben. Würde ich warten, wenn ich zu dir könnte Yazan:Nevin Kurular Ceviri:Sami Gözbasi .....ve Aytekin Genc İmkansız...Aşk... Kim ne söylerse söylesin / Unutmuş deme Sevimize aşkımıza / İhanet etme Gözlerinden ayrılığa /sakın yaş dökme -Sensiz geçen günlerimde / Senle doluyum ........İmkan olsa buluşmaya / Ben durur muyum Şu karanlık *******i / Benle yaşasan Hayalde resimde değil / Yanım da olsan Baharlara doğan güne / Senle başlasam -Bu hasretle ömür geçse,/ Unutur muyum ......İmkan olsa kavuşmaya / Hiç durur muyum Çocuklar kadar masumuz / Böyle bir Aşk da Yılların koyduğu aklar / olsada saçta Ömür boyu seveceğiz / dedik taa.. başta -Pişman olduğumu sanma / Hiç olur muyum ......İmkan olsa kavuşmaya / Ben durur muyum (Rahmetle andığım.. Dr. Osman İper Tarafından iki ayrı formda Muhayyer Makamda bestelenmiş Güftelerim Bestelerim kitabında yer almıştır.) Nevin Kurular Nevin Kurular |
Ü ş ü m e!
Sıkı sıkı giyin üzerini Ayaklarında botların olsun sıcacık Ellerinde eldiven. Kaşkolünü dola boynuna gel! Başını ısıtsın beren. Sıkı sıkı giyin ki üşüme Dışarıda kar var Dışarıda ayaz. Ayak izlerini tak peşine gel Gel biraz. Kış olsa da mevsim Bahar giysilerimle geleceğim Ve seni, Sen gelinceye dek Bekleyeceğim. Mantom olmayacak üzerimde Takmayacağım, Ne kaşkol ne eldiven ne bere Ayazını yiyeceğim akşamların Üşüdükçe titreyeceğim Titredikçe sokulacağım sana Beni yalnızca sen ısıt, Sen sar, sarmala. Nevin Kurular |
Varsın Olsun Dedim Ya!
En acımasızı hasretin Acının en güzeli Vurur özlemin Dayanamam yığılır, yine de doğrulurum Güçlenmeli beklemelerim. Aldırmıyorum bulutlar ardı kalmana Yağmur sonrası gök berraklığına geleceksin biliyorum Biliyor ve seni Yedi karanfilde kokluyorum bir bir Türkü türkü,şiir şiir dolusun bana Bakma hüzünlendiğime ağladığıma Bir vuslat şarkıda Yaşı silinir yanağımın mendil mendil Ellerin dokunur yanağıma Gönül sazım gerer tellerini Yeni türkülerinin düşerim yollarına Ne ağrılıdır yolların oysa Gevenli dağlar ardı bir diyar Çırçıplak yalın ayak Ağrılara çeker beni Erebilsem kollarına aldırmam Her yanımı sarsa da geven dikenleri Çıkar yollarına gelirdim Bilirim nefes yetmez koşuma Bilirim ki yollarının acısında senindim. Varsın olsun beklemeler Varsaydım ki hasrete gelin edildim Kınalıyken elim gittin Yaşamak muhtaçlığına Varsay ki bağlandı kollarım Çakıldı gözlerim dönüş yollarına Başımda karalı yazma Çatlamış dudaklarla Özlemek amansızlığında Pınardan zehir içtim Varsın olsun Olsun dedim ya.. Mutlu çocukluğumdan, bir elma şekeri verdin ya Tatlandı dilim. Göklerde bir uçurtma işte O benim Sen Ağrı dağımsın erişemediğim doruklarına Sen Türkümsün derleyemediğim Gökkuşağımsın; Her renginde boylanıp yakalayamadığım Kelebeğimsin, Tül kanatlarına konamadığım, Kanyon bağrım içinden geçen nehrim! Serinletenimsin Ve yangınım Ve aşkım. 2005 Nevin Kurular Nevin Kurular |
Vur Beni..
Volkanlar alaz yığıştırıyor yüreğime Etna kıskanacak lâvları Hissediyorum aşkda! Ezelden istiflemiş Harareti sonsuzluğuma. Fıçılara sıkışmış barutum.. Fitilim! Gönder kav'dan kıvılcım ateşini Gümlet benliğimi. Gör halim! … Götür.. Mayın tarlası heyecanlara Rus ruleti oyunlara Boşlar sana gelsin, Dolular bana. Vur beni. Ölmeliyim Ölümsüz aşklar uğruna Nevin Kurular |
Yalan Olduğunu Bile Bile Yalan Söyle
Yalanda olsa gel Geçmiş günler hatırına Alaca karanlık da, günü uğurlarken Gel yine Beyaz bir mendil ile Gözümdeki yaşı sil Kulağıma eğil Ağlamana dayanamam de Yalan olduğunu bile bile Yalan söyle. Ellerimi tut Yalandan ama sıcacık Üşümüşsün de Avuçlarında sık yavaşça Nefesinle ısıt Yalandan ama ustaca İstiyorsan birde Sensizken sıcaklar bile ayaz de Tenindeki terinle Yalan söyle Yalan olduğunu bile bile Gel, gel yine Dağlarıma yalancı bir bahar bırak Gün küserken akşamlarda Gece bizim sanarak Beni kollarında uyut Düşlere uzat Rüyalarıma bile yalan kat habersizce Uyandırma bir daha Git sonra sessizce. Tek gerçek bu olsun hadi, Git erkekçe Nevin Kurular |
Yanmalara Gel!
Bir gök dolusu bulut Aşk yağmuru bıraksın üstüne dilerim… Umut bahar Sen! Sırsıklam…durmalara gel. Bağrına alaz eklerim.. Yanmalara gel. Agora meyhanesinden Bir mahzen şarap tüketmiş gibi Aşka ayyaş..olmalara gel… Sol yanında ağrın İkbalime vurulmuş gibi Sağ yanına almalara gel. Gel, ıraktan bakma öyle.. Sırsıklam sımsıkı sarmalara gel. Nevin Kurular |
Yine Beni Kandırdın
Aramadın sormadın yoktun ya onca zaman Gözlerimde tüterken Hasretin duman duman Sabrımın son feriydi bitti diyordu ferman Birkaç güzel söz ile kendine inandırdın Helal olsun ne deyim yine beni kandırdın İlgisizsin değince sözler aynı terane Hasretten söz edince zaman her an bahane İmkansızlık üstüne yalanların şahane Birkaç tatlı bakışla bulutlara daldırdın Helal olsun ne deyim yine beni kandırdın Beklemekten usanmış bıkmıştım yaşamaktan Kararlıydım her şeyi unutacaktım inan Sensizliğe alıştım diyecektim ki O an Sarılınca boynuma mutluluğu tattırdın Helal olsun ne deyim yine beni kandırdın Nevin Kurular |
Yine Gel!
Yine gel! Gözlerinde ilk günün şaşkınlığı.. Yüreğinde, koşarak gelen sevmelerin şımarıklığı olsun vursun bakışlarımız çınar dallarına yine renkler çalalım güneşten katmak için birbirimize gözlerimizi karışmak için dallarına yeniden. Nasıl bir hüzündür ayrılık.. düşündürmeden Gel! gelmelerin coşkusuna Bir şehri serelim ayaklar altına Yıldız yıldız ışıklara çizelim resmimizi Gülüşlerim sana olsun gel! Yermedi zaman Yetmedi varlığın Varlığın ki benim olan. Yine gel! Bir hüzün ağlıyor kaldırımda Eksik söylemli vedalaşmalara yüz vermeden Aniden Çıka gel aniden. Nevin Kurular |
Yine Senden İçmişim...
Sevda; Balıklara yakışan rakı Arzuları mezelik Sarhoşluk değil! ! Ben bana sızıyorum geceden Kalabalık küfürlü bir kahır.. Naralı geçmekte içimden. Bu sarhoşluk… Devirmiyor masalar Ah keşke! ! Keşkelerce.. Kırılsaydı kadehler.. Kırılsaydı tabaklar… Anlamazdı kırıklığını nasılsa kırılanlar… Sarhoşum.. Yine senden içmişim Şişmişim.. Karanlıklar uzatmış gölgeleri Bu şehre sığmıyorum Bir İstanbul alıp koynuma Yalancı yalanlarla Bahara sızıyorum.. Sevda, Masalara yakışan bir kadeh rakı değil… Fosforlu bir şehir yansısından Ayılmalara… Biten rüya Hiç değil! Sarhoşum! ! ! Yine senden içmişim Gönlümdeki mahmurluk Senden yana kalanlarla Yine senden geçmişim… Nevin Kurular |
Yitirdiklerimize Rahmet ile (Deprem zedelere)
SİZ… 7.4 şiddetli depremi yaşadınız evinizde BİZ … 9 şiddetli depremi yaşadık yüreğimizde Siz, Anne baba çocuk yitirdiniz Biz yirmi bin insanın acısını yaşadık her birimiz ...... Sanmayın ki. Duyarsız sanmayın ilgisiziz ....... Yalnızca ve yalnızca çaresiz. SİZ yağmur altında çamur içinde sokaklarda Bizde uyuyamadık yataklarda. Sizin için ürperdik sıcacık odalarda Yağmurla ıslandığınızda çadırınızda Bizdik o an karlar altında….. Titrerdik. Sanmayın ateş düştüğü yeri yakar… Çaresizlikle yandık sabahlara kadar Dualar ettik Allah’ a her biriniz için Ölünüz için….. Diriniz için… ....... Kendimiz vardık her an yerinizde ....... Siz açken yediğimiz lokma inmedi midemize. Unutmadık Unutulmayacaktır o felaker Kalanlara sağlık.. Yitirdiklerimize Allah' tan rahmet. Aralık 1999 Nevin Kurular |
Yollar Pusulasız Olsun!
Güzergahlar pusulasız olsun sevdiğim, Bir testi şerbet içip.. Bir seher düştüğümüz yol.. Mor şafağa uzanış.. Güçlü Kabardininde Kafkas’ın O’ zifir at sırtında çıkılan yol Yolumuz olsun Dizginsiz...gemsiz Götürsün isterse zorlara Heybemizde bir dolu bahtiyarlık Yüreğimizde bir cihan sevda İksir Mataramızda Neyimiz eksik.. Söyle ne gerek başka.. Düşülen yolda Bir Leyla emsali Bir mecnun Asrı- saadet İbadet.. bin şükür ederken Tanrıya, Varsay ki O yolda.. Bir başak salınışta Sarılmalarımız olsun Varsay ki! Yaşamsızlığı silkelemiş Yaşamalarda ölmelerimiz Kabirsiz kalmak bir ardıç altında Ne haz Tanrım! Ne lezzet! Biran bu düşe ermek Girip gecenin koynuna Yollara düşmek Yola yolcu gerek sevdiğim! Yolcu yola gerek! Bir meneviş Hadi Gel! ! Bir dokunuş nasipliğinden Aşkın olsun. Nevin Kurular |
Yüreğim Çiçeklendi
Gözlerimde; Ne yana baksam Sarı eflatun yeşil, Ne yana baksam Mavi mor pembe açar. Tüm renkler gözlerimin Tüm renkler bugün benim Yüreğim çiçeklendi biliyor musunuz Yüreğim. Karanfil yasemin papatya Leylaklar kır çiçekleri sardunya Açıyor içimde bir bir Görmüyorsunuz Yüreğim çiçeklendi diyorum Anlamıyorsunuz Anlayamıyorsunuz ama Umurumda değil. Kıraç dağlar açtırdı çiçekleri Nasıl haykırmak geliyor içimden Mutluluğu bir bilseniz. Bütün şarkıları size verdim dağlar Bütün şiirler gökyüzü sizin Bugün çok güzelsiniz Her bir toprağı, taşı öpmek Bulutları okşamak istiyorum Şükürler tanrım sana Verdiğin yürekle seviyorum. Nevin Kurular |
Yüreğim Göklerde
Günü gelip öldüğümde, Yüreğimi gömmesinler bedenimle O'nu kuşlara bıraksınlar Kuşlar yüreğimi gagalasınlar Sonra, uçsunlar ki göklere Bulut bulut dolaşsınlar...... Ne güzel işte Yüreğim göklerde. Nevin Kurular |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:06 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.