![]() |
Felek Beni Nazlı Yardan Ayırdı
Ne güzel de muradıma ererken Felek beni nazlı yardan ayırdı Ak gül kırmızı gül dererken Felek beni nazlı yardan ayırdı Kızardı kayalar don giydi dağlar Yeşil yaprak ile bezendi bağlar Yar ile sahraya çıktığım çağlar Felek beni nazlı yardan ayırdı Demir kafes idim doldum ıssıldım Kurulu yay idim durdum kasıldım Yemeden içmeden sudan kesildim Felek beni nazlı yardan ayırdı Yaz gelende yazı yaban yurt olur Ak sürüye kara koyun kurt olur Sevip sevip ayrılması dert olur Felek beni nazlı yardan ayırdı Pir Sultan Abdal'ım inem yarışam Yarışam da ummanlara karışam Başına gelmiş yok varam danışam Felek beni nazlı yardan ayırdı Pir Sultan Abdal |
Felekler Zuhur Olalı
Felekler zuhur olalı Arttı derdim fizahım var Günahım çoktur gamım yok Mehdi gibi bir mahım var Gayettir Ali'nin demi İmam Hasan gevher kanı Şah İmam Hüseyin gibi Muallakta dergahım var İmam Zeynel leyl ü nehar İmam Bakır kırdı küffar Mehr içinde İmam Cafer Şemsi gibi bir mahım var Musa-yı Kazım'a düştük Ali Rıza'ya eriştik Muhammet Taki'den içtik Türlü türlü kadehim var Pir Sultan'ım Naki candır Askeri dindir imandır Mehdi sahib-i zamandır Mürvetli padişahım var Pir Sultan Abdal |
Fetva Vermiş Koca Başlı Kör Kadı
Fetva vermiş koca başlı kör kadı Şah diyenin dilin keseyim deyü Satır yaptırmış Allah'ın laneti Ali'yi seveni keseyim deyü Şen kulların örüğünü uzatmış Müminlerin baharını güz etmiş On ikiler bir arada söz etmiş Aşıkların yayın yaşayım deyü Hakk'ı seven aşık geçmez mi candan Korkarım Allah'tan korkum yok senden Ferman almış Hıdır Paşa sultandan Pir Sultan Abdal'ı asayım deyü Pir Sultan Abdal |
Firdevs-i Ala
Firdevs-i Ala'da bir yanal elma On sekiz bin ilmin nuru dediler Muhammet Mustafa Haydar-i Kerrar Hünkar Hacı Bektaş Veli dediler Çocuktu mektebe babası götürdü Elif be demeden mana yetürdü Akıttı pınarı susam bitürdü Hacısı hocası beli dediler Pirim der ki Bektaşiyim Bektaşi Size nasip veren ol nasıl kişi Sıkar un ederdi örk gibi taşı Budur cümlemizden ulu dediler Derildi geldiler halfeler pirler Bektaşi namında er yok dediler Bize bir yeşil el nasip verdiler Görünce tanırız eli dediler Er isen darı çeç üstünde otur Ulu kişi isen maksudun bitir Senedin var ise senedin getir N'edelim senetsiz eli dediler Kimi inandı beli bes dedi Kimi inanmadı senet istedi Ol Şah'ım anlara elin gösterdi Budur ol Şah'ımız Ali dediler Evvel Ali idi sonra Vel'oldu Yol erkan bir zaman batında kaldı Urum ellerinden nameler geldi Budur Hakk'ın doğru yolu dediler Pir Sultan Abdal'ım Şah'ım velidir Cihanı bürüyen anın nurudur Şüphemiz yok Hak Muhammet Ali'dir Bilmeyene Mülcem soyu dediler Pir Sultan Abdal |
Firdevs-i Ala İçinde
Tarikate ikrar verdim Lanet Yezit'ten el yudum Muhammet Ali'yi gördüm Firdevs-i ala içinde Allah bir Muhammet haktı Rehberim kemendi taktı Çekti pire teslim etti Firdevs-i ala içinde Pirden nasihatı aldım Ben belimi bağlı gördüm Kendimi Mirac'da buldum Firdevs-i ala içinde Ben kutlu postuma geçtim Sekahüm şerbetin içtim Ol saat kıl-kalden geçtim Firdevs-i ala içinde Didar defterine geçtim Münkir münafıkı seçtim Mezhebde Cafere düştüm Firdevs-i ala içinde Mehdi'ye vardır niyazım İmamlara bağlı özüm Şükür didar gördü gözüm Firdevs-i ala içinde Pir Sultan'ım dünya fani Bizdedir Hakk'ın nişanı Hakk'a kurban verdim canı Firdevs-i ala içinde Pir Sultan Abdal |
Gafil Gezme Şaşkın
Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün Yalan dünya senin olsa ne fayda Akibet alırlar tatlı canın Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Söylersin de söz içinde şaşmazsın Helâli haramı yersin seçmezsin Nasibin kesilir de sular içmezsin Akar çaylar senin olsa ne fayda Söylersin de el içinde sözün var Yeler çalışırsın oğlun kızın var Bu dünyada üç beş arşın bezin var Bedestenler senin olsa ne fayda Bir gün alır götürürler evinden Hakk'ın kelâmını koyma dilinden Kurtulaman Ezrail'in elinden Dünya dolu malın olsa ne fayda Pir Sultan Abdal'ım çıktık oturduk Kaza lokmasını burda yetirdik Dünya bizim diye çektik getirdik Yalan dünya bizim olsa ne fayda Pir Sultan Abdal |
Geçebilirsen Gel Beri
Açıldı cennet kapısı Lal-ü gülherdir yapısı Kıldan incedir köprüsü Geçebilirsen gel beri Canımız melek canıdır Tenimiz süleyman tenidir İçtiğimiz aslan sütüdür İçebilirsen gel beri Ben hocama kul olmuşum Üstattan öğüt almışım Ben kanadım bağlamışım Çözebilirsen gel beri Ben has bahçenin gülüyüm Ayn-ı cemin bülbülüyüm Kırk kapının kilidiyim Açabilirsen gel beri PİR SULTAN'ım Haydar heman, Dağları bürüdü duman İşte İncil, işte Kur'an Seçebilirsen gel beri Pir Sultan Abdal |
Geçti Dost Kervanı
Şu karşı yaylada göç katar katar Bir güzel sevdası gözümde tüter Bu ayrılık bize ölümden beter Geçti dost kervanı eyleme beni Şu benim sevdiğim başta oturur Bir güzelin derdi beni bitirir Bu ayrılık bize ölüm getirir Geçti dost kervanı eyleme beni Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım Aşıp yüce dağı engin düşelim Çok nimetin yedik helallaşalım Geçti dost kervanı eyleme beni Pir Sultan Abdal |
Gel
Gam elinden benim zülfü siyahım Peykan değdi sinem yaralandı gel Suna başın için ağlatma beni Bugün sevda candan aralandı gel Gamdan hisar oldum mekanım yurdum İşitmez avazım dinlemez virdim Bir değil beş değil on değil derdim Düğümler baş verdi sıralandı gel Hasretine vasıl olam mı böyle Mecnun'a da baki kalır mı Leyla Ölümlü dünyadır gel helal eyle Yüklendi barhanem kiralandı gel Ne çekerse dertli sinem dağ olmaz Günler gelir geçer ömür çoğalmaz Neşterlidir yaralarım unulmaz Göğerdi çevresi karalandı gel Pir Sultan Abdal'ım haftada ayda Günler gelir geçer bulunmaz fayda Gönül Hak arzular canım hayhayda Toprağım üstüme kürelendi gel Pir Sultan Abdal |
Gel Benim Derdime Bir Derman Eyle
Gel benim derdime bir derman eyle Alemler derdine derman olansın Özümün hükmüne bir ferman eyle Alemler hükmüne ferman olansın Bir ismin Haydar'dır, bir ismin Ali Hak Murtaza dedi sana ya Veli Cihanın ahiri hem de evveli Velayet mülküne sultan olansın Pir Sultan Abdal'ım, meydanda merdim Her ner'ye baktımsa yarimi gördüm Seherde tesbihim evradım virdim Garip gönüllere mihman olansın Pir Sultan Abdal |
Gel Efendim Gel (Hasretinle Beni)
Hasretinle beni üryan eyledin Beklerim yolların gel efendim gel Gönül kuşu kalktı cevlan eyledi Beklerim yolların ali ali gel efendim gel Evvel ahir sensin dönmezem senden Meyl ü muhabbetin çıkar mı candan Gönül göç eyledi kevn ü mekandan Beklerim yolların gel efendim gel Tevarih çoğaldı da hadden aştı Urum sofuları bildiğin şaştı Şimdi gayret Şah-ı Merdan'a düştü Gözlerim yolların gel efendim gel Horasan'dan kalktı Hind'i yararak Top top olmuş hariciler kırarak Bendelerin Şah'ına yalvararak Beklerim yolların gel efendim gel Bozuldu yolcular yollarda kaldı Ayin erkan gitti dillerde kaldı Bendelerin zayıf hallerde kaldı Beklerim yolların gel efendim gel Pir Sultan'ım Allah Allah diyelim Gelin nikabını elden koyalım Takdir böyle imiş biz ne diyelim Beklerim yolların gel efendim gel Pir Sultan Abdal |
Gel Ey Dostum
Aç artık dost kollarını Gel ey dostum yavaş yavaş Yol karlık gözüm görmez Gel ey dostum yavaş yavaş Haydar-ı şah senin adın Bilirim sende muradım Çok peygambere uğradım Gel ey dostum yavaş yavaş Bir su içtim derin gölden Hiç ayrılmam ben bu yoldan Arif olan anlar halden Cahillerden bilen yoktur Pir Sultan'ım konar göçer Halini bilene açar Misafirler gelir geçer Eğlenip de kalan yoktur Pir Sultan Abdal |
Gel Ey Zahit
Gel ey zahit bizim ile çekişme Hakk'ın yarattığı kul bana neyler Kendi kalbin arıt bize ilişme Sendeki küfr bendek'imana neyler Zahit sen bu sırra erem mi dersin Erenler halinden bilem mi dersin Mescit hak meyhane haram mı dersin Hak olan mescide meyhane neyler Zahit sen bu yola diken ekersin Hatıra dokunur gönül yıkarsın Yüküm vardır deyü zahmet çekersin Yavuz baçcı yüksüz kervana neyler Sekiz derler şol Cennet'in kapısı Hakk'a doğru açılırmış hepisi Korkusun çektiğin Sırat köprüsü Onu doğru geçen insana neyler Pir Sultan Abdal'ım er haksın er hak Münkir olanlardan ıraksın ırak Kurdun işi namert lokmasın yemek Hak için adanan kurbana neyler Pir Sultan Abdal |
Gel Güzelim Kaçma Benden
Gel güzelim kaçma benden Yad değiliz bülbülüz biz Biz yol ehli kardaşlarız Erkan içinde yoluz biz Söyleşelim halden hale Dilleşelim dilden dile Biz gezeriz ilden ile Taze açılmış gülüz biz Gel söyleşelim bu sözü Hakk'a edelim niyazı Ko kınasın iller bizi ..............................biz Eğer zahirde batında Görünen her sıfatında Cevahir sarraf katında Nadan yanında puluz biz Pir Sultan'ım ne ağlarsın Gözünden kan yaş dağlarsın Sen bizden ateş umarsın Yanmış üfrülmüş külüz biz Pir Sultan Abdal |
Gel İmdi Oku
Gel imdi oku ol Ümmül Kitab-ı Gözü ile görmüş var mıdır Hakk'ı On iki bahçede kırk sekiz kapı Daim hizmetinde duran kul nedir Başlayım yoluna ben de Ali'nin Duası makbuldür gerçek velinin Üçyüz altmış altı selvi dalının Budağında açan iki gül nedir Sana mana verdim sen de al imdi Eğer arif isen sen de bil imdi Ezelden Cennet'te sen de bu imdi Bir kandil içinde iki nur nedir Pir Sultan Abdal'ım çağır ya Gani Veren Allah yine alır ol canı Gönül bir gemidir akıl dümeni Akıl dümen ya söyleyen dil nedir Pir Sultan Abdal |
Gel Koyun Meleme
Sabah olur koyun kuşluğa gelir Her koyun arar da kuzusun bulur Ağca koyun meler arada kalır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Benim kuzum kuzuların beyidir Ağca koyun yüreğimin yağıdır Anın gideceği Yıldız Dağı'dır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyun meler kuzusunun adı yok Sıra sıra küleklerin südü yok Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyunun başına bodcak takayım Yönüm dönüp o koyuna bakayım Kuzun nerde ise kuzun bulayım Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyun sen şurada kuzlamadın mı Sağını solunu gözlemedin mi Aç kurt gelir diye gizlemedin mi Gel koyun meleme vazgel kuzundan Dereye aşağı gider kurt izi Kurt ağzında gördüm bir körpe kuzu Seversen Mevla'yı ağlatma bizi Gel koyun meleme vazgel kuzundan Seni yayan çoban bir delikanlı İbrişim bıyıklı hem ince belli Sağında solunda püskülü belli Gel koyun meleme vazgel kuzundan Seni yayan çoban yetip gitmesin Bahçesinde lale sünbül bitmesin Seni incitenler Hakk'a yetmesin Gel koyun meleme vazgel kuzundan Pir Sultan Abdal'ım bu kuzu n'oldu Koyunun feryadı ciğerim deldi Yoksa bir aç kurt mu kuzunu aldı Gel koyun meleme vazgel kuzundan Pir Sultan Abdal |
Gel Seninle Ahd-ü Peyman Edelim
Gel seninle ahd-ü peyman edelim Ne sen beni unut ne de ben seni İkimiz de bir ikrarı güdelim Ne sen beni unut ne de ben seni Aman kaşı keman elinden aman Sürdük sefasını etmedik tamam Ehl-i irfan içre olduğum zaman Ne sen beni unut ne de ben seni Hem saza mailem hem de sohbete Hem sana mailem hem de devlete Aşkın ile düştüm diyar gurbete Ne sen beni unut ne de ben seni Yarimin cemali güneşte mahı Sana aşık olan çekmez mi ahı Getir and içelim Kelamullahı Ne sen beni unut ne de ben seni Abdal Pir Sultan'ı çektiler dara Düşmüşüm aşkına yanarım nara Bakın hey erenler şu giden yara Ne sen beni unut ne de ben seni Pir Sultan Abdal |
Gelin Canlar Bir Olalım
Gelin canlar bir olalım Münkire kılıç çalalım Hüseyn'in kanın alalım Tevekkeltü taalallah Özü öze bağlayalım Sular gibi çağlayalım Bir yürüyüş eyleyelim Tevekkeltü taalallah Açalım kızıl sancağı Geçsin Yezid'lerin çağı Elimizde aş bıçağı Tevekkeltü taalallah Mervan soyunu vuralım Hüseyn'in kanın soralım Padişahın öldürelim Tevekkeltü taalallah Pir Sultan'ım geldi cuşa Münkirlerin aklı şaşa Takdir olan gelir başa Tevekkeltü taalallah Pir Sultan Abdal |
Gelin Kardaş Pirden Ayak Tutalım
Gelin kardaş pirden ayak tutalım Biz tutalım tutmayandan bize ne Hakikatı muhabbete katalım Biz katalım katmayandan bize ne Bizim dine yeni bir din demişler Bir lokmayı kırk can ile yemişler Erenler de doğru yolu komuşlar Biz gidelim gitmeyenden bize ne Bizim yine evvel baharımızdan Her demde çığruşur seherimizden Alın ey sofular gevherimizden Biz satarız satmayandan bize ne Yine hak sendedir sen sana bakın Kalbini pak eyle küfürden sakın Biz niyaz kılalım can Hakk'a yakın Biz kılalım kılmayandan bize ne Pir Sultan Abdal'ım ikrar güdelim Biz bizi görelim eli n'edelim Sınık gönülleri mamur edelim Biz edelim etmeyenden bize ne Pir Sultan Abdal |
Gelin Yiyelim İçelim
Gelin yiyelim içelim Bu güzellik geçer bir gün Alem yaran yaran olmuş Ali'm sırrın açar bir gün Yeyip yediren bir adem Eksik etmez Bari Hüda'm Gök ekine misal adem Anı eken biçer bir gün Yeyip yedirmesi hoştur Dayan, kahbe yürek taştır Can dedikleri bir kuştur Kuş kafesten uçar bir gün Ağaçlarda yeşil yaprak Bastığımız kara toprak Yer altında kefen yırtmak Boynumuzdan aşar bir gün Pir Sultan'ım düşümüzde Uzak değil karşımızda Baykuş mezar taşımızda Dertli dertli öter bir gün Pir Sultan Abdal |
Gerçekler Bilinmez
Güzeller semtinden bize gel oldu Varamam şu iller yazlanmayınca Kalmadı hiç talib ehl-i dil oldu Gerçekler bilinmez azlanmayınca Yezid'e verildi cevr ile cefa Mümine verildi zevk ile sefa Bunda inanmazlar, lafınız hava Yalan ile gerçek gözlenmeyince Ali'yi seversen dilinden koma Bek sakla sırrını kimseye deme Bu bir sırr-ullahtır beyan eyleme Cemiyet kurulup sözlenmeyince Ali'yi sevenler gönül düşürür Düşürüben aşk kazanın taşırır Değme rehber çiğ talib mi pişirir Ocaklar yanıp ta közlenmeyince Pir Sultan Abdal'ım demek mi olur Hercai güzele emek mi olur Terbiyesiz, ey can semek mi olur Mürşit huzurunda tuzlanmayınca Pir Sultan Abdal |
Gezdim Seyrettim Dünyayı
Gezdim seyrettim dünyayı Şu dünyada melamet var Silindi gönlümün pası Yüreğimde zılalet var Ne yolcular izin izler Ne meşayih sırrın gizler Ne kadı şer'isin gözler Ne beylerde adalet var Ne kız hicap saklar Ne gelinler usül bekler Ne kocalar özün yoklar Ne yiğitte marifet var Şeriat göğe çekildi Yüz suyu yere döküldü Alem zulm ile yakıldı Kıyametten işaret var Pir Sultan'ım eyder erlik İşin bilmektir serverlik Allah'a yakışır benlik İnsanda da keramet var Pir Sultan Abdal |
Gidiyor (Bir Tenhada Gördüm)
Bir tenhada gördüm o nazlı yari Böyle uğrun uğrun baktı gidiyor Siyah saçlarını dökmüş yüzüne Gönlümü ateşe yaktı gidiyor Yüzüne baktıkça tutuldu dilim Kırıldı kollarım tutmuyor elim Hey dost bu diyarda n'olacak halim Gözlerimden kan yaş aktı gidiyor Dost dost diye dostu hergün sorarım Yitirdim o yari durmaz ararım Abdal Pir Sultan'ım edem kervanım Bak işte sel gibi yıktı gidiyor Pir Sultan Abdal |
Gitme Giden Gitme
Gitme Giden Gitme Sual Sorayım Ya Ne Bu Dünyanın Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Dünya Sarı Öküz'ün Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Öküz Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Öküz De Bir Salın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Sal Da Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Sal Da Bir Balığın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Balık Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Balık Da Deryanın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu Derya Neyin Üstünde Durur Vallahi Billahi Ben Onu Gördüm Derya Da İkrarın Üstünde Durur Gitme Giden Gitme Bir Dahi Soram Ya Bu İkrar Neyin Üstünde Durur Pır Sultan’ım Der Ki Ben Onu Gördüm İkrar Da İmanın Üstünde Durur Pir Sultan Abdal |
Göçen Canlar Dönmez İmiş
İsm-i azam duasıdır Hergiz usanılmaz imiş Uçtu bülbül kafesinden Göçen canlar dönmez imiş Alay göçmüş yurd'uğradım Bir acıkmış kurd'uğradım Bir acayip derd'uğradım Çekmeyenler bilmez imiş Ezelidir gönül ezel Olur bahçelerde gazel Gel ahımı alma güzel Bir ah yerde kalmaz imiş Cevrilüben konan iller Yaylamızdır Çamlıbel'ler Bülbülün arzusu güller Hüb açılan solmaz imiş Pir Sultan'ım Emirzade Gel sırrını verme yade Gaziler fani dünyada Pir ağlatan gülmez imiş Pir Sultan Abdal |
Gönder Bizi Safa İle
Mihman olmuşum gelmişim Hakk'a bağlamışım özüm Ev sahibi iki gözüm Gönder bizi safa ile Gelin örselemen bizi Hakk'a ısmarladık sizi Ayağın tozuna yüzü Sürdür bizi safa ile Sürüye katılan koçlar O da Hakk'ın emrin işler Yiyip içtiğimiz kardaşlar Gönder bizi safa ile Hey dedeler hey babalar Yerde gökte hü diyenler Rıza lokmasın yiyenler Gönder bizi safa ile Gidiyoruz hoşça kalın Gahi siz de bize gelin Heybemize azık koyun Gönder bizi safa ile Pir Sultan ere varalım Hak divanına duralım Yolcu çizmesin giyelim Gönder bizi safa ile Pir Sultan Abdal |
Gönül
Amanın eyle mürüvvet Gördüğüne tapma gönül Yüzüne bakmayanın sen Tozuna da bakma gönül Bir kardaşa meyil verip Tuz ile ekmeğini yiyip Azıcık noksanını görüp Tez başına kakma gönül Arap ata binip coşma Karlı buzlu dağlar aşma Her gördüğüne sır açma Doluları dökme gönül Pir Sultan'ım gündür ava Çektiğim emekler hava Nasihatım olsun sana Sen hatırlar yıkma gönül Pir Sultan Abdal |
Gönül Arzediyor
Gönül arzediyor dosta gitmeyi Aman Allah yolun pareler beni Ölem de kurtulam elin dilinden Yuyalar kefene saralar beni Bu dünyada hiçbir eyi kalmamış Yaralısın ama cerrah gelmemiş Elif sevdiğine malum olmamış Yakma yar oy diyor yareler beni Ben Allahtan gelen gazadan kaçmam Sürahi dibinden badeler içmem Alem bir yan olsa ben yardan geçmem Meğer ahdedeler vuralar beni Evleri var Gürcüm damda tevekte Yar gele derdime merhemler kata Mezarım üstünde bu otlar bite Meğer çift koşalar süreler beni Pir Sultan Abdalım can göğe ağmaz Haktan emrolmazsa ırahmet yağmaz Bu ellerin sözü hiç bana değmez İlle dostun gülü yareler beni Pir Sultan Abdal |
Gönül Azm Ediyor Azm-i Didarı
Gönül azm ediyor azm-i didarı Yenilmiyor efkarımız ne acep Garip bülbül gibi kılarım zarı Açılmıyor gülşenimiz ne acep Her dem aşkın kervanları çekilir Şu didemden kanlı yaşlar dökülür Günden güne yaralarım sökülür Artar gider firkatımız ne acep Pir Sultan Abdal'ım dosta mailim Yüz sürüben kapısında sailim Hak'tan gelen tecellime kailim Böyle imiş kaderimiz ne acep Pir Sultan Abdal |
Gönül Ne Yatarsın
Gönül ne yatarsın gaflet içinde Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Özünü zulümden kurtaram dersen Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Evliyalar enbiyalar varisi Kalkar hacet diler gece yarısı Çığrışır ötüşür arşın horozu Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Evliyalar enbiyalar bilüşür Müezzinler Allah Allah çığrışur Gökte aziz melaikler seğrişür Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Allah'ım cömertsin cömert ganisin Halil gelsin hulle donu biçilsin Rabbim uyumazken sen ne uyursun Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Pir Sultan'ım sevdiğine ağlasın Yezitler bağrına kara bağlasın Mümin kullar dergahında eğlesin Doğdu seher vaktı kalk hacet dile Pir Sultan Abdal |
Gördüm İki Turna
Seyredelim Horasan'ın ilini Gördüm iki turna güzel turnalar Tavaf ettim imamların yerini Gördüm iki turna güzel turnalar Muhammet bizimdir Ali bizimdir Erkanı bizimdir yolu bizimdir Değmesin yad avcı teli bizimdir Gördüm iki turna güzel turnalar Muhammet Ali'den parıldar damlar Elinde doğar ol şems ile kamer Yaylağı Yıldız'dır gözleği Kemer Gördüm iki turna güzel turnalar Şu gelen avcıdan hazerim deyu Ezel ki ikrarı bozarım deyu Çığrışır Tebriz'de öterim deyu Gördüm iki turna güzel turnalar Pir Sultan Abdal'ım kendi halinde Kalmadılar evliyanın yolunda Kalkıştı da gitti Ali gölünde Gördüm iki turna güzel turnalar Pir Sultan Abdal |
Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu
Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Korular kalmadı kara yurt oldu Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Kızılırmak gibi bendinden boşan Hama'dan Mardin'den Sıvas'a döşen Düldül eğerlendi Zülfikâr kuşan Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Mümin olan bir nihana çekilsin Münafık başına taşlar üşürsün Sancağımız Kazova'ya dikilsin Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Şah'ın geleceğin bir gün duydular Yezitler lânet gömleğini giydiler İmam Aliyyürriza'ya kıydılar Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktır Vallahi sözümün hatası yoktur Şimdiki sofunun Yezit'i çoktur Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Pir Sultan Abdal |
Gurbet Elde
Gurbet elde bir hal geldi basima, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Derman arar iken derde düs oldum, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Hüma kusu suya düstü ölmedi, Dünya Sultan Süleyman'a kalmadi. Dedim yâre gidem nasip olmadi, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Kagida yazarlar ufak yazilar, Anasiz olur mu körpe kuzular. Yürek yaralidir, ciger sizilar, Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Pir Sultan Abdal'im böyle buyurdu, Ayrilik donlari biçti giydirdi. Ben ayrilmaz idim felek ayirdi Aglama gözlerim Mevlâ kerimdir. Pir Sultan Abdal |
Gün Tutuşur
Gün tutuşur canım gece tutuşur Zindanlarda tutsak canlar tutuşur Gülüm toprak olur yele karışır Yürür gelir canlar yollar tutuşur Sıvas ellerinde sazım tutuşur Söz tutuşur canım türkü tutuşur Teller bizi söyler diller yarışır Özgürlüğü yazan kalem tutuşur Canlar can olur da eller tutuşur Dost evnide canım sevda tutuşur Pir Sultanlar ölmez binler yetişir Akar gelir canlar tarih tutuşur Pir Sultan Abdal |
Güzellerin Zülfü Destedir
Güzellerin zülfü destedir deste Erenler har için oturmuş posta Bir zaman sağ gezer bir zaman hasta Hasta halin nedir der bulamadim. Pir Sultan Abdalım dağlar ben olsam Üstü mor sünbüllü bağlar ben olsam Alem çiçek olsa arı ben olsam Dost dilinden datlı bal bulamadım Pir Sultan Abdal |
Hak Bizi Yoktan Var Etti
Hak bizi yoktan var etti Şükür yoktan vara geldim Yedl kat arşa asılı Kandildeki nura geldim Eyyub ile ten erittim Lal-ü mercan gevher tuttum Vuslat ile taş arıttım Ben bu yolu süre geldim Yunus'la ummana daldım Kırk gün balık içre kaldım Davut'la demirci oldum Örse çekiç ura geldim Gurbet elinde çatıldım Ana rahmine yatıldım İbrahim'le oda atıldım Gülistanda nara geldim Sahabelere uğradım Kudret lokmasın doğradım Er bir dedim, Hak bir dedim Bini saydım bire geldim Bir muazzam büyük şora N'istersen bulunur ara Kapısı on iki pare İstediğim şara geldim İçi altın dışı gümüş Suyu şekerle bal imiş Böyle bezesten düzülmüş İstediğim yere geldim Deniz çaldım asa ile Göğe ağdım İsa ile Tur dağında Musa ile Münacatta dura geldim Pir Sultan Abdal coşkuna Gel otur gönül köşküne On iki imam aşkına Ben bu seri vere geldim Pir Sultan Abdal |
Hakikat Bir Gizli Sırdır
Hakikat bir gizli sırdır Açabilirsen gel beri Küfr içinde iman vardır Seçebilirsen gel beri Şüphe getirme gönlüne Hak perde çeker önüne Dondan bir gömlek eğnine Biçebilirsen gel beri Ata ana kavim kardaş Olduk Hak ehline yoldaş Can ile baştan ey kardaş Geçebilrsen gel beri Pir Sultan'ım ere yettik Vardık pir damenin tuttuk Biz ağuyu bala kattık İçebilirsen gel beri Pir Sultan Abdal |
Hamakat Nişanı
Sabır kıla kıla canıma yetti Hasmını ararsan bundadır aşık Kamil oldum deyü dava edersin Hamakat nişanı kimdedir aşık Ehl-i dil olmadan söyleme hemen Senin mücadelen benimle neden Muhammet Mustafa göçtü dünyadan Muhammed'in nuru kimdedir aşık Ben de bilmedim nasıl sevdadır Heman çekticeğim kuru kavgadır Nebi Medine'de, Musa Tur'dadır Muhammed'in nuru kimdedir aşık Gözle erkanını dönme yolundan Dererler de goncasını gülünden Pir Sultan'ım hü der, almam elinden Senin sende benim bendedir aşık Pir Sultan Abdal |
Hayır Edem Derken İşlerim Şer Oldu
Hayır edem derken işlerim şer oldu Elimden bir kaza çıktı erenler Evliye ceminde yerim dar oldu Elimden bir kaza çıktı erenler Benim ahdim oldur hatır yıkmayım Evliyanın buyruğundan çıkmayım Yüzümü çevirip şerre bakmayım Elimden bir kaza çıktı erenler İndim ilim deryasını boyladım Günahım çok ama bir bir söyledim Sanki yanınızda hata eyledim Elimden bir kaza çıktı erenler Benim bir sözüm var efsane sözde Ne günah der isen bulunur bizde Erenler nişanı var ise bizde Elimden bir kaza çıktı erenler Pîr Sultan Abdal'ım belalı başım Ferahtan ayrıldım gamdır yoldaşım Al olan malimi sağ eyle başım Elimden bir kaza çıktı erenler Pir Sultan Abdal |
Hayır Mı Gök Turnam
Yüce yüce dağlardan mı gelirsin Hayır mı gök turnam yardan ne haber Benim sevdiğimi sen de bilirsin Hayır mı gök turnam yardan ne haber Koyuverin ben yarime varayım Muradıma maksuduma ereyim Sen bilmezsen ağ kuğudan sorayım Hayır mı gök turnam yardan ne haber Benim yarim kıya kıya bakınır Ak ellere al kınalar yakınır O da senin gibi güller sokunur Hayır mı gök turnam yardan ne haber Benim yarim gezişinden bellidir Ak elleri deste deste güllüdür İbrişim kuşaklı ince bellidir Hayır mı gök turnam yardan ne haber Pir Sultan Abdal'ım güllerin beştir Yarimden ayrıldım günlerim hiçtir Kılavuzun birdir katarın kaçtır Hayır mı gök turnam yardan ne haber Pir Sultan Abdal |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:12 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.