www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Edebiyat (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=268)
-   -   Yılmaz Aybar (https://www.cakal.net/showthread.php?t=145016)

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:57 AM

Gideriz

Önce gelenlerden kalan oldu mu?
Biz de bu dünyadan çeker gideriz,
Kazık kakma izni alan oldu mu?
Çaresi yok,teker meker gideriz.


Barışlar yaşadık sonu gelmeyen,
Savaşlara girdik bitmek bilmeyen,
Nice oklar attık hedef bulmayan,
Bu boş çabalardan bıkar gideriz.


Türlü serapların ardına düştük,
Yıllar yılı soluk soluğa koştuk,
Ne umarken nerelere ulaştık,
Kabahati kime yıkar gideriz?


Kapıldık masala,kandık yalana,
Ömrümüzü sebil ettik talana,
Zaten ağlayarak geldik cihana,
Yine öylece yaş döker gideriz.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:57 AM

Gidişat

Siyaset esnafıyla verip kafa kafaya
Bezirgânlar ortaklık fotoğrafı çektirdi
Arsızlıkla dal- budak saldılar her tarafa
Günden güne gidişat o kadar tersleşti ki


Seks,şiddet ve maddiyat şeytan üçgeni gibi
Dünya yuvarlağını çekti kendi içine
Gölgeledi hayatın bütün değerlerini
Küresellik lâfı da tüy dikti üzerine


Kaba güç rüzgârları yeniden eser oldu
Kuvvete yenildi hak'insan hakları'derken
Safsatalar gerçeğin önünü keser oldu
Barbarlığa sapıldı uygarlığa giderken


Hakça düzen ülküsü hedefe varamadan
Bezirgânlar bugünün sultanları oldular
Dünün sultanlarına rahmet okutaraktan
Tüm dengeleri altüst etmeye koyuldular


Ve varsıllar daha çok gçmülürken varlığa
Yoksullar ellerinde olanı da yitirdi
Yazık ki bahtı kara dünyamız ola ola
Dev bir Arap ülkesi olma yoluna girdi.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:58 AM

Gitmiş

Şöyle bir geriye dönüp baktım da,
Gördüm ki seneler yel olup gitmiş,
Çok özlem bırakmış anılarımda,
Yaşananlar çoşkun sel olup gitmiş.


Başlamış sonra ters akmaya sular,
Bulanmış yarına dönük hülyalar,
Evdeki hesaba uymamış pazar,
Düşlerin değeri pul olup gitmiş.


Ümitler kurumuş çeşmeler gibi,
Güz vurgunu yemiş bahçeler gibi,
Bir yerlerde batmış tekneler gibi
Beklentiler çıkmaz fal olup gitmiş.


'Denizler durulmaz dalgalanmadan'
Diyen şarkı yalan söylemiş yalan,
Sislere karışmış o uzak liman,
Huzur bir bulunmaz hal olup gitmiş.


Şöyle bir dönüp de baktım geriye,
Gördüm ki manzara hep aynı yine,
Geçmişin en buruk meyvası bile
Tadından yenmeyen bal olup gitmiş

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:58 AM

Gitmişler

Çıkagelmişler bir meçhul diyardan,
Dünyada bir süre kalıp gitmişler,
Tadıp az-çok hazlar ve acılardan,
Yine o meçhule dalıp gitmişler.


Düşmüşler derdine bir sürü şeyin:
Sevginin,dostluğun,aşkın,servetin,
Rahatın,huzurun,şan ve şöhretin...
Bulmayıp gitmişler,bulup gitmişler.


Hayat bahçesinde kimisi gülmüş,
Kimisi kuru ot,kimi sümbülmüş,
Gün gelince boyunları bükülmüş,
Zamanın elinde solup gitmişler.


Sevmişler masalı çocuk yaşında,
Sonradan koşmuşlar gerçek peşinde,
Gerçeklik var mıymış dünya işinde?
Bilmeyip gitmişler,bilip gitmişler.


Kimi bir şey yapmış,kimisi yıkmış,
Kimi düzen diye canını sıkmış,
Yolları hep aynı kapıya çıkmış:
Bir var iken bir yok olup gitmişler.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:58 AM

Godo'yu Beklerken

Godo gelmiştir de çoktan,
Biz hâlâ Godo'yu bekleriz,
Kesmeyiz hiç ümidimizi,
Er-geç bir gün gelecek deriz.


İşte bu ümit var ya bu ümit,
İyi-kötü getiren bugünlere bizi
Ve alıp götüren yarınlara,
Godo'dan başka kim olabilir ki?


Hani lâf aramızda,
Hepimiz su katılmamış alıklar gibiyiz,
Derya içre yaşayıp yıllar yılı
Deryayı bilmeyen balıklar gibiyiz.


Çekilir bir gün sular,
O zaman işimiz bitmiştir,
Ne bugün kalır elde ne yarın,
Anlarız ki Godo gitmiştir.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:58 AM

Gönül Bahçesi

Toprağını bir türlü bulamayan ağaçlar
Yıllar boyunca susuz,yıllar boyunca açlar
Dolu olsa da hayat sofraları çok şeyle
Her şeyden çok bir gönül bahçesine muhtaçlar.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:58 AM

Gördük

Şafakta Atatürk devrini gördük
Ufka hayat veren devrimi gördük


Sıyrılıp gecenin karanlığından
Güzel aydınlığın rengini gördük


Öyle ışıdı ki bakışlarımız
Ata'nın izinde engini gördük


Sonradan başladı aykırı akış
Gerisin geriye çevrimi gördük


Devrim-evrim tartışmaları derken
Akşama yönelik evrimi gördük


Tekerrüre doğru giden tarihin
Usuldan usuldan seyrini gördük


Aynen Atatürk'ten önceki gibi
Gölgelerin geçit resmini gördük


Batmış bir güneşten kalan boşlukta
Cılız ışıkların hepsini gördük


Ve bakıp Ata'yla çatışanlara
Devle cücelerin cengini gördük


Anladık Atatürk tekrar doğacak
Madalyonun bir de tersini gördük

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:58 AM

Gurbetçi

Düşmüşüm talihin tuzaklarına
Köklerinden kopup gitmiş ağacım
Savrulmuşum yaban topraklarına
Hasretlerle yanıp tütmüş ağacım


Baharlarda yapraklarım yeşermez
Bir yerinden kırıktır hep dallarım
Yazlar yüreğime dinginlik vermez
Anlatmakla anlaşılmaz hallerim


Derim 'Ne gün bir hoş rüzgâr eserse
Sılamın yolunu o gün bulurum
Kuşlar müjdeli bir şarkı söylerse
Yeniden yemyeşil ağaç olurum'


Lâklâkla geçermiş leyleğin ömrü
Benimki de hülyalarla geçiyor
Gerçeklere kapamışım gönlümü
Gecem günüm rüyalarla geçiyor

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Güvercin

Barış bozulunca eskiden
Ben de bozulurdum
Utanırdım barış simgesi olmaktan
Sonsuz barış adına üzülürdüm


Sonra baktım ki çare yok
Üzülmeyi falan boşladım
Değiştim zamanla
Şöyle düşünmeye başladım:


'Bülbül de baharın simgesi
Ama hani o bitimsiz bahar
Sararmayan yaprak nerde
Solmayan çiçek hangi dalda var


Horoz da sabahın simgesi
Ama akşamsız sabah gördünüz mü hiç
Doğa yasası böyle
Kimsede değil suç'


Bilmem yanılıyor muyum
Kuş aklım ermiyor mu daha fazlasına
Dilerim öyle olsun
Kavuşalım bir gün sonsuz barışa

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Güz Gelende

Güz gelende bir rüzgâr esince kıyılarda
Çekilince suları o yaz denizlerinin
Kumlarda kalan izler söylenir şarkılarda
İşler inceden ince sızısı bir yerlerin
İnsan bir akşamüstü ufuklara dalar da
Her zamandan çok duyar çağrısını enginin
Daha buruk bir lezzet kımıldar acılarda
Bilmez sonu mu yoksa başı mı hikayenin
Silinir gider bir şey sararan yapraklarda
Düşünceler savrulur karanlıklara değin
Güz gelende bir rüzgâr esince kıyılarda

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Güz Kıyıları

Dökülmüş yapraklar gibi yılların
Bir rüzgârla gelip bazen durduğu
Artık her tarafı tenha yolların
Çoktan gitmiş yolcuları sorduğu


Bilmediği ne dün ne daha sonra
Kimdiler neydiler ve nerelerden
Bir bulup bir yitirdiği yalnızca
Tekrar geçmeyenler hiç aynı yerden


Kalanlar izleri belli belirsiz
Gün günden çekilmiş sulardan arda
Sesi uzaklardan akseden deniz
Çalkanan şimdi hep hâtıralarda

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hastalar

Hasta vardır
Yaşamanın yükünü
Artık usanmıştır çekmekten
Bir kurtarıcı gibi bekler ölümü


Bir başkası derdine yanmaz
Ölecek diye yastadır
Unutmuştur asıl derdini nerdeyse
Ölüm korkusundan ölürcesine hastadır


Hasta vardır gerçeği bilmez
Yalanlar dinler etrafından
Gönlü güzel günler özleminde hep
Habersizdir yarın ne olacağından


Hiçbiri dokunmaz insana
Bu hastanın boş iyimserliği kadar
Ne kurtarıcı gibi bekleyenler ölümü
Ne de ondan ölürcesine korkanlar


Hepimiz bu hasta gibiyiz bir yerde
Yalanlar dinleriz etrafımızdan
Gönlümüz güzel günler özleminde hep
Habersiziz yarın ne olacağımızdan

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hatıralar

Yel üfürür yılları,kalan hatıralardır,
Gönüllerde yerini alan hatıralardır.


Bize tüm dünyaları bağışlayan kimi gün,
Kimi gün bizi bizden çalan hatıralardır.


Ömür defterimizin yaprak aralarında
Çiçek çiçek sararıp solan hatıralardır.


Yalanları kendine göredir her mevsimin,
Sonbaharda en güzel yalan hatıralardır.


Günler gölgelenince,uzayınca *******,
Nerede olsak bizi bulan hatıralardır.


Ölsek uçsuz bucaksız boşlukta yıldızlaşan,
Karanlık göğümüze dolan hatıralardır.


Uzak yaşantılardan yansıyan ışıltılar,
Ruha sonsuz özlemler salan hatıralardır.


Hayatın ta kendisi gibidirler bir yerde,
Hiçbirşey ve de herşey olan hatıralardır.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hatıralar Ağlatır

Farketmeyiz yaşarken,
Zaman bize anlatır,
Mevsim kışa dönerken
Hâtıralar ağlatır.


Bir açılmış bir solmuş
Çiçeklerdir kaybolmuş,
Acısı kalbe dolmuş
Hâtıralar ağlatır.


Kuşlardır kanat açan,
Dönülmez ufka göçen,
Baharla yazla geçen
Hâtıralar ağlatır.


Ve kalır elde bir hiç,
Ne yandan bakılsa güç,
Bilinmez kimdedir suç,
Hâtıralar ağlatır.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hayat

İki yokluk arasında bir varlık
Göz açıp kapayıncaya kadarlık
Gecede çakan bir ışık çizgisi
Bir yıldırım düştüğü yer mezarlık

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hayat Tarlası

Gül eker kuru ot biçersin bazı,
Niyetin akordu kısmete uymaz,
Nasıl çalarsan çal eldeki sazı,
Kader kararından zerrece caymaz.


Kuru ot eker gül biçersin bazen,
Bu ne iştir diye sorasın gelir,
Hayretle kendinden geçersin bazen,
Olanları hayra yorasın gelir.


Çoğu kez hedeften sapar muradın,
Ektiğinle neler girer arana,
Beklentine pek denk düşmez hasadın,
Hayat tarlasında âhenk arama.


Hayat tarlası bir garip tarladır,
Ne ekersen onu biçersin sanma,
Nasip-talih gibi güçler gırladır,
Yazgının elinden kaçarsın sanma..

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hayat(2)

Bir gün ferahlatırsa,binbir gün sıkar hayat
Yorar düşünceleri,düşleri yıkar hayat
Yine de güzelleşir göç günü yaklaştıkça
Gözümüzde eşsiz bir şey olup çıkar hayat

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hayatlar

Bitkisel hayat deyip geçmeyin
Öyle bitkiler var
Öyle çiçekler açar
Öyle kokular saçar
Öyle meyvalar verirler ki,
Hayatları boyunca
Hayran ederler sizi
Bin şahit isterler
Bitki olduklarına.


İnsanca hayat deyip geçmeyin
Öyle insanlar var
Ne çiçek açar
Ne güzel kokar
Ne meyva verirler
Hayatları boyunca
Sıkarlar canınızı
Bin şahit isterler
İnsan olduklarına.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hazine

Gündüzleri bu güneş
Bu yıldızlar *******i
Işıl ışıldır evrenimizde
İlk çağdan beri


Ne mala mülke benzer
Ne paraya pula
Kullanmakla eskimez
Eksilmez paylaşmakla


Bu düşler yıldızlarımız bizim
Bu ümitler güneşimiz
Onlarla ışır ilk insandan beri
Onlarla ısınır yüreğimiz

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hesap

Dün artı bugün
Eşit düşkırıklığı
Elde var yarın
O da ya gelir ya gelmez
Gelin de çıkın içinden hesabın

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 09:59 AM

Hormonlu Gerilik

Biri küreselleşme,öbürü bölücülük
Birbiriyle bağdaşmaz eğilimler yan yana
Öyle zıt eylemlere eyvallah deniyor ki
Perhiz ile lahana turşusu bir arada


İlerlemeciliğe tek yönden bakılıyor
Ekonomi/ticaret başlara taç edilmiş
İtilmiş kenara tüm sağlıklı değerler
Gerçek ilerlemenin damarları kesilmiş


Gemi azıya almış maddiyata kölelik
Manevi güneşlerin sönmüş pırıltıları
'Dünya malı okyanus,yemeyen domuz'olmuş
Her yerde hep para-pul-mal-mülk zırıltıları


Çağdaşlığın böylesi hormonlanmış gerilik
Zararı yararından kat kat ağır basıyor
İlerlemenin ancak lâfı var ortalıkta
Doğal gerilikleri mum ile aratıyor

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

Huzursuz Dünya

Kolayca kandırsın diye insanı
Çekici yaratmış Tanrı şeytanı
Ve sonra boşuna zahmet eyleyip
Göndermiş dünyaya kutsal kitabı


Bu ne perhiz bu ne biber turşusu
Sırrına ermiyor akıl doğrusu
Talihsiz dünyaya oluyor olan
Bulamıyor aradığı huzuru

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

İki Hayal Arasında

Bölük-pörçük sevinçlerle,hazlarla,
Türlü acılarla,elemle geçer,
Öncelere geleceğe ömrümüz,
Sonra hep geçmişe özlemle geçer.


Pek yüz vermez bugünlere gönlümüz,
Ya yarında,ya dündedir gözümüz,
İki hayal arasında ömrümüz
Feleğe boş yere sitemle geçer.


Gerçek alabildiğine net ve gür
İş işten geçtikten sonra görünür,
O gün anlarız ki en güzel ömür
'Saat bu saat dem bu dem'le geçer.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

İki Sevdalı

İki sevdalım var,biri bal-şeker,
Sıcacık,aydınlık,güneş sarısı,
Bütün ışığını gönlüme serper,
Dostlar başına bir petek arısı.


İki sevdalım var,öbürü esmer,
Karakış rüzgârı,buz gibi eser,
Olanca zehrini içime döker,
Düşman başına bir eşekarısı.


İki sevdalım var yarış halinde
Gerçek bağlılık ve vefa bahsinde
Yoktur üzerine ikisinin de,
Böyle sevda görülmemiş doğrusu.


İki sevdalım var,Keder ve Neşe,
Hayatım boyunca hep nöbetleşe,
Gece ile gündüz gibi peşpeşe,
Birisi giderken gelir birisi.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

İkinci Hayat

Gün gelir ömrümüzün çalkantısı azalır
Fırtınalardan arta yorgun dalgalar kalır


Geçip gitmiştir kara bulutları hırsların
Gözümüzde büyümüş ne varsa hep ufalır


Ve büyür gönlümüzün toprağında sevgiler
Sarmaşık güller gibi dört tarafa uzanır


Bir yıkıntı yanında bir mezar kenarında
Pişmanlıkların eli ruhumuzu kanatır


Olan kendimize de olmuştur o arada
Yaşamak iki yanı kesici bir kamadır


İzleri içimizde sızlayan yaraların
Alsa alsa zehrini sadece sevgi alır


Kadrini yıllar yılı bilmediğimiz sevgi
Ne yapar eder bizi yeni baştan yaratır

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

İlk Sevgiliye Mektup

Yıllar sonrasından sesleniyorum sana
Uzun yıllar sonrasından
Oysa her şey daha dün gibi
Ne tez akıp geçiyor zaman


Ve insan ne çok seviyor
Unutuyor geçmişte kalanları
Her sevdiğinin önüne sürüyor yeniden
Allayıp pullayıp o eski yalanları


Yalan değil belki bir yerde
Söylenenler gerçeğin ta kendisi
Varken bülbülün güle
Gülün bülbüle sonsuz sevgisi


Bitimsiz ırmaklar gibi bir aşk
Ki ilk kıyılara değil yalnızca
İlk kuşlara ilk çiçeklere değil
Madem sürüp gidiyor bir su yıllar ve yıllarca


Nelerden geçiliyor daha nerelerden
Denize kadar
İstesek de biz istemesek de
Yazgımızda tekrar tekrar sevmek var


Uçarı deme bana ne olur
Hercai deme
Sevmek gelmiş cihana bir kez
Sen o öteki beriki bahane

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

İnsan Sevmeli

İnsan sevmeli baharsa
Başlamışsa çiçekler sarılardan aklardan
Ümitlerse yeniden cıvıl cıvıl dönen kuşlar
Bıldır göçtükleri uzaklardan


İnsan sevmeli yazsa
Yanmışsa dudakları kıraçlar gibi
Dereler de dindirmiyorsa
Söndürmüyorsa denizler de ateşini


İnsan sevmeli güzse
Güzelse hâlâ bahçeler
Son renklerse uçuşan yapraklarda
Sevincin yerine almışsa keder


İnsan sevmeli kışsa
Yitirmişse her şey sıcaklığını
Yalnız tenin değil
Ruhun da örtmek gerekiyorsa çıplaklığını


İnsan sevmeli dört mevsim
Dört dörtlük yaşamalı ömrünce
Sevilmese bile sevdiği kadar
Mutluluk sevende kalmalı ölünce

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

İşte Böyle Kirlendik

Demokrasi özgürlük eşitlik diye diye
Gereğinden fazla yüz verildi kirlilere
Hiç hak etmedikleri havalara girdiler
Ve pus gibi çöktüler dünyanın üzerine.


Sanmayın ki sadece yüz bulmakla kaldılar
Çok yerde söz sahibi ve etkili oldular
Gevşettiler toplumun bütün vidalarını
Özel çıkarlarının peşine takıldılar.


Bulanık suda balık avlayanlar onlardır
Temiz olanları da tavlayanlar onlardır
İnsan haklarını da kötüye kullananlar
Karşı çıkan herkese havlayanlar onlardır.


Neden kirlendik diye sormanın âlemi yok
Kafaları pek fazla yormanın âlemi yok
Bu söylediklerimden ötesi ıvır zıvır
Ayrıntılar üstünde durmanın âlemi yok.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

İyi Yaşamak

Sırf yiyip içmek
Sevişmek
Ve de gezip tozmak mıdır iyi yaşamak
Ama hayvanlar da öyle yapıyor
Hem de özgürlük-mozgürlük demeden
Sınırlarını aşmadan
Havaları kirletmeden
Suları çirkef etmeden
Doğayı tüketmeden
Bindikleri dalı kesmeden yapıyorlar
Yani iyi yaşama bahsinde
Eksikleri yok insandan
Fazlaları var
Uzun lafın kısası
Kötü yaşayan yaratık yok şu dünyada
İnsan kadar

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

kadın Aklı

Kim demiş saçı uzun aklı kısadır diye
kadın aklı uzanır sevgiye hep sevgiye
Kavgaları çoğu kez erkeklere bırakır
Barış yolunu ilke edinmiştir kendine


O yolda erkek aklı çok kere yaya kalır
Kavgaları sevgiden öte bir hüner sanır
Kavgadan ileridir oysa sevgi hüneri
O hünere en fazla kadın aklı uzanır


Kavgalar yeni yeni kavgalara yol açar
Sevgiye sıra gelmez,ömürler gelip geçer
Fayda etmez pişmanlık son kampana çalınca
Her şey günün birinde kuş gibi elden uçar


Gidilir yok yoluna yarım koyup her işi
Ve kalanlar bitirmek bilmez kavga-döğüşü
Dünyayı bu hallere kadın getirmemiştir
Yine de ona düşer kahır ile gözyaşı


Kim demiş saçı uzun aklı kısadır diye
kadın aklı uzanır sevgiye hep sevgiye
Çoğu kez erkeklere bırakır kavgaları
Barışçılığı ülkü edinmiştir kendine

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

Kalsa

Her mevsim geçiyor,bari güz kalsa,
Bahardan arta bir solgun yüz kalsa.


Vazgeçtik mis kokan bahçeden-bağdan
Razıyız çiçekler nice az kalsa.


Maviden yeşilden ümidi kestik,
En uçuk renklere dönük göz kalsa.


Örtmese bir beyaz kül üstümüzü,
Yaz yangınlarından biraz köz kalsa.


Dallarda tek yaprak unutsa rüzgâr,
Sararmış solmuş bir kuru haz kalsa.


Susmuş şarkılardan geriye kırık
Ve dökük birkaç söz ile saz kalsa.


Kumda izimizi silse de deniz,
Denizde bizden bir damla iz kalsa.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

Karabatak

Yalnızlıktan kaçamazsın,o sana
Hayaller kurdurur,düşler gördürür,
Sevdalar,dostluklar ve neler daha,
Akıl-sır ermeyen işler gördürür.


Kaçamazsın yalnızlıktan,o senin
İçindedir, unutsan da arada,
Dalsa bile binbir ufka gözlerin,
Sonra bakarsın ki,yine orada!


Yalnızlıktan kaçamazsın,o seni
Deniz eylemiştir ve dalar-çıkar
Sularında karabatak örneği
Dalar-çıkar-dalar son güne kadar.


Kaçamazsın yalnızlıktan,yazgındır,
Ne yapıp et ona alışmaya bak,
Bırakmaz yakanı-öyle azgındır-
Öteki dünyada da karabatak.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

Kargaşa

Hoşgörüye takmış herkes kafayı,
Yâni her tersliği hoş mu görelim?
Bırakıp bir yana farklılıkları,
Yalanı gerçeğe eş mi görelim?


Hoşgörü hoş şeydir yerinde ise,
Kökleri sağlam ve derinde ise,
Akıl rehberinin izinde ise,
Aklın bir yolunu beş mi görelim?


İyilik-güzellik amaç değil mi?
Terslikler tamire muhtaç değil mi?
Doğruluk eğriye ilâç değil mi?
Bütün değerleri boş mu görelim?


Değerler bir dalda karar kılmazmış,
Kişiden kişiye aynı kalmazmış,
Renkler ile zevkler tartışılmazmış,
Karayı aklayıp iş mi görelim?


İşte bu anarşi-kaos-kargaşa,
Ne gelirse bundan gelir hep başa,
Göz yumup böyle bir berbat gidişe,
Düzelir diyerek düş mü görelim? .

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:00 AM

Karşıtların Âhı

Liberaller öne kattı dünyayı
Bezirgân aklıyla güttü dünyayı


Ticarî mal diye baktı her şeye
Kargaşa içine attı dünyayı


Herkesi müşteri olarak gördü
Palavralarla aldattı dünyayı


Koalisyon kurdu körşeytan ile
Haramzâdelere sattı dünyayı


Canına okudu tüm değerlerin
Mânen ve madden kirletti dünyayı


Terör belâsına çanak tuttu hep
Huzur hasretine itti dünyayı


Geçmişi mum ile aratır oldu
Nostaljiye mahkûm etti dünyayı


Karardı bugünler ve de yarınlar
Karşıtların âhı tuttu dünyayı

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:01 AM

Kavuşamayanlar İçin

Dağ dağa kavuşmaz,insan insana
Kavuşur demişler ve inanmışız,
Gün güne eklenmiş yıllar yıllara,
Elbet bir gün diye umutlanmışız.


Şu yalancı dünya denilen yerde
Biz nerde kalmışız,kavuşmak nerde,
Ayrı duraklarda düşmüşüz derde,
Tutuşmuşuz için için yanmışız.


Hasret ateşinde erimiş zaman,
Bir yığın kül olmuş geride kalan,
Meğerse dağmışız,başımız duman,
Biz de kendimizi insan sanmışız.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:01 AM

Kaybedişler

Üzülme sevdiğin terketti diye
O benim en güzel parçamdı deme
Daha ne parçalar terkeder seni
Görürsün yeteri kadar kaybet de.


Yel eser yerinde o gülüşlerin
Ümidin sararır solar düşlerin
Güvendiğin tepelere kar yağar
Düz ovada sarpa sarar işlerin.


Kalelerin birer birer yıkılır
Eğilir gittikçe boynun bükülür
Kalırsın yenik ve darmadağınık
Yüreğine pes bayrağı dikilir.


İster ödül olsun ister hediye
Verdiğini tek tek alır geriye
Böyledir bu kahpe dünyanın huyu
Sermayen yüklenir er-geç kediye.


Kaybetmek de doğal kazanmak kadar
Türlü kılıklarda karşına çıkar
Seni canından da eder sonunda
Tamtakır bırakıp kabire koyar.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:01 AM

Kayıp Cennet

Çocukluk,ey benim masal iklimim,
Sen de masal oldun zaman içinde,
Unumu gönlümce eleyemedim,
Çürüdü kalburlar saman içinde.


Çok masal dinledim ömür boyunca,
Hiçbiri yerini tutmadı senin,
Hele gün geçip de akşam olunca
Dizi hep gözümde tüttü annemin.


Çocukluk,ey benden uzak sevgili,
Yeniden seninle olsam diyorum,
Bir olmaz duaya âmin der gibi,
Kayıp cennetimi bulsam diyorum.

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:01 AM

Kedili Şiir

Kedimi nasıl anlatsam size
Neresinden başlasam
Bilmem inanır mısınız
Gülmesinden başlasam


Bazen gülüyor inanın
Titreşiyor bıyıkları ince ince
Belli ki kendi gençliğini hatırlıyor
Ağaca çıkan kedileri görünce


Bahardı mevsim
Kedim de kuşların ardındaydı o günler
Daların en delisince çiçeklenmiş hayâllerle
En olmayacak işlerin ardındaydı o günler


Şimdi güz
Uyuyor uyanıyor kedim ocak başında
Hayatından hoşnut her şeye rağmen
Isınıyor kuşsuz ağaçların ateşinde


Sizin de vardır böyle bir kediniz
Veya olacak
O zaman inanacaksınız benimkine
Aklınız başınıza gelecek

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:01 AM

Keşmekeş

'Neye niyet neye kısmet'ler gırla
Boşuna harcanan gayretler gırla
Hayat adındaki şu keşmekeşte
'Pes yani'dedirten hayretler gırla

Yılmaz Aybar

GooD aNd EvıL 05-02-2009 10:01 AM

Kılavuzu Karga Olanın

Varlık mı,yokluk mu,aslolan nedir?
Niçin verilmiştir bu hayat bize?
Yaşama tutkusu nereden gelir?
Hangi güç hükmeder kaderimize?


Aslolan ticaret diyor kimisi,
Bu kafa yüzünden bugüne geldik,
Sömürdük doğayı canavar gibi,
Her şeyi kirlettik,ozonu deldik.


Köşe döne döne başımız döndü,
Sonunda sıkıştık en pis köşeye,
Bahtımız karardı,şansımız söndü,
Vedâ ettik şöyle içten neşeye.


Aptallıkla damgaladık erdemi,
Ahlâkı bir eski palavra saydık,
Biraz tokgözlülük önerenleri
Dinozor zannettik,kadavra saydık.


O yüzden dünyamız can çekişiyor,
Ölüyor toprağı,havası,suyu
Ve hâlâ o kafa sürüp gidiyor,
Kadavra olmanın tuttuk yolunu.


Kılavuzu karga olanın derler
Gagası pislikten kurtulmazmış hiç,
Diyenler elbette doğru söylerler,
Görünüyor işte ortada sonuç.

Yılmaz Aybar


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:34 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.