www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Sabit İnce (https://www.cakal.net/showthread.php?t=72583)

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:23 PM

Gitti

Gençliğimde, o delilik çağımda,
Bir güzel görmüştüm gönül bağımda,
Taht kurup oturdu aşk otağımda,
Aldı gençliğimi süpürüp gitti.

Aşkından del'oldum kendimden geçtim,
İlk aşk şarabını elinden içtim,
Azgın akan aşkın selinden geçtim,
Takatım koymadı bitirip gitti.

Gülen gözlerine gülenay dedim,
Mah yüzlü sevdiğim sana ay dedim,
Mutluluğa doğru, günler say dedim,
Çaldı günlerimi götürüp gitti...

İNCE geçen günler geri gelir mi?
Solmuş goncalarda koku olur mu?
Yalandır bu dünya sana kalır mı?
Güzeli kar gibi eritip gitti...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:24 PM

Gittikten Sonra

Bin defa hacca gitsen ne olacak,
Gönül kabesini yıktıktan sonra,
İltifat görecek hacı olacak,
Mekke, Medineye gittikten sonra.

Gönül kabesini tavaf etsene,
Yaşın kemalini bulduktan sonra,
Gönül tarlasına tohum eksene,
Tohumu toprağı bulduktan sonra.

Keramet olsaydı taşta, toprakta,
Beden çürümezdi öldükten sonra,
Bir vefa olsaydı varlıkta, tahtta,
Gidenler gelirdi öldükten sonra.

Varlık denizinde yüzgeç olsan da ,
Bir dalga batırıp, gömdükten sonra,
Allah'ın arslanı Ali olsan da,
Zalim hançer kalbi deldikten sonra.

Taht ile tacıyla Süleyman olsan,
Ayaksız bir ata bindikten sonra,
İnce'm Azraile bir ferman sunsan,
Şu nefsin atından indikten sonra.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:24 PM

Gurbet 1

Gurbet rûhumda poyraz gibi esdiydi bir gün,
Hazân, türküler söylüyordu; yerlerde yaprak...
Sînemde iniltili hâlâ o hicranlı dün,
Gönlüm, hafakanlarıyla dalgalanan bayrak...

Daldım eski günlerdeki derin melâlime,
Kandan bir lücceydi âdeta gördüğüm yerler.
Ürperdim; bir kere daha acıdım hâlime,
Geçince birer birer hayâlimden o günler...

Gerçi yine bir gurbet hüznü var sînelerde,
Poyraz biraz serince okşuyor çiçekleri;
Perde perde neş’enin çağladığı her yerde,
Bir gamlı melodi susturuyor böcekleri.

Ama, o hep kasvetle esip gelen hicranlar,
Artık göçedip gittiler bir başka diyara...
Asırlardan beri gerçeği saran dumanlar,
Birer birer eriyip yol verdiler bahara...

Şimdi dertli sînemin o eski huysuzluğu,
Yalnızlık *******imde vefâlı arkadaş...
Ve çöllerdekine denk gönlümün susuzluğu;
"Az ağrı, âsân ölüm " ve îmân ola yoldaş..!

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:24 PM

Güllerim Var

Derde derman arıyorum,
Her gelene soruyorum.
İsteyene veriyorum,
Tezgahımda mallarım var.

Talip olan gelsin alsın,
Almayan saçını yolsun.
Yaşlar aksın da zor silsin,
Silecek mendillerim var.

Dost uğruna verelim can,
Hakka olabilsek kurban?
Her varlara rehber Kur'an,
Kuran olmuş dillerim var.

Arşa doğru uzar gider,
Bilmeyenler yolu nider?
Haberi yok ki derbeder,
Mirac olmuş yollarım var.

Saki doldur ver içelim,
İçip de dosta geçelim.
Yeter artık biz seçelim,
Seçilecek güllerim var.

Haydi İNCE koşalım mı?
Karlı dağlar aşalım mı?
Seller gibi coşalım mı?
Coşacak bülbüllerim var.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:25 PM

Gülüm

Kadehlerde yudum yudum
Seni içiyorum gülüm
Kalmasa da hiç umudum
Seni seçiyorum gülüm

Koklamaya kıyamadım
Sevgine hiç doyamadım
Kaç yıl geçti sayamadım
Seni seviyorum gülüm

Arayıp sormasan bile
Uğraşlarım hep nafile
Sen yaşa tek güle güle
Seni istiyorum gülüm

Yıllar oldu neredesin
Bilmem şimdi kiminlesin
Bilmiyorum ne haldesin
Seni kokluyorum gülüm

İnce közde yanıyorum
Seni benim sanıyorum
Hep kendimi sınıyorum
Seni bekliyorum gülüm

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:25 PM

Gümüş Tenli Dünya

Gördümdü o gümüş tenli dünyâyı,
Kapı kapı hakîkatı ararken;
Ve onun ötesindeki manâyı,
Buldum bulanlarla bir sabah erken...

Artık gözlerimde tüllenen eşyâ,
Tıpkı bir kitaptı ışıktan, renkten;
Bu bildiğim arz, o göz kırpan semâ,
Bir güzel endâmla karşımda yekten;

Nergis gibi o mahmûr bakışıyla,
Gönlüme sihirli kemendler saldı...
Durup durup gamzeler çakışıyla,
Geçtim kendimden, rûhum kala kaldı...

Her nağmede büyüleyen bir sadâ,
Kulaklara çarpan, Cennet şarkısı;
Nağmelerinde füsünkâr bir edâ,
Ruhlara ninni kevser çağıltısı...

Sevdâyla yatar, sevdâyla kalkarlar,
Bu iklimde hayata uyananlar...
Yüzlerinde sönmeyen ışık pâr pâr,
Anlar bunu ancak aşkla yananlar.

Nağmeler salarlar gelip geçerken,
Zümrüt hülyâların altın sesinden;
Şevk ü târâbla coşarlar ve derken,
İlhâm soluklarlar Hak nefesinden...

Kendilerini Cennette sanırlar,
Haz duyarlar ebedler kadar derin;
Binlerce yıl ve binlerce asırlar...
Bu tâli’li bendeleri kaderin..!

Tenezzühe çıktıkları her yerde,
Tıpkı Itrî gibi bestekârlardan;
Mûsikîler dinlerler perde perde,
Zevkine doyulmayan baharlardan...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:25 PM

Günahkarım

Günahkarım aman yarab,
Affet beni affet beni,
Deli gönlüm olmuş harab,
Affet yarab, affet beni.

Cümle günahlar bendedir,
Affetmek yalnız sendedir,
Akan yaşlar didemdedir,
Affet yarab, affet beni.

Sevgi verdin sevemedim,
Kulluk için evemedim,
Can evime giremedim,
Afet yarab, affet beni.

Aşkına düştüm ağlarım,
Boş gelip geçti çağlarım,
İNCE çoktur hatalarım,
Affet yarab, affet beni.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:25 PM

Güneş Doğacak

Ey mâyesi nurla yoğrulmuş millet!
Hele dişini sık az daha sabret!
Aman, sönmesin sînendeki himmet!
Son durağın "Devlet-i ebed müddet..."

Hiç durma yürü ki, yollarda gözler!
Durmuş şehid baban yolunu gözler
Geril, koş! Seni bekliyor pürüzler
Gel artık sevinsin kederli yüzler...!

Belli, da’vâ büyük yollar da uzun;
Ne gam! Yolcusu olmuşsun Sonsuz’un.
Kutlu Rehber bu yolda kılavuzun...
Lafı mı olur artık, karın-buzun...!

Nasıl olsa bir gün güneş doğacak;
Çevreye yeniden nurlar yağacak;
Dağ-dere, ova-oba bucak bucak,
Işık gelip karanlığı boğacak...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:25 PM

Güzel

Girdim güller bahçesine gezmeye
Gülü yar elinden koklamak güzel
Aşkın badesini bir bir ezmeye
Demi pir elinden beklemek güzel

Güller bir bir açmış nazlı yar gibi
Kokular reyhalar saçmış ter gibi
Dağın yücesine düşmüş kar gibi
Karı har elinden saklamak güzel

Çiğdem çiçek lale sümbül salınır
Has behçe içinde her gül bulunur
Sanma para ile bu gül alınır
Dili yar gönlünden yoklamak güzel

Yarin bahçesinde bin bir koku var
Dikenleri batar türlü fakı var
Bülbülün bitmeyen bir fırkati var
Vuslat zar elinden aklamak güzel

İNCE bir çizgidir geçenler bilir
Bin bir gül içinden seçenler bilir
Ayrılık gömleğin biçenler bilir
Gidip yar elinden toplamak güzel

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:26 PM

Güzeli Severim

Yozgat, Yozgat, Yozgat
Yoruldum Yozgat..
Yeşil dağlarına,
Vuruldum Yozgat...

Bayrak, bayrak, bayrak
Ay yıldız bayrak..
Şerefim, namusum
Vatanım bayrak...

Allah, Allah, Allah
Yaradan Allah...
Alemi noktada
Bir eden Allah

İnce, İnce, İnce
Sıratdan ince..
Güzeli severim,
İnceden ince..

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:26 PM

Gönlümün Gülü

Sen’i seven her ruh uludur ya Resûlallâh!
Gönlü-gözü onun doludur ya Resûlallâh!

Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh,
Kapının ayrılmaz kuludur ya Resûlallâh!

Beklemez bir başka iltifât Sana erenler,
Semtin iltifat buğuludur ya Resûlallâh!

Gönül gözleriyle bir kere seni görenler,
Onlar ruhların bir koludur ya Resûlallâh!

Uçuşur ikliminde altın kanatlı kuşlar,
İklimin kuşların yoludur ya Resûlallâh!

Cennet yamaçları gibidir orda ufuklar,
Cemâlin bu ufkun tülüdür ya Resûlallâh!

Sana ermek imanlı gönüllerin rüyâsı,
Seni bilmeyenler ölüdür ya Resûlallâh!

Vuslatın, bu garip kıtmîrin her dem hülyâsı,
Bu benim gönlümün gülüdür ya Resûlallâh!

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:26 PM

Gönül

Aşk oduna yanmasını
Bilemedin behey gönül
O deryaya dalmasını
Bilemedin behey gönül

Kalem alıp yazmasını
Diyar diyar gezmesini
Aşk sazını çalmasını
Bilemedin behey gönül

'Ben' deryasını dolaştın
Hep masivaya bulaştın
Sevgi varken hep dolaştın
Sevemedin behey gönül

Azgın seller gibi coştun
Hırsla yorulmadın koştun
Gönül erlerinden kaçtın
Göremedin behey gönül

Güzelle gönül eyledin
Boşa türküler söyledin
Hiç nasihat dinlemedin
Eremedin behey gönül

Ne utanmaz arlanmazsın
Bu gidişle karlanmazsın
İNCE gibi zorlanmazsin
Ölemedin behey gönül

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:26 PM

Gönül Eğlenmez

Ne gündüzde, ne gece de,
Gönül eğlenmez, eğlenmez.
Ne sözlerde, ne hece de,
Gönül eğlenmez, eğlenmez.

Mecnun gibi çöl de gezsem,
Usanıp da candan bezsem,
Tükenmez inciler dizsem,
Gönül eğlenmez, eğlenmez.

Seller gibi çağlasam da,
Tüm gözlerden ağlasam da,
Her gönülü bağlasam da,
Gönül eğlenmez, eğlenmez.

Gönül konar konar göçer,
Her pınardan bir su içer,
Yedi deryalardan geçer,
Gönül eğlenmez, eğlenmez.

Bilmem ki bana ne oldu,
Herkes aradığın buldu.
İNCE gönlüm yar de kaldı,
Gönül eğlenmez, eğlenmez

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:26 PM

Gönül Yarası

Şu gönlümün yaraları,
Dinmek bilmiyor, bilmiyor.
Şimdi giydim karaları,
Allar gülmüyor, gülmüyor.

Kanayan gönül yarası,
Dinmek bilmiyor, bilmiyor.
Uzaktır yollar arası,
Sunam gelmiyor, gelmiyor.

Gönül ağlayıp coşuyor,
Dinmek bilmiyor, bilmiyor.
İNCE de hakka koşuyor,
Durmak bilmiyor, bilmiyor.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:27 PM

Gönüller Tahtın

Rahmetle doğup zahmetle içiçe büyüdün
İnâyet oldun bize, inâyettin Ezelden
Bir uğraktı dünyâ gelip "öte"ye yürüdün
Işık verdin âleme, ışık aldılar Sen’den.

Kapkaranlıkdı cihânlar Sen gelmeden evvel
Çehrenden akan nûrdan aydınlandı dört bucak
İçlere saldığın irfan dünyâlara bedel
Uyandık sâyende ve insanlık uyanacak!

Kurtuluş sabahı asrında, kurtulduk tekmîl
Takılıp yolda kalanlara yazıklar oldu
Bir hamlede ettin zulmeti ışığa tebdîl
Silindi kasvetler her taraf nûrlarla doldu.

Otağın bitevî yeryüzü, gönüller tahtın
Bir sultanlık kurmuştun Süleymân’dan ileri
Melekleri gıptaya salan zümrütten bahtın
Sana tebessüm ediyordu ilk günden beri

Feyzinle gül bahçesi olan düşkünler bağı
Şimdi dağınık zülüflerin gibi târ u mâr
Toprak nemrut bitiriyor, çağ firavun çağı
Küfür ve ilhatla esiyor esince rüzgâr.
Teşrîfinle altın renge boyanmıştı gökler
Şimdi simsiyah çehresiyle âdeta zar zar...
Yollar garip, yolcular düşer kalkar emekler
Ve dudaklarının suyuna susamış bahar

Bak kıyamet ışığı var aynalarda bugün
İblis keyfinde; cehenneme körük çekiyor
Bu üstüste kasvetten göz nemli, gönül üzgün
Kalk bunlara bir "Dur" de, deki zaman geçiyor.

Tanyeri ağaralı bir hayli zaman oldu
Yolunu bekleyenlerin canları dudakta
Henüz Sen gelmeden ışığın ruhlara doldu
Bir ümit dolu intizarla gözler ufukda...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:28 PM

Göremem

Varolan gözümle göremedim ki,
Gönül gözü nasıl görsün Ali Baş,
Belki de niyetim diyemedim ki,
Tanrı dileklerin versin Ali Baş.

Aşk ardından gide gide yoruldum,
Aşka maya oldum öyle dürüldüm.
Kovuldum da aşk evinden sürüldüm,
İster yerden yere sersin Ali Baş..

*******e gözüm yaşı kalmadı,
On sekiz bin alem derman olmadı.
Kimi kaçamadı, kimi bulmadı,
Buna nasıl cevap versin Ali Baş.

Yare yaklaşmadım ayrı değilim.
Ondan başkasına olmadı meylim.
Çağırdım adını hep leylim leylim,
İstersin önüne sersin Ali Baş.

Çileleri katık ettim, aş ettim,
Yar dedim yanarak yolundan gittim.
Ne eridim, ne tükendim, ne bittim,
Ne tür yemeklerden yersin Ali Baş...

Kah gül olur bülbüllerde şakırım,
Kah gevherim, aslında bir bakırım.
Aslına bakarsan ben tamtakırım,
Dilerim ki halık versin Ali Baş...

Mecnun gibi ben çöllerde gezmedim,
Ummanlara dalıp yalnız yüzmedim.
Dolu içemedim, bade ezmedim,
Belli bu sevdada pirsin Ali Baş...

İNCE kuru lafla gemi yürümez,
Cevherler hep saftır asla erimez.
Onu gören gözler bil ki ferimez,
Hallerin iyidir sürsün Ali Baş...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:28 PM

Gözlerimde Kan

İçimde ızdırâp, gözümde damla damla kan
Sultânım el amân!

Ey rûhumu saran gizli dertlere nigehbân,
Lutfeyle el amân!

Hakkım diyemem ama, affıma ferman yok mu?
Cürmüm öyle çok mu...?

Boynu tasmalı bir kulum kapında her zaman,
Rûhum Sana kurban...!

Bir kere nazar kılmaz mısın ciğerim kebâp?
Yıllardır bu azâp...

Sen ehl-i keremsin, sun ihsân üstüne ihsân!
Ey derdime dermân!

Tabîbim, derde dermânımsın... perîşan hâlim..!
Kalmadı mecâlim...

Bırakma ne olur, âteş-i hasrette nâlân!
Gözlerim çağlayan...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:28 PM

Gözyaşlarım

Göz yaşlarım damla damla
Senin için akmadı mı?
Aşk yolunda yoldaşlarım
Beni tek bırakmadı mı

İlah gibi taptım sana
Sevdan ile yana yana
Meydan okudum cihana
Yoksa sesim çıkmadı mı

Sevdayın kölesi oldum
Aşkın girdabına daldım
Ar namusu göle saldım
Leylam dönüp bakmadı mı

Gönlüme sevgi doldurdum
Dert kervanımı kaldırdım
Durmadan çile doldurdum
Birtek sana çıkmadı mı

Kerem gibi yana yana
Bu Gönül varır aşkına
İnce köz serdim meydana
Bu aşk seni yakmadı mı

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:28 PM

Gözün Aydın

Gözün aydın muradın al,
Bak sevginle bitiyorum.
Şu dünyada bir tek sen kal
İşte ben de gidiyorum.

Genişlesin yerim yurdun,
Kırdın,acımadın vurdun.
Sırrımı hep ele verdin,
Didik didik didiyorum.

Hep böyle olurum sanma,
Yalandır dünya aldanma.
Dilerim ki sen hiç yanma,
Hak’dan bunu istiyorum.

Güzelde vefa arama,
Elin değdirme yarama,
İNCE razıyım sırama,
Ben sırayı bekliyorum.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:28 PM

Hakimim

Konuşak diyorsun sayın hakimim,
hangi derdi nasıl söyleyim bilmem.
beni ne sandın sen ben bir ademim
ne yapıpda nasıl edeyim bilmem..

Bu aşka düşeli yanar ağlarım,
everestden yüce gönül dağlarım
nehirlerden şaşkın göz pınarlarım
bu seli ben nasıl keseyim bilmem..

Gam yükünü kervanlara yükledim,
*******i gündüzüme ekledim.
gelir diye yar yolların bekledim,
o güzeli nasıl söyleyim bilmem..

Aşkın tandırına attım kendimi,
kavurdu kul etti şu bedenimi,
İnce bir ok deldi geçti sinemi,
yara dosttan geldi nasıl söyleyim

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:29 PM

Hasreti'ye...

Hasreti seyrettim seni ekranda,
Ne malların varsa göster dükkanda.
Kıymetim var dersin yakut taşında,
İşlenmiş yakutu gördün mü ki sen ?

Aşık pir elinden badeyi içer,
İçen aşıklar da kendinden geçer.
Altının ayarın sarraflar ölçer,
Bir sarraf elinden süzüldün mü sen?

Aşık bir ateştir gönüller yakar,
Masiva bırakmaz kirleri yıkar.
Viranelerde de aslanlar yatar,
Aslanlar yurdunu gördün mü ki sen?

Anlar isen şu İNCE'nin sözünden,
Bir kor al eline aşkın közünden.
Biraz daha git yolların düzünden,
Yüce dağ başına vardın mı ki sen?

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:29 PM

Hâtıralar

Yine geçmişin ak hâtıralarına daldım;
Bir tatlı çağıltıyla yerimde kalakaldım.

Her devri ayrı bir ihtişam ve ayrı bir şân,
Âdetâ dünyâları saran ışıktan tûfân...

Düşündüm o muhteşem devletini Osman’ın...
Ve zirvelere ulaştı elinde Orhan’ın.

Yürüdü garbın karanlık âfâkına emîn,
Gürledi gülbanklarla her yerde "feth-i mübîn"

Derken her yanda şahlandı evlâd-ı fâtihân,
Ve bir çığlık oldu inledi Yavuz Selim Hân...

Çağlar ve çağlar boyu böyle kükreyip durduk,
Dünyâda tıpkı bir uhrevî saltanat kurduk.

Hülyâm hâlâ meshûr cedlerin velvelesiyle,
Ve meydanları dolduran at kişnemesiyle...

Her taraf bağ-ı iremdi o kutlu devirde,
Adetâ cennetler tüllenirdi perde perde.

Meğer kadrini bilmişler zamanın çok erken,
Henüz hiçbir yerde onun sırrı bilinmezken.

Nurdan ırmaklar gibi akmışlar çağlar boyu,
Çağıltılarla her yanda, Cennetlerden suyu...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:29 PM

Hayran Oldum

Bir güzelin gözlerine ,
Hayran oldum sözlerine.
Ay misali yüzlerine,
Hayran oldum, hayran oldum.

Al al kiraz dudakları,
Güller açmış yanakları.
Dalga dalga o saçları,
Hayran oldum, hayran oldum.

İNCE'm kanar sözlerine,
Güneş vurmuş yüzlerine,
Derman olsam dizlerine,
Hayran oldum, hayran oldum.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:29 PM

Hiç

Gönül Sen’i bulmuş ise,
Başkasını anar mı hiç!
Ateşine yanmış ise,
Başka nâra yanar mı hiç!

Sen’i bulanlar bulmuştur,
Akıp akıp durulmuştur,
Ârif Sen’inle doymuştur,
Başkasına kanar mı hiç!

Var eden Sen’sin cihânı,
Varlığın canların cânı;
Bulanlar Sen’de ummânı,
Başka göle dalar mı hiç!

Adı her yerde okunan,
Sînede dertlere dermân,
Gönülden O'na inanan,
Başkasın Rab sanar mı hiç!

İrfan deryâsına dalan,
O'na rûhun fedâ kılan,
Cemâline hayran kalan,
Başka bala banar mı hiç!

O'nu görüp O'na yanan
Yolunun delisi olan,
Arayıp özünde bulan,
Başkasını sorar mı hiç!

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:29 PM

Hicran ve Ümit

Yine hicrân dolu günleri andım,
Yıllar gözyaşına karışıp gitmiş.
Ürperdim ve yerimde kalakaldım,
Dostlar düşmanlarla barışıp gitmiş.

Yüzerken millet derin uykularda,
Kaybolup gitti değerler ardarda...

Kan-ter var mâzînin şakaklarında,
Demir bukağılar ayaklarında;
Acı bir tebessüm dudaklarında;
Ne kızıl bir ruhla çarpışıp gitmiş...

Hâlâ ufukta yer yer karanlıklar;
Gecenin arkasında gündüzler var...

Hazân esmiş bütün bağlar bozulmuş,
Sararmış yapraklar çiçekler solmuş,
Yiğit ölmüş, küheylânı yorulmuş
Koca bir ifritle savaşıp gitmiş.

Şimdi olsa da çok çok uzaklarda,
Bekliyoruz hülyâlı şafaklarda...

Bir zamanlar parıldayan o tâclar,
Tâcdârlara sîne açan yamaçlar;
Altın yamaçlarda zümrüt ağaçlar,
Hicrân kervanına ulaşıp gitmiş.

Kıvılcım var, o ürperten sönüşten,
Kıvılcımda mesajlar var dönüşten...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:30 PM

Hicranlı Yıllar

Hazânla geçti yıllar, aylar Muharrem gibi,
Yollara dökülüp bekleyen gözler pek yorgun.
Girdapla iç içeydiler, girdap ki yok dibi,
Ruh sarsık, gönül hafakanlı, düşünce durgun...

Yasla buruk dudaklarda kederli besteler,
Sînelerde sessiz çığlık, dimağlarda hummâ...
Ve her gün poyrazla gelen hüzünlü bir haber,
Biz bize hasm olmuştuk, yaygındı bu muammâ...

Çözülüş çok kadîm... sanıldığından da erken;
Bu kara günleri sezmiştik gün ortasında.
Ay uykuya dalıp güneş ufukta sönerken,
Uyanmıştık ama, iki ateş arasında...

Şimdi yeni iklimlere açılan yelkenler,
Bir uzun sefere azmetmiş gibi yürekten;
Bu hülyâlı mâviliklerde tüllenen günler,
Mutluluk bestesi söylüyor ışıktan, renkten.

Bir kasvetli rüyâdayız şu anda, bu gerçek;
Önümüzde aydınlıklara açık bir çağ var.!
Gece koyulaşsa da bir gün şafak sökecek...
Ve dalganacak rüzgâr bekleyen bayraklar.

Azmet, azmet ki göründü yer-gök sultanlığı,
Yılma uçurumlar gibi görünen boşluktan;
Yakala çağlar arasında o Altın Çağ’ı!
Peygamber safına gir, kurtul uyuşukluktan..!

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:30 PM

Hülyâlardaki Gerçek

Hayâlimle oturdum o eski bahçelerde,
Bir devri şen-şakrak yaşadığımız yerlerde...
En tatlı rüyâlara açıldım perde perde,
Saâdetlerle coştuğum kutlu tepelerde...
Hayâlimle oturdum o eski bahçelerde...
Derken kasvetli bulutlar ufuktan silindi,
Bin hâtıra zevkiyle gökten baharlar indi.
Cennet yamaçları gibi renkli ve derindi;
Şafağın ağaran dağları bir bir gerindi,
Derken kasvetli bulutlar ufuktan silindi...

Bir yol parıldıyordu az ötede gümüşten,
Yolda ışık vardı geçmişteki tatlı düşten...
Düşler, mesajlar sunuyordu öze dönüşten;
Tam sînelerdeki med vakti bu köpürüşten,
Bir yol parıldıyordu az ötede gümüşten.

Saldım kendimi bir âleme ki, yok serhaddi,
Silinip gitti hayâlimden ne varsa maddî...
Hummâlı gözlerimde yaz rüyâları şimdi,
Çoçukluğumdan beri kurduğum hayâlimdi...
Saldım kendimi o âleme ki, yok serhaddi...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:30 PM

Izdırâp

Izdırâp, gece yarısında vuran gong gibi,
(Tın tın) ötüp yüreğimi hoplatır âniden...
Eski hülyâlarım ki, yok hiçbirinin dibi,
Bağı kopmuş inciler gibi dökülür birden...

Izdırâp, yalnız kaldığım anlardaki dostum,
Rûhumu saran hafakan, kafamda yanan kor.
İnleyeyim derim... inleyemez yutkunurum;
Yanıp da dışa sızdırmamak doğrusu çok zor...

Izdırâp, *******de kendini hissettirir;
Söyler ayrı bir buudda söylediği şeyi...
Her ızdırâp bir kısım ilhâmlar da getirir,
Hatırlatır bizlere insanlığı, sevgiyi.

Gecede bir sürü ilhâm, bir sürü de azap,
Ve, düşünce kuşağında hep doğum sancısı...
Azapsız dimağların görecekleri serap,
Sancılar değil; sancı çekmemek en acısı...

Ey ızdırâp; anladım ki her şey senin ile!
Sen Hakk’a giden yollarda vuslata vesile...
..................................................
..................................................

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:30 PM

Izdırap İnsanı

Mumlar gibi titrer ve sızlar sînesi zâr zâr,
Gezinir şafakların ağardığı dağlarda.
Kendi Cennet’te olsa da rûhunda mağmalar,
Hep hülyâlarıyla dolaşır mutlu çağlarda...

Ufku tıpkı ormansız dağlar gibi simsiyah,
Simsiyahtır bütün mortepeler, şûh adalar,
Hazânlarla sarsılırken sînesi her sabah...
Ve rûhunu döve döve delinir havanlar.

Kalbi kuşlar gibi ürkek, gözleri hummâlı;
Tokmak sedâsı verir rûhunda hâdiseler.
Her gece saatle savaşır, her gün hülyâlı,
Dilinde ızdırâp türküsü hep söyler gezer.

Yer yer ümitle coşar, içinde sırlı bir haz,
Başı fânîleri Sonsuz’dan ayıran yerde;
Haykırınca polattan sesiyle âvâz âvâz,
Ra'şeler uyarır gönüllerde perde perde...

Sevdâyla sızlar sızlarken en kuytu yerlerde,
İnler-dolaşır dâim, inler onunla yollar;
Her gün bir şikâr peşinde, her gün bir siperde,
Ufukların ağaracağı mevsimi kollar...

Bazen vefâ hiç ses vermez, her şey lâl kesilir...
Ve rûhuna saplanır kankırmızı tırnaklar;
Bazen burcu burcu bahar kokuları gelir;
Bakarsın bin râyihayla ninni söyler rüzgâr...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:30 PM

Işık Ordusu

Işık ordusu, aydın nâsiyelerinde nûr,
Sînelerinde derin ve sımsıcak mutluluk.
Götürürler her tarafa kucak kucak huzûr;
Gözlerinin içinde buğulanır sonsuzluk...
Işık ordusu aydın nâsiyelerinde nûr.

Buhurdanlık gibi koku neşreden sîneler,
Ruhlarında rengârenk düşüncelerle her gün;
Bir şem’a etrafında uçuşan pervâneler,
Duyguları, düşünceleri ışıktan bütün...
Buhurdanlık gibi koku neşreden sîneler.

İrem ülkesine benzeyen bahçelerinde,
Somaki musluklarından hep kevserler akar.
Hiç hazân bilmeyen yemyeşil çevrelerinde,
Her gün bir bahar olur, her gün çiçekler açar
İrem ülkesine benzeyen bahçelerinde.

Sonsuzluktan gönüllerine nurlar dökülür,
Uçarlar ötelere ışıktan kanatlarla.
Gökler kucak açar, onlar bel kırar bükülür,
Çözülmez azim, sarsılmayan kanaatlarla...
Sonsuzluktan gönüllerine nurlar dökülür.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:31 PM

Kah

Kah yanarım kah sönerim
Kah pervane kah dönerim
Kah ağlarım kah gülerim
Kah dağlarda dumanım ben

Kah deliyim kah divane
Kah Yunusum kah Mevlana
Kah Ethem'im kah da dana
Kah Mansura ol dar'ım ben

Kah sultanım kah gedayım
Kah sevgili kah sevdayım
Kah yarayım kah devayım
Kah Eyyuba mağrayım ben

Kah bülbülüm kah bir gülüm
Kah laleyim kah sümbülüm
Kah ölümsüz kah ölüyüm
Kah ebed kah ezelim ben

Kah kalınım kah ince'yim
Kah aydınlık kah geceyim
Kah vezinim kah heceyim
Kah dillerde şiirim ben

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:31 PM

Kalk Yiğidim

Kalk ey yiğit uykudan!
Kalk ki bağrımda nâlân...
Sensiz geçen günlerde,
Dolaştım ben dünlerde
Hep mahzûn ve kederli,
Sen bizi terk edeli.
Yiğidim görün artık!
Görün ki çok bunaldık.

Canlarımız gırtlakta,
Son kelime dudakta:
Gülümse milletine!
Susadık himmetine...

Kalmadı hiç gücümüz;
Bizler bir sürü öksüz
Hep itilip kakıldık;
Eşya gibi satıldık;

Hicran üstüne hicran,
Dahasına yok derman...
Her gece hayâldesin,
Sözlerde, gönüldesin,

Bir ömür boyu böyle..
Bir defa da sen söyle!
Azıcık acı bize!
Yıkılıp geldik dize...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:31 PM

Kapına Geldim

Sevgili Canan,
Bu aciz mihman.
Derim el aman,
Kapına geldim.

Ağla ey gözüm,
Yok yare yüzüm.
Gecem gündüzüm,
Kapına geldim.

Bilinmez misin?
Görünmez misin?
Sorulmaz mısın?
Kapına geldim.

Yol da yolunum,
Gül de gülünüm.
İNCE kulunum,
Kapına geldim.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:31 PM

Karaözü’nde

Karaözü denmiş ak olan yere,
Akça özler dolu Karaözünde.
Kevser ırmağıdır akan her dere,
Gel testiyi doldur Karaözünde.

İlim, irfan, medeniyet oradan,
İnsanları seçkin değil sıradan.
İstedikçe vermiş ulu yaradan,
Ne ararsan boldur Karaözünde.

Çevresi tertemiz sanki cennettir,
Amaç tektir insanlığa hizmettir.
İnsana saygı var, çok da cömerttir,
Özgürlüğe yoldur Karaözünde.

Çalışkandır, üretirler, yaparlar,
Hak diyerek insanlara taparlar,
Faydalı işlere hep bir koparlar,
Hünkara bir koldur Karaözünde.

Dilim dönmez, kelam yetmez,
Anlat anlat inan bitmez.
İnsanları hiç kin gütmez,
Aşk badesi doldur Karaözünde.

Anlatılmaz yaşanırsa bilinir,
Sevginin uğruna orda ölünür,
İNCE muhabbetten üçe bölünür,
Hak yanında kuldur Karaözünde.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:32 PM

Kimdir/Nedir?

Düşmanın kimdir nedir,
Arayıp sordun mu hiç?
Bilmediklerin nedir,
Farkına vardın mı hiç?

Nedir bilmediğin şeyler,
Cehalet hep rezil eyler,
Pahalı olur deneyler,
Deneyip öğrendin mi hiç?

Bilmediğin sana düşman,
Ah çekerek olma pişman,
Bilmiyorsan al danışman,
Başaran görmedin mi hiç?

Ne gafildir şu insanlar,
Dünyayı baki sananlar,
İnce sözün anlayanlar,
İpucu vermedin mi hiç?

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:32 PM

Kimi

Şu insan bin türlü hülyaya dalar
Zerreyi katreyi sele çevirir
Kimi de boşboşa fikrini yorar
Harcanıp tükenmiş pile çevirir

Bazıları koşar bir uğraş verir
Her sözü fikriyle çamlar devirir
Kimisi uslanmaz dümen çevirir
Bazısı sırımı tüle çevirir

Çiçekler dökülür gelinir sona
Dallarda meyvalar can verir cana
Bir gülücük bile yeter insana
Arifler manayı dile çevirir

Vakit gelir yaprak solmaya başlar
Uğraşıp rızkını almaya başlar
Ol deyince yoklar olmaya başlar
Rahmet kesilince küle çevirir

Güz gelir tabiat çulunu soyar
Gökteki yıldızlar duramaz kayar
İnce her taşı da yerine koyar
Koca kainatı sala çevirir

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:32 PM

Kimileri

Kimin gördüm değirmenin döndürür,
Kimileri çok ocaklar söndürür.
Kimisi var dostun bile kandırır;
Kuduz itler gibi saldırır durur.

Para ilahıdır tapar durmadan,
Giyinir kuşanır ipek sırmadan.
Paçasını sıvar dere görmeden,
Kevser şarabını doldurur durur.

Tanrı onun malı kimseye vermez,
Kendi alır satar kimseye sormaz.
Gayya kuyusuna kendisi girmez,
Harem kurar huri aldırır durur..

İmanı dilinde türküsün söyler,
Cennet hevesiyle gönlünü eğler.
Merdi kıpti gibi sirkatın söyler,
Eveler geveler güldürür durur.

Kıldan İNCE imiş kılıçdan keskin,
Gerceğe yaklaşmaz ilime küskün,
İnşaallah maaşallah eyliyor teskin,
Menkıbe hurafe bildirir durur...

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:33 PM

Koca Yunus

Koca Yunus Ulu Yunus,
Senin gibi olsak munis.
Yaradılanları sevsek,
Olabilsek birer Yunus.

Hey Yunusum himmet eyle,
Sevginin sırrını söyle.
Hakka varalım sevgiyle,
Herkes olsun birer Yunus.

Cana kıyıp katil olma,
Azimli ol yolda kalma,
Paraya, pula aldanma,
Rehber olsun bize Yunus.

Taptuk kapısında durak,
Dost uğruna canı verek,
Yaradandan olma ırak,
Herkes olsun birer Yunus.

Hacıbektaş pir elinden,
Haber eyle şir el'inden
Hak konuşsun dillerinden,
Sevgi saçsın bize Yunus.

Yunus'umun hayranıyım,
Alemlerin devranıyım.
Erenlerin kervanıyım,
Kervanbaşı bize Yunus.

Yunus'umun dostu olsam,
Yurdunda misafir kalsam.
Onun gibi aşkla dolsam,
İNCE, dese bize Yunus.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:33 PM

Koskoca Dünyada

Şu koskoca dünyada,
Kala kaldım yalınız.
Gönlümde hep sevda da,
Açma dursun falınız.

Yaşıyor mu diri mi,
Sağ mı yoksa ölü mü,
Ben kaybettim gülümü,
Gene kaldım yalınız.

Acep güneş doğdu mu,
Bulut yere ağdı mı,
Ay yalınız kaldı mı,
Ne haldedir ölünüz?

Ses vermiyor *******,
Fink atıyor cüceler,
Kifayetsiz heceler,
Bilmem nedir haliniz.

İnce'ledim aradım,
Bu değildi muradım,
Bir şeyler karaladım,
Saçmaladı deyiniz.

F.S.Mehmet1453 08-13-2007 05:33 PM

Kurtulmuşum

Hak nurunu gerçeklerde
Gördün demek kurtulmuşum
Güzelliği çiçeklerde
Gördün demek kurtulmuşum

Sevda alevinde sinsin
Oyna ki bire gidesin
Hak gerçeklerde bilesin
Sordun demek kurtulmuşum

Sevda ateşi yandıkça
Gönül o yare kandıkça
Gerçek sana inandıkça
Vardın demek kurtulmuşum

Gözler konuşur sevişir
Seven bu sırra erişir
Aşka yananlar bilişir
Verdin demek kurtulmuşum

Gahi sessiz gahi azgın
Böyle sanma yarın yazgın
Sevenlerde olmaz bozgun
Erdin demek kurtulmuşum

Sevda türküsü söylensin
Yanık gönlümüz eğlensin
İnce de hakka bağlansın
Yerdin demek kurtulmuşum


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:18 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.