![]() |
Softalar
Ey Arapça okuyanlar Allah Türkçe bilmiyor mu? İngilizce Fransızca Bize hitap kılmıyor mu? Çalışanlar geri kalmaz Çalışmayan bir halt bilmez Yalnızca fikirler ölmez Peygamberler ölmüyor mu? Bizimdir bu bahçe, bağlar Bizimdir bu yeşil dağlar Canı sağ olsun softalar Ayakkabı çalmıyor mu? Dost gezer dostluk bağında Biz olur bizlik dağında Gavurun Merih çağında Alem bize gülmüyor mu? Bir bülbül getirmez yazı Yalnızca bülbül avazı Mahzuni korkmadan sazı Kainat'a çalmıyor mu? |
Sofu Baba
Gücenme ey sofu baba Biz aşığız kör değiliz Ver bir selam al merhaba İkiliğe yar değiliz Hudey hudey hür aşkına Yol verin gitsin şaşkına Adaletsiz padişahın Canavar girsin köşküne Adem olan adem sever Adalete boyun eğer Kul hakkı dünyayı değer Biz cana kıyar değiliz O o o o o o meyhaneci Şarab'ın bugün çok acı İnsanlar konar göçerler Kimi hoca kimi hacı Gider Kul Mahzuni gider Gider dostu tavaf eder Benim bildiğim bu kadar Biz cahile uyar değiliz Hudey hudey hür aşkına Biz içeriz pir aşkına Adaletsiz Hükümdarın Ateşler düşsün köşküne O o o o o o meyhaneci Bugün şarab'ın çok acı İnsanlar Kabe misali Gelen derviş giden hacı. |
Sorulmalıdır
Bizden selam olsun Süleyman beye Bize içi dışı görülmelidir Kanınan boğuyor gardaş gardaşı Bizzat kendisinden sorulmalıdır Biz balık değiliz bizi yutmasın Önümüze kalkan kılıç tutmasın Anadolu derler sakın çatmasın Aklı başlarına derilmelidir Bizim atlar kır beygire benzemez Dağda gezer denizlerde yüzemez Unutmasın çakal, aslan ezemez Bizde sivri burun kırılmalıdır Bana bu illerde Mahzuni derler Fukarayı sever er oğlu erler Babasının malı değil bu yerler İnsanca bir düzen kurulmalıdır. |
Tatlı Yalanlar
Bir gerçek yalanım vardır erenler Anam yeni gelin oldu duydun mu? Bir gasavet aldı babamı Düğününde davul çaldı duydun mu? Bizim köy'e kabak ektik dut bitti Yeşil yaprağında develer öttü Dört boynuzlu koç'lar doğuma yattı İkiz ikiz kurtlar geldi duydun mu? Semer vurduk serçe'lerin eğnine Balığı bezirgan yaptık yanına Ramazan Ağa'nin girdik kanına Aklımızı Bayram aldı duydun mu? Senem kadın sekseninde doğurdu Doğan çocuk mama diye bağırdı Bitirdi de altı kova yoğurdu Bir dakka uykuya daldı duydun mu? Keban'a göl yaptık dağlar sulandı Bütün Edirne'de bağlar sulandı Karadeniz bir sinekten bulandı Coştu Akdeniz'e doldu duydun mu? Mahzuni der işte böyle halimiz Avrupa'ya köprü olur dilimiz Arada sırada hortlar ölümüz Her biri bir makam çaldı duydun mu? |
Türk Milleti
Bitsin artık dövüş kavga Haydi haydi Türk milleti Çalışalım dalga dalga Haydi haydi Türk milleti Komşular kana bulandı El gitti ay'a dayandı Dünya kalktı hep uyandı Haydi haydi Türk milleti Çok uyuduk bunca yıldır Uyan kimliğini bildir Duracak zaman değildir Haydi haydi Türk milleti Gelin ile kızın ile Her tarafta bezin ile Tüm olanca hızın ile Haydi haydi Türk milleti Sen büyük millet'tin ezel Böyle zayıf durma düzel Dilin güzel, tinin güzel Haydi haydi Türk milleti Hepimiz bacı birader Çalışana kimler ne der Mahzuni Şerif beraber Haydi haydi Türk milleti |
Uyan Çoban
Uyan çoban uyan sürüde kurt var Mor koyun yaralı kuzu perişan Şakiler inliyor sızlıyor dağlar Mecnun çöle dargın yazı perişan Canavar bürünmüş kuzu postuna Karışmış sürüye canlar kastına Hakim defterini yazmış üstüne Ciğer pare pare sızı perişan Gemiler delinmiş yelkeni berbat Zehire garkolmuş misk ile şerbet Sanma ki dünyanın sultanı rahat Bazan dalgın gezer bazı perişan Uyan çoban uyku zarar getirir Her taşın başında bir kurt oturur Sürmeli yavruyu alır götürür Parça parça koyma bizi perişan Yabaniler gezer dostun bağında Mecnun dolaşmıyor Leyla dağında Halden hale girdim gençlik çağında Mahzuni yan yatar sazı perişan |
Uyan Halkım Uyan
Bir uykudan böyle bir ses Duy uyan etme uyan Uyku bir can olsa bile Kıy uyan gardaş uyan Uyku tembel niyetidir Aç gözünü hayat nedir Gittiğin yol çok kötüdür Cay uyan halkım uyan Ateş düşmüş döşeğine Sen gene uyursun gene Elini vicdan üstüne Koy uyan nolur uyan Kazanmadan yemek ayıp İnsan hakkı olur kayıp Tek benim sırtımdan soyup Doy uyan yapma uyan Uyuyanın kazancı olmaz İnsana bir vefa vermez Bir daha Mahzuni gelmez Say uyan dostum uyan Yeter artık uyuduğun Sen de öğren sen de uyan |
Veli Hoca
Çok şükür ki bir insanım Mezhep gibi pirim yoktur Dört kitaba saygılıyım Birinden haberim yoktur Veli hoca,Veli hoca Benim hakka bağlı özüm Kıblem dört taraftır gözüm Hoca kılmasın namazım Ahirette yerim yoktur Veli hoca,Veli hoca Can bir güvercindir gelir Gider geldiğini bulur Beni veren geri alır Benim bunda karım yoktur Veli hoca,Veli hoca Mahzuni şerif kör idi Adı yolcuydu yürüdü Zaten kemiğim çürüdü Yüzülecek derim yoktur Veli hoca,Veli hoca |
Veysel Babam
Veysel babam, uyan bak şu halıma Giydirdiğin hırka çabuk delindi Senden bir emanet almıştım ama Kara yüzlü hırsız giydi çalındı Söndü gözlerimden eski ışıklar Sırtımda bebeğim yedi beşikler Birbirine düşer oldu aşıklar Sazlar teller bölük bölük bölündü Emek verip diktirdiğim bağlara Daha koruk iken düştü bir sara Altun aramaya çıktım dağlara Salladım küreği tüfek bulundu Neyleyim gidermiş huylu huyunca Uzansam toprağa boylu boyunca Meyhanede imam gördüm deyince Mahzuni Şerif'im kafir bilindi |
Veysel'e Mektup
Sen bu bahçelerden çok gelip geçtin Dostlar seni unutur mu Veysel'im Arılarla çiçeklerde inleştin Dostlar seni unutur mu Veysel'im Ne haktan incindin ne de incittin Taş ile geleni gül ile ittin Koyunu kurdunan güderek gittin Dostlar seni unutur mu Veysel'im Hak nurunu insanlarda aradın Sabrı tarif ettin derde yaradın Gönüllerde kaldın gözden ıradın Dostlar seni unutur mu Veysel'im Dopdoluydun gezdim dedin beyhuda Bin göz vermiş sana Cenabı Hüda Sen dostları unutmadın dünyada Dostlar seni unutur mu Veysel'im Kuru laf etmedin Mahzuni gibi Gözünde berraktı deryanın dibi Mustafa Kemal'in gerçek talibi Dostlar seni unutur mu Veysel'im |
Yaralı Memo
Dön dön ne gezersin Bu dağlarda deli memo Yorulmuş kuşa benzersin Kanadı yaralı memo Bu düzen böyle kurulmuş Bu yola giden yorulmuş Doğduğu yere kırılmış Bilmem ki nereli Memo Saçları hareli Memo Uydu uydu kime uydu Havadan bir ses mi duydu Daha dün bizim köylüydü Şimdi de Koreli Memo Bu düzen böyle kurulmuş Bu yola giden yorulmuş Duydu göğsünden vurulmuş Ah nasıl yaralı Memo Vah bahtı karalı Memo Der Mahzuni vara vara Vardık gördük dalavara Bey saraya sen davara Kırmızı bereli Memo Saçları hareli Memo Gönlünden yaralı Memo Dertleri sirali Memo Kaderi karali Memo Bu düzen böyle kurulmuş Bu yola giden yorulmuş Parmak izleri sorulmuş Günahı sıralı Memo Kaderi karalı Memo. |
Yazık Dünyaya
Her yanı barut kokuyor Yazık oldu dünyamıza Suları zehir akıyor Yazık oldu dünyamıza Şu dağları erittiler Denizleri çürüttüler Tüm yeşili kuruttular Yazık oldu dünyamıza Mahzuni dönmez sözünden Sınırsız dünya özünden Ayrı ayrı ırk yüzünden Yazık oldu dünyamıza |
Yaşamaya Geldim
Yaşamaya geldim ben de dünyaya Elimden kolumdan bağlama beni Komşular gidiyor yıldıza aya Dağların başında eğleme beni Körpecik aklımı kandırma boşa İnsanlar benzemez beyinsiz kuşa Avareyim diye etme temaşa Bir dilim ekmeğe bağlama beni Mahzuni nedendir geri kaldığım Hakkın olmayanı çalıp aldığın Kimse bilmez kimin nasil olduğun Hastayım götürün sağlama beni |
Üç Adam
Şu dünyada üç adamın işi zor Biri korkak, biri tembel, biri mert Benim yüreğime üç mesele kor Biri hasret, biri vuslat, biri dert Ağlayarak doğdu bunca gülenler Dirilerek geldi bunca ölenler Üç ihtiyaç duydu hasta olanlar Biri kaldır, biri yatır, biri ört Bak neler halketmiş Yaradan bize Sınır koymuş gece ile gündüze Üç eşya dünyada çok batar göze Biri sıvı, biri yumşak, biri sert Üç derdin geçilmez oldu önüne Yalnız bugün kefil, yarına düne Ömür çıkar gider üç merdivene Biri çocuk, biri gençlik, biri kart Adem olan üç hal ile bilinir Elden, dilden, belden mesul olunur Her varlığın üç ciheti bulunur Biri öndür, biri yandır, biri art Üç kanaldan gelir benim kudretim Doğru sözü söyler iken ifritim Hayatımda üç mahluka nefretim Biri aslan, biri yılan, biri kurt Gökyüzünde üç ışık var dolaşır Ay güneşten, güneş aydan bölüşür İnsan oğlu üç amaca çalışır Biri servet, biri kudret, biri yurt Nedir bilmem sevenlerin muradı Acıdır tatlıdır dünyanın tadı Yalnızca Mahzuni Şerifin adı Kimi Türk der, kimi gavur, kimi kürt |
Yiğitler
Doğudan batıya bir ses yükselir Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler Gavur dağlarından Dadallar gelir Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler O'nu bilir Binboğalar, ceritler Alnı çizgi çizgi, zafer oyuklu Anası ağlamış öfke yayıklı Elinde dirgeni kara bıyıklı Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler Bizim yiğitleri bilmiyor itoğlu itler O'nu bilmeyen şu uğursuz bit'ler Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler Karşıdan geliyor elinde dirgen Sırtı yırtık omuzunda yorgan Yaktı anamızı zalim kemirgen Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler O'nu bilir Binboğalar, ceritler Mahzuni Şerif'im yiğit yavrusu Anadolu'sundan yoktur kaygısı Sizin değil beyler işin doğrusu Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler O'nu bilmeyen şu uğursuz bit'ler Yiğitler, yiğitler bizim yiğitler |
Yine Bahar Geldi
Yine bahar geldi Yaradan Bilmem niye yaprak açmaz güller oy Karlı dağlar kalkmadıkça aradan Korkarım ki dosta ermez yollar oy Ne dağı var, ne ormanı, çınarı Ne bağı var, ne bostanı, pınarı Kimse bilmez gizli gizli yananı Ah derdini dökemeyen kullar oy Kimi murat almış gezer salınır Kimi yaralanmış bağrı delinir Bir gün dünyadan adım silinir Hani bizim Mahzuni' miz derler oy |
İkibin Yılı
İkibin yılına doğru Dur bakalım ne olacak Müneccim değilim ama Sanırım bir er gelecek Dün gece bir rüya gördüm Yüzümü pirime sürdüm Bilmiyorum neler sordum Yokluk arkada kalacak Koyun kuzu yavrusuna Meleyip süt verdiğinde Ağustos'ta kızılırmak Dönüp dönüp gümleyecek Zelzele olacak Şam'da Rüyam böyle dedi bana Ben de inanmazdım ama Tuz gölüne buz gelecek Erciyes'ten Kayseri'ye Dört kanatlı bir kuş konar Kanadında bebek taşır Bilmem kimler inanacak Gökten mavi kar yağarken Kırmızı güneş doğarken Böyle rüya'dan uyanıp Dost Mahzuni saz çalacak |
İmam Rıza
Yanmışım sultanım hilal kaşına Gel buna bir çare bul "İmam Rıza" Dünya kurban olsun o bakışına Gel bana bir tabib ol "İmam Rıza" Siyah kaşlarınla tatlı sakalın Usul basa bana gelsin vebalin Sarılıp abaya o tatlı halin Ağzında kapanmış dil "İmam Rıza" Böyle bakma sultanım bana çok olur Eğer küstüysen varlık yok olur Güzel kirpiklerin bana ok olur Bir kere yüzüme gül "İmam Rıza" Sen bir cenazesin sen bir ağıtsın Senin oğlun beni deli dağıtsın Bana apaçıksın ele kağıtsın Ne olur bağrıma gel "İmam Rıza" Atamam efendim fikrime yayıl Canım alsa bile benim Ezrail Beş pençeyi "Ali Aba" bir de Cebrail Yıkmış kanadımı gül "İmam Rıza" Mahzuni Şerif'im yedi hırsızı Gelip giden gönlüm bulmaz arsızı Sizler onikiyi bizler dokuzu Sayımı rakama ver "İmam Rıza" |
İnce İnce Kar Yağar
İnce bir kar yağar Fakirlerin üstüne Neden felek inanmıyor Fukaranın sözüne Öldük öldük biz açlıktan Yapma ağam n’olur n’olur Adam mı ölür? Okul olunca Yol yapılınca, çeşme olunca Kendin bulunca, n’olur n’olur. Sen anadan ben babamdan Ağa doğmadık dostum Gel beraber yaşayalım Sanma ki sana küstüm Yandık yandık, öldük öldük Biz açlıktan Yapma beyim n’olur, n’olur, n’olur. Adam mı ölür? Yol yapılınca Okul olunca, çeşme yapınca Doktor gelince, mühendis gelince N’olur n’olur n’olur n’olur. İstanbul'un benzemiyor neden o Urfa'lara Bir de sizler gelin bakın şu çamurlu yollara Acıdır ki bu yüzyılda düştük biz ne hallara İşte durum, işte yorum kızma beyim n’olur. Öldük öldük biz açlıktan Yapma ağam n’olur Adam mı ölür? Asfalt olunca Yol düzelince Sağlık gelince Okul olunca İnsan gülünce Dost sevinince N’olur n’olur n’olur n’olur. Mahzuni'yim duyun artık şu haykıran sesimi Okuyun tarihi görün insanlığın hasını Birgün siz de görürsünüz dünyanın gidişini İşte yaşam, işte insan, işte doğa gör bunu n’olur Bizler gördük, yapma ağam n’olur Adam mı ölür? İnsan sevince Karın doyunca Sağlık olunca Paylaşılınca Doktor gelince Yol yapılınca N’olur n’olur n’olur. |
İte Bak İte
Ademin Merihe gitme çağında İnsanın taptığı puta bak puta Bilirim ki dünya lezzet doludur Karganın yediği duta bak duta Aşıkların sözü hep enel haktır Vallahi billahi yalanım yoktur Onu yakasında gümüş gömlektir Senin yakandaki bite bak bite Ölü insanlardan keramet olmaz Ölmüş insanlardan şefaat gelmez Aya gidip gelmek marifet olmaz Daha güneşten öte bak öte Mahzuni değildir hazreti mervan Bizden ayrı değil hak ile şeytan Ne olursa olsun gider bu kervan Ardımdaki üren ite bak ite |
Yuh Yuh
Uzaktan yakından yuh çekme bana Sana senin gibi baktım ise yuh Efendi görünüp bütün insana Hak'kın kullarını yıktım ise yuh Ben hoca değilim muska yazmadım Ben hacı değilim Arap gezmedim Kuvvetliyi sevip zayıf ezmedim Namussuza boyun büktüm ise yuh Ne demek efendim bey ve amele Fakir soymak yakışır mı kemale Rüşveti hak bilip her dakka hile Yapıp yapıp kafa çektim ise yuh Bu kadar milletin hakkın alanlar Onları kandırıp zevke dalanlar Diplomayla olmaz hakim olanlar Suçsuzun başına çöktüm ise yuh Mahzuni'yim benden başlar asalet Asiliğe paydos bey'e nihayet Şu insanlık derde girerse şayet O'na yar olmaktan bıktım ise yuh Yuh yuh soyanlara, soyup kaçıp doyanlara İnsana kıyanlara, yazık şu uyuyanlara |
Yürü Bre Osmanlı
Yürü bre Osmanlının ovası Dağlarına çadır kurulur bir gün Kolay mı dağıtmak yiğit yuvası Bunların hesabı sorulur bir gün Kapısı uşaklı beyler nic’oldu Yeyip de içtiğin köyler nic’oldu Omuzunda oklar yaylar nic’oldu Korkarım ki yaylar gerilir bir gün Ağlama Mahzuni yiğit ol n’olur Her akşamın sonu sabahla gelir Sanma ettiklerin yanına kalır Sana da bir çorap örülür bir gün |
Yürü Bre Osmanlı
Yürü bre Osmanlının ovası Dağlarına çadır kurulur bir gün Kolay mı dağıtmak yiğit yuvası Bunların hesabı sorulur bir gün Kapısı uşaklı beyler nic’oldu Yeyip de içtiğin köyler nic’oldu Omuzunda oklar yaylar nic’oldu Korkarım ki yaylar gerilir bir gün Ağlama Mahzuni yiğit ol n’olur Her akşamın sonu sabahla gelir Sanma ettiklerin yanına kalır Sana da bir çorap örülür bir gün |
Yürü Bre Yürü
Yürü bire yürü Mervanın dölü Alemi ardından güldür de kurtul Bir gün sorar sana Muhammet-Ali Adamsan kendini bildir de kurtul Başıma belalar getirmedin mi? Gizli gizli ömrüm bitirmedin mi? Köşkünü ben yaptım oturmadın mı? Bari sarayımda çıldır da kurtul Ben ayrı kalamam gül yüzlü dosttan Haraç aldın ağzımdaki nefesten Üzülerek yaptım bağ ile bostan Senin gibilere yoldur da kurtul Bir kara kargasın gezme bu bağda Rezil ettin beni senden ziyade Eğer hıncın inmediyse dünyada Mahzuni Şerif 'i öldür de kurtul |
Yürüdü
Gittim mahkemeye arzuhal için Bey dedi boynunu büktü yürüdü Bir küfür yedi ki oldu o biçim Şey dedi boynunu büktü yürüdü Çekti topukları kahveye vardı Çürük tabakadan bir tütün sardı Niceden sonraya garson çağırdı Çay dedi boynunu büktü yürüdü Babası yaslandı durdu duvara Çoban gidiyordu ulu davara Şöyle döndü baktı apartmanlara Vay dedi boynunu büktü yürüdü Gidemedi kaldı kendi yolunda Kimse yoktu baktı kendi halına Velhasıl birkaç beyin dölüne Bey dedi boynunu büktü yürüdü Mahzuni gerçeği bulmalı insan Savaşlar olmasın dökülmesin kan Eğitim kültürle uyansın her can Aydınlık başını dikti yürüdü |
İşte Gidiyorum Çesmi Siyahım
İşte gidiyorum çeşmi siyahım Aramızda dağlar sıralansa da Sermayem derdimdir servetim ahım Karardıkça bahtım karalansa da Haydi dolaşalım yüce dağlarda Dost beni bıraktı ah ile zarda Ölmek istiyorum viran bağlarda Ayağıma cennet sıralansa da Bağladım canımı zülfün teline Dost beni düşürdü elin diline Güldün Mahsuni'nin garip haline Mervanın elinde paralansa da |
Öldürecek Zam Fakiri
Bu ne biçim adelettir Öldürecek zam fakiri Açlık en büyük lanettir Öldürecek zam fakiri Dert mi yesin fakir hamal Aman paşam bu nasıl hal Boynunuzdan gitmez vebal Öldürecek zam fakiri Fakir kimden alsın murat Karnı açtır asık surat Senin karnın toktur kır at Öldürecek zam fakiri Zam zengine dokunmaz ki Zerrece içi yanmaz ki Böyle millet uyanmaz ki Öldürecek zam fakiri Kimi duldur kimi yetim Öyle büyüktür milletim Taraf tutuyorsam itim Öldürecek zam fakiri Mahzuni bu dertler derin Aferin bey'ler aferin Vay haline vay köylerin Öldürecek zam fakiri |
Şeriat
Anadolu İslamıyım çok şükür Cihat duran şeriata karşıyım Her güzel inancın şeriatı var Başlar vuran şeriata karşıyım Allah'ın elçisi sevmez kıt'ali Çünkü bunun çok büyüktür vebali Olur ya efendim insanlık hali Fazla soran şeriata karşıyım Kitaba inandım yalana değil Öfkem namaz kılana değil İtikadım canlar alana değil Kök koparan şeriata karşıyım Şeriat ilk kapı doğru gitmektir Şeriat hak ile yolu gütmektir Şeriat kötüyü ıslah etmektir Yoksa her an şeriata karşıyım Şeriatta olmaz farklı düşünce Düşünmek gerekir bilimce fence Geçmişten bugüne böyle mi geldik sence Bilime karşı çıkan şeriata karşıyım Mahzuni Mevla'yı koymaz dilinde Çağlayıp inledim aşkın selinde Bir kaç şeyhin, bir kaç şahın elinde Hüküm süren şeriata karşıyım |
Şeytan Yatar
Öyle bir sülb-i köpeğe çattırdı felek beni Hak bilir ki her tüyünde yirmi bin şeytan yatar Dev halimde kel kirpiye yutturdu felek beni Burnunda leş kokar itin bıyığı kaytan yatar Ayrılmaz mebusu milletin bir yudumcuk yal için Ovuşturur pis elini ar'ında duman yatar Pezevenklik şiarıdır para için pul için Avradı yatmasa yere kendisi gene yatar Böyle edepsiz çığırtkan elinde bir saz gezer Mızrabında fitne fücur, perdesinde kan yatar Bu doğarken kefereden ebe etmemiş nazar Nasıl olmuş bu köpekte suret-i insan yatar Bir bakarsın el göğsünde şah-ı merdanı anar Göğsündeki her pamağın altında milcan yatar Gözlerinin bebeğinde pisliğin mumu yanar Gönlünde hara yapılmış her çeşit hayvan yatar Böyle mülehhez şerefsiz bulunmaz her toplumda Yatağında ortağı var kendisi hep yan yatar Haysiyet neyine gerek, zikri fikri dumdumda Ayağı yerden kalkarken namusu kaygan yatar Derim ki ey Haydar'ı sevenler koymayın bu züppeyi Onun kılsız kafasında kaç çeşit mervan yatar Dost meclisi ahır değil sokmayın adam deyi Her tüyünde lanet kokar, sözünde lanet yatar Eskaza bir mezarlıktan geçse böyle namussuz Ağa ölüsüne kadın satmaya plan yapar Dua biçiminde hesap yapar geçer kaygusuz Dünyaya geç geldiğine pişman yatar Ey Mahzuni bu yezidden uzak tut yollarını Varmak istediğin yolda ol şah-ı merdan yatar Yeter ki can ile sev mevlanın kullarını Bir canını onlara ver, uğrunda bin can yatar |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:07 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.