![]() |
Temel hacca gitmeye karar verir.Karısı Fadime, Annesi ve Fadimenin annesiyle helalleşmek ister.Hepsine "hakkınızı helal edin ben hacca gidiyorum"der."Bir şartla hakkımızı helal ederiz.Bizide ***ürürsen"derler. Temel çaresiz üçünüde alıp hacca gider.Haccın gereklerini yerine getirler. Dönecekleri gün herkes son ibadetlerini ve tövbelerini yapmak için odalara geçer.Temel odasına giderken annesinin tövbesini duyar."Allahım beni affet temelin babasını 4 kez aldattım".Temel inanmıyorum diyerek odasına doğru yürür.o arada kayınvalidesinin tövbesini duyar "Allahım beni affet fadimenin babasını 8 kez aldattım".Sonrada Fadime'nin töbesini duyar "Allahım beni affet Temel'i 1 kez aldattım".Temel büyük bir şok içerisinde odasına kapanır dizlerinin üstüne çökerek başlar tövbe etmeye:Allahım sen onları boşver esas beni affet senin huzuruna bu kadar orosp. getirdiğim için..
|
Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok... Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
-Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi! Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihata: -Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak. Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor... Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır: -Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar: -Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum. |
Laz banka muduru Rusya"ya geziye gitmis ve bir lokantadan iceri girmis. Siparislerini verdikten sonra birde bakmiski karsisinda afet bir hatun surekli kendisine bakiyor. Davetkar bakislarla hatunu masaya cagirmis, hatun gelip masaya oturmus. Ancak ikiside birbirlerinin dilinden anlamiyormus. Hatun cantasindan kalem ve kagit cikarmis ve kagidin uzerine sigara resmi cizmis.
Bizim laz mudur hemen sigarasina davranmis, kadina ikram etmis. Hatun daha sonra kagidin uzerine kadeh resmi cizmis. Bizimki hemen garsonu cagirmis ve en iyi saraptan siparis vermis. Hatun bu seferde kagida ev resmi cizmis yanina da 100 dolar resmi cizmis. Bizimki icinden : -"Ula kariya bak, haçan banka muduru oldugumi anladi konut kredisi isti.."" |
>>Bir TV kanalı Güney Doğu illerine belgesel
>>çekmeye gitmiş. İşte köy köy >>dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını >>anlatacaklar. >>Bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti >>kuvvetli. "Amca" >>demişler "Sen bize en mutlu günlerinden birini >>anlat, biz de kaydedelim. >>Âlem >>görsün NE mutlu günleriniz var!" >>Amca başlamış; "Bi gün Hamdo'nun eşegi >>gayboldi. Daga gittik, eşegi >>aradık,aradık. Eşegi bulduk, çok sevindik. O >>sevinçle hepimiz eşegi >>s ...." >> >>Yönetmen bir panik atlamış, "Kes, kes, kaydı >>kes!" Amcaya dönmüş >>"Aman amca NE yapıyorsun? Hiç öyle hikâye olur >>mu? Eşekli filan. Sen bize >>başka mutlu biir hikâyeni anlat" >>Amca başlamış; "Bi gün Memo'nun garisi gaybodi. >>Daga gittik, gariyi >>aradık. >>Gariyi bulduk, çok sevindik. O sevinçle >>hepimiz..." >>Aman aman Amca, anlaşıldı! Sen boşver mutlu >>hikâyeleri, sen en iyisi bize >>En üzüldüğün hikâyeyi anlat!" >>"Bi gün daga gittim gayboldim!" |
Bir Amerikali ile Japon safariye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş : -Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ? -Yoo, senden hızlı koşsam yeter.
|
Karakolun telefonu geç bir saatte çalar.Arayan bir kekemedir.
Polis: Buyrun ....... karakolu Kekeme: Beeeenn bi cececeset buldum Polis: Nerde buldunuz efendim hemen ekip yollıyalım. Kekeme: Aaaaaaaa (Polis hemen atlar) Polis:Atatürk parkında mı? Kekeme:Hayyy Hayyyyıı derken polis kendisiyle dalga geçildiğini düşünür ve telefonu kapatır. Aradan 5 dk geçer ve yine aynı kişi arar. Polis: Buyrun karakol Kekeme: Beeeenn bi cececeset buldum der kekeme kişi. Polis: Nerde buldunuz efendim hemen ekip yollıyalım. Kekeme: Aaaaaaaa (polis hızlı davranır.) Polis:Atatürk parkında mı? Kekeme: Hayyyyy Hayy derken polis yine telefonu kapatır. Aradan bir saat geçmiştir.Telefon çalar ve yine karşıdaki kekemedir. Kekeme: Beeeenn bi cecececcceeeset Polis: Kardeşim gene mi sen nerde buldun cesedi hemen gelelim. Kekeme:Aaaaaaaa (polis yine atlar) Polis: Atatürk parkında mı? Kekeme: EEEEvvet oooraya taşıdıım... |
BABA OGUL
Günlerden bir gün zengin bir baba oGlunu köye ***ürdü. Bu yolculuGun tek amaci vardi . insanlarin ne kadar fakir olabileceklerini göstermek . Çok fakir bir ailenin çiftliGinde bir gece ve gün geçirdiler . Yolculuktan dönerken baba oGluna sordu: _ insanlarin ne kadar fakir olabileceklerini gördünmü? _ evet! _ne öGrendin peki? OGlu cevap verdi: _sunu gördüm ; Bizim evde bir köpeGimiz var,onlarinsa dört. Bizim bahçe ortasina kadar uzanan bir havuzumuz var , onlarinsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var , onlarinsa yildizlari. Bizim görüs alanimiz ön avluya kadar,onlarsa bütün ufku görüyorlar. OGlu sözünü bitirdiGinde babasi söyleyecek söz bulamadi. OGlu ekledi: _ TEsEKKÜR EDERiM BABA , NE KADAR FAKiR OLDUGUMUZU GÖSTERDiGiN iÇiN.!... |
Öğretmen sınıfa geç gelen öğreciye neden geç geldin oğlum
Bizim ineği damızlık boğaya ***ürdüm hocam. Öğretmen biraz kızararak o işi baban yapamazmıydı? Çocuk bu soruya gülerek belki yapabilirdi hocam ama bizim inek boğalardan daha çok hoşlanıyor... |
Tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür.
Açtır ama şüphelenir kontrol etmeye başlar ve görür ki bu bir tuzak. Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de, tilkiye sorar: -Napiyorsun dostum Tilki cevap verir: “hiçç... yatıyorum.” -Burada bir bud var -Evet var -Neden yemedin Tilki sakince cevap verir -Bugün Orucum Kurt kendinden emin „Ben yiyeyim o zaman“ Tilki: “Buyur afiyet olsun” der. Kurt buda uzanır uzanmaz bir patlama ortalık toz duman. Kurt yaralı hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar bunu gören kurt: -LAN HANİ ORUÇTUN Tilki pişkin pişkin „Biraz önce top patladı duymadın mi der.... |
HAYIR
Anaokulunun son günü küçük öğrenciler öğretmenlerine hediye verdikleri bir parti düzenler. Çiçekcinin oğlu öğretmene bir hediye paketi uzatır. Ögretmen paketi yavaşça sallar eliyle tartar ve -"Sanırım bu bir buket çiçek.." -"Dogru.. Nerden bildiniz öğretmenim?" -"Şey, tahmin ettim.. " Sıradaki öğrenci şekercinin kızıdır. O da öğretmene bir hediye verir. Öğretmen gülümseyerek paketi alır, eliyle tartar ve hafifçe sallar: "Sanırım bu bir kutu çikolata.." "Aaa, nerden bildiniz öğretmenim?" "Şey, bir tahmin ettim. Tuttu işte..." Bir sonraki hediye TEKEL bayisinin oğlundan gelir. Öğretmen paketi alır ama alttan küçük bir sızıntı vardır. Paketi tutarken parmağı ıslanan öğretmen yavaşça parmağını diline sürer: "-Bu şarap olabilir mi?" "-Hayır öğretmenim!!" diye bağırır çocuk heyecanla ögretmen tekrar sızan yerden bir damlayı parmağıyla alıp tadına bakar: "-Şampanya öyleyse..." Daha da heyecanlanan çocuk "HAYIR Öğretmenim!!" Ögretmen sızıntının bir daha tadına bakar: "-Tamam.. Pes ediyorum, bilemeyeceğim. Nedir bu?" Çocuk neşeyle haykırır: -"Bir köpek yavrusu!.." |
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin." ... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: - "Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."
|
Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."
|
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak,Şubat,Mart......."
.................................................. .................................................. Güzel Mazeret Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polis aracını görünce kaçabileceğini düşünüp gazı kökler. Ancak polisi silkeleyemediğini görünce pes ederek kenara çeker. Polis arabadan çıkıp sürücünun yanına gelir ve sorar: -Arkadaş, çok yorgunum. Bana mantıklı bir mazeret gösterirsen seni bırakıp gideceğim. Sürücü düşünür ve yanıtlar: -Karim gecen ay beni bir polis için terk etti. Aynada polis aracını görünce, kaçtığı polis onu bana geri getiriyor sandım. -Pekala, gidebilirsin. .................................................. .................................................. .................... Yaş Günü Hediyesi* Üç yahudi genç kardeş kendi işlerini kurup zengin olmuş ve yaş gününde annelerine aldıkları hediyeleri birbirine anlatarak böbürleniyorlarmış. Birincisi demiş ki: "Ben anneme kocaman bir ev aldım" ikincisi : "Ben bir Mercedes aldım ve bir de şoför tuttum" Üçüncüsü: "Benim hediyem hepinizden güzel. Annemin tevratı okumayı ne kadar çok sevdiğini ve artık gözleri iyi görmediği için artık okuyamadığını biliyorsunuz. Ona bütün Tevratı ezbere bilen büyük kahve rengi bir papağan gönderdim. Onu eğitmek için 12 (papaz.rahip her neyse işte 12 yıl boyunca uğraşmış. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca her yıl 1 milyon dolar bağışlayacağım ama buna değer.Annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak" Kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış: Birinciye: "Milton, bu ev çok büyük. Bana birtek odası yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum." İkinciye: "Marvin, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve şoför çok kaba." Üçüncüye:"Canım Melvin'im, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin. Tavuk çok lezzetliydi, teşekkür ederim .................................................. ................................................ Maymun kurmus cilingir sofrasini ormanin orta yerine, kulhanbeyligi yapiyor. O sirada zurafa ordan geciyormus,sormus : -"Vay maymun Kardes ,nasilsin?" -"Iyiyim be anam babam, iciyorum iciyorum aslani dovuyorum." Zurafa tirsmis ve uzaklasmis. Derken Zebra gecmis, o da sormus : -"Selam maymun abi, ne var ne yok ?" -"N'olsun be gulum hep ayni ;iciyorum iciyorum aslani marizliyorum." Zebra da uzaklasmis hemen ordan. Bu kez kostebek,gecerken sormus : -"Maymun ya naber ?" -"Iyilik kocum iciyorum iciyorum Allah ne verdiyse giydiriyorum aslana!" Kostebek de sivismis. Ancak oyle boyle derken, olanlar aslanin kulagina gitmis ve aslan o tarafa dogru yola koyulmus. Cikmis maymunun karsisina : -"Eee anlat bakalim maymun efendi ,ne var ne yok?" Maymun hemen kendine ceki duzen vererek yanitlamis : -"N'olsun be abi, iciyorum iciyorum abuk subuk konusuyorum." .................................................. ................................................ Gariban bir köylü sehre inmis. Büyük bir magazada iki kisinin karsilikli oturup konustuklarini görmüs. Içerde bir masa ve üç dört koltuktan baska bir sey görünmüyormus. Merak etmis ve içeri girmis: -"Selamünaleyküm agalar." -"Aleykümselam hemserim ne istiyorsun?" -"Merak ettim acaba burada ne satiyorsunuz?" Köylü ile dalga geçmek isteyen emlak komisyoncusu siritarak cevap vermis: -"Esek satiyoruz." Köylü de tasi gedigine yerlestirmis: -"Sadece ikiniz misiniz yoksa daha var mi?" .................................................. ................................................. Ahlak ve Mantik hocasi yeni ders yilinda sinifa bir bilmece ile girmis: "Saridir safran gibi, Okunur kuran gibi, Ya bunu bileceksin, Ya bu gece oleceksin." En on sirada Ahmet el kaldirip bagirmis.. "Altin!.." "Aferin oglum" demis hoca.. "Altin tabii. Besibiryerdenin uzerinde Arap harfleri vardir, onu da biliyorsun. Altini bileceksiniz ama kolesi olmayacaksiniz. Para sizi esir alirsa, iste o zaman olursunuz." Sonra da Ahmet'e "Otur" demis.. "On!.." Ertesi derse gene bilmece ile girmis: "Carsidan aldim bir tane, Eve geldim bin tane.." Ayse el kaldirip ayaga firlamis bu kez: "Nar!.." "Aferin kizim" demis Hoca.. "Nar tabii. Ama adina bakip nari narenciye sanmayin sakin. Bilimsel adi Punica Granatum olan nar, nargiller ailesinden gelir. Narenciye ile arasindaki isim benzerliginden ibarettir." Sonra Ayse'ye donmus.. "Otur kizim.. On!.." Ertesi ders icin kapidan iceri girmis ki hoca, sinif karisik. Bagiran,cagiranlar. Siralarin uzerinde kosusanlar falan.. Hocalarini gorunce toparlanir gibi olmuslar. Hoca sert bir ifade ile bakmis cocuklara ve acmis agzini: "Nush ile uslanmayani etmeli tekdir Tekdir ile arlanmayanin hakki kotektir." Temel firlamis en arka siradan, simsek gibi.. "Ceviz!!!..." |
Yil 2050 . AB Komisyonu Baskani odasinda otururken, yardimcisi iceriye
heyecanla girer: -Efendim, Turkiye tum isteklerimizi yerine getirdi. Onlari AB'ye alacak miyiz? AB Baskani: -Yok canim, henuz olmaz. Git, duyur, Tum Turkiye Ingilizce konusacak, Turkce'yi yasakliyorum. -Efendim onu 5 sene once yaptilar. Hatirlamiyor musunuz? -O zaman soyle Kibrisi versinler.. -Efendim onu da 40 sene once verdiler zaten... -O zaman soyle guneydoguya ozerklik versinler. -Aman efendim, Turkiyede guneydogu mu kaldi, 2020'de bagimsiz devlet oldu ya orasi zaten. -O zaman soyle (sozde)ermeni soykirimini tanisinlar. -Efendim, sadece ermeni degil, Pontus, Yunan, Bulgar, Rus, Ukrayna, Moldova soykirimini bile tanidilar, hatta Canakkale savasindan dolayi Ingiliz, Avustralya, Yeni Zelanda soykirimini bile tanidilar ya.. nasil unuttunuz. -Hmm. O zaman soyle, kokorec yasaklansin. -Aman efendim, onu yemeyi 2007'te biraktilar. -Isa askina, ya ne bileyim? Kinayi yasaklayin, yakamasinlar. -Ooooo. Beyefendi.Onu da coktan biraktilar. AB Baskani dusunup tasinir ve; -EEEE...DAGITIN O ZAMAN AVRUPA BIRLIGI'NI |
Kadın, kocasına "Dikkat ettim de.." demiş, "Her konuştuğunda 'Benim evim.. Benim arabam.. Benim sandalyem..' diyip duruyorsun.. Ağzından bir kere bile 'Bizim' çıkmadı.. Biz bu yuvayı birlikte kurduk..! 'Bizim' demen gerekmiyor mu?.."
Adam bir şey arar gibi etrafına bakınıp dururken karısı merak edip sormuş "Ne arıyorsun?.." diye.. "Şey hayatım.." demiş adam etrafına bakınarak "Bizim pantolonumuzu..!" 227 2270 |
paylaşım için saol
|
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 06:46 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.