www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Yusuf Ziya Leblebici (https://www.cakal.net/showthread.php?t=137019)

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:37 PM

İlahi eşek! ..

İlahi eşek,
Sen ne şeker şeysin böyle.
Sana hayvan diyoruz ama
çok şey öğretiyorsun insana.

Ben, eşeği sadece sen bilirdim.
Senin dört ayağın varsa
ben iki ayaklısını da öğrendim
sırtında semeri olmasa da! ..
Çoğu insanların içinde
senin değerini sende öğrendim!

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:37 PM

İlle de şarap!

Bir bağbozumu olsun diğer mevsimlere inat
Bugün bozulsun tekdüze hayat
Gelmesin gözüme ne kabus, ne de serap
Her yer kırmızı olsun, ya da beyaz
Yaz şairim, bana bir şeyler yaz
Ama masamda ille de şarap! ..

Şıra ve şarap, bir de şiir patlat
Dem dem üstüne,dil dil üstüne
Maşrapama dolan kırmızı kelimeler
Damla mıdır ki düşer ya peynire

Hey garson bana can getir,
Asmaların gizinden,koruğun nefesinden
kadehime dolsun
Üzüm şerbetinden damıt
Damlasın ha kadehime, ha yüreğime….

Söyle Baküs’e dizsin masayı
Bugün Eros’um ben, Elenam nerde
Getirin; Baldıran olsun içtiğim
Benim dudağım bende, Elena her yerde…

İlle de şarap olsun,
ha içtiğim, ha sevgilim
Küpra’nın tattığı damağıma sinsin
Küp küp Küpra gelsin
Gelsin ki boğazımdan insin içime
El ele gidelim içimdeki cennete! ..

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:37 PM

İnsan mısın sen

Ne dersin ey dost, hala insan mısın sen
İnsanlığa hiç bırakırlar mı seni
Bu yalancı alemde yaşar mısın sen
Adam gibi adam sayarlar mı seni

Versen bile nefesinin vergisini
Açarsan ağzını kısarlar sesini
Konuşursan eğer keserler dilini
Konuşan meclise sokarlar mı seni

Vuramazsın bir baş soğanın gözüne
Artık sarmısak bile gelmez önüne
Gayrı zeytin de acı, uymaz bütçene
Adam niyetine koyarlar mı seni

Alnındaki terden de pare umarlar
Vaadlerini arka cebe koyarlar
Bir seçim zamanında adam sayarlar
Uyanıklar sonra selamlar mı seni

Yusuf Ziya bile geldi bu oyuna
Böyle oyunlar hep oynanır boyuna
Bassan kalayı hepsinin de soyuna
Rahatça evine salarlar mı seni

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:37 PM

İnsanca yaşadım...

Kimi zaman üç beş haneli köylerde
pınar başında ıslık çalan,
gazlambalı, ker***li evlerde
bulgura kaşık sallayan
bir çobandım ben
Anadolu'nun nefesinde...

Poyrazların ıslıklarına
kavalımla eşlik ederken,
koyunlar tempo tutardı oynaşarak.
Dağların adına, gırtlağımı yırtarcasına
uzun havalarda gezerken
ormanlar ağlardı
gözyaşlarına boğularak...

Bir kurttum ben;
Yufka ekmeğinin arasında
soğanı bal eylerken.
Bağlardaki ağaçlarda
kanatsız bir teyyareyken...

Bir ekin tanesiydim,
harmanlarda savrulan.
Çeltik destesiydim,
ırmaklarla sulanan.
Bozkırlara alabildiğine uzanan
ceylandım ben
gençliğimi koşturan...

Kuş oldum, çiçek oldum, dağ oldum
Ben bozkırların çocuğu
ben ırmakların torunu.
Ben insanca yürüdüm
bu uzun
ve de doğru yolu...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:38 PM

İnsanoğlu bir bilmece

İnsanoğlu bir bilmece
nereye istersen
oraya koyabileceğin hece.
İnersen eğer ki nirengisine
kimi, dağlarda tipi
kiminde yel eser delice...

Her senesi bir yaprak
ürer de gider dallarında.
Zaman geçtikçe
kurur da düşer topraklara.
İnsanoğlu bir bilmece ya
kimi şahin olur, süzülür dağlarda
kimi fare olur, sürünür lağımlarda...

Su yataklarından
kuş tüyü yorganlardan
toprağa giriverir
kurtuluş yoktur ondan.
Ölüyken doğamaz ama
erkekken kadın oluverir...

İnsanoğlu torpil müptelasıdır
her işini halledebilir.
Lakin;
Bir ecele torpili sökmez
çünkü, o para yemez.
Velhasıl insanoğlu,
bir bilmecedir bilinmez
daha doğrusu,
kendi kendini bile çözemez...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:38 PM

İstanbul suskun...

İstanbul suskun, artık konuşmuyor
Koskoca şehir derin bir uykuda
Binalar karanlık ışık yanmıyor
Bir ben, bir senin hayalin ayakta

Benim sevdam *******i depreşir
Dalgalanır hasretin doruğunda
Çıktığı tepelerde şiirleşir
Bağdaş kurar gecenin ortasına

Şehir suskun, binalar uykudayken
Sessizlik çığlık atar kulaklarımda
Issız caddelerin her köşesinden
Hep sen çıkarsın aniden karşıma

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:38 PM

İstanbul...

Nakış nakış işlediğim
Göznuruyla beslediğim
İnsanlara seslendiğim
Bir türküsün sen İstanbul

Sahillerde sularına
Bu şaheser boğazına
Denizinde balıklara
Aşığım sana İstanbul

Varoşlarda sokaklara
Beyoğlu'ndaki barlara
Nağme nağme tamburlara
Güfteyim ben ah İstanbul

Galata'nın tepesinde
Kanat taksam gökyüzüne
Kızkulesi çemberine
Uçup gitsem ah İstanbul

Balık ekmek, bir baş soğan
Bir de sütü al aslandan
Kadehlere şevk boğazdan
İçsem seni ah İstanbul

Marmara'da gördüm seni
Yüreğimde bildim seni
Nasıl sevmem güzelliği
Sevdalıyım ah İstanbul

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:38 PM

İşçi Ayşe...

Mekik dokur kilimlere
aşık atar erkeklere
rastık çeker kipriklere
kalbi sıcak işçi Ayşe

hayal kurmuş yarınlara
çeyiz düzer fabrikada
teri akar üç kuruşa
içi gülen işçi Ayşe

Tarlalarda çapalara
ahırlarda hayvanlara
kirlendikçe çamaşıra
ameledir işçi Ayşe

Bir gelindir at üstünde
ter döker hep çeyizine
iğneli oya, kanaviçe
bir duvaktır işçi Ayşe

yetiştirir çocukları
hem hoca, hem anaları
düşünürken yarınları
emek verir işçi Ayşe.

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:38 PM

İzle beni...

İSahilleri bir bir adımlayarak
bu gece yarısı beni izle.
Dalgalara bak
benim berraklığımda
izle gölgeleşen gemileri.

Uzat ellerini
alabildiğince ıraklara
orada kendini göreceksin.
İşte bak
tam karşında
kendi kendini izleyen
birini hissedeceksin.

Bu gece yarısı izle beni
iyi bak gözlerime
daha neler göreceksin.

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:38 PM

Kaç kere...

Kaç kere yemin ettim
kaç kere and içtim
Bu sokakların kaldırım taşlarıyla
fal bakmayacağım diye.
Kaç kere isyan ettim
köşebaşlarında şarap şişeleriyle
seranat yapmayacağım diye.
Kaç kere yakamozlara küstüm
ben boynu bükükken
durdurmuyorlar dansı.
Korkutamadım,
ben küstüm onlar şımardı.
Kaç kere *******e kinlendim
lanetledim.
Yıldızlara küfrettim
takmadılar bile.
Karanlıklara bıçak çektim
ateş ettim
vuramayacağımı bile bile.
Kaç kere pişman oldum
yanlışlığıma
yaşadığıma.
Kaç kereler bitmeyeceğine göre
kimbilir
kaç kere
pişman olacağım bile bile...


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:56 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.