www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Yusuf Ziya Leblebici (https://www.cakal.net/showthread.php?t=137019)

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Menekşe Gözlüm

Gitme uzaklara gönül bahçemden
Seni koparırlar menekşe gözlüm
Düşer yaprakların gider bedenden
Seni soldururlar menekşe gözlüm

Kıskanırlar senin güzelliğini
Karartırlar senin al yüzlerini
Bir gün terkeyleyip gidersen beni
Seni bırakmazlar menekşe gözlüm

Mevsimlerden bahar, gökte yağmursun
Yüreğimde sevdam, benim şuhumsıun
Deşseler de beni çıkmaz ruhumsun
Seni alamazlar menekşe gözlüm

Sıkı tut ellerimden bırakma beni
Şu yedi cihanda aratma beni
Sakın ha daraltma bana sevgini
Seni seviyorum menekşe gözlüm

Su değmezse sana yaşayamazsın
Bu gönülden başka barınamazsın
Yusuf Ziya açmış sana kalbini
Benden gayrısına ısınamazsın

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Merhaba

Yapraktan kayıp giden yağmur damlasında
Uykudan yeni uyanmış bir çocuk çığlığında
MERHABA
Merhaba memleket,
merhaba candaşım
Güneşte kavrulan başağın,
toprağın adına
MERHABA

Uyanmış insanlar karanlığın hışmına
Vurmuş tepesine cehaletin
Eli kalem tutan aydınların
Yüreği dostluk kokan canların
Uyanmışlığına merhaba.
Kağnı sesinin kemanlaştığı
Soğanın ballaştığı
Acının harmanlandığı
Memleket MERHABA...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Mevlam...

Çekirdeğe orman sığdıran Mevlam
Nedir bu çektiğim yarin elinden
Gözüme yaşları dolduran Mevlam
Yetmez mi çektiğim el’in dilinden

Bu sevda gönlümde nasıl bilinmez
Ne kadar doldursam göze görünmez
Bana bu yağmuru yağdıran Mevlam
Üst üste gelen dert neden tükenmez

Sislerin dağları sarması gibi
Depremin toprağı vurması gibi
Şimdi kullarını sınayan Mevlam
Yandı içimdeki kazanın dibi

Türküler rüzgârda savrulur gider
Dağlarda kardelen misali biter
Çiçeklere canı konduran Mevlam
Gurbette hasreti çektiğim yeter

Ateşin tersine suyu yaratan
Canı candan alan, çıkartan Mevlam
Avareye dönen garip kulundan
Al arzu halini sunduran Mevlam

Hani gözümde fer dizimde derman
Bende kara sevda, dertlerim umman
Yaprağı çiçekte solduran Mevlam
Yusuf Ziya der ki sendedir ferman

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Meyhane

Bir meyhane, oturduğun masada bir şişe
Dalgın ve demli bir kafa, düşüncense meze
Kadehdeki rakına su katmak da neyine
Akıttığın şu yaşlar var ya, yeter hepsine

Dertlice inleyen kemanın, dağlayan sesi
Hasretlik kokan sevda şarkısının güftesi
Okunan nakaratlar sanki O'nun nefesi
Beynindeki düşünce, bu masanın mezesi

Kadeh kaldırırsın karşındaki sandalyeye
Kimse yoktur ki, sen hayal kurarsın boş yere
Olsun be! Kendini bulduğun yer, bu meyhane
Gelenler hep gidicidir arama boş yere

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Mezarım sensin

Senin adını göz yaşıma verdim
Gözümden dökülen yaşlarım sensin
Aldığım nefesi yoluna serdim
Uğrunda ölürsem mezarım sensin

Puslu hayalini soksam bağrıma
Alıp da başımı vursam dağlara
Yakan hasretinle çıksam sırtlara
Doruğa diktiğim sancağım sensin

Yüreğimde değil her yerimdesin
Attığım adımda dizlerimdesin
Boşluklara bakan gözlerimdesin
Her sese irkilen kulağım sensin

Açılsın kapılar yare varayım
Yıkılsın şu dağlar düze çıkayım
Bir gül bahçesinde seni koklayım
Diken ben olayım yaprağım sensin

Tek tabanca oldum girdim savaşa
Bana gelen kurşun değdi mızraba
Alıp da sazımı düştüm yollara
Ağıtları yakan gırtlağım sensin

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Murtaza...

Ne günler gördün sen daha
Boşa sallama Murtaza
Tüfeğinde fişeğin yok
Atma boşuna Murtaza

Ne derdin var ne de çilen
Sensin parayla sevilen
İneğe katır desen de
Sensin doğruyu söyleyen

Dinin para iman para
Para mı ektin ağzına
Zenginliği gösterince
İnandırırsın yalana

Yoksulluğu bilmiyorsun
Emeği hiç görmüyorsun
Alınterini dökmeden
Bilmiş gibi atıyorsun

Atma boşuna Murtaza
Tavuk deme sakın kaza
Tüfeğini bırak artık
Çıkar elinden bir kaza

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Mustafa...

Bugün de yine efkar bastı
Dağıtalım mı be Mustafa
Biraz meze, bir şişe rakı
İki tek atalım mı be Mustafa

İçersek sen yine ağlarsın
Bir tek şişe üç şişe olur
İçtikçe hep efkarlanırsın
Deme be dostum haydi doldur

Bırak şimdi elin derdini
Elin derdi dert mi, bana ne
Haydi be Mustafa dinle beni
Dinleyen bulunmaz dertliye

Erkekler ağlamazmış derler
Ağlayacağım be Mustafa
Düşenlere dost olmaz derler
Bir sen varsın ya be Mustafa

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Müstehcenim Bu Akşam

Aykırıyım bu akşam,
sana susadım.
Seninle sevişmek istiyorum
bu içki masasında.
Elimi sürdüğüm her şey
sensin sultanım.
Gerdeğe giriyorum bu gece
bu alkol sınırında.
Bir yudum rakı,
bir yudum da sen
Hasretini meze yaptım geceme.
elimde sıktığım kadeh ellerin
kenarları dudakların..
Düğmelerini açıyorum
şişenin kapağında.
Tutma ellerimi, sınır yok akşamımda.
Sen oturmuşken masama
sen oynaşırken karşımda
kadeh niyetine
seni alırım koynuma.

Müstehcenim bu akşam
Varsın olsun!
Dağıt beni bu gece
dağıtalım şişeyi, masayı
dertler şurada dursun.
Haydi güzelim
uzat bana dudaklarını...

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

N'olur...

İnsan gibi insan olduktan sonra
Kırkına merdiven dayasan n'olur
Umudu önüne koyduktan sonra
Yolunda tuzaklar bulursan n'olur

Kula kulluk etmek günahtır günah
Padişahtan büyük Allah var Allah
Kendini bilirsen yolların mübah
Zalimlere karşı koyarsan n'olur

Yoksula bir omuz verdikten sonra
Zevk ile sefalar dolar ruhuna
Dostları dost gibi sevdikten sonra
Karşına düşmanı doldursan n'olur

Ekmeği bölüşmek bize keyf verir
İnsanları sevmek bize denk gelir
Haklının hakkını verdikten sonra
Haksızın şeytanı olursan n'olur

Yusuf Ziya der ki, yaşından korkma
Yıllar geçer ama sen bak yarına
Allah durur iken tapma kuluna
Kullara kulluğu bozarsan n'olur

GooD aNd EvıL 11-18-2008 07:51 PM

Nasıl güleyim

Şu yalan dünyanın kışlarındayız
Cemreler düşmeden nasıl güleyim
İmkansız bir düşün yollarındayız
Gerçeği görmeden nasıl güleyim

Seni sevmek demek, vurulmak demek
Mavzerlere kurban sunulmak demek
Kurşunun göğsüme değdiği anda
Bir tek senin adını anmak demek

Dağlara aşk veren beyaz kardelen
Sana bir türküdür bana da kefen
Bilinmeyen yola sensiz giderken
Ağlayanlar varken nasıl güleyim

Bırak da dağınık kalsın saçlarım
Bırak da topal kalsın ayaklarım
Sen ayrı ben ayrı yolda giderken
Yürüyorum diye nasıl güleyim

Seni sevmek demek, kaybolmak demek
Dipsiz kuyulara atılmak demek
Yusuf ve Züleyha aşkı misali
Kara topraklara konulmak demek

Ya sen geleceksin ya ben geleyim
Ya da yokluğunu kefen giyeyim
Ömrümüz kısaldı zaman yok artık
Ölüyorum diye nasıl güleyim


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:59 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.