![]() |
Seni seviyorum diyebilmek
Sevmeyi biliyorsan eğer Seni seviyorum diyebilmek ne güzel… Hele seviliyorsan, O duygu ki; Dünyaya değer! Sazın tezeneye hasreti Elin parmağa muhtaçlığı gibi. Ekmeğin unsuz Kanın susuz Olamayacağı gibi Sevgiye köle Sevilmeye gebeyken Seni seviyorum diyebilmek ne güzel! Bulutları özgürce selamlamak Sevdayı, bir kuşun kanadında yaşamak Gökyüzünün maviliğinde Seni seviyorum diyebilmek ne güzel! Özgürlüğü anlatan o dillerde Sevmek, sevilmek kadar güzel! .. |
Seni seviyorum ey güzel insan
Ne değişir siyah veya beyazsan Irkın ne olursa adam ol adam Seni seviyorum ey güzel insan Dinin dilin farklı diye ayırmam Hepimiz toprağa gömülmez miyiz Bir yar tarafından sevilmez miyiz Seni seviyorum ey güzel insan Adem'in evladı biz değil miyiz Benden uzak olsan sen de bir cansın Ya doğuran ana, ya da babasın Seni seviyorum ey güzel insan Misafir de olsan bu dünyalısın Muhammed Mustafa, İsa ve Musa Adem Babamızdan Meryem Ana'ya Seni seviyorum ey güzel insan Milattan öncesi, yeni çağlara İster zenci, ister kızılderili Kadını erkeği, ihtiyar genci Seni seviyorum ey güzel insan Sen de sevmelisin seni seveni |
Seni sevmek demek
Seni sevmek var ya; Beni düşündüğünü bilebilmek Sen aklıma geldiğinde Ben de ondayım diyebilmek… Seni sevmek, nedense senden de güzel Hissedebilmek, damarımdaki nehir boyunda Titremek, yüreğimin Filistin sınırında Coşmak, martıların balık avında Seni sevmek; küçük bir çocuğun Şeker bayramında… Seni sevmek var ya; Çölde bir serap misali Oruçta bir bardak su Kaymak, Kızılırmak boyu… Seni sevmek! .. Seni sevmek var ya İdam sehpasında özgürlük Meydanlarda hak aramak Yanında nefes alabilmek bir günlük Sinemi sinene yapıştırabilmek Seni sevmek demek! .. |
Seni vururlar...
Düşmanlar buraya pusu kurdular Tüfekler çekildi kurşun koydular Kapıları çalıp seni sordular Gelme buralara seni vururlar Dağda kanat çırpan bir kuşmuş gibi Bulutlara sığın bir yağmur gibi Yağma buralara ağlatma bizi Avcılar misali seni vururlar Ardına takılan sevdan değildir Seni takip eden gölgen değildir Sıla hasretine böyle yanarken Buralara dönersen seni vururlar Damların üstünde tüfek parlıyor Çukurlara giren hasım bekliyor Buralarda ayak sesin duyulsa Gece karanlıkta seni vururlar |
Senin en güzel resmin sigaramın dumanındaydı...
Senin en güzel resmin sigaramın dumanındaydı. Gülüyordu gözlerin, o gözler tütünümün baharıydı... Entertipte bütün kızgın kurşunlar isminin harflerini, klişeler seni basıyordu sanki yüreğime... Kalbime çizdiğim her mizampajda her sütunu sana ayırıyordum. Manşetler daha kalın puntolu karakterler senin gibi aşk dolu... Hep senin haberini yazıyordum solmuş şeritli daktilomla. Sigaramın dumanında seni izlerken çayımdan yudum yudum seni içiyordum gazetecilik yıllarımda... |
Senin şeref kaç kuruş!
Dilin doğru söylemez Bu ne biçim bir duruş Sana lira işlemez Senin şeref kaç kuruş Düşünceni satarsın Kaç kağıda sunarsın Çıkarının uğruna Sağa sola kayarsın Paranın mı dili var Kafanın mı kiri var Bir sabun mu bulunmaz Yıkayasın pisi var Mürekkebin yağ mıdır Bu ne biçim bir sunuş Okuyanlar kaz mıdır Senin şeref kaç kuruş Şair misin be sende Kim söyledi bu sözü Kime nasıl yazarsın Savunurken öküzü Kağıdın beyaz rengi Senin için kirlendi Yağ yaktığın kişiler Sana neler gönderdi Çıkarların derdine Bu ne biçim haykırış Hiç utanma yok sende Senin şeref kaç kuruş |
Sensizliğe lanet olsun...
Ardımdayken sensiz gecem Gün ağarır yine yoksun Bu yokluğun bir cehennem Sensizliğe lanet olsun Sıcakta kar yağar bana Soğukta kor dalar bana Sen olmazsan baharımda Mevsimlere lanet olsun Rüzgar vurunca yüzüme Hasret dolar gözlerime Tenin tenime değmezse Ellerime lanet olsun Kemanımın ortasında Notaların arasında Yoksan eğer bu şarkıda Tellerine lanet olsun Kollarımda neden yoksun Kalbim seni nerde bulsun Gelmiyorsan güller solsun Dikenlere lanet olsun |
Sevdiğim
Pembe rüyaları gerçek bilip de Neden yanlış yola girdik sevdiğim Yaşanan sevdayı hepten silip de Ayaklar altına serdik sevdiğim Nerde hata yaptık biz bu yollarda El ele verdik ya ıssız koylarda Peşpeşe koşarken küçük çaylarda Biz bizi cennette bildik sevdiğim Ne sende ne bende yokken ayrılık Sözümüzde yoktu ayrı gayrılık Aramıza nerden girdi farklılık Ayrı bedenlere geçtik sevdiğim Yürürken yarına aynı adımla Türküler yakardık çalan sazımla Bu günler sürecek sandık inançla Yanlış yollarda mı bittik sevdiğim |
Sevgi...
Bir duygu olmalı dünyayı saran Gül gibi, sevginin kokusunu yayan Yağmur olup, göl oluşturmalı insanlar sevgi içmeli bir ceylan misali. Çocuk gibi doğurulmalı sevgi meme gibi emzirilmeli dedelerin bastonu bebelerin ninnisi tüm evrenin güneşi olmalı. Su kadar kutsal nefes kadar yaşamsal ölçümsüz olmalı. Kağıt gibi odun gibi yanmamalı... Bir nefesse sevgi derince çekmeli, kaçırmamalı. Sevgi yoksa eğer hiç nefes almamalı. Ya da; Son nefesi verdiğimizde bizimle birlikte toprağa sokulmamalı... |
Sevinç, sessizlikti...
Sevinç, bir çocuğun gözlerindeydi parlayarak. sonsuz atmosferde kanat çırparak uçuyordu kelebek gibi rengarenk... Yırtılacak diye tutamadığın bir kanattı sessizliğin adı sevinçti sessizlik. Yakalayamadığın çocuğun gözleriydi yıldızlara dokunamayacağın kadar gerçek olan... Tutamazsın, zarar veremezsin. yırt, yırtabilirsen çocuğun gözlerini yakala, yakalayabilirsen sessizliği... Sevinç, sessizlik sevinç, çocuğun gözleri tut tutabilirsen ellerinle. Gözlerinle tutamazsan ulaşamazsın çocuğun gözlerine... |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:56 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.