www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Yasemin Sezer (https://www.cakal.net/showthread.php?t=133924)

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:12 PM

Günaydın

Bacası dumansız vapurların beyaz köpüklerinde yüzüyoruz
Güneşin hüzün ısıttığı İstanbul pencerelerinden yansırken
Gülümsemeyi borç bildiğimiz bahar dallarına dokunup
Kucaklıyoruz uzakları yakın söyleten şarkıyı henüz
Adı konmamış

Gezgin ruhuyla ışıklı izini sürüyen bir salyangoz geçiyor
Hatırlatırcasına gelişi, gidişi, yeri…
Ve bir ömrün böylesi zorlu yolda öylesine kısa …

Sakinleştirip hızla geçmeye çalışan bulutları
Kısıp ta gözünün bebeğinde buğulanan hayatları
Yenileniyor eski bakışlar
Dur zaman
-Sızı söyletme gitsin

Dipsiz bir kuyu bulup söylenmeli bazen
Üstüne aldırmalı geçmişin tüm kertiklerini
Tırmanan sularla suçlarını çarpıp
Toprak özünden alnına
Serinletip serpilmeli filiz toyluğunda
Uyan yüzünde duran
Duran zaman
Bir
An

Umut masallardan süzüldükçe olgunluğuna
Büyüyorum dersin hatta utanmadan yaşlandım
Kan(a) malarla yaşlanırsın da
Bir sabah uyandığında burnuna çarpan baharla
Yaşların silinir bir dalından süzülen soruyla
Nerdesin?
Günaydın
Umut
Sensin …


17.03.07

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:12 PM

Gündelik

Günlerin pazarlığı var pazarda
Salıyı alana Çarşamba bedava

Pazarlar pazarlık dışı

Pazartesiyi atlayana
Bir çırpıda Cuma



__________Haydi bol kazançlar


Gündelik yaşayanlara…

24.08.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:12 PM

Hâlimi Sorsan

bir an için dilendiğim yaşam pınarında
tüm çocuksuluğum dokunuyor
önce ürkek,
sonra
sonu gelmiyor ki avucuma

can bulacak bir zerre ile
duvarına bal çaldığım
oynuyorum, yıkılmalara çeyrek kala
sıfatların topuyla

eksildiğim yerden artıyorum
korkmuyorum lâkin
yanar gibi susuyorum
kaçıyorum hatta

son olsun derdi rahmetli
dilinden düşene kulak ver
dönüşü sille de olsa
yolu uğur olsun yeter

kıyas değil bu anlamsızlığa
hayret, ki temaşa
zamansız belki sokulduğum
kuzu, ki can pazarında

şimdi olmaz öncesi ile
ilerisi meçhul savaş
tâkatim de pek yok
yorgunum hatta


karmaşaların yoğurduğu ben'im
sorsan...
sorar mısın, bilmem ama
gelir ise eziyeti zahmetin ağır
varsın kalsın
sepet kolda, yol nizamda...

gocunmam
halden anlar serden geçerim
yalın bir tad için anla ömür biçenim

nefsin âlim hâli sırıtıyor
akıl hâli atakta
her halimi sorsan...
yok vaz geçtim
hiç sorma.


20.01.08

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:13 PM

Hasat

Düş devşirdiğim içime, göç biçtim
Tohumlayarak geçtiğim yollardan
Meyveler düşerken avuçlarıma
Bütün oluyordum yanlışlarımla

Sevincime sevgilerim sebepti
Dokunulabilir tebessümlerden
Geçerken öğrendim
Hasat gerçek zaferdi.

Kış ortasında kardan duvarlar
Kırarmış soğuğu fırtınalar ardından
Özüme dokunan doğrularda
Düşümden ateş, iç/imde kâr


28.12.06

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:13 PM

Hazırım Ustam

İki kere iki hala dört
Kaldırım taşları kırık
Yollar uzun
Mevsimler, seneler, dünya
Ekseninde ustam

Kaynama yüzümüzde
Donma sıfır
Altında taş
Üstünde yaş
Güneş, eritiyor ustam

Kesem az dolu
Kesem az boş
Zaman soru
Bilemediğim sona mahkum
Toprağa amade hazırlıklar
Sormazsın
Sorsan, hazırım ustam

İyi ve kötü
Güzel ve çirkin
Soğuk ve sıcak
Birbirinden doğma
Bir kere bir
Bir ustam

Çam yaprak dökmüyor
Kar konaklıyor dallarında
Kuşlar evinde
Ben
Bir kanadım noksan
Beni kuş getir ustam

En ufacık, küçücük
Neredeyse yok denecek
Adı ne ise kıy beni
Lime lime kıl beni ustam


İşte belki o zaman
Sözler ardından değil
Sen’den saf
Akıldan uzak
Ben olabilirim
Kıldır beni
Oldur beni ustam.


29.01.06

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:13 PM

Hep Böyle

.

Kalabalık yalnızlıklar
Ebe elinden imam diline
Hep böyle...


18.10.05


.

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:13 PM

Hep Hap Hayat

.



raf üstü hatıralar karton kutularda
tebessüm hüzün arası
araları da sevmedik oysa
hep hep sancısı

söz şiire düşmeden
susardık amma
anlardık da değil mi
hep, sevilir sorgusuzca

dedik, demedik
olduk, olmadık
dolamadık hayatta
son olduk sonra

hani desek
raf ömrü kısaymış
hepken hap bu hayat

sus kalalım eyvallah
söz aramızda bir amma
hapı da yuttuk valla




23.12.07

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:13 PM

Herşey biter demek var

dur

adımların eskimeden
tenim tapınıyorken
teninin yangınlarına
herşey biter demek var
ya yeniden susmak
sus olmak
susarken susamak

dur

gittiğin yerde böylesi
bulur musun?
bilmediğin yol kolay
ardından söyleniyor
en içten makam
dinliyor musun?

dur

ne olur
hiç birşey başlamaz demek var
ya yeniden ölmek
ölüp de unutulmak
unuturken acımak
acı olmak sonunda
son olmak

duy

aşka adımlarım
.
.
.
düşmüyor
koşuyorum

dön

sancılarım dökülmüşken yoluna

kabul

ezerek, üzerek

olsun

gel


20.09.2007

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

Heybemizde Aşk

menzilinde huzur
mutluluğa akran
mor menekşe heves
öpüşüyor hayat

kaçışır
silik mahrumiyetler
dudaklarımız şahit

dalgalı denize iki martı
oynaşın koynunda ada
heybemizde aşk

hediyemiz olsun
karmaşalarla yırtınan
huzursuz ardımıza

an coşku
an aşk

dev buhran
yitmesi olur ancak...


10 10 05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

Hiç Uğruna

rahat batması yüreğiniz
siper durmuş dağlarda
kovarken sükûneti
an topladınız mı hiç?

tereddütle yanışını
göğsünüze dokunan elin
yalın ayak kış sabahında
okşadınız mı hiç?

dudak değdirip
dantel durusu gözlerin
nazara inat akışında
söz dinlediniz mi hiç?

ve varsın bir hiç uğruna
gömleğinizi çıkartıp
çırılçıplak
aşık oldunuz mu hiç?





27.01.08

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

Hoşça Kal

Gülme sevdamın yalın ayak gidişine
Kaçışından ses çıkmıyor diye
Adımları naçar değil bilesin
Lakin, zor olanda zafer yok henüz
Terk etmiyor hala beni ben

Sevmeyi ben öğrettim
Gülmeyi sen
Öğrenmenin neresinden düştük?
Ağlıyor ardıma kalan gülümsemene
Sevmekten vazgeçmemiş bir ben

Sessizliğimi ödünç bırakıp
Hatırına güller katıyorum yüzüme
Sonbaharın eşsiz nemiyle
Yaşlanıyorum içimde

Hoşça kal…



29.08.06

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

Hüzün

Konuşurken
Ses veriyor yüzün
Bende ki haliyle es
Hüzün

27.05.06

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

Islağım

Yorganından sıyrıldım
Gece'nin
Ardımdan üstümden
Düş/en
Parçaları her yanım
Anca aydım
Islağım

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

İç/im’e

Bugün doğum günün(m)

Günün(m) e sarılmak
Yırtılanları yamamak için

Buz mavisine bulanabilmek
Ufak bir tebessüm için

Bir an
Susabilmen(m) için

Bir an için

Şiir yazdım(n)

İyi ki doğdun İç’im...



18 08 2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

İçersin Beni

Sıcak avucunun terinde tuzlanmış balık gibi zıplarım
Döne dura
Nehirlerine yol ararım
Aktığım sazlıklardan denizine
Yüzgeçlerimle kaşırım
Ensene vardıkça elin
Saçlarını okşarım

Sus pus kalırsın
Anlamazsın
Sonra
Bir bakarsın zıplıyor avuç içlerinde
Bir balık ben/iz

Susarsın

Su niyetine içersin dereleri avuçlarından
İçersin beni….

04.11.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:14 PM

İki Nokta

Çarpışıyoruz adsız saydığımız yüzlerle
Yüzlercesi göz önünde
Dolambaç...

Sorgularla sıyrılmaktan öte dolanıyoruz
Artarak... Çoğalarak...
Ve korkmuyoruz...

Sordukça
Biliyoruz..
Cevap;
Aynı sorguda
Kime göre?
Neye göre?

Kendimizle çiziyoruz doğruyu
İki nokta arası
Hayat.
. _____________________.


04.12.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:15 PM

İnadı İnat

ne de çok sevmiş sevdanın yalan hüznünü
ve aklın bir türlü doğrulmayan yüzünü
alıp da gidesi, durmadan kaçası var

sırıtıyor
cesaretsizliğiyle tıkıldığı turşu kavanozundan
buyrun seyrine
deli kızın çeyizinde kornişon var

savurdu binlercesini
sebepsiz, tartısız
düşer kalkmaz bir
kalksa aklı almaz ki
kaçırmayın sakın
sahnede şölen var

sıçan deliğinden çıkmaz
pembe panjur da sıkmış
haklı
horoz tepesinde vakitsiz
her düşünde bir duvar
öter de vurulur
vurulur da durulmaz
kanatlarında inat var


'Je sui deli' der durur
ne yapsın
akıllı ya hayat
kaçmalara çeyrek kala
hatırlar
serde fransızlık var.

'bon soir...'




12.02.08

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:15 PM

İnadına

Kontrolsüz virajlardan çıktım
Şantiye tozlarından çıkma
Ruhum
İnadına ayaktayım
İnadına sarmallarım
Sarındım
Adım adım
Tutamacındayım hayat

Düşer mi başımın vakur serseriliği
Düşündüm

Güldüm

İnadına sarmallarım
Tutamacındayım hayat
İnadına


04.12.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:15 PM

İnceden

.
.
.
dev ışık değil diyor inceden
güneş
yakım saati
akım saati
akış
.
.
.
.

- - - - - - - - - - - - - - -titriyorum
_____________________________bekliyorum
.
.
.

cayır diyor inceden
içinden
har kor
ateş
.
.
.
çalakaşık diyor inceden
içinde ters yüzüm
suretimmiş
aşkın
akışının
.
.
.
.
dön gü-l diyor inceden
tam yerinden
algın
yangın
aşk
.
.
.
.
aşk
.
nefes
.
aşk
.
nefes
.
aşk
.
nefes
.
.
.
.
.
.
Oh diyor
mis
nefis
nefes
enfes
aşk
.
.
.
.
İnceden



07 10 2005

.

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:15 PM

İnci

Sımsıkı avuçlarım
Akıl üstü tempolarım
Derdime ritim tutuyor
Kalp atışlarım...

Uzunca bir hikayeyi
Bitirmemek üzere anlatıyor
Toz pembe yarınlarım...

Sığmıyor içim
Boğaz sularına
Taşıyor penceremden
Arsız dalgalarım...

Kumların içini okşuyorum
Topluyorum tırnak aralarımdan
İstridye soluğundan incilerini
Ovalıyorum teninin ziyasını
Hasretine gözyaşlarım...

Diziyorum incileri
Sırayla
Bir, iki, üç..beş
Geçen ayrı günlerimize
Sayı boncuğu dermanım...

İnadına hazinem
İnadına vuslatım
Gerdanımdan sarkıyor
Sev/inci oyuncaklarım...

Düşündüm de
Bereketi ferimizden
Gıpta ile dizilen
Öte günlerimize
Hediyesi olacak
Sarmal umudum...;

Abislerden fezaya
İnci inci.....



29.10.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:15 PM

İntihar demek?

Kaç karınca ezeriz
Gülmelerde, gezmelerde
Ve bilmeyiz
Sinlerini taşırız köselemizde

Var sıyırt vahdetini
Emelsiz bir amelle
Sinende cesaretin
Us'unda kabulünle

Kalmışsa ardına
Bir anan ağlar
Gerisi sin başından
Yoluna el sallar

29.10.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:15 PM

İstanbul Çocuğu

bu şehrin
yar sarnıçlarından
dilek çeşmesine süzülen
orman özlemli
beton çocuğum


ser felaketlerinden
ak sayfalara yazılan
medeniyet yontusu
hamur çocuğum

kıtalara sabah/akşam
sularla düğümlenen
seferi topuklu
parfüm çocuğum

bu şehrin
pejmür bataktan
ak kardelen gülümseyen
tekil kalabalıklarının
o yalnız çocuğuyum

ben
hası kalmamışların
tek tas çorbasından içenlerin
yedi cet İstanbul çocuğuyum

18 09 2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:15 PM

İyi Bilirdik

adıma yazılan bir
sözle soluk buz
tahtına kuruldu
ünlem ardı nokta
tek başına

perişan diyecekti manşet
ses verecekti do
yetmişiki punto
yetersizdi
doğru an
lisan sustu

şiirler damlayacak çorağa
höl yok
gök bildiği
değil artık
yaş
varana toprağa bu
har olacak

füzen/pelür
gök/feza
an
başka

şiirler damlıyor
emildikçe peşi sıra
hakkı var
tadı istim
gür pınar

marks dinletiyor sözünü
kafka hoşgeldin

son nefeste
son damla
düşünce
dillenecek;

_____Kaç gökten
___Kaç kurudan
__Kaç yaştan

D
Ü
Ş
T
Ü
K


sözleriyle
_________________İyi bilirdik!


10.10.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:16 PM

Kabul

Avaz avaza kurumuş bir çiçek kadar acılıdır
Gerçek vurur yüzüne tanrıların dağından
Süzülen sularla yıkanmış bir parça
Bir sitem tenine yamanmış ruh
Asil duruşunda, hüzün tadında
Düpedüz ağlamak var
Durma

Yorgun sırça köşkünden bıkmış
Tatlı hayat
Yıkın yolların taşlarını
Keçiler destek olur azmine
Tırmanırsın ateşe, bir bakmışsın
Buharla cennetinde
Karmakarışık dualarla
Sarılmışsın

Tüm utançların, zaferlerin
Tartının tartmaz tarafıymış aslında
Yüzüne vuruldukça kanatan koca gerçek
Dengesini arıyorsa sessiz sakin
Yıkılmışların adına dimdik dururken koca bulut
Anlarsın sebebinin neticesini
Vakurca


Artık korkmazsın, asla
İçine sıkıştığın et kadar aciz olamazsın bir daha
Basit bir denklemde zor sayılan sonsundur
Dağına naralarla rüzgarlar vururken
Ağlamaz, yakarmazsın da
Hep bilirsin sonra

Var en tatlı gerçek
Yok yokmuş zaten
Esersin nurun şifası niyetine
Yaşlananlar ardına acır bazen
Gülersin

Varsın
Gün doğdu sananlar
Şenlensin

Ölümle doğmanın tadını ararsın
Bir ömür
Şarabı kırmızı sanarsın
Tadını son

Geldim dersin
Kanınla yıkanmış toprağa
Konuşur
Dinlersen

Kabul
Kabul
Kabul



20.09.07

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:16 PM

Kağıt Bebekler

En sevdiğim oyun
Elbiseler kırpmaktı
Ne giyerlerse giysinler
Büyük gülebilen
Kağıt bebeklere


06.04.06

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:16 PM

Kahve

Kahvaltı sonrası buruk..

Şekersiz kahve, acı olurmuş
Unutmuşum.

Elim gidiyor iki fincana
Tekiyle dönüyor avucuma...

Harlı ateşte pişen
Köpürmezmiş
Unutmuşum.

İçiyorum yana yana..

Soruyorum
Son yudumda;
Kimin eli şekerli?

Şekerin kim bundan sonra?

09.07.2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:16 PM

Kalemler

Kalemler kendisiyle savaşan şairlerin ellerinden tükendiler
*******in yarenliğine sırdaş dikilen, açar vazifesinde
Bir ucu mızrak, diğeri sazdan zirveydiler
Tükürüğüyle yarınlara yol akıtan, us tellerini gevşetendiler
Yazdılar, çizdiler, karaladılar ki kırıldılar bazı
Lakin hiç gücenmediler...
Yeter ki vazifeleri emellerine vakıf olsundu, dilediler...

Yataya mağlup volkanların yerine sakınımlı çizgiler çizerken kalemler
Görevlerini ne çok sevdiler, ne çok sevdirdiler...


06.11.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:16 PM

Kar(g) alar

Kuşkularda uçuşan kuşları
Kovalar bostan korkulukları
İçinin samanına aldanmayın
Tebessümüdür dağıtan kar(g) aları


22.10.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:16 PM

Kara Kedi

gücü aldık akşamdan
posasından emdiğimiz balık yağlarından
zamane d/algınlıkları titrettik asude

pembe patili kedilerin itinalı çatı yürüyüşlerinde
umulmadık bir zamanda
katranlandık kara yağmurlarda

karalanınca kedi gözü
balık göremedi bir daha

balık kördü
kedi k/arada

11.12.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:16 PM

Kavuşurlar Diye

dalgaların köpüğünden doğanın güzelliğine
uzakların kulelerden parlayan meşalesine
içini yakan kor alevli sele kapılandı
Leandros

ne kışı geçebildi
ne denizi...

zaman tanrıçaları Horalara emanet savurdu yüreğini köpüklere

olur da
bir gün

kim bilir
belki bugün

kavuşurlar diye birbirlerine...


21.10.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:17 PM

Kayalarda Alev

Doğuşum dört köşeli bir aydınlıktı portakal bahçelerinde
İyileşmekti ıslak toprak kokusuna bulanmışlığım
Tavus kuşlarının miyavlaması ki hala kulağımda
Kabuslarımda is bulanmışlığı ve hatta...
Dilim varmıyor işte

Sol yanağımın ıslaklığı bile söndüremedi bitişini
Adalete ihanet değilki davrandığım
Davasız bir teslimiyetti hatıralara bandığım
Gölgesi bile dumanken şimdi
Yalınım da, barakasız kalmışım

Tanrılar dağında tüten ateş filizleri
Yakışırdı zarif karanlığına tepelerin
Kayalar tutuşmaz, alevler akmazdı vadiye
Prometheus’un akıl mirası ile
Kayalarda alev, kayalarda kahır şimdi



10.02.07

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:17 PM

Kehribar Moru

Okudum...Düştü...Yazdım...

Neden? __ bilmem

Bilemediklerime +1........ (inadına rakam)

Sarı olması beklenen kehribar..
Neden morarır birden?
Ki bu ölü moru değil 'CAN' morudur,
Yeniden

Hani kırmızıyım ya ben/Karmen
Göğünde serpiliverdim birden.

Yavaş yavaş çözülüyor;
Hani yazınca 'akıl' anlatır ya 'gerçeği' bazen

Kehribar...
Yüzyılların 'CAN'ı tutulur içinde...
Bir örümcek, bir karınca...
Neden eylülde tutan 'can' olmasın içinde...

Kehribar mordur artık..
Biliniz..

Eylülde 'can'ını tutturan Karmen’in göğe serpilişidir...
”Mor” diyerek yüzünü sevgiyle gösteriveren..



11 09 05

///// bir dostun şiirine ithafen....////

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:19 PM

Kendime

Dürüst çalmaları yosunluyorum
Kahbe bir terkin ardından

___haksızdım

Yanılırdım bilirim
Bile bile lades derdi babam
Bile bile yanıldım
Duysun cümle adam

Kah bükük boynum
Kah dikik

Şehrazat gözüm var da
Kimle adım/Asıl kim gedik

Yavan sevişler/sevişmeler
Kuruyan dudaklarım değil
Dakikalardı yitik

Geç zaman geç
Arkandan bir kuru el sallarım

_____Çok Geç

Dönüp de bak ardına
Ağlamadım

Yaşlarımı avutmadan
Yaşıma bulaştın

Büyüt zaman büyüt
Kocaman oldum
Yoluna gam bağladım

Kırgınım
Kendime

____Kendi kendime

____Çok Geç


09 09 05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:19 PM

Kendisi Biz

Durduralım şarkıları
Dışarı çıkıp yürürken
Yavaşça
Sonrası son gaz
Dönüşsüz
Notalar danssız anlamsızsa

Görünür
Baktığımız her yer
Kırmızı çilek bahçeleri

Eğilelim çimlerin özüne
Solucanlara gizini
Yağmurların sözünü
Gerçekliğimizin notalarıyla
Verelim dönüşsüzlüğü

Ben senken ne çok senim
En az zerren kadar en çok benim
Karışmasın aklınız
Ben senim, sen de ben
Mesele, notalar, sözler
Tüm sırlar
O kadar basit
O kader içinde biz

Alemlerin büyüklüğü
Çözülüyor solucanın kulağında
Eğilmeyi öğrenmekle
Alimlik basit

Ritmin kendisi dönüş
Şarkılarla dansın
Kendisi biz



23.06.06

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:19 PM

Kesik iki saat

erken gelen geceye
mavi mumlar yaktım kokulu

pilli radyo
Zeki Müren
Emel Sayın

uşak makamı boynu(m) bükük
uzun kelimeler sarkık dökük

maviye titreyen duvarlarım
sokak lambasından gölgelerim var

bira da bitmek üzere
gece uzun

belediye çalışıyor
hiltiler gar-gur

nasip buymuş
ne yapayım?

neyse ki uykum da var

iyi ******* tayf(ım)

iyi *******




30.09.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:19 PM

Kıpraşma

Ayrılığımız bile lapa
Sayenizde
Sevgili tual kafa

Paletimde bir bulamaç

Ressam
Bıkkın

Kanım da tiner
Bezir yağı tenim

Gülme
Gülme diyorum

İki fırça
ve
İşin tamam

Kalmış gibi bulanmadık yerin
Sallamaktayım spatula

Boşa
__________Boş

Sanki Picasso ruhumla
Çıkacak da bir Guernica
Şaşıracağız

Boşa
_____________Boş

Dur
Hele 2 dakika

_______Kıpraşma

06 09 2005

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:20 PM

Kıvırcık Saçlı Kadın

Kıvırcık saçlı kadını sevdiler.
Hem de çok.
Kadınlığını siyah çantasında taşırdı.
Evden çıkarken cebine okaliptüslü bir şeker atardı her sabah.
İlk sigara bitiminde atardı ağzına
Vapurun açık hava müzesinden seyrederken İstanbul’unu.
Asla kadın olamayan İstanbul’unu...
Her mevsimi ilk aşkın öpücüğüyle kucaklar.
Her mevsimin ilk meyvesini mutlu bir dilekle tadardı.
Kadınca bakamazdı bir türlü.
Ya da o öyle sanardı.
Hep bohemdi bu kadın.
Bohemliği gözlerinde saklı, buğulu bakardı.
Buğulu da görürdü.
Sivrilikler hep yuvarlanır,
Şirinleşirdi gözünde.
Güller hep dikensizdi.
Yazılar yazardı vapur köşelerinde,
Otobüste, kafelerde, yolda yürürken, yatakta uyurken.
Kalemli, kalemsiz...
Kedileri severdi kıvırcık saçlı kadın.
Onlarla uyurdu çoğu kez.
Mırıldanmak isterdi.
Başaramaz, mırıldanan kedilerin ninnileriyle uyurdu
Huzurlu huzurlu...
Kolay üşürdü. Kolay yılmazdı.
Üşümeyi severdi.
Titrerken nefesini duyardı.
Herkesi severdi kadın, her şeyi...
Sevgisine aşıktı çoğu.
O “aşık” olamazdı.
Sevgi avuçlarından aksa da aşık olamazdı.
Aşk çok büyük, çok büyüktü
Ya da bir o kadar da küçük.
Aşk balonunda uçardı da dışarıdan göremezdi.
Damarında dolanan bir hücreydi de yerini bilmezdi.
Kadın çok sevildi, sevemediği hiç olmadı.
Aşkı toprağa gömecekti bir gün,
Korkmadı.



2003

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:21 PM

Kız(ıl) ın Dansı

uzunca bir hikayeyi anlatıyor çam
titreşirken dalları
usul usul
uzaklardan flüt sesi eşliğinde
toprak yaşından tütüyor
buram buram
canım’a diyor
____can!

bir kızla başlıyor masal
uzun saçları kıvırcık kızıl
tan’dan yanan

dans ediyor….
beyazlar içinde salınan
incecik bilekli
kapalı gözlerle
çıplak ayak

doğumuna topraktan
bereketine ıslak yağan
bahara şükrediyor
kıvrılıyor

sağ bilek
sonra sol
“S” ler çiziyor
bulutların siluetine
göz ucundan

flütün sesten uzanan mutlu ziyası yansıyor
beyazlar içinde kıvranan kız(ıl) a
belinden avuç içlerini topluyor ulu göğe
sunarcasına yağmuru aşk’a iade

dönüyor
dönüyor

tiz tınlıyor….

kız(ıl) göğe,
gök kız(ıl) a…..

________şükran

damla damla dans…
dinle…

çam eğiliyor, titriyor
kızıl dönüyor, durmuyor
avuç yere, avuç göğe…
gök
damla…damla…

flüt sesiyle resmediyor
adı şükran olan tuvali
ağlıyor

susuyor ardına kalanlar
izliyorlar
ağlamak nedir, nedendir?
anlıyorlar…

çamdan (sa) kız
kızıldan sema(h)
g/özlerden yağmur
dönüyor
dönüyor
.
.
.
.
.
.
düşüyor…

damla…damla…


________________________fark ettiniz mi bugün yağmur var?


04.11.05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:21 PM

Konuş

şu serin sonbaharın
tenimde yangınlardan korla
kavrulan iç derecemsin
konuş...



aralık penceremden
sokulsun
boynuma uzanan avuçların
kulağımda nefesin
dokunsun
konuş...



anlat
yedi yaşının
doğum gününün
ilk aşkının mutunu
an(lı) yorum
konuş...



susma
koca bir konçertonun
son la sesinden
suya düşen ilk damlaya
ak
konuş...



susma
vahana sus/adım
konuş...




05 10 05

Yasemin Sezer

GooD aNd EvıL 08-30-2008 04:21 PM

Korku

Gök gürledi
2 kedi başbaşa verdi
Korkuları sehpa altına gizlendi
Oysa sevmezlerdi birbirlerini
Korkuymuş birleştiren
Gecenin bir yarısı
Beklenmeden gelen sevgiyi


06.08.2005

Yasemin Sezer


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 01:49 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.