www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Arzu Altınçiçek (https://www.cakal.net/showthread.php?t=132798)

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:26 AM

Gizli kapaklı...diyebilseydim

“iki kuraklık kaldı aramızda ve bir aşk
aşk ki yazlık bir duyguydu tersyüz edilmiş
yüzünü özlerdik…” (1)

Hep saklı kalırdı güneş ardında
Bir yelken keserdi maviyle güneşi

Ufuklara doğru yuvarlanırdı bulutlar
Ufuklar kızıla kanardı

Kanardı gece ateş böceklerine
Yalnızlığını paylaşır sanırdı

Bilmezdi aydınlanan kalabalık yalnızlığını
Yazlık bir duyguydu aşk, sadece sıcaktı.

“düşünün ki bir duvar hem uzun hem yüksek”(2)
Saklanır mıydı sahi yıldızlar

Tuğla tuğla sökülürdü ağustosun son gecesi
Yıldızlar kayardı, kalırdı gök çıplak

Ötesi görünmezdi, renkler adresi kaybetmiş
Yağmur sonrası güneşin saçında kurdele olabildi sadece

Yüzünü hiç görmedim gökkuşağının
Sadece gölgesi uzanırdı yere, onda da gri kayıp

Başı ne kadar dik ki; hiç gelmedik yüz yüze
Aklımı karıştırıyor, aklımda dünler yitik

“beni ayrı koyun aranıza intiharınız olurum
oynadığınız en kötü rolünüz olurum”(3)

Perde arasından süzerim gözlerimi
Sahnede çıplak bir adam

Alkışlar çırılçıplak,
En ön sırada hep bildik “ben”

Senaryo oynandıkça yazılıyor
Oyuncu, seyirci, hatta bilet kesen yine “ben”

“kalabalığa karışıyor kavuşmalar
farkında değiller ayrılığın”(4)

Utanılacak bir başroldeyim
Rolüm aşk

Demişsin ki Akdamar;
“-aşktır asi ve korkak olan sadece” (5)
Ne büyük aldanış, bilmeden mi gittin
Yoksa öğrendin mi, bilmedim

Sen gittin, ardın sıra kuşlar
Ve Ağustos…
-Derken sağanaklar- geldi

hoş sen ağustosu da yazdan saymazdın ya!

“nisan sonlarındaydım
yanlış öpmeler ayındaydım
ordaydım”(6)

ben ki nisan otuz çocuğuyum
Yıl yetmiş

Bildiğim öpüşler bu zaman da yanlış
Sevişmeler zamansız

Benim suçum değil yanlış zamanlar
Ama yanlış adamlar benim suçum
Ve günahlarım, kadınlığımdan değil…biliyorum

Tekrar tekrar hatırlamak her şeyi
Ve tekrar tekrar unutmaya çalışmak, boş

Dolu olan her gün arasındaki karbon kağıdı
Vuruşsuz bir yeri yok

“yüzleri hatırlayıp unutmak
günlerin suçu değil…” (7)

izin ver sil baştan yazayım şiiri
hatırlarsın belki toprak altındayken yaşamayı

Kımıldar kalbin ve bir gelincik fışkırır topraktan
Bilirim ki göğsünden göğe hediye

“bana izin ver kaybedeyim izini bir daha” (8)
etrafına dizip martıları güneşten bir papatya yapayım
gün çiçek olsun, ben gülkedisi

“unuttum sanma
çiçekleri vazoda sevmezsin
sabahlara kadar uğraşır
yıldızlardan ******* kopartırım sana

bunca geceyi bana bırakıp da
gitme” (9)
kıyıları kayıp nice şehirler gezdim oysa
aysız ve yıldızsızdı gecesi

Ben mi kayıptım, şehir mi? bilemedim
Kimdim? nerdeydim?

Gözlerimi yumup korkularımı atardım caddede
Ayaklarım dolanırdı

Yürürken gölgemden bile kaçardım
Şiirler dilime dolanırdı

Hadi gel sustur şimdi!

“Kıyısız bir ayrılık yazıyorum
bütün mesafeler korkunç
bütün düşler el kapısı” (10)

Kilitsiz, menteşesiz, hatta pervazsız
Ne açılır ne kapanır kapı

Sen içerde, ben kapı önünde
Eşikte çamur, duvara yaslı kürek

Bu kapı… bu kapı neden yatık?
Toprak neden kabarık?

“ gül götürürsünüz yaşamınızda birilerine
ve ölülerinize
ne kadar borçlu kalırsınız ki' (11)


Gittin
Alacaklı olan benim senden.
Sarı yağmurlarla ıslanır gülüşlerim

Tersine akar çamurlar
Tepetaklak gelir zaman kum saatinde

Dün güne demlenirken
Nasıl da süzülür ince belinden camın
Ve nasıl da süzülür gözyaşım

Şimdi kırk odalı bir hanın kapısındayım
Tavanda asılı aydınlık
Ben niye karanlıktayım

Anahtar deliğinden süzülür denize sevişken kırmızı
Ayaklarımı yalar geçer
Ben kapı önünde dikili
Kapı yüzüme kapalı
Bir şeyler biter.

“intihar falan demiyorum
düzeltiyorum yalnızca
güzeldir yaşamöyküleri ölenlerin
yüreklerine sığmayan
aşklardan sonra” (12)

topal şubatı beklerim yaşlanmak için
En azından geç geliyor doğum günü
Tabi yirmi dokuzda gelseydim

Nisan otuz çocuğuyum
Yıl yetmiş

Ne şiirlere alıştı kalemim
Ne şiirler kalemime

Bir yalnızlık türküsüdür gece
Bir yalnız türkü çalar ıslığında

Ne kadar yabancı buralar karanlıkta
Ne kadar ürkütücü

Her şeyi, herkesi yutmuş gece yarısı
Herkesi ve her şeyi uyutmuş dolunay

Ne sabahlar bekler beni
Ne ben şehrin sabahını

Değil mi ki gün ağardığında her şey yalancı
Herkes akşamında yabancı

Alışsam neye yarar yanımdakine!

Üşür uyku tenimde
Çıplak kalır düşler … çekilir

Örtü olur senden kalma bir kitap
Örtü olur benden sana toprak

Sen çıplak, şehir çıplak, şiir çıplak!

“Yabancıdır tenime değen her şey
Ölçemem ne kadar savrulduğumu bu yüzden
Karışırım sislere kimsesizliklere
Nasılsa üvey hayattır yalnızlık
Alışır yeni gelene” (13)

Bir adaya hapsedip kuşları
Saklıyorum tanıdık anıları

Işıklı bir heykel parlıyor uzakta
Yanında dalga dalga bir bayrak

Oysa deniz çekilmiş çoktan
Göz kıyılarımda kalmış yıldızlar, tek ayak

“nereden geliyorsa aklıma
gökyüzüne dönüyorum yüzümü
bir melodi duyuluyor uzaklardan
ağaç kütükleri devrilirken caddeye” (14)

Mevsim ağlıyor düşüşlere
Örtüyor geçmiş yazı telaşlı kızıl yapraklar

Maviye baş kaldırıyorum
Leylekler geçiyor sürü sürü

Peşi sıra ağlıyorum
Anlamaz görenler bir kez daha öldüğümü

Yutkunluğuma mühürlüyorum kederleri
Gelmiş…bitmiş gitmişse, isyan boşuna

Kadere inat, zaman kaybı kavga
Yağmur kokar küfürler, bir şeyler küflenir

Yeşil değişir elbet, siyah da kirlenir!

“duyuyor musun
Bir geç vakit sevdası mısın
Ağlar mısın

Aldırmayacak”(15)

Zaman tek ayak ilerlemekte
Metal kurşun saplanır her zaman dilimine

Dakikalar kanar, saatlerse zaten ölü
Küçük ellerim dokunur meleklere, saçlarım örgülü

Çizilmiş bir haritada ilerlerim
Kaybolduğumu sanırım arada
Bilirim bütün yollar sana çıkar ey ölüm!
Kaybolsam, bulunsam ne fayda.


“bu ikindi sonları yalnızlığa uzanan
bu kaçırdığın bakışlar
ellerimde kalan bu ellerine ait gölge

bu dalgakıranlar
bu aramızda kabaran deniz
dağılıp dağılıp toplanan bu fırtınalar

bu sarı yağmurlar
bu güz istasyonları kokusu
dizlerime değen bu yabancılık
….gideceksin diye' (16)

Saçlarımda dökülen eylül
Ben de bir gün geleceğim diye

Ama şimdi;
-Ömrümden uzun ideallerim var-©

N a s ı l s a - ağustos- yazdan s a y ı l m a z! ! !

31 Ağustos 2006 / yitik şehir


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:26 AM

Nice Yıllar
Çiçekleri topladım sadece senin için
Elimde bir buket
Karanlığın krizantemleri...
Yıldızlarmış derdiğim

Bir fiyonk çekmişim gök kuşağından
Karasını çalmış gözlerin
Kokusunu soluklamış saçların
ve yaprakları
Gülüşün yeşili
Umut açan

Bir mum yakmışım yitik zamana
Gölgesinde titreyen acılar
Alevinde özlemlerin
Mavi sarı ışığında
Güneşin zerreleri
ve teninin ateşi

bir dilek tuttum sadece senin için
Aynaya baktığında
Seni sen gibi gören çıksın karşına
Yüzüne sürdüğün ellerini tutsun dostların
yorgun başını
buğulu gözlerini yumduğunda
yaslayacağın omuz olsun yanında

ve bir gün
-neymiş bizim kaderimiz kızım-
diyen buruk sesin
-mutluyum- desin
(baş belan)

ve ömrün huzur ve mutlulukla geçsin
İyi ki doğdun canısımmmmmmmm..


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:26 AM

Nice yıllara / can yarım
I

Karanlık sonrası
Bitişi meçhulun
Aydınlık nokta

Bir çığlık
Başlangıcı
Bilinmeyen zamanın

Bir avuç popoya
Şaplak / la
Hoş geldin bebek!

II

Karanlık ve ıslak
Kanlı tüneller
Tenine duvar

Suskunluğuna
Islık sessiz harfler
Melodisi yok/tu

Temmuz şarkısısın
Ritmi belirsiz
Bitimsiz

III

Küçük bir isim dudağımda
Işığı büyük
Şimal’im

Bahar sonrası
Mevsimsiz
Güneşim

Oyuncağı kurulu
İpsiz topacımda
Çocuk yanım

IV

Büyüme telaşında bilemedim
Yuvarlanan
Bilyeymiş dünya

Mavi – sarıda
Dövülü yeşil
Anasıymış dört mevsimin

Ters dönmüş bisiklet tekerinde
Zamanlarsa
Öksüz

V

Büyüme sevdası
Ne zaman tuttu elimi
Bilmedim

Çocuk olmak vardı
Yatırılınca uyumak
Şimdi sen gibi

Saç çekmekten öte
Hayat öyle kavgacı ki
Eli sopalı

VI

Ben-
Hep teslimiyetteyim
Mutlu anları

Başkası
Başkaları
Başkalarının

Öncelikleri
Önde olurdu
Önceliklerimin

VII

Üzmemek adına
Üzmek kendimi
Doğru bu ya!

Sevilmekden önce
Sevmek
Gerçek bu ya

Benden önce
O / Onlar
İnsanlık ya!

VIII

Büyümeni istemem aslında
Büyüdükçe küçülen insanların
Gülmek için ağlatan gözlerin dünyasında
IX

Keşke
Bir memeden süt çektiğin ellerine göre olsa hayat
İki avuç arasında



Oysa
Tırnaklarınla tırmanırken
Arasında kalandır yaşamak demişlerdi

Belki de
Tırnaklarım kısa diye
Yaşamdan sıyrılışım

X

Yarınlarında olmadığım günler için de
Seni seviyorum

XI

Sunulmuş
Tadılmış
Sevilmiş

Doyumsuz
Tarifsiz
Leziz

Katıksız
Katkısız
Aşk tatlım

XII

Şimal’im
Can yarım
Nice yıllar.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:27 AM

Gönül karası
“Döndüm!
Ellerinin özlemi bitirdi her şeyi
Uzaktan gelen her ses
Gözümün iliştiği herkes ‘sen’ olduğu için döndüm” syf.13

Oysa batık bir şehir burası
Kirli suların doldurduğu çukurları örtülü.
Görünen dingin olsa da
İçi bin bir tuzakla dolu.

“…ve çatlamış sabrımla ‘bütün’ döndüm!
şelaleler üstüme aktı tüm gün.” Syf.13

Oysa her ayak izimde çatlamıştı yol
Kuraktı toprak, çok da geçmedi aslında gidişim
Bu kadar çabuk neden özlenir insan
Bilmeden döndüm!

“…ve işte aşkın en sızılı yerinde
yeminleri bir ekmekle kırıp,
Senin için döndüm! ” syf.13

Günahkârım halâ belki de
Belki de yeminim yemin bile değildi
Ama sızardım duvar diplerinde
Nefesim üç kuruşluk şarap kokusu
Olsa olsa günahım budur ya da değildir
Kim cennetlik ki bu dünyada

Hele ki sevda uğrunaysa yalanlar
Ve sevda uğrunaysa yeminden dönmeler
Aslında şeytan aşksa, günahkar ben değilim.

“Öfkemi bir ipe sarmalıyım” syf.15

İp, kefenimden sökülerek sarılmalı
Ben çıplak kalayım, öfkem giyinik
Süslemeliyim kıskançlığı da.

“Günü iten, sesleriydi şehrin.
…ve oradaki buluttaydı ellerim…” syf.16

Beyazından çaldım mutluluğu
sarı hazanlara sürmek için.
Kızdı mavi, göğü mor bastı
Melekler sindi bir köşeye
Sevaplar sahipsiz kaldı.

“Gözü gözüne değdiği sürece
Ne yaşamı umursayacaksın
Ne de ölümü
Dünya batıyormuş falan kime ne?
Sözleri yüzgörümlülüğü…”

Defalarca kandırılırdık küçükken
Öcüler gelirdi uyumazsak
Yemek yemezsek periler çalardı
Kırıntılara basarsak çarpılırdık
Dünya dönüyor hala yalanlar üstüne.

“Sorma ne bu diye!
Aşk istiyorsan eğer
Yanında işkencesi hediye
Herkesinki öyle oldu
Tırnak izi dolu yaşananlar” syf.19

…ve izinde kayıptı işkence odaları
Sevişmeler gizli kapaklı
Kavgalar ulu orta
Sabır nerede kaldı?

“Ey aşk, dirilişin sonu musun sen
başlangıcı mı yoksa? ” syf.21

Her bitişinde, imkansız… sonrası derim
İmkansız, aşksızlıkmış oysa.

Güne rengi veren
Gece yıldızı simleyen
“aşk kere aşk kaç eder? ” syf.23

Milyon kere milyon etsek
Değil mi ki elde sıfır.

“Can verirken sen ol başucumda
ki ruhum ağlamasın…”

En başta sen terk etmiştin beni
Ne kaldıysa öpüştüğümüz ağustostan
Toplayabildiğini getir.

Bir avuç açımı belki hepsi
Bir akşam ezanı uzunluğunda
Secdeye düşen alnında
Göz izlerim de dahil al getir.

“Uzun uzun uludu ay
Gökte bir yıldız yanıp söndü
Bir yerlerde bir âşık ağladı
Gece hiçbirini görmedi, kördü! ” syf.40

Gözü açık intikamlar kalmıştı şehirde
Ve hazımsız kaybedişler,
Salyalarını silerdi gözyaşımın gölgesinde
…salyaları süzülürdü bacaklarımdan
Gece nasılsa kördü!

“Aşk şarkısı çalmaya çalışan
Binlerce kişi var biliyorum.
Ağlama nöbetlerini
Birbirinden devralan bunca insan!

Yeryüzü ırmakları
Nasıl ulaşır sanıyordunuz?
Siz aşıkken nasıl ağlıyordunuz? ” syf.43

...ben şiirler yazıyordum
Aşklara hiç ağlamadım
Aşksızlığaydı hıçkırığım.

“Hangi erkek seviyorum derse kuru kuruya bir kadını
Kanmasın…”syf.72

Kadınla erkeğin olduğu yerde
Her şey –b i t - t i -
A ş k;
her ayrılık sonrası
... g ö n ü l k a r a s ı.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:27 AM

Offfff
Offff
Göğsümden çıkartmalıyım baharı
Dudaklarımda tomurcukları aşkın
Açmam gerek tüm kırmızıları
Tüm renkleri yıkamam gerek

Offff
Beyazı çekmeliyim tenimden
Ayça bakışlarımda sevdanın
Buzları erimeli yalnızlığın
Yıldızlarla yıkamam gerek

Offff
Kusmalı lavlarını sönmüş tenim
Sol yanımda gelincik sevdası
Yaşanacak tüm aşkları
Öpüşlerle yıkamam gerek

Offff
Açacağım açmasına çiçekleri
Güneşi sereceğim ıslak geceye
Ellerine bırakacağım yüreğimi
Toprağın olacağım bereketine
..de
Nisanım olup
Önce bana gelmen gerek


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:27 AM

Gönül teknem
Yavaş yavaş boşalıyor pınarlarım
Gönül teknem gömülmek üzere sulara
Ufak tefek darbelere direndi de
Teslim etti gövdesini dalgana

Onarılmaz yaralar aldı
Ummadığım limanlarda
Durduk yerde debelendikçe kıyıda
Batırdı kendini

Bak sular üzerinde şimdi
Gece bulutlar ağladı
Gündüz güneş eridi
Düşen her yıldızı sakladı karanlığında

Beyazdı yelkeni
Ufku sarı
Kucağı mavi
Gecesi, sevişlerin kızıllığındaydı
Saçlarının rüzgarında
Alabora oldu deniz
Boğdu dümeni

En son kaptanı terkedermiş gemiyi
O yüzden mi gitmedin hala
Demir mi aldın?
Zincirim mi dolandı boynuna?

Hadi terket
Kimseler görmeden
Şahit olmadan şehrin gözleri
Yutsun sular gönül teknemi...

Sense kulaç at başka kıyılara.


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:27 AM

Olabildiğince aşk
Olabildiğince uzak / varlığın
Alabildiğimce içimde /yokluğun
Sukunetimde duyabildiğince / isyanım
Duyurabildiğimce özlemim / aşka

Varlığın
Yokluğun
İsyanım
Aşka.

Kalabildiğince düşlerimde / gece & gündüz
Dokunabildiğince sensizliğime / tut
Düşebildikçe düşsün dudakların tenime / bırakma
Yok olabildiğimce tüket beni / aşkta

Gece gündüz
Tut
Bırakma
Aşkta

Olabildiğince / sen
Olabildiğimce / ben
İki bedende / tek
Aşk / aşk

S e n
B e n
T e k
A ş k

Aşk
Aşkta
Yok olabildiğince

B i z
A ş k t a
Olabildiğimizce

A ş k b i z d e
Kalabildiğince

V a r m ı s ı n?


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:27 AM

Oldum olası
Giysilerini toparlıyorum
Kış sonrası

-en çok bu kazağını severdin

yokluğunda
bunu giyerdim
-sen kokardı bedenim-

bak, annenin sana aldığı eldivenler
Ne kızardım onlarla elimi tuttuğunda
Ellerin daha sıcaktı
Daha yumuşak

Oldum olası alışamadım
Aramızda bir şeylerin olmasına.

Maviyi hiç sevmezdim hatırlarsan
Gözlerine baktıkça
Tutkum oldu denizler
-tutamadın / tutunamadım gitti

Gülüşünü çalıyorum gözlerinden
Kış sonrası

-en çok o an akardı içime güneş-

yokluğunda
resimlerindi baş ucumda
-sen doğardı sabahım-

bak, doğum gününde aldığımız pijamaların
Ne gülerdin onların içinde olduğumda
Uykularım daha huzurlu
-sen doluydu düşlerim -

Oldum olası alışamadım
Perde çektiğim sensiz akşamlara

Dolunayı hiç sevmezdim hatırlarsan
Göğsünde seyredene kadardı
Suskum oldu yıldızlar
Duyamadın / duyuramadım gitti

Kış bitti
Ne kaldıysa sana ait
Topluyorum

Sonrası mı...
Zaten bahar ! ! !


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:27 AM

Olur musun?
Günün yorgunluğu omuzlarımda
Yılların yükü ayağımda gelirim akşam
Kapının ardında biri olmadığı evime
Anahtar sesi karşılar
Karanlık odalar
Sessiz duvarlar
Yalnızlığın serinliği çarpar yüzüme
Bir sen yoksun
Sesin kayıp akşamlarda
Gözlerini yutmuş *******
Bir kez kokunu almalıydı yatağım
Terin damlamalıydı yastığıma
Banyodaki tarakta saçının teli
simsiyah...
Aynanın buğusunda kalmalıydı ismin
Gözlerinin renginde çarşaflarım
Mavinin koynundayım şimdi
Sarı saçlarımı ser omuzuna
Yareni ol katran *******imin
Sabahıma düş kuş cıvıltılarıyla.
Evimi paylaş benimle
Yalnızlığımı yumduğum gözlerime
Batan ayla tüket sensizliği
Günümü doldursun gülüşün
Sesin duyduğum en güzel şarkı
Öpüşün sabahıma düşen çiğ tazeliğinde.
Akşam geldiğimde kapımın ardında olur musun?


Arzu Altınçiçek

GooD aNd EvıL 08-02-2008 09:27 AM

Göremediklerime

Suyun derinliğinden
Dansederek çıkıyor hava kabarcıkları
Ayakları, elleri bağlı yosunlar
öfkeyle seyirde

Küçük bir balık
Kaybolmuş sonsuz mavilikte
Bakışları şaşkın
Oysa öylesi özgür

Geceden düşmüş
Kör bir yıldız uykuda
Beş parmağının izinde
Küçük bir yengeç pusuda

Mürekkep balığından kalsa da
Gecenin kiri
Bakire istiridyede
Yakamozun yansımasında
Parlıyor göz nuru incisi

Deniz anaları susamış
Denizi dolduruyor göğsüne
Bin bir telaş içinde
Denizse dingin

Örgüye başlamış ahtapot
Deniz kızının saçlarında
Çakıl taşlarını dizmiş her bir ilmeğine
Gümüş balığı ayna olmuş karanlık sularda

Dolunaydan düşen ince nağmelere
Karışıyor yunusun gülüşleri
Dalganıyor deniz
Huzuru taşıyor ayaklarıma

Taş sektirdiğim suları düşündükçe
Kimbilir hangisinin canını yaktı
-umarım- takılmıştır bir balıkçının ağına
Yalnızlığa fırlattığım küfürlerim

Beni tanımayan denizden...utanıyorum
canını acıttığım için....

Arzu Altınçiçek


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:24 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.